Çözüm Süreci Komisyonu, 450 Sayfalık Raporunu Açıkladı

-
2 dakikada okuyabilirsiniz

Çözüm Süreci Komisyonu, 450 Sayfalık Raporunu Açıkladı

Çözüm Süreci Komisyonu, 450 Sayfalık Raporunu Açıkladı

TBMM’de kurulan ‘Toplumsal Barış ve Çözüm Sürecini Araştırma Komisyonu’ tarafından hazırlanan 450 sayfalık raporda, Kürt sorununda her konusunun bir anda çözülmesini beklememek gerektiği, ilk etapta fiziksel ve zihinsel silahsızlanmanın sağlanarak, toplumun tüm kesimlerinin sürece dahil edilmesi gerektiği ifade edildi.

Raporun sonuçları, komisyon başkanı Naci Bostancı tarafından düzenlenen basın toplantısında açıklandı.

Bostancı, raporun hazırlanması sürecinde komisyonun 24 toplantı yaparak çözüm sürecine ilişkin bilgi sahibi olan akademisyenleri, gazetecileri, siyasetçileri, sivil toplum örgütlerini ve mağdurları dinlediğini, kurulan bir alt komisyonun cezaevlerindeki pek çok kişiyle görüştüğünü, çözüm sürecine ilişkin uluslararası örneklerin ve uluslararası hukukun incelendiğini belirtti.

Çözüm süreci kapsamında hükümetin Eylül ayında açıkladığı demokratikleşme paketinde seçim barajı, siyasi partilerin yapısı, kamuda başörtüsü yasağının kaldırılması ve özel okullarda farklı dil ve lehçelerde eğitimin önünün açılması gibi düzenlemeler yer almıştı.

Başbakan Tayyip Erdoğan çözüm süreci kapsamında geçtiğimiz haftalarda da Irak Bölgesel Kürt Yönetimi Başkanı Mesud Barzani ile Diyarbakır’da biraraya gelmişti.

Süreçle birlikte Türkiye sınırları içindeki PKK’lıların ülke dışına çekilmesi süreci başlamış ve PKK bu çerçevede ateşkes de ilan etmişti.

Komisyon tarafından hazırlanan raporda, bakanlıkların verilerine göre son 30 yılda 7,918 asker, 22,101 PKK’lı ve 5,557 sivilin hayatını kaybettiği belirtilirken, “Ülkemizde adına ister ‘terör’, ister ‘güneydoğu’, ister ‘Kürt’ sorunu ne dersek diyelim, kimlik ve kültür temelli yaşanan sorun, bir an önce çözülmesi gerekliliği konusunda bir duyarlılığı toplumun her kesiminde yaratmıştır” denildi.

Sorunun çözümü için yıllarca askeri ve polisiye bazı tedbirlerin denendiği ancak kalıcı ve sürdürülebilir bir çözümün sağlanamadığı belirtilen raporun belli başlı öneri ve bulguları şu şekilde sıralandı:

Çözüm sürecine çok kısa ömür biçerek her şeyin bir anda çözülmesini beklemek sürece haksızlık olacaktır. Süreçte çözümün kolay olduğu alanların öncelenmesi kolaylaştırıcı olacaktır.

İlk etap olarak silahın gölgesinden kurtulmak açısından silahsızlandırma ve daha da önemlisi ‘kafaların silahsızlandırılması’ sürecin ilerleyeceği zeminler açısından dikkate değerdir. Fiziki mayınlar kadar kafalar ve zihinlerdeki mayınların temizlenmesi, silahın susması ve silahsızlanma kadar kafalar ve zihinlerdeki silahın susması önemlidir.

Çözüm süreci iç içe geçmiş bir “süreçler bütününü” ifade etmektedir.

Hassas, orta ve uzun vadede çözüme kavuşabilecek hususları baştan çözümün ilerlemesine şart hususlar olarak koymak çözümsüzlüğe hizmet etmekten başka fayda getirmez.

Sürece etki eden dış dinamiklerin süreci olumsuz etkilememesi ve yönlendirmemesi için bilinçli olunmalıdır.

Sivil toplum örgütleri ile işbirliğine gidilerek din, toplum ve kanaat önderlerinin katkılarının alınması ve diasporaların yapabileceği katkılar faydalı olacaktır.

Çözüm sürecini “Sizi kandırıyorlar”, “Size ne verdiler?, “Ne alıyorsunuz?”, “Bölünüyoruz” gibi paranoyalardan arındırarak üst perdeden değerlendirmek gerekmektedir.

Çözüm sürecinin siyasi-hukuki bir süreç olarak kalmaması, toplum tarafından benimsenmesi için başta STK’lar olmak üzere toplumsal dinamiklerin etkin olması gerekmektedir.

Sorun etrafında sorundan nemalanan, çözüm ise etrafında çözümden zarar görecek gruplar oluşturmaktadır. Bir diğer önemli husus da çözümü zorlaştıran “elitlerin olumsuz etkilerini en aza indirmektir”.

Çözüm olmazsa “yaşamını kaybedecek ilk çocuğun sizinki olacağı empatisiyle” düşünmek sorunun çözümüne giden yolda atılan adımları değerli kılan bir bakış açısını bizlere kazandırabilecektir.

Eğitim konusuna büyük önem verilmeli; demokrasi, insan hakları, barış, karşılıklı hoşgörü, uzlaşı, anlayış, empati odaklı bir eğitim sisteminin hayata geçirilmesine dikkat edilmelidir.

ZETE

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

BaşbakanDiyarbakırIrakRecep Tayyip ErdoğanTerörTürkiye Büyük Millet Meclisi
Görüş Bildir