Sedat Peker: 'Ben Sevgi Böceği Değilim'

 > -

'Arkamızda Bir Örgüt Olsa Biz de Çıkardık'

'Arkamızda Bir Örgüt Olsa Biz de Çıkardık'

Ergenekon Davası'nda emekli Yüzbaşı Hasan Ataman Yıldırım, "Apo'yla yapılan pazarlık sonucu esirler alındı. Yakında yeni yargı paketiyle KCK Davası'ndaki tutuklularıda serbest bırakırlar. İddia edildiği gibi arkamızda bir örgüt olmadığı buradan belli. Arkamızda örgüt yok. Arkamızda bir örgüt olsa biz de çıkardık" dedi.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'de görülen 67'si tutuklu 275 sanıklı Ergenekon Davası'nın 279. duruşması başladı. Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'nin içinde bulunan küçük salonda yapılan duruşmada CHP İzmir Milletvekili Mustafa Balbay, CHP Zonguldak Milletvekili Mehmet Haberal, Tümgeneral Hıfzı Çubuklu, gazeteci Tuncay Özkan, eski Özel Harekat Dairesi Başkanvekili İbrahim Şahin'in de aralarında bulunduğu 41 tutuklu sanık hazır bulundu. Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, YAŞ üyesi Orgeneral Nusret Taşdeler ve emekli Tuğgeneral Veli Küçük'ün de aralarında bulunduğu 26 tutuklu sanık ise duruşmaya katılmadı.

15'ER DAKİKALIK SÜREYİ ELEŞTİRDİ

Mahkeme Heyeti Başkanı Hasan Hüseyin Özese, 11 Mart Pazartesi günü yapılan duruşmada avukat Vural Ergül'ün sarf ettiği söz ve davranışlarıyla ilgili tutanak tutulduğunu belirtti. Mahkeme Başkanı Özese, dosyada bulunan evraklara ve tanık beyanlarına ilişkin sanık ve avukatların beyanlarının alınmasına devam edileceğini kaydetti. Söz alan davanın tutuklu sanıklarından emekli Yüzbaşı Hasan Ataman Yıldırım, avukatlara ve sanıklara beyanda bulunmak için tanınan 15'er dakikalık süreyi eleştirdi. Dosyada bulunan sahte dijital belgelerden dolayı yargılandığını belirten sanık Yıldırım, "Bunlar belge değil. Bu dava siyasi bir dava" dedi.

"ARKAMIZDA ÖRGÜT OLMADIĞI İÇİN TUTUKLULUĞUMUZ DEVAM EDİYOR"

Yıldırım , "Apo'yla (Abdullah Öcalan) yapılan pazarlık sonucu esirler alındı. Yakında yeni yargı paketiyle KCK Davası'ndaki tutuklularıda serbest bırakırlar. İddia edildiği gibi arkamızda bir örgüt olmadığı buradan belli. Arkamızda örgüt yok. Arkamızda bir örgüt olsa biz de çıkardık. Arkamızda örgüt olmadığı için tutukluluğumuz devam ediyor.Türk halkı gerçekleri görüyor. Seçim sandıklarında gereken cevabı verecektir" diyerek sözlerini tamamladı. Sanık Yıldırım'ın bu sözleri üzerine Mahkeme Başkanı Özese, "Burada kimse tutsak değil. Burada CMK'ya göre sanık olarak yargılanıyorsunuz" dedi. Yıldırım'ın "Bir tertip var" demesi üzerine Mahkeme Başkanı Özese de "Polemiğe girmeye gerek yok" diyerek Sanık Yıldırım'ı uyardı.

ADLİ TIP KURUMU'NA TEKRAR YAZI YAZILSIN

Davanın tutuklu sanıklarından Malatya İnönü Üniversitesi eski rektörü Prof. Dr. Fatih Hilmioğlu'nun avukatı Mehmet Sever de müvekkilinin ciddi sağlık sorunlarıyla karşı karşıya olduğunu ve 4 yıldır tutuklu olduğunu söyledi. Müvekkilinin Adli Tıp Kurumu'na sevk edildiğini ancak raporun henüz mahkemeye gönderilmediğini söyleyen Avukat Sever, raporun gönderilmesi için Adli Tıp Kurumu'na tekrar yazı yazılmasını istedi. Duruşmaya öğle arası verildi.

YAŞANAN ARBEDEYE TUTANAK TUTULDU

Öte yandan 11 Mart 2013 tarihinde görülen Ergenekon Davası'nda yaşanan arbedeye ilişkin jandarmanın tutuğu 4 tutanağın detayları ortaya çıktı. 5 jandarma görevlisinin imzasının bulunduğu tutanaklardan biri de CHP İzmir Milletvekili Musa Çam hakkında hazırlandı. CHP Milletvekili Musa Çam'ın, duruşma devam ederken cep telefonuyla mahkeme içerisinde çıkan tartışmayı kaydettiği belirtildi. Jandarmanın, Çam'ı uyardığı belirtilen tutanakta, Çam'ın kendisini uyaran jandarma görevlisinden, el işareti ile susmasını istediği ifade edildi. Başka bir jandarma görevlisinin görmesi üzerine de Çam'ın telefonunu cebine koyduğu ifade edilen tutanakta, çekim sırasında mahkemedeki kameralara yakalanmamak için de CHP Milletvekili Ali Özgündüz ile basın kartıyla salona giren Alper Nevzat Kızıltan tarafından Çam'ın önüne perde yapıldığı anlatıldı.

AVUKAT ERSÖZ HAKKINDA DA TUTUNAK TUTULDU

Sanık avukatlarından Hüseyin Ersöz hakkında da tutanak tutuldu. Mahkeme tarafından tablet bilgisayarıyla duruşma salonunda görüntü kaydı yaptığı için salondan çıkarılması istenilen stajyer avukat Ece Unutmaz'ın salondan çıkmayı reddettiği belirtildi. Unutmaz'ın salondan çıkmamasını destekleyen avukatların ayrılmasına izin vermedikleri ifade edilen tutanakta, mahkemenin talimatı üzerine yapılan müdahale sırasında avukat Hüseyin Ersöz'ün görevli jandarma personeline direnerek, yumruk sallamak suretiyle jandarmanın koluna vurduğu, iki eliyle iterek aktif direnişe devam ettiği anlatıldı. Diğer iki tutanak ise Mahkeme Başkanı Özese'nin salondan çıkarılması talimatını verdiği Avukat Celal Ülgen ve tablet bilgisayarı ile görüntü çektiği iddia edilen stajyer avukat Ece Unutmaz hakkında hazırlandı.

Serpil KIRKESER - Cem TURSUN İSTANBUL DHA

Haberin Tamamı İçin:

Sedat Peker: 'Ben Sevgi Böceği Değilim'

Ergenekon Davası'nın tutuklu sanığı Sedat Peker, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın videolarının 25 milyon, kendisiyle ilgili videoların ise 23 milyon defa izlendiğini belirterek, "Hakkımda hazırlanan videolar sevgi içerikli. Ben sevgi böceği, sevgi çiçeği değilim. Ama tahliye olmam durumda infial yaratacak bir durumum yok. Tahliye edecekseniz teşekkür ederim, etmeyecekseniz de canınız sağ olsun" dedi.

Geçmişte sorunlar yaşadığı bazı sanıklarla aynı örgüt kapsamında yargılandığını belirten Peker, "Şimdi böyle bir örgüt varsa, ben üvey üyesi mi oluyorum" diye konuştu.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen Ergenekon Davası'nda öğleden sonraki oturumunda da sanık ve avukatların, dosyada bulunan evraklara ve tanık ifadelerine ilişkin beyanlarının alınmasına devam edildi. Davanın tutuklu sanıklarından Sedat Peker sağlık sorunları nedeniyle duruşmalara katılamadığını belirterek, bu nedenle de savunma hakkını kullanamadığını açıklamalarda bulunmak istediğini belirtti. Ergenekon Davası'ndan Gizli Tanık Poyraz’ın ifadeleri üzerine tutuklanmasına karar verildiğini hatırlatan Peker, Gizli Tanık Poyraz'ı tehdit ettiği iddialarının ise doğru olmadığını söyledi. Gizli Tanık Poyraz'ı tehdit ettiği iddiaları üzerine savcıya ifade verdiğini belirten Peker, "Gayet huzurlu bir atmosferde ifademi verdim. Kapı çalındı ve savcıyı bir ara dışarı çağırdılar. Savcı içeri geldiğinde gergindi. Avukatım, internete düşen bir habere göre, serbest bırakılmamam halinde, içi bomba dolu siyah bir araçla Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a eylem yapılacağının iddia edildiğini söyledi. Tahliye sürem doldu, niye böyle komik birşey yapayım' dedim. Nöbetçi mahkemeye çıkarıldım. Öyle bir ortamda tutuklanmama imkan yoktu. Demek ki çilemde bu da varmış" diye konuştu. Bu olayın kendisini sevdiğini söyleyen bir genç tarafından planlandığı bilgisini aldıklarını da belirten Peker, “9 yıldır cezaevindeyim. Bu kadar zamanda insanı, annesi ve babası bile unutur. Ama bizimkiler unutmadılar ama rahmetli oldular. 7,5 yıl başka bir dosyadan tutukluydum, Ergenekon Davası'ndan da 1,5 yıldır tutukluyum. Bu davada benim gibi örgüt üyeliğinden yargılanan sanıklar 1, 1,5 yıl tutuklu kaldıktan sonra tahliye edildiler. Benim de tahliye olmam gerekirdi" şeklinde konuştu.

"ŞİMDİ BÖYLE BİR ÖRGÜT VARSA, BEN ÜVEY ÜYESİ Mİ OLUYORUM"

Dava sanıklarından Adil Serdar Saçan ve Tuncay Özkan ile geçmişte husumetlerinin bulunduğunu hatırlatan Peker, "Tuncay Özkan ve dışardayken benim hakkımda sınırları zorlayan derecede sert haberler yapardı. Bu kişilerle aynı örgüt kapsamında yargılanıyorum. Şimdi böyle bir örgüt varsa, ben üvey üyesi mi oluyorum" diye sordu.

"BEDİRHAN ŞİNAL'İ TANIMIYORUM"

Davanın tutuklu sanıklarından Bedirhan Şinal'ın iddialarına da değinen Peker, "Bedirhan Şinal diye ilginç bir arkadaş var. Ben cezaevine girdiğimde kendisi heralde ilkokula gidiyordu. Kendisinin benim aleyhimde ve lehimde söylediklerinin kabul etmiyorum. Ayrıca kendisini tanımıyorum" dedi. Peker siyasi parti liderlerinin sanal ortamdaki videolarının izlenme oranlarına dikkat çekti. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın videolarının 25 milyon, kendisiyle ilgili videoların da 23 milyon defa izlendiğini belirten Peker, "Hakkımda hazırlanan videolar sevgi içerikli. Ben sevgi böceği, sevgi çiçeği değilim. Ama tahliye olmam durumda infial yaratacak bir durumum yok. Tahliye edecekseniz teşekkür ederim. Etmeyecekseniz de canınız sağ olsun" dedi.

"İNTERNET, DARBE SUÇUNUN İŞLENMESİ İÇİN ELVERİŞLİ BİR VASITA DEĞİLDİR"

Emekli Albay Hulusi Gülbahar'ın avukatı Ziya Kara da, müvekkilinin dava konusu İnternet Andıcı'yla suçlandığını belirterek, "Savcının, internet andıcının suça konu internet sitelerine zemin oluşturmak için hazırlandığı iddiası niyet okumadır, ön yargıdır. İnternet andıcı 1999'dan beri yayınlanan internet sitelerini zapturapt altına almak, hukuku çerçeveye oturtmak için hazırlanmıştır. Müvekkilim yasal bir çalışma olduğunu düşündüğü andıca paraf atmaktan başka bir eylemi yoktur. İnternet, darbe suçunun işlenmesi için elverişli bir vasıta değildir. Ortada hükümeti yıkmak için cebir ve şiddet unsuru yoktur. 1960 ve 1980 örnekleri darbelerin nasıl yapıldığını göstermektedir. Bu davadan eski Genelkurmay Başkanı da yargılanmaktadır. Darbe niyetleri olsa ellerindeki gücü kanuna aykırı olarak kullanıp yapabilirlerdi" şeklinde konuştu. Duruşma avukatların beyanlarının alınmasıyla devam ediyor.

Serpil KIRKESER Cem TURSUN / İSTANBUL DHA

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Abdullah ÖcalanBaşbakanCumhuriyet Halk PartisiDarbeErgenekonGenelkurmay Başkanıİlker BaşbuğİstanbulİzmirMalatyaRecep Tayyip Erdoğantahliye
Görüş Bildir