Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı

-

Erdoğan'ın Niyeti Kasım'da Seçim | Murat Yetkin | Radikal

Erdoğan'ın Niyeti Kasım'da Seçim | Murat Yetkin | Radikal

HDP Milletvekili Celal Doğan, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a "Seçim sonuçlarının koalisyon gösterdiğini söyledim" diyor. Peki, Erdoğan ne demiş?

Başlıktaki sözler Celal Doğan’a ait.

Celal Doğan kırk yıllık, görmüş geçirmiş bir siyasetçi.

Gaziantepspor başkanlığından, belediye başkanlığına dek yerel siyasetin her boyutunda hep varlığını gösterdi.

İlk defa 34 yaşında Gaziantep’ten CHP milletvekili olarak 1977’de girdiği Meclis’e 7 Haziran seçimlerinde HDP’den girdi.

Doğan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Deniz Baykal’ınkinden farklı bir nedenden çıktı.

Öncelikle görüşmeyi kendisi istedi; belediye başkanlığı dönemlerinden tanışıyorlardı, siyasi yelpazenin iki ayrı ucunda olmalarına karşın arada defalarca görüşmüşlerdi.

Haberin Tamamı İçin:

Mevsimlik İşçiye Böğürtlen Modeli | Cem Kılıç | Milliyet

Mevsimlik İşçiye Böğürtlen Modeli | Cem Kılıç | Milliyet

Türkiye’deki mevsimlik işçi kazalarına dün acı bir örnek daha eklendi. Bunların önüne geçmek için İsveç modeli uygulanabilir.

Böğürtlen toplamak için İsveç’e giden işçiler, bir sendikaya üye yapılarak ücret ve çalışma koşullarını belirleyen toplu sözleşmeye imza atıyor.

Türkiye’de her yıl tarımsal üretim için belirli dönemlerde ‘iç göç’ trafiği yaşanıyor. Çukurova’da pamukla başlayan, Karadeniz’de çay ve fındıkla devam eden, Ege’de zeytinle sona eren mevsimlik işçilik dönemlerinde ne yazık ki pek çok iş kazası yaşanıyor.

Bu kazaların önemli bir bölümü karayollarında gerçekleşiyor. Mevsimlik işçileri taşıyan araçların kaza yapması sonucu pek çok işçinin ve bu işçilerin ailelerinin hayatları kararıyor. En son dün Manisa’da yaşanan kaza sonucu asma yaprağı toplamak için tarlaya gitmekte olan 15 tarım işçisi hayatını kaybetti.

Özellikle yaz aylarında, hasat dönemlerinde, Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgesinden Karadeniz, Ege ve Akdeniz’e aile boyu göçler yaşanıyor. Amaç, fındık, zeytin, narenciye toplamak ve kışın rahat yaşayabilmek.

Haberin Tamamı İçin:

Mülklü Kibrinin Parolası: Popülizm | Ahmet İnsel | Cumhuriyet

Mülklü Kibrinin Parolası: Popülizm | Ahmet İnsel | Cumhuriyet

Yunanistan’da SYRİZA’nın halkoylamasında elde ettiği büyük başarı, Başbakan Çipras’ın hem elini güçlendirdi hem de omuzundaki yükü daha da ağırlaştırdı. Sadece elinin güçlenmesi değil, diğer partilerin kısa vadede erken seçime gitme talebini de gündemden kaldırdı. Belli ki böyle bir durumda, SYRİZA’nın seçimlerden daha güçlü çıkması ihtimal dahilinde. 
Çipras, partisinin bu büyük başarısının ardından takındığı tutumla dikkat çekiyor. Seçim sonuçlarının belli olmasının ardından kibirli bir muzaffer komutan edasıyla konuşmadı. Son derece alçak gönüllü bir tavır ve dille, karşı tarafa hemen el uzattı. Başta evet oyu verenler olmak üzere, bütün Yunanlılara birlikte mücadele etme, bu badireden birlikte çıkma çağrısı yaptı. Somut olarak bütün parti liderlerini hemen görüşmeye çağırdı. 
Sonuç daha kesinleşmeden ilk aradığı yabancı devlet başkanı Fransa Cumhurbaşkanı Hollande’dı. Ondan Merkel ve ekibini yumuşatmasını talep etti. Karşılığında ise SYRiZA üyesi olmayan ve davranışları parti içinde de tartışma konusu olan Yannis Varoufakis’ten istifasını istedi. Varoufakis istifasını açıklarken, “Alacaklıların dayattığı talebi kıvançla yerine getiriyorum” diyordu.

Haberin Tamamı İçin:

İşçisin Sen Yalnız Öl… | Leyla Alp | T24

İşçisin Sen Yalnız Öl… | Leyla Alp | T24

Seçimler bitmiş, meclis başkanı seçilmiş, koalisyon tartışmaları yapılırken, kimin kime hangi koşullarda göz kırptığı, hangi pazarlıkların hangi maslarda yapıldığı, kimlerin ne kazanacağı konuşulacakken sabahın kör vakti, gün bile daha uyanmamışken 15 işçi can verdi...

Sırası değildi… Koalisyon konuşulacaktı, Yunanistan’a laf çakılacaktı… Koca koca laflar edilecekti… Bazıları bu yüzden ‘es’ geçti… Duymamış, görmemiş gibi yaptı, “kaza” dedi, “trafik kazası”…

13’ü kadın 15 işçi öldü… 40 lira için… Üzüldük… Kahrettik… “Kahrolsun” dedik… Ama biliyoruz kimse kahrolmayacak… Çünkü biz kimseye kahır etmeyeceğiz…

15 işçi bir anda can verdi… Ve adına ‘kaza’ dendi… Tıpkı Torunlarda, Soma’da, Ermenek’te, Esenyurt’ta, Davutpaşa’da olduğu gibi…

Hemen her yıl yüzlerce mevsimlik işçi ulaşım sırasında ölüyor ve her seferinde yeni duymuş gibi yeni haberimiz olmuş gibi yapıyoruz. Mevsimlik işçilerin hiçbir sosyal güvencesi yok. 30-40 lira yevmiye ile tüm aile çalışıyorlar. Ve yaşanan bir ‘kaza’da (Kaza değil cinayet) tüm aile can veriyor. Sağ kalanlarsa aynı koşullarda ama bir büyük yasla yaşamaya ve çalışmaya devam ediyor.

Haberin Tamamı İçin:

Tekrar Seçim mi? ‘Biraz Düşünün’ Derim... | Fehmi Koru | HaberTürk

Tekrar Seçim mi? ‘Biraz Düşünün’ Derim... | Fehmi Koru | HaberTürk

Şahsen inandığım için değil, ama akıllı ve deneyimli bilinen siyasi gözlemcilerin sütunlarına da artık yansıdığı için, şu “tekrar seçim” iddiasına biraz yakından bakmak gerekiyor...

İddia şu: AK Parti yönetimi 7 Haziran seçiminden çıkan sonucu değerlendirmiş ve kendileri için en uygun formülün “seçimi yenilemek” olacağı kararına varmış; şimdilerde ortalığı saran koalisyon hükümetinin bugün-yarın kurulacağı havası yanıltıcıymış... Diğer partileri bu söylentilerle oyalayıp Anayasa’daki 45 günlük süreyi dolduracak ve seçimi tekrarlatacaklarmış...

Hesaba göre, daha önce AK Parti’ye oy verdiği halde son seçimde ya bir başka partiyi veya oyunu iptal yöntemini tercih etmiş seçmenler pişmanlık duyuyormuş; tekrarlanacak seçimde AK Parti yeniden yüzde 45 ve üstünü yakalayacakmış...

Planın sahibi olarak “AK Parti yönetimi” adresini verdim, ama bazıları bu planı doğrudan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile irtibatlıyor, hatta ‘’Başbakan Ahmet Davutoğlu ise hükümet kurmaktan yana’’ diye yazanlar bile var.

Haberin Tamamı İçin:

Ak Parti'yi Bekleyen Tehlike | Hilal Kaplan | Sabah

Ak Parti'yi Bekleyen Tehlike | Hilal Kaplan | Sabah

Seçimler sonuçlanalı bir ay oldu ve hâlen bir hükümetimiz yok. Çünkü parlamenter sistem, oyların %41'ine sahip, en yakın rakibine %16 fark atmış olan partiye ülkeyi yönetme imkânı tanımıyor.

Ak Parti, başında Erdoğan olmadan girdiği ilk seçimlerde, başka bir ' ilk 'le daha, ülkeyi tek başına yönetememe sonucuyla karşılaştı. Otuz yaşın altındaki milyonlarca vatandaşın da, Ak Parti kadrolarının ezici çoğunluğunun da koalisyon tecrübesi yok. Üstelik koalisyon seçeneğinin tek sıkıntısı ' tecrübesizlik ' de değil.

Ak Parti'yi bugün olduğu noktaya getiren Erdoğan'ın karizmatik liderliği, yaptığı hizmet siyaseti doğrultusunda çığır açan icraatler ve demokratik reformlar dışında başka bir şey daha var: Özgüven. Bu da büyük ölçüde, ülkeyi 90 yılda gelemediği noktaya 12 yılda getirmesinden kaynaklanıyor. Ancak mezkûr özgüvenin merkezinde, Erdoğan'ın liderliğinde hep tek iktidar partisi olması yatıyor. Yani Ak Parti ilk defa ' merkez 'inden imtihan oluyor.

Haberin Tamamı İçin:

Uzlaşma İhtiyacı ve “Bünyesel Problem”… | Ali Bayramoğlu | Yeni Şafak

Uzlaşma İhtiyacı ve “Bünyesel Problem”… | Ali Bayramoğlu | Yeni Şafak

İlter Turan'ın dün Cansu Çamlıbel'e verdiği söyleşideki şu tespit önemliydi:

“Yargı, özerkliği aşınmış bağımsız bir güç olma niteliğini kaybettiği (…) için tartışma çıkıyor. İçişlerine bakıyorsunuz kolluk kuvvetlerinin ve ülke yönetiminin çok partizanlaştığı endişesinden kaynaklanan bir inatlaşma var. Milli Eğitim ideolojik cihazlanma diyebileceğimiz bir mücadeleyle ilgili. Siyaset bir dünya görüşünün başka bir dünya görüşüne egemen kılma gayreti olarak görülünce, tabii bunun araçları önem kazanıyor. Yerleşik bir demokraside bunlar tartışma konusu değildir. Bizim böyle bir bünyesel problemimiz var…”

Bu köşede altını çok çizmişimdir:

Toplulukçu-ataerkil bir dokuda siyaset, toplumsal grupların yaşam alanlarını fayda ve kavga üzerinden diğer grupların aleyhine genişleme arayışına dayanır. Fayda ve kavga, bunun devamı olarak denetim ve sadakat arayışı, ilkeyi, kuralı, kurumu, ortak değeri, tüm hakemlik mekanizmalarını yok eder, en azından bozar. Böyle bir gelenekte uzlaşma kültürünün gelişmesi, ortak alanların, ilke eksenli düzenleyici mekanizlamaların oluşması zordur.

Haberin Tamamı İçin:

İnsan Hakları Çok Tehlikeli | Ayça Söylemez | BirGün

İnsan Hakları Çok Tehlikeli | Ayça Söylemez | BirGün

Jacinta Owako Ayoo 46 yaşında, Kenyalı. Onu tanıyor olmamızın sebebi, şu anda Bakırköy Kadın Hapishanesi’nde olması. 2007’den beri HIV pozitif ve AIDS tedavisi görüyor. Ağustos 2010’dan beri Türkiye hapishanelerinde. 17 yıl 6 aylık hapis cezası aldı. Kenya’da üç çocuğu var, Türkiye’de kimsesi yok. Türkçe de bilmiyor.
Hapishane çalışanları onu “Hasta” diye çağırıyor.

İlaçlarını düzenli alamıyor, akşam iğnelerini de kendisi yapmak zorunda. Zaten “Sabah akşam iğne olarak yaşayamam, bana tablet ilaç verilmesi gerek, delik deşik oldum” diyor. Tablet Türkiye’de yokmuş, verilmiyor.
HIV pozitif olduğu için atölyede çalışması yasak. Hiç parası yok. Ailesini aramak için de para lazım, içme suyu için de.

Kenya’da tedavisinin düzgün yapılma olasılığı var. Ülkesine gitmek istiyor ama gidebilmesi için adli para cezası olan 31 bin 250 TL’yi ödemesi lazım. Devlet bu para ödenmediği için Jacinta’yı ülkesine göndermiyor. Ama Adalet Bakanlığı’na göre tedavisine şimdiye dek 111 bin 763 TL harcandı?

Haberin Tamamı İçin:

‘Türkiye Terörist, Ak Parti İslâmcı' mı? | Mümtaz'er Türköne | Zaman

‘Türkiye Terörist, Ak Parti İslâmcı' mı? | Mümtaz'er Türköne | Zaman

İkisi de kimsenin aklından geçmiyor. “Türkiye terörist” demek, bu ülkeye düşmanlık etmek dışında bir anlama gelmez. “AK Parti İslâmcı” lafı ise, -ortada askerî vesayet endişesi olmadığına göre-, üstüne alınacak olanlar için büyük bir iltifat. Ali Bulaç da ben de AK Parti'nin İslâmcı olmadığı konusunda hemfikiriz. Tam da bir takiyye konusu. İşinize yaradığı zaman İslâmcılara göz kırpacaksınız, güç arayışında yüke dönüştüğü zaman da anayasal-yasal düzene sığınıp bu ideolojik yükü sırtınızdan atacaksınız. Yıllardır tecrübe ettiğimiz ikiyüzlülüğün üzerini örten “İslâmcılık” yaftası iktidar sahiplerinin bütün meşruiyet problemlerini çözebilir, ancak İslâmcılığı çok ağır bir töhmet altına sokar. Başlıktaki ibarenin sahibi olan Ergun Yıldırım gibi aklı başında bir sosyal bilimcinin bile iktidarın cilveleri ve mecburiyetleri ile İslâmcılık arasındaki uçurumu doldurmak için eleştiride bulunanları, durumun gerçekten de çok kötü olduğunu gösteriyor.

Fikir, toprağını, suyunu, havasını en ideal bileşimde bulmalı ki gelişebilmeli. Kötü fikir iyi fikri kovuyor. Siyasî çıkarların, hesapların, ego çatışmalarının gölgesinde bir konuyu tartışmak, hakikate değil suçlamalara ve şahsiyyata hizmet ediyor. Polemik ile tartışma arasındaki farkı bilmeyenler eskilerin kullandığı bu “şahsiyyat” kelimesine dikkat etmeli.

Haberin Tamamı İçin:

Yunanistan ‘Hayır’ Diyerek Silah Satıcılarına Cevap Verdi | Süleyman Yaşar | Taraf

Yunanistan ‘Hayır’ Diyerek Silah Satıcılarına Cevap Verdi | Süleyman Yaşar | Taraf

Hatırlayacaksınız, Yunanistan 2010 yılında mali krize girdi. İşte bu sırada Yunanistan Başbakanı Yorgo Papandreu mali yardım istemek için Paris’e gitti. Ve dönemin Fransa Devlet Başkanı Nicolas Sarkozy Papanreu’ya bizim ürettiğimiz savaş gemilerimiz alın sizi kurtaralım dedi.

Tabii bu baskıya karşı koyacak durumda olmayan Papandreu Fransa’dan altı firkateyn,15 tane arama kurtarma süper puma helikopteri ve 40 Rafale savaş uçağı almayı kabul etti. Paris’in ardından Berlin’e geçen Papandreu bu defa Almanya Başbakanı Angela Merkel tarafından sıkıştırıldı. Merkel elektrik ve mazotla çalışan Thyssen- Krupp denizaltılarının alımı için baskı yaptı. Sonunda Yunanistan’ın kurtarma yardımı alabilmek için silahlara ödediği para 9 milyar doları buldu. Yani Srakozy ve Merkel kurtarma yardımını onaylamak için adeta rüşvet aldılar. Peki, kim verdi bu bilgileri bize? Evet, bu skandal bilgileri Avrupa Savunma Ajansı eski başkanı Nick Witney basına açıkladı.

Haberin Tamamı İçin:

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Adalet ve Kalkınma PartisiAhmet DavutoğluAlmanyaAngela MerkelBaşbakanCumhuriyet Halk PartisiFransaHDPHalkların Demokratik PartisiİsveçManisaRecep Tayyip ErdoğanRüşvetSavaşSomaTercihYunanistançay
Görüş Bildir