Kediler çoğu zaman gizemli canlılar olarak görülüyor. Sessiz durduklarında hiçbir şey anlatmıyormuş gibi sanılıyor. Oysa gerçek oldukça farklı çıktı. Bilim insanları kedilerin yüz hareketleriyle sürekli mesaj verdiğini ortaya koydu. Üstelik sandığımızdan çok daha karmaşık şekilde iletişim kuruyorlar.Kaynak
Kedilerin ıslak sevimli burunları hepimizin kalbini ısıtıyor! Ancak sevimli dostlarımızın burunlarında bambaşka bir gizem de saklanıyor. Türkiye’deki kedi sahiplerinden dünya genelindeki veteriner hekimlere kadar herkesin dikkatini çeken bu biyometrik mucize, kedilerin burun izlerinin tıpkı insan parmak izi gibi eşsiz olduğunu kanıtlıyor. Tam da bu noktada, dijital kedi kimliklendirme sistemleri (NoseID) devreye giriyor. Peki, kedilerin burunlarındaki desen nasıl bu kadar benzersiz oluyor? Köpeklerin de burnundaki desenler benzersiz mi? Nedir bu NoseID?Kaynak
Kediler mama kabına koşarak gelir ama çoğu zaman tamamını yemez. Birkaç lokma sonrası uzaklaşır, sonra geri döner. Sahiplerin en çok merak ettiği davranışlardan biri tam olarak budur. Aç görünmelerine rağmen mamayı yarım bırakmaları dikkat çeker. Japon bilim insanları, yıllardır merak edilen davranışın arkasındaki nedeni araştırdı.Kaynak
Bildiğiniz üzere ülkemiz tüm dünyada kedilere ola sevgisi ile biliniyor. Ülkemizi ziyaret eden turistler sokaklarda, mağazalarda, parklarda özgürce dolaşan kedilere hayran kalıyor. Hatta İstanbul'a 'Catstanbul' diyenler bile var. Bir vatandaş kedi sevgisini bir adım öteye taşıdı ve kedisine bir sünnet töreni düzenledi.
Kedilerin sakin ama bir o kadar tuhaf halleri çoğu zaman gülümsetiyor. Bir anda ortalığı dağıtıp sonra derin uykuya dalabiliyorlar. Bu beklenmedik davranışlar ortamın havasını değiştirebiliyor. Küçük anlar bile stresin azalmasına yardımcı olabiliyor. Sevimli kedi fotoğrafları da tam olarak bu yüzden ilgi görüyor!Kaynak
Kediler dünyanın en sevimli dostları ve birçok ülkede de evcil hayvan olarak en çok kediler tercih ediliyor. Her ne kadar kediler, onlar tercih ettiği sürece sizin iletişim isteğinize karşılık verse de pek çok ülke kedilerleri çağırmak için bazı sesler kullanıyor. Bu çoğu dilde keskin 's', 'ş', 'ç' veya 'ts' gibi yüksek frekanslı sesler kullanılarak yapılıyor. Bu tiz ve keskin sesler, doğadaki küçük kemirgenlerin veya böceklerin çıkardığı hışırtı seslerine benziyor. Kedilerin kulakları bu frekanslara karşı çok duyarlı olduğundan kolayca dikkatlerini çekiyor. Kalın sesler ise tam tersine, kediler tarafından tehdit olarak algılanıyor. Peki hangi ülke kedileri hangi seslerle çağırıyor? Pek çok konuda yaptığı araştırmalarla her birimize aydınlatma yaşayan Gizem Bilig anlattı.
Kedi fotoğrafları sosyal medyada her zaman ayrı ilgi görüyor. Özellikle komik anlara yakalanan kediler kalpleri eritiyor. Bazen tek kare bile sahiplenme isteğini tetikleyebiliyor. Sevimlilik ile kaos arasında gidip gelen görüntüler gülümsetiyor. İşte kedi sahiplenme isteğini artıran o eğlenceli kareler!
Araştırmacıların sunduğu son veriler, evcil kedilerin yaşam süresini uzatmanın en basit yolunun onları mülk sınırları içerisinde tutmak olduğunu ortaya koyuyor. Uzman tahminlerine göre, dışarıda serbestçe dolaşan kediler, kapalı veya korunaklı alanlarda yaşayan hemcinslerine kıyasla ortalama iki ila üç yıl daha kısa bir ömür sürüyor. Bu durum sadece yaban hayatı ve biyoçeşitlilik için değil, doğrudan evcil hayvanın sağlığı ve güvenliği için de kritik bir önem taşıyor.Detaylar 👇Kaynak
Bildiğiniz üzere Türkiye artık kedi ülkesi olarak biliniyor. Özellikle de İstanbul, dünya çapında 'Kediler Şehri' olarak nam salmış durumda. Sosyal medyada 'Turkish Cats' etiketli videolar milyonlarca izleniyor. Bu durum artık kültürel bir kimlik haline geldi.Hong Konglu müzisyen Kin Ryan Türkiye'de bir kafede oturduğu sırada, bir kedi hiç düşünmeden kucağına oturdu. Kedinin bu sıcak hareketi karşısında çok şaşıran müzisyen o anları sosyal medya hesabından paylaştı.
Türkiye gerçekten de dünyada 'kedisever' kimliğiyle bilinen nadir ülkelerden biri. Sokaklardaki kedi kültürümüz evlerimize de yansımış durumda. Ayrıca büyük çoğunluk bu hayvanları satın almak yerine sokaktan sahipleniyor. Bir kedi sahiplenmek harika bir deneyim olsa da ciddi bir maddi sorumluluk gerektiriyor. Yakında veteriner hekim olacağını belirten 'ssenattl' isimli içerik üreticisi, kedilerin masraflarına dikkat çekerek 'kedi sahiplenmenin sınıfsal olması gerektiğini' savunduğu bir video paylaştı. Fakat sözleri sosyal medyayı ikiye böldü.
Kedilerin ne zaman ne yapacağı belli olmuyor. Bazen çok uysal bazen çok saldırgan olabiliyorlar. Bir an kucağında mırıldayan o tüy yumağı, saniyeler içinde parmaklarını avlamaya çalışan bir kaplana dönüşebiliyor. Özellikle başka bir kedi gördüklerinde işler çığırından çıkabiliyor. Bir kediye kamera takıldı ve gün boyu yaptıkları kaydedildi. Kendinin içinden adeta bir sokak kabadayısının çıktığı anlar izleyenleri de şaşırttı.
Kedi sahiplenmeyi hiç düşünmeyenlerin bile aklını karıştıracak paylaşımlar vardır ya, tam olarak öyle bir derleme ile karşı karşıyayız. Karşımıza çıkan kareler mantıklı olmaktan çok uzak ama tam da bu yüzden aşırı etkili! Ne belli bir düzen var ne de bir konu bütünlüğü. Ama zaten tüm olay da burada başlıyor.Gelin birbirinden komik o karelere bakalım!
Kediler dünyanın en sevimli canlıları. Aynı zamanda oldukça başına buyruklar. Ne zaman ne yapacakları kestirilemeyen kediler her ne olursa olsun insanın en yakın dostu. Hatta bildiğiniz üzere ülkemiz son dönemde kedilere olan sevgisi ile tanınıyor. Fakat bu sevimli dostlar bazen gereğinden fazla öfkeli olabiliyor. Bir veteriner kliniğine gelen aşırı öfkeli kediyi paylaştı. Muayene edene kadar akla karayı seçen veteriner, kedinin öfkesi kaşısında zor anlar yaşadı. O anlar izlerken bile gerilmemize sebep oldu. KAYNAK
Kedilerin düşerken ayaklarının üstüne inmesi yıllardır insanları şaşırtıyor. Fizikçiler, biyologlar ve veteriner hekimler uzun zamandır aynı sorunun peşinde. Havada dönerken nasıl denge kurdukları hala tartışılan konulardan. Üstelik konu 100 yılı aşkın süredir bilim dünyasının radarında. Son yayımlanan araştırma ise hikayenin henüz bitmediğini gösteriyor.Kaynak
Kediler, doğaları gereği zayıflıklarını ve acılarını gizleme konusunda ustalaşmış canlılardır. Ancak uzmanlar bu sessizliğin arkasında ciddi bir duygusal yıkım yatabileceği konusunda uyarıyor. Veteriner hekimler ve hayvan davranış bilimcilerine göre, bir kedinin üzgün veya mutsuz olarak tanımlanan ruh hali, genellikle çevresel stres faktörleri ya da teşhis edilmemiş kronik ağrılarla doğrudan ilişkilidir. Bu noktada en kritik sinyal, hayvanın günlük rutinlerindeki ani sapmalar ve iştah düzeninde meydana gelen keskin değişimlerdir. Kedi sahiplerinin bu sessiz çığlıkları vaktinde fark etmesi, patili dostlarımızın yaşam kalitesini korumak adına hayati bir önem taşımaktadır.Detaylar 👇Kaynak
İnsanlarla kediler arasındaki ilişki yüzyıllardır sürüyor. Aynı evi paylaşıyoruz, aynı koltukta uyuyoruz. Hatta çoğu zaman onları aileden sayıyoruz. Peki kediler sahiplerine gerçekten bağlı mı? Araştırmacılar, merak edilen soruya yanıt aradı.Kaynak
Bildiğiniz üzere ülkemiz artık kedileriyle biliniyor. Öyle ki kediler sosyal medyada, herhangi bir reklamın başaramayacağından daha iyi tanıtım yapıyor. Sadece sokakta, dükkanlarda, kafelerde rahatça gezen kedileri görmek için bile ülkemize geldiklerini söyleyen turistler var. 'christian.grossi_' isimli bir gezgin, ülkemizde bir kafede otururken bir anda kucağına çıkan kediyi paylaştı. Kedinin bir anda kucağında uyuduğu anlar hem gezginin hem de izleyenlerin içini ısıttı.
Evden çıkarken kapının önünde duran o bakış çoğu kedi sahibinin aklını kurcalar. Kediler gerçekten özler mi, yoksa yalnızca rutin bozulduğu için mi tepki verir? Bağımsız karakterleri yüzünden duygusal bağ kurmadıkları düşünülür. Oysa davranış araştırmaları farklı şeyler söylüyor.Kaynak
Kedisi olan herkes, aynı sahnelere aşina. Poşet hışırtısı duyulduğu anda ortaya çıkan bir gölge, kapalı kutuya sığma çabası, tam çalışırken klavyenin ortasına kurulma... Tuhaf gibi görünen davranışların ardında oldukça güçlü nedenler var. Merak duygusu, kedilerin doğasında yer alan en temel özelliklerden biri. Üstelik yalnızca oyun isteğiyle değil, hayatta kalma refleksiyle de bağlantılı.Kaynak 1, Kaynak 2
Kedilerin beslenmesi konusunda yapılan küçük hatalar, zamanla ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Uzmanlar, masum görünen bazı insan gıdalarının kediler için sindirim problemlerinden zehirlenmeye kadar uzanan riskler taşıdığına dikkat çekiyor.