Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Sarai, Kimin ve Neyin Kurbanı Oldu?

 > -

Sarai, Kimin ve Neyin Kurbanı Oldu?

Sarai, Kimin ve Neyin Kurbanı Oldu?

Radikal.com.tr - Sarai Sierra, Porto Riko asıllı Dennis ve Betzaida çiftinin 3 çocuğundan birisi olarak 1980 yılında dünyaya geldi. Ailenin yaşadığı yer New York’ta yoksul insanların yaşadığı, suç oranı bir hayli yüksek Staten Island bölgesi. Sierra’nın anne ve babası emekli, ailenin gelir düzeyi düşük. Çevrelerinde dindar bir aile olarak tanınıyor. Sierra da kilisenin müdavimlerinden. Sarai'yi tanıyanlar onu sıradan, Hispanik olarak tabir edilen Latin kökenli, muhafazakâr bir anne olarak tarif ediyor. Çevresinde sakin ve uyumlu kişiliğiyle tanınan birisi. Kocası Steven ile 1998 yılında yani Sierra 18 yaşındayken kilisenin gençlik kampında tanışıp evlilik kararı almışlar. 14 yıldır evli olduğu Steven, New York Ulaştırma Servisi’nde otobüs şoförü olarak çalışıyor. 9 ve 11 yaşlarında iki çocukları var. Sosyoloji mezunu olan Sierra, hafta üç gün bir sağlık danışmanlığı şirketinde 450 dolar gelirle parttime olarak çalışıyordu. Hiçbir kötü alışkanlığı yoktu, alkol ve uyuşturucu kullanmıyordu. Buraya kadar her şey tipik fakir bir Amerikan ailesinin hayatı gibi…

HER ŞEYİ DEĞİŞTİREN İSTANBUL SEYAHATİ

Sierra’nın hayatının akışını değiştiren İstanbul seyahati planı anne Jimenez’in verdiği bilgiye göre 2 ay önce başladı. Bir yıldır fotoğrafçılığa ilgi duyan Sarai, facebook ve intagram sitesinde cep telefonundan fotoğraf çekip yayınlamaya başladı. Mimari yapılara, tarihi eserlere ve duvara yazı yazma sanatı grafitiye ilgili fotoğraflar çekip, paylaşıyordu. Sosyal paylaşım siteleri aracılığıyla Türkiye ’den arkadaşlar edindi ve Türkiye hakkında internet aracılığıyla araştırmalar yaptı. Babası Dennis, Sierra’nın ‘Türkiye’yi fotoğraf çekmek için cennet olduğunu söylediğini’ belirtiyor. Anne Jimenez, Sierra’nın iki aydır Türkiye’ye gelmek için para biriktirdiğini aktarıyor. İlk defa New York dışına çıkacak olan Sierra, deniz aşırı bir ülkeye gideceği için ailesi endişeliydi. Fakat babasını, “Bulunduğum her yerden fotoğraf çekip paylaşacağım. Siz de benim nerede olduğumu bileceksiniz” diyerek ikna etti. En yakın arkadaşı Magdalena Rodriguez de bu geziye katılacaktı fakat işsiz kaldığı için para sorunu yaşadığı için gelemedi. Sierra’nın yaklaşık olarak cebinde 400 dolarla Türkiye’ye geldiği sanılıyor. Fakat parası yetmedi, iki kere eşi Steven havale yaparak 500 dolar para gönderdi.

TARLABAŞI’NDA EV TUTTU

Anne Jimenez, kızının Türkiye’yi yalnızca internet üzerinden araştırdığını ve web sitelerinden aldığı bilgilerle tatile gittiğini söylüyor. Kızının İstanbul’da bir otelde kaldığını sanıyor. Oysa Sierra, internet üzerinden yaptığı araştırmalarla Bilgi Üniversitesi mezunu Yiğit Yetmez’in Beyoğlu Tarlabaşı Kömürcü Zeynel Sokak No:20’deki evinin bir bölümünü günlüğü 16 Euro’dan 13 günlüğüne kiraladı. 8 Ocak’ta İstanbul’a gelip eve yerleşti. Ev sahibi Yetmez, evin alt katını yabancı turistlere kiraya verdiği belirterek Sierra’nın 13 günlük parasını internetten peşin ödediğini belirtti. 16 Euro yaklaşık olarak Türk parasıyla 40 lira yapıyor. İstanbul’da kalınabilecek düzeyde, sadece sabah kahvaltısı veren bir otelin fiyatının 80 lira olduğunu düşündüğümüzde ucuz bir şekilde kalmak için ideal bir yer gibi duruyor. Fakat ilginç olan bölgenin güvenlik açısından sorunlu bir yer olması. Sierra’nın yaşadığı sokakta kalan Fransız kadın Juliette Denptos USA Today gazetesine, "Eğer cehennemi görmek istiyorsanız, sadece bir kaç cadde aşağı inmeniz yeterli. Polis karakolu yakın olsa da bizi korumakta yeterli değil” diye açıklama yaptı. Sierra bu durumu bilmiyor muydu veya başka yerde kalmak için alternatifi yok muydu? Neden bu bölgeyi tercih etti? Bu soruların cevabı henüz yok…

İSTANBUL’DA NELER YAPTI?

Sierra’nın İstanbul’da neler yaptığı tam olarak bilinmiyor. Polisin Sierra’nın kaybolmasından sonra oluşturduğu özel ekibin yaptığı güvenlik ve MOBESE kameraları taramalarında Taksim’de gezdiği, döviz bürolarına uğrayıp para bozdurduğu, İstiklal Caddesi’nde bir AVM’ye giderek tek başına yemek yediği, Beyoğlu’nda dolaştığı anlaşılıyor. Turistlik yerleri gezip fotoğraflar çekmiş. 4 ay önce internetten tanıştığı, hala kimliği tam olarak bilinmeyen @Taylloo takma ismini kullanan Taylan K. ile iki pazar buluştuğu ve çay, kahve içtikleri anlaşılıyor. Taylan K.’nin avukatı Özkan Polat’ın verdiği bilgiye göre; ikili aralarında duygusal bir ilişki yok ve cinsel birliktelik yaşanmamış. Sierra’nın Atatürk Havalimanı’ndan 15 Ocak’ta Amsterdam’a gittiği, 19 Ocak’ta döndüğü kameralara yansıyor. Son olarak Taylan K. ile 21Ocak’ta saat 11:30’da Galata Köprüsü’nde buluşmak için sözleşiyorlar. Fakat Taylan K.’nin polise verdiği ifadesinde kendisinin buluşmaya gidemediği, bir iletişim kopukluğu olduğunu söylüyor. Taylan’ın avukatı Polat, “Benim müvekkilime 'İstiyorsan gel. Kendini mecbur hissetme, ben kendim gezerim' demiş. Müvekkilim Galata Köprüsü'ne gitmiş, gelmediğini görünce, görüşme gereği hissetmediğini düşünüp evine dönmüş” şeklinde açıklıyor. Taylan ile bulaşamadığı sanılan Sierra son olarak 13:15’de Sirkeci ve 13:25’de yine aynı bölgede bulunan Büyük Kapı istikametine giderken görülüyor. Bu saatten sonrası ise karanlık…

TÜRKİYE GÜNDEMİNE NASIL GİRDİ?

Sierra ile ilgili ilk haberler 28 Ocak tarihli gazetelerde dış haberler sayfalarında yer aldı. Amerikan gazetelerinden alıntılanarak verilen haberlerde, “New York kentinde yaşayan 33 yaşındaki Sarai Sierra tatil için geldiği İstanbul’da kayboldu. Geçen salı günü ülkesinde olması gereken Sierra ABD’ye giden United Airlines uçağına binmedi” şeklinde haberler yer aldı. 22 Ocak’ta kaybolduğu anlaşılan Sierra, eşi Steven’ın konsolosluğa haber vermesiyle 25 Ocak’ta İstanbul Emniyeti’nin olaydan haberi oldu. Daha sonra Steven ve Sierra’nın kardeşi David, klisenin topladığı yardım paralarıyla İstanbul’a gelerek emniyete bilgi verdi. Olayın kamuoyuna yansıması ve ikinci bir Pippa Bacca olayın yaşanmaması için İstanbul Emniyeti kayıp Amerikalı turisti aramaya başladı. Basının olaydan haberdar olmasıyla oluşan kamuoyu etkisiyle Gasp ve Cinayet Büro Amirliği Ekipleri ve 260 kişilik Güven Timi Sierra’yı bulmaya çalıştı. İlk olarak kaldığı evin sahibi Yiğit Yetmez’in ifadesi alındı. Sierra’nın kaldığı evde arama yapıldı ve evde bıraktığı eşyaları incelenmek üzere Kriminal Labarotuvarlarına gönderildi. Ev sahibi Yiğit Yetmez, “20 Ocak'tan beri kendisini görmedim. Sultanahmet çevresinde yürüyüş yapmaktan hoşlandığını söyledi” dedi. Ev sahibinin ve çevrede Sierra’yı görenlerin ifadelerinden bir sonuç çıkmayınca Polis, tüm güvenlik kameralarını topladı ve incelemeye başladı. Onlarca kameranın taranmasından sonra Sierra son görüntülerine ulaşıldı ama daha ötesine gidilemedi.

12 GÜN SONRA CESEDİ BULUNDU

Sierra’nın bulunması için Türkiye’de temas ettiği kişiler, sosyal paylaşım sitesinde yazıştığı irtibat kurduğu kişiler büyük öneme sahipti. Polis, bu kişileri bulmak için Steven’dan eşi Sierra’nın sosyal paylaşım sitesinde kullandığı şifreleri istedi ve incelemeye başladı. İnterpol aracılığıyla Amerika ile de irtibat kurarak Gmail ve Skype dökümlerini istedi. Sierra’nın 15 ve 19 Ocak tarihleri arasında bulunduğu Hollanda ve Almanya’dan bilgi istendi. Yapılan araştırmada Sierra’nın İstanbul’da görüştüğü Taylan K.’ya ulaştı ve bu kişinin kimliğini gizleyerek ifadesini aldı. Aramalar sürerken sahilde birkaç ceset bulundu fakat farklı kişilere ait olduğu anlaşıldı. Polis, Sirkeci bölgesinde harita üzerinden çembere alarak alan daraltma yöntemiyle yaptığı aramalar sonucu 2 Şubat cumartesi günü Kayıplar Büro Amirliği’nde görevli deneyimli bir polis memuru, Cankurtaran mevkinde tarihi surların içindeki girişi küçük olan bir dehlizin içinde bir kadın cesedi buldu. Cesedin üzerinde Sierra’nın ehliyeti vardı, fakat yüzünün sol tarafı parçalandığı için cesedin ona mı ait olabileceğinden emin olunamadı. Saat 19:00’a doğru cesedin kimliği netleşti. Bulunan cansız kadın bedeni 33 yaşındaki Sarai Sierra’ya aitti. İlk bulgulara göre 1 hafta, 10 gün önce öldürülmüştü. Bir yerden düştüğü veya kafasının taşla ezildiği gibi bir görüntü vardı. Vücudunda çizikler ve morluklar vardı. Montu, pantolonu, Ipad ve cep telefonu yanında yoktu, fakat küpelerine 3 kat şeklinde kolunda sarılı duran altın bilekliğine dokunulmamıştı. İlk belirlemelere göre tecavüz edilmemişti. Sierra’nın tarihi yerlere ve tren yollarına merakı acaba o bölgeye kendi isteyerek mi gitti sorusunu akıllara getirdi.

DNA ÖRNEKLERİ ALINDI

Cesedin bulunmasından sonra polis aralarında Sierra ile son görüşen Taylan K. ve 3 İranlı’nın da bulunduğu 21 kişinin DNA ve tükürük örneklerini aldı. Sierra’nın cesedi otopsi yapılması için Adli Tıp Kurumu’na gönderildi ve tırnaklarından doku örnekleri alındı. Basında Taylan K.’nın kim olduğu tartışılmaya başlandı ve ikilinin birlikte seks yaptığı yönünde haberler çıktı. Taylan’ın polise verdiği ifadesinde ilişkiye girmediğini söylediği belirtiliyor fakat basında bu yönde haberler çıkmaya devam ediyor. Sierra’nın en yakın arkadaşı Magdalena Rodriguez da bu iddiaya FoxNews’e konuşarak yanıt verdi: “Onun söylediklerine bir saniye bile olsun inanmıyorum. Sarai’yi tanıyorum. O biriyle kaçamak yapacak bir insan değil. Ayrıca böyle bir şey olsa mutlaka bana söylerdi.” Taylan hakkında çıkan haberlerden sonra bunalıma girdi ve avukatı aracılığıyla avukatı açıklama yaptı. Avukat Polat, müvekkili ile Sierra arasında kısa görüşmeler olduğunu, çay, kahve içildiğini, duygusal bir şeyin olmadığını söyleyerek Taylan’ı “iyi aile çocuğu, yurtdışında master yaptı” diye tanıttı.

POLİS KİMDEN ŞÜPHELENİYOR?

Polis bir olayı çözerken ilk başta teknolojiden yararlanır. Şahsın yaşadığı yeri araştırır, onu tanıyan insanlarla konuşur. Olay yerini inceler… Sierra’nın yabancı olması ve bütün bilgilerinin Amerika’da olması polisin olayı çözmesinde zorlaştıran nedenlerden birisi. Sierra’yı Türkiye’de tanıyan kişi sayısı çok az ve onlarda yeterince tanımıyor. Eşi Steven’ın verdiği bilgilerle polisin ulaştığı bilgiler arasında çelişkiler var. Polis, Sierra’yı rahat bir kadın olarak tanımlarken eşi Steven tam tersi bir potre çiziyor. Polis, Gmail, Skype gibi sunucusu yurtdışında olan ağları takip edilemiyor. Bundan dolayı şu anda İnterpol aracılığıyla gelen bu mail dökümleri araştırılıyor.

UYUŞTURUCU KURYESİ OLABİLİR Mİ?

Sierra’nın neden öldürüldüğü araştırılırken Amerika’da yayın yapan New York Post gazetesinden konuyla ilgili çok ilginç bir iddia yer aldı. Gazete eski bir FBI ajanın ağzından Sierra’nın uyuşturucu kuryesi olabileceğini söyledi. Eski ajan, Amerikan uyuşturucu mafyasının Sierra gibi dikkat çekmeyecek ev kadınlarını kurye olarak kullandığını iddia etti. Sierra’nın Porto Riko kökenli olması, ilk defa yurtdışına çıkması, fotoğraf meraklısı bir kişinin foto makinesinin olmaması, yaptığı gizemli Avrupa yolculuğu kurye iddialarıyla ilgili şüpheleri artırsa da İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın bu iddiayı açık bir dille yalanlayarak ellerinde böyle bir bulgu olmadığını söyledi. Narkotik Şube, Sierra’nın uyuşturucu bağlantılarıyla alakalı bir ize rastlamadı. Sürekli polis adliye haberlerini takip eden biri olarak şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki; son 5 yılda hiç Amerikalı bir uyuşturucu kuryesi yakalandığını hatırlamıyorum. Konuştuğum birkaç narkotik dedektifi de benle aynı görüşte. Türk polisi ve olayı araştıran savcı, cinayeti adi bir vaka gibi değerlendiriyor. Bölgede yaşayan çok sayıda evsizin bilgisine başvurulması da bunun kanıtı fakat. Fakat evsizler verdikleri ifadelerde olayı aydınlatacak hiçbir bilgi vermedi. Bu arada Sierra’nın yaşadığı bölgedeki sürekli gittiği Staten Island Pentecostal Klisesi Papazı John Carlo kendisinin papazlıktan önce dedektif olarak görev yaptığını belirterek, "Sarai ile ilgili bazı spekülasyonlar duyuyorum onun ajan ya da kurye olduğu iddaları doğru değildir. Ben onu 9 yaşından beri tanıyorum" diye bilgi veriyor.

AVRUPA GEZİSİ PLANLI MIYDI?

Sierra, 15 Ocak’ta Amsterdam’a ve oradan da Münih’e geçiyor. Hollanda’nın uyuşturucu konusunda bilindik sabıkası Sierra’nın uyuşturucu ile bağlantısı noktasında spekilasyon yapılan konulardan birisi. Kocası Steven, eşinin 4 günlük Avrupa gezisinden haberdar olduğunu ve ucuz uçak bileti denk getirerek gerçekleştirdiğini söylüyor. Sierra’nın en yakın arkadaşı Magdalena Rodriguez de bu gezinin plana dahil olduğunu belirtiyor. Sierra’nın Hollanda’da Instagram aracılığıyla tanıştığı Ammer Reduron (@devonmiles1981) da Amsterdam’da çok güzel grafiti fotoğrafları çekebileceğini, burada geçirdiği vakit sırasında evindeki kanepede kalabileceğini söylediği için gittiği belirtiiyor. Fakat Sierra’nın Münih’te ne yaptığına dair şu ana kadar bir bilgi ortaya çıkmadı.

Polis genç kadının İstanbul güncesinin kriminolojisini çıkardı:

8 Ocak: Siarre, Tarlabaşı'nda kalacağı eve yerleşiyor.

9 Ocak: Kaldığı adresin etrafını tanımak için keşfe çıkıyor. Bakkal ile tanışıyor, yakındaki yemek yenecek yerleri dolaşıyor.

10 Ocak: Fotografçı, öğlen evden ayrılıyor ve Sultanahmet'e geçiyor. Burada Sultanahmet Camii'ni, Yılanlı Sütunu ve Örme Sütunu dolaşıp fotoğraflarını çekiyor. Ardından da Tarlabaşı'na geri dönüyor.

11 Ocak: Önce Karaköy'e geçiyor ardından da Galata Köprüsü'ne gidiyor. Köprünün altındaki balıkçılarda yemek yiyor, sonrasında da köprünün üstünden İstanbul'un fotoğraflarını çekiyor.

12 Ocak: Sultanahmet'te tekrar geçiyor ve Arasta Çarsısı ile 3 Ahmet çeşmesini dolaşıyor.

13 Ocak: Öğle saatlerinde Eminönü'ne iniyor ve sahilde Boğaz turu yapan teknelere biniyor. Denizden İstanbul'u görüntülüyor. Taylan K. ile buluşuyor.

14 Ocak: Amatör fotoğrafçı, kaldığı yerden Eminönü'nü dolaşmaya devam ediyor. Mısır Çarşısı ve Kapalıçarşı'yı dolaşıyor. Alışveriş yapıyor ve fotoğraf çekiyor. Akşam üzeri Taksim'e dönüyor ve hava karardıktan sonra da Galata Kulesi'ne gidiyor. Kuleyi dolaşıyor, fotoğrafını çekiyor, ardından da Galata'da bulunan Arap Camii'ni görüntülüyor.

15 Ocak: Evden çıkan Sarai Sierra, Atatürk Havalimanı'na gidiyor ve uçakla Amsterdam'a geçiyor.

16-17-18 Ocak: Yurdışında.

19 Ocak: Atatürk Havalimanı'ndan tekrar yurda giriş yapıyor ve Tarlabaşı'ndaki adrese geçiyor.

20 Ocak: Beyoğlu'nda dolaşıyor. Alışveriş merkezine gidiyor ve İstiklal Caddesi'ni dolaşıyor. Taylan K. ile buluşuyor.

21 Ocak: Kaybolduğu gün… Saat 11:30’da Galata Köprüsü’nde, saat 13:15 civarlarında Sirkeci civarında görülüyor.

2 Şubat: Saat 16:00 civarlarında cansız bedeni tarihi surlardaki bur dehlizin içinde bulunuyor.

Haberin Tamamı İçin:

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

AlmanyaAltınAmerika Birleşik DevletleriAppleCasusCinsellikDövizEvlilikFacebookGmailInstagramİranİstanbulKapalıçarşıMısırPolisPortoSultanahmet CamiiTecavüzTercihUyuşturucuçaycep telefonuolaysokak sanatıtatilweb
Görüş Bildir