Atatürk'ün Cumhuriyeti Emanet Ettiği Gençlik, AKP İktidarında Allah'a Emanet

-

Atatürk'ün Cumhuriyeti Emanet Ettiği Gençlik, AKP İktidarında Allah'a Emanet

Atatürk'ün Cumhuriyeti Emanet Ettiği Gençlik,  AKP İktidarında Allah'a Emanet

CHP Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran, "Türkiye Cumhuriyeti’ni yöneten Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve bakanları, sudan mazeretlerle “19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı” törenlerine katılmayıp, kutlamaları engellemeye çalışırken, Atatürk’ün Cumhuriyet’i emanet ettiği gençliğin durumu hiç de iç açıcı değil" dedi.

CHP İstanbul Milletvekili Umut Oran'ın, TÜİK verileriyle gençliğin röntgenini çekerken ortaya çıkan tabloyu şu şekilde özetledi:

• 75 milyonu aşan ülke nüfusunun 6’da birini, 15-24 yaş grubundaki gençler oluşturuyor. Şubat işgücü verilerine göre 11.5 milyon kişi olan kurumsal olmayan genç nüfusun 4.3 milyonu iş gücünde yer alıyor, bunların 3.4 milyonu çalışıyor, 1 milyona yakını ise iş arıyor.
• Bir işte çalışan gençlerin de 1.6 milyon kişi ile yarıya yakınının sosyal güvencesi bulunmuyor, ucuz işgücü olarak kayıt dışı çalıştırılan gençlerin emeği sömürülüyor, hakları gasp ediliyor. Kayıt dışılık oranı özellikle ilköğretim mezunlarında yüzde 60’a, ilkokul mezunlarında yüzde 81’e, okur yazar olmayanlarda yüzde 93’e ulaşıyor.
• Gençlerde işgücüne katılım oranı yüzde 37.5, işsizlik oranı ise yüzde 20.4 düzeyinde. Referans döneminde iş arama kanallarını kullanmayanların dışarıda tutulduğu ankete göre bile ülkede her 5 gençten biri işsiz...
İşsizlik oranı genç erkeklerde yüzde 19.1, genç kadınlarda ise yüzde 22.8 düzeyinde bulunuyor.
• Bu arada, iş gücüne dahil olmayan 7.2 milyon gençten 4.6 milyonunu öğrenciler oluştururken, 2.6 milyon genç ise ne çalışıyor, ne de okuyor. Bunların da 2.3 milyonu kız...
• Genç nüfusun yüzde 14.2’sinin evli olduğu belirlendi. Genç erkeklerde yüzde 5.5 olan bu oran, genç kadınlarda ise yüzde 23.2’ye ulaşıyor. Başka deyişle resmi istatistiklere göre bile 15-24 yaş arasındaki kızların yaklaşık dörtte biri “kocaya veriliyor”. İmam nikâhlılar da düşünüldüğünde gerçekte bu oranın çok daha yüksek olduğu tahmin ediliyor.
• Genç yaştaki kızların kendinden büyük erkeklerle evlendirilme oranı, hala dünyanın en geri toplumlarındakine paralel biçimde çok yüksek düzeylerde seyrediyor.
• 2011 yılında gençlerin yüzde 69.6’sı mutlu olduğunu beyan ederken, bu oran 2012’de 5 puan düşerek yüzde 64.6’ya indi. Mutsuz olduğunu ifade eden gençlerin oranı yüzde 5.4’ten yüzde 9.4’e yükseldi.
• Yaşamının herhangi bir döneminde eşinden ya da birlikte yaşadığı kişiden fiziksel ya da cinsel şiddet görmüş genç kadınların oranı yüzde 35.3.
• Gençlerin yüzde 47.1’i beş yıl sonra Türkiye’nin ekonomik açıdan iyi yönde değişeceğini düşünüyor. Buna göre her 2 gençten 1’i, ekonomik alanda geleceğe karamsar bakıyor.
• “Dindar nesil” yetiştirmeyi kendisine birinci hedef olarak belirleyen AKP, geleceğimiz olan gençleri israf ediyor. AKP, gençlerle birlikte ülkenin de geleceğini karartıyor.

Türkiye Cumhuriyeti’nin imkanlarını kullanarak en üst makamları işgal eden AKP hükümetinin temsilcileri, sudan bahane ve mazeretlerle “19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı” kutlama törenlerine katılmamayı adet edindi. Bununla da yetinmeyen AKP, kutlamalara bile engel getirmeye kalkıyor. Atatürk’ün Cumhuriyet’i emanet ettiği gençliğin durumu ise AKP iktidarında olumsuz bir tablo arz ediyor. Her fırsatta ailelere “en az 3 çocuk” yapmayı öğütleyen Başbakan Erdoğan’ın ülke yönetiminde gençliğin durumu hiç de iç açıcı değil.

Gençler kayıt dışı işçi-ucuz işgücü…

TÜİK’in Şubat 2013 dönemi işgücü verileri ise 15-24 yaş grubundaki kurumsal olmayan genç nüfusu 11 milyon 543 bin olarak gösteriyor. Buna göre gençlerden 4 milyon 330 bini iş gücüne katılırken 7 milyon 213 bini iş gücü içinde yer almıyor. İş gücüne dahil gençlerden de 3 milyon 445 bini bir işte çalışıyor, 885 bini ise iş arıyor.

Bir işte çalışan gençlerin de 1 milyon 629 bin kişi ile yarıya yakınının sosyal güvencesi bulunmuyor. Başka deyişle 2 milyona yakın genç, ucuz işgücü olarak kayıt dışı çalıştırılıyor. Üniversite mezunlarında yüzde 11.7, lise mezunlarında yüzde 26 olan kayıt dışılık oranı ilköğretim mezunlarında yüzde 60’a, ilkokul mezunlarında yüzde 81’e ulaşıyor, okur yazar olmayanlarda yüzde 93’ü aşıyor.

Her 5 gençten biri işsiz!...

Toplam nüfusun işgücüne katılım oranı Şubat 2013 itibariyle yüzde 49.6, işsizlik oranı yüzde 10.5 olurken, gençlerde işgücüne katılım oranı yüzde 37.5’te kaldı, işsizlik oranı ise yüzde 20.4 düzeyine ulaştı. İşsizlik oranı genç erkeklerde yüzde 19.1, genç kadınlarda ise yüzde 22.8 düzeyinde bulunuyor.

TÜİK’in referans döneminde iş arama kanallarını kullanmayanları dikkate almadığı araştırmasına göre bile ülkede her 5 gençten biri işsiz... Gençlerdeki işsizlik oranı, yetişkinlerde yüzde 8.7 olan oranın neredeyse üç katı…

Bu arada, 15-24 yaş grubunda iş gücüne dahil olmayan 7 milyon 213 bin kişiden 4 milyon 593 binini öğrenciler oluşturuyor. Buna göre 2 milyon 620 bin genç, ne çalışıyor, ne de okuyor. Bunun da 2 milyon 253 binini kızlar oluşturuyor.

Hala üç gençten sadece biri üniversite okuyabiliyor

AKP döneminde; gerekli akademik, fiziksel ve bilimsel alt yapıya sahip olmadığı halde daha çok ticari amaçla ya da belli bir dünya görüşü doğrultusunda, çoğu da vakıflar tarafından art arda açılan özel üniversiteler pıtrak gibi çoğaldı. Hükümet de siyasi amaçla, potansiyeli olsun olmasın ülkenin her yanına üniversiteler açma çabasında oldu. Bunun sonucunda AKP öncesi 73 olan üniversite sayısı 200’ü, 1.5 milyon olan üniversite öğrencisi sayısı da 5 milyonu aştı.

Ancak bu gelişmeye rağmen; TÜİK’in son araştırmasına göre yüksek öğretimde okullaşma oranı yüzde 35.5’te kalıyor. Başka deyişle; üniversite çağındaki (18-22 yaş) her 3 gençten sadece 1’i üniversiteli olabiliyor.

Üniversite sayısının artması elbette olumlu bir gelişmedir. Ancak açılanların, yeterli akademik kadrolara sahip olması, gerçek birer araştırma kurumu ve bilim yuvası koşuluyla…

Oysa, üniversite eğitiminin kalitesinin iyice aşağılara düşmesi, gerici kadroların siyasi ve ideolojik amaçlarla açtığı üniversitelerde bilimin dışlanması, bilim dallarının, mesleklerin içinin boşaltılması AKP döneminde ülke yükseköğretimine damgasını vuran bir unsur oldu.

Her 5 işsizden biri üniversite diplomalı

Buna karşılık sayıları hızla artan ve yerleştirmede puan düzeyini çok aşağılara çekerek sınıflarını dolduran “tabela üniversiteleri” ilk yıllarda genç işsizliğini gizlerken, mezun vermeye başladıkça tersine, diplomalı işsizlikte çok hızlı bir artış başladı.

TÜİK veri tabanına göre 2004-2013 döneminde toplam iş gücü yüzde 24.6 artışla 27.4 milyon kişiye yükselirken, üniversite mezunu iş gücü yüzde 110 artarak 5.3 milyon kişiye ulaştı. Resmi tanıma göre toplamda işsiz sayısı yüzde 21 artışla 2.9 milyon kişiye yükseldi, bunun içinde üniversite mezunlarının sayısı yüzde 65 artışla 500 bini aştı.

2004 yılında her 10 işsizden biri üniversite diploması taşıyordu. Gelinen aşamada ise artık yaklaşık her 5 işsizden biri üniversite mezunu.

Aileler, gelecekte iyi yaşam koşullarına sahip olacağı düşüncesiyle çocuklarını üniversite eğitimi aldırmak için tüm kaynaklarını seferber ediyorlar. Üniversiteye hazırlama hizmeti veren devasa bir sektör oluştu. Sınava giren gençlerin küçük bir bölümü üniversitelere yerleşme imkanı buluyor.

Üniversite öncesi hazırlık kursları için ve üniversite eğitimi süresince aileler tarafından her yıl milyarlarca lira harcanıyor. Mezuniyet sonrası gençlerin kolayca iş bulup çalışma yaşamına katılabilmesi, ekonomik özgürlüğünü kazanması, üretime katkı sağlaması ise giderek zorlaşıyor.

AKP’nin izlediği çarpık ekonomik model, genç nüfusa, özellikle de iktidarla organik bir ilişkisi bulunmayan kesimler için istihdam imkanı sunmuyor. Sıcak para ve borca dayalı büyüme modelinde yerli sanayi sektörlerinin gelişiminin yavaş kalması, ithal girdi bağımlılığı ve montaj sanayi olgusu da üniversite eğitimli gençlerin istihdamda yeterince yer almasını engelleyen faktörlerin başında geliyor. Üniversite diplomalıların sayısı ile ekonomide; üretim süreçlerinde rol alabilme oranı paralel gitmiyor.

Sonuçta; AKP’nin atadığı özel görevli rektörler eliyle giderek bilimden, özerklikten, araştırmacılık ve özgür düşünceden de uzaklaşan üniversiteler, artık ülkenin gelişimi ve kalkınmasına hizmet edemiyor, daha çok işsizler ordusunun eğitim düzeyini kağıt üzerinde yükseltmeye yarıyor.

Gençlik 2012 Araştırması…

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) geçen hafta açıkladığı genç nüfusa ait verileri içeren “İstatistiklerle Gençlik 2012” araştırmasına göre 2012 sonu itibariyle 75 milyon 627 bin 384 kişi olan Türkiye nüfusunun 12 milyon 591 bin 641 kişi ile yüzde 16.6’sını, 15-24 yaş arasındaki gençler oluşturdu. Bu genç nüfusun da yüzde 51.1’i erkek, yüzde 48.9’u ise kadın…1935 yılında toplamda yüzde 15,1 olan, 1980-2000 döneminde ortalama yüzde 20’ye yükselen genç nüfus oranında 2000 sonrası azalma eğilimi gözleniyor. Nüfus projeksiyonlarına göre, 2023 yılında genç nüfusun toplam nüfus içindeki oranının yüzde 15.1’e, 2050 yılında yüzde 11.7’ye, 2075 yılında ise yüzde 10.1’e düşeceği tahmin ediliyor.

Seçilmiş ülkelere göre 15-24 yaş grubundaki genç nüfusun toplam nüfus içindeki oranının Türkiye’de görece yüksek olduğu görülüyor. AB üye ülkeleri ortalamasına göre yüzde 11.8 olan genç nüfus oranı ABD’de yüzde 14.1 ve Kanada’da yüzde 13.3 düzeyinde bulunuyor. Ancak bu oran, gelişmişlikte Türkiye ile aynı kategoride yer alan Brezilya’da yüzde 17.2 ve Meksika’da ise yüzde 18.3’e çıkıyor.

15-24 yaş grubundaki kızların dörtte biri “kocada”…

TÜİK’in “İstatistiklerle Gençlik 2012” araştırmasına göre 15-24 yaş grubundaki genç nüfusun yüzde 14.2’si evli... 2012 yılı itibariyle genç erkeklerde yüzde 5.5 olan bu oran, aynı yaş grubundaki kadınlarda ise yüzde 23.2’e ulaşıyor. Resmi istatistiklere göre bile 15-24 yaş grubundaki her 4 kızdan biri halk deyimiyle “kocaya veriliyor”…İmam nikahıyla evlendirilenler de düşünüldüğünde gerçekte bu oranın çok daha yüksek olduğu tahmin ediliyor.

Kızların genç yaşta evlendirilme oranı, hala dünyanın en geri toplumlarındakine paralel biçimde çok yüksek düzeylerde seyrediyor.

Genç kadınların yüzde 35’i şiddet mağduru

Yaşamının herhangi bir döneminde eşinden ya da birlikte yaşadığı kişiden fiziksel ya da cinsel şiddet görmüş genç kadınların oranı yüzde 35.3 olarak belirlendi. Son 12 ay içinde eşinden ya da birlikte yaşadığı kişiden fiziksel ya da cinsel şiddet görmüş kadın oranı ise toplamda 13.7 olurken, bu oran genç kadınlarda yüzde 21.3 düzeyinde bulunuyor.

Her beş gençten biri fazla kilolu ya da obez

2012 yılında gençlerin, yüzde 14.8’inin fazla kilolu, yüzde 3.8’inin obez olduğu belirlendi.

“Sağlıklı nesil” yetiştirme adı altında, gerçekte firmalara bir çeşit örtülü teşvik niteliğinde arz fazlası sütleri satın alarak okullarda süt dağıtan AKP’nin, sağlıksız bedenler ve sağlıksız beyinlerin kaynağı olan fast food tüketimine karşı gençlere yönelik bir politikası bulunmuyor. AKP, bu da yetmez gibi binlerce üründe kullanılan ve pankreas başta ölümcül hastalıkların kaynağı olan nişasta bazlı şeker (NBŞ) kullanımının önünü alabildiğine açma eğiliminde...

İktidarın, gençleri spora, sosyal, kültürel faaliyetlere yöneltecek, onları kötü alışkanlıklardan uzaklaştıracak hiçbir politikası da bulunmuyor.

Gençler kitap okumuyor

İnternet kullanım oranı genç erkeklerde yüzde 80.6, genç kızlarda yüzde 55,4; toplamda yüzde 67.7 düzeyine ulaşırken, kitap okuma oranı çok düşük düzeylerde seyrediyor. Gençlerin sosyal ve kültürel faaliyetleri değişik alanlarda incelendiğinde, yüzde 52.2’sinin ara sıra, yüzde 24,1’inin sıklıkla kitap okuduğu belirlendi. Gençlerin yüzde 52.5’i ara sıra, yüzde 26.4’ü ise sıklıkla gazete okuyor. Bar, gece kulübü vb. yerlere gitme alışkanlığı olan genç oranı yüzde 14.4...

İki gençten biri ekonominin geleceği için kötümser…

TÜİK’in anketine göre gençlerin yüzde 47.1’i 5 yıl sonra Türkiye’nin ekonomik açıdan iyi yönde değişeceğini düşünüyor. Başka deyişle her 2 gençten 1’i, ekonomik alanda geleceğe karamsar bakıyor. Gençlerin sadece yüzde 47’si beş yıl sonra kamu hizmetlerinin sunumunda, yüzde 45,6’sı ise sosyal haklar ve özgürlüklerde iyi yönde bir değişim olacağını düşünüyor.

Bu arada genç nüfus içinde 2011 yılında yüzde 69.6 çıkan “mutlu” olduğunu ifade edenlerin oranı 2012 yılında 5 puan düşerek yüzde 64.6’ya indi. Mutsuz olduğunu ifade eden gençlerin oranı yüzde 5.4’ten yüzde 9.4’e yükseldi.

Gençlere baskının dozu giderek artıyor…

Gençlere yönelik çağdaş ve demokratik bir ülkeye yaraşır politikalardan uzakta bulunan AKP, gençlerin eğitim ve istihdam başta olmak üzere birçok alandaki ciddi sorunlarına çözüm bulma gibi bir niyet de taşımıyor.

Aksine AKP, düşünen, sorgulayan, eleştiren, talep eden ve iktidarın yanlış politikalarını protesto eden gençlere yönelik baskı ve sindirmenin dozunu her geçen gün artırıyor.

AKP, tüm dünyada siyasal ve sosyal alandaki değişimin ve yenilenmenin lokomotifi olan gençlikten korkuyor. Bunun için AKP, “biat kültürü” aşısıyla yeni nesillerden, teokratik sistemlerdeki gibi “kullar”; faşist sistemin insan tipolojisine uygun robotlar yaratma çabasında…

Başbakan gençleri “Ya dindar olacaksınız ya da tinerci” diye kutuplara ayırıyor.

“Dindar gençlik” yetiştirmeyi kendine birincil hedef olarak belirleyen AKP, geleceğimiz olan gençleri israf ediyor…

Gençler, geleceğimizdir…

AKP, gençlikle birlikte ülkenin de geleceğini karartıyor!...

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Adalet ve Kalkınma PartisiAmerika Birleşik DevletleriAvrupa BirliğiBaşbakanBilimBrezilyaCumhuriyet Halk PartisiİşsizlikİstanbulKitapRecep Tayyip ErdoğanTürkiye İstatistik KurumuUmut Oranşeker
Görüş Bildir