Mal Varlığını Devlete Bırakan İbrahim Tatlıses'in Oğlu Ahmet Tatlıses'ten Çok Konuşulacak Miras Açıklaması!
İbrahim Tatlıses ile oğlu Ahmet Tatlıses arasında yıllardır devam eden gerilim, son dönemde miras tartışmalarıyla yeniden alevlendi. Karşılıklı açıklamalarla sık sık gündeme gelen baba-oğul cephesinde bu kez mikrofon Ahmet Tatlıses'teydi. Babasının mirasla ilgili çok konuşulan sözlerini değerlendiren Ahmet Tatlıses, 'Asla öyle bir şey olamaz' diyerek iddialara sert çıktı.
Kaynak: 2. Sayfa
İbrahim Tatlıses ile oğlu Ahmet Tatlıses'in arasındaki gerilim aslında bir günde ortaya çıkmış bir kırgınlık değil.
Yıllardır zaman zaman gündeme gelen anlaşmazlıklar, 2025 ve 2026 yıllarında karşılıklı davalar, ağır suçlamalar ve kamuoyu önünde yapılan açıklamalarla magazin tarihinin en sert aile krizlerinden birine dönüştü.
İkilinin arasındaki iplerin kopmasına neden olan en büyük olaylardan biri, Ahmet Tatlıses'in babası hakkında açtığı vasi tayini davası oldu. Ahmet Tatlıses, yıllar önce geçirdiği saldırı sonrası çok sayıda ameliyat geçiren ve sağlık sorunları yaşayan babasının bazı kararları tek başına almakta zorlandığını öne sürerek mahkemeye başvurdu. Bu talep, İbrahim Tatlıses tarafından büyük bir ihanet olarak yorumlandı.
Usta sanatçı, oğlunun amacının kendisini korumak değil, mal varlığı üzerinde söz sahibi olmak olduğunu iddia etti. Tatlıses, peş peşe yaptığı açıklamalarda 'Benim akli dengem yerinde' diyerek farklı hastanelerden ve Adli Tıp Kurumu'ndan aldığı raporları kamuoyuyla paylaştı. Hatta bu süreçte 'Benim aklımla değil, malımla ilgileniyorlar.' diyerek sitem etti.
Kriz bununla da sınırlı kalmadı. İbrahim Tatlıses, Ahmet Tatlıses'i yıllar içinde kendisine ait bazı gayrimenkulleri izinsiz sattığını, iş yerlerini kötü yönettiğini ve milyonlarca liralık zarara uğrattığını öne sürdü. Özellikle Manisa'daki evlerin satışı, dükkanların işletilmesi ve maddi kayıplar üzerinden yaptığı açıklamalar uzun süre gündem oldu.
Ahmet Tatlıses ise tüm bu suçlamaları reddetti. Babasının çevresindeki bazı kişilerin onu yanlış yönlendirdiğini savunan Ahmet Tatlıses, yıllarca babasının yanında olduğunu, tüm işlerini yönettiğini ancak emeklerinin görmezden gelindiğini dile getirdi.
Taraflar arasındaki sözlü tartışmalar zamanla hukuki boyuta taşındı. Karşılıklı tehdit ve hakaret iddiaları nedeniyle mahkemelik olan baba-oğul hakkında uzaklaştırma kararları verildi. Süreç sonunda Ahmet Tatlıses'e elektronik kelepçe takıldı ve babasına belirli mesafeden fazla yaklaşması yasaklandı.
Mart 2026'da ise gerilim daha da büyüdü. Ahmet Tatlıses, babasının geçmişte kendisini çok zor şartlarda çalıştırdığını, çocuk yaşta ağır sorumluluklar yüklediğini ve hatta kendisine zarar verilmesi için girişimlerde bulunulduğunu iddia eden açıklamalar yaptı. İbrahim Tatlıses ise bu sözlerin tamamını reddederek oğluna yönelik öfkesini daha da artırdı.
Tam herkes 'Bu ilişkinin düzelmesi artık mümkün değil.' derken kader, ikiliyi beklenmedik bir olayla yeniden karşı karşıya getirdi.
2026 yılının Nisan ayında İbrahim Tatlıses'in ciddi bir bakteriyel enfeksiyon ve safra kesesi rahatsızlığı nedeniyle hastaneye kaldırılması tüm Türkiye'de büyük yankı uyandırdı. Yoğun bakımda tedavi altına alınan sanatçı, başarılı geçen safra kesesi ameliyatının ardından günlerce doktor gözetiminde kaldı.
İşte tam bu süreçte kimsenin beklemediği bir gelişme yaşandı.
Babasıyla uzun süredir konuşmayan Ahmet Tatlıses, sağlık durumunun ağırlaştığını öğrenir öğrenmez tüm hukuki engelleri göze alarak hastaneye gitti.
Ancak ortada önemli bir sorun vardı. Hakkındaki uzaklaştırma kararı nedeniyle elektronik kelepçe taşıyan Ahmet Tatlıses'in babasına yaklaşması teknik olarak yasaktı.
Hastaneye giriş yaptığı anda elektronik sistem sınır ihlali verdi ve polis ekipleri hastaneye geldi. O sırada yoğun bakımda bulunan İbrahim Tatlıses'in, 'Oğlum benim isteğimle geldi.' diyerek herhangi bir işlem yapılmasını istemediği öğrenildi.
Aylar sonra ilk kez aynı odada bulunan baba ile oğulun birbirlerine sarıldığı, gözyaşlarını tutamadıkları ve uzun süre ağladıkları iddia edildi. Yaşanan duygusal atmosfer nedeniyle Ahmet Tatlıses'in tansiyonunun yükseldiği, burnunun kanadığı ve kendisine de hastanede müdahale edildiği öne sürüldü.
Bu buluşmada yalnızca Ahmet Tatlıses değil, uzun süredir babasıyla sorunlar yaşayan Dilan Çıtak'ın da yer aldığı belirtildi. Aile üyeleri ilk kez aynı hastane odasında bir araya gelirken, sosyal medyada 'Tatlıses ailesi sonunda barıştı.' yorumları yapılmaya başlandı.
İbrahim Tatlıses'in başarılı geçen ameliyatının ardından taburcu edilmesiyle birlikte herkes bu küslüğün tamamen sona erdiğini düşünüyordu.
İbrahim Tatlıses hastaneden çıktıktan yalnızca kısa bir süre sonra yaptığı açıklamalarla herkesi şaşkına çevirdi.
Yoğun bakım odasında yaşanan gözyaşlarının ardından usta sanatçı, oğlunun hastaneye gelişinin samimi olmadığını öne sürdü. Ahmet Tatlıses'in kameraları görünce geldiğini iddia eden Tatlıses, 'Daha önce neredeydin?' diyerek başlayan açıklamalarında çok sert ifadeler kullandı.
En çok konuşulan sözlerinden biri ise şu oldu:
'Onu sevmiyorum. Sevmeyeceğim. Affetmeyeceğim. Hakkımı da helal etmeyeceğim.'
İbrahim Tatlıses bununla da yetinmedi.
Oğlunu yıllar boyunca kendisini maddi zarara uğratmakla suçlayan sanatçı, 'Dört tane evi sattın, zehir zıkkım olsun. Yedi dükkan verdim, hepsini batırdın.' ifadelerini kullandı.
Hastane odasında gerçekleşen buluşmanın kendi isteğiyle olmadığını da söyleyen Tatlıses, kızları Melek Zübeyde ve Tuğçe'nin ısrarı üzerine Ahmet Tatlıses'in içeri alındığını belirterek, 'Onlar olmasa kapımdan bile sokmazdım.' dedi.
Babasının bu açıklamalarının ardından Ahmet Tatlıses de sessiz kalmadı.
Ahmet Tatlıses, babasının uzun süredir Ankara Bilkent Şehir Hastanesi'nde fizik tedavi gördüğünü, buna rağmen çevresindeki birçok kişinin onu yalnız bıraktığını öne sürdü. Babasının üzerinden yıllarca prim yapan insanların bugün ortada olmadığını söyleyen Ahmet Tatlıses, 'Bir aydır hastanede kimse ziyaret etmiyor.' iddiasında bulundu.
Kendi durumuna da değinen Ahmet Tatlıses, yaklaşık bir yıldır elektronik kelepçeyle yaşamak zorunda kaldığını belirterek bunun bir evlat için son derece ağır bir durum olduğunu ifade etti. Babasının şikayetleri nedeniyle bu süreci yaşadığını söyleyen Ahmet Tatlıses, yine de sağlık durumunu yakından takip ettiğini ve tüm yaşananlara rağmen onun iyi olmasını istediğini dile getirdi.
Ahmet Tatlıses, babası İbrahim Tatlıses’in “mirasımı devlete bırakıyorum” sözlerine de yanıt verdi.
Miras hakkında konuşan Ahmet Tatlıses 'Asla öyle bir şey olamaz da, İbrahim beye öyle bi gaf yaptırdılar. Aklı selim düşünen bir insan zaten bunu söylemez. Devlet de zaten o mirası alacak kadar şey değil. Devlet 'Ben aciz miyim?' der.' şeklinde konuştu.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın