Başbakanlıktan İdam Sehpasına: Ölümünün 59. Yıl Dönümünde Adnan Menderes

 > 
565PAYLAŞIM

Türk siyasi tarihinin en önemli figürlerinden Adnan Menderes'in idamının üzerinden tam 59 yıl geçti. İşte arkasındaki milyonlarca seçmenle bir siyasi ekol yaratan Menderes'in Başbakanlıktan geçen, idam sehpasında son bulan öyküsü.

1. Aydınlı toprak ağası bir babanın oğludur

1899 doğumlu Adnan Menderes, Aydın'da toprak ağası bir babanın oğlu olarak dünyaya gelmiştir. Gençlik yıllarında futbolla ilgilenen Menderes, İzmir Amerikan Koleji mezunudur. 

Yedek subaylık eğitimi alımştır, ama hastalıktan ötürü 1. Dünya Savaşı'nda cepheye gidememiştir. İstiklal Savaşı'na katılmıştır, İstiklal Madalyası almıştır.

2. 1931'de CHP'den milletvekili oldu, 1945'te partiden ihraç edildi

1930 yılında kısa bir süreliğine Serbest Cumhuriyet Fırkası'nın bir kolunu Aydın'da organize etmiştir, ancak partinin feshedilmesinin ardından Cumhuriyet Halk Partisi'ne girmiş ve 1931'de Aydın'dan milletvekili seçilmiştir. 

CHP ile yolları nasıl ayrıldı?

Atatürk'ün ölümünün ardından İsmet İnönü'nün bazı politikalarına muhalif olan Menderes, nihayetinde en sert çıkışını 'çiftçiyi topraklandırma yasası'nda yapmıştır. 

Mevcut tasarı'nın 6. maddesi devlet elindeki topraklarla birlikte o bölgedeki toprak ağalarının elindeki toprakların tarıma elverişli yerlerde 5.000 dekardan elverişsiz yerlerde ise 2.000 dekardan fazlasının kamulaştırılıp köylüye dağıtılmasını öngörüyordu. Menderes (Menderes' in kendisi de bir toprak ağasıydı. Aydın'daki 30.000 dönümlük Çakırbeyli Çiftliği Menderes'e dedesinden kalmıştı.)

1945'te parti içi muhalefetten ötürü partiden ihraç edildi.

3. Muhalifler Demokrat Parti'yi kuruyor

Dörtlü Takrir'i veren Adnan Menderes, Fuat Köprülü, Refik Koraltan ve Emin Sazak'ın ihracının ardından, CHP'den istifa eden Celal Bayar'ın önderliğinde Demokrat Parti kurulmuştur. 

Parti 1946 seçimlerinde 64 sandalye, 1950 seçimlerinde ise 416 sandalye kazanmıştır. Bayar'ın cumhurbaşkanı olmasının ardındansa Menderes dönemi başlamıştır. 

1954 seçimlerinde %57 oyla Meclis'te 502 sandalye kazanan Demokrat Parti, Menderes önderliğinde çok partili dönemin en çok ses getiren partilerinden biri olmuştur. 

Menderes dönemi 1960'a kadar sürecekti.

Demokrat Parti ile özdeşleşmiş seçim sloganı; 'Yeter, söz milletindir!'

4. Menderes'in 'Demirkırat'ı nasıl güçlendi? Hangi icraatleri dikkat çekti?

  • Elbette ki olumlu ya da olumsuz olduğu tartışılır, ancak Türkiye siyasi tarihinde en yüksek oy oranlarına ulaşan Menderes, bunu nasıl başardı? Dikkat çeken bazı icraatler şu şekildeydi;

  • Menderes döneminde daha önce Türkçe okunmasına karar verilen ezan, tekrar Arapça okunmaya başlanmıştır.

  • Paraların üzerinde dönemin cumhurbaşkanının resmi yerine Atatürk'ün resminin olmasına karar verildi. 

  • Liberal politikalar ile Türkiye'de ekonomi bazı açılardan tehlike sinyalleri verse de, % 7 üzerinde bir büyüme gerçekleştirmiştir. 

  • Türkiye NATO'ya üye olmuştur.

  • Tarımda makineleşme başlamıştır. Gelen kredilerin bir kısmı tarım için kullanılmıştır. 

  • Yabancı sermaye teşvik edilmiştir. 

  • 1957 seçimlerinden sonra İstanbul’da imar çalışmalarına ağırlık verdi ve Barbaros Bulvarı, Büyükdere Caddesi, Vatan Caddesi, Millet Caddesi ve Edirne Asfaltı (şimdiki E-5 otoyolu) yollarını açtı. Bu arada, en ileri teknolojilerin Türkiye’ye getirilmesi ve yeni nesillere öğretilmesi için Amerikan Ford Vakfı’nın yardımıyla Ankara’da Orta Doğu Teknik Üniversitesini, Trabzon’da da Karadeniz Teknik Üniversitesini kurdu.

  • 1959 yılında, Menderes Hükümeti’nin ortaklık anlaşmasını imzalamasıyla Kıbrıs Cumhuriyeti kuruldu.

5. Ekonomi politikaları

Menderes, liberal ve dışa açık bir iktisat görüşüne sahipti, özel girişime geçmiş iktidarlara göre daha fazla serbesti tanıdı. Ekonomik girişimleri önceleri toplumun yoksul kesimini mutlu etti, ancak uzun vadede ekonominin dengesi bozuldu, aşırı dış alıma sebep oldu. Sanayileşme ve ekonomik gelişmeyle birlikte kırsal kesimden İstanbul gibi büyük şehirlere göç hızlandı. Bu yüzden büyük şehirlerde ilk gecekondu mahalleleri oluşmaya başladı. Menderes, en çok eleştiriyi, dışa bağımlılık politikaları yüzünden almıştır.

6. Eleştirilen politikaları

  • Basını sıkı kontrol altına alan ve basın suçlarına yönelik cezaları yükselten basın kanunu kabul edildi. Hakaretle suçuyla yargılananlara iddialarını mahkemede ispat hakkı tanınması isteği reddedildi.

  • Muhalefet lideri Osman Bölükbaşı’yı seçen Kırşehir, ceza olarak il olmaktan çıkarılıp ilçe yapıldı. Bununla da yetinilmedi ve bölünerek eski ilçelerinden bir kısmı ile Nevşehir ili kuruldu.

  • 6-7 Eylül Olayları konusunda yetersiz kalmakla suçlandı, olayla ilgili partililerin bilgisi olduğu iddia edildi. 

  • İstanbul, Ankara, Eskisehir, Adana ve Bursa'da işçi sendikalari kapatildi.

  • Uluslararası para fonu (imf) baskısıyla, cumhuriyet tarihinin en yuksek orandaki devaluasyonu yapilarak 1 dolar 2,80 tl’den 9 tl’ye çıkarıldı. Devalüasyon orani yüzde 221 oldu.

  • Köy enstitüleri kapatıldı.

7. 1959'da İngiltere'de yaşanan bir uçak kazasından sağ kurtuldu

17 Şubat 1959'da Kıbrıs konusunda Yunanistan'la imzalanan ikili antlaşmanın ardından üçlü görüşmeler için Birleşik Krallık'a giden Menderes, uçağının Londra Gatwick Havalimanı yakınlarında alçalırken düşmesi üzerine ciddi bir tehlike yaşamıştır. 

Ağaçlara çarparak parçalanan uçaktan bir mucize eseri sağ kurtulmuştur.

Türkiye'ye döndüğünde coşkuyla karşılaşmıştır, onu karşılayanlar arasında İsmet İnönü de yer alıyordu. Buzlar bir süreliğine eridi, ama Mayıs yaklaşıyordu.

8. 27 Mayıs'a giden süreç

Ülkede ciddi bir gerginlik söz konusuydu. Muhalefet ve iktidar arasında sert bir ilişki vardı, bu sokaklara da yansıdı. DP'lilerle CHP'liler arasında yaşanan olaylarda yaralılar, hayatını kaybedenler bile vardı. 

İsmet İnönü, Mersin'de yaptığı bir konuşmada saldırıya uğramıştı. İstanbul'da da öğrenci hareketlerine güvenlik güçlerinin sert müdahaleleri vardı. Ülkedeki gerginlik gün be gün arttı, ihtilal söylentileri vardı.

Menderes o söylentiler için şöyle demişti;

15 sene önce milletimiz ölüleri için kefen bezi bile bulamazken Türkiye'de bir ihtilalin şartları yoktu da acaba bugün Türkiye'de ne vardır ki ihtilalin sözü edilebilsin?

9. Cumhuriyet tarihinin ilk askeri müdahalesi

27 Mayıs darbesini yapan cuntacıların özel olarak kurdukları mahkeme olan Yüksek Adalet Divanı 9 ay 27 gün süren yargılama süreci sonunda 14 kişinin idamına, 31 kişinin de ömür boyu hapse mahkûm edilmesine karar verdi. 

Menderes de idam cezasına çarptırılanlar arasındaydı. 

İdam kararının uygulanmaması için ABD başkanı Kennedy, Fransa  cumhurbaşkanı De Gaulle, Büyük Britanya kraliçesi II. Elizabeth ve İran şahı Pehlevi başta olmak üzere birçok lider baskı yaptı. 

Cemal Gürsel başkanlığındaki Milli Birlik Komitesi Fatin Rüştü Zorlu, Hasan Polatkan ve Adnan Menderes dışındaki herkesin idam cezasını affetti.

10. 55 yıl önce bugün, Menderes idam sehpasına doğru götürüldü.

Fotoğraf: İsmail Şenyüz - Depo Photos

11. Son bakışı bu oldu hayata... ve son mektubunda şu satırları yazdı: 'Kırgın değilim...'

Sizlere dargın değilim. Sizin ve diğer zevatın iplerinin hangi efendiler tarafından idare edildiğini biliyorum. Onlara da dargın değilim. Kellemi onlara götürdüğünüzde deyiniz ki, Adnan Menderes hürriyet uğruna koyduğu başını 17 sene evvel almadığınız için sizlere müteşekkirdir. İdam edilmek için ortada hiçbir sebep yok. Ölüme kadar metanetle gittiğimi, silahların gölgesinde yaşayan kahraman efendilerinize acaba söyleyebilecek misiniz? Şunu da söyleyeyim ki, milletçe kazanılacak hürriyet mücadelesinde sizi ve efendinizi yine de 1950’de olduğu gibi kurtarabilirdim. Dirimden korkmayacaktınız. Ama şimdi milletle el ele vererek Adnan Menderes’in ölüsü ebediyete kadar sizi takip edecek ve bir gün sizi silip süpürecektir. Ama buna rağmen duam [bu kelimenin üzeri çizilip merhametim yapılmıştır] sizlerle beraberdir.”

Kaynaklar

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
sarp-keceli

Memleketimin en talihsiz günü ana rahmine düştüğü gündür.

omer-ulas2

Gözlerinizin ikisi de yerinde, Adnan Bey, iki gözünüzle bakarsınız, iki kurnaz, iki hayın, ve zeytini yağlı iki gözünüzle bakarsınız kürsüden Meclis'e kibirli kibirli ve topraklarına çiftliklerinizin ve çek defterinize. Ellerinizin ikisi de yerinde, Adnan Bey, iki elinizle okşarsınız, iki tombul, iki ak, vıcık vıcık terli iki elinizle okşarsınız pomadalı saçlarınızı, dövizlerinizi, ve memelerini metreslerinizin...

gothee

Ne güzel demiş Menderes son mektubunda: Adnan Menderes'in ölüsü ebediyete kadar sizi takip edecek ve bir gün sizi silip süpürecektir. Evet bugün o ipleriyle oynattıkları bir Türkiye olmadığı için bağırtıları bu kadar yüksek çıkıyor. Çıksın! Boş versenize, bu ipler cahil dedikleri milletin karakterinin ne kadar yüksek olduğunu söyleyen Atatürk'ü kabrinde rahatsız etmekten başka bir işe yaramayacaklardır. Onların uzman oldukları "cahil milleti" ve onların efendilerini zorbalıkla ezmekten başka bir sıfatları olmayacak ve makus talihlerinde hapis olacak ve olmuşlardır da. Bırakınız bağırsınlar şimdi.

noneofyourbuisness

İşte Türkiye...doğruyu söyleyenlerin hapiste ve ya mezarda yalan söyleyenlerin İktidarda bulunduğu bir ülke.

huseyin-balkaya1

Geldiği gibi köy enstitülerini kapadı. Neden? Çünkü cahil olmayan bir millet buna oy vermezdi. Bu hikaye size tanıdık geldi mi? :)

Görüş Bildir