onedio

Arabuluculuk Haberleri

Arabuluculuk ile ilgili tüm haberler, içerikler, galeriler, testler ve videolar Onedio’da. Arabuluculuk ile ilgili son dakika haberleri ve gelişmelerini, yeni içerikleri de bu sayfa üzerinden takip edebilirsiniz.

trend-arrow

Popüler İçerikler

Günlük Para Burç Yorumuna Göre 24 Şubat Salı Günün Nasıl Geçecek?
Sevgili astroloji severler, yeni güne yeni umutlarla uyandık. Gökyüzü bugün de hayatımıza yön verecek. Üstelik yine gündemimizde finansal kararlar ve para kazanma ihtimalleri yer alacak. Peki, bugün kimler para kazanacak, kimler kaybedecek? On iki burç için de bambaşka kapılar açılırken birileri zengin de olacak. Bakalım, günün en zengini ve en çok kaybedeni hangi burç?İşte, 24 Şubat Salı gününe özel para falı
24 Şubat Salı Yay Burcu Günlük Para Burç Yorumu
Bugün Yay ve yükselen Yay burçlarının finansal kararlarının günün astrolojik olaylarından nasıl etkileneceğini dikkatle ele aldık. Hazır olun, bugün paranızı yönetirken neler yapmanız gerektiğini söylüyoruz. İş hayatı, kariyer hedefleri ve eğitim alanlarında atacağınız adımlar size ne kazandıracak? 24 Şubat Salı günü Yay ve yükselen Yay burçları para mı kazanacak, yoksa para mı kaybedecek? Peki günlük burç yorumlarına göre 24 Şubat Salı günü para kazanmak için ne yapmalısınız?İşte, Yay ve yükselen Yay burcu günlük para falı
Kızların Bekaretini Satın Alan Türk Yakalandı
The Cambodia Daily gazetesinin bugün yayınlanan 'Kız çocuklarının bekaretini satın alan Türk adam' başlıklı haberinde, 51 yaşında bir Türk'ün çarşamba günü Phnom Penh'de iki 14 yaşında kızın bekaretini satın almak suçundan gözaltına alındığını yazdı. İnsanlık Karşıtı Kaçakçılık Şubesinin Phnom Penh'deki polis şefi Keo Thea, yaptığı açıklamada kurban kızlardan birinin annesinin kızını Türk adama satma suçundan tutuklandığını, ikinci bir Kamboçyalı kadının da arabulucuk ettiği için yakalandığını açıkladı. BAKİRE KIZ ARIYORDU Keo Thea, A.G. adlı Türk'ün Daun Penh bölgesindeki misafirevinde akşam 18.50 sıralarında tutuklandığına dikkat çekerken “' dedi. BEKARETİNİ 400 DOLARA SATIN ALDI Arabulucu Doeun Srey Net'in (22) kurbanlardan birinin annesinin, kızının bekaretini 700 dolara A.G.'ye satması için arabuluculuk yaptığı iddia edildi. Polis şefi, kızın bekaretini 700 dolara satın almasına rağmen Türk adamın parayı düşürerek 400 dolar ödediğini söyledi. A.G.'nin soruşturmasının sürdüğü belirtiliyor. 14 yaşındaki bir başka kızın da bekaretini satın aldığı soruşturması sürüyor. Olayla ilgili üç zanlının hapiste olduğu, davanın Phnom Penh Belediye Mahkemesi'nde görülecegi yazıldı. APLE yardım kuruluşunun müdür yardımcısı Yi Moden, “Türk zanlı suçlu bulunursa başka Kamboçyalı çocuklara zarar vermesini önlemek için hapis cezasından sonra sınırdışı edilmelidir' diye konuştu.
Gazze'ye Kara Harekâtı: İsrail Sınıra Asker Yığıyor
Gazze’ye karadan saldıran İsrail, sınır bölgesinde 18 bin askeri daha göreve çağırdı. Dün geceden bu yana süren saldırıda ölen Filistinli sayısı 24'e yükseldi, 200 kişi yaralandı. İsrail ordusu daha önce sınır bölgesine gönderdiği 30 bin askere ek olarak 18 bin yedek askeri daha göreve çağırdı. İsrail Başbakanı Netanyahu, Gazze'ye yönelik kara saldırılarının genişleyebileceğini ve orduya buna göre talimat verdiğini açıkladı. Gazze’deki Al Jazeera bürosunun yakınlarında bulunan bir medya merkezine saldırı düzenlendi. Saldırıda binada bulunan bazı gazeteciler yaralandı. Binada çok sayıda uluslararası medya kuruluşunun ofisi bulunuyor. Söz konusu bina 2008’de de İsrail ordusu tarafından hedef alınmıştı. 'Şiddetli çatışmalar sonrası İsrail askeri çekildi' Hamas'ın askeri kanadı İzzeddin Kassam Tugayları, yazılı bir açıklamayla, Refah'ın doğusundaki Hasinat bölgesine girmeye çalışan İsrail özel güçlerine karşı yüz yüze çatıştıklarını ve İsrail askerlerinin büyük kayıp vermesi üzerine geri çekildiklerini duyurdu. Bombardımanla beraber 8 bin asker de tanklar eşliğinde kuzey ve doğudan Gazze'ye girdi. 'Beş aylık bebek öldü' Al Jazeera'nin görüştüğü Gazze'deki görgü tanıkları özellikle denizden çok yoğun bombardıman altında olduklarını, İsrail askerlerine ,Hamas'a bağlı Kassam Tugayları'nın karşılık verdiğini kaydetti. Gazze’nin doğusunda bulunan Şucaiye Mahallesi en fazla bombalanan bölgelerden biri. Burada İsrail'in top atışları nedeniyle biri çocuk, biri bebek dokuz Filistinli öldü. Hayatını kaybeden beş aylık bebeğin cesedi ailesinden altı yaralıyla birlikte Gazze'deki Vefa Hastanesi'ne getirildi. Görgü tanıkları çok sayıda evin isabet aldığını belirtti. Ambulanslar yaralılara ulaşamıyor. Bölgedeki birçok hastane 10 gündür süren bombardıman nedeniyle kullanılamaz halde. Taşınabilen yaralılar Gazze'deki Vefa Hastanesi'ne getiriliyor. İsrail’in Aşkelon bölgesinde sirenler çalıyor. İsrailliler sığınaklara girdi. Hamas'a bağlı Kassam Tugayları ile İsrail özel birlikleri arasında Gazze’nin kuzeyinde Han Yunus'ta da şiddetli çatışmalar var. Burada da üç Filistinli öldü. 'Zehirli gaz' iddiası Filistin Sağlık Bakanlığı, İsrail'in, Gazze'nin kuzeyi ve Refah kentinin Eş-Şevke bölgesine zehirli gazlarla düzenlediği saldırıda çok sayıda kişinin etkilendiğini bildirdi. 'Amacımıza ulaşana kadar sürecek' İsrail ordusu Filistinlilerin evlerini terk etmelerini istedi. Netanyahu kara harekatının amacının Gazze'yle Mısır arasındaki yeraltı tünellerini yıkmak olduğunu açıkladı. Netanyahu 'Operasyon amacına ulaşana, yani İsrail vatandaşları için daimi huzur sağlanana kadar devam edecek' dedi. Şu ana kadar çatışmalarda bir askerinin öldüğünü duyuran İsrail ordusu 18 bin yedek askeri de göreve çağırdı. Hamas: İsrail bedelini ödeyecek Kara harekatının başlamasından kısa süre sonra açıklama yapan Hamas, İsrail'e bu saldırının bedelini ödeteceklerini bildirdi. Hamas Sözcüsü Fevzi Barhum, İsrail'in operasyonunun 'ahmakça' olduğunu belirterek, bunun 'korkunç bir bedeli' olacağını kaydetti. Hamas, İsrail topraklarına dört adet füze ateşlendiğini de açıkladı. Türkiye kaygılı Dışişleri Bakanlığı, İsrail'in Gazze'ye kara harekatı başlatmasından kaygı duyulduğunu açıkladı. Filistin Devlet Başkanı Mahmut Abbas, hafta başında planlandığı gibi cuma akşam saatlerinde İstanbul'a gelecek; Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Tayyip Erdoğan ile görüşecek. Türkiye, Hamas ve Katar’a suçlama Mısır, İsrail'e kara harekâtını durdurması için çağrıda bulundu. Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, tarafların Mısır’ın öncülük ettiği ateşkesi kabul etmesi istendi. Mısır Dışişleri Bakanı Samih Şükri, “Hamas, Türkiye ve Katar, Ortadoğu'nun çatışan devletçikler arasında bölünmesini amaçlayan komploya karşı bir nevi siper vazifesi gören Mısır'ın arabuluculuk girişimini başarısızlığa uğrattı. Hamas ateşkesi kabul etmiş olsaydı en az 40 Filistinlinin hayatını kurtarmış olacaktı” dedi. Geçici ateşkes bitti, saldırılar başladı BM'nin önerdiği 'Beş saatlik ateşkes' anlaşmasının 17 Temmuz Perşembe günü saat 15:00'te sona ermesinin ardından İsrail savaş uçakları, Gazze ve Beyt Lahya beldesindeki tarım arazilerine saldırı düzenledi. Beyt Hanun’daki saldırılarda iki Filistinli hayatını kaybetti. Han Yunus bölgesinde ise Filistinlilere ait bir ev topçu bataryaları tarafından vuruldu. Saldırıda bir kız çocuğu hayatını kaybetti. İsrail’in 7 Temmuz’dan bu yana Gazze’ye gerçekleştirdiği saldırılarda ölen Filistinlilerin sayısı da 240'a çıktı. Hamas'ın askeri kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları da Gazze'ye sınır olan Yahudi yerleşim birimlerine havan topu saldırısı düzenlediğini duyurdu. Kaynak: Al Jazeera ve ajanslar
10 Soruda ‘Suriyeli Mülteciler’ Meselesi
Suriye’deki savaş ortamı, yaklaşık 5 milyon Suriyeliyi evinden ederken, dünyanın en büyük mülteci gruplarından birisi haline gelen Suriyelilerin en çok göç ettiği ülkelerin başında Türkiye geliyor. ‘Açık kapı politikası’ ile Suriyeli mültecilerin gelmesi için sınırları açan Türkiye, son dönemde bu insanlara karşı yoğunlaşan gösteriler ve saldırılara sahne oluyor. Agos gazetesinden Emre Can Dağlıoğlu ‘Suriyeli mülteciler’ meselesi hakkında en çok merak edilenleri, Bahçeşehir Araştırma Yöntemleri Koordinatörlüğü’nden Doç. Selçuk Şirin, MÜLTECİ-DER İdari Genel Koordinatörü Pırıl Erçoban, Helsinki Yurttaşlar Derneği Mülteci Destek Projeleri Koordinatörü Hakan Ataman, göçmen hukuku uzmanı Avukat Taner Kılıç, Avustralya Bond Üniversitesi’nden Suriyeli göçmenler üzerine çalışan Doç. Lisa Khalid, mülteci kampları üzerine araştırmalarıyla tanınan Dr. Bilge Şentepe ve çatışma çözümleri uzmanı Ali Zeynel Gökpınar’a sordu.  Kaynak: Agos
Hobilerini Paraya Çeviren Instagram Zenginleri
Dünya çapında 200 milyondan fazla kullanıcısı olan fotoğraf paylaşım sitesi Instagram genelde filtrelenmiş manzaraların ve restoranlarda büyük bir titizlikle servis edilen yemeklerin fotoğraflarıyla bilinir.Instagram her ne kadar hobi olarak fotoğraf çekenlerin öncelikli paylaşım sitesi olsa da, günde 60 milyon fotoğrafın yüklendiği site aynı zamanda büyük şirketler için küresel ölçekte bir pazar anlamına da geliyor.Spor giyim devi Nike'tan küçük ülkelerin turizm tanıtım ofislerine kadar birçok şirket ve kuruluş çok sayıda takipçisi bulunan Instagram kullanıcılarının peşine düşmüş bile.Instagram sayesinde fotoğrafçılığı hobi olmaktan çıkarıp tam zamanlı bir iş haline getirenlerden birisi de 25 yaşındaki New Yorklu Liz Eswein.2010 yılında Instagram'ın kurulmasından kısa bir süre sonra siteye üye olan Eswein @NewYorkCity hesabından yaşadığı şehrin fotoğraflarını paylaşmaya başlamış ve bugün 1,2 milyon takipçiye kadar ulaşmış.İngiliz Guardian gazetesinde yer alan haberde Eswein'in artık büyük şirketler tarafından peşinde koşulan bir Instagram gurusu haline geldiği belirtiliyor.
UNICEF Raporundan Türkiye’de Aile İçi Şiddet
UNICEF raporundan Türkiye’de aile içi şiddet: En çok şiddete maruz kalan 18 yaş altı kızlar. En çok şiddet uygulayan, koca ve erkek arkadaşlar. Şiddet karşısında polisin durumu: Arabulucu...UNICEF’in “Şiddeti İzleme ve Göstergeleri Kılavuzu” isimli kitabında yer alan Türkiye’ye ilişkin veriler, çocuk ve kadınların maruz kaldığı şiddetin boyutunu gözler önüne serdi.Nurettin Kurt’un Hürriyet’teki haberine göre, Mart ayında Türkçeye çevirilen rapordaki verilere göre şiddete en fazla 18 yaşın altındaki kız çocukları maruz kalıyor; en çok şiddeti de koca ve erkek arkadaş uyguluyor. Raporda, aile içi şiddetin emniyet güçlerince yeterli soruşturulmadığı, herhangi bir şikâyette polisin arabulucu gibi davrandığı eleştirisi de yapıldı.Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Adalet Bakanlığı’na da iletilen rapordaki veriler özetle şöyle:Şiddet mağduru kadın profili:Yüzde 37 (18 yaş altı çocuk), yüzde 26 (eş), yüzde 10 (sevgili), yüzde 8 (resmi nikâhlı olmayan eş), yüzde 8 (hırsızlığa uğrayan kadın), yüzde 3 (fuhuşa itilen kadın), yüzde 3 (ilişkiyi reddeden kadın), yüzde 3 (yaşlı ve hasta kadın), yüzde 2 (akraba).FAİLLER PROFİLİ Yüzde 39 (koca), yüzde 19 (tanışılmamış erkek), yüzde 14 (sevgili-arkadaş), yüzde 11 (erkek kardeş), yüzde 8 (baba), yüzde 3 (erkek akraba), yüzde 3 (kocanın ailesi), yüzde 3 (kadının ailesi).POLİS ARABULUCUTürkiye’deki şiddet olaylarında polisin olayı kapattığı eleştirisine de yer verilen raporda şu tespitler yer alıyor:“Kuruluşların gerçekleştirdiği araştırma, karakollara aile içi şiddet şikâyetinde bulunulduğunda, polis memurlarının şikâyetleri soruşturmadığı, ancak mağdurların eve dönmeleri ve şikâyetlerini geri almaları için arabuluculuk görevi üstlendiklerini göstermektedir. Bu bağlamda, polis memurları sorunu, ‘müdahale edemeyecekleri bir aile meselesi’ olarak görmektedir.”‘ŞİDDETİ TEŞVİK’“Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), aile içi şiddetin esas olarak kadınları etkilediğine ve Türkiye’deki adli pasifliğin, aile içi şiddeti teşvik eden bir atmosfer yarattığı kanaatindedir. Hükümet tarafından son yıllarda yürütülen reformlara rağmen, geçmiş yıllarda mevcut davada tespit edildiği gibi adli sistemin genel pasifliği ve saldırganların cezadan muaf olması aile içi şiddeti çözmeye uygun adımın atılmasında gereken sorumluluğun alınmadığını göstermektedir.”Nurettin Kurt | Hürriyet
Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş: 'Dünya 5 Ülkenin İnsafına Bırakılamaz'
BAŞBAKAN Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Ortadoğu ve dünyada barışın sağlanması için, başta Birleşmiş Milletler (BM) olmak üzere küresel kuruluşların yeniden yapılanması gerektiğini söyledi.Mevcut BM yapısının krizleri çözmeye ve savaşları sonlandırmaya müsait olmadığını savunan Kurtulmuş, 'Tam tersine kim güçlüyse BM Güvenlik Konseyi'nde kim güçlü ülkelere sırtını dayadıysa borusunu öttürdüğü bir dünyada yaşıyoruz. 5 büyük ülkenin insafına tüm dünya bırakılamaz' dedi. NATO eski Genel Sekreteri Anders Fogh Rasmussen ise Ortadoğu'da şu anda en ciddi tehdit unsuru olan IŞİD'in durdurulması için bu örgüte karşı savaşanlara havadan olduğu gibi karadan da destek verilmesi gerektiğini ifade etti.Gaziantep Hasan Kalyoncu Üniversitesi'nde düzenlenen 'Ortadoğu'da Barış: Aktörler, Sorunlar ve Çözüm Arayışları' sempozyumu düzenlendi. Ortadoğu'da yaşananlara dikkat çekmek, çözüm üretmek ve barış önerileri bulmak adına düzenlenen sempozyuma; Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş; NATO eski Genel Sekreteri Anders Fogh Rasmussen, Gaziantep Valisi Erdal Ata, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Hasan Kalyoncu Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Cemal Kalyoncu, bürokratlar, STK temsilcileri, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.TÜRK VATANDAŞLIĞINA GEÇEN SURİYELİ PİYANİST SAHNE ALDISempozyumun başlangıcında ilk olarak sahneye kısa süre önce çatışmalardan kaçarak Türkiye'ye gelen ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzaladığı kararnameyle Türk vatandaşlığına geçen Suriye asıllı piyanist Tambi Asaad sahneye çağırıldı. Sahneye çıkan ve 'müzik dehası' olarak gösterilen Tambi Asaad, piyano başına geçerek okunan İstiklal Marşı'na eşlik etti, ardından sergilediği piyano resitaliyle salondan alkış aldı.Sempozyumun açılış konuşmasını yapan Hasan Kalyoncu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Tamer Yılmaz, amaçlarının Ortadoğu'da yaşananlara dikkat çekmek ve çözüm önerileri ile barışa katkı sunmak olduğunu söyledi. Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin ise Ortadoğu'nun önemli bir sınavdan geçtiğini ifade ederken, Türkiye'nin yardım elini uzatarak insanlık sınavından başarıyla geçtiğini ifade etti.RASMUSSEN: IŞİD MUTLAKA DURDURULMALINATO eski Genel Sekreteri Anders Fogh Rasmussen, Ortadoğu'da isyan, iç savaş ve terörizmle mücadele edilirken Türkiye'nin bölgede istikrar ve fener umudu gibi parladığını söyledi. Türkiye'nin siyasi ve ekonomik başarı elde ettiği bölgedeki ülkelerin kaos ve çatışmaların adresi olduğunu belirten Rasmussen, iç savaşın sürdüğü Suriye ile mezhep çatışmalarının devam ettiği Irak'ta IŞİD adıyla bir grubun ortaya çıktığını belirterek, 'Kendilerine İslam Devleti diyorlar ancak bunlar ne İslam ne de devlettir. Sadece terör, işkence, cinayetle hareket etmektedir. Yüz binlerce insan çatışmalardan kaçıyor ve 1,5 milyondan fazla mülteciye Türkiye ev sahipliği yapıyor. Yükselmekte olan şiddet dalgası sınırların ötesine taşınıyor ve bütün uluslararası camianın çabası bu oluşumları geri çevirmeye yoğunlaşıyor. Ama bu sorunu çözmek için önce anlamamız lazım' dedi.Arap baharının son 40 yılda nüfusu iki katına çıkan Arap gençliği tarafından başlatılan bir hareket olduğuna değinen Rasmussen, 'Bu sarsıcı artışa pek çok ülke siyasi ve ekonomik gelişme yönüyle ayak uyduramadı. Yeni istihdam alanları yaratmak, nüfusun büyüme hızına yetişmedi. Yüksek işsizlik ve yaşam kalitesi düştü. Bazı ülkelerde nüfusun yarısından fazlası 30 yaşın altındadır ve aynı rejimin altında doğmuş büyümüş yaşıyor. Yolsuzluğa bulaşmış beceriksizlikle performans gösteren rejimler ahlak ve ideolojik olarak sorunlu. Eldeki iktidarı tutma kararlılığı umutsuzluk ve öfke yaratıyor. Arap ülkelerindeki gençler özgür ülkelerdeki daha iyi standardı görüyor ve kendileri için aynı değişimi istiyor. Bu anlaşılabilir ve meşru bir durum. Ama nüfusla ilgili durum saatli bomba konmuş gibi oldu ve nihayet patladı. İşsizliğe, yolsuzluğa onlarca yıl süren diktatörlüğe karşı Ortadoğu'da bu kitle hareketleri tüm kesimleri bir araya getirdi. Herkesin tek isteği rejimleri devirmekti. Ancak rejimler, mesela Suriye'de Esad askerleriyle, tanklarıyla, füzeleriyle karşılık verdi. Böyle olunca özgürlük savaşı olarak başlayan konu sağ kalma mücadelesine dönüştü' diye konuştu.IŞİD'E KARŞI SAVAŞANLARA KARADAN DA DESTEK VERİLMELİOrtadoğu ülkelerinde yaşanan çatışma ve kaos ortamının aşırı ideolojilere sahip gruplara fırsatlar yarattığını ve IŞİD'in ortaya çıktığını anlatan Rasmussen şöyle devam etti:'IŞİD gibi oluşumlar Irak'ta başladı, Suriye'deki kaostan yararlanarak oraya bulaştı. IŞİD geniş alanlarda hüküm sürüyor, fonları petrol yataklarını kontrol etmekten ve bireysel bağışlardan geliyor. Barbarca diktatörlük oluşturmayı amaçlıyorlar ve tüm Ortadoğu'da bölgedeki en ciddi tehdit. Dünyanın her tarafındaki kültürler, daha iyi bir yönetim ve hayat isteyen herkes için tehdittir. IŞİD mutlaka durdurulmalı bu en büyük tehlike. Aciliyetle üzerine gidilmeli, hava saldırıları devam etmeli. ABD liderliğindeki askeri katkılar sağlayan ülkelere bu noktada teşekkür edilmeli. Hava desteğinin yanı sıra karada da IŞİD'i karşı topraklarını savunan insanlara destek vermeliyiz. Yaşadıkları yeri cesaretle savunurken aslında bizi de savunuyorlar, bundan dolayı onlara yardım kendimize yardım olur. Biran önce IŞİD'in ikmal hatlarını ve fonlarının geldiği yolları kesmemiz lazım. IŞİD'in nasıl operasyon yaptığını, nasıl terörü başka yerlere ihraç ettiğini, başkalarına ve bize saldırttığını düşünerek bunu durdurmamız lazım.'SURİYE'DE BOSNA MODELİ UYGULANMALIİç savaşın sürdüğü Suriye'de biran önce Bosna Hersek modeli uygulanarak çatışmaların sonlandırılması gerektiğini vurgulayan Rasmussen şöyle konuştu:'Suriye'de rejim o kadar inatçı ve muhalefet o kadar parçalanmış durumda ki Esad'ın ortadan kalkması halinde bunların birbiriyle savaşacağı ihtimalini gözardı edemeyiz. Bunun için seçilecek yol Bosna Hersek'teki model uygulanmalı, iktidar erkini devlet çerçevesi içerisinde yerel halkla paylaşılmasıdır. Bu mükemmel bir çözüm değil ama Bosna'da uygulandığında savaş durdu. Burada da uygulanmalı ve uluslararası camia Suriye'de de Bosna çözümü gibi çözüm bulmak zorundadır. İktidarı terk etmeye Esad'ı razı ederek ülkenin etnik, dinsel çizgiler çerçevesinde paylaşılmasını sağlamak lazım. Esad'ı nasıl razı etmek mümkün olabilir? Muhalefetin ve ordunun ılımlı kesimlerine destek vererek. Bu iç savaşı akşamdan sabaha bitirmez ama ılımlı muhalefetin yeni kazanımlar elde etmesini ve Esad hükümeti ile masaya oturması sağlarız. Çünkü politika, dövüşme yerine konuşma sanatıdır. Arabuluculuk için elimizden geleni yapalım. İhtiyacımız olan budur ve bunu tüm bölgede teşvik etmemiz gerekiyor. Özgür toplumlar Ortadoğu için demokratikleşme süreci başlatmalı. Demokrasi anlayışı hem bir fırsat, hem de yükümlülük olarak ortaya konulmalı. Türkiye bu noktada güçlü rol oynayabilir, çünkü reformların şampiyonu olmuş bir ülkedir. Çünkü Türkiye; Avrupa ile Ortadoğu ve Asya arasında önemli rol oynayan aktördür.'MEZHEPÇİ POLİTİKALAR DURDURULMALIRasmussen, NATO'nun Suriye'de müdahale etmemesinin sebebinin bölge ülkelerinin ve Suriye muhalefetinin bölünmüş fikirlerinden kaynaklandığını ifade ederken, Ortadoğu'nun sorunlarını çözmek için mezhepçi politikaları durdurmak gerektiğini belirterek, 'Alevi azınlığın Sünni çoğunluğa veya Sünni çoğunluğun farklı bir etnik yapıya hükmü kabul edilemez. Suriye'de barış ve çözüm için uluslararası barış gücüne ihtiyaç var. Bosna'ya 20 bin kişi gitti, Suriye için daha büyük olacaktır bu rakam ama bunun için bölge ülkelerinin rol oynaması gerekiyor' dedi.PKK'YA ÇAĞRISınırda tampon bölge oluşumunun Suriye bazı bölgede topraklarını işgal etmeye denk olacağını kaydeden Rasmussen, bunun için asker gerekeceğini ve uluslararası kamuoyunun bu gerekçeden dolayı isteksiz kaldığını savundu. Rasmussen, çözüm süreci ile olumlu Türkiye'de önemli adımlar atıldığını dile getirerek PKK'ya çağrıda bulunarak, 'Suriye ve Irak için ileriye doğru adım atmak için gücü bölmek gerekiyor. Bu ülkelerde; tüm etnik gruplar ve ana kimlikler bir arada yaşamalıdır. Ben bağımsız Kürdistan yanlısı değilim ama Türkiye burada önemli rol oynayabilir. Sizin de PKK ile sorunlarınız var. Buradan Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı çözüm yolu bulmak için yaptıklarından dolayı kutlarım. Umarım bu çözüm sonucuna varır ve hükümet ile PKK tarafı arasında olumlu sonuç doğar. PKK'ya da; silahları bırakmaları ve Türk devleti içerisinde yaşamayı kabul etmelerini ve olumlu katkıcı bir politik siyasi sürece katılmaları çağrısı yapıyorum' dedi.Rasmussen, İran'ın nükleer silah çalışmalarından kaygılı olduğunu söylerken İsrail'in elinde nükleer silah programı olup olmadığını ise bilmediğini ifade etti. Rasmussen bu arada Filistin sorununun çözülmesinin birçok sorunu çözeceğine inandığını da kaydetti.KURTULMUŞ: BM YENİDEN YAPILANMALIBaşbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş ise dünya barışının ve dengesinin sağlandığı coğrafyanın Ortadoğu olduğunu savunarak, bölgede barışın sağlanmadan dünyada sağlanamayacağını söyledi. Birinci dünya savaşı ile birlikte kaos ve krizlerin başladığını ve sürecin halen tüm canlılığı ile devam ettiğini anlatan Kurtulmuş, şöyle devam etti:'2014 sonunda bu dönemde dünyada halen düzensizlik hakim. Bunu karamsar olmak için değil durum tespiti için söylüyorum. Soğuk savaş dönemindeki çift kutuplu denge durumu ortadan kalkmış, gücü elinde bulunduranların dünyaya hakim olduğu bir dönem yaşanıyor. Suriye'deki krizi çözemiyoruz, yıllardır devam ediyor ve devam edecek gözüküyor. Suriye'yi çözemezsiniz Ukrayna'yı da çözemezsiniz. Mevcut BM yapısı krizleri çözmek, savaşları sonlandırmaya müsait değil, tersine kim güçlü ise BM Güvenlik Konseyi'nde kim güçlü ülkeleri sırtını dayadıysa borusunu öttürdüğü bir dünyadayız. Biz dünya sisteminin çözüm üretecek noktaya gelmesini nasıl sağlayacağız buna yoğunlaşmamız lazım. Türkiye olarak dünyanın var olan ve yönetemeyen uluslararası kurum ve kuruluşları fonksiyonlarını yitirmiş olanların yeniden yapılanmasının dünya barışı için zaruri olduğunu söylüyoruz. 5 büyük ülkenin insafına tüm dünya bırakılamaz. Bunun için BM ve diğer küresel kuruluşların yeniden yapılanması önemli bir husustur.'TÜRKİYE İLHAM KAYNAĞI ÜLKETürkiye'nin bölgedeki kavganın sebebini anlayarak barış aranması gerektiği kanaatinde olduklarını ve büyük güçlerin bölge üzerinde bir asırdır böl, parçala, yönet stratejisini yürüttüğünü savunan Kurtulmuş, şunları söyledi:'Bu stratejinin bugün aklı karışık şekilde uygulandığını hepimiz görüyoruz. Ama biz daha fazla bölünme değil, bütünleşme, birlik ve dirliği sağlamak istiyoruz. Etnik farklılıklarla ülkelerin dağılmasını değil, bu farklılıkları zenginlik olarak kabul eden yeni anlayışla yapılanmasını hayal ediyoruz. Türkiye siyasi ve iktisadi istikrarıyla ilham kaynağı bir ülkedir. Son 20 yıl içinde Balkanlar, Kafkaslar, Ortadoğu, Kuzey Afrika şimdi Doğu Avrupa kaoslar içinde kavrulurken, çok şükür Türkiye bu süre içerisinde siyasi, iktisadi istikrarını korumuştur. Bu da demokratik süreçleri işletmiş olmamızdan kaynaklanıyor. Darbelere maruz kalmasına rağmen sitemimiz ortaya sandığı getirmeyi başarmış millet irade ve kararını yönetime getirmiştir. Son yıllarda bunu artırıyoruz ve demokratik sürece katkısını artırdıkça bu demokratik örneklilik artacaktır. Bölge halkları yeni ayrılık dağılmış parçalanmasına karşın Türkiye çözüm süreci ile en büyük sorunu ortadan kaldırıyor. Tüm olası iç ve dış provokasyondan haberdarız ama millet desteği oldukça ve silah bırakma iradesi devam ettiği sürece çözüm süreci başarıyla sonuçlanacaktır.'Rasmussen'in ifade ettiği gibi Bosna Hersek modelinin başarılı olacağına inanmadığını anlatan Kurtulmuş, kantonal yönetim anlayışının ülkelerin iyi yönetilememesinin gerekçelerinden olduğunu ifade ederek, 'Bu bölgedeki insanlar asırlardır birlikte yaşama kültürüne sahiptir. Uluslararası camia olarak verilecek destek ülkelerin demokratik süreçlerini hızlandırmak, tüm etnik grupların Suriye'nin parçası olarak görmektir. Esad rejimini kenara çekilmeye sağlar, demokratik unsurlar ile birlikte yeni bir demokrasiyi Suriye'de inşa etmeyi başarmak en doğru yönetim olur, aksi durumlar ise parçalanmayı büyütür' diye konuştu.İSRAİL TÜP BEBEK OLARAK DOĞDUArap baharını çıkaran temel sebebinin haksızlık, rüşvet ve zulüm içerisine girmiş rejimlere yönelik nefret olduğunu savunan Kurtulmuş, İsrail'in ikinci dünya savaşının ardından tüp bebek olarak doğduğunu ve saldırgan bir tutum sergilediğini belirterek, 'Arap baharı ile bölge ülkelerinde başlayan karışıklıkların önemli nedeni rejimlerin tutumudur. Bir başka neden ise İsrail politikalarıdır. İsrail birinci dünya savaşı sonrası oluşmaya başladı, ikinci dünya savaşı sonrası tüp bebek olarak doğdu. Sonuçta İsrail hükümetleri saldırgan tavırlarını sürdürdü. Kuruluşunda kendisine bırakılan toprakları değil daha geniş toprakları hedef aldı. Zulümlerin Ortadoğu'da barışı önleyen nedenlerin başında İsrail geliyor. Buna karşı hür, gelişmiş, demokratik dünya yeterli desteği verdi mi? Hayır' dedi.POLİTİK ŞARTLAR DEĞİŞMEZSE IŞİD GİDER MIŞİD GELİRSuriye'nin Irak gibi petrole sahip olmadığını ve bunun işgali önlediğini savunan Kurtulmuş, Suriye'de biran önce hayata geçirilmesini istediği uçuşa yasak bölge uygulamasının rejimi köşeye sıkıştıracağına inandığını ifade etti. Bölgede biran önce politik şartların düzeltilmesini aksi halde terör örgütlerinin sonlandırılamayacağını dile getiren Kurtulmuş şöyle dedi:'Buradaki planların perspektifine bakınca mesele Esad rejimini yok etmek değil, IŞİD'in Suriye'den uzaklaştırılmasıdır. Burada ciddi perspektif farklılığımız var. Terörist organizasyonların sonuç olduğu düşüncesindeyiz. IŞİD'e bugün dünyanın her yerinden batıdan da katılanlar var. Bu siyasi istikrarsızlıkların sonucudur, neden değildir. Mücadele ederek IŞİD'i bitirdik farz edelim ama politik şartlar devam ederse IŞİD gider MIŞİD çıkar. Bunda kesin çözümü sağlamanın yolu Suriye halkının farklı unsurlarının siyasal süreçlere katılımının sağlanmasıdır. 300 bin insanı öldürmekten çekinmemiş, en güzel tarihi şehirlerinden Halep'i havadan bombalayarak tüm zenginlikleriyle yok etmiş bir rejimden bahsediyoruz. 'Çekil kenara' desek Esad 'baş üstüne' mi diyecek? Bunu demeyeceğine göre Suriye rejiminin hareket edemez hale gelmesini sağlamak lazım. Bu kapsamda uçuşa yasak bölge önemli ve gecikirse anlamını kaybedebilir. Yakın dönemde barış umudu gözükmüyor. Bu ortamda Suriye'deki sıradan vatandaş IŞİD gibi karanlık yapının peşine takılıyor. Bu halka uluslararası camianın umut vermesi gerekiyor, insanlar 3-5 ay sonra barış olacağını bilmeli. Bunun için biran önce yapılacak uygulamalar ve atılacak adımlar ile Esad rejiminin elini kolunu bağlamak lazım.'Kurtulmuş, 6 bina yakın insanın IŞİD'e katılmak için geldikleri sınırda yakalanarak ülkelerine gönderildiğini, katılımın önlenmesi için gençlerin kendi ülkelerinden çıkmalarının engellenmesi gerektiğini kaydetti.SURİYELİ SIĞINMACILARI ZİYARET ETTİLERBaşbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, beraberinde aralarında eski NATO Genel Sekreteri Anders Fogh Rasmussen'in de bulunduğu heyetle birlikte Nizip'te bulunan Suriyeli sığınmacıların barındığı konteyner kenti ziyaret etti.Nizip Kaymakamı Harun Sarıfakıoğulları ve Nizip Belediye Başkanı Hacı Fevzi Akdoğan'ın karşıladığı heyete ilk olarak konteyner kente ilişkin brifing verildi. Brifingi dinleyen Bas¸bakan Yardımcısı Numan Kurtulmus¸, Türkiye ile BM Mülteciler Yüksek Komiserliği arasında güzel bir çalışma yürütüldüğünü ifade etti. Suriyeli sığınmacılara yönelik yürütülen çalışmalar BM standartlarına uygun olduğunu vurgulayan Numan Kurtulmuş, '2011 yılı Nisan ayından buyana Türkiye’ye gelen Suriyeli sığınmacı sayısı 1,7 milyonu bulmuş ve bu sığınmacılara Türkiye’nin hem AFAD vasıtasıyla hem diğer kamu kurum ve kuruluşlar vasıtasıyla yapmış olduğu yardımlar 5 milyar dolar seviyesine ulaşmıştır. Bu kadar büyük maliyete rağmen halen BM Mülteciler Yüksek Komiserliği, diğer uluslar arası kurum ve kuruluşları, diğer ülkeler dolayısıyla da diğer ülkeler vasıtasıyla gelen bütün yardımların toplamı yaklaşık 265 milyon dolardır. Dolayısıyla BM ve diğer uluslararası camia bizim kamplarımıza psikolojik destek verilmiştir ama maddi olarak Türkiye bu mücadele yalnız bırakılmıştır' dedi.Kurtulmuş ve beraberindekiler yapılan konuşmaların ardından kamptaki sosyal tesisleri inceledi. Suriyeli öğrencilerin yaptığı resmi inceleyen heyette bulunan Numan Kurtulmuş NATO eski Genel Sekreteri Anders Fogh Rasmussen’e resimlerinin olduğu tablo hediye edildi.Kadınların katıldığı kursları da ziyaret eden Kurtulmuş ve beraberindekiler, okullarda eğitim gören Suriyeli öğrenciler ile de yakından ilgilendi.Yaklaşık 2 saat kampta kalan heyette Kurtulmuş ve Rasmussen'in yanı sıra; Gaziantep Valisi Erdal Ata, Koordinatör Vali Veysel Dalmaz, Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Abdulhamit Gül, ile diğer yetkililer de yer aldı.Hasan KIRMIZITAŞ- Metin Faruk TAMER/GAZİANTEP, (DHA)