Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Cumhuriyet Tarihi'nde Yüce Divan'da Yargılanan 10 Bakan

 > -

Anayasamızın 148'inci maddesine göre Anayasa Mahkemesi Yüce Divan sıfatıyla görevleriyle ilgili suçlardan dolayı Cumhurbaşkanı'nı, TBMM Başkanı'nı,  Bakanlar Kurulu üyelerini, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay, Askerî Yargıtay, Askerî Yüksek İdare Mahkemesi Başkan ve üyelerini, Başsavcılarını, Cumhuriyet Başsavcıvekilini, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu ve Sayıştay Başkan ve üyelerini yargılama yetkisine sahiptir. Bir anlamda devletin en üst düzey yöneticileri herhangi bir mahkemenin görev alanından çıkartılmış, bu görevde bulunanların işleyebileceği suçların ciddiyeti sebebiyle özel bir yargı yolu kurulmuştur. Bu yargı yoluyla yüksek kamu yetkisi kullanan kamu görevlilerinin en adil şekilde yargılanarak, en doğru kararın ortaya çıkması ve toplumda varolması gereken adalet ilkesinin tatmin edilmesi amaçlanmıştır. Yüce Divan'da bugüne kadar 1 Başbakan, 19 Bakan ve 1 Milletvekili yargılandı. Yargılamalardan 9'u beraatle sonuçlandı. İşte tarihten örnek bir kaç yargılama.

1. İsmet İnönü'nün Yüce Divan'a gönderdiği Bakan İhsan Eryavuz

Cebelibereket (Osmaniye) Milletvekili ve Bahriye eski Bakanı İhsan Bey hakkında Yavuz Zırhlısı'nın onarımında yolsuzluk yaptığı iddiasıyla, Meclis Soruşturma  Komisyonu 24 Aralık 1927 tarihinde kuruldu.  

Soruşturma önergesini veren bizzat Başbakan İsmet İnönü'nün ta kendisiydi. İsmet İnönü bu yolsuzluğu koruma veya saklama yoluna gitmemiş, aksine soruşturularak cezalandırılması için elinden geleni yapmıştı.

"Yavuz-Havuz Olayı" olarak bilinen olay nedeniyle Bahriye eski Bakanı İhsan Bey, 26 Ocak 1928'de dokunulnazlığı kaldırılarak Divanı Ali'ye (Yüce Divan) sevkedildi. Ertuğrul (Bilecik) Milletvekili Dr. Fikret (Onuralp) de aynı olay nedeniyle Divanı Ali'ye gönderildi. Divanı Ali'deki ilk duruşma 5 Şubat 1928 tarihinde yapıldı. Divanı Ali, 16 Nisan 1928'de davayı sonuçlandırdı ve Bahriye eski Bakanı İhsan Bey'i (Eryavuz) "görevi kötüye kullanmak ve rüşvet alma girişiminden" 2 yıl ağır hapis ve 2 yıl memuriyetten men cezasına, Dr. Fikret'i (Onuralp) "dolandırıcılıktan" 4 ay hapis ve 100 lira ağır para cezasına çarptırdı. Bu karar, Yüce Divan'ın Cumhuriyet Döneminde verdiği ilk mahkumiyet kararı oldu.

2. Yolsuzlukları nedeniyle Yüce Divan'a gönderilen Ticaret Eski Bakanı Ali Cenani

Ali Cenani, Osmanlı Meclisi Mebusanı'nda 4 dönem, TBMM'de 3 dönem milletvekilliği, ayrıca iki hükümette Ticaret Bakanlığı yapmış, Kurtuluş Savaşı'nda Güney Cephesinin örgütlenmesinde rol almış bir siyasetçiydi.

Un ve zahire fiyatlarının yükselmesini önlemek için Ticaret Bakanlığı emrine verilen 500 bin liranın harcanmasında usulsüzlük yaptığı iddia ediliyordu. Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk ve Başbakan İsmet İnönü bu iddiaların soruşturulması gerektiği görüşündeydi. TBMM de benzer yönde bir karar alarak, 10 Mart 1928'de Ali Cenani bey hakkında Soruşturma Komisyonu oluşturulması kararını aldı. Ali Cenani, 14 Nisan 1928'de dokunulmazlığı kaldırılarak Yüce Divan'a sevkedildi. Yüce Divan 14 Mayıs 1928 tarihinde kendisine  1 ay hapis ve 170 bin lirayı tazmin etme cezası verdi. Evli ve 5 çocuk babasıydı. Siyasi hayattan tamamen çekildi. 5 Aralık 1934'de vefat etti.

3. Kahramanlıkları yargılanmasına engel olmayan Mahmut Muhtar Paşa (Katırcıoğlu)

1867 İstanbul'da doğmuştur, 93 Harbi Kafkas Cephesi komutanı ve sadrazam Gazi Ahmet Muhtar Paşa'nın oğludur. 1885'te Harbiye'ye girmiş daha sonra Almanya'ya gönderilerek 1888'de Metz Harbiyesi'ni bitirmiştir. Teğmen olarak Prusya Ordusu'nda görev almış, İstanbul'a döndüğünde Harbiye'de Erkanı Harbiye'nin Görevleri dersini okutmuştur. 1897 Osmanlı-Yunan Savaşınde Albay rütbesiyle Veletsin, Çatalca ve Dömeke Savaşlarında bulunmuş, 1900 yıllarında Fransız Büyük Manevralarında Osmanlı Devleti'ni ve orduyu temsil etmiştir. Aynı yıl Piyade dairesi İkinci Başkanlığı'na getirilmiştir. 1908'de II. Meşrutiyet'in ilanında sonra birinci ferik rütbesi ile Hassa Ordusu Birinci Fıkra Komutanlığına tayin edilmiş, 31 Mart Ayaklanması'nın bastırılmasında başarılar göstermiştir. 17 Eylül 1909 tarihinde İzmir Valiliği'ne atanmış, 2 Ekim 1910 tarihinde Bahriye Nazırlığına getirilerek valilik görevinden ayrılmış, İbrahim Hakkı Paşa kabinesiyle birlikte nazırlık görevinden de ayrılmıştır. 1912 ortalarında babası Gazi Ahmet Muhtar Paşa kabinesinde tekrar Bahriye Nazırlığı'na getirilmiş, Balkan Harbinde Trakya Şark Ordusu'nun sağ taraf 3.Ordu Komutanlığında bulunmuş, yaralandığı için istifa etmek zorunda kalmıştır. 1913'te Berlin Büyükelçiliği'ne tayin edilmiştir. Enver Paşa ile yaşadığı bir anlaşmazlık nedeniyle yurdu terk etmiştir.

Ancak bütün bu başarıları ve kahramanlıkları onun yargılanmasına engel olmadı.

Anadolu Demiryolu Kumpanyası ile ilgili olarak İngiltere’de Times Iron Works fabrikalarına 20 bin İngiliz lirasını kefaletsiz ödeyerek "hazineyi zarara uğratmak" suçlamasıyla 30 Mayıs 1929'da Yüce Divan'a sevkedildi. Katırcıoğlu'nun yargılanması 3 Kasım 1929 tarihinde sona erdi. Yüce Divan, şirkete ödenen 22 bin Türk altınının yüzde 5 iskonto edilmek suretiyle Mahmut Muhtar Paşa'dan tahsiline karar verdi.

4. Aklanmak için kendi isteğiyle Yüce Divan'a giden Suat Hayri Ürgüplü

Suat Hayri Ürgüplü  13 Ağustos 1903 tarihinde Şam'da doğdu. I. Dünya Savaşı'na katılma fetvasını veren Şeyhülislam Ürgüplü Hayri Efendi'nin oğludur. Lâle Devri'nin sadrazamı Nevşehirli Damat İbrahim Paşa'nın soyundandır. Galatasaray Lisesi'nden sonra İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni 1926 yılında bitirdi. Çeşitli devlet hizmetlerinde bulundu. Türkiye-Yunanistan 1924 Nüfus Mübadelesi mahkemelerinde çalıştı. Galatasaray Spor Kulübü'nde atletizm yaptı.

1939 ve 1943'te Kayseri Milletvekili seçildi. 2. Şükrü Saraçoğlu kabinesinde Gümrük ve Tekel Bakanı oldu.

Bakanlığında  kahve ithalatında yolsuzluk yaptığı   yolunda dedikodular çıkınca örnek bir davranışta bulundu:

“Adımın da karıştığı kahve yolsuzluğuyla ilgili, bakanlığımda bir komisyon kurulmuştur. Bu teftiş heyetinin selametle çalışabilmesi için, benim, bu bakanlık koltuğundan ayrılmam gerekir; aksi halde, komisyonu etkilerim, sağlıklı bir karar oluşmaz. O nedenle, siyasi ahlak gereği, bakanlıktan istifa ediyorum."

Daha sonra Yüce Divan'da yargılandı, aklandı ve siyasi hayatına 1965'te kurulan hükumetin başbakanı olarak devam etti. Bu olay hala onurlu bir insanın hukuka gösterdiği yüksek saygının bir örneği olarak bazı hukuk fakültelerinde idare hukuku derslerinde öğrencilere okutulmaktadır.

5. Arpa Davası'ndan Aklanan Ticaret Eski Bakanı Mehmet Baydur

1961 Anayasasından sonra Yüce Divan'da yargılanan ilk kişi, 1964 yılında eski Ticaret Bakanı Mehmet Baydur oldu. ''Arpa davası'' olarak bilinen davada, Baydur, 52 bin 500 ton beyaz arpanın bir İngiliz firmasına satışına ilişkin iddialarla nedeniyle yargılandı. Mahkemede Baydur hakkında beraat kararı verildi.

6. MGK'nın Yüce Divan'a gönderdiği Bakan Hilmi İşgüzar

Sosyal Güvenlik eski Bakanı Hilmi İşgüzar; bakanlığı döneminde ""kayırma, yolsuzluk, nüfuz ticareti, vazifeyi suistimal ve menfaat temini suretiyle Bağ-Kur ve SSK'yı zarara uğrattığı" iddialarıyla Milli Güvenlik Konseyi (MGK) tarafından 2 Şubat 1981 tarihinde Yüce Divan'a sevkedildi. İşgüzar ve 15 arkadaşının 26 Mart 1981 tarihinde başlayan yargılanmaları 12 Nisan 1982'de sonuçlandı. İşgüzar, 9 yıl 8 ay ağır hapis ve 5 milyon 251 bin lira para cezasına çarptırıldı. Sayıları yargılama aşamasında 18'e yükselen diğer sanıklara da 3 ay ile 4 yıl arasında değişen hapis cezaları verildi.

7. Yüce Divan'da rüşvet suçlamasından aklanan Şerafettin Elçi

Bayındırlık Eski Bakanı Şerafettin Elçi; Milli Güvenlik Konseyi (MGK) tarafından "rüşvet almak" ve "görevini kötüye kullanmak" iddialarıyla 17 Mart 1982 tarihinde Yüce Divan'a sevkedildi. Elçi ve 7 arkadaşının yargılanmalarına 26 Mayıs 1982'de başlandı. Karar 12 Nisan 1983'de açıklandı ve Elçi, rüşvet suçlamasından beraat ederken, görevini kötüye kullanmaktan 2 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırıldı. Diğer 7 sanıktan 4'ü 3 yıla kadar hapis cezası aldı, 3 sanık beraat etti.

8. Turgut Özal'ın Yüce Divan'a gönderdiği Bakan İsmail Özdağlar

Dönemin Başbakanı Turgut Özal olayı şöyle anlatıyor:

"Ben politikayı yaparken hukuka çok dikkat etmek mecburiyetindeyim. Yani herkesin hakkına çok dikkat etmek mecburiyetindeydim. Bir misali yaşadım kendim. İsmail Özdağlar hadisesi. Yandaki odada olmuştur. Teyp bandı bana gelmiştir. Dinledim, üzerinde bir hafta düşündüm. Sonra çağırdım kendisini. Şu bizim jimnastik odasında. Sıkıya aldım. Bant da yanımdaydı. 'Dinletirim bandı' dedim. İtiraf etti. Dört kişi biliyordu hadiseyi. Uğur Mengencioğlu, yani parayı veren, İsmail Özdağlar, Adnan Kahveci ve ben. Ben bu hadiseyi bir gece düşündüm, ortaya çıkarayım mı, çıkarmayayım mı diye. Sonunda hukuk ve namus mantığı daha fazla galip geldi. 'Bana ve partime ne gelecekse gelsin. Ben bunu ortaya çıkaracağım' dedim."

İsmail Özdağlar "rüşvet almak" ve "görevini kötüye kullanmak" iddiasıyla TBMM tarafından 15 Mayıs 1985 tarihinde Yüce Divan'a sevkedildi. 1 Temmuz 1985'de başlayan yargılama, 14 Şubat 1986'da sona erdi. Davada, dönemin Başbakanı Turgut Özal da tanık olarak dinlendi. Tanık ifadeleri ve dava kanıtlarını "rüşvet" suçlaması için yeterli görmeyen Yüce Divan, Özdağlar'ı "görevini kötüye kullanmak"tan 2 yıl hapis ve 30 bin lira ağır para cezasına çarptırdı.

9. Otoyol Davası'ndan yargılanan Safa Giray ve Cengiz Altınkaya

Bayındırlık eski bakanları Safa Giray ile Cengiz Altınkaya, Otoyol ihaleleri sözleşmelerinde fiyat farkı ödenmeyeceğine ilişkin hüküm bulunmasına karşın, fiyat farkı ödedikleri iddiasıyla 20 Ocak 1993 tarihinde Yüce Divan'a sevkedildiler. Bu davaya 14 Eylül 1993 tarihinde Danıştay'ın kararı üzerine Karayolları eski Genel Müdürü Atalay Coşkunoğlu da dahil edildi. Yüce Divan'daki yargılama 13 Nisan 1995'de sonuçlandı; Giray, Altınkaya ve Coşkunoğlu suçsuz bulundu.

10. Yüce Divan'da bir Başbakan Yardımcısı Hüsamettin Özkan

Türkiye Halk Bankası A.Ş. yöneticilerini korumak ve sorumluların yargılanmalarını önlemek kastıyla, yasalara aykırı uygulamalarda bulunarak bankanın zarara uğramasına sebep oldukları" iddiasıyla 15 Haziran 2004 tarihinde Yüce Divan'a sevk kararı TBMM tarafından alındı. Yüce Divan sıfatıyla görev yapan Anayasa Mahkemesi, her iki kişinin suçlama kararlarının ayrı ayrı alınması gereği nedeniyle kararı iade etti. Karar 26 Ekim 2004'de tekrarlandı ve onaylandı. Yüce Divan, 31 Mart 2007 tarihinde 5'e karşı 6 oyla "suç oluşmadığından" beraat ettirdi.

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
osuran-boga03

adalet herkese lazım

kerem-ozcelik

yüce divana gidip harbi (ak)lanan Koray Aydını unutmuşsunuz

Görüş Bildir