Girişimcilerin Bilmesi Gereken 5 Alışveriş Trendi

 > -
3 dakikada okuyabilirsiniz

Girişimcilerin Bilmesi Gereken 5 Alışveriş Trendi

Girişimcilerin Bilmesi Gereken 5 Alışveriş Trendi

İçerik pazarlaması, mobil ticaret, dijital cüzdanlar, sosyal ticaret, kişiselleştirme, yerelleştirme, oyunlaştırma… Bu trendleri konuşmaktan artık sıkılmadınız mı?

Farkettiyseniz artık herkesin bu trendlerden haberi var. Dolayısıyla herkesin konuştuğu bu konular trend olmaya devam etme gücüne -bir süre daha- sahip olsa da, haklarında konuşulan ve uygulamak için arzu edilen fütüristik trendler olmaktan artık biraz uzaklar. Tarih boyunca değişen alışveriş alışkanlıkları, gelecekte de değişmeye devam edecekler.

O zaman artık yeni trendlere göz atalım ve konumuzla paralel olması açısından da alışverişin (hem fiziksel hem online) geleceğini etkileyebilecek ve herkesin haberinin -henüz- olmadığı trendlerden bahsedelim.

Satış Görevlisi Olmayan Mağazalar

Pantolon satışı yapan Hointer, fiziksel mağazasında satış görevlileri olmadan satış yapıyor. Hointer’ın uygulamasını indirmenizin gerektiği bu yeni deneyimde, denemek istediğiniz ürünün QR kodunu okutuyorsunuz ve gitmeniz gereken deneme kabini size bildiriliyor. Deneme kabinine gittiğinizde ise QR kodunu okuttuğunuz pantolonu kabinde buluyorsunuz ve bütün bunlar insansız şekilde gerçekleşiyor.

Avantaj olarak beden bulma ve pantolon raflarını karıştırma dertlerinin ortadan kaldırılması gösterilebilir. Dezavantaj gibi gözükebilecek bu insansız alışveriş deneyimini yaşamak için birçok kişinin en azından bir kere denemede bulunacağı varsayılabilir. Mühim olan nokta bunu alışkanlığa dönüştürebilmek.

Kasalarda İnsansız Ödeme

iPad gibi tabletler ile ödeme gerçekleştirme ya da kasalarda barkod okutarak (kasiyer olmadan) alışveriş yapma deneyimi Türkiye’de bile -nadir de olsa- tanık olduğumuz gelişmeler. Bu ikisinin birleşimi ise kasalarda mağazanın iPad’i ile ve kasiyer olmaksızın alışveriş deneyimi.

ABD’nin popüler perakende şirketlerinden olan ve son zamanlarda mali anlamda zor günler geçiren JCPenney, çalışan sayısını kısmak ve maliyetleri düşürmek amacıyla mağazalarındaki ödeme noktalarına iPadler yerleştirmeye başladı. RFID ve Wifi destekli olan bu alışveriş deneyimi ile tüketiciler farklı alışveriş deneyimi yaşarken, mağaza da giderlerini kısmış olacak. Yine ABD’li Urban Outfitters da bu akımda kendine yer açanlardan. Şirketin CIO’su Calvin Hollinger, kasiyer görevindeki bir iPad’in geleneksel kasiyerin maaliyetinin beşte biri kadarıyla işe alınabildiğini (!) belirtiyor.

Parmak İziyle Ödeme

Dijital cüzdanlara ve farklı mobil ödeme yöntemlerine yavaş yavaş aşina olmaya başladık. Ancak ödeme yapmak için parmak izimizi kullanmaya henüz hazır mıyız, emin değilim. ABD’li PayTango girişiminin geliştirdiği parmak izi ile ödeme yöntemi henüz sadece ABD’deki bir üniversitede deneme amaçlı olarak kullanılıyor.

Yöntem çok basit. Daha önce bu yöntemle hiç alışveriş yapmadıysanız orta ve yüzük parmaklarınızla cihaza dokunuyor, ardından kredi kartınızı makineden geçiriyor ve telefon numaranızı giriyorsunuz. Artık kredi kartınızı cüzdandan çıkarmadan parmak izinizi kullanarak alışverişi tamamlayabilirsiniz. Bu ödeme yöntemi güvenlik ve mahremiyet konularında gelecekte ortaya çıkabilecek soru işaretlerine karşılık verebildiği takdirde, parmak izimizle -aynı bilim kurgu filmlerinde olduğu gibi- neler yapabileceğimizi bir düşünün!

Mağaza İçi Navigasyon Sistemi

Macy’s, geçtiğimiz yılın sonunda New York’taki dev mağazasında (dünyanın ikinci en büyük mağazası) kullanılmak üzere bir mağaza içi navigasyon sistemini duyurdu. iPhone uygulaması aracılığı ile kullanılabilecek navigasyon sistemi ile Macy’s müşterileri istedikleri alanlara yönlendirmeler vasıtasıyla kaybolmadan ulaşabiliyorlar. Bu işin en önemli kısmı ise mağazanın belli kısımlarında yer aldığı anlaşılan müşteriler için onlara özel indirimler ve kampanyalar sunulabilecek olması. Bu esneklik de Macy’s'in bu yatırıma girmesinin ana nedeni olarak gösteriliyor.

Navigasyon sistemini Macy’s ile birlikte geliştiren Meridian ismindeki yazılım firması ayrıca iki mağaza ile daha benzer bir yol gösterme uygulaması için çalışma halinde ancak kullanıma sunan ilk marka Macy’s oldu. Yani bu trend kimsenin tekelinde sayılmaz. Önümüzdeki yıllarda benzer çalışmalar görebileceğiz.

Fiziksel Ürün Gösterimi Olmayan Mağazalar

Bu modelin örneklerine özellikle Japonya ve Güney Kore’deki denemelerde rastlamış olabilirsiniz. Genellikle düz bir zemin üzerinde ürün görsellerinin sergilendiği bu modelde QR kodlar ile alışveriş yapılabiliyor. Bu model fiziksel ürün gösterimi olmayan mağazalar için bir örnek.

eBay‘in geçtiğimiz yıl denediği ise bildiğimiz fiziksel bir mağazanın içinde hiçbir ürün bulundurmadan ve yalnızca QR kodlar üzerinden satış yapmak. Ürünü görselinden beğeniyor, QR kod ile okutuyor ve eBay’in sitesindeki sayfasına giderek alışverişinizi tamamlıyorsunuz. eBay bu mağazanın ardından bir de bu sefer ürünlerin az sayıda da olsa sergilendiği ancak alışverişin yine de internet üzerinden tamamlandığı bir mağaza daha açtı. Bütün bu modellerde mağazaya olan doğrudan katkı stok maaliyetini ve kayıp iş gücünü minimuma indirirken, tüketicilere internetten (hatta mobilden) alışveriş deneyimi kazandırmak.

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Amerika Birleşik DevletleriAppleBilimJaponyaKoretrend
Görüş Bildir