Cumhuriyet'in 103. Yılında Bir Başlangıcı Yeniden Düşünmek…
29 Ekim 1923'ü düşündüğümde, zihnimde hep uzun ve zorlu bir mücadelenin ardından kazanılmış büyük bir zafer canlanır. Cumhuriyet Bayramlarını yıllarca bu gururla, bağımsızlığımızın ve özgürlüğümüzün bize kazandırdığı değerleri hatırlayarak kutladık. Ben de her 29 Ekim'de aynı heyecanı, aynı minneti hissettim.Ancak zamanla, belki de zaferin büyüklüğüne odaklanırken, o zaferin aslında yepyeni bir başlangıç olduğunu yeterince düşünmediğimizi fark ediyorum. Çünkü Cumhuriyet, yalnızca bir mücadelenin sonu değil; eğitimden bilime, sanattan toplumsal yaşama kadar her alanda yeni bir ülke inşa etme iradesinin başlangıcıydı.Bu yıl, 10. sınıf öğrencisi olan oğlumun eğitim gördüğü IB okulunda, Cumhuriyet'in 103. yılı için hazırlanan gösteriyi izlerken tam da bu düşünceyle yeniden karşılaştım. Üstelik bu kez Cumhuriyet'in başlangıç fikri, yalnızca anlatılan tarihsel olaylarla değil, sahneye taşınan hayatlarla, hayallerle ve başarılarla karşıma çıktı. Bir anne olarak oğlumun da içinde bulunduğu bu genç kuşağı izlerken, geçmişin gururunu hissetmenin ötesinde, o geçmişin bize yüklediği gelecek sorumluluğunu düşündüm.29 Ekim 1923, bir başlangıçtı.Ve bu başlangıcın en önemli parçalarından biri eğitimdi.