Giray Ercenk: Toroslar'ın Hüzünlü Ezgisi, Zamanın Sonsuz Nakaratı
Toroslar'ın rüzgârı esti, esti de esti, bir ağıt gibi derin, Dağların zirvesinden indi vadilere, gözyaşı gibi süzülerek. Giray Ercenk göçtü gitti, 81 bahar kaldı geride, soluk soluğa, ama ruhu kaldı burada, Yörük çadırlarının dumanında, eski yolların tozunda. 19 Ocak'ta sustu kalbi, kışın soğuk kollarında, yalnız ve sessiz, Yankısı kaldı dağlarda, sarnıçların serinliğinde, kelimelerin en derin yerinde. O, bir tarihçiydi, ama ötesinde bir şairdi, bir hikaye dokuyucusu, Antalya'nın taşlarında, toprağında, ruhu ebedi bir ezgiydi, hiç sönmeyen, hiç bitmeyen. 20 Ocak'ta, cenazesi uğurlandı, dualar yükseldi göğe, Muratpaşa Camii'nde gözyaşları aktı, Odabaşı Mezarlığı'nda toprağa karıştı bedeni, ama o, rüzgarla özgür kaldı, yıldızlarla dans etti, sonsuzluğa karıştı.