Silah Bırakma Çağrısına İlk Yorumlar...

 > -

Çözüm sürecinde 'PKK'yı silah bırakmak için kongreye çağıran' tarihi açıklamaya yorumlar gelmeye başladı.

Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan ile HDP Heyeti, Dolmabahçe Başbakanlık Ofisin'deki görüşme sonrası ortak açıklama yaptı. İşte çözüm süreci ile ilgili önemli açıklamaların yapıldığı ve HDP'li Sırrı Süreyya Önder'in "PKK'yı silah bırakma için kongre toplamaya çağırıyoruz" dediği o görüşmeye ilk tepkiler şöyle:

Selahattin Demirtaş - HDP Eş Genel Başkanı; Bugün yapılan ortak açıklama bir müddettir. HDP yönetimi olarak üzerinde çalıştığımız ve Türkiye’de müzakarelerin sağlıklı bir noktaya geldiği konusunda önemli gördüğümü bir çağrıydı. Müzakerelerin başlaması, özgürlüklerin genişlemesi konusunda kritik bir sürece gelinmiş oldu. Hükümetin somut adımlara karşı ilerlemek gerekir. PKK’nın da silahsızlanma konusunda hazırlığını yapması gerekir.

"HÜKÜMETİ KURTARMA OPERASYONU DEĞİL"

Hayırlara vesile olur, barış için herkes üzerine düşen sorumluluğu yerine getirir diye temenni ediyorum. Parlamentoda görüşülen güvenlik yasasının da gözden geçirilmesi gerekir, barış getirecek bir yasa tasarısı değildir. İktidar köşeye sıkışmışsa bunun nedeni nedir?  Bizim mücadelemizdir böyle algılanması lazım. Silahsızlanma, ateşkes gibi durumlar konuşuluyor geliyorsa bu AKP'nin lütfu değildir, barış isteyenlerin çabasıdır. Bu hükümeti kurtarma operasyonu  da değil, lütfu da değil. Güvenlik paketini göreceğiz, izleyeceğiz. Hükümetin üzerine düşen görevleri, topluma verdiği sözleri yerine getirecek adımlarla ilerlemedi.

"UMUT VERMİYOR"

Akdoğan'ın açıklamalarına karşılık olarak: Barışa uzaklaşacağım diye çalışmıyoruz, Barışı çok arzuluyoruz. Hükümet yürüttüğü politikayla, zerre kadar umut vermiyor, barışa yaklaşmıyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Silahların bırakılması çağrısı çok çok önemli bir beklentiydi. Demokratik açılım süreciyle başlayan bir çağrıydı. Şimdi de çözüm süreciyle devam ve bunu artık noktalayalım diye beklediğimiz bir çağrıyddı. Tabi çağrılar güzel ama asıl olan uygulamadır. Bu seçim sürecinde bu çağrı bakalım araziye nasıl yansıyacak. Bundan önce mart seçimlerinde ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinde göremedik. 

Tabi burada silahı bırakması gereken terör örgütü mensuplarıdır. Güvenlik güçlerimizin silah bırakması bekleniyorsa,  bu bir hayaldir. Kalkıp da asker ve polis de silah bıraksın deniyorsa bu olmaz.

Bir teröre teşebbüs yoksa zaten o da silaha tevessül etmez. Silahı nerede kullanması gerektiğini zaten mevzuat çizmiştir.

Bugün Yalçın Bey’le (Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan) açıklama yapanlar farklı, Eşbaşkanın açıklamaları farklı. Böyle şey olmaz. Demek bunların ilkeli bir tavrı yok. Öyle olsa iki açıklamanın aynı olması gerekir. Aynı olmadığına göre burada hükümetin değil onların kendilerini check etmesi gerekir.
Her şey eninde sonunda uygulamaya dayalıdır., bu uygulama da silahların bırakılmasıdır.

Yani ne istendi de 12 yıllık başbakanlığım döneminde verilmedi.

Ret politikalarını asimilasyon politikalarını biz kaldırdık. İnsanca yaşama erdemini getiren biziz. Televizyonlarda yayın yapma imkanını biz verdik. Bunlar saymakla bitmez.

Bakıyorsunuz Hakkari’de bir havalimanı inşaatı ama durmadan iş makineleri yakılıyor. Hizmet götürmek isteyen hükümete sürekli engel çıkarıyorlar.
Önümüzdeki dönemde samimiyet testidir, uygulama uygulama, uygulama.."

Başbakan Ahmet DavutoğluÖcalan'ın 'silahsızlanma' çağrısıyla ilgili konuştu, "Türkiye'de şiddetin, silahın dili sona erecek, demokratik siyasetin önü açılacaktır"

Öcalan'ın PKK'ya yaptığı silah bırakma için kongre toplama çağrısının ardından ilk kez konuşan Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Artık bu ülkede, Türk, Kürt, Sünni, Alevi gibi ayrımlar hiçbir şekilde bu milletin fertleri arasında nifak tohumu olacak şekilde kullanılamayacaktır. Türkiye'de şiddetin, silahın dili sona erecek, demokratik siyasetin önü açılacaktır." dedi.

"Çözüm süreci bugün yeni bir aşamaya gelmiş bulunmaktadır" diyen Davutoğlu, "Gençlerimiz artık dağlarda ya da sokaklarda karşı karşıya gelmeyecekler. Gençler artık ataları gibi geleceğe yan yana yürüyecekler" ifadelerini kullandı.Kimse silah diliyle konuşmamalı

Ankara’da AK Parti Gençlik Kolları Kongresi'ne katılan Başbakan Davutoğlu, çözüm süreciyle ilgili şunları söyledi:

"2005'te Sayın Cumhurbaşkanımızın Diyarbakır'daki konuşmasıyla başlayan süreç, türlü badirelerden, tahriklerden, kumpaslardan geçerek bugünkü açıklamayla yeni bir zemine oturmuştur. 12 Eylül 2010'da demokratik bir anayasanın önünü açtık. Şimdi de 28 Şubat 1997'deki o dışlayıcı yönetimin yerini, bugün bütün kesimleri kucaklayan yeni bir yönetim aldı. 28 Şubat'ta Türk - Kürt, Sünni-Alevi hepimiz için yeni bir aidiyet hissi doğmuştur. Demokratik siyaset varsa, herkes görüşlerini demokratik olarak ifade edebiliyorsa, artık bu topraklarda silah diliyle kimse konuşmamalıdır. Anadolu evlatlarını birbirine karşı kim silahlandırırsa, onun karşısında Horasan ruhu, Selahaddin Eyyübi ruhu duracaktır."

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu: "Silahlar bırakılırsa bundan memnun oluruz. Türkiye'de silahların gölgesinde barış olmaz"

Kılıçdaroğlu, Esenboğa Havalimanı'nda gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Yaşar Kemal'in hayatını kaybettiğinin hatırlatılması üzerine Kılıçdaroğlu, "Yaşar Kemal, edebiyatımızın dev çınarlarından birisi. Büyük bir üzüntü duyduk, duymamak mümkün değil. Halkımızın başı sağ olsun. O, bizim edebiyatımıza destanı kazandıran bir edebiyatçıydı. Adana'yı, Çukurova'yı ondan daha güzel anlatan bir başka yazarımız olmadı. Hepimizin başı sağ olsun" diye konuştu. 

Kıçıdaroğlu, "HDP ve Hükümet ortak bir açıklama yaptı. Silahların bırakılması çağrısını nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusunu yanıtlarken şunları kaydetti:

"Açıklama, iki kanat tarafından da yapıldı. Ortak açıklama yapıldı. Silahlar bırakılırsa bundan memnun oluruz. Türkiye'de silahların gölgesinde barış olmaz. Silahların bırakılması, en büyük arzumuzdu. Eğer bu gerçekleşirse son derece mutlu oluruz. Diyorduk, 'analar ağlamasın' diye. Anaların ağlamayacağı bir ortamı yaratabilirsek mutlu oluruz. Biz, bu sorunun güvenlik önlemleriyle çözülemeyeceğini defalarca zaten dile getirmiştik. Demokrasi ve özgürlükle çözülebilir bu sorunlar. Umarım çözülmüş olur." 

"10 maddeyi nasıl buldunuz?" sorusuna Kılıçdaroğlu, "10 maddeyle ilgili somut bir talep ya da somut bir öneri görülmüyor. Orada söylenen demokrasi, özgürlük, birlik, beraberlik, zaten bunlar hepimizin ortak istediği şeyler" cevabını verdi. 

Kılıçdaroğlu, "2013'te de Öcalan'ın bir çekilme çağrısı yaptığının" ifade edilmesi üzerine, "Önümüzdeki günlerde ayrıntıları göreceğiz. Şimdi böyle bir çağrı yapılıyor, 'Silahlar bırakılsın' diyor. İki taraf da silahları bırakacağını açıklayacağını söyledi. Böyle bir şey olursa mutlu oluruz" diye konuştu.

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural: MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, bunun silah bırakma çağrısı değil; AK Parti’nin cumhuriyeti, vatanı, milleti PKK’ya peşkeş çekme anlaşması olduğunu söyledi. “Bu vatana ihanet belgesidir” dedi.  Vural şöyle konuştu:

“İMZAYI ATAN ERDOĞAN İLE ÖCALAN MI?”

“Silah bırakma değil PKK’ya teslimiyet anlaşmasıdır. Yapılan açıklamada utanmadan vatan, millet, cumhuriyet tanımlarının yeniden yapılacağı söyleniyor. Bu ihanetin belgesidir. Bunun arkasında yatan PKK’nin silahla yapamadığını AKP silah bırakma kılıfıyla millete hazmettirmeye çalışmaktadır. Kiminle imzalanmıştır? İmzayı atan Erdoğan ile Öcalan mıdır?

ÖCALAN’A AF, ÖZERKLİK DEMEK

PKK’ya paralel KCK devleti oluşturmak, Öcalan’a, PKK’ya af , özerklik sözü verildiği anlaşılmaktadır. Milletin adını,kimliğini, vatan, cumhuriyet, millet kavramlarını değiştirme vardır. AKP, PKK’nın, Öcalan’ın çözüm modelini kabul etmiştir. Bu ihanetin belgesidir.”

CHP: "Çözümün adresi TBMM": CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, "Silah bırakma çağrısı keşke daha önce olsaydı. Silahların gölgesinde barış olmaz. Barışın birinci koşulu PKK nın silah bırakmasıdır.Ne olacaksa TBMM çatısı altında ve iradesinde olmalıdır çözümün adresi TBMM'dir." dedi.

Altay, öne sürülen 10 maddelik şartın tamamının kabul edilmesi diye bir şey olmadığını belirterek, "Bu talepler oturulup konuşulur elbette Türkiye'de Kürt sorunu vardır ve çözülmelidir. 30 yıldır akan kan durmalıdır."

Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci; "Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerine verilebilecek en önemli teşvik barış, huzur, kardeşlik ve çözüm sürecidir. Onun için böyle bir şeyde ciddi olarak sonuç alınırsa, 40 yıldan bu yana akan kardeş kanı durursa ve 40 yıldan beri akan anaların göz yaşı dinerse bölge coğrafyasında inanılmaz bir dinamizm yaşanacaktır."

Nihat Zeybekci, tek devlet, tek millet, tek bayrak ve tek vatan deniliyorsa geri kalan bütün istek ve taleplerin tartışılabilmesi gerektiğini ifade ederek, "Böyle bir sonuca gelindiyse bence bunun üzerine titremek, korumak lazım ve bunun üzerinden devam edip illaki aklın bize verdiği ve milletin bizden istediği olumlu sonuç çıkarmak olmalı. İnşallah başta Van ve diğer illerimiz Hakkari, Şırnak, Tunceli, Bingöl, Diyarbakır, Muş, Ağrı, Kars'ta bu bahar ile beraber çiçekler gibi refah, barış, huzur ve kardeşlik yükselir" diye konuştu.

Bu çağrının çözüm sürecini hızlandırıp hızlandıramayacağına yönelik soruya da Zeybekci, sıkılan yumruklarla tokalaşmanın yapılamayacağını vurguladı.Bakan Zeybekci, silah ortada durduğu, çözümün silahtan arandığı sürece bunun karşısında tedbirin ancak silahla olacağını, silah ortadan kalkıp sıkılan yumruklar açıldığında, daha önce belirttiği bazı hassasiyetler konusunda birlik ve beraberlik varsa geri kalanların çözülebileceğini söyledi.

Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz; Yılmaz, işin özünün silahların tamamen terk edilmesi olduğunu belirterek, şunları kaydetti:
"Silahlar tamamen devre dışı kalmadığı sürece tam olarak ekonomik ve kalkınma ortamının oluşması mümkün değil. Uzun zamandır bu konular tartışılıyor. Ümit ediyoruz ki en kısa sürede artık siyaset silahların gölgesinden kurtulur herkes özgür şekilde fikirlerini ifade eder, siyasetini yapar. Halkımız kimi tercih ediyorsa onu destekler ve Türkiye demokratik ortam içinde sorunlarını çöze çöze daha ileri seviyelere her alanda ulaşır. Türkiye bundan çok çekti, çok kayıplar yaşadı, şimdi bizim kaynaklarımızı, enerjimizi, iç çekişmelere değil, dünyada Türkiye'yi daha iyi noktalara götürecek şekilde kullanmamız gerekiyor. Kardeşlik hukuku içinde demokratik bir ortamda ülkemizi el birliğiyle geliştirmemiz gerekiyor. Bir taraftan da herkesin farklılığına saygı gösterilen, fikir, inanç hürriyetine, kimliğine saygı gösterilen bir ortamda el birliğiyle ülkemizi kalkındırmamız, geliştirmemiz, demokratik standartlarımızı artırmamız gerekiyor. Bu anlamda silahların devreden çıkması gerekiyor."

AKP Adıyaman milletvekili Mehmet Metiner: Çözüm sürecini barışa ulaştırmak için çalıştı Cumburbaşkanımız... Bu açıklamayı çözüm süreci taçlandıracak bir açıklama olarak selamlıyorum. Demokratik siyasette çözüm yöntemleri bellidir. Demokratik diyoloji dediğimiz bir yöntemdir. HDP seçime gireceğini ilan etti. Barajı aşabilir, aşmayabilir. AK Parti'yi de çözüm partneri olarak da görüyorsa Pensilvanya'nın yanında durarak bunu yapması güveni zayıflatır. Kendi başına seçime girip kazanamazsam sokaklar karışır mesajı benimsememesi gerek bir dil olmalıdır... Barajın altında kalırsa tekrar ben parlementoya giremedim, çözüm süreci yürümez anlayışına yaslanması kabul edilemez. Yeni bir siyasal tarzda karar kılmalı.

Yazar Kurtuluş Tayiz: 40 bin insanımızı teröre kurban verdik. Artık bunda sona geldik. Tahkim edilmiş bir ateşkesin anlamı eylemlere son verildiği anlamına geliyor... Bu süreç başladı. Silah bırakma süreci başlamış durumdadır, büyük başarıdır. Sürecin mimarı Cumhurbaşkanımızın kararı, azmi olmasaydı bugün burada olamazdık. O kadar engellerle karşılaştık ki, hükümet barışı sağlamakta çok kararlı davrandı. Türkiye için hayal edilmesi çok zor bir gün, tarihi bir gün. Türkiye için büyük bir başarı hikayesi.

CHP Grup Başkanvekili Gök: PKK'ya silah bırakma çağrısına ilişkin, "Eğer silahlar bırakılacaksa, bunu faydalı bulur memnuniyet duyarız"

Gök, Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan ve İçişleri Bakanı Efkan Ala'nın, HDP grup başkanvekilleri Pervin Buldan, İdris Baluken, HDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder ile Dolmabahçe'deki Başbakanlık Ofisi'nde bir araya gelmeleri sonrasında ortak açıklamalarına ilişkin AA muhabirine değerlendirmede bulundu.

CHP olarak Kürt sorununun çözümünde silahların bırakılmasını ve parlamento çatısı altında sorunun tartışılarak çözüm üretilmesinden yana olduklarını vurgulayan Gök, "Eğer silahlar bırakılacaksa bunu faydalı bulur ve memnuniyet duyarız" diye konuştu.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Abdullah ÖcalanAdalet ve Kalkınma PartisiAdanaAhmet DavutoğluAleviAnkaraBaşbakanBaşbakan YardımcısıBingölCumhuriyet Halk PartisiDiyarbakırHDPHakkariHalkların Demokratik PartisiİstanbulKemal KılıçdaroğluMehmet MetinerMilliyetçi Hareket PartisiMuşPolisRecep Tayyip ErdoğanSelahattin DemirtaşŞırnakTercihTerörTunceliTürkiye Büyük Millet MeclisiVanYaşar Kemal
Görüş Bildir