article/comments
article/share
Haberler
Herkesin Geç Keşfettiği Grup: Soen'in Yükseliş Hikayesi

etiket Herkesin Geç Keşfettiği Grup: Soen'in Yükseliş Hikayesi

google-g-white cross-white onedio-o-white
Onedio’yu Google’da tercih edilen kaynak olarak ekleyin plus-blue

Metal dünyasında bazı gruplar vardır, keşfettiğin an 'Ben bunu neden daha önce dinlememişim?' dedirtir. İşte İsveç çıkışlı progresif metal grubu Soen tam olarak böyle bir grup! Ne sürekli gündemdeler ne de popüler olmak için uğraşıyorlar. Ama bir şarkılarına denk geldiğin an kendini kaptırıyorsun. O halde gel, modern progresif metalin en özel gruplarından biri olan Soen'in bugüne nasıl geldiğine birlikte bakalım. 👇

İçeriğin Devamı Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

Soen aslında bir yeniden başlama hikayesi.

Soen aslında bir yeniden başlama hikayesi.

Soen'in ortaya çıkışı öyle 'Hadi bir grup kuralım.' diye başlamıyor. Davulcu Martin Lopez, Opeth'ten ayrıldıktan sonra bambaşka bir şey yapmak istiyor. Eski grubunun yaptığı müziği tekrar etmek yerine daha duygusal, daha sade ama aynı zamanda güçlü bir sound'un peşine düşüyor. Vokalist Joel Ekelöf'ün de ekibe katılmasıyla kafasındaki fikir yavaş yavaş şekillenmeye başlıyor. Bugün dinlediğimiz Soen'in temelleri de aslında tam o dönemde atılıyor.

İlk albüm çıktığında herkes aynı şeyi konuşuyordu.

Soen'in ilk albümü Cognitive yayınlandığında insanlar bu albümü gerçekten çok sevdi. Ama ilginç olan şu ki, şarkılardan çok başka bir konu konuşuluyordu. Dinleyenlerin büyük kısmı 'Bu grup Tool'a çok benziyor.' yorumunu yapıyordu. Böyle bir etiket yeni kurulan bir grup için hem avantaj hem de büyük bir yüktü aslında. Çünkü insanlar seni sen olduğun için değil, başka bir gruba benzediğin için dinlemeye başlıyor. Neyse ki Soen buna takılıp kalmadı ve kendi yolunu çizmeye devam etti.

Sonra yavaş yavaş "Soen gibi" diye bir tanım oluştu.

Birçok grup ilk albümde yakaladığı çizgiyi tekrar etmeye çalışır ama Soen tam tersini yaptı. Her albümde biraz daha kendi karakterini ortaya koydu. Şarkılar daha duygusal hale geldi, gitar tonları değişti, besteler daha özgün bir karakter kazandı. Bir noktadan sonra insanlar artık Tool benzetmesini bırakıp doğrudan Soen'den bahsetmeye başladı. Bir müzisyen için bundan daha güzel bir gelişme yoktur herhalde!

Onları farklı yapan şey teknikleri değil, hissettirdikleri...

Onları farklı yapan şey teknikleri değil, hissettirdikleri...

Evet, grubun bütün üyeleri inanılmaz iyi müzisyenler. Ama Soen'i özel yapan şey sadece teknik becerileri değil. Şarkılarında öfke de var, huzur da var, yalnızlık da var, umut da... Joel Ekelöf'ün sesi de bu duyguları dinleyiciye çok doğal geçiriyor. O yüzden Soen dinlerken bazen kendini şarkının ruhuna kaptırmış oluyorsun. Modern metalde bunu başarabilen grup sayısı gerçekten çok az.

Lotus albümüyle işler tamamen değişti!

Bir grubun kariyerini iki döneme ayıran albümler vardır ya... Soen için o albüm büyük ölçüde Lotus oldu. O albüm çıktığında grubu daha önce hiç dinlememiş birçok insan Soen'le tanıştı. Özellikle albüme adını veren 'Lotus', grubun en çok önerilen parçalarından biri haline geldi. Hatta bugün birine 'Soen dinlemeye hangi şarkıyla başlayayım?' diye sorarsan büyük ihtimalle ilk cevap yine Lotus olacaktır. Kısacası bu albüm, grubun sadece hayran kitlesini değil, ününü de ciddi şekilde büyüttü.

İçeriğin Devamı Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

Şöhretin peşinden koşmadılar!

Şöhretin peşinden koşmadılar!

Soen hiçbir zaman gündem olmak için yön değiştiren gruplardan biri olmadı. Trend olan neyse onu yapmak yerine, kendi müziklerini geliştirmeyi tercih ettiler. Belki bu yüzden bir anda devasa bir şöhrete ulaşmadılar ama onları dinleyen insanlar gerçekten sadık bir dinleyici kitlesine dönüştü. Bugün Soen konserine giden biri, grubun her şarkısını ezbere bilen insanlarla karşılaşabiliyor. Bu da aslında grubun en büyük başarısı olabilir.

Canlı performansları neden bu kadar övülüyor?

Soen'i sahnede izleyenlerin çoğu aynı şeyi söylüyor: 'Albüm de güzel ama konser bir başka...' Bunun sebebi sahnede gereksiz şov yapmaya çalışmamaları. Şarkıları olduğu gibi, bütün duygusuyla çalıyorlar. Martin Lopez'in davul performansı zaten başlı başına izlenmesi gereken bir olay! Joel Ekelöf ise stüdyo kaydındaki gibi temiz vokalini sahnede de koruyabiliyor. Hal böyle olunca konserden çıkan birçok kişi resmen mest oluyor.

Belki de en güzel yanı, hala keşfedilebilecek bir grup olmaları...

Bugün metal dinleyen birçok kişi Soen'i biliyor ama hala geniş kitleler tarafından hak ettiği ilgiyi gördüğünü söylemek zor. Belki de bu yüzden insanlar grubu keşfettiğinde kendilerini özel hissediyor. Çünkü Soen öyle algoritmanın sürekli önüne çıkardığı gruplardan biri değil. Bir arkadaş tavsiyesiyle ya da rastgele bir şarkıyla hayatına giriyor. Sonrası ise genelde aynı şekilde ilerliyor: 'Bir albüm daha dinleyeyim.' derken bütün diskografi bitmiş oluyor.

Eğer canlı dinlemek istiyorsan grup bu sene İstanbul'da!

Eğer canlı dinlemek istiyorsan grup bu sene İstanbul'da!

Grup, Reliance Avrupa Turnesi kapsamında 25 Ekim 2026'da İstanbul IF Performance Hall Beşiktaş sahnesinde hayranlarıyla buluşmaya hazırlanıyor. Setlistte hem yeni albümden parçaların hem de Lotus, Martyrs, Monarch gibi konserlerin vazgeçilmez şarkılarının yer alması bekleniyor. Eğer bugüne kadar Soen'i canlı dinlemeyi ertelediysen, bu fırsatı kaçırma!

Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!

category/test-white Test
category/gundem-white Gündem
category/magazin-white Magazin
category/video-white Video
Selçuk Üniversitesi İletişim Fakültesi mezunuyum. Öğrencilik yıllarımdan itibaren hikaye anlatıcılığına, dijital içerik üretimine ve gündelik hayatın içinden ilgi çekici konulara her zaman merak duydum. Onedio’da, okuyucuyla bağ kuran, hem eğlenceli hem de bilgi veren içerikler üretmeye çalışıyorum. Amacım, okuyan herkesin kendinden bir parça bulabileceği, merakla tıklayacağı ve severek paylaşacağı içerikler hazırlamak.
Tüm içerikleri
right-dark
category/eglence BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
0
0
0
0
0
0
0
Yorumlar Aşağıda chevron-right-grey
Reklam
ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?
Yorum Yazın