Eşcinsel Olduğu İçin Hakemlik Yapmasına İzin Verilmeyen Halil İbrahim Dinçdağ'a Yaşatılanlar ve Verdiği Hayat Mücadelesi

623PAYLAŞIM

İyi ki öyle bir aileye sahipmiş...

Eşcinsel hakem olarak gazetelere, televizyon programlarına konuk olan Halil İbrahim Dinçdağ, 11 yıldır süren var olma mücadelesini Katarsis X-TRA'da Gökhan Çınar'a anlattı. Yaşadıklarını biz de sizlerle paylaşmak istedik. Benim dinlerken tüylerim diken diken oldu...

Halil İbrahim Dinçdağ, henüz ortaokul öğrencisiyken kendisini tanımaya, "Acaba neden böyleyim?" sorusunu sormaya başlamış. Durumunun normal olup olmadığını bir süre kestiremeyip bu nedenle de kimseyle hislerini paylaşamamış.

Liseyi Trabzon'un bir ilçesinde yatılı olarak okumaya başladığında duygularını, kendisinin bir eşcinsel olduğunu kabullenmeye başlamış. Halil, küçük yaşlardan beri psikolojik mücadele de vermiş.

Çocukluğundan beri futbolu çok seven ve ya futbol hakemi ya da spiker olmak isteyen Dinçdağ, çoğu zaman intiharı düşünmüş. Ailesine layık olmadığını düşündüğü için birçok gece sabah uyanmamayı dilemiş.

Lise son sınıfa geldiğinde apartmanlarında oturan bir futbol hakeminin yönlendirmesiyle dilekçe yazarak hakemliğe başvurmuş. Eğitimlerden başarılı bir şekilde geçerek 1996 yılında lisanslı hakem olmuş ve tam 14 yıl aralıksız mesleğini yapmış.

Tabii ki yıllardır ertelettiği askerliği zorunlu olarak yapacağı 32 yaşına kadar... 2008 yılında askerlik yapması için kağıtlar gelmeye başlayınca korktuğu için gitmemenin yollarını aramış ve bir arkadaşının önerisiyle eşcinsel raporu almak için uzun bir uğraş vermiş.

İlk önce kendi bölgelerindeki doktora gidip eşcinsel olduğunu söylemiş ve o doktor kendisini Erzincan Askeri Hastanesi'ne sevk etmiş. Orada görüştüğü doktor da sadece birlikteki doktorun rapor yazabileceğini söylemiş. Dinçdağ'da herhangi bir video ya da fotoğraf olmadığı için Erzincan'daki doktor rapor yazamamış.

Erzincan'dan rapor alamayınca gitmemeye, olabildiğince ertelemeye karar vermiş ve gel zaman git zaman Sivas'a gitmek zorunda kalmış. Sivas'a gittiğinde durumunu anlattıktan sonra bir süre hastanede kalmış daha sonra da GATA'ya sevki yapılmış. Burada da bir türlü rapor alamamış.

Ardından Genelkurmay Başkanlığı'na şikayet dilekçisi yazmış. Sivas'a git gel derken bir şekilde raporu almayı başarmış.

Asıl kabus buradan sonra başlamış. Askerden döndükten sonra bağlı olduğu Trabzon'daki İl Hakem Kurulu askerlikle ilişkisi olmadığına dair bir yazı istemiş. Bu yazıyı ilettikten 2 ay sonra da kendisine yavaş yavaş görev verilmemeye başlamış ve ardından da askerlik yapmadığı için hakemlik yapamayacağını iletmişler.

Bu kararı Türkiye Futbol Federasyonu'na taşısa da buradan da "hakemlik yapamaz" yazısı gelmiş. O çok sevdiği, yıllarını verdiğini hakemlik mesleği böylece 2009 yılında elinden alınmış.

Hakemlikten atıldıktan bir süre sonra TFF'ye detaylı bir dilekçe yazmış ve ardından ikinci kabusunu yaşamış. Bir gün uyandığında Fanatik gazetesinin "Eşcinsel hakemin düdük mücadelesi" isimli başlıklı kendisinin haberiyle karşılaşmış.

Federasyona ulaşan Dinçdağ'ın yazısı bir yönetici tarafından gazetecilere servis edilmiş.

Bu haberle birlikte basının sürekli aramasından bıktığı için o dönem yayınlanan "Telegol" isimli programa çıkmaya karar vermiş. Programa çıkıp kendisini ifade etmiş.

O zamana kadar oğullarının eşcinsel olduğunu bilmeyen anne baba da böylelikle tüm Türkiye'yle birlikte öğrenmiş. Dinçdağ, her ne kadar ailesinin tepkisinden çekinse de annesi "Kim ne derse desin sen benim evladımsın. Ne olur bizi bırakma." babası da "Onun canını sıkan insanların ben de canını sıkacağım” diyerek destek vermiş.

11 yıldır hakemlik yapamayan Halil İbrahim Dinçdağ, şu an hala işsiz. Ne hakemlik ne de başka bir meslek yapabiliyor. 150'nin üzerinde iş başvurusu yapsa da hiçbir şekilde dönüş yapılmamış. Bulaşıkçılık yapmasına bile izin verilmemiş.

Bu arada Dinçdağ, 2010 yılında Türkiye Futbol Federasyonu’na (TFF) tazminat davası açmıştı ve mahkeme 29 Aralık 2015’te davanın kısmen kabulüne karar vererek, TFF’nin 3 bin lira maddi, 20 bin lira manevi olmak üzere 23 bin lira tazminat ödemesine hükmetmişti.

Fakat Yargıtay, manevi tazminat koşulları oluşmadığı için davayı reddetmişti.

Halil İbrahim Dinçdağ'ın hikayesinin detaylarını buradan izleyebilirsiniz;

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
xena-7renk

İnsanlara iş vermiyorsunuz. Psikolojik ve fiziksel şiddetlere maruz bırakıyorsunuz. Sonra da bunlar hep fuhuş yapıyor diyorsunuz. Sokağa atıyorsunuz. Bunların ağzı pis diyorsunuz. Dışlıyorsunuz, öfkeyle yaklaşıyorsunuz. Sonra bunlar saldırgan diyorsunuz. O kadar şiddeti siz görün siz de normal kalamazsınız. Eşcinsel olup intiharı düşünmemiş bir kişi görmedim. Eserinizle geceleri uykusuz kalmanızı diliyorum. Çünkü benim çocuklarıma aynısını yapmaya kalkanı ezip geçerim.

enverani

ibnelik propagandası gene. inanın bunu tanımayan milyonlarca insan var, cinsel yönelimini kim işe girerken söylüyor ki? vasıfsız ibne iş bulamamış, bari ibneliğimizin propandasına çevirelim demişler.

mert-yavuz-turkoglu

aynen propaganda yapmaları çok kötü. sonra ibne oluyor senin gibiler :)

cansuyldz

Çok üzüldüm :( Bir insanı yönelimine göre yargılamak o kadar iğrenç ki. Hollanda'da artık kadınlar bile zorunlu askerlik yapmaya başlarken bu adam sırf eşcinsel olduğu için askerlik yapamıyorsa bu durum ülkemizin oldukça geride kaldığının göstergesidir.

aycaipekci

Kısa bir bilgi : Adam zaten askerliğe gitmemek için, kimliğini açığa çıkarmış.

adnan-akif-kalyoncu

Askerliği gözünde ne büyütmüşsün be birader, gayet maskülen duruyorsun hiç kimse seni rahatsız etmezdi, paşalar gibi yapar gelirdin askerliğini, bu mağduriyetler de yaşanmazdı, yazık olmuş...

oo-piti-piti-karamela-sepeti

Sanırım kendisinden korktu birine aşık falan olmaktan. O yüzden uzak durmaya çalışmıştır diye düşünüyorum.

kaan-ergen

Anladığım kadarı ile ilk başta askerlik durumunu gösteren belge yüzünden ortaya çıkmış durum. Askerlik durumunu gösteren belgede bu tür özel detayların ne işi var a.q

Görüş Bildir