Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

La Liga'nın Arkası: Sıkıntıdan Uzak Bir Ligi Sevmek

-
4 dakikada okuyabilirsiniz

La Liga'nın Arkası: Sıkıntıdan Uzak Bir Ligi Sevmek

La Liga'nın Arkası: Sıkıntıdan Uzak Bir Ligi Sevmek

“La Liga'yı seyretmiyorum; sadece iki takım şampiyonluğa oynuyor, Real ve Barça ligden kopuyor, diğerleri aralarında takılıyor, rekabet düzeyi düşüyor, gol krallığı Messi ve Ronaldo arasında geçiyor, haliyle böyle bir ligin izlenilebilirliği de kalmıyor...”

Yukarıdaki argüman son zamanlarda dünyanın hemen hemen her yerinde bazı futbolseverlerin kullandığı, öne sürdükleri bir düşünceye dönüştü. “Madem ortada yirmi takımlı bir lig var, neden her sene sadece iki takım arasında geçen bir şampiyonluk mücadelesi seyrediyoruz?” ya da “Sonunda ya Real Madrid ya da Barcelona şampiyon olacaksa bütün bir sezon bu ligi takip etmenin mantığı nedir?” gibi sorular aldı başını gitti. Gerçekten geriye doğru baktığımızda son sekiz sezonda sadece bu iki takımın şampiyon olduğunu görüyoruz. Hatta yine son sekiz sezonu baz alırsak Valencia beş defa ligi üçüncü bitirmiş, iki kere Deportivo, bir kere de Sevilla üçüncülük kürsüsüne çıkmış. Yani ligin rekabet düzeyinin rutin bir sıralamaya dönüştüğü, her sezon öncesi ya Barcelona'nın ya da Real Madrid'in şampiyon olup, üçüncülük için de Valencia'nın adının yazılabileceği doğrudur. Ancak bu durum gerçekten La Liga'nın sıkıcı olduğunu mu gösterir? Bir ligi heyecanlı kılan sadece şampiyonluğa yarışan takım sayısı mıdır? Üçüncü bir takımın şampiyon olabilme ihtimalinin yarattığı o romantik heyecanı, aslında La Liga'nın birçok farklı maçında defalarca yaşadığımızı geride kalan haftada görmüş olduk.

Sadece Athletic Bilbao'nun yaşadığı gerilim dolu çöküş bile La Liga'yı neden izlememiz gerektiğiyle ilgili bize birçok şey anlatıyor. Geçen sezon Kral Kupası ve UEFA Kupasında final oynayan takımda teknik ekip ve kadrodan fire verilmemiş, ilk 11'de direkt oynayabilecek üç futbolcu takıma takviye edilmiş ancak bu sezon ilk iki haftada maruz kalınan ciddi hezimet söz konusu... Fazla değil, bundan birkaç ay önce uğrunda sonsuz total-futbol methiyeleri döşenen bu Bask usulü peri masalı bir anda ağır bir Alfred Hitchcock filmine dönüştü. Bilbao ligin ilk haftasında sahasında Betis'ten beş yediğinde “nazar boncuğu olsun” dense de, Atletico Madrid karşısında bu hafta alınan dört gollü mağlubiyet bir nevi sonun başlangıcı gibiydi. Tarihinde geçirdiği her başarılı sezonun ardından aynı travmayı yaşayan Athletic Bilbao, futbolda gelenekselciliğe fazla yer olmadığının, modern futbolda büyüklerle baş etmek için sisteme karşı direnilmemesi gerektiğinin net bir örneği. Elinde Iker Muniain, Ibai Gomez ve gibi ellişer milyon avro eden üç tane adamı satsa da sadece Bask oyuncuları oynatmakta direnen bu takımın yapabileceği en büyük transfer Betis'li Beñat Etxebarria! Finansal olarak son derece iyi durumda olan bu kulübün herhangi bir şekilde, kadroyu güçlendirmek adına iyi bir yatırım yapamaması ve sadece altyapıya bağlı olarak hayatta kalmaya çalışması bu çöküşün ana sebebidir. Formasına iki sezon öncesine kadar reklam almayan bu kulüp nasıl bu ısrarından vazgeçip sisteme adapte olduysa, yakın bir zamanda bu tuhaf Bask oyuncu tutuculuğundan da vazgeçecektir.

Modric geldi dertler bitti!

Real Madrid'in her yıl Rayo, Atletico ve Getafe ile oynadığı maçları özel olarak izlemeye çalışırım. Madrid'de “şehrin ezilen çocukları” bu maçta özel olarak Real'e çelme takıp en azından yerel basında bir hafta boyunca kendileri konuşulsun isterler. Kulüp Luka Modric transferini maçtan sonraki güne kadar bekleterek Getafe karşısında alınan mağlubiyetin olumsuz havasını dağıtmayı başardı. Getafe'nin kazanması değil de Modric'in Real'in sisteminde nerede oynayacağı basında bir numaralı gündem maddesi olunca puan tablosundaki sıralamanın önemi kalmadı. Ancak sezon öncesi Mourinho'nun defterinde karşısına “kazanırız” yazılan Getafe deplasmanında alınan bu mağlubiyetin acısı sezon sonunda baş ağrıtabilir. Şehrin diğer “ezilen çocukları” için de puan tablosundaki durum en az Getafe'de olduğu kadar iyimser. Rayo Vallecano sanki geçen sezon zar zor kümede kalan kendisi değilmiş gibi lige fırtına gibi girdi ve ikide iki yapmayı başardı. Takımın abisi Piti'nin performansı oldukça dikkat çekici ve izlenesi. Geçen hafta Arda Turan'la bir puanı kurtaran Atletico Madrid de bu hafta Falcao'yla hayata bağlandı. Gol krallığı konusunda bahis şirketlerinin, hat-trick yapan Kolombiyalı için neden 1.60 gibi düşük bir oran verdiğini bu hafta daha iyi anlamış olduk. Orta sahada Gabi'nin yanında ilk hafta Tiago'yu deneyen teknik direktör Simeone bu hafta da o bölgede Mario Suarez'i oynattı. Belli ki bu bölgedeki direkt oyuncusu için hala karar verememiş vaziyette ve önümüzdeki hafta sıra milli oyuncumuz Emre Belözoğlu'na gelebilir.

Şampiyonluğun bir numaraları adayı Barcelona hakkında artık ne yazılanları okuyor, ne de söylenenleri dinliyorum. Mars’ta hayat bulunduğu zaman, bu benim için Barcelona hakkında yeni bir gelişme olacak. Artık herkes uzay futbolu oynadıkları konusunda hemfikir ve sadece Messi değil bütün takımın kütüğünün Jüpiter'e bağlı olduğu bir gerçek! Barça'yla ilgili tek sıkıntım ise takımın deplasman forması. Bu hafta Osasuna karşısında giydikleri sarımsı, mandalina rengindeki forma endüstriyel futbola küfretmemiz için haklı nedenlerden biridir. Ayrıca ikide iki yapıp puan tablosunda Barcelona'nın arkasına yerleşen, ligin yeni takımı Valladolid'in Levante galibiyetini ve Valencia ile Deportivo arasındaki 3-3'lük gol düellosunun özet görüntülerini yakalarsanız kesinlikle izleyin derim. Çünkü La Liga sıkıcı olmaktan gerçekten çok, çok uzaklarda.

Eurosport - Kerem Sefa Gökbuget

Haberin Tamamı İçin:

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Arda TuranBarcelonaCristiano RonaldoFırtınaMessiReal MadridUEFAUzayfutbolgündemtransfer
Görüş Bildir