'Herkesin İzleyemediği Bir Başbakan İzledik'

-
3 dakikada okuyabilirsiniz

'Herkesin İzleyemediği Bir Başbakan İzledik'

'Herkesin İzleyemediği Bir Başbakan İzledik'

Karaca, Gazeteciler olarak Başbakanın uçağında seyahat etmenin olumlu olumsuz yanlarını anlattı ve Başbakan için: 'Kendi uçağımda yakalamışken, sıkıştırayım da sorayım neden bunu yazdınız, neden şunu ettiniz?' muamelesi asla görmüyoruz dedi.

Üç ülke gezisi genel olarak nasıl geçti? Keyifli miydi? Zor muydu? Yorucu muydu?

Tabii beş günde üç ülke ve dört otel bir hayli zor ve yorucu oluyor. Ama aynı zamanda verimli de oluyor, güzel oluyor insanlarla konuşmak.

Bir Başbakan izliyoruz. Grup toplantılarında, İşte dün Denizli'de ki açılışta. Herkesin izleyemediği bir başbakan izliyorsunuz uçakta. Farkı nedir?

Başbakan ile birebir görüşürken başka bir Başbakan görme şansımız oluyor

Farkı, biz Başbakanı zaman zaman, haber bültenlerinin seçici algısıyla da izliyoruz. Yani kızarken, bağırırken, meydan okurken, işte Kılıçdaroğlu ile sözle düellosuna girerken görüyoruz. Daha sık olarak ve genelde böyle alnında bir damar çıkmış olarak görüyoruz. Ama birebir görüşürken tabii ki başka bir Başbakan görme şansımız oluyor. Yani ekranlardan gördüğümüz Başbakanı izlerken bazen işte 'niye bu kadar sinirli' çünkü bazen siyakını sibakını takip edemediğiniz zamanlar oluyor. Onu kızdıran haberi özellikle genel izleyici kitlesini düşünerek söylüyorum, insanlar o kronolojiyi çok iyi takip edemiyorlar. Başbakanı kızdıran ya da büyük hakaret telakki etmesine neden olan haberi, daha sık ekranlarda haberlerde yer bulduğu için, Başbakanı kendisini kızdıran şeye cevap verirken ve gayet sinirli bir biçimde cevap verirken görüyorlar genelde. Bir algı oluşuyor. Gergin, sert, meydan okuyan ve zaman zaman bu bazı köşe yazarlarının sütunlarına kibirli, bazen 'mazlumdular zalim oldular' şeklinde yansıyor.

Peki, o köşe yazarları ile uçakta nasıl bir diyalog oluyor?

'Gazetecilerim tatlı yiyememiş' deyip uçakta sizi mahcup eden bir Başbakan görüyoruz

Aynı köşe yazarları, 'kim, neyi yazıyor, uçakta nasıl davranıyor?' onu çok net zihnimde bir şey yok ama Başbakan üzerinden gidersek, o sinirli ve çatışmacı iklimden eser olmuyor. O farklı bir gözlemleme oluyor. Davet edilen gazetecilerin gözlemlemesi açısından. Gayet sıcak, insanlarla ilgilenen veya hatta böyle 'yemek nasıldı?' diye sorduğunda. 'İyiydi ama siz tatlı yiyorsunuz bize tatlı gelmiyor' diye şikâyet edildiğinde bunu dert eden, hemen böyle 'gazetecilerim tatlı yiyememiş' deyip uçakta böyle dolaştıran, yani sizi mahcup eden cömertliğiyle, müşfikliğiyle mahcup eden hatta bir Başbakan görüyoruz biz.

Nihal Hanım, 'bak burada böyleyiz ama siz de bizi çok sık eleştiriyorsunuz' size veya başkasına bu şekilde diyaloglar var mı? Yani yazdığınız gibi değil, aslında şöyle filan şeklinde?

Valla açıkçası öyle bir şeye de girmiyor. O da doğru bir yöntem.

Yani buna siyaset diyoruz aslında değil mi?

Milletin seçitği liderler, milletin oy verdiği partiye ilişkin sert ve net bir durum var

Yani siyaset mi diyoruz, medya üzerinde baskı mı diyoruz bilmiyorum. Yani böyle bir şey var tabii. Milletin seçtiği liderle, milletin oy verdiği teveccüh ettiği parti bu kadar saygı yapılmaması gerektiğine ilişkin sert ve net bir duruş var ortada ve bu da medyayı ister istemez tahkim ediyor.

Başbakanın duruşu?

'Neden bunu yazdınız, neden şunu ettiniz yakalamışken, şıkıştırayım muamelesi görmüyoruz'

Orası doğru. Fakat özel karşılaşmalarda öyle 'neden bunu yazdınız, neden şunu ettiniz' hani hazır bulmuşken kendi kurumundan ayrı, kendi uçağımda yakalamışken, sıkıştırayım durumu görmüyoruz. Yani böyle bir şey, böyle bir üslup asla yok. Ne Başbakanla var ne diğer bakanlarla ne de çevresindeki danışmanlarında. Yani ben tanık olmadım diyelim. Belki başkaları tanık olmuştur.

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

BaşbakanKemal Kılıçdaroğlutatlı
Görüş Bildir