Devlet Bahçeli Haberleri

Devlet Bahçeli ile ilgili tüm haberler, içerikler, galeriler, testler ve videolar Onedio’da. Devlet Bahçeli ile ilgili son dakika haberleri ve gelişmelerini, yeni içerikleri de bu sayfa üzerinden takip edebilirsiniz.

trend-arrow

Popüler İçerikler

Bahçeli: Ne kadar Omo, Tursil, Persil Varsa Alacağım
Fatih'te kendisini karşılayan partililerin açtığı Türkiye haritası üzerinde 'Beni yıka' yazan pankarta MHP lideri Bahçeli'den yanıt geldi!MHP Lideri Devlet Bahçeli , partisinin İstanbul Küçükçekmece ilçesi aday tanıtım töreninde konuştu. Konuşmasında Başbakan Tayyip Erdoğan'a yönelik sert ifadeler kullanan Bahçeli, 'MHP, seni, nereye gidersen git; Yüce Divan'a çıkarmazsa namerttir' dedi. İşte Bahçeli'nin sık-sık sloganlarla kesilen konuşmasının satır başları:30 Mart 2014 Pazar günü yerel seçimler yapılacaktır. Bu seçimlere YSK’ya göre 25 siyasi parti katılacaktır. Partilere seçimlerde MHP olarak başarılar diliyorum. Siyasi partilerimiz demokrasimizin vazgeçilmezidir. 25 partinin arasında 45. Yılını 9 Şubat günü idrak edeceğimiz MHP de katılacaktır. Bazı köşe yazarları ve kamu yönlendirmesi yapan araştırmacı kuruluşlara göre sanki İstanbul'da 25 siyasi parti yok. 'İstanbul tahterevalli gibi ya CHP ’nin olur ya AKP’nin olur' gibi. 'Bu seçimler AKP-CHP arasında geçecektir'. 'AKP galiptir' diyerek ille de AKP derler. Şu seçim ne CHP ne AKP, MHP’dir. İlle de MHP diyorsak işte o Muharrem Yıldız'dır. Büyükşehir Rasim Acar’dır. Çalışmalara fedakarlıklarla başlamış olan her konuda olduğu gibi ben varım diyen bu iki değerli kardeşimi, bağrınıza basıyor musunuz?Bugünkü iktidar Türkiye’nin belli bir bölümünü tamamen demokratik çözüm zırvasıyla etnik bir unsura veriyor. Bugünkü iktidardan kurtulmak, 1000 yıllık kardeşlik için elzemdir. Adalet ve Kalkınma Partisi ’ne oy veren insanlarımız demokratik hakkınızı kullandınız. AKP’nin çoğunluğunu sağladınız ve 11 yıldan bu yana ülkeyi yönettirdiniz. Yolsuzluk ve rüşvetle mücadele için ön hazırlıklar başlar. Bunlar çok yönlüdür. Gün gelmiş 17 Aralık 2013 günü emniyet güçleri harekete geçmek suretiyle imar, özelleştirme, kara para aklama, altın kaçakçılığı ve kamu ihalelerine fesat karıştırmak için hesap başlatmıştır. Türkiye 17 Aralık'tan bu yana operasyonu konuşuyor. Yapılmış olan sorgulama sonrasında suç anlayışları içinde, bakanların katıldığı, bürokratların katıldığı, iş adamlarının alet edildiği bir tablo ortaya çıkmıştır. 11 yıl iktidarda olan bir siyasi parti, ben yaptım diye konuşan bir lider, 2002 yılı öncesini reddeden bir lider, milleti yandaş medyayla aldatan bir anlayış... Kime dayanıyorsun? 'MÜCADELE ETMİYOR ÜSTÜNÜ ÖRTÜYOR'- Yolsuzluk ve rüşvetle mücadele edeceği yerde üstünü örtüyor. Başbakan saldırgan oldu. 2010 yılında bir anayasa değişikliği yapıldı mı? 28 madde miydi? Önceden fark etmiş midir bunu MHP? Anayasa Mahkemesi'nin (AYM) yapısının değiştirilmesi midir bu? AYM’nin bu şekle getirilmesinin altında yatan korku tekrar partinin kapatılma endişesi midir? Bu iktidar döneminde hangi sosyal kuruma saldırı varsa kendilerine yapılacak bir darbe bahanesiyle HSYK’yı kullandılar. Başarılı hakim ve savcıları olarak başbakan tarafından takdir edilmişken, yolsuzluk ve rüşvet Kısıklı'ya doğru giderken genel kurula bir HSYK değişikliği tasarısı getiriyor. Milletin dikkatini Meclis'e çekiyorlar. Daha sonra ne yapıyor? Bir yer değiştiren bakanı getirdi. Ona talimat geldi. İki tane HSYK daire başkanını görevlendirmiştir. Savcılar emniyet mensupları önemli bir kıyım başlamış. Madem ki yer değiştiren bir bakanla HSYK’yı istediğin gibi kullanıyorsun neden yolsuzluğun üstünü kapatmak için Türkiye’de bunun kavgasını yapıyorsun? Başkesen olmuşsun sen. Ali kıran başkesen olmuşsun. Sayın başbakan yolun yol değil. Bu milleti aldatma. İktidar gücünü şahsına kullanma. Bunların hepsi kayıtlara düşmüşse bir yürekli insan gelir seni Yüce Divan'a postalar. 'HALİÇ'DE 40 DEFA YIKAYACAĞIM'- İşte o gün yaklaşıyor. Bir başkası yüzde 51 olduğunda, 'Haydi Abbas yolcu' diyeceksin. Bu ülke AKP’den kurtulmalıdır. Yoksulluğa, rüşvete dur diyecek biri gelmelidir. Kendisini yıkan iç ve dış odaklar kimlerdir? Kimdir bu paralel devlet? Kimdir seni yıkan? Cesaretin varsa bu paralel devletle de mücadele et. Fatih’te bir levha gördük. Türkiye haritasının üzerinde yıka bunu diyor. Temiz bir Türkiye isteniyor. Esnaflar da duysun ne kadar Omo varsa Tursil varsa ne kadar Persil varsa alayını alacağım. Haliç'e dökeceğim Ak Parti'yi 40 defa yıkayacağım. Gidişatının şartları hazırlanmıştır. Türkiye’yi bölünmeye sürüklemeden AKP’nin başından ayrıl. Türkiye kurtulsun. Bu mecliste istikrar sağlanamaz. İşsizliğe son verilemez. Türkiye’nin milli güvenliği sağlanamaz. Seninle bu işler olmaz. Yine bir yiğitlik yap görevinden ayrıl. Türkiye’de 62. Hükümetin kurulmasına müsaade et. İnat etme. Eğer inat edersen sağa sola saldırırsan iftira atarsan sen ülkeyi yönetemezsin. 61. Hükümet istifa etmiştir. Ömrünü tüketmiştir. Başında korkuluk gibi durup milleti endişelendirme. Nasıl olsa gideceksin. Bari iyi hatırlan giderken, ülkeyi batırma. Başbakanlıktan ayrıl. Nereyi gözüne kestiriyorsan kaç oraya git. Ama MHP iktidar olursa, MHP seni nereye gidersen git Yüce Divan'a çıkarmazsa namerttir.
Arka Lastikler ‘Kaplama’ Çıktı
Kayseri’de son 10 yılın en büyük kazası yaşandı. Şarampole yuvarlanan otobüste biri çocuk, 21 insan can verdi; 29 yolcu yaralandı. Otobüsün ön lastiklerinin kış lastiği olmadığı iddia edildi. Otobüs firması sahibi ise ambulansların 3 buçuk saat gelmediğini ve yolcuların donarak öldüğünü savundu Kayseri’nin Pınarbaşı ilçesinde dün son 10 yılın en büyük kazalarından biri yaşandı. İstanbul’dan Muş’a giden bir yolcu otobüsü, Pınarbaşı ilçesinin Olukkaya mevkiinde kar yağışı ve buzlanma nedeniyle sürücünün direksiyon kontrolünü kaybetmesi sonucu şarampole yuvarlanarak devrildi. Kazada yedisi kadın biri çocuk 21 insan can verirken 29 yolcu yaralandı. Trafik Müdürlüğü bilirkişileri kaza raporunu “buzlanma ve kötü hava koşullarına bağlı anlık kaza meydana gelmiştir” diye tutarken Vali Düzgün emniyet kemeri takılmamasının da kazada yolcuların savrulmasına ölümlerin artmasına neden olduğunu açıkladı. İstanbul’dan dün 13.00’te Muş’a gitmek üzere yola çıkan Ertuğrul Karasu yönetimindeki 34 DG 5950 plakalı yolcu otobüsü 02.30’da 1900 metre rakımlı Pınarbaşı Olukkaya mevkiine geldiğinde, kar yağışı, buzlanma ve sisin de etkisiyle direksiyon kontrolünü yitirdi. Şarampole yuvarlanan otobüs, karşı şeride geçip yol kenarında eğimli arazide devrildi. Ezilerek can verdiler Kazada bazıları otobüsün altında ezilenler olmak üzere 13’ü erkek, 7’si kadın, 1’i çocuk 21 insan yaşamını yitirdi, aralarında otobüs şoförünün de bulunduğu 29 kişi de yaralandı. Haber alınır alınmaz kaza yerine çok sayıda ambulans ve sağlık ekibi sevk edildi. Yaralılar, Kayseri ve Pınarbaşı’ndaki hastanelere kaldırılarak tedaviye alındı. Otobüsün Kırşehir’de mola verdikten sonra şoförün değiştiği, Karasu’nun direksiyona geçmesinden 3 saat sonra da kazanın meydana geldiği öğrenildi. Kayseri Acıbadem Hastanesi’nde tedaviye alınan Karasu, “Kar yağışı ve tipi olduğu için süratim fazla yoktu. Ancak, sanıyorum yolda buzlanma oldu. Bir anda direksiyon kontrolü kayboldu. Otobüsün devrilmesini önleyemedim. Anlık bir kazaydı” dedi. Rapora göre ‘anlık kaza’ Bölge Trafik Müdürlüğü bilirkişileri de kaza raporu tuttu. Trafik ekipleri kazaya karışan otobüsün tüm lastiklerinde diş derinliğini ölçtü. Kaza bölgesine dağılan otobüse ait takograf raporları da incelenmek üzere toplandı. Raporda “buzlanma ve kötü hava koşullarına bağlı anlık kaza meydana gelmiştir” ifadeleri yer aldı. GATA’dan dönüyordu Kazanın ardından olay yerinde 20 kişinin öldüğü belirlendi, 29 kişi de yaralandı. Hastaneye kaldırılan 9 yaşındaki Devrim Koca’nın yaralı olarak kaldırıldığı hastanede doktorların müdahalesine rağmen hayatını kaybettiği açıklandı. Kazada hayatını kaybeden Ömer Abanoz’un (21) ise asker olduğu ve GATA’daki tedavisinin ardından otobüsle İstanbul’dan Muş’a gittiği öğrenildi. Kazada hayatı kaybedenlerden Naim Demir’in de askere gitmeye hazırlandığı ve Kayseri’deki ablasını ziyarete gittiği belirtildi. Kazada yaşamını yitiren 21 kişiden bir kadın dışındakilerin kimlikleri belirlendi. Hayatını kaybedenlerin isimleri şöyle: Uğur Gökhan Akdeniz, Naim Demir (22), İzzet Karahan, Mikayil Yeler, Hüseyin Çıplak, Tekin Karasu, Merve Karahan (20), Nevzat Cemiloğlu (39), Ömer Abanoz (21), Devrim Koca (9), Suat Bakın, Adem Seçilir, Ömer Mendeş, Derya Bakın, Birgül İnal, Hediye Mutlu, Hüsna Şimşek, Mevlide Aydoğan, Yusuf Aydın, Aysu Bayraktar. Kazada yaralananların isimleri de şöyle: Zeki Üzüm (69), Yunus Önegel (18), Muhammed Fatih Tunç (24), Bahattin Kıyak (45), Tahsin Akkaya (51), Ferhat Özer (18), Yasin Becerikli (72), Çetin Koca (28), Atilla Koca (4), Zeynep Karahan (5), Yakup Karahan (9), Sevgül Karahan (45), Gülhayat Karahan (42), Kadir Karahan (5), Fuat Bakın (10), Salih Saygılı (55), Uygar Aydın (6), Sibel Aydın (14), Serkan Karasu (27), Nejdet Bakın (24), Asım Aydil (31), Selcan Aydın (26), Faruk Aydın (41), İrfan Karabeyeser (36), Deniz Ergül (25), Hamit Barık (35), Ertuğrul Karasu (42), Esmer Koca (18), Sercan Bayraktaroğlu (25).” Takla atmadı yan yattı Saat 02.30’da meydana gelen kaza sonrası olay yerine iki vinç gönderildi. Jandarma ve Bölge Trafik yetkilileri, otobüsün şarampole takla atarak değil, yan yatarak ve sürüklendiğini söyledi. Kazanın olduğu bölgeye Kayseri’nin Pınarbaşı ve Sivas’ın Gürün ilçelerinden iki ayrı vinç sevkedildiği belirtildi. Yetkililer kaza yapan firmadan bir kişinin vinçlerin olay yerine geç geldiği yakınmasının doğru olmadığını, her iki vincin de kazaya zamanında müdahale ederek, otobüsü kaldırdığını savundu. Bebeğini kaybetti Kazanın nasıl meydana geldiğini anlatan yaralılardan Selcan Aydın (29) ailesiyle İstanbul’dan Muş’a gittiklerini, kaza sırasında uyuduğunu belirterek “Tek hatırladığım araba alt üst olmuştu. 5 kişiydik, eşim, ben, iki çocuğum ve eşimin kız kardeşi. Uyuyorduk, kucağımda bebeğim vardı. Ama şimdi bilmiyorum nerede. Uyandığımda arabanın altındaydım, kar vardı, karı kazarak çıktım. Bacağım kırılmış, o an hissetmemiştim. Otobüs hızlı mıydı hatırlamıyorum” dedi. Yaralı kadının eşi Asım Aydın (30) ise kaza sırasında uyuduğunu belirterek “Otobüsün süratliydi. Kazadan sonra otobüsün içinde çocuklarımı aradım. İkisini de bir türlü bulamadım. Çevremde ölüler vardı” dedi. Cezası 80 lira Yasaya göre şehirlerarası otobüslerde sürücü ile en ön ve kapı önü koltuklarında oturan yolcuların emniyet kemeri takması zorunlu. Sürücü ve muavinin emniyet kemeri uyarısı yapması gerekiyor. Kemeri takmamanın cezası 80 lira. FİRMA SAHİBİ VE VALİ DÜZGÜN’DEN KARŞILIKLI SUÇLAMA **İddia 1: Kış lastiği yoktu İddia 2: Donarak öldüler Kaza yapan otobüsün bağlı olduğu Yeşil Muşovası firmasının sahibi Feyzullah Özkan hurriyet.com.tr’ye yaptığı açıklamada, kazada can kaybının artmasının nedeninin olay yerine geç müdahale edilmesi olduğunu iddia etti. Özkan, “Kaza 02.30 sıralarında meydana geldi. Olay yerine ekipler 3.5 saat gecikmeyle 06.00 sıralarında gelmiş. Yolcularla konuştum çoğu soğuktan can vermiş. Bir insan candır devlet bu insanlara geç müdahale etmiştir” diye konuştu. Özkan, aracın sadece arka lastiklerinin kış lastiği olduğunu söyleyen Vali Orhan Düzgün’e de “Kaza yapan araca da kış lastiklerini iki ay önce taktık. Yalan söylüyorlar” cevabı verdi. Olay yerine giderek incelemelerde bulunan Kayseri Valisi Orhan Düzgün, “İlk inceleme yapan arkadaşlarımız otobüsün arka lastiklerinin kış lastiği olduğunu ancak ön lastiklerin kış lastiği olmadığı tespitinde bulundu” diye konuştu. Kazadan 45 dakika önce karayolları ekibinin olay yerinde tuzlama çalışması yaptığını belirten Düzgün, şöyle devam etti: ‘ Kemer takılı değildi’ “Tuzun etkisiyle yolda eriyen karla oluşan bir kayganlaşma var. Belki aşırı sürat sayılmaz ama otobüsün 90-100 civarında gittiği, yolun da kayganlaşması sebebiyle sürücünün direksiyon hâkimiyetini kaybettiği anlaşıyor. Otobüsün kakla atması sırasında yolcuların büyük çoğunluğunun emniyet kemeri takılı olmadığı için araçtan fırlıyorlar. Yuvarlanan otobüs yolcuların üstüne düşüyor.” Vali düzgün ambulansın geç geldiği iddiasına şu yanıtı verdi: “Kaza saat 02.00 sıralarında oluyor. Kazanın oluşunun hemen ardından saat 02.01’de 112 çağrı merkezine ilk çağrı ulaşıyor. İlk ambulans 02.03’te yönlendiriliyor. 02.44’te ilk ambulansımız, 02.47’de itfaiye olay yerine ulaşıyor. Olayın büyüklüğü ortaya çıkınca da Kayseri merkez, ilçelerden 22 ve Sivas’ın Gürün ilçesinden ise 3 olmak üzere toplam 25 ambulans takip eden dakikalarda olay yerine ulaşıyor. Olayla ilgili adli soruşturma da başlatıldı.” Gül’den acil talimat Cumhurbaşkanı Abdullah Gül Kayseri Valisi Orhan Düzgün’ü arayarak hayatını kaybedenlerin şehir dışından gelecek aileleri ve yaralılar ile yakından ilgilenilmesi talimatını verdi. Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu da Kırşehir programını yarıda keserek Kayseri’ye gitti. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli yaptığı yazılı açıklamada “Kaza titizlikle incelenmeli” dedi. Arka lastikler ‘kaplama’ çıktı Kaza yapan otobüste yapılan detaylı incelemede, öndeki lastiklerin dört mevsim arkadaki lastiklerin ise “kaplama kar lastiği” olduğu ortaya çıktı. Kayseri Valiliği’nce başlatılan incelemeye göre otobüsün kazanın olduğu sırada saatte 90 kilometre hızla seyir halinde olduğu takograf kayıtlarından tespit edildi. Yolda ren izi bulunmadı. Emniyet kemeri takmayan yolcuların çarpmanın şiddetiyle kırılan camlardan fırladıkları ve yan yatmış otobüsün altında kalarak ezildikleri belirtildi. Teknik incelemede, 2013 model olan otobüste 2011 model kaplama kar lastiği bulunduğu anlaşıldı. Bu nedenle, kazadan 30-40 dakika önce karayollarının tuzlamasının yanı sıra sis ve tipi nedeniyle yolun ıslak hale geldiği ve kaplama kar lastiklerinin yetersiz kaldığı saptandı. OKTAY ENSARİ DEMET ÖZTÜRK *MÜKREMİN ÖKSÜZGİL Kayseri DHA | Milliyet
Dillere Pelesenk Olan 10 Cümle
bir hutbesinde cemaate; 'gençken gelmezsin çalışıyorum işim var, yaşlıyken gelmezsin prostat oldum çişim var; eee sonra da soruyorlar nasıl biliyordunuz diye. Bilmiyorduk ki! Gelmiyordu ki camiye!!!' diye serzenişte bulunan Cübbeli Ahmet Hocamızın efsane sözleri...
"O 'de' Ayrı Yazılır" Diye Sosyal Medyada Ahkam Kesenlere Özel Türkçe Testi
Yıllar yılı hunharca 'Türkçemizi Turkcheleştirmeyelim' muhabbetine girdin. Sağda solda 'o ayrı yazılır, bu bitişik yazılır.' diye millete ayar üstüne ayar verdin. Türkçe konuştuğun kesin, ona dediğimiz yok. Peki Türkçe yazabiliyor musun? Yani yazım kurallarına ne kadar hakimsin? İşte dilimizin yazımı en tartışmalı sözcük ve sözcük öbekleri burada. Kopya çekmeyeceğinizden eminim. Hazırsanız başlayalım!
Amerikan Filmleriyle Hayatımıza Giren Ama Gerçekte Bizde Olmayan 26 Kavram
Gerek okula giden çocukların öğle yemeği poşetlerindeve gerekse de sevgiliyle pikniğe giderken vazgeçilmez lezzet olarak çıktı hepkarşımıza. Yıllar yılı özel üçgen sandviç ekmeği var herhalde diye düşünürken,aslında bunların kare sandviç ekmeklerinin kesilmesiyle yapıldığını öğrenincebiraz burulsak da ona duyduğumuz hayranlık hiç bitmedi.
Türk Siyasi Tarihinin Unutulmaz Seçim Vaatleri
Siyasiler, oy uğruna verdikleri uçuk sözleri seçimin ardından unutuyor. Bakın geçmiş seçimlerde hangi lider ne vaatte bulunmuştu sonrasında neler olmuştu?Geçmişe dönüp baktığımızda, bugünkünden çok daha renkli vaatlere rastlamak mümkün. İşte dünden bugüne siyasilerin unutulmayan seçim vaatleri:
Uzaktaki Sevgiliyi Yakınlaştıran Teknolojiler
Bazen hayatta en sevdiğimiz insan yanı başımızda olamayabiliyor. Bazen de geçici bir süreliğine de olsa uzağa gitmesi gerekiyor olabilir. Ama iş için ama askerlik için ama eğitim için ciddi ilişkileri en çok bozan şeylerden birisidir aradaki mesafenin açık olması. Erasmus'a giden kız travması da başınıza gelebilir, askerden dönmüş erkek histerisi de olabilir.Bundan 15 yıl öncesine kadar aradaki mesafeler daha uzunken ve sadece sabit ev telefonları hayatımızdayken uzak mesafeli ilişkiler neredeyse imkansıza yakındı. Teknoloji ise her şeyde olduğu gibi ilişkilerimizde de bizim yanımızda olmaya çalışıyor. Elbette giyilebilir teknolojiler den akıllı saatimizden bir hologram çıkarak sevgilimizi Şansölye Palpatine ya da Başbakan Erdoğan 'a çevirmiyor henüz (ikisi de korkutucu olmaz mıydı?) ancak uzak mesafeli ilişkileri biraz daha çekilebilir kıldığı da bir gerçek.Biraz daha geriye yüzlerce yıl öncesine bir bakış atacak olursak da aşk mektuplarının döneme damgasını vuran şeyler olduğunu görebiliriz. Özellikle Fatih Sultan Mehmet'in Papa'ya verdiği cevap gibi mektuplar, bunun en güzel örneklerinden birisi olabilir. Şimdi düşünsenize Devlet Bahçeli'nin Papa'ya 'tivit' ile 'diss' attığını. Herhangi bir ağırlığı kalmazdı muhtemelen(!). Bu yüzden eski yöntemlerin ağırlığı hala cazibesini korusa da yeni yöntemlerin mobil ve hızlı olması Leyla ile Mecnun'un aşkını daha mümkün kılıyor. Belki de hepsi bir ağaç dalının odaya düşen gölgesidir ama?Girizgahı uzatmadan başlığa geri dönecek olursak sizler için uzaktaki sevgiliyi kollarınıza olmasa da cebinize(!) getirmenin yollarını derledik. Ufak ilişki tüyoları da bulmak mümkün olabilir.Uzaktaki sevgilinin daha da uzakta olmasına sebep olan şeylerden birisi kesinlikle gündelik yaşamın sürükleyiciliğindeki zamansızlık hususu. Bunun ilişkiye olan negatif etkisi, konuşmaların ' O kız kim? O çocuk neci? ' haline düşmesine sebebiyet vermesi. Uzak ilişki, bir anda uzak raporlamaya dönüyor ve günün sonunda da Z raporu verilip yatağa baş konuluyor. Bunun önüne geçmek için sevgilinizle oluşturacağınız sanal buluşma zamanları takvimi en doğru yöntem. Elbette her an konuşmak, istediğiniz zaman aramak mümkün ancak takvimlerinizi direkt olarak birbirinize ayırabileceğiniz bir ajanda, birbirinize verdiğiniz önemi ortaya koyar. Bunun için akıllı telefonunuz olduğunu varsayarak herhangi bir takvimi kullanabileceğiniz söylemek gerekiyor. Özellikle Google Takvim hizmeti, paylaşılabilir ve hatta tartışılabilir olduğundan bir adım öne çıkıyor.Buluşmanızı ya da randevunuzu ayarladıktan sonra sıra geldi buluşmanın hangi ortamda gerçekleşeceğine. Bunun en ucuz yöntemi elbette bir webcamli bilgisayar ya da daha mobil bir cihaz. Örneğin bir akıllı telefon. Skype 'ın ya da Google Hangout 'un hem Android 'de hem de iOS cihazlarda olduğunu hatırlatalım. Eğer ikinizin de iPhone 'u varsa Facetime da ideal bir buluşma aracı olabilir. ' Ben sevgilimi daha büyük ekranda görmek istiyorum ' diyen için de Chromecast ya da Apple TV güzel çözümler olacaktır. Hatta bu iki cihazla birlikte film ya da dizi izleme keyfine de varabilirsiniz.Uzak mesafedeki bu sanal buluşmaların kesinlikle ertelenmemesi, başka bir tarihe atılmaması ya da iptal edilmemesi gerekiyor. Zira sevgilinizin gözündeki değeri kaybetme ihtimaliniz mümkün. Söz verilirse tutulur :)Yazının tamamı için tıklayınız
'Onların Adı Bilal ve Sümeyye Değil'
Parti grubunda konuşan MHP lideri, 'Şırnaklı Kemal, Trabzonlu Ayşe işsizlikten ortada kalmışlardır. Çünkü bunların ismi Bilal ve Sümeyye değil.' dedi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında işsizlikten bahsederek 'Şırnaklı Kemal, Trabzonlu Ayşe işsizlikten ortada kalmışlardır. Çünkü bunların ismi Bilal ve Sümeyye değildir. Çünkü bunların bırakın ayakkabı kutularını giyecek ayakkabıları yoktur' dedi. Hükümete yolsuzluk operasyonuyla ilgili eleştirilerde de bulunan Bahçeli 'Rüşvet ve yolsuzluk AKP'yi kapatmıştır. İnsan içine çıkacak yüzü kalmamıştır. Ancak yüzündeki deri öyle kalındır ki utanmak şöyle dursun hala paralel devlet darbe laflarıyla bastırmaya çalışmaktadır. Erdoğan hırsızlılkları red ve inkar politikası gütmektedir. yabancı gazeteye verdiği beyanatta, yolsuzluk dendiğinde şunu anlarım. devletin kasası soyuluyor mu soyulmuyor mu? Başbakan çalınan herhangi bir şeyin olmadığını inandığını söylemektedir' şeklinde konuştu. İşte MHP liderinin açıklamalarından satırbaşları; Türk milleti ekonomik yozlaşmanın içindedir. Esnafın borçları sınırları aşmıştır. İşçimiz ümitsizdir. Çiftçiler deseniz hepten sıkıntıdadır, kuraklık zilleri çalmaya başlamıştır. Milyonlarca vatandaşımız kazanda pişirip kapağında yemektedir AKP SANAL SAADET ZİNCİRİ KURDU Türkiye ekonomisi stratejik dönüşümü sağlayamamıştır. AKP sanal bir saadet zinciri kurmuştur. Türkiye'de herkes sorunludur. Bireysel kredi ve kredi kartını ödeyemeyenlerin sayısı artmıştır. İşsizlik gittikçe artmaktadır. ÇÜNKÜ İSİMLERİ BİLAL VE SÜMEYYE DEĞİL Şırnaklı Kemal, Trabzonlu Ayşe, Mardinli Hüseyin, Vanlı Ahmet, Sinoplu Ali işsizlikten ortada kalmışlardır. Çünkü bunların ismi Bilal ve Sümeyye değildir. BIRAKIN AYAKKABI KUTULARINI GİYECEK AYAKKABILARI BİLE YOK Çünkü bunların bırakın ayakkabı kutularını giyecek ayakkabıları yoktur. Haram okyanusunda düzeni olan, pusulası sahtekarlık, tayfası hırsızlıktan oluşan filoları da yoktur. Bugün adaletsiz, ahlaksız yönetim işsizliği çözmek için hiçbir çalışma yapmamaktadır. ÖNEMLİ OLAN BİLAL'İN ZENGİN OLMASI Erdoğan'a göre varsın işsizlik olsun. Başbakan'a göre önemli olan Bilal'in kanun olarak zengin olup Bilo Ağa seviyesine terfi etmesidir. İşsizler feryat ediyormuş bunlar Başbakan için önemli değildir. 'TÜRKİYE'Yİ KAVGAYA ÇEKİYORLAR' Kürdistan konusu gündemdeki sıcaklığını hiç kaybetmedi. Yıllardır büyük can ve mal kayıplarına neden olan siyasal bölücülüğün mesafe aldığı ortadadır. Bugün hükümetin ilerlediği yol bütün olumsuzluklardan daha vahimdir. Halihazırda ateş çemberinden geçen Türkiye devlet ve millet olarak beka sorunuyla karşı karşıya. Türkiye'yi tuzakların içine çekmek isteyen küresel oyunun işbirlikçilerin niyeti gündemdedir. Bu sinsi oyunun amacı Türkiye'yi kimlik tahrikiyle kavgaya çekmektir. 'BAĞIMSIZ KÜRDİSTAN'I KURMAK AMACI VARDIR' AKP hükümetinin ise yıkım ve çözülme yolunda yürümekte ısrarlı olduğu anlaşılmaktadır. Bölücü heveslere cesaret verme ve medet umma Türkiye'nin milli birliğini mahvedecek tairhi bir ihanettir. başbakan bu ihanetin içinde doludizgin ilerlemektedir. Bağımsız Kürdistan'ı kurmak amacı vardır. Irak'ın kuzeyindeki peşmerge yönetimi Kürdistan'ın ilk etabı olmuştur. Suriye'nin kuzeyindeki özerklik ikinci etap olmuştur. Tüm dikkatler şimdi Türkiye'ye yönelmiştir. Hainler çözümcüler şarlatanlar vızır vızır provokasyona girmiştir. İmralı canisinin fotoğrafları cilalanarak bilboardlarda sergileniyor. Başbakan müzakere ortağını podyuma çıkarmış gibi çıkarmış Diyarbakır'da sözde özgür önderlikle özgür yaşama yazılı afişin asılmasına göz yummuştur. Nevruz'da mektubu okunan bebek katili, ihanet ajansına çektirdiği fotoğraflarla gündeme gelmiştir. Terörist başı masum gösterilmek istenmektedir. Başbakan rüşvet ve yolsuzlukta kendini yalnız bırakmayan terörist Öcalan'a şükran ve minnetini göstermiştir. Başbakan İmralı canisiyle pazarlığı devam ettirmektedir. 'BAŞBAKAN'IN ÇITI ÇIKMAMIŞTIR' Meclis'teki PKK'lılar AKP icazetiyle belirlenen gruplar halinde İmralı ziyaretlerini sürdürmektedir. İmralı canisi maşaları kanalıyla anlamlı derin müzakerelere geçilmemesi durumda çözüme devamın olmayacağını belirtmiştir. Buna karşı Başbakan'ın çıtı çıkmamıştır. TBMM başkanlığına 12 maddelik toplumsal barış ve müzakere kanun teklifi sunmaları bunun göstergesidir. PKKlılar toplumsal barış ve müzakere bakanlığı isterken, teröristlerin sosyal hayata kazandırılmasını yani affı dayatmıştır. 'ŞEREFSİZLİK DİZ BOYUDUR' AKP hükümeti ise PKK taleplerini seçimden dolayı zamana yaymıştır. AKP PKK'ya ve İmralı'ya tamam demiş sadece zamanlama açısından kuşkularını paylaşmıştır. PKK, BDP ve AKP aynı karanlık emelde birleşmiştir. BDP'liler peşpeşe özerklik konusnudan bahsetmeye 30 Mart'tan sonra gerçekleşeceğine atıf yapmaya başlamıştır. İhanetin dozu öyle artmış ki AKP'nin seçim bildirgesinde yerel yönetimler için özerklik vaadi yer bulmuştur. Anlayacağınız şerefsizlik diz boyudur. Rezalette tüm eşikler aşılmıştır. Vatan düşmanları ittifak yapmıştır. Canibaşının Kenya'da yakalanmasının 15. yılında yapılan küstahlıklara Başbakan henüz sesini çıkarmamıştır. Paralel yapılanma ezberleriyle milleti aldatırken Türkiye çatır çatır bölünmektedir. Özerklik provalarına her gün yenisi eklenirken Başbakan ona buna hain demektedir. Sayın Başbakan hain arıyorsan masada pazarlık yaptıklarına bak. Hain istiyorsan Türkiye'yi satmaya hazırlandığın mihraklara odaklan. Yetmiyorsa boyunca bir ayna bul karşısına geç emin ol ki orada haini göreceksin. 'VATANIMIZ ALEV ALEV YANACAKTIR' AKP'ye oy veren kardeşlerime sesleniyorum. PKK dayatmalarının hayata geçmesinin altyapısı başlamıştır. İdari düzenlemeler başlayacaktır. İmralı canisinin hapis koşullarının iyileşmesi yeniden yargılanması ve özgür kalması sağlanacaktır. Başbakan bu tempo ile giderse Türkiye'nin üniter yapısını bozup özerkliği oldu bittiye getirecektir. Yasal düzenlemelerle Türk milleti etnik parçalara ayrılacak son vatanımız alev alev yanacaktır. TMK'nın 10. maddesinin kaldırılması ve anadilde eğitim bu vahim sürecin ara istasyonlarıdır. Milli geleceğimizin dinamitlenmesi için her alçaklık sahnelecektir. yerelden başlanacak özerk yönetim kalkışması bize vatan kaybettirecektir. 'YAVRULARIMIZIN KANINI ELİNDE TAŞIYAN TERÖRİSTLER...' ABD ve AB'nin dayatmaları daha da artacak bölücü tahriplerin daha da cesaret kaznamasıyla iç gerginlik ciddi boyutlara taşınacaktır. Tam bir kaos ortamı olacaktır. İmralı canisinin 500 bin kişi mi ölsün şeklindeki tehditleri kanlı hesabın işaretidir. Bu coğrafyayı biz nice badireler aşarak vatan yaptık. 1000 yıllık kardeşliğe söz kestik. Bir olduk aynı tarih yastığına baş koyduk. Biz bu şekilde Türk milleti olduk. Çağları devirdik zorlukları erittik kem gözleri kovduk iman ve inancımızla kahbe hesaplara karşı durduk. Gerekirse bu vatanı savunmak için her birimiz Çanakkale'de ateşe kafa tutan etten duvar olmaktan çekinmeyiz. Küçücük yavrularımızın kanını elinde taşıyan teröristler Türk milletini ne sanıyor. 'BIÇAK KEMİĞE DAYANMIŞTIR' Devleti hazinesini soyan ve milleti ateşe atan yandaşlarla terörist sevdalısı Recep Tayyip Erdoğan Türk milleitni nasıl hafife almaktadır. Bıçak kemiğe dayanmıştır. Milli seferberlik ruhuyla harekete geçmek tarihi görev ve sorumluluktur. 30 Mart ihanetin çürümüşlüğün müzakerenin belinin kırılacağı bir an olacak ve sandıklar milletin ayağa kalkışına şahitlik edecektir. 'YÜZÜNDEKİ DERİ ÖYLESİNE KALINDIR Kİ..' İktidarda kirlenmiş bir zihniyet vardır. masum bir yanı kalmamıştır. Rüşvet ve yolsuzluk AKP'yi kapatmıştır. İnsan içine çıkacak yüzü kalmamıştır. Ancak yüzündeki deri öyle kalındır ki utanmak şöyle dursun hala paralel devlet darbe laflarıyla bastırmaya çalışmaktadır. Erdoğan hırsızlılkları red ve inkar politikası gütmektedir. yabancı gazeteye verdiği beyanatta, yolsuzluk dendiğinde şunu anlarım. devletin kasası soyuluyor mu soyulmuyor mu? Başbakan çalınan herhangi bir şeyin olmadığını inandığını söylemektedir. Ayakkabı kutusundan çıkan paranın Halkbankasından çalınmadığını söylemektedir. Hakikaten bu başbakan şakacı bir adam olup çıkmıştır. 'KİMİN KİMİN ÖNÜNE YATACAĞINI GÖRECEĞİZ' Akla hayale sığmayacak yorumlarda bulunma Başbakanın karakteristik özellikleri arasına girmiştir. Erdoğan devletin kasasının soyulmasını yolsuzluk olarak tanımlamıyorsa meseleyi iyi anlamamış demektir. Devlet soyan irtikap ve nüfuz ticaretiyle servetine servet katana dünyanın her tarafından hırsız vurguncu ve hortumcu denilir. Başbakan'ın yakın dostları soyguncu değil midir? Etiler'deki polis okulunun arazisini talan etmek yolsuzluk değil midir? Usame Kutup'un ve Muaz el Kadı'nın ortağı olduğu ve gizli hissedarları arasında Bilal Erdoğan'ın olduğu yolsuzluk değil midir? iran'ın karanlık işadamının rüşvet kölesi yaptığı dönemin içişleri bakanına bana operasyon var mı sorusuna, 'abicim rahat ol öyle bir şey varsa senin önüne ben yatarım' demesi yolsuzluk değil midir? Kimin kimin önüne yatacağını göreceğiz. 'BİR BAŞBAKAN DÜŞÜNÜN Kİ...' Bir bakan düşünün ki rüşvet alması yetmiyormuş gibi haram eseri olan özel uçakla umreye gitsin ve kara para ve altın kaçakçılığının merkezi olsun. Rüşvetlere tamah etsin... Bir başbakan düşünün ki doğru bir işi olmasın ne kadar hırsız düzenbaz varsa etrafına toplasın. Başbakan besmeleyle soygun yapacak kadar günahkar olanları, yolsuzluk gemisini yürütecek kadar münafık olanların koruyucusudur. Soruşturma Başbakan'ın saldırılarıyla yıpratılmak istenmektedir. Şüpheliler bir bir serbest bırakılmaktadır. Hırsızlığa yepyeni ekol getiren Halkbank eski genel müdürünün tahliyesi herşeyi gözler önüne sermiştir. Önümüzdeki yakın vadede malum bakan çocukları ile birlikte iranlı rüşvetçinin de serbest bırakılması şaşırtmayacaktır. 'YANDAŞ ALİMLERDEN FETVA ALMIŞTIR' Başbakan'ın Bilali ifadesini 42 günlük gecikmeyle lutfetmiştir. İşadamlarının peşinden bir an olsun ayrılmayan bu evladı muhteşemin avukatı tüm suçlamaların soyut olduğunu söylemiştir. Başbakan oğlunu tam korumaya almış ve dokunulmazlıkla örmüştür. Rüşvet için yandaş alimlerden fetva almıştır. Erdoğan ve partisi yargıya operasyon yapmıştır. Mecliste kabul edilen HSYK teklifi bunun en bariz delilidir. HSYK kanun teklifi Mecliste tekme tokat ve kanlı bir şekilde kabul edilmiştir. 'SAYIN GÜL YETKİSİNİ KULLANMALI' Gazi Meclisteki şiddet sahnelerini millete havale ediyorum. Şayet sayın cumhurbaşkanı sözünde durmaz ve HSYK kanununu onaylarsa yargı tamamen hükümete bağlanacak ve kuvvetler ayrılığı rafa kaldırılacaktır. 12 Eylül 2010 referandumunda dile getirdiğimiz iki gizli gündemden biri olan hSYK iktidara rehin düşecektir. HSYK'daki yapılanmayla Erdoğan yargının tepesine baş yargıç olarak atanacak iyice azacaktır. Sayın Gül yetkisini kullanmalı ve parti çıkarı yerine milletin ve devletin selametini düşünmelidir. HSYK teklifi Çankaya'dan mutlaka dönmelidir.BAŞBAKAN HUKUKU KURŞUNA DİZİYORBaşbakan yolsuzluktan kaçmak için hukuku kurşuna dizmektedirBunların hiçbirinin demokrasiyle alakası yokturTek amaç yolsuzluğu gizlemektedirPaketlerle milletin gözünü boyamaya çalışma çabaları bu kez etkili olmayacaktırTürk milleti siyasi namuslarını kutulara koyanları siyasi enkaz haline getirecektirKABATAŞ SALDIRISININ OLMADIĞI ANLAŞILDIKabataş hadisesiyle ilgili öyle suçlamalar yapıldı ki kimse sessiz kalamazdıKardeşimiz sanki işkenceye maruz bırakılmıştırBaşbakan konuyu grup toplantısına taşımıştır, sakız gibi çiğnemiştirKamera görüntüleri ortaya çıkmış ve saldırının olmadığı anlaşılmıştırBAŞBAKAN ÖZÜR DİLEYECEK Mİ?Her şey netleştiğine göre Başbakan çıkıp milletten özür dileceyecek erdemi gösterebilecek miCamilerde içki içtiler diyerek duyguları istismar eden bu kişi özür dileyecek miAdli tıp raporuna sarılmaya devam edecek kadar küçülecek mi?Başbakan yanıldığını çok yakında anlayacaktır, gerçekleri gizleyemeycektirMHP hep başı açık veya kapalı kardeşlerimizin hedef yapılmasına çok karşıyızBaşbakan çekirge misali sıçramış ve zıplamıştırArtık sonuna gelmiştirİmana cehalet ekleyenler Allah katında yüz karasıdır, günah kubbesi olacaklatrdırMHP’ye büyük bir sevgi seli vardırBütün mesaimizi artık vatandaşlarımıza harcayacağızBu yüzden 25 Şubat ve 25 Mart arasındaki Meclis grup toplantılarımıza ara veriyoruzYolunuz açık olsunhaberler.com