Görüş Bildir

Manisa Haberleri

Ege Bölgesi'nde yer alan Manisa, en kalabalık on dördüncü şehirdir. Toplum nüfusu 1.456.626 kişidir. Belediye Başkanı Cengiz Ergün'dür.

Manisa

Manisa, Ege Bölgesi'nin orta kısımlarında yer alan bir ildir. Ege Bölgesi'nde bulunan İzmir'den sonraki en kalabalık nüfusa sahip ikinci ildir. 17 ilçesi vardır. Manisa aynı zaman Şehzadeler Şehri olarak da bilinmektedir. Spil Dağı'nın eteklerinde bulunan Manisa'nın iklimi karasaldır fakat batı kesimi ile doğu kesiminden geçişte iklim farklılığı görülmektedir. Halkı geçimini tarım ve sanayi ile sağlamaktadır .Şehrin içinde bulunan Celal Bayar Üniversitesi'nin şehrin gelişimine sağladığı katkı oldukça fazladır.

Popüler İçerikler

"Sokaklarda Feryat Etti!": Müge Anlı'da Selin Öztürk'ün Gizemli Kaybında Şok Gelişmeler!
22 yaşındaki Selin Öztürk, babasının evine duş almak için gitmek üzere annesinin evinden ayrıldığı 16 Nisan Salı günü Manisa'nın Şehzadeler ilçesinde ortadan kayboldu. Selin'in eşi, bir süredir cezaevinde olduğu için genç kadın annesiyle birlikte yaşıyordu. Selin Öztürk ve annesi hakkındaki iddialar, Müge Anlı'nın sunumuyla ekranlara gelen 'Tatlı Sert' programında gündeme geldi ve büyük yankı uyandırdı.
Meclis'te Şiddet Durmuyor...
TBMM Genel Kurulu'nda dershanelerle ilgili yasa tasarısının görüşmeleri kavgaya sahne oldu. AK Parti ve CHP milletvekilleri birbirinin üzerine yürüdü, iki milletvekili yumruklaşırken, bir milletvekili yere düştü. CHP İstanbul Milletvekili Melda Onur, 11 yılda eğitim sisteminin defalarca değiştirildiğini belirterek, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı'ya 'Sayın Bakan son kararınız mı? Havuz sorunu gibi Sümeyye kızımız bile içinden çıkamaz. Sınav hatalarıyla insanlar mağdur edildi, 300-350 bin civarındaki atanamayan öğretmenlerden 35'i intihar etti. İmam hatiplerinden terörist yetişiyor diyen bir başbakanımız var. İmam hatiplerden yargıtay imamı çıktı. Keşke casus deseydiniz. Adamı fişlediniz, imamları da böldünüz; AKP imamı, cemaat imamı diye..Bu düzenlemeler Başbakan'ın hayalindeki ülke için çıkarılıyor' dedi. AK Parti'li milletvekilleri kendisine tepki gösterirken Onur, yanında getirdiği aynayı Bakan Avcı ve milletvekillerine tutarak, 'Burada paralel değil yansıma görüyoruz. Paralel yapıyı görüyor musunuz? Hepiniz oradaydınız beyefendiler, hanımefendiler' diye konuştu. Daha sonra kürsüye gelen AK Parti Manisa Milletvekili Selçuk Özdağ, 'Ne oldu geçmişte gerici dediğiniz Erbakan, eli kanlı katiller, faşistler dediğiniz MHP ile niye koalisyon kurdunuz? Deniz Gezmiş'e küfreden, Yılmaz Güney'lere hakaret eden bir şahsı niye Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayı yaptınız? Atatürk'ün kurduğu partinin genel başkanının yolu ABD rezidansıymış. utanmıyor musunuz, hani Deniz Gezmiş'in, Sinan Cemgil'in yoluydu sizin yolunuz? Sizin yolunuz ABD büyükelçiliğinin rezidansıymış...Ayakkabı kutularından bahsediyorsunuz. Yıl 1978, Adalet Partisi'nden 11 milletvekili transfer ettiniz, bunları bakan yaptınız, 4'ü yargılandı ve hapis cezası aldı; rüşvetten, irtikaptan, görevi kötüye kullanmaktan. Tescilli hırsızlar CHP'dedir. Aziz Kocaoğlu, 300 yılla yargılanıyor. Ama daha ortada iddianame bile yok, masumiyet karinesini hiçe saydınız. Siz demokrasi havariliğinden başka asla bir şey yapamazsınız. Deniz Gezmiş'in kemikleri sızlıyor' dedi.. Sataşmadan söz alan CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, 'Mızrak çuvala sığmıyor. Suçüstü yakalandınız, geçmişe giderek bir şeyler bulmaya çalışıyorsunuz' ifadesini kullandı. AK Parti'nin 2002'de iktidar olmasının ardından Recep Tayyip Erdoğan'ın Başbakan olmadan ABD'ye gittiğini ifade eden Hamzaçebi, Erdoğan'ın 'ABD Başkanı ile değil, bakanlarla değil, danışmanlarla görüşüyor. Erdoğan bunu Türkiye'ye müstahak gördü. Hiçbir genel başkanımız Hikmetyar gibi bir teröristin dizinin dibine çökmemiştir. Hiçbir genel başkanımız, bir önceki genel başkanın rahatsızlığında ziyaretine gitmekten çekinmemiştir. Erdoğan, Erbakan'ı hasta yatağında ziyaret edemedi, ailesinden helallik istemedi' diye konuştu. AK Parti ile CHP milletvekilleri arasında tartışmalar ve laf atmalar devam ederken, AK Parti Isparta Milletvekili Süreyya Sadi Bilgiç, CHP Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk'ün üzerine yürüdü. Bu sırada iktidar ile anamuhalefet sıralarını birbirinden ayıran alanda çok sayıda milletvekili toplandı. CHP'li milletvekilleri Ali Rıza Öztürk'ü dışarı çıkarmak isterken, AK Parti Ankara Milletvekili Fatih Şahin de Öztürk'e, 'Çık dışarı' diye bağırdı. Öztürk'ün Şahin'i dışarıya çağırmasıyla milletvekilleri arasında arbede başladı. CHP İzmir Milletvekili Erdal Aksünger ile AK Parti İstanbul Milletvekili Metin Külünk yumruklaştı. Külünk, kavgaya karışan CHP Kayseri Milletvekili Şevki Kulkuloğlu ile de yumruklaştı. Bazı milletvekilleri arasında da itiş kakış yaşandı. Bir AK Parti milletvekili de CHP sıralarna doğru yürümek isterken yere düştü. Fenalaşan ve burnu kanayan Kulkuloğlu, ambulansla hastaneye kaldırıldı. Başkanvekili Güldal Mumcu, kavga üzerine birleşime ara verdi. AA
Sinop'ta İşsiz Öğretmen Canına Kıydı
Sinop’ta işsiz öğretmen 35 yaşındaki Gamze Filiz Arslan, dün evde bulunan av tüfeğiyle yaşamına son verdi. Bir süre İstanbul’da özel bir dershanede kimya öğretmeni olarak görev yaptıktan sonra işsiz kalarak memleketi Sinop’a gelen Gamze Filiz Arslan, evde bulunan av tüfeğini çenesinin altına dayayıp ateş ederek canına kıydı. Silah sesi üzerine odaya giren aile fertleri Arslan’ın kanlar içerisinde yerde görünce durumu hemen sağlık ekiplerine bildirdi. Eve gelen ekipler, Arslan’ın öldüğü belirledi. İntiharla ilgili soruşturma devam ederken, genç öğretmenin cansız bedeni, otopsi için Sinop Atatürk Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. DHA
Mart Ayıyla Birlikte İhtiyaç Duyulan Yağışlar Geliyor
Yurdumuzun bugünden (01.03.2014 Cumartesi) itibaren Orta Akdeniz üzerinden gelen yağışlı bir sistemin etkisine gireceği tahmin ediliyor. Yarın Marmara’nın batısı ve kıyı Ege’de, 02.03.2014 Pazar günü Marmara, Ege, Batı Akdeniz, İç Anadolu’nun kuzeyi, Batı Karadeniz, Orta ve Doğu Karadeniz’in iç kesimleri, Doğu Anadolu’nun batısı ile Adıyaman ve Kahramanmaraş çevrelerinde aralıklarla yağış geçişleri bekleniyor. Yağışlı sistem yurdumuz üzerinde etkili olmaya devam ederken 03.03.2014 Pazartesi günü ülkemizin yine orta Akdeniz üzerinden gelen yeni bir yağışlı sistemin etkisine gireceği ve bu sistemin 04.03.2014 Salı günü yurdumuzun tamamında yağışlara sebep olacağı ve hafta sonuna kadar yurdun büyük bölümünde aralıklarla etkili olacağı, yağışların genellikle yağmur ve sağanak şeklinde, sadece çok yüksek rakımlı (2000 metre ve üzeri) yerlerde karla karışık yağmur ve kar şeklinde görülebileceği tahmin ediliyor Mart ayının ilk 10 günü meydana gelmesi beklenen yağışların yurdun güney, iç ve batı bölgelerinde mart ayı ortalamalarına erişmesi tahmin edilmektedir.Hava sıcaklığının hafta sonunda yurt genelinde artacağı, gelecek hafta başından itibaren yağışlarla birlikte iç bölgelerimizde 3 – 6 derece azalacağı ve mevsim normalleri civarında seyredeceği tahmin ediliyor. Güney Ege'nin Güneyi ile Batı Akdeniz'de Fırtına Bekleniyor! Doğu ve güneydoğudan esmekte olan rüzgarın bugün (Cumartesi) akşam saatlerinden itibaren Güney Ege'nin güneyinde, gece Batı Akdeniz'de kuvvetini artırarak 6 ila 8 (60-75 km/s) fırtına şeklinde esmesi tahmin edilmektedir.  Fırtınanın pazar günü akşam saatlerinde etkisini kaybetmesi beklenmektedir.  Meteoroloji Genel Müdürlüğü | Günlük Rapor Yapılan son değerlendirmelere göre ülkemizin kuzey ve batı kesimlerinin parçalı ve çok bulutlu, Marmara, Ege, İç Anadolu'nun kuzeybatısı ile Konya, Kırşehir, Bolu ve Düzce çevrelerinin yağmur ve sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde iç ve doğu kesimlerde yer yer pus ve sis ile birlikte buzlanma ve don olayı bekleniyor. HAVA SICAKLIĞI: Ülke genelinde 3 ila 5 derece artacağı tahmin ediliyor. RÜZGAR: Genellikle güney yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette, bugün Kıyı Ege'de kuvvetlice (30-50 Km/S) eseceği tahmin ediliyor. UYARILAR BUZLANMA VE DON OLAYI UYARISI: Sabah ve gece saatlerinde iç ve doğu bölgelerde buzlanma ve don olayı beklendiğinden yaşanabilecek olumsuzluklara karşı (ulaşımda aksamalar, vb) ilgililerin ve vatandaşların dikkatli ve tedbirli olmaları gerekmektedir. SİS UYARISI: Sabah ve gece saatlerinde iç ve doğu kesimlerde yer yer pus ve sis beklendiğinden yaşanabilecek olumsuzluklara karşı (ulaşımda aksamalar, vb) ilgililerin ve vatandaşların dikkatli ve tedbirli olmaları gerekmektedir. BÖLGELERİMİZDE HAVA MARMARA Parçalı ve çok bulutlu, bugün (Cumartesi) batı kesimleri ile İstanbul'un Avrupa yakasının, yarın (Pazar) sabah saatlerinden itibaren bölge genelinin yağmur ve sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. BİLECİK Parçalı, zamanla çok bulutlu yarın (Pazar) sabah saatlerinden itibaren yağmur ve sağanak yağışlı 11 BURSA Parçalı, zamanla çok bulutlu yarın (Pazar) sabah saatlerinden itibaren yağmur ve sağanak yağışlı 14 İSTANBUL Parçalı ve çok bulutlu, batı kesimleri ile yarın (Pazar) il geneli yağmur ve sağanak yağışlı 11 YALOVA Parçalı, zamanla çok bulutlu yarın (Pazar) sabah saatlerinden itibaren yağmur ve sağanak yağışlı 13 EGE Parçalı ve çok bulutlu, kıyı kesimleri ve Manisa çevreleri ile zamanla bölge genelinin sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde, iç kesimlerinde buzlanma ve don olayı ile birlikte yer yer pus ve sis görüleceği tahmin ediliyor. A.KARAHİSAR Parçalı ve çok bulutlu, yarın (Pazar) sabah saatlerinden itibaren yağmurlu 11 AYDIN Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı 12 İZMİR Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı 14 MANİSA Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak yağışlı 13 AKDENİZ Parçalı, batı kesimlerinin çok bulutlu, bugün (Cumartesi) öğle saatlerinde göller yöresinin hafif yağmur ve sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. ADANA Parçalı bulutlu 21 ANTALYA Parçalı ve çok bulutlu, bugün (Cumartesi) öğle saatlerinde batı ilçleri hafif sağanak yağışlı 16 HATAY Parçalı bulutlu 20 MERSİN Parçalı ve çok bulutlu 20 İÇ ANADOLU Parçalı, batısının yer yer çok bulutlu, yarın (Pazar) sabah saatlerinden itibaren kuzeybatısı ile Konya ve Kırşehir çevrelerinin hafif yağmur ve sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde buzlanma ve don olayı ile birlikte yer yer pus ve sis görüleceği tahmin ediliyor. ANKARA Parçalı zamanla çok bulutlu yarın (Pazar) sabah saatlerinden itibaren hafif yağmur ve sağanak yağışlı 14 ESKİŞEHİR Parçalı zamanla çok bulutlu yarın (Pazar) sabah saatlerinden itibaren hafif yağmur ve sağanak yağışlı 14 KIRIKKALE Parçalı zamanla çok bulutlu yarın (Pazar) sabah saatlerinden itibaren hafif yağmur ve sağanak yağışlı 14 KONYA Parçalı zamanla çok bulutlu yarın (Pazar) sabah saatlerinden itibaren hafif yağmur ve sağanak yağışlı 13 BATI KARADENİZ Parçalı zamanla batısı çok bulutlu, yarın (Pazar) sabah saatlerinden itibaren Bolu ve Düzce çevrelerinin hafif yağmur ve sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.Sabah ve gece saatlerinde bölgenin iç kesimlerinde buzlanma ve don olayı ile birlikte yer yer pus ve sis hadisesi bekleniyor. BOLU Parçalı zamanla çok bulutlu yarın (Pazar) sabah saatlerinden itibaren hafif yağmur ve sağanak yağışlı 13 DÜZCE Parçalı zamanla çok bulutlu yarın (Pazar) sabah saatlerinden itibaren hafif yağmur ve sağanak yağışlı 16 KASTAMONU Parçalı zamanla çok bulutlu 14 ZONGULDAK Parçalı zamanla çok bulutlu 12 ORTA ve DOĞU KARADENİZ Parçalı bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde Gümüşhane ve Bayburt çevrelerinde buzlanma ve don olayı bekleniyor. GÜMÜŞHANE Parçalı bulutlu, sabah ve gece saatlerinde il genelinde buzlanma ve don olayı görülecek 11 ORDU Parçalı bulutlu 13 SAMSUN Parçalı bulutlu 14 TRABZON Parçalı bulutlu 12 DOĞU ANADOLU Parçalı bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde bölgenin kuzey ve doğusunda buzlanma ve don olayı bekleniyor. ELAZIĞ Parçalı bulutlu 13 ERZURUM Parçalı bulutlu 5 TUNCELİ Parçalı bulutlu 13 VAN Parçalı bulutlu 6 GÜNEYDOĞU ANADOLU Parçalı bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde Batman çevrelerinde pus ve sis bekleniyor. DİYARBAKIR Parçalı bulutlu 16 GAZİANTEP Parçalı bulutlu 15 ŞANLIURFA Parçalı bulutlu 18 SİİRT Parçalı bulutlu 14 DENİZLERDE HAVA Akşam Güney Ege'nin güneyinde, gece Batı Akdeniz'de fırtına; akşam Batı Akdeniz'de fırtınamsı rüzgar bekleniyor. KARADENİZ Hava Durumu: Parçalı bulutlu, Batı Karadeniz'in batısı yağmurlu, Rüzgar: Doğu ve güneydoğudan 2 ila 4, Orta ve Doğu Karadeniz'de 5 kuvvetinde, Dalga: 1,0 ila 1,5m , Orta ve Doğu Karadeniz 2,0m, Görüş: İyi, yağış anında orta. MARMARA Hava Durumu: Çok bulutlu ve yağmurlu, Rüzgar: Doğu ve güneydoğudan, akşam kuzeydoğudan 2 ila 4, yer yer 5 kuvvetinde, Dalga: 0,5 ila 1,5m, Görüş: İyi, yağış anında orta. EGE Hava Durumu: Çok bulutlu, sağanak yağışlı, Rüzgar: Kuzey Ege'de güney ve güneydoğudan, sabah geneli ile öğlen kuzeyi güneybatıdan 3 ila 5, Güney Ege'de güney ve güneydoğudan 4 ila 6, akşam saatlerinden itibaren 5 ila 7, güneyi 8 kuvvetinde, Dalga: 1,0 ila 2,0m, Güney Ege 1,5 ila 2,5m, akşam güney 3,0 ila 4,0m, Görüş: İyi, yağış anında orta, akşam güneyi zayıf. AKDENİZ Hava Durumu: Parçalı çok bulutlu, Batı Akdeniz'in batısı yer yer sağanak yağışlı, Rüzgar: Batı Akdeniz'de doğu ve güneydoğudan 4 ila 6, akşam batısı ile doğusu kuzeydoğudan 5 ila 7, gece doğusu kuzeydoğudan ve gece batısı güneydoğudan 8, Doğu Akdeniz'de doğu ve kuzeydoğudan 3 ila 5, akşam 4 ila 6, gece batısı 7 kuvvetinde, Dalga: 1,5 ila 2,5m, akşam batısı 2,5 ila 3,5m, Görüş: İyi, yağış anında orta. VAN GÖLÜ Hava Durumu:Parçalı çok bulutlu, gece ve sabah saatlerinden yer yer sisli ve puslu, Rüzgar: Doğu ve kuzeydoğudan, batısı zaman zaman güneydoğudan 2 ila 4 kuvvetinde, Dalga: 0,25 ila 0,5m Görüş: İyi, sis anında zayıf.
Manisa'da Radyasyon Konusunda Tedbir Alınmalı
Manisa'nın Köprübaşı ilçesi çevresinde gerçekleştirdiğimiz bağımsız radyasyon ölçümü, bölgede kısıtlı bir alanda da olsa insan sağlığına zarar verebilecek ölçüde yüksek radyasyon bulunduğunu gösteriyor. Yetkilileri gerekli tedbirleri almaya çağırıyoruz.Manisa’nın Köprübaşı ilçesi çevresinde Şubat ayında gerçekleştirdiğimiz bağımsız radyasyon ölçümü, bölgede belli bir alanda radyasyon seviyesinin insan sağlığını tehdit edebilecek düzeye ulaştığını ortaya koydu. Geçtiğimiz aylarda bu bölgede su ve toprakta radyasyon değerlerinin normalin çok üzerinde olduğunu gösteren raporlar gündeme gelmişti. Greenpeace radyasyon uzmanları, yaptıkları incelemede havadaki gamma radyasyon değerlerine odaklandı ve konuyla ilgili bir rapor ve radyasyon haritası yayımladı.Rapora göre, elde edilen yüksek radyasyon değerlerinin bir kısmının nedeni bölgedeki doğal uranyum varlığı olsa da, en yüksek değerlerin elde edildiği alan bundan 30 yıl önce pilot uranyum madenciliği projesinin gerçekleştiği bölge.Radyasyon değerlerinin bölgedeki ortalamanın 50 katına (4 mikrosievert/saat ila 6,5 mikrosievert/saat arasında) ulaştığı bu alan, Köprübaşı ilçesi Kasar Köyü’nün 500 metre ilerisinde, hemen yol kenarında bulunuyor. Alanın yüzeyinin yapısı ve yerel halktan alınan bilgiler ışığında uzmanlar, bu alanın geçmişte uranyum madenciliği çalışmasının yapıldığı alan olduğu sonucuna ulaşıyor. Raporda, bu alanda gerekli temizliğin yapılmadığının ve yerel halkın uyarılmadığının, etrafta herhangi bir uyarı levhasının bulunmadığının altı çiziliyor.Kasar çevresinde yüzeyi bozulmamış, doğal uranyum varlığına işaret eden alanlarda ise radyasyon seviyeleri yakın çevredeki benzer alanlarda yapılan ölçümlerden 1,5 ila 15 kat daha yüksek.Greenpeace Radyasyon Uzmanı Jan Beranek konuyla ilgili şunları söyledi:“Uluslararası radyasyondan korunma prensiplerine göre radyasyonun hiçbir dozu zararsız olacak kadar düşük risk kabul edilemez. Bu yüzden, kaynağı ne olursa olsun radyasyona maruz kalma sınırı olabildiğince düşük tutulmalıdır. Uranyum madeninin çıkarılması ve işlenmesi nükleer endüstrinin kirli, küçük sırlarından biri, nükleer enerjiyi destekleyenler ve “temiz enerji” olarak adlandıranların göz ardı ettiği bir durum.”Bilimsel çalışmalar, uranyuma maruz kalan insanlarda beyin ve böbrek rahatsızlıkları, ayrıca kalp ve damar sorunları görüldüğünü ortaya koyuyor. Bu sağlık riskleri, uranyum nedenli radyasyona uzun süre maruz kalmaya bağlı olarak artıyor.Greenpeace Akdeniz Kampanyalar Yöneticisi Hilal Atıcı ise Türkiye’de yetkililerin sorundan uzun zamandır haberdar olduğunu söyledi.“Bölgede yer altı su kaynaklarında uranyum varlığına işaret eden bilimsel raporlar bulunuyor. Ancak bugüne dek bu konuda hiçbir önlem alınmadı. Bu durum bir kez daha gösteriyor ki, Türkiye'de radyasyon güvenliği konusunda yasal düzenlemelerde büyük açıklar var. Acil durumlarda kimin ne yapacağı bilinmiyor.”“Durum bu iken, Çevre Bakanlığı, nükleer santral için sicili hiç de temiz olmayan Rosatom'un sunduğu Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporuna onay vermeye hazırlanıyor. Nükleerle ilgili acil durum planları üzerine Türkiye’de yasal bir düzenleme bulunmazken nükleer santral için ÇED onayının verilmesi ileride halk sağlığı için geri dönüşü olmayacak ciddi sonuçlar doğurabilir. Nükleer santralde gerçekleşebilecek olası bir acil durumda kimin ne sorumluluk alacağı belli olmadığı için, insanlar geri dönüşü olmayacak şekilde yüksek miktarda radyasyona maruz kalabilir.”Hazırladığımız raporda yetkilileri aşağıdaki adımları atmaya çağırıyoruz.İnsan faaliyeti sonucu ortaya çıkan radyasyonlu alanlar temizlenmeli. Bu yapılana kadar da bu noktalardan geçen kişilerin radyasyona gereksiz maruz kalma durumunu engellemek için uyarı levhaları konulmalı.Yerel halk, yüksek dozlu uranyum içeren su kaynaklarını uzun süreli kullanmalarının zararları hakkında bilgilendirilmeli. Durum düzenli olarak izlenmeli ve gerek duyulursa temiz su kaynaklarına erişim sağlanmalı.Kasar yakınında çıkarılmış uranyumun Köprübaşı yakınında bir tesiste sarı pasta adı verilen uranyum konsantrasyonunu oluşturmak için kullanıldığı MTA tarafından rapor edilmiş, fakat bu işlem sonucunda ortaya çıkan radyoaktif atığın nerede depolandığı hakkında bilgi verilmemiş. Bu türden atıklar, yeraltı veya yerüstü suların kirlenmesine neden olabilir ve/veya radon gazının havaya karışması söz konusu olabilir. Bu yerin açıklanması ve bağımsız ölçümlerin yapılmasına izin verilmesi gerekmekte.Çevre Bakanı İdris Güllüce’den, çevreyi, insan sağlığını, gelecek nesilleri tehdit eden nükleer santral planına acilen dur demesini iste.
Ak Parti Soma'daki Facianın Araştırılması İçin TBMM'ye Önerge Sundu
AK Parti, Soma’daki maden faciasının araştırılması için TBMM Başkanlığı’na Meclis Araştırma Önergesi sundu. Maden faciasının yaşandığı gün ”20 gün önce CHP’nin Soma önergesi reddedildi” diyen CHP’li Özgür Özel’in AK Parti’nin hamlesi karşısındaki tepkisi ”Ve beklenen oldu” diye yazmak oldu. Teklif Ak Parti Aksaray Milletvekili Ali Rıza Alaboyun ve 38 AK Partili milletvekilinin imzasıyla TBMM Başkanlığı’na sunuldu. Önergede, 13 Mayıs 2014 Salı günü Manisa’nın Soma ilçesinde, Soma Linyitleri İşletmesine ait ve özel sektörce işletilen maden sahasında ülkenin karşılaştığı en büyük maden kazasının meydana geldiği anımsatıldı. Dipnot Tv
Şehzade Mustafa kimdir?
Şehzade Mustafa (1515, Manisa – 6 Ekim 1553, Konya), (Osmanlıca adı: شهزاده مصطفى) Kanuni Sultan Süleyman’ın Mahidevran Sultan’dan olma oğlu.Saruhan, Amasya, Konya sancak beyliklerinde bulunmuştur. Babasının tahtına göz dikmekle suçlanmış; Nahcıvan seferi’ne giden Osmanlı ordusunun Konya’da konakladığı sırada, padişahın otağında boğdurulmuştur. Katli, devlete isyan suçundan dolayıdır; ancak deliller ve şahitler konusunda tartışma bulunmaktadır. Hürrem Sultan’ın tahta kendi oğullarından birini geçirmek için Şehzade Mustafa’ya tuzak kurduğu ve ölümünü hazırladığı iddia edilmektedir.1553 yılında Şehzade Mustafa’nın öldürülmesi 1.561 sayfasında Fransız trajedisi La Soltane ya Gabriel Bounin tarafından konu edinilmiştir.1515 yılında babası Kanuni Sultan Süleyman’ın şehzadeliği sırasında Manisa’da dünyaya geldi. Dedesi Yavuz Sultan Selim’in 1520’de hayatını kaybetmesi üzerine Osmanlı tahtına oturmak üzere İstanbul’a giden babasının yanında İstanbul’a gitti.Hürrem Sultan’ın babasının sarayına girmesinden sonra annesi Mahidevran Sultan ile Kanuni’ye dört şehzade daha doğuran Hürrem Sultan arasında, Kanuni’den sonra kendi oğullarının tahta çıkmasını sağlamak için büyük bir mücadele yaşandı. Şehzade Mustafa, 1533 -1541 arasında Saruhan Sancakbeyi (Aydın sancağı ilavesiyle) olarak görev yaptı. Saruhan (Manisa), padişah adayının görev yaptığı yer kabul edilirdi, dolayısıyla Şehzade Mustafa dönemin veliaht şehzadesiydi. 16 Mayıs 1541’de Amasya Sancakbeyliğine atandı; Saruhan Sancakbeyliğine ise kardeşi Şehzade Mehmed getirildi. Halk ve askerler bu duruma tepki gösterdi, bunun üzerine I.Süleyman doğu topraklarının güvenliği için şehzadenin Amasya’ya gönderildiğini ve veliahtlığının sürdüğünü açıkladı[2]. Ardından, Mehmet’in beklenmedik şekilde 1543’te ölümünden sonra Saruhan Sancakbeyliğine Şehzade Selim getirilirken; Şehzade Mustafa ise 1549 yılında Konya Sancakbeyliğine atandı.Şehzade Mustafa’nın şahsına dair önemli verilerden biri de Bernardo Navagero adlı İtalyan elçinin hakkında verdiği bilgilerdir. Yazdığı bir mektup aynen şu şekildedir:“ “Şehzâde Mustafa, sultanın ilk oğlu. Annesi de Çerkes olan kadın. Şu anda Amasya’da ikamet ediyor. İranlılar’ın sınırında, İstanbul’dan 26 gün uzaklıktaki bir mesafede. Yıllık geliri 80 bin dükaya tekabül ediyor. Annesi de onunla birlikte yaşıyor ve oğlunun zehirlenmesini engellemek için her türlü önlemi alıyor. Onun için en tehlikeli şeyin zehir olduğunu, başka hiçbir şeyden korkmaması gerektiğini söylüyor. Mustafa’nın annesini büyük ölçüde sevip saydığı söyleniyor.Herkes onu çok seviyor ve herkes babasının yerine tahta çıkmasını istiyor. Yeniçerilerin de onun hükümdar olmasını istedikleri çok açık. Sultanın bütün kullarının arzusu da bu, çünkü ilk oğlu olmasından yanısıra çok dürüst, cömert ve cesur olması da herkesin onu istemesi için yeterli sebepler. Topraklarına gelen her yeniçeriye, sultanın kullarına, sadece çok iyi davranmakla, onları misafir etmekle kalmıyor, aynı zamanda çok güzel hediyeler de sunuyor. İşte sahip olduğu nâmı da böyle kazanmış. Her ihtiyaçları için yeniçeriler kendisine rahatça başvurabiliyorlar ve onun idaresinden bugüne kadar kimse sultana şikâyetçi olmamış.Babasına sık sık armağan olarak güzel atlar, ayrıca birkaç bin düka da gönderiyor ve bunu seve seve yaptığı çok belli.Şimdiye kadar babasına karşı hiçbir ters harekette bulunmamış. Hem de başka bir kadından olan diğer kardeşlerinin babasına yakın olduklarını bildiği, hatta biri sarayda yaşadığı halde. Bu konuda çok ılımlı.Söylediğim gibi herkes babasının ardından Şehzâde Mustafa’nın hükümdar olmasını bekliyor ve istiyor. Ancak değişik olaylardan dolayı şans Şehzâde Selim tarafına da düşebilir (Diğer ikisine çok fazla önem verilmemiş). Sultanın çok sevdiği annesinin planları ve çok yetkili olan Rüstem’in planları da bu doğrultuda. Yani sultanın ölümünden sonra Selim’in padişah olmasını desteklemek için şimdi planlar yapıyorlar. Bu yüzden paşa en önemli mevkilere kendine yakın, onun emrinde olan kişileri yerleştiriyor. Sancakların yanısıra, hem yeniçeri ağasını yerleştirdiği, hem de kardeşini kaptanıderya mevkilerine çıkardığı gibi. Paşa kaptanıderya olan kardeşinin görevden alınmaması için büyük çaba gösteriyor. Bu mevkiden kardeşini alsa bile yerine çok güvendiği başka birini koyacak. Zira Mustafa’nın tahta çıkmasını engellemek için bir donanma ile onun yolunu kesmekten daha iyi bir şey yok.Sultan Selim, İstanbul’a çok yakın. Hayatta kalmayı başarırsa, annesi de ölmezse, paşa da hazinenin ve sultanın paralarının sahibi olarak, kaza eseri bir ölüm ile Sultan Selim’i tahta oturtmak onlar için pek de zor olmaz. Herşeyi elde eden para aracılığı ile insanların kalbindeki Sultan Mustafa sevgisini kısa sürede silip atabilir. Bu şekilde kendisi de tahtı elinde tutmaya devam etmiş olacaktır. Ancak Mustafa’nın öldürülememesi durumunda ise Mustafa, hakettiği tahta çıkmak ve çıktıktan sonra da kaybetmemek için elinden geleni yapacaktır. Sultandan sonra tahta çıkan kim olursa olsun, herkesin bir korkusu var. Bunu Türkler de söylüyor: Bu taht meselesi oldukça kanlı olacağa benziyor ve bunun felaketlerin başı olduğunu düşünüyorlar. Bu konu ile ilgili olarak sultanın taht için kimi tercih ettiğini anlamak kolay değil çünkü hepsi onun oğlu ama yanında her zaman Rus karısı var ve bu kadın kendi oğullarını hep ön plana çıkarıp, sürekli Mustafa’yı kötülüyor. Ama Mustafa’nın tahta çıkması konusunda pek bir şey değiştiremeyeceğini de biliyor. Sultan da bu konuda bir şey yapamaz zira kendi ağzıyla Mustafa’nın tahta çıkacağını söyledi.”„—Bernardo NavageroDiğer bir veri ise Guillaume Postel’in Osmanlı gelenek-göreneklerini ve Osmanlı’nın siyasi durumunu anlattığı kitapta bulunmaktadır. 1536′da, Fransız kralı I. François, Kanuni Sultan Süleyman’la bir sözleşme imzaladı ve ardından resmi tercümanı ve tarihçisi Guillaume Postel’i yardımcı olarak Fransız elçisi olan Jean de La Forêt’in yanına, İstanbul’a gönderdi. Fransız tarihçi Guillaume Postel,”De la République des Turcs”(Türklerin Cumhuriyeti) adlı kitabında Şehzade Mustafa’nın iktidarı devralabilecek yaşa ve olgunluğa ulaştığını, tedbirli, ve son derece iyi eğitimli bir şehzade olduğunu yazmaktadır.KişiliğiMustafa, şairdir (Mahlası Muhlisî[5]), hattattır (Elyazısı: Viyana, Şark yazmaları, No:998 de nesh ile yazılmış Süleyman-name). Manisa Bozdağ da, cami, saray, türbe, çeşmeler yaptırdı. Irakeyn ve Korfu seferinde (1534, 1536, 1537) ve Boğdan seferinde Anadolu muhafızı, 9. seferde (1541) İstanbul muhafızı oldu. Manisa Bozdağ da, cami, saray, türbe, çeşmeler yaptırdı. Görüntüsü ve tavırlarıyla dedesi Yavuz Sultan Selim’e çok benziyordu.[6]Şehzade Mustafa’nın bilhassa Amasya’dayken ilim meclislerinde bolca bulunduğu, devrin önemli müderrislerinden dersler aldığı ifade edilir. Celalzade Salih çelebi, Manisalı Senai Mehmed çelebi, Hayreddin Hızır efendi, Şems efendi, şair Lali çelebi, Karaçelebizade Hicri Mehmed Muhyiddin efendi, İstanbul kadısı, şair Muhyiddin Mehmed Hüseyni efendi gibi alimlerden dersler aldı. Şehzadenin hocalarından olan Mustafa Sürûrî Efendi, Bahrü’l- Maarif ve Zahiretü’l Müluk yazıp şehzadeye sunmuştur. Şehzadenin katli üzerine de Kanuni ile alakasını kesip bir daha görüşmemiş ve kendisine verilmek istenen bütün resmi vazifeleri de reddetmiştir.[7] Kanuni Sultan Süleyman’a yazdığı bir mektupta şu ifadeler geçmektedir.“ Cihan padişahı babası gibi adil, atası Sultan Selim gibi yavuz ve korkusuz, büyük atası Sultan Mehmet gibi zeki.Devlet-i Aliye’nin gördüğü en parlak şehzade.„AilesiZevcesinin adı bilinmemektedir. 1525, Kırım doğumludur. Şehzade Mustafa’nın ölümünden sonra 1555 de, Pertev Mustafa Paşa ile evlendirilmiştir.Çocukları:Nergisşah Sultan: 1536 yılında Manisa’da doğdu. Damat Cenabi Ahmet Paşa (şair, tarihçi, Enderuni ve çeşnigirbaşı, 20 yıl kadar Anadolu Beylerbeyi) ile evlenmiştir.Şehzade Mehmed: 1546′da Amasya’da doğdu. Ölümü; 1553, Bursa.Şehzade Orhan: Ölümü; 1552, Konya.Şah Sultan: 1547 yılında Konya’da doğdu. 2 Ekim 1577′de öldü. Zevci Damat Abdülkerim Ağa.Ölümü ve SonrasıTaht yarışında Şehzade Mustafa’yı bertaraf edebilmek için Sadrazam Damat Rüstem Paşa tarafından sahte mektuplar ürettiği düşünülür. Bu mektuplar, Şehzade Mustafa’nın babası hayatta iken onun tahtına göz diktiğini ve isyan hareketlerine destekte bulunduğunu gösterir niteliktedir. Başlangıçta iddialara inanmayan Kanuni, güvendiği din alimlerinden tavsiye istedi. Güvenilen bir kölenin efendisinin parasını irtikap ettiğine ve ona karşı bir tuzak kurduğuna ilişkin hayali bir hikayeyle buna karşı ne yapılması gerektiğini sordu.[10] Aslında bu, Mustafa’nın isyan hareketlerine başvurduğuna ve babasının tahtına göz diktiğine dair endişelerinin çok uzağındadır. O dönemin alimlerinden olan Mehmet Ebussuud Efendi Süleyman’a şu cevabı vermiştir; “bu durumda köleye ölünceye kadar işkence yapılması uygundur.” Bu ifade, şeraite göre kendisine bir cinayet izninin verilmesi demektir, ancak bir fetva niteliği taşımamaktadır. Çünkü Şehzade Mustafa’nın yaşadıkları Süleyman’ın danıştığı hikayeden çok farklıdır.1553 yılında Veziriazam Damat Rüstem Paşa İran seferi için hareketinden sonra Aksaray taraflarına gelince, orduyu durdurdu ve yeniçerilerin Şehzade Mustafa’ya yatkınlığı olduğunu ve askerin, ihtiyarlığı sebebiyle sefere çıkamayan padişahın Dimetoka da oturmasını, Mustafa’yı hükümdar olmasını istedikleri dedikodusunun yayılmakta olduğunu bildirmek için, sipahiler ağası olan, Kızıl Ahmedliler den Şemsi Ağa’yı (Şemsi Paşa) İstanbul’a yolladı ve padişahın bizzat askerin başında sefere çıkmasını arz ederek, Aksaray’dan ileri gitmeyip bekledi.Padişah bunu haber alınca Rüstem Paşa’yı geri çağırdı ve 1553 ağustos sonlarında kendisi İran seferine çıktı. Kütahya sancakbeyi Şehzade Bayezid’i Rumeli muhafazasında bulunmak üzere Edirne’ye gönderdi. Bolvadin’e gelince Saruhan sancakbeyi Şehzade Selim orduya gelerek el öptü. Bundan sonra padişah Aktepe konağına geldiği vakit, sefere çağrılan Şehzade Mustafa orduya iltihak ederek çadırı kuruldu. Ertesi gün şehzade babasının elini öpmek için otağ-ı hümayuna yürüdü. Çadıra girdiği zaman babasını göremedi, yedi dilsiz onu karşıladı ve hemen üstüne atılarak boğmak istedilerse de Mustafa bunların elinden kurtulup kaçarken, saray hademelerinden Zal Mahmud ağa arkadan yetişip şehzadeyi boğdu.Cesedi çadırın önüne bir İran halısı üzerinde bırakılmak suretiyle ölümü ilan edildi. Bu, aynı zamanda İran ile iş birliği yaptığı iddia edilen Şehzade Mustafa’nın durumunda bir mesaj niteliği taşıyordu. Cenazesi daha sonra Bursa’ya gönderilerek II. Murat türbesi yakınına defnedilmiştir.OSMANLI TARİHİNİN EN ACI OLAYIKanunî’nin oğlu Şehzâde Mustafa’nın öldürülmesi Osmanlı tarihinin bugüne kadar unutulmayan en acı hadiselerinden biridirŞehzâde Mustafa, 1515’te babasının Manisa Sancakbeyliği sırasında doğdu. Annesi Mahidevran Hatun’du. 1520’de babasının tahta çıkması üzerine İstanbul’a geldi. 1533’te Manisa Sancakbeyliği’ne tayin edildi.Yeniçerilerin sevgisiŞehzâde Mustafa, Manisa Sancakbeyliği sırasında şairleri ve âlimleri himayesi altına aldı. Halka, ulemaya ve askerlere karşı cömert oldu. Şehzâde hemen herkes tarafından sevilerek saltanatın varisi olarak görüldü.Şehzâdenin bu şekilde geniş bir nüfuza sahip olması ve değişik halk kesimlerinden destek görmesi, Hürrem Sultan’ı huzursuz ediyordu. Hürrem Sultan’ın da etkisiyle Veziriazam Makbul İbrahim Paşa öldürüldü. Böylece Şehzâde Mustafa İstanbul’daki en büyük destekçisini kaybetti. Hürrem Sultan ise kızı Mihrimah Sultan’ı evlendirdiği Rüstem Paşa’yı ikbal merdivenlerinden çıkararak, Şehzâde Mustafa’ya karşı önemli bir müttefik buldu.Valilere mektup yazdıKanunî, Hürrem Sultan’ın da tesiriyle Şehzâde Mustafa’yı saltanat merkezine daha yakın olan Manisa Sancakbeyliği’nden alarak yerine Şehzâde Mehmed’i tayin etti. Şehzâde Mustafa’yı da Amasya’ya gönderdi. Ancak Şehzâde Mehmed’in 1 yıl sonra 1543’teki beklenmedik ölümü Şehzâde Mustafa’yı tekrar şanslı duruma getirdi.Şehzâde Mustafa da bu arada valilere mektuplar yazarak çevresini genişletmeye çalışıyordu. Mahidevran Sultan, Amasya’da Şehzâde Mustafa’ya yol gösteriyor, oğlunu korumak için çabalıyordu.Venedik Elçisi Navagero, Hürrem Sultan ile Rüstem Paşa’nın Şehzâde Mustafa’yı engellemek için neler yaptıklarını da şöyle anlatır:Sahte mektuplarGelişmelerin günden güne kendi aleyhlerine gittiğini gören Rüstem Paşa, gizlice şehzâdenin mührünü kazıttı. Şehzâde Mustafa’nın ağzıyla İran Şahı Tahmasb’a bir mektup yazdı. Sahte mektupta, şehzâde “padişah olması halinde Şah Tahmasb ile yakın bir dostluk kuracağını bildiriyor ve Şah’ın güzel kızı Feride ile evlenmek istediğini” söylüyordu. Rüstem Paşa, şehzâde adına yazdığı sahte mektubu Zeynel Bey vasıtasıyla İran şahına gönderdi. Şahın cevaben şehzâdeye yazmış olduğu mektubu da aynı yolla ele geçirdi. Rüstem Paşa çok büyük bir koz yakalamıştı. Gerektiğinde bu sahte mektupları padişaha gösterecek ve şehzâdenin sonunu hazırlayacaktı.Kanunî’ye iletti1552’de Veziriazam Rüstem Paşa, İran seferine çıktı. Ancak Anadolu’daki asker ve halkın Şehzâde Mustafa’ya büyük muhabbet beslediklerine şahit oldu. Padişahın yaşlandığı ve Rüstem Paşa’nın da ortadan kaldırılması gerektiği yönünde dedikodular üzerine veziriazam, hemen bir adamını İstanbul’a göndererek meydana gelen olayları Kanunî’ye iletti. Bu arada daha önce Şah Tahmasb’a yazdığı sahte mektupları da Şehzâde Mustafa’nın aleyhine delil olarak gönderdi. Artık, Kanunî Sultan Süleyman tamamen oğlunun aleyhine dönmüştü. Özellikle, “Padişahın kalan ömrünü Dimetoka saraylarında ibadetle geçirmesi gerektiği” şayiası kendisini çok üzmüştü. Dedesi İkinci Bâyezid tahttan indirilerek Dimetoka Sarayı’na gönderilmiş ancak yolda aniden ölmüştü.Şehzâde Mustafa’nın öldürülmesiSultan Süleyman, Rüstem Paşa’yı geri çağırarak seferin ertesi yıl bizzat kendi komutasında yapılacağını bildirdi. Kanunî, 28 Ağustos 1553’te ordusuyla Üsküdar’dan hareket etti. Ordu 5 Ekim’de Konya Ereğlisi yakınındaki Aktepe denilen mevkide konakladı. Orduya katılması talimatı verilen Şehzâde Mustafa, babasının kendisiyle ilgili düşüncelerinden habersiz, birlikleriyle babasının otağının 2 mil uzağına otağını kurdu.Uyarıları dinlemediŞehzâde Mustafa, akşama doğru babasının otağından kendisine doğru üzerinde kâğıt bulunan bir ok atıldı. Kâğıtta babasının otağına kesinlikle gitmemesi, babasının onu öldüreceği yazılıydı. Şehzâde Mustafa bunu Rüstem Paşa’nın kendisine karşı bir hilesi olarak düşündü. Şehzâde Mustafa, çevresinin bütün uyarılarına rağmen babasının kendisini öldürteceğine inanmıyordu.Şehzâde Mustafa, padişahın çadırına girdiğinde elinde bir yayla tahtta oturan babasını hürmetle selamladı. Kanunî bu selama, “Ah köpek! Sende hâlâ beni selamlayacak cesaret var mı” diyerek arkasını döndü. Bu işaret üzerine iri cüsseli dilsiz yedi cellat şehzâdenin üzerine atıldılar.Şehzâde Mustafa böyle ani bir saldırı karşısında bile cellatlardan kurtulup, onları yere sermeyi başardı. Bu sırada karşısına çıkan Zal Mahmud Ağa, şehzâdeye çelme takarak onu yere düşürdü ve hemen kemendi boynuna geçirdi. Birkaç dakika sonra şehzâdenin cesedi çadırın dışına çıkarılarak bir İran halısının üzerinde teşhir edildi.Rüstem Paşa azledildiOlup bitenler Şehzâde Cihangir’i derinden yaraladı. Şehzâde Cihangir, kısa bir süre sonra vefat etti. Şehzâde Mustafa’nın ölümü ordu arasında derin bir üzüntü ve hoşnutsuzluk meydana getirdi. Rüstem Paşa azledilip, Şehzâde Mustafa’ya yakınlığı ile bilinen Kara Ahmed Paşa veziriazamlığa getirildi. Şehzâdenin cenazesi Bursa’ya gönderilerek defnedildi. Hürrem Sultan’ın kışkırtmasıyla, babasının intikamını alır gerekçesiyle Şehzâde Mustafa’nın 7-8 yaşlarındaki oğlu Şehzâde Mehmed de öldürüldü.Düzmece MustafaŞehzâde Mustafa öldü ama arkasından en az 5 kişi ben Şehzâde Mustafa’yım diye isyan çıkardı. Şehzâdenin katlinden kısa bir süre sonra Dobruca’da ortaya çıkan bir kişi Şehzâde Mustafa olduğunu iddia etti. Şehzâdeye benzerliği ve cesareti ile etrafına Rumeli eyaletlerinden binlerce sipahiyi topladı. Düzme Mustafa bir müddet devlet güçlerini uğraştırdıktan sonra yakalanıp, İstanbul’da çengele geçirilerek öldürüldü.Arka arkaya isyanlarDüz­me­ce Mus­ta­fa is­yan­la­rı dur­ma­dı. 1557’de Ana­do­lu­’da Sa­fe­vi­le­r’­in de des­tek­le­di­ği bir is­yan çık­tı. Sul­tan Sü­ley­ma­n’­ın taht ko­nu­sun­da­ki en­di­şe­le­ri­ni sa­de­ce 1566 yı­lı­na ka­dar ye­ni­den or­ta­ya çı­kan Düz­me­ce Mus­ta­fa­lar can­lı tut­tu. 1564’te fark­lı böl­ge­ler­de iki Düz­me­ce Mus­ta­faor­ta­ya çık­tı. Bir Düz­me­ce Mus­ta­fa ise 1565 Ha­zi­ra­nı­’n­da idam edil­di.Hürrem Sultan’a suçlamaŞehzâde Mustafa ile ilgili birçok mersiye yazıldı. Kadın şair Nisâyî yazdığı mersiyede Hürrem Sultan’ı açıkça suçlamıştır:Bir Urus câdısınun sözin kulağuna koyupMekr ü âle aldanuban ol acûzeye uyubBâğ-ı ömrün hâsılı ol serv-i âzâda kıyupBi-terahhum şâh-ı alem n’itdi Sultan MustafâŞâh-ı âlemsin veli halk tutdı senden nefretiKimsenün kalmadı hergiz sana meyl-i şefkatiBâis olan müftiye irmesün Hak rahmetiMerhametsüz şâh-ı âlem n’itdi Sultan MustafâNisâyiUnutulmayan MERSiYEŞehzâde Mustafa adına birçok mersiye yazıldı. Bunların en meşhuru Taşlıcalı Yahya’nınkidir:Meded, meded bu cihânın yıkıldı bir yanıEcel celâlîleri aldı Mustafa Hân’ı.Dolundu mihr-i cemâli, bozuldu erkânı,Vebâle koydular âl ile Âl-i Osmân’ı.………….Enîsi gâib erenler, celîsi ehl-i sefâ,Ziyâde ide yaşım gibi rahmetin mevlâ.İlâhi! Cennet-i firdevs ana durağ olsun,Nizâm-ı âlem olan Pâdişah sağ olsun!