O da Düşürüldü Demedi

 > -

Malatya'dan Kalkan Askeri Uçakla İrtibat Kesildi

Malatya'dan Kalkan Askeri Uçakla İrtibat Kesildi

Genelkurmay Başkanlığı Malatya’dan kalkan bir askeri uçakla irtibatın Hatay’ın güneybatısında kesildiğini bildirdi.

Genelkurmay Başkanlığı’nın internet sitesinde yapılan açıklamada, “22 Haziran 2012 tarihinde görev uçuşu için saat 10.30'da Malatya/Erhaç Meydanından kalkış yapan bir uçağımız ile saat 11.58'de Hatay ili güneybatısında deniz üzerinde radar ve telsiz tem...

Haberin Tamamı İçin: http://gundem.milliyet.com.tr/malatya-da...

TSK: Bir Savaş Uçağıyla İrtibat Kesildi

TSK: Bir Savaş Uçağıyla İrtibat Kesildi

Genelkurmay Başkanlığı Malatya’dan kalkan bir askeri uçakla irtibatın Hatay’ın güneybatısında kesildiğini bildirdi.

Malatya Erhaç meydanından kalkan uçağın Hatay' ın Samandağ ilçesi güneyinde Suriye karasularının 8 mil açığına düştüğü öğrenildi.

Haberin Tamamı İçin: http://gundem.milliyet.com.tr/

Suriye açıklarında Türk savaş uçağı düştü

Suriye açıklarında Türk savaş uçağı düştü

TÜRK Hava Kuvvetleri’ne ait bir savaş uçağı, Malatya’dan havalandıktan sonra Akdeniz üzerinde kayboldu. Pilotlarla iletişim kesildi, bölgede arama kurtarma çalışmaları başlatıldı. Arama çalışmaları neticesinde F-4E tipi uçakla düşen pilotlar sağ olarak Akdeniz’de bulundu.

Malatya’daki 7’nci Ana Jet Üs Komutanlığı’nda, F-4E 2020 ’Terminatör’ uçaklarının görev yaptığı 171’inci Filo ile RF- 4E keşif uçaklarının görev yaptığı 173’üncü Filo konuşlu bulunuyor. ’Phantom’ olarak adlandırılan bu uçaklarda 1 pilot ve 1 silah sistem subayı olmak üzere 2 personel görev yapıyor.

SURİYE KARASULARININ 8 MİL AÇIĞINA DÜŞTÜĞÜ İDDİASI

Bu arada irtibat kesilen savaş uçağının, Suriye karasularının 8 mil açığında uluslararası sulara düştüğü bilgisi geldi. Hatay’ın Samandağ İlçesi’nin güney batısında Akdeniz’e düştüğü belirtilen uçağı arama çalışmaları başlatıldı.

Pilotların akıbetiyle ilgili henüz bilgi alınamazken, bölgeye sevk edilen uçak ve helikopterlerle arama ve kurtarma çalışması başlatıldı. Mersin ve İskenderun’dan da 2 firkateyn ve 1 Sahil Güvenlik botu bölgeye hareket etti.

VALİ SARAN: “AKIBETİ HAKKINDA GELEN BİR BİLGİ YOK”

Malatya Valisi Ulvi Saran, Malatya Erhaç Üssü’nden 10.30’da kalkan, Hatay’ın güneybatısında deniz üzerinde radar ve telsiz irtibatı kesilen F-4 jet uçağının saat 12.00 sıralarında radarda kaybolduğunu belirterek, "İzlenemez duruma geldi. Uçakta 2 pilot bulunuyordu. Uçağın akıbeti hakkında şu anda bize gelen bir bilgi yok. Gelişmeleri takip ediyoruz" dedi.

Haberin Tamamı İçin: http://www.hurriyet.com.tr/gundem/208211...

Büyük Şüphe: Uçak Düştü Mü Düşürüldü Mü?

Büyük Şüphe: Uçak Düştü Mü Düşürüldü Mü?

Erdoğan Brezilya dönüşünde uçakta bulunan gazetecilere açıklama yaparak, kaybolan uçaktaki pilotların sağ olduğunu söyledi.

Erdoğan'ın gazetecilere "Suriye bizden özür diledi" şeklinde açıklama yaptığı iddiası ise kafaları karıştırdı.

Lübnan kaynakları uçağın Suriye tarafından düşürüldüğünü iddia etmişti.

Ankara'da toplanacak güvenlik zirvesine içişleri, dışişleri, savunma bakanları ve Genelkurmay Başkanı katılacak.

Bu sabah saatlerinde önce radardan kaybolan ve pilotlarıyla irtibat kesilen ardından da Suriye karasularının 8 mil açığına düştüğü tespit edilen Türk savaş uçağı hakkında ilginç iddialar da gündemdeki yerini hemen aldı. Lübnan'da yayın yapan El Mayaden televizyonu, bugün düşen Türk uçağının Suriye tarafından düşürüldüğünü iddia etti. Televizyonun haberinde başka detay verilmedi. Russia Today haber sitesi de yerel kaynaklara dayandırdığı haberde düşen uçağın iki mürettebatının ele geçirildiğini ileri sürdü.

Suriye'nin, Türkiye sınırına, Rusya'dan aldığı hava savunma sistemlerini yerleştirdiği biliniyor.

GÜVENLİK ZİRVESİ TOPLANIYOR

Brezilya'dan dönen Başbakan Erdoğan, Ankara'ya dönüşünde son gelişmeleri değerlendirmek üzere güvenlik zirvesini toplayacak.

Güvenlik zirvesinin bu akşam Başbakanlık resmi konutunda yapılacağı öğrenildi. Zirvede Suriye karasularında F-4 savaş uçağının düşmesi ve son terör olaylarının masaya yatırılması bekleniyor.

GENELKURMAY AÇIKLAMA YAPTI

Genelkurmay Başkanlığı olayı internet sitesinden şöyle duyurmuştu: "Malatya Erhaç Meydanı'ndan kalkış yapan bir uçağımız ile bugün saat 11.58'de Hatay ili güneybatısında deniz üzerinde radar ve telsiz teması kesilmiştir" Radardan kaybolan ve telsiz bağlantısı kurulamayan savaş uçağını aramak için Malatya Erhaç'taki 7'nci Ana Jet Üs Komutanlığı ile Ankara Etimesgut Askeri Havaalanı'ndan kalkan askeri uçaklar bölgeye sevk edildi. Uçakların arama kurtarma çalışmaları sürerken Adana İncirlik'ten de bir askeri helikopterler destek için bölgeye gitti.

Malatya'daki 7'nci Ana Jet Üs Komutanlığı'nda F- 4E 2020 'Terminatör' uçaklarının görev yaptığı 171'inci Filo ile RF- 4E keşif uçaklarının görev yaptığı 173'üncü Filo konuşlu bulunuyor. 'Phantom' olarak adlandırılan bu uçaklarda 1 pilot ve 1 silah sistem subayı olmak üzere 2 personel görev yapıyor.

ERDOĞAN ROTASINI DEĞİŞTİRDİ

BREZİLYA’nın Rio de Jenario kentinde düzenlenen "BM Sürdürülebilir Kalkınma Zirvesi"ne katılan ve bir gün önceden Türkiye’ye dönme kararı veren Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın uçağı rotasını Yunanistan üzerindeyken İstanbul yerine Ankara’ya çevirdi. Rio’dan Türkiye saatiyle 02:15’de hareket eden Ana uçağı, Senegal’in başkenti Dakar’da yakıt ikmali yaptıktan sonra Tunus üzerinden, İtalya, Yunanistan rotasını izleyerek İstanbul’a yöneldi.

Başbakan Erdoğan'ın uçağı İstanbul'a inip, beraberindeki gazeteci ve yazar heyetini bıraktıktan sonra tekrar Ankara'ya hareket etti. Erdoğan'ın, Ankara'da basın toplantısı düzenleyeceği öğrenildi.

Spekülasyonlar sürüyor

Suriyeli gazeteci Ihab Sultan, görgü tanıklarına dayandırdığı haberinde iki Türk jetinin Suriye hava sahasına girdiğini bildirdi.

Haberin Tamamı İçin: http://gundem.milliyet.com.tr/buyuk-suph...

Cumhurbaşkanı Gül:”Kesinleşince Her Şeyi Söyleyecekler”

Cumhurbaşkanı Gül:”Kesinleşince Her Şeyi Söyleyecekler”

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Hatay’ın güneybatısında düşen askeri uçakla ilgili, yetkililerin konuyu takip ettiğini belirterek, ”Kesinleşince açıklayacaklar” dedi

Gül, Şelale Park Restoran’daki akşam yemeğine gelişinde basın mensuplarının Hatay’ın güneybatısında düşen askeri uçakla ilgili sorularını yanıtladı.

Haberin Tamamı İçin: http://siyaset.milliyet.com.tr/cumhurbas...

Zirveden Açıklama: Türk Jeti Suriye Tarafından düşürüldü

Zirveden Açıklama: Türk Jeti Suriye Tarafından düşürüldü

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanan Güvenlik Zirvesinin ardından yapılan açıklamada, "Türk jetinin Suriye tarafından düşürüldüğü anlaşılmıştır. Olay aydınlanınca gerekli adımlar atılacaktır" ifadesi kullanıldı.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında gerçekleştirilen güvenlik toplantısının ardından yapılan yazılı açıklamada, ''Türkiye, olayın tam olarak aydınlatılmasının ardından, nihai tavrını ortaya koyacak, atılması gereken adımları kararlılıkla atacaktır'' denildi.

AYRINTILAR GELİYOR..

Haberin Tamamı İçin: http://www.ensonhaber.com/zirveden-acikl...

Suriye'den Düşen Uçakla İlgili İlk Açıklama

Suriye'den Düşen Uçakla İlgili İlk Açıklama

Suriye: "Türk Savaş uçağını karasularımızın üzerindeyken vurduk".

Suriye tarafından yapılan açıklamada, Türk savaş uçağının Suriye karasuları üzerinde vurulduğu iddia edildi.

Açıklamada, "Uçak karasularımızda alçak uçuş yapıyordu. Hedefi düşürdükten sonra Türk uçağı olduğunu tespit ettik" denildi.

Açıklamada, kayıp pilotların bulunması için iki ülkenin ortak arama-kurtarma faaliyeti yaptığı belirtildi.

Haberin Tamamı İçin: http://www.trthaber.com/haber/gundem/sur...

Amerika'dan İlk Açıklama

Amerika'dan İlk Açıklama

Suriye'de düşen Türk jeti ile ilgili Türkiye ve Suriye'den resmi açıklamalar gelirken, ABD Dışişleri de konuyla ilgili bir açıklama yaptı.

ABD Dışişleri Sözcü'sünden yapılan açıklamada, "Konu henüz NATO gündemine gelmedi, bu konuda Türkiye'nin konuşması daha doğru" dedi.
"ARAMA ÇALIŞMALARINA KATILIRIZ"

ABD Savunma Bakanlığı, "Talep olursa arama kurtarma çalışmalarına katılırız" açıklamasında bulundu.

Haberin Tamamı İçin: http://www.ensonhaber.com/abdden-dusen-t...

BM Genel Sekreteri'nden İtidal Çağrısı

BM Genel Sekreteri'nden İtidal Çağrısı

Türk savaş uçağının düşürülmesiyle ile Ban ki-Moon açıklama yaptı. BM Genel Sekreteri Ban ki-Moon "Bu ciddi olayı her iki tarafın da soğukkanlı şekilde almasını ve diplomatik kanallarla çözmesini umuyorum" dedi.

Haberin Tamamı İçin: http://www.trthaber.com/haber/gundem/bm-...

Suriye tarafından vurulduğu açıklanan Türk F-4 savaş uçağının vurulma anı amatör kameraya yansıdı. Görüntülerde sahilde güneşlenen Suriyeliler bir cismi işaret ediyor ardından da şiddetli patlama sesleri duyuluyor. İşte o anlar...

Koordinatların Belirlenmesi İçin NATO Devreye Girebilir

Koordinatların Belirlenmesi İçin NATO Devreye Girebilir

Hava Kuvvetleri Komutanlığı’na ait keşif uçağının Suriye tarafından düşürülmesinin ardından Türkiye’nin uluslararası hukuk kapsamında atacağı adımlar tartışılıyor. Uzmanlar bu kapsamda NATO’nun 4. ve 5. maddelerinin devreye girebileceğine dikkati çekti

NATO Sözleşmesi’nin 4. maddesi, “Taraflardan herhangi biri, taraflardan birinin toprak bütünlüğü, siyasi bağımsızlığı ya da güvenliğinin tehdit edildiğini düşündüğü zaman, tüm taraflar birlikte danışmalarda bulunacaklardır” ifadesini içeriyor. Sözleşmenin 5. maddesi ise “Taraflar, Kuzey Amerika’da veya Avrupa’da içlerinden bir veya daha çoğuna yöneltilecek silahlı bir saldırının hepsine yöneltilmiş bir saldırı olarak değerlendirileceği ve eğer böyle bir saldırı olursa BM Yasası’nın 51. maddesinde tanınan bireysel ya da toplu öz savunma hakkını kullanarak, Kuzey Atlantik bölgesinde güvenliği sağlamak ve korumak için bireysel olarak ve diğerler ile birlikte, silahlı kuvvet kullanımı da dahil olmak üzere gerekli görülen eylemlerde bulunarak saldırıya uğrayan Taraf ya da Taraflara yardımcı olacakları konusunda anlaşmışlardır” ifadesini içeriyor.

Eski CHP İstanbul Milletvekili, diplomat Onur Öymen, konuya ilişkin şunları kaydetti: “Pilotlarımızın kurtarılması öncelikli bir meseledir. Suriye’nin uçağımızı düşürmesi çok ciddi bir durumdur. Uçaklar Suriye hava sahasından geçse bile bunu düşürecek bir durum gerekmez. NATO’nun uzay üzerinden bilgi toplayan gelişmiş gemileri vardır. Bölgede bir uçağın nerede olduğunu anında tespit ederler. Suriye’yi mazur gösterecek hiçbir gerekçe yoktur.

Haberin Tamamı İçin: http://siyaset.milliyet.com.tr/koordinat...

ABD'den ilk tepki

ABD'den ilk tepki

ABD Dışişleri Bakanlığı'ndan, Türk jetinin Suriye tarafından düşürülmesi konusunda açıklama geldi

ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, "Konu henüz NATO'nun gündemine getirilmedi. Şu noktada tüm gelişmeleri izliyoruz, Türkiye'nin açı...

Haberin Tamamı İçin: http://dunya.milliyet.com.tr/abd-den-ilk...

Taraf Değiştiren Yüzbaşının İntikamı Mı?

Taraf Değiştiren Yüzbaşının İntikamı Mı?

Suriye’de önceki gün bir yüzbaşı MG21 uçağında egitim için havalandıktan kısa süre sonra Ürdün’e giderek bu ülkeye sığınmıştı

Suriye’de sok etkisi yaratan kaçışın ardından tüm uçaklara uçuş yasağı getirilmişti. DebkaFile haber sitesine göre Şam, Yüzbaşı Hasan Hammadeh’in kaçışını Türk istihbaratının organize ettiğine inanıyor. Site Suriye’deki kaynaklarına dayanarak Türk uçaklarının bu nedenle vurulduğunu söyledi. İsrail istihbaratına yakınlığıyla tanınan site ayrıca iki Türk uçağının dün 16.00 itibariyle Suriye’nin Lazkiye kenti üzerinde ses bariyerini de aşacak sekilde alçak uçuş yaptığını ve bu sırada vurulduklarını yazdı. Site bu iddiayı...

Haberin Tamamı İçin: http://siyaset.milliyet.com.tr/taraf-deg...

Suriye 23 Yıl Önce de Türk Uçağını Vurmuştu

Suriye 23 Yıl Önce de Türk Uçağını Vurmuştu

Türk savaş jetini vurarak düşüren Suriye, 23 yıl önce de Tapu Kadastro Genel Müdürlüğüne ait bir uçağı vurmuştu.

Türk Hava Kuvvetleri'ne ait savaş uçağının Suriye karasularına düşmesi, akıllara 1989 yılında Suriye ile yaşanan krizi getirdi.

UÇAK SURİYE TARAFINDAN VURULMUŞTU
21 Ekim 1989'da meydana gelen olayda, Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü'ne ait BN-2A-3 Islander tipi çift motorlu uçak, Suriye sınırında kadastro çalışmaları yapmak üzere kalktıktan sonra Suriye Hava Kuvvetleri'ne ait 2 Mig-21 savaş uçağı tarafından ateş açılarak düşürülmüştü.

5 ŞEHİT
Olayda Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü'nde görevli pilotlar Talat Gencer, Faik Aytan ile teknisyenler Yusuf Gören, Selahattin Çelik ile Fikri Köşker şehit olmuştu.

ÖNCE İHLAL SONRA TAZMİNAT
Olay sonrasında Suriye yetkilileri, uçağın 20 km. sınırı ihlal ettiğini iddia etmiş ancak bir yıl sonra Türkiye'ye ailelere verilmek üzere ve düşürülen uçak için 3 milyon 430 bin dolar tazminat ödemişti.

KEŞİF UÇAĞI
Suriye karasularında düşen RF-4E Phantom uçağı Malatya Erhaç 7'nci Ana Jet Üs Komutanlığı'nda konuşlu 173'üncü Filo'ya aitti. F-4E Phantom II uçağından geliştirilen bu model, İngilizce'de "reconnaissance" yani keşif anlamını taşıyan kelimenin baş harfi R'yi taşıyor. Burun bölümün-de makineli top yerine özel kameralar bulunuyor.

Türk Hava Kuvvetleri'nin envanterine 1974'te giren F-4E Phantom'ların kaza sayısı 56'ya yükseldi. Kazalarda 58 pilot ve silah sistem subayı şehit oldu.

Haberin Tamamı İçin: http://www.ensonhaber.com/suriye-23-yil-...

İki Pilot Aranıyor

İki Pilot Aranıyor

Haber detayları için lütfen kaynak adresine tıklayınız.

Haberin Tamamı İçin: http://www.ntvmsnbc.com/id/25360853/

Türkiye 5. Maddeyi İşletir Mi?

Türkiye 5. Maddeyi İşletir Mi?

Türkiye, Suriye için askeri senaryoları masaya yatırdı. Seçeneklerden biri de NATO'nun 5. maddesi...

Suriye'de düşürülen savaş uçağımızın ardından Türkiye'nin nasıl bir pozisyon alacağı merakla bekleniyor. Türkiye bir askeri çözüm mü bulacak yoksa işi diplomasi ile mi çözer bilinmez ama masadaki en kuvvetli kozlardan biri şüphesiz NATO.

NATO'nun 5'inci maddesi aynen şöyle söylüyor:

"Taraflar, Kuzey Amerika'da veya Avrupa'da içlerinden bir veya daha çoğuna yöneltilecek silahlı bir saldırının hepsine yöneltilmiş bir saldırı olarak değerlendirileceği ve eğer böyle bir saldırı olursa BM Yasası'nın 51. Maddesinde tanınan bireysel ya da toplu öz savunma hakkını kullanarak, Kuzey Atlantik bölgesinde güvenliği sağlamak ve korumak için bireysel olarak ve diğerler ile birlikte, silahlı kuvvet kullanımı da dahil olmak üzere gerekli görülen eylemlerde bulunarak saldırıya uğrayan Taraf ya da Taraflara yardımcı olacakları konusunda anlaşmışlardır."

KARARI TÜRKİYE VERECEK

Olay sonrasında ABD Dışişleri Sözcü'sünden yapılan açıklamada, konuya ilişkin kararı Türkiye'nin vermesinin en doğrusu olduğunu söyleyerek ABD Türkiye'ye yeşil ışık yaktı.

Amerika Birleşik Devletleri'nin NATO Daimi Temsilcisi Ivo Daalder de daha önce yaptığı bir açıklamada aynen şu ifadeleri kullanmıştı:

''Türkiye'ye Suriye'den ya da başka herhangi bir yerden bir saldırı olması halinde, NATO'nun 5'inci maddesinin işletilmesinin değerlendirilebilir"

Washington'da basın toplantısı düzenleyen Daalder'e ''Suriye'nin, Türkiye'ye karşı sınır ihlallerinden dolayı NATO'nun 5. maddesi işletilebilir mi?'' sorusu gündeme getirilmişti.

Ivo Daalder bu soruya ''Eğer Türkiye'ye karşı bir saldırı olursa, o zaman Kuzey Atlantik Konseyi ve NATO ülkeleri, bunun 5'inci maddenin yürürlüğe sokulması kriterini karşılayıp karşılamadığına ve uygun bir karşılığın gerekip gerekmediğine karar vermek için bir araya gelir'' demişti.

"YANLIŞLIKLA" VURMUŞLAR

Başbakanlık'ta yapılan 2 saatlik kritik zirve sonrası yapılan açıklamada, Akdeniz'de kaybolan Türk F-4 savaş uçağının Suriye tarafından düşürüldüğü belirtildi. Suriye ise, "Türk savaş uçağı topraklarımızdan 1 km içeri girdi, vurduk. Hedefi vurduktan sonra Türk uçağı olduğunu anladık" dedi.

Türk savaş uçağının vurulmadan önce merkez üssüne seyrü-sefer sisteminde (Navigasyon) arıza raporu verdiği ortaya çıktı. Silahsız keşif uçağı F4'lerin yanlışlıkla vurulmuş olma ihtimalinin mümkün olmadığı bildiriliyor. Benzer bir olay 1989 yılında gerçekleşmişti. Türkiye'ye ait bir tapu kadastro uçağı, hava sahasını ihlal ettiği gerekçesiyle, Suriye tarafından düşürülmüştü. Baba Esad'ın döneminde gerçekleşen bu olaydan sonra Suriye hem özür dilemiş, hem de tazminat ödemişti."

Haberin Tamamı İçin: http://www.internethaber.com/kayip-ucak-...

Gül: Üzerinin Örtülmesi Mümkün Değil Gereken Yapılacaktır!

Gül: Üzerinin Örtülmesi Mümkün Değil Gereken Yapılacaktır!

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, "Uçağı bulmak için arama çalışmaları sürüyor. Savaş uçaklarının sürati nedeniyle sınır ihlalleri zaman zaman olmaktadır. Bu bir kötü niyet değildir. Soruşturmamız kendi sınırlarımızda mı düşürülüp-düşürülmediği şeklinde olacaktır" dedi.

Gül sözlerine, "Neticesi çok ağır olduğu için detayları in...

Haberin Tamamı İçin: http://siyaset.milliyet.com.tr/gul-uzeri...

Dünya Türk Jetinin Vurulmasını Böyle Duyurdu

Dünya Türk Jetinin Vurulmasını Böyle Duyurdu

Türk Hava Kuvvetleri'ne ait savaş uçağının Suriye tarafından düşürülmesi uluslararası basında geniş yer buldu. İngiliz The Telegraph, "Saldırının, NATO'yu Esad rejimi ile çatışmaya çekebileceği yönündeki endişelerin arttığını" yazdı. Amerikan New York Times ise, "Türkiye askeri müdahaleye açık kapı bıraktı" ifadesini kullandı.

Dünya basını, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında gerçekleştirilen güvenlik toplantısının ardından yapılan yazılı açıklamaya geniş yer ayırırken, aynı zamanda, Suriye tarafından yapılan açıklamalara da yer verdi.

Türkiye'nin bu konuda nasıl bir yol izleyeceğinin, konuyu NATO'ya taşıyıp taşımayacağının henüz belli olmadığı belirtilen haberlerde, ancak bu son gelişmenin Suriye ile Türkiye arasında bozulan ilişkileri daha da kötüleştirileceği yorumları yapıldı.

NEW YORK TIMES: Amerikan New York Times gazetesi, ''Türkiye ile Suriye'nin arasının geçen yıldan itibaren ilişkilerin kötüleşmesinden sonra, ilk kez Suriye ordusunun bir Türk askeri uçağını düşürdüğünü'' belirtti. Haberde, Türkiye'nin askeri müdahaleye açık kapı bıraktığı da iddia edildi.

"ÇATIŞMA SURİYE'NİN DIŞINA YAYILABİLİR"

THE WASHINGTON POST: Türk askeri uçağının Suriye tarafından düşürülmesi olayının bölgedeki gergin havayı gözler önüne serdiğini belirten Amerikan gazetesi, "Suriye'deki isyanın, birçok kesimce, Suriye sınırlarının dışına yayılacağından, komşu ülkeleri işin içine çekeceğinden ve belki de daha geniş boyutlu uluslararası askeri müdahaleye neden olabileceğinden korktuğu bir silahlı çatışmaya dönüşmekte olduğu'' yorumu yaptı.

ABD: TALEP GELİRSE KURTARMA ÇALIŞMALARINA KATILIRIZ

Amerikan CNN televizyonu da ABD Savunma Bakanlığı'ndan ismi açıklanmayan bir yetkilinin, Başbakan Erdoğan başkanlığında düzenlenen güvenlik toplantısının öncesinde, CNN'e verdiği demeçte, ''Talep gelmesi halinde arama ve kurtarma çalışmalarına katkı sağlayabileceklerini, ancak olayın meydana geldiği bölgenin, kısa zamanda yardım götürebilecek yakınlıkta imkanlara sahip oldukları bir bölge olmadığını'' söylediğini belirtti.

LOS ANGELES TIMES: Türk askeri uçağının Suriye tarafından düşürülmesi, Suriye'deki krizin sınırlarının ötesine geçme potansiyelini ortaya çıkardı. Türkiye ile Suriye arasındaki ilişkilerin daha da bozulma olasılığı yükseldi.

"KARASULARIMIZA GİREN HEDEFİ VURDUK"

THE INDEPENDENT: İngiliz Independent gazetesi, "Türkiye Suriye'nin vurduğu uçağını arıyor" başlığıyla verdiği haberde, Suriye'nin Türk savaş uçağını düşürdüğünü itiraf etmesi sonrasında bölgede tansiyonun yükseldiğini yazdı. Suriye ordusundan yapılan açıklamaya yer verilen haberde, "Hava kuvvetlerimiz cuma öğleden sonra karasularımıza giren bir hedefle karşı karşıya kalınca vurdu. Bunun bir Türk askeri uçağı olduğu anlaşıldı" denildi.

"NATO İLE ESAD REJİMİ ARASINDA ÇATIŞMA ÇIKABİLİR"

THE TELEGRAHP: İngiliz The Telegraph gazetesi de, Suriye'nin Türk uçağını düşürmesinin ardından Ankara'nın kararlı adımlar atacağı yönünde Suriye'ye gözdağı verdiğini iddia etti. Gazete, "Saldırının ardından NATO ile Esad rejimi arasında büyük bir çatışma çıkacağı yönündeki korkular arttı" yorumunu yaptı.

'PİLOTLARIN AKİBETİ BİLİNMİYOR'

Haberin Tamamı İçin: http://dunya.milliyet.com.tr/dunya-turk-...

CHP: Suriye Dikkatli Olmalıdır

CHP: Suriye Dikkatli Olmalıdır

CHP, Suriye tarafından düşürülen uçakla ilgili açıklama yaptı.

Suriye'nin Türk jetini düşürmesi ile ilgili bir açıklama da CHP Genel Başkan Yardımcısı Faruk Loğoğlu'ndan geldi.

Loğoğlu, " Suriye dikkatli olmalıdır. Hak ve hukukunu korumakta Türkiye'nin daima birlik içinde ve kararlıkla hareket ettiğini kimse unutmamalıdır." dedi.

Olay sonrası Başbakanlık tarafından yapılan açıklamayı değerlendiren Loğoğlu, "Açıklama dikkatli kaleme alınmış, temkinli ve ölçülüdür. Bu aşamada önceliğimiz pilotlarımızı canlı olarak bulmak olmalıdır. " cümlelerini kullandı.

Uçağın düşürülmesinin uluslararası ölçekte çok ciddi sonuçları olabileceğini belirten Faruk Loğoğlu, "Durumun nedenleri tam olarak ortaya çıkarılıncaya kadar suhuletle hareket edilmesi gerekmektedir. Suriye dikkatli olmalıdır. Hak ve hukukunu korumakta Türkiye'nin daima birlik içinde ve kararlıkla hareket ettiğini kimse unutmamalıdır." dedi.

Haberin Tamamı İçin: http://www.trthaber.com/haber/gundem/chp...

Arınç’tan Düşürülen Uçakla İlgili Açıklama

Arınç’tan Düşürülen Uçakla İlgili Açıklama

"Bu bir savaş uçağı değil,keşif uçağıydı.Bilgi geldikçe kamuoyuyla paylaşılacak".

Suriye'nin Türk uçağını düşürmesi ile ilgili bir açıklama da Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’tan geldi.

Arınç: "Bu bir savaş uçağı değil keşif uçağıydı. Gerekli bilgi geldikçe kamuoyu ile paylaşacağız. Arama çalışmaları devam ediyor. Sükunet içinde olmalıyız" diye konuştu.

Haberin Tamamı İçin: http://www.trthaber.com/haber/gundem/ari...

Kışanak: 'O Uçağın Orada Ne İşi Vardı'

Kışanak: 'O Uçağın Orada Ne İşi Vardı'

"O uçağın orada ne işi vardı, hangi görev için gitti, niye sınır ihlali yaptı, bunların cevabını veremiyorsa bu zaten büyük bir problemdir"

Türk Hava Kuvvetleri'ne ait uçağın Suriye tarafından düşürülmesini değerlendiren BDP Eş Genel Başkanı Gültan Kışanak, Suriye'deki gelişmelerle ilgili olarak Türkiye'nin son dönemlerde müdahale yanlısı bir tavır sergilediğini söyledi.

Kışanak, "Bunun ne kadar tehlikeli ve riskli bir politika olduğu dün yaşananlarla ortaya çıkmıştır. Öncelikle Türkiye'nin bu müdahaleci, askeri operasyon yanlısı ve bunu da Türkiye eliyle yapma heveslisi olmaktan kurtulması gerekmektedir. Dün yaşadığımız olay gerçekten üzüntü veren, olmaması gereken bir durumdu. Ancak bu, Türkiye'nin Suriye, Ortadoğu politikasını sorgulamamıza vesile olabilecek önemli bir gelişmedir. Tüm Türkiye kamuoyunun, AKP Hükümeti'nin bu politikalarını sorgulaması gerekiyor. Başımıza ne dertler açacağı, Türkiye'yi nerelere sürükleyeceğinin bir işareti olmuştur" dedi.

" HERKESİN BU TEHLİKEYİ GÖREREK, SORGULAMASI GEREKİYOR"

Kışanak, "Olayın kendisinin karşısında Ankara'nın, iktidarın içine girdiği acziyet de başka bir problemdir. Saat 12.00 gibi uçağın radarla bağlantısı kesiliyor, ama akşam 20.00-21.00'a kadar bu konuda resmi bir açıklama yapamaz halde olan bir iktidar karşımızda. Bir çocuk başını almış da bir yere gitmiş değil, bu ülkenin bir savaş uçağı Malatya hava üstünden havalanmış ve saat 12.00 civarlarında kendisiyle irtibat kesilmiş ama Türkiye kamuoyuna şunun bilgisi verilmedi, bu uçak hangi görev için havalandı, nereye gidiyordu, hedefi neydi? Uçak kaybolacak bir şey değil. Hükümetin izlediği bu müdahaleci, askeri operasyon yanlısı politikayı sürdürebilme kabiliyetinin olmadığı da açığa çıkmıştır. Kendi uçağını 7-8 saat akibetinin ne olduğunu açıklamayacak durumda olan bir iktidarın bu kadar müdahale yanlısı ve heveskar olması Türkiye'yi büyük bir bataklığa sürükleyecek kadar güçlü bir tehlikedir. Herkesin bu tehlikeyi görerek, sorgulaması gerekiyor" diye konuştu.

"HERKESİN BUNUN KARŞISINDA DURMASI LAZIM"

Haberin Tamamı İçin: http://siyaset.milliyet.com.tr/-o-ucagin...

Ankara'nın Yanıt Beklediği 4 Soru

Ankara'nın Yanıt Beklediği 4 Soru

Türk uçağının düşürülmesinin ardından Türkiye'nin tavrı bekleniyor. Ankara 4 soruya yanıt arıyor. Yeni gelişmelere göre ikinci bir güvenlik zirvesinin toplanabileceği belirtiliyor.

SURİYE TÜRK SAVAŞ UÇAĞINI DÜŞÜRDÜ

Suriye'nin Türk uçağını düşürmesi sonrasında Ankara'nın atacağı adım merakla bekleniyor.

Ankara'nın harekete geçmeden önce bazı sorulara yanıt aradığı belirtiliyor.

Yanıt bekleyen sorular şöyle: Türk uçağının alçaktan uçtuğu ifade ediliyor. Türk uçağı Suriye hava sahasında mı yoksa uluslararası hava sahasında mı vuruldu?

Uçağın vurulmasının ardından ikinci bir Türk uçağının bölgeden kaçtığı iddiaları doğru mu?

Uçakta teknik bir arıza mı vardı? Teknik bir arıza sonucu mu Suriye hava sahasına yöneldi?

Suriye güvenlik birimleri, uçağı vurmadan önce telsizle uyardı mı?

Bu sorular cevaplandıktan sonra Türkiye’nin nihai tavrını ortaya koyması bekleniyor.

Haberin Tamamı İçin: http://siyaset.milliyet.com.tr/ankara-ni...

İşte Şam'dan Son Harita!

İşte Şam'dan Son Harita!

Suriyeli askeri sözcü SANA'ya açıkladı: Uçaksavarla vurduk

Suriye'nin Sana Haber Ajansı, askeri sözcünün açıklamasına dayandırılarak Türk uçağının düşürülmesi ile ilgili habere yer verdi.

Ajans, askeri sözcünün Türk uçağının Cuma günü öğleden önce saat 11.40 sularında Suriye bölge suları üzerindeki hava sahasının batı yönünde, alçaktan hızla uçan yabancı bir cismin göründüğünü bildirdiğini yazdı.

Habere göre sözcü, Suriye hava sistemlerinin sahilden 1 km uzaklıkta olan uçağa uçaksavarla karşı koyduğunu ve hedefe isabet ettiğini, isabet alan uçağın yanarak Lazkiye kentindeki Um el-Tuyur köyünün doğusuna kara sularımız içine, sahilden 10 km uzaklıkta denize düştüğünü açıkladı.

Askeri sözcü, daha sonra vurulan hedefin hava sahamıza giren askeri Türk uçağı olduğunun ortaya çıktığını belirterek uçağa bu tip durumlarda geçerli olan kanunlar çerçevesinde muamele edildiğini kaydetti.

Haberin Tamamı İçin: http://dunya.milliyet.com.tr/iste-sam-da...

Dışişleri'nde Çok Kritik Toplantı

Dışişleri'nde Çok Kritik Toplantı

Dışişleri Bakanlığı'nda kritik görüşme başladı. Türk savaş uçağını düşüren Suriye'ye karşı atılacak adımlar konuşuluyor.
Dışişleri Bakanlığı'nda yapılan toplantıda Genelkurmay 2. Başkanı Hulusi Akar, MİT Müsteşarı Hakan Fidan ve bazı üst düzey bürokratlar Suriye krizini görüşüyor.

Ankara'da sıcak saatler yaşanıyor. Suriye'nin Türk savaş uçağını düşürmesi sinirleri gerdi. Devletin zirvesinden "gereken adımlar atılacak" mesajları geliyor. Ankara Suriye'ye karşı verilecek cevabı tartışıyor. İşte o yol haritası şu saatlerde Dışişleri Bakanlığı'nda toplanan isimlerce belirleniyor.

GÖRÜŞME SONRA ERDİ

Dışişleri Bakanlığı'nda yapılan toplantının ''teknik'' olduğu açıklandı. Toplantıda uçağın düştüğü alan gibi ayrıntıların ele alındığı söylendi.

DAVUTOĞLU, ERDOĞAN İLE GÖRÜŞECEK

Kritik zirvenin ardından Dışişleri Bakanı Davutoğlu'nun Başbakan ile görüşmesi bekleniyor.

Haberin Tamamı İçin: http://www.internethaber.com/ayrinti-dis...

Suriye'ye Haddini Bildirelim Mi?

Suriye'ye Haddini Bildirelim Mi?

Türk savaş uçağının Suriye'de düşürülmesi şoke etti. Büyük yankı uyandıran olayı Uzmanlar, değerlendirdi.

Suriye Türk Hava Kuvvetleri'ne ait bir uçağı düşürdü. Karasularını ihlal etse bile diğer ülkenin uçağı düşürmesi sık rastlanan bir olay değil.
Habertürk televizyonuna konuşan konuşan uzmanlar neler dedi? İşte ilk görüşler:

Emekli Büyükelçi İnal Batu: Komşuların hepsi düşman oldu
Giderek gerginleşen ilişkilere tehlikeli bir halka daha eklenmiş oldu. Beliydi zaten. İran'dan başlayarak İsrail'e kadar koca coğrafyada düşman ülke gözüken bir Türkiye var son aylarda. Kendi karasularını ihlal etmiş olsa bile uçak bunun düşürülmesi düşmanca bir tavırdır.

Star gazetesi yazarı Nasuhi Göngör: Orada yanan ateş her yeri sarar
Ben herhangi bir şekilde bu süreçte Suriye'nin yaptığı bu işin cevapsız kalacağını düşünenlerden değilim. Ama öyle bir kritik aşamadayız ki Suriye ile yaşanan kriz sadece Türkiye'yi ilgilendiren kriz değil. Bölgesel ve uluslararası boyutları olan bir kriz. Orada yanan ateşin bölgede nelere yol açabileceği konusunda hepimizin fikri var.

Hürriyet gazetesi Ankara temsilcisi Metehan Demir: Gaza gelmeyelim
Normalde iki ülkeyi karşı karşıya getirebilecek kadar ciddi bir durum. Ama 'olay aydınlanıncaya kadar' denmesi Suriye'nin bu işi istemeden, başka bir şey sanarak mı yaptığı sorusunu da akla getiriyor. Bence herşey şimdi başlıyor. Türkiye çok ısınmış durumda, Türkiye'nin bu tip şeylerde gaza gelmemesi, çok ama çok sakin olması lazım. Suriye ile Türkiye'yi karşı karşıya getirmek isteyen başka bir güçte olabilir, bunlara sakince bakmak lazım."

TBMM Dışişleri Komisyonu üyesi İdris Bal: Hiçbir şekilde açıklanamaz
Uluslararası diplomaside savaş tabi ki bir araçtır. En son araçtır. Ama şunu unutmamak lazım. Bu aracı yeri geldiğinde kullanmanız gerekir. Aynı zamanda meşrudur bu. Yeri şartlar geldiğinde. Ama şunu unutmamak lazım. Sizin eğitime sağlığa, ulaştırmaya, teknoloji geliştirmeye harcayacağınız parayı, kaynağı, siz savaşa harcayacamak zorunda kalırsınız. Ciddi bedelleri vardır. Dolayısıyla bir taraftan bakarsanız Suriye'nin Türkiye'yi kışkırtacak adım atması intihar anlamına gelir. Hiçbir şekilde açıklanamaz.

Hürriyet yazarı Sedat Ergin: Haklılık derecesi biraz aşağı düşebilir
Sağlıklı bir analiz yapabilmek için yanıtını muhakkak öğrenmemiz gereken sorular var. Bunların başında olayın nerede meydana geldiği sorusu geliyor. Olayın Suriye’nin ulusal hava sahasının içinde mi yoksa dışında mı meydana geldiği büyük önem taşıyor. Çünkü her bir ihtimalin yaratacağı hukuki ve siyasi sonuçlar da farklılık gösterecektir.

Uluslararası hava sahasında meydana gelmesi halinde Türkiye kıyameti kopartabilir. Ama Suriye hava sahasının içinde olduysa yine kıyameti kopartırsınız ama teslim edelim ki, yapacağınız protestonun haklılık derecesi ve ona bağlı olarak şiddet derecesi de biraz aşağı düşer.

MHP Iğdır Milletvekili ve stratejist Sinan Ogan: Türkiye oldu bitti ile savaşa sokulabilir
Bu kadar tesadüf fazla. Türkiye bir savaşa sokulmak isteniyor. Hepimizi derinden yaralayan ve 'Suriye'ye haddini bildirelim' şeklindeki provokasyonla karşı karşıyayız. Türkiye bir oldu bitti ile savaşa sokulabilir.

Haberin Tamamı İçin: http://www.internethaber.com/suriye-ucak...

Suriye İle Ortak Arama Ne Demek?

Suriye İle Ortak Arama Ne Demek?

Akdeniz üzerinde kaybolan Türk Hava Kuvvetleri'ne ait RF-4E tipi keşif uçağının Suriye tarafından düşürüldüğünün ortaya çıkmasının ardından gözler iki pilotun akıbetine çevrildi.

Hem Türkiye, hem de Suriye'den yapılan resmi açıklamalar, pilotlar ve uçağın enkazı için ortak arama yapıldığına işaret ediyor.

Zaten dün, Başbakan Tayyip Erdoğan'ın başkanlığında toplanan güvenlik zirvesi sonrasında yapılan açıklamada da bu hususa dikkat çekildi.

Açıklamada, "ilgili kurumlarımızın sağladığı verilerin değerlendirilmesi ve Suriye ile yürütülen ortak arama kurtarma faaliyetleri çerçevesinde elde edilen bilgiler” vurgusu yer alıyor.

Yaşanan bu gelişmelerin ardından gözler arama çalışmalarının Suriye ile ortak yapılmasına döndü.

"Suriye önce vurdu, şimdi arıyor" yorumları yapılmaya başlandı.

UÇAĞIN DÜŞTÜĞÜ YER
Öncelikle burada bir nokta büyük önem taşıyor: Uçağın nerede düştüğü...

Bu konuda henüz net ve kesin bir bilgi bulunmuyor.

Suriye, uçağın kendi hava sahasını ihlal ettiğini ifade ediyor. Türkiye ise uçağın düştüğü yerin kesin tespitine yönelik çalışmaların devam ettiğini belirtiyor.

Olayın olduğu yer, Suriye karasularına çok yakın bir noktada ya da içinde.

Dolayısıyla bu durum, Suriye'yi arama-kurtarma çalışmalarının bir parçası haline getiriyor.

TEAMÜLLERE UYGUN
Uluslararası hukuk teamüllerine göre, şu anda yapılan ortak arama-kurtarma çalışmaları normal bir protokol.

Teamül çerçevesinde, uçağı düşen ülke arama-kurtarma çalışmalarına katılmayı talep edebilir. Hava sahası ihlal edilen ülke de bu talebi uygun bulursa uçağı düşen ülkeye izin verebilir.

Ele geçirilen pilotlar, sorgulanıp ülkelerine iade edilir. Hayatlarını kaybetmeleri durumunda ise pilotların cenazesi ülkelerine gönderilir.

Bu çerçeveden bakılınca şu an Akdeniz'de yürütülmekte olan çalışmalarda bir tuhaflık yok.

Teamüllere uygun.

Ancak bir de madalyonun arka yüzü var.

Yine hukuk çerçevesinde, hava sahası ihlal edilen ülkenin kendi egemenlik hakları gereğince, ihlal eden ülkenin ekiplerini kendi karasularına ya da ülkesine sokmama hakkı da var.

Eğer Suriye, ortak çalışmayı kabul etmeyip, kendisinin bu çalışmaları yapacağını ilan etmiş olsaydı da hukuken haklı olurdu.

AMA BİR KIVILCIM ÇAKARSA…
Son dönemde Suriye-Türkiye ilişkileri pamuk ipliğine bağlı bir süreçten geçiyor.

İki ülke arasında diplomatik ilişki kalmamış durumda. Karşılıklı olarak suçlamalar, ağır sözler havada uçuşuyor.

Haberin Tamamı İçin: http://www.hurriyet.com.tr/planet/208282...

Kılıçdaroğlu’ndan Düşürülen Uçak Açıklaması

Kılıçdaroğlu’ndan Düşürülen Uçak Açıklaması

CHP Lideri, Suriye tarafından düşürülen Türk uçağıyla ilgili ilk kez konuştu.

Kılıçdaroğlu, Suriye'de düşürülen Türk uçağıyla ilgili olarak, "Üzücü bir olay, kabul edilebilir değil. soğunkanlı olunmalı diplomatik yollar açık tutulmalı" dedi.

Haberin Tamamı İçin: http://www.trthaber.com/haber/gundem/kil...

Nato: Gelişmeleri Çok Yakından Takip Ediyoruz

Nato: Gelişmeleri Çok Yakından Takip Ediyoruz

NATO, Türk uçağının Suriye tarafından düşürülmesi ile ilgili açıklama yaptı.

Türk uçağının Suriye tarafından düşürülmesi ile ilgili Türkiye'nin de üyesi olduğu NATO'dan ilk açıklama geldi.
Üst düzey bir NATO yetkilisi, "gelişmeleri çok yakından takip ettiklerini" açıkladı.
Adının açıklanmasını istemeyen NATO yetkilisi, uçağın düşürülmesine ilişkin "Müttefikimiz Türkiye bağlamında bölgedeki gelişmeleri çok yakından izliyoruz" açıklamasını yaptı.
Yetkili, gelişmelerle ilgili Ankara'nın NATO içinde herhangi bir girişimde bulunup bulunmadığını sorusuna ise cevap vermekten kaçındı.
Daha önce de Suriye ordusunun Türkiye sınırına ateş açması nedeniyle NATO'nun 5'inci maddesinin işletilip işletilemeyeceği tartışılmıştı.
NATO'nun 5'inci maddesi gereğince bir Müttefik'e yapılan silahlı saldırıya tüm İttifak'a yapılmış gibi cevap verilmesi gerekiyor.

Haberin Tamamı İçin: http://www.trthaber.com/haber/gundem/nat...

Dışişleri'nde kritik toplantı sona erdi

Dışişleri'nde kritik toplantı sona erdi

Dışişleri Bakanlığı'nda 2 saat süren kritik toplantı sona erdi. Suriye'ye karşı atılacak adımlar konuşuldu.

Dışişleri Bakanlığı'nda yapılan ve 2 saat süren toplantıya Genelkurmay 2. Başkanı Hulusi Akar, MİT Müsteşarı Hakan Fidan ve bazı üst düzey bürokratlar katıldı. Ankara'da sıcak saatler yaşanıyor. Suriye'nin Türk savaş uçağını düşürmesi sinirleri gerdi. Devletin zirvesinden "gereken adımlar atılacak" mesajları geliyor. Suriye'ye karşı verilecek cevabı belirlemek üzere Dışişleri Bakanlığı'nda biraraya gelindi.

GÖRÜŞME SONRA ERDİ

Haberin Tamamı İçin: http://siyaset.milliyet.com.tr/disisleri...

Düşürülen Uçağın Pilotunun Kimliği Belli Oldu

Düşürülen Uçağın Pilotunun Kimliği Belli Oldu

Suriye tarafından düşürülen keşif uçağının pilotlarından birinin yüzbaşı Erkan Er...

Haberin Tamamı İçin: http://gundem.milliyet.com.tr/dusurulen-...

Başbakan Konutu'nda Sıcak Saatler: İkinci Güvenlik Zirvesi

Başbakan Konutu'nda Sıcak Saatler: İkinci Güvenlik Zirvesi

Başbakanlık Konutu'nda hareketli saatler. İkinci güvenlik zirvesi için hazırlıklar yapılıyor

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, gün boyu dinleneceği belirtilen özel konutundan ayrılarak Başbakanlık Konutu'na geldi.

Konutta har...

Haberin Tamamı İçin: http://www.haberturk.com/gundem/haber/75...

Dışişleri’nden Pilotlarla İlgili Açıklama

Dışişleri’nden Pilotlarla İlgili Açıklama

Dışişleri Bakanlığı, uçağın pilotlarına halen ulaşılamadığını bildirdi.Bu arada uçakta bulanan pilotlardan birinin Yüzbaşı Gökhan Ertan olduğu belirtildi.

Haberin Tamamı İçin: http://www.trthaber.com/haber/gundem/dis...

Güney Kıbrıs Rum Kafası

Güney Kıbrıs Rum Kafası

Rumlar, Suriye tarafından düşürülen Türk uçağı hakkında pes dedirten bir iddiada bulundu...

Rumlar, Suriye tarafından düşürülen Türk uçağının Rum Ordusu tarafından icra edilen tatbikatı izlediğini iddia etti. Türk uçağının Kıbrıs'ta casusluk yaptığını savunan Rumlar, uçağın Apostolos Andreas açıklarından ayrılıp, Suriye'nin FIR hattı içerisinde düştüğünü" öne sürdü.

Malatya'dan kalkan ve Akdeniz'de görev yapan Türk Hava Kuvvetlerine ait uçağın Suriye tarafından düşürülmesiyle ilgili iddialar ve haberler, bugünkü Rum gazetelerinde de yer aldı.

Rum Alithia gazetesi "Casusluk İçin Geldi, Denize Düştü" başlıklı haberinde, Türklerin "Rum Milli Muhafız Ordusu (RMMO) tarafından icra edilmekte olan Dimitra tatbikatını izleme çabalarının burunlarından geldiğini, çünkü Kıbrıs üzerinde casusluk yapan Türk uçağının, Apostolos Andreas açıklarından ayrılıp, Suriye'nin FIR hattı içerisinde düştüğünü" iddia etti.

"MEYDAN OKUMA"

Türk Hava Kuvvetlerine bağlı RF4 tipi iki uçağın, dün sabah 11.00-11.30 sıralarında Kıbrıs üzerinde uçtuğunu ileri süren gazete, o sıralarda Dimitra tatbikatına katılmakta olan birliklerin ise karargahlarından çıktıklarını ve dağılacakları alanlara doğru yöneldiklerini belirtti.

Türk savaş uçak larının o sırada Kıbrıs hava sahasına girdiklerini iddia eden gazete, uçakların (Rum) askeri birliklerinin hareketlerini görüntülemeyi hedefler şekilde hareket ettiğini öne sürdü.

Türklerin bu şekilde, tatbikat planlamalarındaki olası manevralar veya hareketlerle ilgili bilgilere sahip olduklarını öne süren gazete, Türklerin bu yılki tatbikat ile geçen yıl yapılan tatbikattaki hareketleri kıyaslama olanağına sahip olduklarını kaydetti.

Öğle üzeri 12'den sonra, RF4 tipi iki Türk savaş uçağının Kıbrıs'tan ayrılmaya başladığını yazan gazete, uçakların önce doğuya, akabinde de kuzey istikametine yöneldiklerini belirtti.

Haberin Tamamı İçin: http://gundem.milliyet.com.tr/guney-kibr...

Suriye Tansiyonu Düşürme Çabasında

Suriye Tansiyonu Düşürme Çabasında

Suriye Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Cihad Makdissi, RF-4E tipi keşif uçağının düşürülmesinin bir kaza olduğunu, kesinlikle bir saldırı olmadığını söyledi.

A Haber'in canlı yayınında soruları yanıtlayan Makdissi, "Türk ve Suriyeli deniz yetkilileri pilotları bulmak için birlikte çalışıyoruz. Umarız en kısa sürede buluruz. Ankara ile gerginlik yaşamak istemiyoruz" dedi.

Makdissi, olayın Suriye'nin hava sahası içinde meydana geldiğini ve uçağın enkazının da kendi karasularında bulunduğu için Türkiye ile koordineli arama çabaları yürüttüklerini ifade etti.

Makdissi, "Bu bir kaza, kesinlikle bir saldırı değil" diye konuştu ve dün gece ordu sözcüsünün yapmış olduğu açıklamayı anımsatarak, savunma amaçlı ateş açıldığını ve uçak düşürüldükten sonra bunun Türk uçağı olduğunun anlaşıldığını vurguladı.

Haberin Tamamı İçin: http://www.hurriyet.com.tr/

Davutoğlu, Kritik Açıklamayı TRT Haber'den Yapacak

Davutoğlu, Kritik Açıklamayı TRT Haber'den Yapacak

Bakan Davutoğlu, düşürülen uçakla ilgili saat 10.30'da TRT Haber'e konuşacak. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, "Neler Oluyor Özel"de uçağımızın düşürülmesinin ardından yaşanan gelişmelere ilişkin soruları cevaplayacak.

Program saat 10.30'da...

Haberin Tamamı İçin: http://www.trthaber.com/haber/gundem/dav...

"Türkiye Yüzde Yüz Haklıdır"

"Türkiye Yüzde Yüz Haklıdır"

Ömer Çelik,Türk savaş uçağının düşürülmesiyle ilgili değerlendirmelerde bulundu. AK Parti Genel Başkanı Ömer Çelik sosyal paylaşım sitesi Twitter'da bazı açıklamalarda bulundu. İşte Çelik’in açıklamaları;
“Türkiye'de savaş uçağımızın düşürülmesi konusunda bazı Türk gazetecilerin "Türkiye suçlu" anlamına gelecek yorum yapmaları utanç verici. Türkiye kayıp pilotlarımızın arama-kurtarma çalışmalarına öncelik veren bir faaliyet içerisinde. Bunu "sessizlik" gibi sunup ardından bunu Türkiye’nin suçlu olduğu şeklinde yorumlamak, olabilecek en akıl dışı yorumlardır. Böyle bir olayda sağduyuyu, aklı, vicdanı bir kenara bırakarak Suriye'yi haklı bulmak hem objektif verilere aykırı, hem de şu sıcak ortamda yapılabilecek en ağır provokasyondur.
Hem objektif veriler Türkiye’nin yüzde yüz haklı olduğunu gösterecektir, hem de bu verilere sahip olmayanlar bile Türkiye’nin uçağının, katil bir rejim tarafından düşürülmesi karşısında makul bir yorum yapabilecek durumdadırlar. Türkiye’nin suçlanmasının temel verilere, değerlendirmelere, gerçeklere aykırı olduğu en açık şekilde görülecektir. Türkiye yüzde yüz haklı pozisyondadır.
Türkiye’nin Net ve Kapsamlı Bir Yol Haritası Var
Başbakanımız olayın gelişimini, eldeki verileri paylaşmak üzere Meclis'te grubu bulunan siyasi parti liderlerini yarın görüşmek için davet etti. Elde edilen veriler ve ulaşılan sonuçlar, siyasi parti liderlerinden başlanarak, kamuoyu ile paylaşılacak. Hiç kimse kuşku duymasın. Türkiye'nin net ve kapsamlı bir yol haritası var. Bundan sonra nasıl ilerleneceği olayın olmasından sonra Başbakanımız başkanlığında yapılan toplantıda belirlendi.
Artık Başka Bir Aşamaya Geçilmiştir
Şu konu çok önemlidir; Türkiye, Suriye meselesine her zaman meşruiyet ve hukuk temelinde yaklaştı. Suriye'nin savaş uçağımızı düşürmesi sadece Türkiye-Suriye meselesi değil, aynı zamanda uluslararası toplum-Suriye, Nato-Suriye meselesi. Suriye rejiminin eylemi uluslarası hukukun tüm dinamiklerine aykırıdır. Olayla ilgili veriler de bunu doğrulamaktadır. Türkiye yüzde yüz haklı durumdadır. Suriye rejiminin propaganda makineleri bile, bizdeki bazıları gibi Suriye'yi savunamıyor. Bu olaydan sonra başka bir aşamaya geçilmiştir artık. Şu anda önceliğimiz pilotların akibetinin belirlenmesidir.
Suriye, Türk uçağını düşürerek, uluslararası topluma, uluslararası hukuka, bölge ülkelerine, uluslararası meşruiyete ve NATO'ya saldırmıştır.”

Haberin Tamamı İçin: http://www.trthaber.com/haber/gundem/tur...

Davutoğlu: Uçak Uluslararası Sahada Vuruldu

Davutoğlu: Uçak Uluslararası Sahada Vuruldu

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Suriye’nin Cuma günü düşürdüğü Türkiye’ye ait keşif uçağının Türkiye’nin radarlarını test etmek amacıyla uluslararası alanda seyrettiği sırada düşürüldüğünü açıkladı. Davutoğlu, “Böyle bir durumdan tehdit çıkarmak ya art niyettir ya da amatörcedir” diye konuştu.

Malatya Erhaç Hava Üssü'nden kalkan keşif uçağının Suriye tarafından düşürülmesinin ardından, dün Ankara'da çok sıcak saatler yaşandı.

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun başkanlığında dün Dışişleri Konutu’nda bir araya gelen Genelkurmay 2. Başkanı Hulusi Akar ve MİT Müsteşarı Hakan Fidan bir toplantı yaptı. Toplantıda uçağın Suriye Hava Sahası’nı ihlal edip etmediği ve pilotlarla ilgili yürütülen arama kurtarma çalışmaları ele alındı. Bu kapsamda uçağın “radar izi” ve görev kayıtları ayrıntılı şekilde değerlendirildi.

Bakan Davutoğlu bu değerlendirmelerden elde edilen sonuçları bugün ilk kez kamuoyuyla paylaştı.

UÇAĞIMIZIN GÖREVİ ULUSLARARASI RADAR SİSTEMİMİZİN TEST EDİLMESİDİR

TRT Haber kanalında canlı yayında yaşananları ve bundan sonra yapılacakları aktaran Davutoğlu, “Uçağımızın görev tanımı uluslararası radar sistemimizin test edilmesidir, herhangi bir Suriye misyonu yoktur. Bütün sahillerimizde ulusal güvenliğimizi ilgilendiren uçuşlar yapılır” diye konuştu.

Uçağın silahsız olarak tek başına uçtuğuna dikkat çeken Davutoğlu, “Uçağımız solo uçuş yaptı. Eğer herhangi başka bir gündem olsaydı tek başına gönderilmezdi, ki uçağımız silahsızdır. Yine riskli bir göreve gönderilse, uçağımızı silah donanımdan arındırmazdık” dedi.

UÇAĞIN KİMLİĞİ AÇIKTIR, TEHDİT ÇIKARMAK ART NİYETTİR

Haberin Tamamı İçin: http://www.hurriyet.com.tr/planet/208335...

İran'dan Türkiye Ve Suriye'ye Önemli Çağrı

İran'dan Türkiye Ve Suriye'ye Önemli Çağrı

İran, bir Türk savaş uçağının Suriye tarafından düşürülmesinin ardından sorunun çözülmesi için Türkiye ve Suriye’ye “soğukkanlı olun” çağrısında bulundu.

İran Dışişleri Bakanı Ali Ekber Salihi, konu ile ilgili Türk mevkidaşı Ahmet Davutoğlu ile Cumartesi gecesi yaptığı telefon görüşmesinde, her iki ülkeden konuya sabırlı ve soğukkanlı yaklaşmalarını isterken meselenin barışçıl yöntemlerle çözülmesini talep eti. İran Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, “Salihi, bölgede istikrar ve huzurunun korunmasını için sorunun diyal...

Haberin Tamamı İçin: http://dunya.milliyet.com.tr/iran-dan-tu...

NATO'ya Olağanüstü Çağrı

NATO'ya Olağanüstü Çağrı

Türkiye 4'üncü madde kapsamında Salı günü NATO'dan toplantı talep etti.

Türkiye düşürülen uçakla ilgili Suriye'ye nota verdi.

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, "Başbakan Erdoğan bugün parti liderleriyle görüşecek. Yarın da konu Bakanlar Kurulu’nda gündeme gelecek. Muhtemelen Başbakan Erdoğan Salı günü grup toplantısında açıklama yapacaktır" dedi.

Türkiye, askeri uçağının düşürülmesiyle ilgili olarak NATO’dan toplantı talep etti. Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgiye göre, Türk askeri uçağının Suriye tarafından düşürülmesine ilişkin Türkiye 4. madde kapsamında NATO’dan daimi temsilciler düzeyinde Salı günü toplantı talep etti.

İNGİLTERE: CİDDİ ŞEKİLDE ENDİŞELİYİZ

Bir son dakika açıklaması yapan İngiltere Dışişleri Bakanlığı da, "Ciddi bir şekilde endişeliyiz. Konunun BM gündemine gelmesini destekleriz" ifadelerini kullandı.

İngiltere Dışişleri Bakanı Willam Hague, Türk askeri uçağının düşürülmesini kınayarak, olaydan "ciddi biçimde" kaygı duyduklarını bildirdi.

Hague yaptığı açıklamada, "Bu ölçüsüz eylemin, Suriye rejiminin ne kadar ileri gittiğini gösterdiğini" belirterek, "Suriye’nin bu davranışından sorumlu tutulacağını ve ülkesinin BM Güvenlik Konseyi’nde güçlü bir eyleme destek vermeye hazır olduğunu" kaydetti.

Haberin Tamamı İçin: http://gundem.milliyet.com.tr/nato-ya-ol...

Suriye'den Yeni Açıklama

Suriye'den Yeni Açıklama

Suriye'den yapılan son açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Türk uçağı olduğunu bilmiyorduk, Türkiye düşman değil. Düşürülen uçak askeri keşif amaçlıydı. Suriye Türkiye'nin düşmanı değil, iki ülk...

Haberin Tamamı İçin: http://dunya.milliyet.com.tr/suriye-den-...

Rakamlarla Türkiye - Suriye Ordusu

Rakamlarla Türkiye - Suriye Ordusu

Suriye'nin uçağımızı düşürmesi sonrası savaş senaryoları havada uçuşurken; Türkiye ve Suriye'nin askeri gücü de karşılaştırılıyor. İşte rakamlarla iki ülkenin askeri gücü:

Suriye'nin Türk F4 savaş uçağını düşürmesinin ardından tansiyon gittikçe artıyor. Türkiye yol haritasını belirlemek için zirve üstüne zirve yaparken Başbakan Erdoğan bugün de muhalefet liderleriyle tek tek görüşecek.

Savaş hesapları ve senaryoları da havada uçuşurken Türkiye ve Suriye'nin askeri gücü de karşılaştırılıyor.

İşte rakamlarla iki ülkenin askeri gücü:

TÜRKİYE

Haberin Tamamı İçin: http://gundem.milliyet.com.tr/rakamlarla...

Akdeniz'in Bin Metre Derinliğinde Enkaza Ulaşıldı

Akdeniz'in Bin Metre Derinliğinde Enkaza Ulaşıldı

TRT Haber'in geçtiği son dakika bilgisine göre düşürülen uçağın enkazına Akdeniz'in bin metre derinliğinde ulaşıldı. Denizin yaklaşık bin 300 metre derinliğincde enkazına ulaşılan uçağı çıkarmak için çalışmalar başlatıldı. Kayıp iki pilotun ise akibetleri henüz bilinmiyor.

Suriye ordusu tarafından uluslararası sularda vurularak düşürülen Türk Hava Kuvvetleri'ne ait F4 tipi 'Phantom' keşif uçağının enkazına ulaşıldığı bilgisi geldi.

Malatya'dan havalandıktan bir süre sonra Hatay'ın güney batısında Suriye sahiline 13 mil uzaklıkta düşürülen Türk uçağının enkazının yeri tespit edildi.

Haberin Tamamı İçin: http://gundem.milliyet.com.tr/akdeniz-in...

NATO Türkiye'den Gelecek Bilgileri Bekliyor

NATO Türkiye'den Gelecek Bilgileri Bekliyor

NATO Türkiye'den gelecek bilgileri bekliyor

NATO, Türk askeri uçağının düşürülmesiyle ilgili Ankara’dan bilgilendirme beklediğini duyurdu.

Haberin Tamamı İçin: http://dunya.milliyet.com.tr/nato-turkiy...

Suriye SA-6 Füzesiyle Mi Vurdu

Suriye SA-6 Füzesiyle Mi Vurdu

Uzmanlar, Suriye tarafından düşürülen Türk uçağının Rus yapımı SA-6 füzesiyle vurulduğunu iddia ediyor..

Suriye'nin Türk keşif uçağını nasıl vurduğu sorusuna cevap aranıyor. Bu konuda fikir sahibi olmak için Suriye'nin elindeki silahlara ve hava savunma sistemine göz atmak gerekiyor. Uzmanlara göre, Türk askeri uçağı SA-6 tipi Rus üretimi hava savunma sistemiyle vuruldu. Türkiye ve Suriye'deki balıkçıların olayı anlatırken "Üç ayrı patlama sesi duyduk" ifadesinin uçak savar ateşi değil füze ile ateş açıldığı anlamına geldiğini belirten uzmanlar bu sistemin devreye girmesi için emir komuta zincirinin işlemesi gerektiğini belirtiyorlar

KEŞİF UÇAĞI NASIL VURULDU
Türk Hava Kuvvetleri'ne bağlı RF-4 tipi keşif uçağının Suriye tarafından hangi silahla vurulduğu merak ediliyor.

Türkiye Gazetesi'nin haberine göre, NATO askeri yetkilileri, Suriye'nin envanterinde "SA-6", "SA-11" hava savunma sistemi ve 23 ilE 100 kilometrelik hava savunma makineli tüfekleri bulunduğuna dikkat çekiyor ve Türk uçaklarının bu sistemlerle vurulmuş olabileceğini belirtiyor.

Askeri yetkililer, menzili ve etkisi göz önünde bulundurularak uçağın büyük ihtimalle SA-6 tipi Rus üretimi hava savunma sistemiyle vurulma ihtimalinin yüksek olduğunu söylüyor.
NATO'nun SA-6 GAINFUL olarak bilinen savunma sisteminindeki füzelerin menzili 24 bin metreye kadar çıkabiliyor.

SESİN 3 KATI HIZA ULAŞIYOR
SA-6 tipi hava savunma füzesi, 10 bin metre yükseklikte sesin neredeyse 3 katı kadar hıza ulaşabiliyor. 200'e yakın bu tip hava savunma bataryasına sahip olan Suriye, bunların çoğunu Lübnan ve İsrail sınırında muhafaza ediyor. Ama mobil olan bu füze savunma sistemi her an, ülkenin her yerine sevkedilebiliyor.

Suriye ordusu ayrıca erken uyarı radarlarıyla da sınır ihlallerini erken bir şekilde tespit ederek önlem alabiliyor.

RUS YAPIMI ERKEN UYARI RADARI
Suriye ordusunun elinde bulunan erken uyarı radarları arasında Rus yapımı "36D6 TIN SHIELD" ile "P-35/37 BAR LOCK" tipi radarlar bulunuyor.

İttifak üyesi ülkelerin askeri yetkilileri, Suriye'nin Lazkiye yakınlarında en az iki adet P-35 tipi erken uyarı radarı bulunduğunu ve bu radarların menzilinin 250 deniz mili olduğuna dikkat çekiyor.

Radarın sinyalinin 2 derece gibi çok dar bir açıya sahip olduğu ve alçak uçuşların bir çoğunu tespit edebileceğinin altı çiziliyor. NATO askeri yetkilileri, bu çerçevede silahsız uçan bir Türk savaş uçağının Suriye hava savunması tarafından son dakikada tespit edilip vurulmasının zor bir ihtimal olduğunu vurguluyor.

Haberin Tamamı İçin: http://www.ensonhaber.com/suriye-sa-6-fu...

Liderlerin Suriye Zirvesi Başladı

Liderlerin Suriye Zirvesi Başladı

Başbakan Erdoğan, CHP lideri Kılıçdaroğlu'nun ardından şimdi de MHP lideri Devlet Bahçeli ile görüşüyor

Başbakanlık'ta kritik saatler. Hükümet Suriye kriziyle ilgili muhalefeti bilgilendiriyor.

Askeri uçağın Suriye tarafından düşürülmesinin ardından Başbakan Erdoğan, TBMM'de grubu bulunan siyasi partilerden görüşme talebinde bulunmuştu.

GÖRÜŞME BİR SAAAT SÜRDÜ
Erdoğan bu çerçevede ilk olarak CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu ile bir araya geldi. Başbakanlık Resmi Konutu'ndaki görüşme saat 14.00'da başladı. Görüşme yaklaşık 1 saat sürdü.

Görüşmeye Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak ile CHP milletvekili Osman Korutürk de katıldı.

GÖRSEL SUNUM HAVACI TÜMGENERALDEN

Bu arada toplantı ile ilgili ilginç bir ayrıntı dikkat çekti. Zirveye katılan isimler arasında kamuoyuna açıklanmayan Harekat Daire Başkanı Hava Tümgeneral Ateş Mehmet İrez'in toplantıda olayla ilgili görsel sunum yaptığı öğrenildi.

MHP LİDERİ BAŞBAKANLIK'TA
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli Başbakanlık Resmi Konutu'na geldi. Başbakan Erdoğan- Devlet Bahçeli görüşmesi başladı.

Haberin Tamamı İçin: http://www.internethaber.com/erdogan-kil...

Türk Hava Kuvvetleri 114 Uçak Düşürürdü

Türk Hava Kuvvetleri 114 Uçak Düşürürdü

Genelkurmay Başkanlığı : Bu yıl 114 uçak Türk hava sahasını ihlal etti.

Hava sahasını ihlal eden her uçak, sorgusuz sualsiz düşürülseydi, Türk Hava Kuvvetleri’nin, bu yıl içinde 114 savaş uçağı düşürmüş olması gerekirdi. Hava sahası ihlalleri, hemen her gün gerçekleşen ve uluslararası hukuka uygun olarak birkaç dakika içinde çözülen olaylardır.
Bu yıl içinde büyük çoğunluğu Yunan Hava Kuvvetleri’ne ait olmak üzere İtalyan ve İsrail uçaklarıyla birlikte toplam 114 uçağın, Türk hava sahasını ihlal ettiği bilgisi Genelkurmay Başkanlığı’nın sitesinde yer alıyor.
Sadece son bir hafta içinde Türk hava sahasını ihlal eden uçak sayısı 6’yı bulmuş durumda.
Türk Hava Kuvvetleri, bu uçaklardan hiçbirini düşürmüş değil. Uluslararası hukuk ve prosedüre uygun olarak Türk Silahlı Kuvvetleri, bu ihlallerin tamamını tespit etmiş, yaptığı uyarı üzerine uçaklar Türk hava sahasını terk etmişlerdir.
Uçakların sürati dikkate alındığında 1-2 kilometrelik ihlallerin olağan karşılandığı ve uyarı üzerine hava sahasını terk ettiği de bilinmektedir.
Yine Genelkurmay Başkanlığı sitesinde yer alan bilgilere göre, söz konusu uçakların Türk hava sahasını ihlal süreleri, 20 saniye ile 9 dakika arasında değişmektedir.
Bu bilgiler de gösteriyor ki, hava sahası ihlalleri, uyarı ve önleme uçuşlarıyla çözülmektedir.

Haberin Tamamı İçin: http://www.trthaber.com/haber/gundem/tur...

Dünya Ne Dedi?

İngiltere Dışişleri Bakanı Willam Hague, Türk askeri uçağının düşürülmesini kınayarak, olaydan "ciddi biçimde" kaygı duyduklarını bildirdi.

"DESTEK VERMEYE HAZIRIZ"

Hague yaptığı açıklamada, "Bu ölçüsüz eylemin, Suriye rejiminin ne kadar ileri gittiğini gösterdiğini" belirterek, "Suriye'nin bu davranışından sorumlu tutulacağını ve ülkesinin BM Güvenlik Konseyi'nde güçlü bir eyleme destek vermeye hazır olduğunu" kaydetti.

William Hague dün ise Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile konuşmuş ve sosyal paylaşım sitesi Twitter'daki resmi hesabında, "Desteğimi iletmek ve Türk askeri uçağının düşürülmesiyle ilgili endişemi ifade etmek için Türk Dışişleri Bakanıyla konuştum" diye yazmıştı.

Vatan'dan size özel fiyatlarla Intel işlemcili bilgisayarlar! Olayla ilgili diğer ülkelerin açıklamaları ise şöyle: İRAN İran Dışişleri Bakanı Ali Ekber Salihi, Suriye'nin Türk jetini düşürmesinin ardından her iki ülkeye itidal çağrısı yaptı. Dün Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile telefonda görüşen Salihi, iki tarafın meseleyi barışçıl şekilde çözerek bölgesel istikrarı koruyacaklarını umduğunu söyledi. İran Dışişleri Bakanlığı'nın internet sitesinden yapılan açıklamada, görşmeyle ilgili başka bir ayrıntıya yer verilmedi.

AMERİKA

Amerikan Dışişleri Bakanlığı'ndan, Türk jetinin Suriye tarafından düşürülmesi konusunda açıklama geldi. Amerikan Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, “Konu henüz NATO’nun gündemine getirilmedi. Şu noktada tüm gelişmeleri izliyoruz, Türkiye’nin açıklama yapması daha doğru. Talep olursa arama çalışmalarına katılırız” dedi.

İNGİLTERE

Suriye'nin Türk jetini düşürmesine uluslararası kamuoyunda tepkiler gelmeye devam ediyor. İngiltere Dış İşleri Bakanlığı olayla ilgili ciddi şekilde endişeli olduklarını, konunun BM gündemine gelmesini desteklediklerini açıkladı.. İngiltere Dışişleri, 'Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde Suriye içn güçlü hamleler yapmaya hazırız' açıklamasında bulundu.

ALMANYA

Almanya Dışişleri Bakanı Guido Westerwelle, Hatay'ın güneybatısında Türk askeri uçağının düşürülmesiyle ilgili olarak, endişe içinde olduğunu söyledi. Westerwelle, Bangladeş'in başkenti Dakka ziyareti sırasında yaptığı açıklamada, olayın tam olarak araştırılmasını isteyerek, ''Büyük endişe içerisindeyim. Zaten gergin olan bir durumun daha fazla tırmanmaması için her şeyin yapılması lazım'' dedi.

RUSYA

Haberin Tamamı İçin: http://dunya.milliyet.com.tr/dunya-ne-de...

Tarihi Zirve Sonrası İlk Açıklama Kılıçdaroğlu’ndan

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Suriye’nin Türk savaş uçağını düşürmesinin ardından Başbakan Erdoğan’la yaptığı toplantı ile ilgili açıklama yaptı.

İşte Kılıçdaroğlu’nun açıklamasından satır başları:

Uçak vurulmadan önce Suriye tarafından hiçbir uyarının yapılmadığı doğrudan ateş edildiği görülmektedir. Düşürülen uçağın Türk uçağı olduğu bilinmediği mazereti de gerçekçi değildir. Bu saldırının sayın Recep Tayyip Erdoğan başkanlığındaki hükümetin Suriye politikasına karşı bir misillemedir.

'Bıçak kemiğe dayandı, sabrımız tükendi' türündeki söylemlerinin bir blöften ibaret olduğunu bütün dünya kamuoyuna taşınmıştır. Bu olay sineye çekilemez, unutturulamaz. Türkiye bu ve benzeri saldırılarla her canı isteyenin rahatlıkla sınayabileceği bir ülke değildir.

Komşu ve kardeş iki halkı savaşın eşiğine getirenler nasıl bir ateşle oynadığını görmelidirler. Biz CHP olarak Suriye konusu gündeme geldiğinden beri aldığımız tavrın haklı olduğunu görüyoruz. Hükümetin gerekeni yapmasını bekliyoruz.

Haberin Tamamı İçin: http://www.hurriyet.com.tr/gundem/208351...

Erdoğan Ve Bahçeli'nin Suriye Zirvesi

Suriye'nin Türk jetini düşürmesinin ardından Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın muhalefet liderleriyle görüşmeleri devam etti.

Erdoğan, CHP liderinin ardından MHP lideri Devlet Bahçeli'yle bir araya geldi. 45 dakika süren toplantıda Bahçeli'ye Tuğrul Türkeş eşlik ederken, zirveye Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ve Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Hulisi Akar da katıldı.

186 GÜN SONRA TOKALAŞTILAR
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, MHP lideri Devlet Bahçeli’yle Başbakanlık Resmi Konut’ta bir araya geldi. İki lider uzun bir aradan sonra ilk kez tokalaştı. MHP lideri Devlet Bahçeli, bugüne kadar Başbakan Erdoğan’ın randevu dahil bir çok talebini reddetmişti. Bir çok konuda da Erdoğan’a oldukça sert çıkışlar yapan Devlet Bahçeli, 186 gün aradan sonra Başbakan Erdoğan’la tokalaştı. İkili son olarak TBMM’deki 2012 bütçe görüşmelerinin sonunda tokalaşmıştı. Bütçenin kabulünden sonra Başbakan Erdoğan yerinden kalkarak CHP lideri Kılıçdaroğlu ve Devlet Bahçeli ile tokalaşmıştı. Hemen hemen her daveti geri çeviren MHP lideri, konu memleker meselesi olunca 186 gün sonra tokalaşma pozunu vermiş oldu.

Haberin Tamamı İçin: http://www.ensonhaber.com/erdogan-ve-bah...

Başbakanlık'ta Erdoğan ve Demirtaş'ın Suriye Zirvesi

Suriye'nin Türk jetini düşürmesinin ardından Başbakanlık Resmi Konut'taki son zirve Başbakan Erdoğan ve BDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş arasında. Zirve saat 18.00'da başladı.. Görüşmeye BDP'nin bir diğer Eş Genel Başkanı Gültan Kışanak da katılıyor..

Başbakan Erdoğan, saat 14.00'da CHP lideri Kılıçdaroğlu ile saat 16.00'da da MHP lideri Devlet Bahçeli ile bir araya gelmişti.

Haberin Tamamı İçin: http://www.ensonhaber.com/basbakanlikta-...

Türk jeti nasıl vuruldu?

Dakika dakika Türk jetinin izlediği güzergah.
Videoyu galeriden izleyebilirsiniz.

Haberin Tamamı İçin: http://video.ntvmsnbc.com/turk-jeti-nasi...

Suriye'nin Vurduğu Jetin Son 56 Dakikası

Haber detayları için lütfen kaynak adresine tıklayınız.

Haberin Tamamı İçin: http://www.ntvmsnbc.com/id/25361127/

BDP’de Asker ve Tokalaşma Yok

Haber detayları için lütfen kaynak adresine tıklayınız.

Haberin Tamamı İçin: http://www.ntvmsnbc.com/id/25361076/

ABD'den Suriye Açıklaması

Clinton: Küstah saldırı kabul edilemez, saldırıyı kınıyoruz.

ABD Dışişleri Bakanı Hilary Clinton, Suriye'nin düşürdüğü Türk Jeti için açıklama yaptı. Clinton, Türk askeri uçağının düşürülmesi kabul edilemez, en sert şekilde kınıyoruz. ABD, Esad rejimini soruml...

Haberin Tamamı İçin: http://dunya.milliyet.com.tr/abd-den-sur...

Düşürülen Uçağı O Bulacak

AKDENİZ ile Ege Denizi'ndeki tarihi batıkları bulup bilimsel çalışmalar yapmak amacıyla Türkiye'de bulunan, Robert Ballard'ın başkanlığını yaptığı Amerikan Deniz Araştırma Vakfı (Ocean Exploration Trust) bünyesindeki 'Naitulus' araştırma gemisine, ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından Suriye'ye gitmek üzere hazır olması yönünde talimat verildiği belirtildi.

Suriye tarafından düşürülen silahsız Türk keşif uçağının bulunabilmesi için bölgeye sevk edilmesi planlanan gemiyle ilgili Türk ve ABD Dışişleri Bakanlıkları'nın temas halinde olduğu bilgisi edinildi.
Suriye tarafından geçen cuma günü öğle saatlerinde düşürülen Türk keşif uçağının bulunabilmesi için Dr. Robert Ballard'ın başkanlığını yaptığı Amerikan Deniz Araştırma Vakfı (Ocean Exploration Trust) bünyesindeki Naitulus araştırma gemisinin de bölgeye gönderilmesi için ABD ve Türk Dışişleri Bakanlıkları'nın görüştüğü öğrenildi. Akdeniz ve Ege Denizi'ndeki tarihi batıkları bulmak üzere yaklaşık üç yıldır Türkiye'de bulunan ve Bodrum ve Karya Bölgesi, Kültür, Sanat ve Tanıtma Vakfı (BOSAV) ile bilimsel araştırmalara katılan Naitulus araştırma gemisinin Titanik başta olmak üzere Bismark, Lusitania gibi birçok tarihi gemi batıklarını bulduğu kaydedildi. 65 metre uzunluğunda ve 10 metre genişliğinde, olan 36 mürettebatın bulunduğu geminin İstanbul'da demirli olduğu öğrenildi.

Haberin Tamamı İçin: http://gundem.milliyet.com.tr/dusurulen-...

Suriye’ye Sert Nota: Karşılıksız Bırakmayacağız

Türkiye; Suriye’nin komşuluk prensiplerine aykırı bir biçimde ve saldırgan bir eylem sonucu Akdeniz’deki uluslararası hava sahasında askeri uçağını düşürmesini, uluslararası hukuktan kaynaklanan hakları çerçevesinde karşılıksız bırakmayacağını bütün dünyaya duyurdu.

Dışişleri’nden dün yapılan açıklamada, “Test ve eğitim görevi icra eden silahsız bir RF-4 uçağımızın 22 Haziran 2012 tarihinde saat 11:58’de Lazkiye’nin 13 mil açığında, uluslararası hava sahasında Suriye tarafından vurulması ve bunun sonucunda Suriye karasularına düşmesi üzerine, cumartesi günü Suriye’nin İstanbul Başkonsolosluğu’na bir nota tevdi edilerek, uçağımızın uyarı olmadan düşürülmesinin kabul edilemeyeceği bildirilmiştir. Her türlü iyi niyet ve iyi komşuluk prensiplerine aykırı olan bu saldırgan eylemin, uluslararası hukukun açık ve vahim bir ihlalini teşkil ettiği; Türk Hükümeti’nin, halen kayıp olan pilotlarımız ve uçağımız için tarafımızdan tespit edilecek zaman ve zeminde alınacak mukabil önlemler ve atılacak adımlarla ilgili uluslararası hukuktan kayn...

Haberin Tamamı İçin: http://gundem.milliyet.com.tr/suriye-ye-...

Türk Uçağı İçin ‘Vur Emri’ni Şam Verdi!

Suriyeli askeri birimler arasında yapılan iletişim kayıtları, Türk uçağına vur emrinin Şam’dan verildiği şüphesini kuvvetlendirdi. Buna göre; radar üssünden bir Türk uçağının sınıra yaklaştığı bilgisi Suriye hava kuvvetleri karargahına bildirildi. Yaklaşık 15 dakika sonra sınırdaki birlikten karargaha “Vurduk! Vurduk!” diye bilgi verildi

Türk Hava Kuvvetleri’ne ait askeri uçağın Akdeniz üzerinde füze ile vurulması öncesi ile sonrasında Suriyeli askeri birimler arasında yapılan iletişim kayıtları, “vur emri”nin Şam’dan verildiği şüphesini kuvvetlendirdi ve Türkiye’nin “hasmane tutum” değerlendirmesine kaynak oluşturdu. İletişim kayıtlarına göre; Suriye’deki radar üssünden bir Türk uçağının Suriye Hava sahasına yaklaştığı bilgisi Suriye hava kuvvetleri karargahına bildirildi.
Bu bildirimden yaklaşık 15 dakika sonra sınırdaki birlikten karargaha “Vurduk! Vurduk!” diye bilgi iletildi. Radar verileri ve telsiz haberleşmesi başta olmak üzere elde edilen iletişim kayıtlarına göre, Suriye makamları, Türk uçağının havasahasına girdiği tespitinden sonra “merkezin talimatının beklenmesi” emri verdi. Bir süre devam eden sessizliğin ardından da “Uçağı vurduk” şeklinde konuşmalar saptandı.

Analiz edildi
Türk Hava Kuvvetleri’ne ait keşif uçağının Suriye tarafından düşürülmesinin ardından önceki gün Dışişleri Bakanlığı Konutu’nda yapılan eşgüdüm toplantısında, Genelkurmay ile MİT’in sağladığı teknik bilgilerden oluşan bir dosya hazırlandı. Kaynaklardan alınan bilgilere göre; radar tespitleri, istihbarat bilgilerinin yer aldığı dosyada, Suriye’deki askeri birimler arasında Türk uçağının vurulması öncesinde ve vurulmasından sonra yapılan telsiz konuşmaların kayıtları da yer aldı.
Toplantıda, radar kayıtlarına dayalı teknik tespitler ile Suriyeli yetkililerin konuşmaları birlikte ele alınarak analiz edildi. Dışişleri kaynaklarından alınan bilgilere göre; verilere ve iletişim kayıtlarına dayalı olarak ana hatlarıyla şöyle bir değerlendirmede bulunuldu:

Diyarbakır takip etti
RF-4E (Phantom) tipi keşif uçağı, cuma günü iki pilot ile Malatya Erhaç Meydanı’ndan havalandı. Uçak, keşif uçağı olduğu, test ve eğitim uçuşu yaptığı için silahsız ve kendisine avcı jetler eşlik etmeden havalandı.
Jet, Toroslar üzerinden İskenderun Körfezi güzergahını izleyerek Kıbrıs yönünde eğitim uçuşunu yaptıktan sonra geri döndü. Uçak, İskenderun’da bulunan radarın alçak uçuşlarına karşı testinin yapılması çerçevesinde İskenderun Körfezi’ne doğru alçak uçuşa geçti.
* Jet; Ankara Ahlatlıbel Radar Mevzi Komutanlığı ile Eskişehir’deki Birinci Hava Kuvveti karargahındaki ekranlardan da izlendi. Ancak asıl ve sorumlu izleme, Malatya’daki filonun bağlı olduğu Diyarbakır’daki İkinci Hava Kuvveti karargahından yapıldı.

15 dakikalık sır
Silahsız savaş uçağı Samandağı’na varmadan önce saat 11.43 sıralarında Suriye hava sahasına teknik bir nedenden dolayı girdi. MİT’in elde ettiği kayıtlara göre; bu sırada Suriye’deki radar biriminden hava kuvvetleri karargahına, “Türk uçağı Akdeniz üzerinden sınırımıza doğru yaklaşıyor” bilgisi verildi.
Bu sırada jeti takip eden Türkiye’deki radar merkezinden uçağın pilotuna, “Saha dışına çıktınız. Rotanıza dönün” uyarısında bulunuldu.
Suriyeliler arasındaki iletişim kayıtlarına göre; bu bilginin merkeze ulaşmasından yaklaşık 15 dakika sonra saat 11.58 sıralarında askeri birimden merkeze “Vurduk! Vurduk!” bilgisi ulaştırıldı.
Radar verilerine göre, Suriye’den atılan füze, Türk uçağını, Türk radarının uyarısının ardından jetin Suriye hava sahasından çıkmasından hemen sonra 13 deniz mili açıkta vurdu.
* Radar verileri ile iletişim kayıtlarına dayalı olarak; “Bilgi verildikten yaklaşık 15 dakika sonra uçak düşürülüyor. Bu arada merkezde değerlendirme yapılarak vur emri verilmiş olması ihtimali yüksek” değenlendirmesi yapıldı.

Haberin Tamamı İçin: http://gundem.milliyet.com.tr/turk-ucagi...

Erdoğan: ‘Sinekle Uğraşmayız’

Suriye’nin “1 mil açıkta, bizim karasularımızda vurduk” savunmasının yalan olduğu ortaya çıktı.

Davutoğlu silahsız ve solo uçuş yapan uçağın 13 milde yani uluslararası sularda vurulduğunu radar verileriyle ortaya koydu

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, düşürülen Türk savaş uçağıyla ilgili merak edilen detayları açıkladı. Davutoğlu eğitim ve test uçuşu yapan uçağın uluslararası karasularda vurulduğunu söyledi. Davutoğlu, uçak krizinin üçüncü gününde TRT’de katıldığı programda olayla ilgili detaylı bilgi verdi:

HEDEF SURİYE DEĞİLDİ:
Uçağımızın görev tanımı Doğu Akdeniz’deki son durumlar göz önünde bulundurularak ulusal radar sistemimizin test edilmesi ve eğitim. Suriye’ye dönük herhangi bir görev tanımı, bilgi toplama dahil açık ya da gizli bir misyonu yoktur.

TEK BAŞINA VE SİLAHSIZ:
Solo uçuş yapılıyordu. Başka bir gündemimiz olsa böyle riskli bir misyon için tek başına gönderilmez. Bu uçuşlar sürekli yapıldığı ve risk görülmediği için tek başınadır. Uçağımız silahsızdır. Riskli bir göreve gönderilen uçak silah donanımından arındırılmış gönderilmez.

YA ART NİYET YA AMATÖRCE:
Uçağımız açık kimlikle uçuyor. Herkes tarfından gözlenebilen bir kimliği var. Böyle bir uçuştan tehdit algılaması çıkarmak ya art niyet ya amatörce... Herhangi bir uçağın hasmane kabul edilebileceği durumlar vardır, iletişim kanallarının açık olmaması, kimliğini gizlemesi gibi. Kimlikten kasıt sadece Türk uçağı olması değil, yaptığı görev de açık.

ULUSLARARASI SULARDA:
Uçağımızın güzergâhı İskenderun Körfezi üzerinden Akdeniz’in belirli derinliği. Alçak uçuş sebebi de radar testi. Vurulduğu nokta itibarıyla uluslararası hava sahasında. Suriye hava sahasına 13 deniz mili uzaklıkta vurulmuştur. Radar görüntüleri ve elimizdeki veriler, vurulduktan sonra pilot kontrolü kaybettiği için düzensiz hareketlerle 8 mil açıkta Suriye karasularına düşüyor. Genelkurmay ve MİT’teki radar görüntüleri, Suriye içerisindeki telsiz kayıtlarını da gözden geçirerek bunları söylüyorum.

KISA SÜRELİ İHLAL:
İhlal var mı? Evet, misyonu yapıp Türkiye’ye dönerken kısa süreli olarak Suriye hava sahasına girmesi söz konusu, ama bu vurma olayıyla ilgili değil. Bu tip durumlarda hava şartlarına ve teknik sebeplere bağlı olarak kısa süreli ihlallerle çok sık karşılaşılabilir. Bizim hava sahamızda da oluyor. Bizim radarımızın uyarısı üzerine pilotlarımız Suriye hava sahasını süratle terk ediyor. Vurma olayı bizim hava sahasına girdikten 12-13 dakika sonra. Suriye iki olay arasında illiyet bağı kurmaya çalışıyor.

UYARMALARI GEREKİRDİ:
Hiç uyarılmadı. Uçağa önce mesaj göndereceksiniz, uyaracaksınız, ola ki bir yanlışlık olmuştur. Olmadı, uçak kaldırır kontrollü bir şekilde davranırsanız. Üçüncü aşamada uçağı inmeye zorlarsınız. Zaten, bütün bunların olabileceği bir süre kadar Suriye hava sahasında kalınmış değil. Uçağımızın Suriye tarafına herhangi bir hasmane tutumu olmamıştır.

TELSİZ KAYITLARI ELİMİZDE:
Elimizde bazı telsiz kayıtları var. Bu uçağın Türkiye’ye ait olduğunun bilindiği yönünde. Dakika dakika, saniye saniye tespitini yapabilecek araçlara sahibiz.

DÜNYAYI BİLGİLENDİRECEĞİZ:
NATO nezdinde girişimimiz olacak. Önümüzdeki hafta NATO Konseyi’nde 4. madde çerçevesinde bir bilgilendirme yapılacak. Ayrıca BM Güvenlik Konseyi’ne de bildirimde bulunularak saldırgan tutumun arka planı ortaya konacak. Bütün ilgili ülkeleri tek tek bilgilendireceğiz.

RUSYA VE İRAN:
İran Dışişleri Bakanı ellerinden geleni yapacaklarını ve dilayog içinde olmamızın faydalı olacağını ifade ettiler. Kendilerinden net bir tutum beklediğimizi söyledim. Rusya ile diyaloğumuz sürüyor.

KİMSE CESARETİMİZİ TEST EDEMEZ:
Kimse Türkiye’nin cesaretini ve kapasitesini test etme cüretini gösteremez. Bu kim olursa hangi ülke olursa olsun fark etmez. Artık her türlü uluslararası girişimi yapıp adımlarımızı kararlılıkla ne gerekiyorsa atacağız.

"BÜYÜK DEVLET OLARAK SİNEKLERLE UĞRAŞMAYIZ"
Başbakan Tayyip Erdoğan Meclis’te grubu bulunan muhalefet liderleriyle Başbakanlık Resmi Konutu’nda görüştü. Görüşmeye Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ve Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Hulusi Akar da katıldı. Görüşmelerde liderlere uçağın izlediği rota, seyri hakkında teknik bilgi verildi.

Haberin Tamamı İçin: http://www.haberturk.com/gundem/haber/75...

"Suriye Savaşırsa Zararlı Çıkar"

Suriye'nin Türk savaş uçağını düşürmesi dünya basınında geniş yankı buldu...

SURİYE’nin Türk F-4 uçağını düşürmesi üzerine yaşanan gerilimde dünya Türkiye’nin tutumunu merakla izliyor.

ASSOCIATED PRESS
"Türkiye misilleme tehdidinde bulundu ancak ne tür bir karşılık vereceğini söylemedi” diye yazdı.

REUTERS:
SÜRTÜŞME BÜYÜYOR: Türkiye, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’a bir yanıt vermek için NATO’dan acil toplantı talep etti. Bir zamanlar dost olan iki komşu arasındaki sürtüşme giderek büyüyor.

BILD:
SAVAŞ MI OLACAK: Türk uçağının vurulmasının bölgede deprem etkisi yarattı. Ankara NATO’yu devreye soktu. Bölgede savaş mı olacak?

Haberin Tamamı İçin: http://www.haberturk.com/medya/haber/753...

Yardım Uçağına da Ateş İddiası

Batılı diplomatik kaynaklar Türk Dışişleri Bakanlığı’ndan kendilerine, “Bütün bilinenlerin dışında, arama-kurtarma operasyonu kapsamında bölgeye gönderilen bir başka Türk uçağına da ateş açıldığı bilgisi verildi” notunun iletildiğini söylediler.

Suriye güvenlik güçlerinin, düşürülen F4 Fantom uçağını ve kaybolan 2 pilotunu bulmak için bölgeye sevk edilen arama-kurtarma uçağına da ateş açtıkları, bunun üzerine uçağın Suriye hava sahasından hemen uzaklaşmak zorunda kaldığı öğrenildi.

Hürriyet'in haberine göre, bu bilgi, dün sabah saatlerinde cuma günü yaşanan olaylarla ilgili bilgilendirilmek üzere Dışişleri Bakanlığı’na çağrılan Arap Birliği, Avrupa Birliği ve NATO üyesi ülkelerin büyükelçi ve askeri ataşelerine aktarıldı.

Hürriyet Daily News’a konuşan batılı diplomatik kaynaklar kendilerine, “Bütün bilinenlerin dışında, arama-kurtarma operasyonu kapsamında bölgeye gönderilen bir başka Türk uçağına da ateş açıldığı bilgisi verildiğini söylediler. Yerel görgü kaynakları, cuma günü bölgede bir başka uçak daha gördüklerini, hızla Suriye tarafından Türkiye’ye uzaklaştığını kaydetmişlerdi.

DIŞİŞLERİ DOĞRULAMADI
Bu uçağın büyük olasılıkla, üzerine ateş açılan arama-kurtarma uçağı olabileceği belirtiliyor. Dışişleri Bakanlığı yetkilileri ise bu bilgiyi doğrulama noktasında olmadıklarını kaydettiler. Cuma günü yaşana toz-duman arasında, Türkiye ve Suriye yetkililerinin arama-kurtarma operasyonu konusunda da ciddi bir anlaşmazlık yaşadıkları ortaya çıktı. Uçağın düşürülmesinin ardından diplomatik kanallar arasında kurulan temas sırasında, Suriye tarafının ortak bir operasyonu düzenlenmesi önerisini getirdiği ancak bazı koşullar öne sürdüğü öğrenildi. Bu koşulların, olayın Suriye hava sahasında gerçekleşmesi ve arama-kurtarma operasyonunun Suriye karasularında olması nedeniyle gerekli prosedürlerin tamamlanabilmesi için uçak enkazı ve bulunurlarsa pilotların Suriye tarafına teslim edilmesini içeriyordu. Türk tarafı bunu hemen reddederken Suriye’ye kendi arama-kurtarma operasyonunu gerçekleştireceğini ve ne pilotun ne de uçağın Suriye’ye bırakılmayacağının altını çizdi.

Haberin Tamamı İçin: http://gundem.milliyet.com.tr/yardim-uca...

Bağış: Türkiye Suriye'ye Son Sözünü Söylemedi

AB Bakanı Egemen Bağış: Türkiye bu konuda henüz son sözünü söylemedi. Uçağın düşürülmesi uluslararası bir mesele..

AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Suriye'nin Türk jetini düşürmesiyle ilgili sert değerlendirmelerde bulundu. Türkiye'nin henüz son sözünü söylemediğini ifade eden Arınç, 'Uçağın düşürülmesi uluslararası bir mesele..' diye konuştu.

Haberin Tamamı İçin: http://www.ensonhaber.com/bagis-turkiye-...

Çin, Türkiye Ve Suriye'ye Çağrıda Bulundu

Çin, Suriye tarafından düşürülen savaş uçağına ilişkin olarak taraflara itidal çağrısında bulundu.

Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hong Lei, Pekin'de düzenlediği olağan basın toplantısında gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirterek, taraflara sükunet ve itidal çağrısında bulundu.

Haberin Tamamı İçin: http://dunya.milliyet.com.tr/cin-turkiye...

Başkent'te 'Hava Hareketliliği'

Haber detayları için lütfen kaynak adresine tıklayınız.

Haberin Tamamı İçin: http://www.ntvmsnbc.com/id/25361290/

Suriye'den Yeni Açıklama

Suriye, "Olay Suriye'nin egemenlik haklarının ihlalidir. Türkiye'ye karşı hamasetimiz yoktur" açıklamasıyla geri adım atmazken, Türkiye'yi krizi yükseltmeye çalışmak ve gerçek olmayan açıklamalar yapmakla suçladı.

"Türk jeti taramalı tüfeklerle düşürüldü. Türk halkı bizim kardeşimizdir. Savunma amaçlıydı. Türkiye'ye karşı hamasetimiz yok.. Suriye saldırı yapmadı. Olay Suriye'nin egemenlik haklarının ihlalidir. Kesinlikle Türkiye'ye karşı kötü niyet içinde değiliz. Bir takım oyunlar oynanıyor. Çok hassas bir dönemdeyiz. Tekrar ediyorum Türkiye ve Suriye hakları kardeştir. AB bu noktada negatif bir rol oynamaktadır. Suriye ile ilgili anlatılanlar hakikatlerle örtüşmemektedir.

Türkiye NATO'yu toplayacaksa onlara başarılar diliyoruz. Toplantı saldırı amaçlı ise Suriye topraklarının kutsal olduğunu hatırlatmak istiyorum. Nasıl Türkiye'nin toprakları Türkiye için kutsalsa Suriye'nin toprakları da bizim için kutsaldır."

Haberin Tamamı İçin: http://dunya.milliyet.com.tr/suriye-den-...

"İngiliz Savaş Uçakları Hazır Bekliyor"

İngiliz Daily Star, Türkiye’nin, F-4 uçağının Suriye tarafından düşürülmesinin ardından bir “intikam” baskını gerçekleştirmesi olasılığının karşısında İngiliz savaş uçaklarının Türkiye’ye destek için hazır beklentildiğini iddia etti.

Türkiye’nin, F-4 uçağının Suriye tarafından düşürülmesi ardından bir “intikam” baskını gerçekleştirmesi olasılığı karşısında İngiliz savaş uçaklarının Türkiye’ye destek için hazır beklentildiği öne sürüldü.

İngiltere'de yayımlanan Daily Star, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün “gereken her şeyin yapılacağı” açıklamasına dikkat çekerek “Türkiye’nin savaş uçaklarından birinin düşürülmesi ardından intikam sözü vermesinden sonra İngiliz savaş uçakları, Suriye’ye bir saldırı düzenlemek için hazır bekliyor” diye yazdı.

Haberde böylece, Türkiye tarafından Suriye’ye karşı bir operasyon gerçekleştirilmesi halinde İngiliz savaş uçaklarının NATO müttefikini destek amacıyla Suriye’ye yönelik bir hava baskınında yer alabilecekleri vurgulandı.

Haberin Tamamı İçin: http://dunya.milliyet.com.tr/-ingiliz-sa...

AB'den Suriye'ye Yeni Yaptırımlar

6 kuruluş ve şirket kara listeye alındı, listede bazı bakanlıklar da var.

Lüksemburg'ta toplanan Avrupa Birliği Dışişleri Bakanları'ndan Suriye'ye kınama kararı çıktı.
Toplantıda; ''Suriye, olayın aydınlatılmasında Türkiye ile işbirliği yapmalı, bir an önce soruşturma açılmasına izin vermeli'' açıklaması yapıldı.
AB Dışişleri Bakanları Türkiye'nin tavrını, ''Türkiye'nin ilk andaki ölçülü ve sorumlu tepkisini takdir ediyoruz'' şeklinde övgüyle karşıladı.
Suriye'ye Yaptırım Kararı
Avrupa Birliği Dışişleri Bakanları, halka şiddet politikasının sürdüğü Suriye'ye yönelik yaptırımları artırma kararı aldı. Karar kapsamında 6 kuruluş ve şirket kara listeye alındı.
Diplomatik kaynaklar, Avrupa Birliği'nde malvarlıkları dondurulan kuruluşlar arasında bazı bakanlıkların da bulunduğunu açıkladı.
Suriye'ye uygulanan silah ambargosu ise silah taşıyan gemilerin sigortalanmasının yasaklanmasını da kapsayacak şekilde genişletildi.
1 yıldır genişletilen yaptırımlar kapsamında Devlet Başkanı Beşşar Esed ve ailesi dahil 129 yetkilinin malvarlıkları dondurulmuş ve Avrupa Birliği'ne seyahatleri yasaklanmıştı.
Petrol ve silah ambargosunu da kapsayan yaptırımların yanısıra, bugünkü toplantıya kadar aralarında Suriye Merkez Bankası'nın da bulunduğu 50'ye yakın şirket ve kuruluş rejimi finanse ettikleri gerekçesiyle Avrupa Birliği tarafından kara listeye alınmıştı.

Haberin Tamamı İçin: http://www.trthaber.com/haber/gundem/abd...

Türkiye Şalteri İndirirse Halep Ve Çevresi Karanlığa Gömülür

Suriye elektrik ihtiyacının yüzde 7'sini Türkiye'den karşılıyor. Türkiye'nin şalteri indirmesi durumunda ülkenin kuzeyinin karanlığa gömülebileceği belirtiliyor.

Suriye'nin Cuma günü Türk Hava Kuvvetleri'ne ait bir savaş uçağını düşürmesiyle başlayan siyasi kriz, iki ülke arasında ekonomik ilişkilerin gözden geçirilmesini gündeme getirdi.

İki ülke arasındaki enerji alanındaki önemli anlaşmalardan biri de Türkiye'den Suriye'ye ihraç edilen elektrik enerjisi. Aksa Elektrik Toptan Satış Anonim Şirketi, bu ülke ile yaptığı 2,5 milyar kilovatsaatlik (kWh) anlaşma çerçevesinde, 2011 yılı Haziran ayından bugüne yaklaşık 2 milyar kWh elektrik ihracatı yaptı.

Türkiye'den ihraç edilen elektrik, Suriye'nin kuzeyinde yer alan Halep ve civarında kullanılıyor. Bu miktar Suriye'nin ihtiyacının yaklaşık yüzde 7'sini oluşturuyor. Söz konusu ihracat kesildiği zaman ülkenin kuzey bölgesinin ciddi bir sıkıntı yaşayacağı belirtiliyor.

Yaklaşık 200 milyon dolarlık anlaşma çerçevesinde yıl sonuna kadar 500 milyon kWh'lik enerjinin bu yılın sonuna kadar verileceğini belirten Aksa yetkilileri, 2,5 milyar kWh enerji satışını öngören yeni bir anlaşmanın imzalandığını da bildirdi.

Gözler Bakanlar Kurulu'nda

Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketi'nin Birecik-Halep 400 kiloVolt'luk (kV) enterkonneksiyon hattı üzerinden gerçekleştirilen elektrik enerjisi ihracatının devam edip etmeyeceği merak konusu olurken, konuyla ilgili ilk açıklama sabah saatlerinde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'dan gelmişti.

Haberin Tamamı İçin: http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/20840...

Suriye'den Türkiye'ye Ortak Askeri Komisyon Önerisi

Hava sahasını ihlal ettiği gerekçesiyle Türk jetini düşüren Suriye, olay yeri incelemeleri için Türkiye'yle ortak bir askeri komisyon kurulmasını önerdiğini ancak Ankara'dan yanıt alamadığını öne sürdü.

Türk jetinin düşürülmesiyle ilgili Şam'da basın toplantısı düzenleyen Suriye Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Cihad Makdissi, "Türk uçağı Suriye hava sahasını ihlal etti. Biz de ateş açarak karşılık verdik ve uçak Suriye karasularına düştü" dedi.

"Acilen bir tepki vermeliydik. Suriye uçağı da olsa düşürürdük" diyen Makdissi, yaşananlara rağmen Türkiye ile komşuluk ilişkilerini sürdüreceklerini belirtti.

Türk keşif uçağının 100 metre irtifada düşürüldüğünü öne süren Suriyeli sözcü, "Türk jeti radar güdümlü füzeyle değil, menzili sadece 2.5 kilometre olan bir uçaksavarla vuruldu" diye konuştu.

"Bu olup biten, Suriye'nin egemenliğinin büyük bir ihlalidir" diyen Makdissi, kayıp pilotların aranmasına yönelik çalışmaların devam ettiğini sözlerine eklerken, uçağın enkazının bulunduğunu teyit etti.

"TÜRKİYE YANIT VERMEDİ"

Makdissi ayrıca iki ülke arasında oluşturulacak ortak askeri bir komisyonun olay yerine gelmesi ve incelemelerde bulunması yönünde Suriye'nin resmi talepte bulunduğunu ancak bu konuda Türkiye'den cevap alınamadığını iddia etti.

Haberin Tamamı İçin: http://www.hurriyet.com.tr/planet/208403...

Kayıp pilotların postalları bulundu

Suriye’nin düşürdüğü askeri keşif uçağının pilotlarını arama çalışmaları sürüyor. Arama çalışmalarında kayıp pilotların postalları bulundu.

Başbakan Erdoğan’ın muhalefet liderleriyle yaptığı görüşmede “fırlatma koltuklarının bulunduğu ancak pilotların fırlatma koltuğundan yararlanamadığının tahmin edildiği, paraşüt izi olmadığı, pilotlara ait olduğu düşünülen 4 postal bulunduğu, pilotların uçakla birlikte sulara gömülmüş olabileceği” belirtildi.

Haberin Tamamı İçin: http://www.hurriyet.com.tr/gundem/208385...

Suriye Gündemli Bakanlar Kurulu Toplantısı Bitti

Bakanlar Kurulu toplantısı sona erdi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Başbakanlık Merkez Bina'da toplanan Bakanlar Kurulu, yaklaşık 7 saat sürdü.

Toplantıda, Hava Kuvvetleri Komutanlığı Harekat Başkanı Tümgeneral Ateş Mehmet İrez de Bakanlar Kurulu üyelerine bilgi verdi.

Toplantının ardından kameraların karşısına geçen Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, kurulda Suriye tarafından düşürülen Türk uçağınının ele alındığını söyledi.

"Türkiye'nin Görüşünü Başbakan Açıklayacak"

"Kabineye Hava Kuvvetleri Komutanlığınca sunum yapıldı" diyen Arınç "Yarın Sayın Başbakan tüm Türkiye'ye ve dünyaya konuyla ilgili görüşümüzü ifade edecek" diye konuştu.

Arınç, Suriye tarafının kamuoyunu yanlış bilgilendirmeye yönelik çabalar sergilediğini kaydederek, “Son dönemde Suriye Hava unsurları 5 defa Türk hava sahasını ihlal etmiştir. Türkiye mukabellede bunma hakkı da dahil uluslararası hukuktan kaynaklanan tüm haklarını saklı tutmaktadır” dedi.

Hükümet Sözcüsü Arınç, enkazın bin metreden aşağıda olması, uçağın uluslararası hava sahasında vurulduğunun göstergesi olduğunu da ifade etti.

"Türkiye Gereken Adımları Atmaktan Kaçınmayacak"

Arınç sözlerini, "Uluslararası hukuk ve teamül Türkiye'nin yanındadır. Türkiye gereken adımları atmaktan kaçınmayacaktır" cümlesiyle bitirdi.

Bülent Arınç, bir soru üzerine, "4. ve 5. maddeler kapsamında NATO'ya başvuruldu. Bunun içine bütün müeyyideler girer" diye konuştu.

Haberin Tamamı İçin: http://www.trthaber.com/haber/gundem/sur...

Arınç'tan Bakanlar Kurulu Sonrası Açıklama

Bülent Arınç, Bakanlar Kurulu Toplantısı sonrası gazetecilere açıklama yapıyor... Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, açıklama yapıyor...Hükümet Sözcüsü ve Başbakan Yardımcısı Arınç, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın yarın grup toplantısında bütün Türkiye'ye ve dünyaya, Suriye tarafından düşürülen uçakla ilgili görüş ve düşüncelerini ifade edeceğini bildirdi.

Arınç'ın açıklamarından satır başları...

Uçağımızın Suriye tarafından düşürüldüğü açıklandı. Bugün Bakanlar Kurulu'nun ve yarın Başbakan'ın açıklayacağı bütün bilgileri görüştük.
Bir adet RF-4 uçağımız Suriye tarafından vurularak Lazkiye karasularına düşürülmüştür. Gerekli arama çalışmalarına başlanmıştır. Bu girişimlerimiz Suriye tarafından olumlu karşılanmıştır. Arama kurtarma çalışmalarımız halen devam etmektedir.

Suriye uçağımızın karasularında vurulduğunu açıklayarak yanıltıcı açıkalamalar yapmaktadır. Uçağımız tanıtıcı ve eğitim çalışmalarını sürdüren bir uçağımızdır. Uçağımız hiç bir uyarı almadan vurulmuştur. Suriye'nin Türkiye'nin uçağının kimliğini belirleyemediği asılsızdır. Yaptığımız çalışmalra sonucu bunu tespit etmiş durumdayız.

Uçağımız Suriye hava sahasına yanlışlıkla girdi.

Suriye uçakları 5 defa hava sahamızı ihlal etti.

AYRINTILAR GELİYOR...

Haberin Tamamı İçin: http://www.ensonhaber.com/arinctan-bakan...

NATO Türkiye İçin Toplanıyor

NATO üyesi 28 ülkenin büyükelçileri Suriye gündemiyle Brüksel'de toplanıyor.

Rutin görevdeki silahsız Türk askeri uçağının 22 Haziran'da Akdeniz'in uluslararası sularındayken Suriye tarafından düşürülmesi üzerine Ankara, NATO Antlaşması'nın 4'üncü maddesi uyarınca istişarelerde bulunmak için NATO'yu toplantıya çağırdı.

NATO'yu kuran 1949 tarihli Washington Antlaşması'nın 4'üncü maddesi, üye ülkelerden herhangi birinin toprak bütünlüğü, siyasi bağımsızlığı ya da güvenliğinin tehdit edildiği görüşüne sahip olması halinde tüm üyelerin birlikte istişare yapmasını öngörüyor.

Antlaşmanın toplu savunmayı içeren ve NATO tarihinde sadece 11 Eylül saldırılarının ardından işletilen 5'inci maddesi ise herhangi bir üyeye silahlı saldırıya tüm İttifak'a yapılmış gibi ortak cevap verilmesini düzenliyor.

4'üncü madde kapsamında NATO'yu toplayan Türkiye, ihtiyaç hissetmesi halinde 5'inci maddeye başvurma hakkını saklı tutuyor.

Türk tarafı, toplantıda Suriye'nin düşürdüğü askeri uçakla ilgili müttefiklerine detaylı bilgi verecek ve atılacak cevabi adımlarla ilgili görüş alışverişinde bulunacak.

Toplantının ardından NATO Genel Sekreteri Anders Fogh Rasmussen'in Suriye'yi kınayan, yükümlülükleri konusunda uyaran ve Türkiye'ye destek veren bir açıklama yapması bekleniyor.

Öte yandan, Lüksemburg'da toplanan AB dışişleri bakanlarının aldıkları kararlar ve yaptıkları açıklamaların toplantıya yansımalarının olması bekleniyor.

AB bakanlarının Suriye'yle ilgili kararında, Türk askeri uçağını düşüren bu ülke kınanırken, Türkiye'nin tavrı övgü aldı.

Haberin Tamamı İçin: http://www.trthaber.com/haber/gundem/nat...

Suriye Yalan Söylüyor Muhatap Almıyoruz

Dışişleri, Suriye Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Cihad Makdissi’nin iddiaları üzerine sert bir açıklama yaptı. Yetkililer, uçağın kuyruğunun Türkiye’ye verilmediğini söyledi...

Suriye Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Cihad Makdissi’nin dün öğlen yaptığı açıklamaları önce ”Muhatap bile almıyoruz” diye görmezden geldi, sonra sert bir dille yalanladı.
Milliyet’in dün Suriye’nin açıklamalarından 5 saat sonra görüştüğü Dışişleri yetkilileri, ellerinde uçağın 11: 58’de 13 milde ve uluslararası sularda vurulduğuna dair somut deliller olduğunu belirterek, ”İlk aşamada Suriyeli sözcüyü yalanlamaya bile gerek görmedik. Muhatap almamaya karar verdik. Elimizdeki hukuki deliller o kadar güçlü ki. Dünya 15 bin sivili öldürmüş bir katil rejimin açıklamalarına mı inanacak yoksa masaya koyduğumuz somut radar sinyal haritasına mı?” dedi. Türk makamları, ellerinde hem uçağın radarının verdiği sinyaller hem de uçağı takip eden ana kadar üssünün haritası olduğunu, bu iki haritanın da uçağın 13 mil açıklarında vurulduğuna işaret ettiğini belirtti.
Uçağın bıraktığı elektronik izin her iki radarda da net olduğunu belirten yetkili, Suriye hükümetinin uçağın daha önce yaptığı kısa ‘hava sahası ihlali’ ile vurulma anı arasında bir kargaşa yaratmaya çalıştığını söyledi. Ayrıca Suriyeli yetkilinin iddia ettiği gibi uçağın kuyruğunun ellerinde olmadığını söyledi.
Üst düzey bir yetkili ”Suriyeli sözcünün ifadeleri çelişkiler içeriyor. 500 metrede vurulduysa nasıl radar 13 mil gösteriyor? Nasıl oluyor da uçak 8 mil açıkta bulunuyor?” dedi. Yetkililer, uçağın bir noktada alçak uçuş yaptığını doğrulamakla birlikte, ikinci kez Suriye hava sahasını ihlal etmediğini, ancak ihlal...

Haberin Tamamı İçin: http://gundem.milliyet.com.tr/suriye-yal...

İşte Kayıp Pilotların Son Konuşmaları

Test uçuşu esnasında Suriye tarafından düşürülen uçağın pilotları ile radar arasındaki son konuşmalar ortaya çıktı...

Suriye tarafından düşürülen Türkiye'ye ait F4 uçağının pilotlarına ait son konuşmalar ortaya çıktı. Pilotlarla radar merkezi arasında son konuşmalar, Suriye'yi zorda bırakacak gibi...

Cuma günü Malatya’dan havalandıktan sonra radarla bağlantısı kesilen F4 savaş uçağının Suriye tarafından vurularak düşürüldüğünün öğrenilmesinin ardından Türkiye ile Suriye arasındaki ilişkiler daha da gerginleşti.

Türkiye, yaşanan olayla ilgili temkinli bir üslupla planladıklarını hayata geçirme yolunda ilerlerken, pilotların radarla son konuşmaları da ortaya çıktı.

İşte Yeni Şafak Gazetesi'nden Abdülkadir Selvi'nin köşe yazısının ilgili bölümü...

Saat 11.43 Radar- Burun yanlış. Pilot-...

Radar- Burun yanlış, düzelt gel.

Pilot- Tamam, anlaşıldı.

Suriye tarafından düşürülen RF-4E uçağımız, Akdeniz üzerindeki radarımızla ilgili bir "Test-eğitim uçuşu" sırasında Türk hava sahasından girip, daha sonra uluslar arası hava sahasına geçiyor ve burnunu Hatay-Amanoslara vererek alçak irtifa uçuşu yapıyor.

Radarımızla pilotumuz arasında geçen, yukarıdaki diyalog ise uçağımız düşürülmeden 15 dakika önce gerçekleşiyor.

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun, "Olaydan 15 dakika önce böyle bir ihlal söz konusu" dediği olay bu.

Uçağımız bir kavis çizerek tekrar başlangıç noktasına dönüyor. Türk karasularından giriyor, uluslararası hava sahasına geçiyor.

Radar- Baş, istikamette.

Pilot- Pozitif.

Haberin Tamamı İçin: http://gundem.milliyet.com.tr/iste-kayip...

‘Mukabele Dahil Tüm Haklarımız Saklıdır’

Bakanlar Kurulu toplantısı sonrası Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, Hürriyet’in önceki gün yayınlanan haberini doğrulayarak, Suriye tarafından düşürülen Türk savaş uçağına yardıma giden bir Türk CASA uçağına da yerden ateş edildiğini açıkladı.

Suriye’nin Türk jetini düşürmesinin ele alındığı Bakanlar Kurulu toplantısı 7 saat sürdü. Hava Kuvvetleri Harekat Daire Başkanı Tümgeneral Ateş Mehmet İrez’in konuyla ilgili detaylı brifing verdiği toplantı sonrası Hükümet Sözcüsü Arınç, önceki gün Serkan Demirtaş imzasıyla Hürriyet’te yayımlanan haberi doğrulayarak şu açıklamayı yaptı: “İlk kurtarma çalışmaları sırasında İncirlik ve Malatya gibi en yakın üslerden 4 helikopter, 2 gemi ve bir de helikopter taşıyan gemimiz olay mahalline koşmuşlardır. Arkasından da bir CASA uçağı ve başka yardım ekipleri de yola çıkmıştır. Maalesef CASA uçağımıza yerden atış yapılmıştır. Olayın duyulması üzerine Dışişleri Bakanlığı ve Genelkurmay Başkanlığımız, Suriye yetkililerini aramış ve bu taciz derhal kesilmiştir.

Suriye’nin Türk jetini düşürmesinin ardından gerçekleştirilen ve 7 saat süren kritik Bakanlar Kurulu toplantısı sonrasında Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç açıklamalarda bulundu. İşte Arınç’ın mesajları...

‘Rutin bir testten ibaret’

KEŞİF YAPMIYORDU: Düşürülen uçağın o gün icra edilen görev keşif değildi. Uçağımızın görevi bölgedeki radarlarımızın imkan ve kabiliyetlerinin rutin olarak test edilmesinden ibaretti. Görevini tek başına ifa eden uçak silahsızdı. Eğer iddia edildiği gibi Suriye’ye karşı bir keşif görevi söz konusu olsaydı uçağımızın mutlaka başka savaş uçaklarıyla korunması gerekir, bu da radar ekranlarında açıkça görülebilirdi.

UÇAKSAVAR DEĞİL, FÜZE VURDU: Hiçbir uçaksavar 13 mil mesafede etki gösteremez, uçaksavarlar en fazla 1-2 kilometre mesafede etkili olur. Bu bakımdan Suriye’nin ileri sürdüğü argümanların gerçekle bir ilgisi yoktur. Keza uçağımız kıyıya yakın bir mesafede vurulmuş olsaydı enkazının da çok daha sığ bir mevkide bulunması gerekirdi. Suriyelilerin uçağımızı kasıtlı olarak uluslararası hava sahasında hedef aldıklarına hiçbir kuşku yoktur. Eldeki veriler uçağımızın lazer ya da ısıya güdümlü yerden havaya bir füzeyle vurulduğu istikametindedir. Uçağımızın radarının erken uyarı vermemiş olması radar güdümlü bir füze kullanılmadığı intibaını vermiştir. Tabiatıyla bu hasmane bir eylemdir.

‘Hukuk Türkiye’den yana’

ADIMLAR ATILACAK: Suriye soğukkanlılıkla uluslararası hava sahasında tek başına seyreden silahsız bir uçağımızı hedef alıp düşürmüştür. Bu hasmane eylem tarafımızdan elbette gereken yapılacaktır. Uluslararası hukuk ve teamül Tükiye’nin yanındadır. Türkiye bu meşru sınırlar içinde gereken adımları atmakta tereddüt etmeyecektir.

NATO’YA BAŞVURU: 4. madde konusunda Türkiye NATO’ya gerekli müracaatı yapmıştır. 5. madde için başvuru yapılmamıştır. Hukuki meşruiyet içerisinde uluslararası hukukun bize tanıdığı bütün imkanları sonuna kadar kullanacağımızın elbette bilinmesi gerekir. Bunun içerisine meşru müdafaa da girer. Bunun içerisine mukabele-i bilmisil de girer. Bunun içerisine uluslararası hukukun mütecaviz devlete yöneltebileceği bütün müeyyideler de girer. Türkiye bu konuda hiçbir şeyi eksik bırakmayacaktır. Kamuoyu müsterih olsun.

‘Cezasız, sonuçsuz kalamaz’

KABİLE DEVLETİ DEĞİLİZ: Türkiye Cumhuriyeti’nin güçlü bir devlettir, kabile devleti değildir. Bütün bunların uluslararası hukuk çerçevesinde mutlaka bir karşılığı vardır. Bu karşılığı da en kısa zamanda yerine getireceğiz. Böyle bir davranışın cezasız, sonuçsuz kalmayacağını herkes bilmelidir. Ama biz bir hukuk devleti olduğumuz kadar uluslararası hukukun da bu alanda geçerli kurallarını argümanlarına müracaat etmekten başka bir yolumuz yoktur.

SURİYE 5 KEZ İHLAL ETTİ: Son dönemde Suriye hava unsurları 5 defa ülkemiz hava sahasını ihlal etmiştir. Tüm bu olaylarda Türkiye tarafı diplomatik yollar işletilerek askeri önlemlere gerek kalmaksızın meseleler sulh içinde sonucu bağlanmıştır.

MUKABELE HAKKI: Uluslararası hava sahasında gerçekleşen söz konusu olay karşısında ülkemiz mukabelede bulunma hakkı dahil olmak üzere uluslararası hukuktan kaynaklanan tüm haklarını mahfuz tutmaktadır. Tabiatıyla Suriye’nin mütecaviz saldırısına karşı tarafımızdan tayin edilecek zaman ve yöntemlerle de tüm adımlar dikkatle atılacaktır.

‘Nota elden ulaştırıldı’

SURİYE’YE NOTA: Konuya ilişkin notanın Suriye’nin İstanbul Başkonsolosluğu’na elden ulaştırıldı. Suriye’nin İstanbul Başkonsolosluğu 24 Haziran 2012 tarihinde cevabi nota vererek bir uçağın Suriye kıyılarına 1-2 kilometre uzaklıkta uçaksavar ateşiyle düşürüldüğünü, olayın Suriye’nin egemenliğine saldırı niteliğinde olduğunu iddia etmiştir.

PİLOTLAR: Pilotlarımızın Suriye tarafının veya bir üçüncü ülkenin elinde bulunduğuna dair hiçbir bilgi doğru değildir. Keşke öyle olsaydı, hayatta olduklarını bilir ve bir şekilde kendilerine ulaşırdık.

‘Farklı şeyler talep edilebilir’

ÖZÜR VE TAZMİNAT: Bunu yapanlardan şüphesiz özür, şüphesiz tazminat ama belki daha da farklı şeylerin talep edilmesi gündeme gelecektir.

ORTAK KOMİSYON: Olaydan hemen bir gün sonra Suriye tarafından bu konu üzerinde karşılıklı bir çalışma yapılması iradesi ihsan edilmiştir. Bu, bizim tarafımızca memnuniyetle karşılanmış ve kendileri Ankara’ya davet edilmişlerdir. Fakat onlar Ankara’ya gelmek yerine bu ortak çalışmanın Lazkiye’de olmasını istemişlerdir. Talep fevkalade yanlış bir talep olunca biz Lazkiye’ye gitmek yerine kendi çalışmalarımızı yürütmek durumunda kaldık.
‘CASA’ya ateş edildi’

KURTARMA UÇAĞINA SALDIRI: Düşen uçağı kurtarmak üzere bölgeye giden bir diğer uçağa da ateş açıldı. Bir CASA uçağı ve başka yardım ekipleri yardım için yola çıkmıştır. Maalesef CASA uçağımıza yerden atış yapılmıştır. Olayın duyulması üzerine Dışişleri Bakanlığımız ve Genelkurmay Başkanlığımız Suriye yetkililerini aramış ve bu arayış üzerine de bu taciz derhal kesilmiştir. Kısa süreli CASA uçağını taciz eden böyle bir olaydan bahsedebiliriz.

TEZKERE YOK: Sınırötesine operasyon imkanı sağlayan tezkere kararımız yok, buna ihtiyacımız da yok.
‘Hamasetle yola çıkmıyoruz’

Haberin Tamamı İçin: http://siyaset.milliyet.com.tr/-mukabele...

Uçak da Radar da Tespit Edemedi

Başbakan Tayyip Erdoğan’ın önceki gün TBMM’de grubu bulunan siyasi parti liderleriyle yaptığı görüşmede, Türk uçağının vurulmasıyla ilgili, “Ne uçağımız ne de kara radarlarımız füzenin ateşlendiğini tespit edebildi” bilgisi verildi.

BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, “Füze ateşlendiğinde, uçaktaki sistemin pilotu uyarması gerekmiyor mu? Bu uyarı doğrultusunda pilotların uçaktan ayrılması gerekmiyor mu?” sorusunu yöneltti. Demirtaş’ın sorusuna Başbakan Erdoğan ve kendisine eşlik eden askeri kanat, “Füzenin fırlatıldığı anı tespit edemedik. Ne uçağımız ne de kara radarlarımız bu yönde bir tespitte bulundu. Uçağın vurulmuş olabileceğini de irtibat kesildikten sonra anladık. Farklı bir füze donanımı olduğunu tahmin ediyoruz. Mobil bir rampa olduğunu tahmin ediyoruz” bilgisini verdi. Başbakanlık Konutu’ndaki zirvede muhalefet partisi liderleri, “3’üncü bir ülkenin uçağı düşürmesi ya da elektronik karartma yaparak düşürülmesine yol açması söz konusu mu?” sorusunu da yöneltti. Erdoğan ve ekibi, “O olasılığa da baktık. Böyle bir ihtimal görünmüyor. Füzenin ateşlenmesi ve sonrasında ön işaret alınmamış” karşılığını verdi.

Çiçek: Tahammül kalmadı

Haberin Tamamı İçin: http://www.hurriyet.com.tr/gundem/208454...

Türkiye'den BM'ye Suriye Mektubu

Türkiye'nin BM Daimi Temsilcisi Büyükelçi Ertuğrul Apakan, BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun ve BM Güvenlik Konseyi (BMGK) Dönem Başkanı Çin'in BM Daimi Temsilcisi Büyükelçi Li Baodong'a, Türk askeri uçağının Suriye tarafından düşürülmesine ilişkin mektup sundu.

Büyükelçi Apakan, mektupta, “22 Haziran günü, silahsız ve yalnız başına uçan RF-4 tipindeki askeri uçağın, Suriye tarafından, bu ülke kıyısının 13 deniz mili ötesinde uluslararası hava sahasında düşürülmesinin, Suriye'deki kriz kapsamında bölgedeki barış ve güvenliğe ciddi bir tehdit oluşturduğuna” işaret ederek, bu ciddi olayı BM'nin dikkatine sunmak istediğini belirtti.

Vurulan askeri uçağın tam koordinatlarının belirtildiği mektupta Apakan, askeri uçağın Suriye'ye karşı herhangi bir düşmanca tavır ya da manevra sergilemediğini ve kimliğini açık tutarak uçtuğunu vurguladı.

Önceden herhangi bir uyarı yapılmaksızın vurulan uçağın ölümcül darbeyi almasının ardından yönünün Suriye'nin kıyısına doğru değiştiğini belirten Apakan, uçağın Lazkiye kıyısından 8 deniz mili ötede denize düştüğünü bildirdi.

Ertuğrul Apakan, mektupta, “Hem Türk hem Suriye radar ve telsiz kayıtları, uçağımızın uluslararası hava sahasında vurulduğuna tanıklık etmektedir. Üçüncü tarafların radar kayıtları da bu gerçeği doğrulayacaktır. Ayrıca Suriyeli yetkililer arasındaki telsiz konuşmaları da açıkça Suriyeli birimlerin, o anki şartların ve uçağın Türkiye'ye ait olduğu gerçeğinin tamamen farkında olduklarını göstermektedir” ifadesini kullandı.

KURTARMA UÇAĞINA TACİZ ATEŞİ

Arama kurtarma operasyonunun derhal başlatıldığını ve halen sürdüğünü dile getiren Apakan, mektupta, 22 Haziran günü Suriyeli yetkililerle yapılan eşgüdüme rağmen arama kurtarma operasyonuna katılan Türk CASA uçağına, Suriye kıyısından taciz ateşi açıldığına dikkati çekti.

Mektupta, şunlar kaydedildi:

“Türkiye'nin şu anda odaklandığı ana nokta arama ve kurtarma misyonudur. Tüm gerçekler tespit edildiğinde bu harekete karşı alınacak tedbirlerin kapsamına karar verilecektir. Türkiye, uluslararası hukuktan kaynaklanan haklarını mahfuz tutmaktadır. İki Türk pilotunun kaybolmasına yol açan uluslararası hava sahasındaki bu saldırı, Suriyeli yetkililerin Türkiye'nin ulusal güvenliğine karşı yaptıkları düşmanca bir harekettir. Bu saldırıyı şiddetle kınıyoruz.”

Büyükelçi Apakan mektubun BM Genel Kurulu ve BMGK belgesi olarak yayımlanmasını talep etti.

"GEREKLİ TEDBİRLER ALINMALI"

Büyükelçi Apakan, daha sonra ise BM Güvenlik Konseyi'nin “Silahlı Çatışmalarda Sivillerin Korunması” konulu toplantısında Türkiye'nin konuya ilişkin görüşlerini anlattı.

Apakan, Suriye'deki olaylarla ilgili, “Uluslararası toplum, bu şiddet sarmalına ve krizin daha da derinleşmesine son vermek için kararlılık göstermeli ve bu amaca yönelik gerekli ilave tedbirleri almalıdır” dedi.

Apakan, Türkiye'nin uluslararası toplumla birlikte BM-Arap Birliği'nin Suriye Özel Temsilcisi Kofi Annan'ın altı maddelik planını desteklemeye devam edeceğini ancak bu sürecin ucunun açık olamayacağını vurguladı.

Haberin Tamamı İçin: http://www.hurriyet.com.tr/planet/208449...

Bir Manga Askerimiz Suriye'de

Caber Kalesi, Türkiye’nin ülke sınırları dışında sahip olduğu tek toprak parçası

Suriye’nin Halep şehrine 120 kilometre mesafedeki Türk toprağı Caber Kalesi, 20. Zırhlı Tugayı 3.Hudut Alay Komutanlığı 2. Hudut Taburuna bağlı bir manga asker tarafından korunuyor. İki ülke arasında yaşanan gerginliğin ardından kalenin bundan sonraki akıbeti ve görev yapan Türk askerinin durumunun ne olacağı ise merak konusu.

‘Askerlerimize dokunmazlar’

Emekli Tümgeneral Armağan Kuloğlu, Caber Kalesi’nde 1 manga Türk askerinin sembolik olarak görev yaptığını söyledi:

  • SEMBOLİK GÖREV: “1 Manga asker 10-11 kişiden oluşur. Bir çatışma veya savaş durumu olacağını sanmıyorum. Varsayalım ki böyle bir durum oldu, kaledeki personele zarar verileceğini düşünmüyorum. Oradaki askerlerimiz sembolik olarak görev yapıyorlar.

  • CESARET EDEMEZLER:

    Caber Kalesi’ndeki askerlerimize şu aşamada yapılacak fiili bir taaruz veya saldırı, iki ülkeyi genel savaşa sürekler. Suriye buna cesaret edemez. Suriyeliler, düşürülen uçağımızla ilgili olarak, ‘hava sahamızı ihlal etti, alçak uçuş sırasında makineli tüfekle düşürdük’ açıklamasında bulundu. Özür veya geri adım gibi bir şey söz konusu değil. Caber Kalesi’yle ilgili statü ikili antlaşmayla belirlenmiş durumda. Suriye makamları, askerlerimizi geri çekmemiz isteyebilirler. Ancak buna gerek duyacaklarını sanmıyorum. Türk Askeri Caber’de sembolik olarak bulunmaktadır.”

  • SÜLEYMAN ŞAH’IN MEZARI:

    Caber Kalesi Yavuz Sultan Selim devrinde Osmanlı topraklarına katıldı. Osmanlı Devleti’nin kurucusu Osman Bey’in dedesi Süleyman Şah’ın mezarı bulunan kaledeki türbe 2.Abdülhamit devrinde yeniden yaptırıldı. Caber Kalesi’nin de içinde bulunduğu bölge 1.Dünya Savaşı’nın sonlarına doğru İngilizler tarafından işgal edildi. Daha sonra ise bölge, Suriye’ye bağlanarak Fransız mandasına bırakıldı.

  • 1921’DE DEVREDİLDİ:

Haberin Tamamı İçin: http://gundem.milliyet.com.tr/bir-manga-...

Erdoğan: Gazabımız Şiddetlidir

Uçağımız Suriye tarafından kasten vuruldu' diyen Erdoğan "Bu olaydan dolayı uluslaraarası hukuktan doğan haklarımızı kullanacağız. Türkiye gereken adımları kararlılıkla atacaktır.

Bu son olay Esed'in kendi halkı ile birlikte Türkiye için de tehdit olduğunu gösterdi

TSK'nın angajman kuralları değiştirildi. Suriye'den Türkiye sınırına yaklaşan her askeri unsur tehdit olarak algılanacak ve vurulacaktır." dedi.

Türkiye ile Suriye arasında yaşanan gerilim sonrası, Ankara'nın izleyeceği yol haritas AK Parti'nin grup toplantısında Başbakan Erdoğan tarafından açıklandı.

Erdoğan'ın konuşmasından satır başları...

22 Haziran'da Suriye'nin 13 deniz mili açığında bir askeri uçağımız düşürüldü. Uçağımız uluslararası sularda vurulmuştur. Uçağımız vurulduktan sonra Suriye karasularına düşmüştür.

Bir kez daha pilotlarımızın ailelerine sabır ve metanet diliyoruz. Elbet ki önceliğimiz pilotlarımızı bulmaktır.

Göreve geldiğimiz günden bu yana defaen söylüyorum. Güçlü dış politika ve ekonomi birbirinden ayrılmaz.

Türkiye dostlarıyla el sıkıştı, akrabalarıyla hasret giderdi. Türkiye sanal bariyer ve psikolojik engelleri aşığ ulaştığı her yere barış ve işbirliği mesajı taşıdı.

Türkiye hiçbir komşusunun toprağına göz koymamıştır. Akasine Türkiye'nin desteğini alan her ülke bilsin ki o ülke güvenlik içindedir, emniyettedir.

Biz komşularımızın zayıf yönleriyle ilgilenmeyiz. Bizim için önemli olan dostluk ve kardeşlik hukukudur.

Bu millet yeri gelmiş Saraybosna, Mostar, Kosova, Erbil, Kabil, Halepçe için yüeriğni ortaya koydu.

Bugün Kudüs, Filistin, Rammallah için de hesabımız yok. Sadece yüreğimizdekini söylüyoruz.

Bugün Şam ve Humus, Halep dediğimizde hesap peşinde değiliz. Akan kanın durmasını istiyoruz

GAZABIMIZ ŞİDDETTLİDİR
Türkiye soğukkanlı ve vakur olmak zorundadır

Türkiye herkese ulaşmış ulaştığı her yere de barış ve ve işbirliği mesajları taşımıştır.

Bizim soğukkanlı ve vakur tavrımız kimseyi aldatmasın

Türkiye'nin dostluğu ne kadar değerli ise gazabı da o kadar şiddetlidir

Türkiye'nin büyümesinden rahatsızlık duyanlar var

Bu rahatsızlık duyanlar Türkiye'ye karşı terörü ayaklandırmaktadır.

UÇAĞIMIZ NEDEN ORADAYDI

Doğu Akdeniz'in genelinde haklarımız var. Nitekim bu uçağımızın yaptığı da budur.

Nitekim uluslararası çevreler Türkiye'nin haklılığını teyit ettiler.

Kısa süreli sınır ihlalini kimse saldırı sebebi gösteremezler .Ayrıca yenilenen radarlarımız test etmek için uçmuşlardır. En ufak bir ikaz tarafımıza yapılmamıştır. Yapılmadan bu uygulamaya gidilmiştir. Ondan sonra utanmadan sıkılmadan dost olduklaırnı söylüyorlar.

Nitekim uluslararası çevreler Türkiye'nin haklılığını teyit ettiler.

Kısa süreli sınır ihlalini kimse saldırı sebebi gösteremezler.

MUHALEFETE TEŞEKKÜR

Ben siyasi parti ve sivil örgütlerimizin, medyamızın süreç boyunca hassas olacağımı yürekten inanıyorum.

Böyle hassasiyetle hareket etmemiz sebebiyle muhalefet liderlerine teşekkür ediyorum. Saldırı sonrasında dış politikamızı sorgulayan acımasız değerlendirmeler değerlendirmeye tabidir. Türkiye’nin hedefe konulması aymazlık, sorumsuzluk olur.

Kimsenin karnından konuşma, lafı geveleme lüksü yoktur, olmamalıdır. Doğu Akdeniz’de uluslararası sularda AK Parti’nin değil, aziz milletimizin uçağı hedef alınmıştır. Türkiye'yi sorgulayanlar, Suriye’deki rejime destek verenler tarih önünde mahcup olacaklardır."

BİZ TÜRKİYEYİZ KİMSENİN MAŞASI DEĞİLİZ

İstanbul ve Şam iki kardeş şehirdir. Suriye'nin cetvelle çizilimiş sınırları Türk-Suriye halkını bölmeye yetmez.

Bu topraklara tüm ülkelerle biz bir elin parmakları kadar yakınız, kardeşiz.

Baba Esad Türkiye'ye karşı hep hasmane tutum içindeydi.

Birileri çıkıyor, Türkiye bu katliamları görmezden gelse diyor. Kendi ülkelerine maşa, taşeron gibi ifadelerle küçümseyenler var.

Biz kimsenin maşası teşeronu değiliz, başkalarının kışkırtmasıyla değil, kendi gücümüzle hareket eden bağımsız bir ülkeyiz.

Biz Hz. Ali'nin şu sözüyle hareket eden biriyiz: Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır..

İHLALLE İLGİSİ YOK

Uçağımız Suriye karasularına yanlışlıkla ve kısa bir süre için girmiştir.

Vurulduğu yer ve zamanın ihlalle ilgisi yoktur.

Dünyada bu tür ihaller kısa süreli olarak yaşanmaktadır.

Bu yıl 114 kez Türkiye'nin havasahası ihlal edildi. 5 kez de Suriye helikopteri ihlal etti. Uyarılar yapılmış ve ülkelerine geri dönmüştür.

Türkiye olayın başından beri itidal ve soğukkanlılığını elden bırakmamıştır.

SURİYE'YE AÇIK UYARI</strong></p>

Olay sonrası Suriye'den yapılan açıklamalar uçağımızın hasmane tutumla vurulduğunun en bariz delilidir.

Haberin Tamamı İçin: http://siyaset.milliyet.com.tr/erdogan-g...

'Suriye İle Anladığı Dilden Konuşulacak'

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Suriye ile yaşanan gerginlik sonrası Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) angajman kurallarında yeni bir aşamaya geçildiğini açıkladı. Bu önemli açıklamanın ne anlama geldiğini Hürriyet Dünyası yazarları hurriyet.com.tr'ye değerlendirdi.

TAHA AKYOL: İHLAL OLURSA KESİN VURULACAK

Başbakan'ın açıkladığı değişikliğin çok önemli olduğunu vurgulayan Hürriyet Gazetesi yazarı Taha Akyol şunları söyledi:

''Başbakan yılbaşından bu yana Türk karasularının çeşitli ülke uçakları tarafından 114 defa ihlal edildiğini, 5 defa da Suriye helikopterlerinin ihlal ettiğini söyledi. Bundan sonra Suriye tarafından böyle bir ihlal olursa kesin vurulacak. Kara sınırımızda da askeri bakımdan tehdit sayılabilecek bir şey olursa vurulacak. Bu çok önemli bir değişiklik. Başbakan'ın açıklamasında ikinci çok önemli husus şudur. Başbakan, Suriye muhalefetine her türlü desteğin devam ettirildiğini söyledi. Yalnız siyasi destek değil akla gelebilecek her türlü destek demektir bu. Batı basınında Türkiye'nin Suriye muhalefetine askeri destek verdiği yolunda haberler çıkarken Başbakan'ın bu yöndeki konuşması çok önemlidir.

Başbakan'ın konuşmasındaki üçüncü önemli husus ise şudur... Türkiye yeri zamanını ve yöntemini kendisi tayin ederek suriye'yi cezalandıran bir eylem yapacak.''

METEHAN DEMİR: SURİYE İLE ANLADIĞI DİLDEN KONUŞULACAK

Bunun TSK kurallarında çok önemli bir değişiklik olduğuna dikkat çeken Hürriyet Gazetesi Ankara temsilcisi Metehan Demir, kriz çözülmezse sınır bölgelerinin çok ısınacağını söyledi.

İşte Demir'in değerlendirmesi:

"Uluslararaı hukuk ve havacılık kurrallarına göre, angajman kuralları denilen bir konsept var. Bu İngilizce'de 'Rules of Engagaemet' diye geçiyor. Normal medeni kurallarda, Suriye'nin yaptığı gibi hava sahasını ihlal eden ya da ihlale yakın tehlikeli davranışlarda bulunduğu tespit edilen ya da şüphesi bulunan uçak ya da helikopkterlere hemen füze atılıp düşürülmez. Tüm dünyadaki radar istasyonları ve uçaklarda sabit ve sürekli açık olan UHF ve VHF 121.5 ve 243.0 telsiz kanallarında uçağa önce uyarıda bulunulur. Uyarı tekrar edilir. Bu sonuç vermezse, önleme amaçlı jetler kaldırılır ve hava sahasını terke zorlanır. Israr devam ederse, uyarı atışı yapılır. Hasmane tutum sezilirse, en son adım olarak, silahlı müdahalede bulunulur.

"Türkiye'nin bu önemli politika değişikliğiyle artık Suriye ile anladığı dilden konuşma kararı aldığı ortaya çıktı. Yani, Suriye'nin Türk uçağına yaptığının aynısı Suriye uçaklarına da yapılacak. Bu da deniz ve kara üzerindeki sınır bölgelerinin artık çok ısınacağı anlamına geliyor. Tabi ki son dakikada kriz çözülmezse."

Erdoğan bugünkü grup toplantısında, "TSK’nın angajman kuralları artık yeni aşamaya göre değişmiştir. Suriye’den Türkiye sınırına yaklaşan her askeri unsur bir tehdit olarak değerlendirilecek ve askeri tehdit olarak hareket edilecektir. Buradan Suriye rejiminin bir hata yapmaması ve Türkiye yönetimini sınamaması yönünde uyarıyoruz" ifadesini kullanmıştır.

TSK’nın angajman kuralları değişmiştir. Suriye sınırında yapılacak tüm ihlallere karşılık verilecektir

YALÇIN DOĞAN: SURİYE HAVA SAHAMIZI İHLAL EDERSE BU KEZ YAPTIRIM UYGULANACAK

Başbakan'ın grup toplantısında yaptığı konuşmada bundan sonra Suriye'nin hava sahamızı ihlal etmesi durumunda karşılık verileceğinin altını çizdiğini belirten Hürriyet Gazetesi yazarı Yalçın Doğan, Erdoğan'ın açıklamalarını şöyle yorumladı:

''Başbakan konuşmasının devamında bu deyime açıklık kazandırdı. Özellikle sınır güvenliğine vurguda bulundu. Sınıra yaklaşan unsuru tehdit olarak gördüğünü belirtti. Söylemedi ama bundan sonraki hava ihlallerine de karşılık verileceğini belirtmek istedi büyük ihtimalle. Suriye yılbaşından bu yana 5 kez hava sahamızı ihlal etmiş ama yaptırım uygulanmamış. Ama bundan sonra yaptırım uygulayacağını söyledi. Konuşmanın tammaına bakılınca Suriye yönetimi ve halkını ayırdı. Suriye'ye ekonomik yaptırımlara hiç girmedi. Bu bana çok anlamlı geldi. Başbakan, diğer uluslararası haklarından doğacak yaptırımları uygulayacağını ısrarla söyledi ama Suriye halkını zor durumda bırakacak yaptırımlara hiç değinmedi.''

MURAT YETKİN: SURİYE, TÜRKİYE İÇİN 'AÇIK VE YAKIN TEHDİT' HALİNE GELDİ

Hürriyet Daily News Genel Yayın Yönetmeni Murat Yetkin, Başbakan'ın konuşmasının Şam yönetimi için en ciddi uyarı sayılması gerektiğini vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu:

''Başbakan’ın konuşmasındaki en önemli unsur, Suriye’nin Türkiye için ‘Açık ve yakın tehdit’ haline geldiğidir. Bu Birleşmiş Milletler anlaşmasının 51’inci maddesindeki meşru müdafaa şartlarını devreye aldığını gösteriyor.

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ‘angajman kurallarının değiştiğini’ söylemesi de bu bakımdan önemli. Angajman kuralı, kısaca rakip kuvvetle karşılaşıldığında nasıl davranılması gerektiğini gösterir.

Bu, Suriye’nin Türk sınırına yakın bütün askeri hareketlerine karşı Türk askerinin ateş açma, en azından uyarı ateşi açması yetkisine sahip olduğunu gösterir.

Savaş ilanı değildir, ama açık askeri tehdit sayılır.

Buna benzer bir örneği 1 Ekim 1998’de dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in yine Suriye’yi PK lideri Abdullah Öcalan’ı arındırdığı için tahdit etmiş olmasıdır ve İran ve Mısır’ın devreye girmesiyle Baba Esed 6 gün içinde Öcalan’ı sınır dışı etmiştir.

Erdoğan’ın bu konuşması Şam yönetimi için şimdiye dek karşılaştığı en ciddi uyarı sayılmalı.''

MEHMET ALİ BİRAND: SURİYE'NİN ARTIK TÜRKİYE'DEN ÇEKECEĞİ VAR

Gazeteci Mehmet Ali Birand, Başbakan'ın açıklamasının önemli olduğunu vurguladı ve şunları söyledi:

Haberin Tamamı İçin: http://www.hurriyet.com.tr/gundem/208481...

NATO Genel Sekreteri : '5'inci Madde Gündeme Gelmedi'

NATO Genel Sekreteri Anders Fogh Rasmussen, ittifakın en yüksek karar alma organı Kuzey Atlantik Konseyi’nin toplantısının ardından yaptığı açıklamada, ittifak üyelerinin Türkiye’ye verdiği desteğin altını çizerken, toplantıda “5’inci maddenin gündeme gelmediğini” söyledi.

Rasmussen, Brüksel’de Türkiye’nin talebi üzerine ve Kuzey Atlantik Antlaşması'nın 4'üncü maddesi çerçevesinde yapılan toplantının ardından yaptığı bir basın toplantısı düzenledi. Rasmussen, “İttifakın güvenliği bölünmezdir, bizi Türkiye’nin yanındayız” mesajı verdi.

NATO Genel Sekreteri, gelen sorular üzerine, “Brifingin detaylarına girmeyeceğim, 5’inci madde gündeme gelmedi. Sadece 4'üncü madde kapsamında istişarelerde bulunduk. NATO üyeleri güçlü desteklerini ve Türkiye ile dayanışma içinde olduklarını dile getirdiler. Gelişmeleri yakından takip edeceğimizi belirttik” dedi.

NATO Şartı’nın 4’üncü maddesine göre bir üye devletin toprak bütünlüğü, siyasi bağımsızlığı ve güvenliğinin tehdit altında olması durumunda tüm üye devletlerin birlikte istişarelerden bulunmasını öngörüyor. Türkiye Nisan ayında Kilis’teki bir kampa Suriye tarafından açılan ateş sonucu iki vatandaşı yaralandığında da bu maddeyi gündemine almış ancak işletmemişti. 5'inci maddeye göre ,se bir üye devlete yönelik bir saldırı tüm üyelere yapılmış kabul ediliyor. 5'inci madde bugüne kadar yalnızca 11 Eylül saldırılarında yürürlüğe sokuldu.

Rasmussen, “Suriye’nin gerilimi artırmaya devam etmesi halinde NATO’nun vereceği yanıtın sınırları ne olur?” şeklindeki bir soruya, “Benim açık bir beklentim var: Gerilimin tırmanmaması. Bu kabul edilemez bir eylem ve Suriye'nin de benzer bir olaydan kaçınmak için gereken önlemleri almasını bekliyorum. Durumu yakından takip etmeye ve birbirimizi haberdar etmeye devam edeceğiz” yanıtını verdi.

ABD: TÜRKİYE'NİN YAPACAĞI SUNUMU BEKLİYORUZ

Türk askeri uçağının Suriye tarafından düşürülmesi konusunda ABD Dışişleri Bakanlığı ve Pentagon'un ardından dün gece Beyaz Saray'dan da açıklama gelmişti.

ABD Başkanlık uçağı Air Force One'da gazetecilerin sorularını yanıtlayan Beyaz Saray Sözcüsü Jay Carney, “Olay, askeri misilleme de dahil olmak üzere Türkiye tarafından bir misillemede bulunulmasını gerektirir mi?” yönündeki soruyu şöyle yanıtladı:

“(Türk yetkililer) Türk F-4 askeri uçağının 22 Haziran'da Suriye tarafından düşürülmesine Türkiye'nin vereceği yanıtı belirlemek için olayı incelerken, Türk yetkililerle yakın temas halindeyiz. ABD'nin kilit bir müttefiki olan Türkiye ile dayanışma içerisindeyiz. Türkiye'nin yarın Kuzey Atlantik Konseyi'nde yapacağı sunumu bekliyoruz. Esed rejimini sorumlu tutmak için Türkiye ve diğer ortaklarla birlikte çalışacağız.”

Haberin Tamamı İçin: http://www.hurriyet.com.tr/planet/208467...

"NATO Suriye'nin Hava Savunma Sistemini Denedi"

Rus uzmanlar, Türk keşif uçağının Suriye tarafından vurulmasını değerlendirdi. RIA Novosti ajansına konuşan uzmanlara göre, NATO Suriye'nin hava savunma sistemlerini denedi.

Rusya Uluslararası Silah Satış Analiz Merkezi Başkanı İgor Korotçenko, düşürülen Türk uçağının Suriye'deki radyo elektronik aktiviteleri denetlemek için bu ülkenin hava sahasına girdiğini iddia etti.

Korotçenko'ya göre, Suriye Türk uçağını kendi hava sahasında vurdu ve bu olay ayrıca savunma sistemlerinin etkili olduğunu gösterdi.

Rus uzman, Türkiye istihbaratının Suriye'de etkili olduğunu ve edindiği bilgileri NATO üyesi diğer ülkelerle paylaştığını öne sürdü.

Ajansa konuşan bir diğer askeri uzman Said Aminov da Türkiye'nin bu tip uçuşlarla Suriye hava savunması hakkında elde ettiği istihbaratı, NATO üyesi diğer ülkelerle paylaştığını belirtti.

Haberin Tamamı İçin: http://www.hurriyet.com.tr/planet/208491...

Sınırdaki Suriye Bayrakları İndirildi

Suriye’nin Türk savaş uçağını Akdeniz açıklarında düşürmesinin ardından iki ülke arasındaki tansiyon yükselirken, sınır noktasında Suriye’ye ait karakollardaki Suriye bayraklarının indirildiği bildirildi.

Hatay’ın Samandağ ilçesine bağlı Denizgören köyü ile sınır komşusu olan Lazkiye kentine bağlı bazı yerleşim bölgelerinde yer alan ve Denizgören’den de görülebilen askeri üslerdeki Suriye bayrakları indirildi. Denizgören Köyü Muhtarı Sinan Doğru, “Gerek bölgedeki incelemelerimizde, gerekse de Suriye sınırında yer alan karakollara yakın bölgede hayvanlarını otlatan çobanlar, Suriye bayraklarının indirildiğini gördü. Söz konusu bayrakların Türk savaş uçağının düşürülmesi sonrasında indirilmesi dikkat çekici” dedi.

Haberin Tamamı İçin: http://www.haberturk.com/dunya/haber/754...

Esad Konuştu!

Suriye'nin Türk F4 jetini düşürmesinin ardından Suriye lideri Beşar Esad suskunluğunu bozdu. 5 gün sonra açıklama yapan Beşar Esad, "Biz her açıdan gerçek bir savaşın içinde bulunuyoruz.Batı, alır vermez. Bu her aşamada kanıtlandı. Savaşın içinde...

Haberin Tamamı İçin: http://www.haberturk.com/dunya/haber/754...

Rusya'nın Bu Çılgınlığı Yapmasının Mantığı Yok

AKP Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik, Suriye’nin Türk askeri uçağını düşürmesine ilişkin "Bir Rus faktörünün işin içinde olduğu hiçbir şekilde düşünülmüyor. Rusya’nın böylesine çılgınca bir şeye girişmesinin de bir mantığı yok, herhangi bir Rus askeri unsuruyla böyle bir çatışma içerisine girmesinin de imkanı yok” diye konuştu

AKP Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik, Suriye’nin Türk askeri uçağını düşürmesine ilişkin "Bir Rus faktörünün işin içinde olduğu hiçbir şekilde düşünülmüyor. Rusya’nın böylesine çılgınca bir şeye girişmesinin de bir mantığı yok, herhangi bir Rus askeri unsuruyla böyle bir çatışma içerisine girmesinin de imkanı yok” diye konuştu.
AKP’li Çelik, katıldığı HABERTÜRK yayınında gündeme ilişkin değerlendirmeler bulundu. Suriye’nin uluslararası hava sahasında Türkiye’nin uçağını vurduğuna dikkat çeken Çelik, uçağın keşif uçağı olduğunu ama orada keşif sebebiyle bulunmadığı belirtti. Çelik, Malatya’dan havalandığı andan itibaren uçağın kimliğini belli eden kimlik sisteminin açık olduğunu söyledi. Son dönemde Suriye’nin de Türk hava sahasını ihlal ettiğine dikkat çeken Çelik, bu tür ihlallerin her zaman olabileceğini belirtti.
Bir soru üzerine uçuşlar konusunda bir talimatın olmadığını, buna Genelkurmay Başkanlığı’nın karar verdiğini belirten Çelik, “Ama çok özel, çok istisnai bir durum çıktığında tabi ki siyasi iradeye başvuruluyor” diye konuştu.
Türkiye’nin risk altında olduğunu kaydeden Çelik, “Bütün bir bölgeyi ateşe verebilecek bir katil rejimin kendi halkının katlettiği bir tablo ile karşı karşıyayız ki bu rejim mülteci kamplarına ateş açmış. Tabi ki orada sinek uçsa haberimiz olacak. Uçağımızın orada olması lazım” şeklinde konuştu.

“RUSYA’NIN BU ÇILGINLIĞI YAPMASININ MANTIĞI YOK”
“Uçağı Rusya’nın vurduğu” iddialarının sorulması üzerine Çelik, şu ana kadar hükümetin elindeki bilgilerin bütün detaylarına hakim olmasının söz konusu olmadığını ifade ederek, şunları kaydetti:
“Bir Rus faktörünün işin içinde olduğu hiçbir şekilde düşünülmüyor. Rusya’nın böylesine çılgınca bir şeye girişmesinin de bir mantığı yok, herhangi bir Rus askeri unsuruyla böyle bir çatışma içerisine girmesinin de imkanı yok. Ben tam tersine şöyle bir şey düşünüyorum; ‘Bir Rus inisiyatifi söz sahibi olsaydı, Rusya, Suriye’nin böylesine irrasyonel bir adım atmasını engellerdi. Çünkü bunun sonuçlarının ne olacağını en çok onlar görür.”

“RUSYA’NIN SURİYE POLİTİKASI DAR BİR KORİDORA GİRDİ”
Rusya’nın Suriye ile ilgili politikasının tamamen dar bir koridora girdiğini, savunulabilir bir politika olmaktan çıktığını dile getiren Çelik, Rusya’nın savunduğu bir rejimin Türkiye gibi bir devlete böylesine bir saldırıda bulunduğunu, bunu desteklemenin de haklı bir tarafının kalmadığını kaydetti.
Rusya’nın Suriye politikasının Rusya-Suriye ilişkisinden öte bir yerde düşünmek gerektiğini belirten Çelik, “Rusya’nın politikası, Rusya’nın yeni dış politika doktrini ile ilgilidir. Bunu kışkırtan bazı durumlar da var. Putin daha birinci başkanlığı döneminde bir dış politika doktrini ortaya koydu o da şu; ‘Rusya bir imparatorluk varisidir, büyümezse küçülür, büyümezse yok olur gibisinden” ifadesinde bulundu.

'KANDİL'İ YOK EDEMEZSİNİZ'
PKK'nın kendini okuyamadığını söyleyen Çelik, "Çözüm istenildiğine dair konuşmaların ardından bir saldırı geldi. Bırakın Türkiye'yi okumayı, dağdaki ortamlarını bile okuyamıyorlar" dedi. PKK içindeki grupları güvercin-şahin diye ayırmanın doğru olmadığını söyleyen Çelik, "PKK'nın gerçekten demokrasi mücadelesi verdiğini sanıyorlar. Sanki Kandil'deki odak bu işlerden uzak duruyor, Suriyeli Bahoz Erdal kendi başına harket ediyor. Bu böyle değil. Kandil'deki merkez kendi politikasını yürütüyor. PKK amacı, Türkiye'nin iç siyasetinden ziyade dış siyasetini vurmak yönündedir" diye konuştu. Çelik ayrıca devlet içinde PKK unsunlarını kullanan çeteleşmiş unsurların varlığınıın da altını çizdi.

PKK'nın güvendiğinin Esad ve Suriye olduğunu kaydeden Ömer Çelik, örgütün gücünü Esad'ın işlerini görmek üzere sunduğunu da vurguladı. Çelik, "Ancak Suriye içindeki Kürtler örgütle yanaşık düzen kurmadılar. PKK'nın manevra sahası Esad'ın ömrü ile sınırlı hale geldi" dedi.

Haberin Tamamı İçin: http://siyaset.milliyet.com.tr/rusya-nin...

Pilotların Kaskları Bulundu

Ulaştırma Bakanı Yıldırım, Akdeniz'de düşen Türk jetininin pilotlarına ait kaskın bulunduğunu söyledi. Daha önce pilotların postallarının da bulunduğu açıklanmıştı

Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, geçtiğimiz Cuma günü Akdeniz'de Suriye tarafından düşürülen Türk Fantom uçağının pilotlarına ait kasklara ulaşıldığını söyledi.

Haberin Tamamı İçin: http://gundem.milliyet.com.tr/pilotlarin...

Başbakan Erdoğan: Rusya, Suriye Ağzıyla Konuşuyor

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Dışişleri Bakanlığı’nın 'Türk jetinin Suriye tarafından düşürülmesinin provokasyon ya da önceden planlanmış bir hareket olarak görülmemeli' açıklamasını değerlendirdi. Başbakan Erdoğan, Rusya’nın Suriyelilerin ağzıyla konuştuğunu söyledi. Erdoğan, olayın ardından toplanan NATO’nun tutumunun da memnuniyet verici olduğunu vurguladı

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Trans Anadolu Doğalgaz Boru Hattı (TANAP) Projesi imza töreninin ardından düzenlenen basın toplantısında basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını cevapladı. Basın mensuplarının, Türkiye’nin dönem dönem kış aylarında yaşadığı doğalgaz krizini hatırlatarak, bu projenin bu soruna çözüm olup olmayacağını sorması üzerine Başbakan Erdoğan, projeden elde edilen doğalgazın 8 milyar metreküpünün ilk aşamada Türkiye’ye verileceğini belirtti. Hattın kapasitesinin 50 milyar metkeküpe çıkarılmasının hedeflendiğini kaydeden Erdoğan, Aliyev ile yaptıkları görüşmede Türkiye’nin ihtiyacı kadar doğalgazı verebileceklerini ilettiğini ifade etti.

Basın mensuplarının, Suriye’nin Türk jetini uluslararası sularda düşürmesiyle ilgili Rusya’nın yaptığı açıklamalarla ilgili sorusunu cevapladı. Rusya Dışişleri Bakanlı Sergey Lavrov’un Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile yaptığı görüşmede aktardıklarının farklı olduğunu belirten Başbakan Erdoğan, “Buradaki açıklaması Suriyeli mahfilleriyle yaptığı görüşmeden hareketle, onların diliyle biraz konuşmuş olsa gerek. Tabii bizim şu andaki bulgularımız, elimizdeki belgeler pek de onun iyi niyetli davrandığı kadar bir tablo ortaya koymuyor.” ifadesini kullandı.

Haberin Tamamı İçin: http://siyaset.milliyet.com.tr/basbakan-...

"Türkiye'yi Takdir Ediyoruz"

Beyaz Saray Sözcüsü Carney, Türkiye'yi, askeri uçağın düşürülmesi konusunda şu ana kadar verdiği ölçülü yanıttan dolayı takdir ettiklerini belirtti

Jay Carney, ABD Başkanlık uçağı Air Force One'da gazetecilerin sorularını yanıtlarken, bir soru üzerine, ''Kuzey Atlantik Konseyi'nin Türkiye'nin talebi üzerine toplandığını ve 22 Haziran'da bir Türk askeri uçağının Suriye tarafından düşürülmesini kabul edilemez bir eylem olarak nitelediğini, bu durumu en güçlü ifadelerde kınadığını'' hatırlattı.

ABD ve NATO'nun Türkiye ile dayanışma içerisinde olduğunu vurgulayan Carney, ''Esed rejimini sorumlu tutmada ve Suriye'de ihtiyaç duyulan siyasi değişime yönelik gayretleri sürdürmede Türkiye ve diğer ortaklarla birlikte çalışacağız'' dedi. Sözcü Carney, ''Türkiye'nin ve NATO müttefiklerimizin yanındayız'' ifadesini kullandı.

Açıklamalar daha ölçülüydü

Bir gazetecinin, ''Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın bugünkü konuşmasında oldukça sert ifadeler kullandığı ve ABD Başkanı'nın, bu tür keskin retoriğin, Türkiye-Suriye sınırında gerilim yaşanması riskini artırabileceğine dair kaygılı olup olmadığını'' sorması üzerine Carney, şunları kaydetti:

Haberin Tamamı İçin: http://www.haberturk.com/dunya/haber/754...

"Kesinlikle Sineye Çekilmeyecek"

Türk jetinin Suriye tarafından düşürülmesiyle ilgili soruları yanıtlayan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, olayın "kesinlikle sineye çekilmeyeceğini" söyledi.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü (KEİ) 20. yıl dönümü zirve toplantısının ardından düzenlenen ortak basın toplantısında soruları yanıtladı.

Türkiye ile Suriye arasında yaşanan gerginliğin zirvede ele alınıp alınmadığının sorulması üzerine Gül, bu konunun bu zirvede hiç ele alınmadığını, bu zirvenin konusu olmadığını, bunun ekonomik işbirliğiyle ilgili bir zirve olduğunu söyledi.

"Kesinlikle sineye çekilmeyecektir"

Cumhurbaşkanı Gül, bir gazetecinin, ''Bugün Suriye'ye ilişkin NATO'nun bir toplantısı oldu. NATO toplantısının sonucundan Türkiye tatmin oldu mu?'' şeklindeki sorusuna karşılık da şunları kaydetti:
''Bu olayla ilgili yeteri kadar açıklama yapıldı. Bütün detaylar açıklandı. Şu anda artık net olarak her şey ortada ki, bizim bu keşif uçağımızın Suriye'ye karşı bir hasmane tutumu söz konusu değildi. Ayrıca bugün Suriye'de yaşanan olaylarla da ilgili özel bir misyonu yoktu. Bu uçağımız rutin bir uçuş yapıyordu. Zaten tersi olmuş olsaydı, ona göre koruma verilirdi, ona göre donatılmış olurdu. Ama uluslararası sularda bu uçağın başına gelenler, Suriye silahlı kuvvetlerinin nasıl bir paranoya içerisinde olduğunu gösteriyor, nasıl bir telaş içerisinde olduğunu gösteriyor. Uluslararası camianın dayanışmasını takdirle karşılıyoruz. Kesinlikle bu olay tabii ki sineye çekilmeyecektir.''

Ermenistan-Türkiye ilişkileri

Bir gazetecinin, Ermenistan ve Türkiye'nin KEİ'nin üyesi olduğunu hatırlatarak, Türkiye'yle Ermenistan arasındaki sınırlar kapalıyken ekonomik işbirliği ve gelişmenin nasıl olabileceğini sorması üzerine Gül, KEİ'nin ekonomik işbirliği teşkilatı olarak kurulduğunu ve çok geniş bir alana da yayıldığını anımsattı.

Örgüte, sadece Karadeniz'e sahili olan ülkeler değil, sahili olmayan ülkelerin de, Ermenistan'ın da dahil edildiğini ifade eden Gül, örgütün kuruluşunda da inisiyatifi kullananın Türkiye olduğunu belirterek, şöyle devam etti:
''Türkiye'nin iyi niyeti çerçevesi içerisinde Ermenistan da davet edildi ve bu teşkilatın üyesi. Bugün de görüştük, maalesef bölgemizde bazı sorunlar var. Bazı anlaşmazlıklar var. Bütün bu anlaşmazlıkların hep giderilmesi için uğraşıyoruz. Ne kadar çok, bölgelerdeki anlaşmazlıklar gider, güven ortamı tam sağlanırsa, o kadar çok ekonomik işbirliği de ticaret de olur.
Ortadaki problemleri yok farz edemeyiz. Ama bu problemleri çözmek ve bu problemlerden kurtulmak için de hepimizin iyi niyetli olarak çalışması elzemdir ki, bölgede sonuna kadar ekonomik potansiyeli değerlendiren, işbirliği yapan, karşılıklı yatırımlar, ticaretler, ulaştırma yolları, demiryolları, karayolları, bütün bunların bütün bölgeyi ağ gibi sardığı bir yapı ortaya çıkartalım. Niyet bu. Problemler var, dediğiniz gibi. Bu problemleri aşmak ile ilgili de hepimizin iyi niyeti var. Umut ederim ki bu toplantılar vesile olur.''

Haberin Tamamı İçin: http://www.cumhuriyet.com.tr/?hn=347828

'Türk Uçağı Kasıtlı Provokasyondu'

Haber detayları için lütfen kaynak adresine tıklayınız.

Haberin Tamamı İçin: http://www.ntvmsnbc.com/id/25361889

PKK, Türkiye Sınırına Sözde Bayrağını Dikti

Akdeniz’in uluslararası karasularında keşif amaçlı uçan Türk jetini sınır ihlali bahanesiyle kasıtlı düşüren Suriye, provokasyonda bir adım daha ileri giderek, Türkiye’nin güneyinde sınırın sıfır noktasına terör örgütünün PKK’nın sözde ‘Kürdistan Bayrağı' dikmesine göz yumuyor.

Terör örgütü PKK, Şanlıurfa’nın Suruç ilçesine bağlı Mürşitpınar köyü karşısında bulunan Suriye’nin Ayn-el Arap kasabasına kendi bayrağını dikti.

Suriye’nin Ayn-el Arap kasabası sınırları içersinde yüksekçe bir tepeye dikilen 15 metre yüksekliğindeki PKK bayrağı, Türkiye sınırları içerisinden çıplak gözle rahatlıkla görülebiliyor. Türkiye sınırları içerisinde sınırın sıfır noktasında bulunan Mürşitpınar köyü karşısına provokasyon amaçlı dikilen PKK bayrağına Esed rejiminin göz yumduğu belirtiliyor. Bölgeye hakim yüksekçe bir tepe üzerinde dalgalanan PKK bayrağına 200 metre mesafede Suriye Devleti’nin resmi bayrağı dalgalanması ise dikkat çekiyor. Mürşitpınar köyünde oturan N.Y., "Suriye’de patlak veren iç savaş sonrası burnumuzun dibine kadar sokulan terör örgütünün varlığını zaten biliyorduk. Ancak bize karşı Esed rejiminin desteğini de arkasına alarak bölgenin en yüksek tepesine PKK bayrağının dikilmesi bir meydan okuma değil de nedir?’’ dedi. Sınırın diğer tarafında bulunan akrabalarından aldıkları bilgilere göre PKK, Ayn-el Arap kasabasında ideolojik ve ırkçı eğilimli altı okul açarak buradaki öğrencileri birer militan gibi yetiştirdiğini belirten N.D., Ayn-el Arap’ta geceleri dışarı çıkışın yasak olduğunu ve kontrolün tamamen bir kilometre uzaklıkta bulunan terör örgütü PKK’da olduğunu belirtti. Mürşitpınar sınırında görevli bir askeri yetkili, Kandil Dağı'ndaki teröristlerin yarıdan fazlasının Türkiye sınırının güneyindeki Suriye topraklarında konuşlanarak eylem ve faaliyetlerine devam ettiğini söyledi.

PINARBAŞI SALDIRISININ FAİLLERİ BURADAN GEÇİŞ YAPTI

Haberin Tamamı İçin: http://dunya.milliyet.com.tr/pkk-turkiye...

İran TV'si Türkiye'yi Yerden Yere Vurdu

İran Devlet Televizyonu Press TV, Türkiye ile Suriye arasındaki gerilimi konu alan bir yorum yazısında Ankara’yı adeta yerden yere vurdu. Türkiye’yi “provokasyon yapmakla” suçlayan Press TV, Türkiye’nin Washington adına hareket ettiğini öne sürdü.

İki Türk uçağının 22 Haziran günü provokatif bir şekilde Suriye hava sahasına alçaktan ve hızlı olarak girdiğini yazan Press TV, “Uçaklar muhtemelen Suriye’nin savunma sistemini test ediyordu ya da başka tepkileri ölçüyorlardı. Bu düşmanca bir niyetti. Bir karşılık istiyordu ve o karşılığı aldı” diye yazdı.

Press TV, Suriye’ye karşı savaşta Türkiye’yi Washington adına hareket etmekle suçlayarak, “Türkiye, Suriyeli isyancıları silahlandırıyor. Onlara güvenli ortam sağlıyor. Aslında Ankara uçak olayında provokatif bir şekilde hareket etti. Muhtemelen Washington adına hareket etti. Türkiye bir NATO üyesi. NATO Anlaşması’nın 4 veya 5. Maddesini işleme sokabilir” diye devam etti.

Haberin Tamamı İçin: http://dunya.milliyet.com.tr/iran-tv-si-...

Erdoğan: Hadlerini Bildiririz

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ”Biz her türlü terör örgütüne, illegal yapılanmaya, çeteye karşı amansız mücadele vermekte olan bir devletiz. Halkı nezdinde meşruiyetini yitirmiş çete devletlerine, halkına devlet terörü uygulayanlara ve Türkiye’nin büyüklüğünü test etmeye kalkanlara da hadlerini bildirmekten asla kaçınmayız” dedi.

-Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ”Bize yönelik hasmane tutumlara, bize yönelik saldırılara, tehditlere karşı var olan gücümüzle, aynı zamanda tarihimizden aldığımız güç ve ilhamla en sert şekilde karşılık verir, gerekeni yapmakta asla tereddüt etmeyiz” dedi.

Haberin Tamamı İçin: http://siyaset.milliyet.com.tr/erdogan-d...

İran'dan NATO'nun Suriye çıkışına tepki

İRAN Savunma Bakanı Ahmed Vahidi, Türk keşif uçağının düşürülmesi ardından NATO’nun Suriye’ye karşı tutumunu eleştirdi, iki Müslüman ülke Türkiye ve Suriye ilişkilerinin, Batılı ülkeler tarafından belirlenmemesi gerektiğini söyledi.

Ankara-Şam arasında yükselen tansiyonunu değerlendiren general Vahidi, her iki ülkeden konuyu kendi aralarında diyalogla çözmelerini isteyerek, var olan tansiyonun bölge barışı ve güvenliğine zarar verdiğini ve düşürülmesi gerektiğini vurguladı.

NATO’nun dünkü Suriye’ye karşı sert çıkışının nedeni ile ilgili soruya karşılık, İranlı bakan, "NATO ve Batılı ülkelerin bu çıkışı, onların Suriye yönetimine karşı siyası tutumundan kaynaklanıyor. İki Müslüman ülkenin ilişkileri Batılı ülkeler tarafından belirlenmemelidir, belki kendileri aralarında sorunları hal etmeliler. NATO veya yabancı her hangi bir gücün konuya girmesi büyük bir yanlıştır ve yapılmamalı" diye konuştu.

Haberin Tamamı İçin: http://dunya.milliyet.com.tr/iran-dan-na...

Putin'den geçmiş olsun telefonu

Haber detayları için lütfen kaynak adresine tıklayınız.

Haberin Tamamı İçin: http://www.ntvmsnbc.com/id/25362093

El Zubi: İsrail Uçağı Zannettik

A Haber canlı yayınına bağlanan Suriye Enformasyon Bakanı Omran El Zubi, "Biliyorsunuz bulunduğumuz bölgede İsrail gibi bir Siyonist ülke var. Türk uçaklarıyla İsrail uçakları birbirine benziyor. İsrail uçağı Suriye'ye girerse ateşle karşılaşır. Uçak İsrail uçağı sanılmış olabilir, biz Türk uçağını düşürmek istemedik" dedi.

İKİ PİLOTLA İLGİLİ HİÇBİR BİLGİMİZ YOK

Şu ana kadar iki pilotla ilgili olarak hiçbir bilgimiz yoktur. Bizim temennimiz canlı, hayır ve selamet içerisinde olmalarıdır. Suriye'nin bir saldırı yapmadığının altını çiziyorum. Türkiye ve Suriye ilişkilerinin daha iyi bir noktada olmasını temenni ediyorum. Türkiye uçağı Suriye bölgesine girmiştir. Meçhul bir hedef olarak karşılık verilmiştir. Türkiye'nin uçağı olduğu için düşürülmemiştir. Suriye kesinlikle hiçbir Türk uçağını düşürmek istememiştir. Türkiye halkı bizim kardeşlerimiz ve arkadaşlarımızdır. Bu meseleyi bu çerçevede anlamamız lazımdır. Bu sakinlikle de meselenin anlaşılması gerekir. Askeri çerçevede de bir sükûnet şarttır. Bizim kanaatimize göre bütün sorumlu olan kişiler bu bölgede, bu meselelerde ve ülkelerarasındaki ilişkilerde bütünleşme ve aynı zamanda iyi niyetler üzerine bina edilmesi gerekir. Sadece bazı şahsi tahminlerle yapılmaması lazım. Şahsi istekler, yanlış bilgiler üzerine bina edilmemesi lazım. Bu bölgede bizim istediğimiz istikrardır, barıştır. Ülkelerin birbirlerine yardım etmeleri lazım. Türkiye'nin Suriye'deki olaylara tavrını biliyorsunuz. Aynı zamanda Erdoğan'ın bu konudaki tavrını biliyorsunuz. Suriye liderlerine karşı da tavrını biliyorsunuz. Suriye rejimi tarafından acı ve kötü bir şeydir. Bu sebepten, Suriye'de olan olayları daha iyi anlamamız, görüşleri sadece bir taraftan almamız lazım.

UÇAK KASITLI OLARAK DÜŞÜRÜLMEDİ

Benim şahsi kanaatim, bu konu daha hiç araştırılmadı. Daha hükümet gelecek saatlerde ilk oturumu yapılacak, ilk toplantısı gerçekleşecektir. Suriye kesinlikle kasıtlı bir şekilde Türkiye'yi hedef almamıştır. Hiçbir zaman bu mantıkla yaklaşım da yoktur.

UÇAK İSRAİL'İN SANILMIŞ OLABİLİR

Haberin Tamamı İçin: http://dunya.milliyet.com.tr/el-zubi-isr...

Kulislerde Konuşulan Şok Suriye İddiası

Türkiye'nin takındığı tavrın sebebi belli oldu. Türkiye vereceği karşılıkla Esad'ı yalnızlaştıran politakanın tersine dönmesini ve dünya tarafından muhatap alınan bir lider olmasını istemiyor. Kulislerde konuşulan ikinci şok iddia ise pilotlarından birinin kendisini fırlattığı ve Suriye'nin elinde esir olduğu...

Türk keşif uçağının düşürülmesinden sonra Ankara'da arka arkaya düzenlenen toplantılarda, konu bütün yönleri ile masaya yatırıldı ve hükümet buna göre bir tavır belirledi. Türkiye'nin savaşa kadar gidebilecek sert bir tavır ortaya koymamasında ise Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'ın gerçek niyeti etkili oldu. Ankara, Türk uçağın uluslararası sularda düşürülmesini "Esad, ülkesinde sıkışmış, halkını öldüren bir kişi konumunda. Dünya kamuoyunda muhatap alınmak, katliamlarını ve kendini meşru kılmak için savaş istiyor" şeklinde değerlendirildi. Suriye'den özür ve tazminat talebi de gündeme geldi ancak bundan "Tazminat, özür veya savaş gibi bir karar, Esad'ı dünya kamuoyunda yalnızlaştıran politikaların tam tersi sonuç doğurur. Esad, zaten muhatap alınmak istiyor. Bu tür bir yaklaşım onun devlet başkanı olarak muhatap alınmasını sağlar" düşüncesi ile vazgeçildi.

RUSYA-ÇİN DESTEK VERİR

Hükümete göre ayrıca İran, Rusya ve Çin'in, halkına yaptığı katliamlar nedeniyle köşeye sıkışan Esad'a, şimdilik stratejik hesaplarla destek veriyor. Ancak olası bir savaş halinde ise durumun hemen değişeceği ve bu ülkelerin Suriye'ye güçlü destek vermesinin yolunu açacağı konuşuldu. Toplantılarda, Türk uçağını düşüren füze sistemleri ile bunları kullanan teknik ekibin de Rus olduğu iddiası da tartışıldı. Yapılan bu değerlendirmelerden sonra Türkiye'nin, zaten bitme noktasına gelen Esad yönetimine can suyu olacak bir hareketten kaçınması, konunun uluslararası platforma taşınması ve askeri angajmanlarda değişiklik yapılması benimsendi.

KIRILMA NOKTASI

Toplantılar sırasında, son bir yıl içinde Türkiye sınırlarının 922 kez ihlal edildiği, bunlardan 102'sinin Suriye'den geldiği bilgisi paylaşıldı. Sınır ihlali yapanlar arasında 5 Rus uçağının da bulunduğu, bunların Karadeniz'de hava sahasını ihlal ettiği, Türk F-16 eşliğinde hava sahasından çıkartıldığı da bildirildi. Hükümet, Suriye'yi Ortadoğu politikası için "kırılma noktası" olarak görüyor. Türkiye'nin bölgede güçlenmesini istemeyen ülkeler Suriye ile sorun yaşanmasını istiyor. Yaşanan süreç sonrasında Türkiye ya Ortadoğu'da derin bağlar oluşturup güçlenecek ya da Ortadoğu politikası tamamen çökecek. Hükümetin görüşü, Türkiye'nin başarıya daha yakın olduğu yönünde.

PİLOT ESİR Mİ?

Haberin Tamamı İçin: http://gundem.milliyet.com.tr/kulislerde...

Erdoğan Yurt Dışında Olmasaydı Suriye'yi Vuracaktık

Erdoğan’a yakın isim anlattı: Başbakan Türkiye’de olsaydı, izin verir ve uçağı düşüren bataryalar yok edilirdi.

Türkiye gazetesinden Yücel Kayaoğlu'nun haberine göre, Suriye’nin Türk jetini düşürmesiyle başlayan süreçte, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın üst üste yaptığı toplantılarda konuşulanların detayları ortaya çıkmaya başladı. Saldırı sırasında Başbakan Erdoğan’ın Brezilya’da bulunmasının, karşı bir girişimi engellediği de Ankara kulislerinde konuşuluyor.

ERDOĞAN TÜRKİYE'DE OLSAYDI..
Başbakan’a yakın isimlerin aktardığına göre, Başbakan Türkiye’de olsaydı uçağı düşüren bataryaları yok etmek gündeme gelecekti. Brifinglerde Türkiye’nin Suriye’den ‘Özür ve tazminat talebinde’ bulunmasının Esad’ın işine geleceği sonucuna varıldı.‘Tazminat, özür talebi veya Türkiye’nin savaş girişiminde bulunması gibi bir yaklaşım Esad’ın Devlet Başkanı olarak muhatap alınmasını sağlar. ’ ifadelerine yer verildi.

ESAD'IN GİTMESİYLE TÜRKİYE DAHA ÇOK GÜÇ KAZANIR
Yapılan analizlerde, ‘Tezleri doğrulanmış, Ortadoğu’da güç kazanmış ve Esad’ın gitmesiyle daha çok güç kazanacak bir Türkiye, İsrail’in işine gelmez. O sebeple İsrail’in, Rusya, İran, Çin ve Suriye ittifakının neresinde durduğunu iyi değerlendirmek lazım’ denildi.

Erdoğan’ın ‘ihlal olursa Suriye uçaklarının vurulacağına’ yönelik açıklamasına dair de şu bilgiler yer aldı:

Son 1 yıl içinde Suriye, hava sahamızı 102 defa ihlal etti. Suriye ‘Bizim sınırımız ihlal edildi, vurduk’ diyorsa demek ki Suriye, mutabık kalınan angajmanı değiştirmiş. O değiştirmişse Türkiye de değiştirecektir. Bundan daha doğal bir şey olamaz.

1 PİLOT SURİYE'NİN ELİNDE Mİ
Hükümet çevrelerinde pilotlardan birinin Suriye’nin elinde esir olabileceği ihtimalinin de değerlendirildiği bildirildi.

Haberin Tamamı İçin: http://www.ensonhaber.com/erdogan-yurt-d...

ABD: Türkiye’yi Sonuna Kadar Destekliyoruz

Haber detayları için lütfen kaynak adresine tıklayınız.

Haberin Tamamı İçin: http://www.ntvmsnbc.com/id/25362249

'Uçak Olayı Obama Ve Erdoğan'ın Tezgahı'

Haber detayları için lütfen kaynak adresine tıklayınız.

Haberin Tamamı İçin: http://www.ntvmsnbc.com/id/25362172

TSK'dan Düşürülen Jet İle İlgili Açıklama

TSK: Pilotlarımıza ait bazı malzeme ve enkaz parçaları bulundu. Arama yapılan bölgede ortalama derinlik 1260 metre.

Genelkurmay Başkanlığı, uluslararası hava sahasında Suriye tarafından düşürülen uçak ve pilotları için yapılan arama kurtarma çalışmalarının devam ettiğini ve pilotlarlara ve uçağın enkazına henüz ulaşılamadığını açıkladı.

Genelkurmay Başkanlığı'ndan yapılan yazılı açıklama şöyle;

"DERİN SU ARAMASI FAALİYETLERİNE BAŞLAMIŞTIR"

"22 Haziran 2012 tarihinde, Doğu Akdeniz’de, uluslararası hava sahasında, Suriye tarafından düşürülen Hv.K.K.lığımıza ait RF-4 uçağı ile temasın kesilmesini müteakip başlatılan arama kurtarma faaliyetleri, her gün beş askeri gemi/bot (1 fırkateyn, 1 hücümbot, 1 karakol gemisi, 2 sahil güvenlik botu) bir uçak (CN-235), dört arama kurtarma helikopteri ile devam ettirilmiştir. Ayrıca, Dz.K.K.lığına ait hidrografi gemisi, 26 Haziran 2012 tarihinden itibaren bölgede derin su araması faaliyetlerine başlamıştır."

"PİLOTLARIMIZA VE UÇAĞIN ENKAZINA HENÜZ ULAŞILAMAMIŞTIR"

Haberin Tamamı İçin: http://gundem.milliyet.com.tr/tsk-dan-du...

Kayıp Pilotları Onlar Bulabilir

Haber detayları için lütfen kaynak adresine tıklayınız.

Haberin Tamamı İçin: http://www.ntvmsnbc.com/id/25362495

‘Türkiye Tampon Bölge İstedi’

Son günlerde Suriye sınır bölgesindeki sevkiyat ve hareketliliğin sır perdesi aralandı. Sınır bölgesine taşınan zırhlı ve füze bataryalarının daha önce uzun süre tartışması yapılan ‘uçuşa yasak bölge’ (tampon bölge) hazırlığı olduğu anlaşıldı. Suriyeli sivilleri Esad rejiminin zulmünden korumak amacıyla gündeme gelen tampon bölge için F-4 krizinin ardından Ankara ile ABD arasında görüşmeler yapıldığı ortaya çıktı. Konuyla ilgili VATAN’a konuşan bir ABD Savunma Bakanlığı yetkilisi, son NATO zirvesinde Türkiye’nin üye ülkelerden ve Kuzey Atlantik İttifakı’ndan talepleri arasında uçuşa yasak bölgenin de bulunduğunu doğruladı. Geçen cuma bir Türk F-4’ünü düşüren Suriye’nin Erdoğan’ın deyimiyle ‘Türkiye’ye milli güvenlik tehdidi oluşturduğu’ ve bunun önlenmesi için Ankara’dan tampon bölge talebinin tartışılması isteğinin geldiğini açıkladı.

TSK’nın planları hazır
Konuyla ilgili VATAN’a bilgi veren ve Suriye konusunda direkt olarak aktif görevde bulunan bir Türk diplomat da uçuşa yasak bölge konusunun NATO gündemine girdiğini doğruladı. Dışişleri’nde görev yapan Türk diplomat, “Uçuşa yasak bölge konusu NATO’nun acil önlemler bağlamında ele alınıyor ve uygunluğu şu an için tartışılıyor” dedi. İngiliz Daily Telegraph gazetesine konuşan bir yetkili de Türk tarafının bazı taleplerinin NATO üyeleri arasında şaşkınlık yarattığını dile getirmişti. Tampon bölge ya da uçuşa yasak bölge iddiaları ilk kez Independent gazetesi yazarı Robert Fisk tarafından aylar önce dile getirilmiş, Türk Genelkurmayı’nın Suriye içinde Kamışlı ya da Der el Zor çölünün ortalarına kadar ilerleyip Suriye şehirlerindeki katliamlardan kaçanlar ...

Haberin Tamamı İçin: http://dunya.milliyet.com.tr/-turkiye-ta...

Kayıp Pilotlarla İlgili Çok Tuhaf İddialar!

Bir hafta oldu ama hala kayıp pilotlara ulaşılmış değil. 2 önemli nokta var ki bu spekülasyonlara yolaçıyor...

Suriye'nin vurduğu RF-4 keşif uçağımızın pilotları Yüzbaşı Gökhan Ertan ve Teğmen Hasan Hüseyin Aksoy'un hala bulunamamış olması komplo teorilerine kapı açtı...
7 günü geride bırakırken, dün Genelkurmay'dan yapılan açıklama dışında elde somut bir veri yok. TSK da o açıklamada "pilotlarımıza ait bazı malzemeler bulundu" demekle yetinmişti.

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ise Başbakan ile yaptığı görüşmede kendisine pilotların bir postalının fotoğrafının gösterildiğini aktarmıştı. Dediğine göre de postal sapasağlam görünüyordu. Kılıçdaroğlu'na verilen brifinde "pilotlara ait 2 kask ile 4 postalın bulunduğu" açık bir şekilde aktarılmıştı.

PİLOTLAR SAĞ MI?

Pilotların kaskları ile postallarının bulunması uçak düşmeden önce atladıklarının işareti olarak görülüyor. Zira kokpiti eriten bir patlamada hem kaskların hem de postalların yok olması gerekiyordu. Bu durumda da akıllara o zaman pilotlarımız nerede sorusu geliyor.

İlk gün ortaya atılan iddialar pilotların Suriye'nin elinde olduğu yönünde olmuştu. Bu iddia hem Ankara hem de Şam yönetimi tarafından yalanlansa da bir hafta içinde belirli aralıklarla yeniden gündeme geldi. Dün de aynı şekilde pilotların Suriye'nin elinde olduğu spekülasyonu tekrar hortladı.

TUHAF BİR DURUM!

Ortada gerçekten izahat gerektiren bir tablo var. Özellikle de Milliyet yazaır Fikret Bila'nın çok deneyimli savaş pilotları ile yaptığı görüşmeden aktardıkları kafalardaki kuşkuları canlandırdı. Kokpitteki metalin erimiş olmasına karşın 2 kask ile 4 postalın bulunması dediğimiz gibi pilotların uçaktan atladıklarının en önemli göstergesi.

İşte tuhaflık bu noktadan sonra başlıyor. Eğer pilotlarımız atladıysa sonrasında ne oldu?
2 kask ile 4 postalın bulunmasıyla ilgili deneyimli savaş pilotları bakın neler anlatıyor;

"Bu, pilotlarımızın atladığını gösteren en önemli işarettir. Çünkü bize, arama-kurtarma eğitimi sırasında atladığımızda önce kaskımızı ve botlarımızı çıkarmamız öğretilir. Eğer 2 kask ve 4 postal sağlam bulunduysa bu atlama işareti olarak yorumlanabilir."
KASK KAFADAN ANCAK PİLOT ÇIKARIRSA ÇIKIYOR

Peki kasklar patlamanın etkisiyle pilotların kafasından çıkmış olabilir mi? Savaş pilotlarının verdiği bilgi aynen şöyle;

"Bu kaskların, kafadan kolay kolay çıkması mümkün değildir. Her pilotun kaskı kafasına göre özel yapılmıştır. Ölçü alınır. Aradaki boşluklar dahi köpükle doldurulur ki, kask kafada oynamasın. Çene altında da güçlü bir kilitle kilitlenir. Pilot, bu kilidi açarak kaskını kendisi çıkarmadığı sürece kafasından fırlaması mümkün değildir, diyebiliriz. Allah korusun, ancak patlamayla kafanın kopması gibi bir facia söz konusu değilse kask fırlayıp çıkmaz ki, böyle bir durumda da bulunan kaskta, baş bölgesine ait parçalar, deri ve doku parçalarının bulunmuş olması gerekir.

POSTALLAR DA ÖZEL YAPIM

Aynı şey postallar için de geçerlidir. Pilotların giydiği postallar, özel bir bot türüdür. Onların da kilidi vardır. Çıkmaları değil çıkarılmaları kolaydır. Pilot, kilidi açıp fermuarlarından kolayca çıkarabilir ama kendiliğinden çıkması çok zordur, ola ki patlamayla ayaktan veya bacaktan kopma meydana gelmiş olsun. Bu durumda da botların içinde yine parçalar, deri, doku olması gerekir. Kasklar da postallar da ağırdır. Bir kask, yaklaşık 1 kilo 200 gram, her bir postal da yaklaşık 1 kilo ağırlığındadır. Pilotla gömülmeleri halinde de ayrılıp, yukarı çıkmaları kolay değildir."
PİLOTLARIMIZ NEREDE?

Dediğimiz gibi kulislerde pilotların atladıkları, Suriyeliler tarafından alındıkları gibi spekülasyonlar dolaşıyor. Kaskların ve postalların bulunması atlama işareti olarak yorumlanınca, kesin açıklama yapılıncaya kadar, pilotlarla ilgili kafa karışıklığı süreceğe benziyor.

Haberin Tamamı İçin: http://www.internethaber.com/kayip-pilot...

Nautilus'a Beklenen Görev Verildi

Suriye tarafından Akdeniz'de düşürülen Türk savaş uçağını ve pilotlarımızı bulmak için hazırlık çalışmalarını tamamlayan dünyanın en önemli keşif ve araştırma gemilerinden olan Nautilus'a görev emri verildi. Nautilus bugün yola çıkarak 2.5 gün içinde bölgeye ulaşıp arama kurtarma çalışmalarına başlayacak.

Suriye tarafından Akdeniz'de düşürülen Türk savaş uçağını ve pilotlarımızı bulmak için hazırlık çalışmalarını tamamlayan dünyanın en önemli keşif ve araştırma gemilerinden olan Nautilus'a görev emri verildi. Nautilus bugün yola çıkarak 2.5 gün içinde bölgeye ulaşıp arama kurtarma çalışmalarına başlayacak.

11 milyon dolar değerinde 65 metre uzunluğunda 10 metre genişliğinde ve bilim adamları ile birlikte 36 mürettebatın bulunduğu dünyanın en ünlü araştırma gemisi İstanbul Haydarpaşa Limanı'nda dört gündür bu emir için hazırlıklarını sürdürüyordu.

Haberin Tamamı İçin: http://gundem.milliyet.com.tr/nautilus-a...

Başbakan'dan Esed'e Sert Sözler

"Sınırlarımız sözkonusu olduğunda,kükremiş sel olur, bendimizi çiğner aşarız."

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Erzurum İl Kongresi'nde konuşuyor.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Sınırlarımız sözkonusu olduğunda, hak, adalet sözkonusu olduğunda tıpkı İstiklal Marşımızın emrettiği gibi kükremiş sel olur, bendimizi çiğner aşarız. Biz büyük bir devletiz. onurlu bir milletiz. Biz tarihimizle olduğumuz kadar bugünümüzle, geleceğimizle büyük bir devletiz. Kendi halkına vahşice zulmeden, halkına ait silahları acımasızca halkına çeviren, çevre ülkelere hukuksuz saldırganlık yapan her kim olursa olsun hiç tereddüt etmeden haddini bildiririz'' dedi.
CHP’ye Eleştiri
Başbakan Erdoğan, Suriye'de düşürülen uçakla ilgili CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na pazar günü brifing verildiğini hatırlatarak, şunları söyledi:
''Soracağınız ne varsa sorun. Tavsiyeleriniz varsa buyurun tavsiyelerinizi de söyleyin dedik. İnanır mısınız, 'pilotlarımız ne oldu ondan bir haber var mı', bunun dışında hemen hemen ciddi bir soru yok. Toplantıdan çıktı, birbiriyle çelişen ifadelerle Suriye'deki dikta rejiminden ziyade kendi hükümetinin maalesef eleştirisini yaptı. Böyle bir şey olur mu? Sen Suriye'nin Baas Partisi misin? Türkiye'nin Cumhuriyet Halk Partisi misin? Nesin''

Haberin Tamamı İçin: http://www.trthaber.com/haber/gundem/bas...

'Türkiye Provokasyon Yapmıyor'

ABD Savunma Bakanı Leon Panetta ve Genelkurmay Başkanı Martin Dempsey, Türkiye’nin Suriye sınırına yığınak yapmasının büyütülecek bir durum olmadığını belirtti. Her iki yetkili de bu adımların amacının provokasyon yapmak ve Suriye’yle tansiyonu yükseltmek olmadığını söyledi.

Savunma Bakanı Panetta, Pentagon’da düzenlenen basın toplantısında Türkiye’nin daha önce de sınırda asker barındırdığını ifade ederek, “Ben, basında yer alan bu eylemlerle ilgili çok aşırı yorumlar yapmazdım” dedi.

Genelkurmay Başkanı Dempsey ise, “Bu durumu hiçbir şekilde provokatif bir adım olarak değerlendirmezdim” diye konuştu.

Geçtiğimiz günlerde Genelkurmay Başkanı Necdet Özel’le bir görüşme yaptıklarını da hatırlatan Dempsey, Suriye sınırına askeri yığınak yapılmasıyla ilgili olarak, “Bunu Türklere sormanız gerek. Ben sordum ve provokatif olmak istemiyorlar” dedi.

Dempsey, Özel’le yaptıkları görüşmeyi de yorumlayarak, “Kendisi bu olay hakkında çok ölç...

Haberin Tamamı İçin: http://www.hurriyet.com.tr/planet/208842...

Düşürülen Türk Uçağı İle İlgili Objektif Verilere Sahibiz

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, düzenlediği basın toplantısında Suriye tarafından düşürülen Türk uçağı ile ilgili objektif verilere sahip olduklarını ve paylaşmaya hazır olduklarını söyledi.

Ria Novosti’nin verdiği haberde Türk Hava Kuvvetlerine ait keşif uçağının Suriye tarafının kendi karasularında, Türkiye Dışişleri Bakanı’nın ise uçağın uluslararası karasularda vurulduğunu ve parçalarının ise Suriye karasularına düştüğünü iddia ettiğini hatırlatarak Lavrov’un, “Bizim kendi objekt...

Haberin Tamamı İçin: http://dunya.milliyet.com.tr/rusya-disis...

"Pilotlarımızın Akıbeti Hakkında Elimizde Bilgi Mevcut Değil

Genelkurmay Başkanlığı, uluslararası hava sahasında Suriye tarafından düşürülen Türk uçağı hakkında yabancı bir basın organında yer alan iddialar ile ilgili açıklama yaptı. Açıklamada, "Uluslararası hava sahasında, Hv.K.K.lığımıza ait bir uçağımız (iddia edildiği gibi iki uçak değil), tanıtma sistemleri açık, tek ve silahsız olarak bölgede mevcut radarımızın performansının test edilmesi maksadıyla görev uçuşu yaptığı esnada düşmüştür. Pilotlarımızın akıbeti hakkında elimizde henüz bir bilgi mevcut değildir" ifaderine yer verdi.

Genelkurmay Başkanlığı'ndan yapılan yazılı açıklama şöyle;

"1. 22 Haziran 2012 tarihinde, Doğu Akdeniz’de, uluslararası hava sahasında Suriye tarafından düşürülen uçağımız ile ilgili yabancı bir basın organına dayanılarak verilen iddialara açıklık getirmek ihtiyacı duyulmuştur.

2. Daha önce birçok kez açıklandığı şekilde, 22 Haziran 2012 tarihinde Doğu Akdeniz’de, uluslararası hava sahasında, Hv.K.K.lığımıza ait bir uçağımız (iddia edildiği gibi iki uçak değil), tanıtma sistemleri açık, tek ve silahsız olarak bölgede mevcut radarımızın performansının test edilmesi maksadıyla görev uçuşu yaptığı esnada düşmüştür.

3. Elimizde mevcut radar görüntülerine ve yapılan incelemeler sonucunda; uçağımız saat 10.30’da Malatya/Erhaç Meydanından kalkış yapmış, Doğu Akdeniz’e çıkarak ilk test uçuşunda; 1 numaralı profil noktasına saat 11.06’da ulaşmış ve belirlenen rota üzerinde 21.400 feet irtifada görev uçuşuna başlamıştır. Saat 11.14’de 2 numaralı profil noktasına 8.600 feet irtifada, saat 11.23’de 3 numaralı profil noktasına 7.500 feet irtifada, saat 11.37’de 4 numaralı profil noktasına 2.000 feet irtifada, saat 11.50’de, ikinci test uçuşu için dönüş noktasına 3000 feet irtifada ulaşmıştır. Son profilde uçağımızın yaklaşık 5 dakikalık hava sahası ihlali yaptığı belirlenmiştir. Radar iz analizine ve telsiz konuşmalarına göre uçağımıza bu uçuşu esnasında herhangi bir müdahale yapılmamıştır. Uçağımız, 2’nci test uçuşunda 4 numaralı profile doğru 7.400 feet irtifada seyir halinde iken saat 11.56’da uluslararası hava sahasında aniden irtifa kaybederek saat 11.57’de radarla irtibatı/teması kesilmiştir.

4. Bunun üzerine havadan ve denizden arama ve kurtarma faaliyetlerine derhal başlanmış ve uçağımızın kayıp olduğu kamuoyuna açıklanmıştır.

5. Bilahare, uçağımızın Suriye tarafından düşürüldüğü öğrenilmiştir.

Haberin Tamamı İçin: http://gundem.milliyet.com.tr/-pilotlari...

Rusya: 'Somut Bilgi Var Paylaşalım'

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov: "Rusya’nın elinde uçağın nasıl düştüğüne dair objektif gözlemlere dayalı bilgi vardır. Taraflar istediği takdirde bu bilgiyi onlarla paylaşmaya hazırız. Uçak krizinde bizim tercihimiz tarafların birlikte yapacağı araştırmayla bu meseleye çözüm bulmalarıdır."

İsviçre’nin Cenevre kentinde önceki gün düzenlenen Suriye konferansına katılan Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Suriye’nin düşürdüğü Türk keşif uçağı hakkında ellerinde gözlemlere dayalı somut bilgi bulunduğunu ve taraflar isterse bu bilgileri paylaşmaya hazır olduklarını söyledi.

Soruya yanıt

Lavrov, konferanstan hemen sonra Cenevre’de düzenlediği basın toplantısında bir Rus gazetecinin konuyla ilgili sorusunu yanıtlarken şu ifadeyi kullandı:
“Rusya’nın elinde uçağın nasıl düştüğüne dair objektif gözlemlere dayalı bilgi vardır. Taraflar istediği takdirde bu bilgiyi onlarla paylaşmaya hazırız. Ama bizim için şimdi asıl önemli olan taraflar arasında (Türkiye ve Suriye) tansiyonun yükseltilmemesidir. Uçak krizinde bizim tercihimiz tarafların birlikte yapacağı araştırmayla bu meseleye çözüm bulmalarıdır.”

2 radarı var

Haberin Tamamı İçin: http://www.hurriyet.com.tr/planet/208937...

Sunday Times: F-4'ün Düşürülmesinde 'Rus Parmağı Var'

Ortadoğu'daki bir diplomatik kaynak, ABD yapımı fantom uçağının düşürülmesinin NATO'ya Suriye'den uzak durması için yapılan bir uyarı olduğunu söyledi.

Türkiye'nin Suriye sınırı ile ilgili askeri kurallarını değiştirmesine yol açan F-4 uçağının Suriye'den açılan ateşle düşürülmesinde Rus askeri uzmanlarının belirleyici rol oynadığı iddia edildi.

Sunday Times gazetesinin haberine göre, Ortadoğu'daki bir diplomatik kaynak, ABD yapımı fantom uçağının düşürülmesinin NATO'ya Suriye'den uzak durması için yapılan bir uyarı olduğunu söyledi.

Gazete, Rusya'nın üç yıl önce Suriye'ye Pantsir-S1 karadan havaya savunma sistemi sattığını ve Suriyelileri eğiten Rus uzmanlardan bazılarının hala bu ülkede bulunduğunu aktarıyor.

Sunday Times, İsrail Hava Kuvvetleri'nden bir kaynağın söylediğini belirtiği "Düğmeye basmamış olsalar bile, Suriyeliler ateş açarken yanlarında olduğunun ortaya çıkması şaşırtıcı olmayacak" ifadelerini aktarıyor.

Şam'a resmi protestoda bulunan Türkiye hükümeti, Suriye kuvvetlerinin geçen cuma günü meydana gelen olayda Türk uçağının uluslararası sahada ve hiçbir uyarıda bulunulmadan vurulduğunu söylüyor.

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, F-4'ün kısa süreliğine Suriye hava sahasına girmiş olduğunu ise kabul etmişti.

Türkiye: Savaş uçakları sınırı kolladı

Genelkurmay Başkanlığı Suriye tarafında sınıra yakın bölgede helikopterlerin uçtuğunun belirlenmesi ardından bölgeye F-16 savaş uçaklarının gönderildiğini açıkladı.

Açıklamada helikopterlerin Türk hava sahasını ihlal etmediği de belirtiliyor.

F-4 savaş uçağının geçen Cuma düşürülmesi ardından Türkiye, Suriye sınırındaki askeri hasassiyet düzeylerinde değişiklik yaptığını açıklamıştı.

Uçağın enkazının yeri belirlendi ancak pilot Yüzbaşı Gökhan Ertan ve Teğmen Hasan Hüseyin Aksoy'un akıbeti bilinmiyor.

NATO Ankara'yı destekledi

Brüksel'de hafta içinde toplanan ve 28 üye ülkeden diplomatların katıldığı toplantı sonunda yapılan açıklamada uçağın düşürülmesinin "kabul edilemez olduğu" söylendi.

NATO büyükelçileri ayrıca Türkiye ile "güçlü bir dayanışma ruhu içinde" yanyana durulacağını ifade etti.

NATO Genel Sekreteri Anders Fogh Rasmussen, uçağın düşürülmesini "Suriyeli yetkililerin uluslararası kuralları hiçe saymasının son örneği olduğunu" ifade etti.
AB'nin duruşu

Uçağın düşürülmesi AB'nin de gündemine gelmiş, Brüksel'deki toplantıdan sonra açıklama yapan Hollanda Dışişleri Bakanı Uri Rosental, "Olan şey çok ciddi bir olay olarak değerlendirilmeli" dedikten sonra "Müdahaleden yana bir tavır da almıyoruz" demişti.

BBC Türkçe

Haberin Tamamı İçin: http://t24.com.tr/haber/sunday-times-f-4...

NATO: Türkiye’nin Adımları Normal

NATO Genel Sekreteri, Türkiye-Suriye sınırındaki askeri hareketliliği yorumladı. Türkiye-Suriye sınırındaki askeri hareketliliği yorumlayan NATO Genel Sekreteri Rasmussen, “Türkiye'nin gerekli adımları atması normal, buna saygı duyuyorum” diye konuştu.

“Anonim Kaynaklara Güvenmeyiz”

Suriye’nin uluslar arası hava sahasında düşürdüğü Türk Jetiyle ilgili Wall Street Journal’da yer alan haber için ise Rasmussen, “Bu tarz ciddi işlerde anonim kaynaklara güvenemeyiz” dedi.

Haberin Tamamı İçin: http://www.trthaber.com/haber/gundem/nat...

Rusya: "Türk jeti Suriye hava sahasında düşürüldü"

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov'un, ellerinde düşürülen Türk uçağının vurulduğu yerle ilgili kesin kanıtlar olduğunu açıklamasının ardından bugün bir Rus yetkili uçağın Suriye hava sahasındayken düşürüldüğünü öne sürdü. Daha önce de Wall Street Journal aynı iddiayı ortaya atmış ancak Ankara, Washington ve NATO tarafından yalanlanmıştı.

Interfax haber ajansına konuşan Rus askeri yetkili, Türk jetinin Suriye’nin hava sahasına “tartışmaya yer bırakmayacak şekilde” girdiğini ve Moskova’nın elinde uçağın tam rotasının kayıtları olduğunu söyledi.

AFP'nin aktardığına göre, adı açıklanmayan yetkili, “Türk Hava Kuvvetleri uçağının, Suriye hava savunması tarafından düşürüldüğü ana kadarki tam konumuyla ilgili elimizde veriler var. Bu veriler tartışmaya uçağın Suriye hava sahasını ihlal ettiğini yer bırakmayacak şekilde teyit ediyor” dedi.

Yetkili ellerindeki bu verilerin kaynağını da açıklamazken, “Durumu farklı kanallardan izliyoruz” demekle yetindi.

Lavrov "isterlerse paylaşırız" demişti

Interfax’ın haberine henüz Rus resmi makamlarından bir onay ya da yalanlama gelmedi. Ancak Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, geçtiğimiz hafta sonu, uçakla ilgili ellerinde objektif verileri bulunduğunu ve bunları paylaşmaya hazır olduklarını söylemişti.

Haberin Tamamı İçin: http://www.cnnturk.com/2012/dunya/07/03/...

Esad: 'İlişkiler kesilmeseydi sorun büyümezdi'

Esad, düşürülen RF-4E uçağı için, "Uçak İsrail uçaklarının sürekli kullandığı koridoru kullanıyordu. Radarlarımızda göremediğimiz ve bilgi de verilmediği için askerler düşürdü. Türkiye'ye ait olduğunu sonra öğrendik" dedi.

Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Utku Çakırözer Suriye'de Beşar Esad ile görüştü. Esad, silahsız bir uçağı neden düşürdünüz sorusuna, "Uçak İsrail uçaklarının sürekli kullandığı koridoru kullanıyordu. Radarlarımızda göremediğimiz ve bilgi de verilmediği için askerler düşürdü. Türkiye'ye ait olduğunu sonra öğrendik" şeklinde yanıt verdi. Uluslararası hava sahasında düşürmüş olsalar özür dilemekten çekinmeyeceklerini belirten Esad, "Yüzde yüz, keşke düşürmeseydik diyorum" diye konuştu.

Haberin Tamamı İçin: http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?a...

Hükümetten Esad'ın sözlerine ilk cevap

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed’in düşürülen askeri uçağa ilişkin ’Keşke uçağı düşürmeseydik’ yönündeki söylemlerine ilişkin haberlerin hatırlatılması üzerine ”E...

Haberin Tamamı İçin: http://siyaset.milliyet.com.tr/hukumette...

Davutoğlu: 'Cezasız kalmayacak suç'

Haber detayları için lütfen kaynak adresine tıklayınız.

Haberin Tamamı İçin: http://www.ntvmsnbc.com/id/25363631

Esad'a Sert Yanıt: 'Yalan Söylüyor'

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Suriye lideri Beşar Esad'ın Türk uçağının düşürülüşü ile ilgili sözlerine Mısır dönüşü uçakta sert yanıt verdi, "Yalan söylüyor" dedi.

Vatan Gazetesi Ankara Temsilcisi ve CNN TÜRK Parametre programı yorumcusu Bilal Çetin'in haberine göre; Davutoğlu, "Uçağın Türk uçağı olduğunu bilmiyorduk" açıklamasını yalanlandı, "Bildiklerine dair elimizde telsiz kayıtları var" şeklinde konuştu.

Jetin düşmesinden hemen sonra gönderilen yardım uçağına da ateş açıldığını hatırlattı, "Madem yanlışlıkla vurdular, Türk uçağı olduğu belli olan CASA'ya neden saldırdılar?" diye konuştu.

Haberin Tamamı İçin: http://www.cnnturk.com/2012/dunya/07/04/...

Esad'a Sert Yanıt: 'Yalan Söylüyor'

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Beşar Esad’ın iddialarını tek tek yanıtladı...

1- İletişim kanalları kapalı değil açık. Şam büyükelçimize hala ne zaman isterlerse ulaşabilirler.

2- Türk uçağı olduğunu biliyorlardı. Konuşma kayıtları, kimliğini tespit ettiklerine dair kayıtlar var.

3- Madem yanlışlıkla saldırdılar Türk uçağı olduğu belli olan CASA’ya neden saldırdılar?

4- Komisyon kurulmasını biz teklif ettik. Onlar ilişkileri normalleştirmek istediler kabul etmedik.

5- Şimdi İran’a sadakat belirtiyor. Ama daha önceleri ‘Bizim örneğimiz Türkiye’ diyorlardı.

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’a sert cevap verdi: Yalan söylüyor... Esad’ın Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Utku Çakırözer’e verdiği demeci, Suriye Muhalifleri Konferansı için gittiği Kahire’den dönerken değerlendiren Davutoğlu, uçakta sorularımızı şöyle yanıtladı:

  • Esad’ın açıklamalarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Esad’ın açıklamalarında hem genel yaklaşım bozuklukları var, hem de maddi hatalar var. Önce yaklaşım bozuklukları var, bütün mülakatta gerçeklerin açıkça saptırıldığını görüyoruz. Öncelikle uçağın İsrail’e ait bir koridordan gittiği için Türkiye uçağı olduğunun anlaşılamadığını söylüyor ki, neresinden tutup düzelteceksiniz bu sözü? Öncelikle Suriye hava sahasında İsrail’e ait bir koridor mu var? Öyle diyorsa orayı sürekli İsrail’in kullandığı anlamına geliyor ki, burada çok ciddi bir egemenlik zaafı var. Açıkça kendi hava sahalarının sürekli İsrail tarafından ihlal edildiğini itiraf ediyor. Madem İsrail süreli orayı ihlal ediyor, şimdiye kadar hangi İsrail uçağına ateş açılmış? Üstelik de hukuken zaten İsrail’le savaş halinde Suriye.

İsrail’e böyle bir saldırıda bulunmadığı halde bizim uçağımıza saldırıda bulunması, bize karşı hiç bir iyi niyet taşımadıklarını açıkça gösteriyor..

Askeri ataşemiz yok ki!

  • “Uçağı radarda görmedik” diyor. Yalan söylüyor olabilir mi?

Kesinlikle yalan söylüyor. Ya Suriye hava savunması iddia ettiği kadar güçlü değil veya bu söylediği açıkça yalan. Bizim uçağımız Malatya’-dan hareket ettiği andan itibaren çevredeki bütün ülkeler o uçağın hareketlerini izleyebiliyor. Bu gizli değil açık bir misyon ve uçuşun profili en basit hava sahası sistemine sahip olan ülkeler tarafından da izlenebilecek bir uçuş. “Kimliğini tespit edemedik” demeleri de yanlış, çünkü bizde kimliği tespit ettiklerine dair de kayıtlar var.

Başka bir yalanları da “arayacak tek bir kişi bile yok” demeleri.Halep Başkonsolosumuz hala görevde. Nasıl arayacaklarını her halde biliyorlardır. Şam Büyükelçimiz Ömer Önhon’un Suriye cep telefonu hala faal ve açık. Müsteşar Yardımcımız Halit Çevik’e her istediklerinde ulaşabilirler. Ayrıca diyor ki “askeri ataşeyi aradık”. Bizim orada askeri ataşemiz yok ki, kimi arıyorlar? Dolayısıyla arayıp ulaşamaması diye bir durum söz konusu değil. İstedikleri anda ulaşabilecekleri her kapı açık.

Bu arada kurnazca bir şey yapıyor Esad. “Daha önce biz askerlerle konuşuyorduk, iletişimimiz daha sorunsuz yürüyordu, oysa şimdi askerden muhatap bulamıyoruz” diyerek bir taktik yapıyor aklınca. Eski askeri ilişki düzeyini yeniden kurmak istiyor. Biz buna yeşil ışık yakmayız. Halkını katleden bir orduyla askeri ilişkilerimizi sürdürmeyi düşünemeyiz. O kendine farklı bir meşruiyeti yeniden tesis etmeye çalışırken Türkiye’de asker-hükümet karşıtlığı çıkarabileceğini düşünüyor.

Komisyon teklifi bizden geldi

Vaka olarak açık yanlışlarından biri de şu: O gün akşam ortak bir açıklama metni üzerinde çalıştık. İlk ortak komisyon teklifini de biz yaptık, MİT müsteşarımız Hakan Fidan’a onların istihbarat başkanı bunu kabul etmediklerini bildirdi. Bu arada bu olaydan hareket ederek bizim taleplerimize karşılık ilişkilerimizi normalleştirme ön şartını getirdiler. Yani önce askeri uçağımızı düşürüyorlar, sonra bu hatalarını düzeltmek için ön şart getiriyorlar. Olayları saptırarak kendilerine bir avantaj elde etmeye çalışıyorlar. Yani uçağımızı düşürmek üzerinden yürütülen temasları kendileri açısından bir kazanca dönüştürmeye çalıştılar.

Neden bunu yapıyor? Çünkü kendi halkını katleden bir ordu olarak bizim ordumuzla temasa geçmek suretiyle bir meşruiyet restorasyonu yapmaya çalışmış oluyor. Daha sonra Hava Kuvvetlerimizi aradıklarında kabul ettik ama onlar Lazkiye’ye gelmemizi istediler. İyi niyetli olsalardı Ankara’ya gelirlerdi.

Casa’ya niye ateş açıldı?

“Türkiye uçağı olduğunu bilseydik düşürmezdik, alçak uçtuğu için düşürdük” diyorlar. Peki diyelim ki RF-4’ün Türk uçağı olduğunu bilmiyorlardı. O zaman yardıma giden Casa uçağına neden ateş açıldı? Onun Türkiye’den geldiği besbelliydi. Bunlar hep vaka olarak yanlış şeyler.

İlk gün dedik ki, herkes bilgilerini bizimle paylaşsın. Lavrov’la da görüştük daha önce. Amerika tarafına da Rus tarafına da, Amerikalıların verdikleri bilgileri de tekrar tekrar sorduk, çok sağlam kayıtları var Genelkurmay ve Hava Kuvvetlerimizin. Hala spekülasyon yapılması bu konuda kamuoyunu yönlendirmeye çalışmaktan başka bir anlam taşımıyor. Kaldı ki farklı bilgiler de olabilir. Ve biz her şeye rağmen olayın aydınlatılması için başka bilgilere kendimizi kapatmadık.

Ayrıca hava ihlalleri bir uçağa saldırmak için yeterli sebep değil ki. Daha önce Suriye de, Rusya da bizim hava sahamızı defalarca ihlal etti. Dost ve komşu ülke olduğu için ihlal ettiklerini bildirdik uyardık, onlar da sehven olduğunu söylediler.

Sayın Lavrov’la konuşurken de söyledim. Daha önce Rus uçakları Türk hava sahasını sehven ihlal etti. Biz de gerekli uyarılarda bulunduk. Uçaklarımız gerekli uyarılarda bulundu. Rus uçakları Türk hava sahasını terk etti ve bize de bunun yanlışlıkla olduğu belirtildi. Suriye hava sahasında olması, vurulması için bir sebep değil. Bu konudaki teamül, uyarılması ve bu uyarıyla uçağın hava sahasına çıkmaya zorlanması ve özür dilenmesidir. Görüyoruz ki, bu olayda hiç bir şekilde en ufak bir uyarı yapılmamıştır.

  • “Hükümetin bu çatışmayı bir savaşa dönüştürmeye çalıştığı oysa hükümet istese bile halk bunu istemiyor” şeklinde bi değerlendirme var...

İsrail’in dilini kullanıyor

Açık söyleyeyim son derece basit bir kurnazlık yapmaya çalışıyor. Hükümetimizle halk arasında bir ayırım gözetmeye çalışıyor. Bir de Sezer dönemine atıfta bulunuyor ki, o dönem de AK Parti dönemiydi ve o günden bugüne kadar da Cumhurbaşkanı da, Başbakan da, ben de defalarca görüştük. Lübnan savaşında herkes Suriye’yi izole ettiğinde Türkiye, Suriye’nin yanında durdu ve bu izolasyon çabalarına karşı engel olmaya çalıştı. Biraz dürüst olsa bu eleştirileri yapanlar şunu sorarlar: Bölgede en fazla Esad’ı destekleyen ülke olarak Türkiye’nin tutum değiştirmesi Türkiye’den mi kaynaklanıyor? Yoksa Esad’ın bütün uyarıları göz ardı etmesinden mi kaynaklanıyor. Türk halkı hiç bir zaman katliam yapan bir ülkenin yanında yer almaz. Bosna’da Miloseviç’in yanında durmadığı gibi, ona şiddetle karşı çıktığı gibi, İsrail’in Filistinlilere yaptıklarına karşı çıktığı gibi, Saddam’ı halkına karşı yaptıklarında desteklemediği gibi, Esad’ı da desteklemez. Esad aslında şu ana kadar biraz da Başbakanımızın uluslararası güçlerin baskısına karşı sağladığı desteğiyle ayakta durdu.

Bir de sanki TSK ile hükümetimiz arasında bir fark varmış da o farktan kendisine bir şey çıkabilir gibi davranmaya çalışıyor. Oysa düşürülen uçağın pilotları TSK mensuplarıdır. Aynı şeyi Mavi Marmara’da İsrail de yapmıştı. Bizim sorunumuz Türk halkıyla değil, Türkiye hükümeti ile demişlerdi. Şimdi aynı dili Esad kullanıyor. Esad’ın kullandığı dil Netenyahu’nun kullandığı dille aynı.

Üzüntüsü inandırıcı değil

Pilotlarımızdan birinin babası son derce vakur bir tutum takındı. Esad’a bu konuda inanmak mümkün değil. Bir yıl içinde yirmi bine yakın insanı katletmiş oldu. Pilotlarımıza üzülecek özelliği olsa onlar için bir damla gözyaşı döker onlar için de üzüntüsünü ve taziyesini ifade ederdi. Suriye’den kaçmak zorunda kalan 300 bini aşkın Suriyeli ile o 20 bin kişiye terörist demekten başka bir şey yapmadı şimdiye kadar. Halkına kurşun sıkmamak için ordusundan kaçmayı tercih eden askerleri terörist. Kendi ülkesi içinde evini terk etmek zorunda kalan üç milyona yakın insan terörist. Öldürülen binlerce insan terörist. Başka ülkelere kaçan sivil insanlar terörist. Sonra İki kahraman pilotumuz için çok üzüldüğünü söylüyor. Hiç inandırı değil.

Bir gün bile kalmamalı

  • Esad hiç mi doğru söylemiyor?

Doğru söylediği tek bir yer var. O da Esad’ın “ülkem için faydalı olacağını bilsem bir gün bile durmam” sözleridir. Son derece haklı ve bir an önce bunun gereğini yapması gerekiyor. Bir gün bile orada kalmaması gerekiyor.

  • Esad’ın Cenevre’de ortaya çıkan metinin de geçen geçici hükümet önerisinin de kendisini doğruladığı söylüyor...

Cenevre metninden çıkardığı tek şey o. Oysa Cenevre metninde geçiş hükümetinden bahsediliyor ve o geçişte bütün yetkilerin geçiş hükümetine verilmesi ön görülüyor. Yeni bir geçiş hükümetine neden ihtiyaç duyuluyor? Bugünkü hükümetin artık meşru ve işlevsel olmadığı düşünüldüğünden geçiş hükümetinden bahsediliyor. Esad bu gücü kullanmaya devam edecekse neden geçiş hükümetinden bahsedilsin? Dolayısıyla Esad hayal aleminde yaşıyor. Ne bölgesindeki değişimi görüyor ne de dünyanın değiştiğini.

Artık Cenevre’de bile Esad sonrası konuşulmaya başlanmışken Esad hala her şeyi düzeltebileceğini zannediyor.

Gerçekten de Esad kendisine giden herkese herkesin duymak istediğini söylüyor. “Barış için örnek aldığım ülke Türkiye’dir” diye bizzat kendisi söyledi. Onu İran’la ilişkilerinden dolayı eleştirenlere de, “Türkiye bizim daha yakın dostumuz” dedi. İran’la aynı resim karesine girmemeye özen gösteriyordu. Geçen Ağustos ayında mutabık kaldığımız 14 maddelik plana da tamam demişti. 3 gün sonra Ramazan’da camide insanları namaz kılarken, en kutsal anlarında katletti.

Cenevre’den önce Annan planı vardı, onu da uygulamadı. Çünkü, bütün hesabı zaman kazanmak. Aslında bütün yaptığının doğru olduğunu düşündüğünden uluslararası toplumu oyalamaktan başka bir ihtiyacının olmadığını düşünüyor.

‘Bu, cezasız kalmayacak bir suçtur!’

Haberin Tamamı İçin: http://haber.gazetevatan.com/esad-yalan-...

TSK: 'Düşen Uçaktaki Pilotların Naaşı Bulundu'

TSK: 'Düşen Uçaktaki Pilotların Naaşı Bulundu'

Türk Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanlığı, Suriye tarafından düşürülen uçakta bulunan pilotlarımız Hv.Plt.Yzb. Gökhan ERTAN ve Hv.Plt.Tğm. Hasan Hüseyin AKSOY'un naaşlarının tespit edildiğini açıkladı.

Açıklama şu şekilde:

"22 Haziran 2012 tarihinde, Doğu Akdeniz'de, uluslararası hava sahasında, Suriye tarafından düşürülen Hava Kuvvetleri Komutanlığımıza ait RF-4 uçağının enkazının ve pilotlarının bulunması maksadıyla sürdürülen çalışmalarda; pilotlarımız Hv.Plt.Yzb. Gökhan ERTAN ve Hv.Plt.Tğm. Hasan Hüseyin AKSOY'un naaşları deniz dibinde tespit edilmiş ve naaşların gemiye alınması çalışması devam etmektedir. Şehitlerimize Allah'tan rahmet, kederli ailelerine, yakınlarına ve silah arkadaşlarına başsağlığı dileriz."

Haberin Tamamı İçin: http://www.tsk.tr/3_basin_yayin_faaliyet...

Pilotların cenazeleri 12 gün sonra bulundu

Pilotların cenazeleri 12 gün sonra bulundu

Haber detayları için lütfen kaynak adresine tıklayınız.

Haberin Tamamı İçin: http://www.ntvmsnbc.com/id/25363945

Milli Savunma Bakanı: 'Pilotlar Uçağın Enkazında Bulundu'

Milli Savunma Bakanı: 'Pilotlar Uçağın Enkazında Bulundu'

Milli Savunma Bakanı Yılmaz, Suriye tarafından düşürülen uçağın pilotlarının cenazelerinin enkazın içinde bulunduğunu bildirdi. Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, ABD'nin bağımsızlık günü dolayısıyla büyükelçilik ikametgahında düzenlenen resepsiyonda gazetecilerin sorularını yanıtladı.
'
'Şehit pilotlar Yüzbaşı Ertan ve Teğmen Aksoy için 6 Temmuz Cuma günü Malatya'da tören düzenleneceğini'' belirten Yılmaz, uçağın füzeyle mi yoksa uçaksavarla mı vurulduğunun sorulması üzerine, ''Şu ana kadar Genelkurmay Başkanlığı veya resmi makamlarımız tarafından halkımıza hangi bilgi verildiyse en doğru, en gerçek bilgidir'' dedi.

Pilotların cenazelerinin uçağın enkazında bulunduğunu bildiren Yılmaz, daha önce kaskların bulunduğunun hatırlatılarak bu kaskların pilotlara mı ait olduğunun sorulması üzerine, şunları kaydetti:

''Evet pilotlarımıza ait. Pilotların naaşına ulaşıldı. Cuma günü Malatya'da tören yapılacak. Naaşlar tespit edildi. İşlemlerine devam ediliyor. Enkaz çıkarılıyor. Dün uçağın motoru bulunmuştu. Diğer parçaları da tek tek toplanıyor. Orada mümkün olduğunca tek bir parça dahi bırakmak istemiyoruz.''

Yılmaz, Genelkurmay Başkanlığı'nın olaya ilişkin daha detaylı bilgi vereceğini de belirterek, ''Dikkat ederseniz hiçbir bilgi saklanmıyor, en ufak bir bilgi edinildiğinde haber veriliyor'' diye konuştu.

Haberin Tamamı İçin: http://www.aa.com.tr/tr/manset/62621--se...

'Uçağı Çıkarmak Zor, Naaşlar Daha Zor'

'Uçağı Çıkarmak Zor, Naaşlar Daha Zor'

Araştırmacı Charles Royce, Suriye'nin düşürdüğü uçağın enkazının ortaya çıkarılmasının son derece güç olacağını, pilotların naaşlarına ulaşmanın daha da zor olabileceğini söyledi.

ABD'nin önde gelen gazetelerinden Washington Post, Suriye'nin düşürdüğü Türk uçağın pilotlarının naaşlarının yerini ünlü araştırmacı Bob Ballard ve ekibi saptadığını yazdı.

Uçağın enkazı için aramaların sürdüğüne de yer verilen haberde, Türk subayların naaşlarının uluslararası sularda mı, yoksa Suriye kara sularında mı bulunduğuna dair detay verilmedi.

Daha önce Titanic batığını da bulan Bob Ballard'ın başında bulunduğu ünlü Nautilus arama gemisi, çalışmalarına dün başladı. Gemide Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'ndan üst düzey subaylar da bulunuyor.

Enkaz parçalanmış olabilir

Benzer arama çalışmalarına katılan araştırmacı Charles Royce, Washington Post'a uçağın nasıl bulunmuş olabileceğini anlattı.

Daha önceki deneyimlerinden yola çıkan Royce, önce geminin uçakla temasın kesildiği son noktaya ulaştığını ve burada deniz dibinin "Towfish" adı verilen güçlü bir sonar cihazı ile tarandığını söyledi.

Royce uçağın enkazının çok fazla parçalanmış olmasının muhtemel olduğunu ve ortaya çıkarılmasının son derece güç olacağını söyledi. Araştırmacı, pilotların naaşlarına ulaşmanın daha da zor olabileceğini de sözlerine ekledi.

Tıtanıc'i de o buldu

Uzunluğu 65 metre, genişliği 10 metre olan dünyanın en ünlü araştırma gemisi Nautilus'un sahip olduğu donanım, Titanic başta olmak üzere Bismark, Lusitania gibi birçok tarihi geminin bulunmasında da kullanıldı. Çok güçlü bir sonarı olan gemi ayrıca derin sularda hareket edebilen ve yüksek çözünürlüklü görüntü aktarabilen iki adet araca sahip.

Haberin Tamamı İçin: http://www.cnnturk.com/2012/guncel/07/05...

Pilotların Naaşları Malatya'ya İntikal Ettirildi

Pilotların Naaşları Malatya'ya İntikal Ettirildi

**Genelkurmay Başkanlığı, Suriye'nin düşürdüğü askeri uçakta şehit olan

pilotların naaşlarının, bugün denizden çıkarılarak Malatya'ya intikal

ettirildiğini bildirdi.**

Haberin Tamamı İçin: http://www.cnnturk.com/2012/turkiye/07/0...

Şehit Pilotun Naaşı Çıkarıldı

Şehit Pilotun Naaşı Çıkarıldı

Genelkurmay Başkanlığı’nın, düşürülen askeri uçakla ilgili açıklamasında, ”Pilotlarımızın naaşlarının; TCG ÇEŞME’nin dip araması neticesinde tespit ettiği enkazın bulunduğu mevki civarında, Suriye sahilinden 8,6 deniz mili mesafede, 35 48.3079 Kuzey, 35 37.9357 Doğu ve 35 48.2877 Kuzey, 35 37.9274 Doğu koordinatlarında bulunduğu tespit edilmiştir” ifadeleri yer aldı.

Genelkurmay Başkanlığı, Suriye’nin düşürdüğü askeri uçakta şehit olan pilotların naaşlarının, bugün denizden çıkarılarak Malatya’ya intikal ettirildiğini bildirdi.

Genelkurmay açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

'1. 22 Haziran 2012 tarihinde, Doğu Akdeniz’de, uluslararası hava sahasında, Suriye tarafından düşürülen Hv.K.K.lığımıza ait RF-4 uçağı ile temasın kesilmesini müteakip derhal başlatılan arama kurtarma faaliyetleri günlük olarak Genelkurmay İnternet sitesinde yayımlanmış, 28 Haziran 2012 tarihinde yapılan açıklama ile ayrıca kamuoyu bilgilendirilmiştir.

2. 22-26 Haziran 2012 tarihleri arasında; Dz.K.K.lığı koordinatörlüğünde, 1 fırkateyn, 1 hücümbot, 1 karakol gemisi, 2 sahil güvenlik botu, bir uçak, dört arama kurtarma helikopteri ile yüzey araması şeklinde icra edilen arama kurtarma faaliyetlerinde; uçağın düştüğü bilinen bölgedeki hakim akıntı ve rüzgar durumu da dikkate alınarak, suüstü ve hava unsurlarının katılımıyla, toplam 70x23 mil karelik saha sistematik/ yoğun olarak aranmıştır.

3. Söz konusu aramalar neticesinde, uçağa ait olduğu değerlendirilen 30 kalem malzeme su yüzeyinden toplanmıştır.

4. 26 Haziran 2012 tarihinden itibaren yüzey araması sonlandırılarak, bölgeye intikal ettirilen ve yandan taramalı sonar kabiliyetine sahip, Dz.K.K.lığımıza ait TCG ÇEŞME hidrografi gemisi, Seyir Hidrografi ve Oşinografi Daire Başkanlığının uzman personelinin de iştiraki ile deniz dibinde enkaz arama faaliyeti icra etmiştir.

5. Uçağımızın düştüğü ve uçağımıza ait olduğu değerlendirilen malzemelerin bulunduğu bölgede yoğunlaşarak yapılan dip taramasında, ortalama 1260 metre derinlikte, toplam 17 hat üzerinde, 8 gün, 5 saat (toplam 197 saat) arama görevi icra edilmiş ve deniz dibinde sekiz ayrı parça tespit edilmiştir.

6. 03 Temmuz 2012 tarihinde R/V NAUTILUS araştırma gemisi ve 3000 (üçbin) metre derinlikten su üstüne çıkarma teçhizatına sahip Dz.K.K.lığımıza ait TCG İNEBOLU gemisi bölgeye intikal ettirilmiştir.

7. R/V NAUTILUS araştırma gemisi, TCG ÇEŞME tarafından sonar ile koordinatları belirlenen mevkilerde 3-4 Temmuz 2012 tarihlerinde doğrudan belirlenmiş noktalarda görüntülü dip araması icra etmiş ve uçağa ait bazı parçalara ve pilotlarımızın naaşlarına ulaşılmıştır.

8. Pilotlarımızın naaşlarının; TCG ÇEŞME’nin dip araması neticesinde tespit ettiği enkazın bulunduğu mevki civarında, Suriye sahilinden 8,6 deniz mili mesafede, 35 48.3079 Kuzey, 35 37.9357 Doğu ve 35 48.2877 Kuzey, 35 37.9274 Doğu koordinatlarında bulunduğu tespit edilmiştir.

9. Pilotlarımızın naaşları, 05 Temmuz 2012 tarihinde denizden çıkarılarak Malatya’ya intikal ettirilmiştir.

10. R/V NAUTILUS araştırma gemisi ve TCG İNEBOLU gemisi vasıtasıyla uçağa ait parçaların denizden çıkarılması çalışmalarına koordineli bir şekilde devam edilmektedir.

PİLOTLARIN NAAŞI UÇAĞIN İÇİNDE BULUNDU

Milli Savunma Bakanı Yılmaz, Suriye tarafından düşürülen uçağın pilotlarının cenazelerinin enkazın içinde bulunduğunu bildirdi.

''Şehit pilotlar Yüzbaşı Ertan ve Teğmen Aksoy için 6 Temmuz Cuma günü Malatya'da tören düzenleneceğini'' belirten Yılmaz, uçağın füzeyle mi yoksa uçaksavarla mı vurulduğunun sorulması üzerine, ''Şu ana kadar Genelkurmay Başkanlığı veya resmi makamlarımız tarafından halkımıza hangi bilgi verildiyse en doğru, en gerçek bilgidir'' dedi.

Haberin Tamamı İçin: http://gundem.milliyet.com.tr/sehit-pilo...

Şehit pilotlarımızı uğurluyoruz

Şehit pilotlarımızı uğurluyoruz

Şehit pilotlar için 7. Ana Jet Üs Komutanlığı'nda tören düzenlenecek.

Suriye tarafından düşürülen askeri uçağın şehit olan pilotları Malatya'da düzenlenecek törenle son yolculuklarına uğurlanacak.

Malatya Erhaç Havalimanı'nda düzenlenecek törene TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da katılacak.

Buradaki törenin ardından Şehit Pilot Yüzbaşı Gökhan Ertan'ın naaşı Malatya Merkez Kabristan Camisi'nde cuma namazının ardından, Şehit Teğmen Hasan Hüseyin Aksoy'un naaşı ise İstanbul Ataköy Camisi'nde ikindi namazının ardından kılınacak cenaze namazları ile toprağa verilecek.

Başbakan Erdoğan, şehit Aksoy için İstanbul'da düzenlenecek cenaze törenine de katılacak.

AA

Haberin Tamamı İçin: http://www.aa.com.tr/tr/manset/62895--se...

Pilotların Ölüm Nedenleri Belli Oldu

Pilotların Ölüm Nedenleri Belli Oldu

Şehit pilotlar Yüzbaşı Gökhan Ertan ile Teğmen Hasan Hüseyin Aksoy'un naaşları Malatya Adli Tıp'ta incelendi. Şehitlerin vücutlarında dağılma yok, uçağın denize düştüğü sırada oluşan sert travma sonucu ölüm gerçekleşmiş.

Suriye tarafından Akdeniz'de keşif uçuşu yaparken 22 Haziran'da vurulan F-4 keşif uçağının iki pilotunun uçağın denize düşmesine bağlı olarak travmatik ölümlerinin gerçekleştiği öğrenildi.

Akşam gazetesinin haberine göre, otopsileri yapılan şehit pilotların cesetlerinde patlamaya bağlı bir dağılma olmadığı da gözlendi. F-4 savaş uçağının iki pilotu Yüzbaşı Gökhan Ertan ve Teğmen Hasan Hüseyin Aksoy için son ana kadar umutlar korunuyordu. Ancak 12 gün sonra Suriye'nin 8.6 mil açığında uçağın enkazının bulunduğu denizin yaklaşık 1260 metre derinliğinde, cesetlerine ulaşılan şehit pilotların cenazeleri Malatya'ya getirildi.

KOLTUKLARI FIRLATAMADILAR

Koltuklarının fırlatmasını çalıştırmaya fırsat kalmadan denize çakılan, kaskları ve ayaklarındaki postalları çıkmış bir şekilde bulunan şehit pilotlara Malatya Adli Tıp Kurumu'nda otopsi yapıldı.

BAŞBAKAN'A HABER VERDİLER

Yüzbaşı Ertan ve Teğmen Aksoy'un, uçağın düşürülme anında mı yoksa, düştükten sonra mı, ya da bir başka nedenle mi öldüklerinin anlaşılması için yapılan otopsilerden ilki saat 17.30'da başladı. Şehit ilk pilotun otopsisi yaklaşık dört saatte tamamlanırken ikinci pilotun otopsisi de gece geç saatlerde bitti. Adli Tıp Kurumu Başkanı Doç. Dr. Haluk İnce, Malatya'da yapılan otopsilerle ilgili alınan ilk bilgileri geç saatlerde önce Başbakan Tayyip Erdoğan'a sonra Adalet Bakanı Sadullah Ergin'e iletti.

Haberin Tamamı İçin: http://www.posta.com.tr/turkiye/HaberDet...

Şehit Pilotlar Son Yolculuklarına Uğurlandı

Şehit Pilotlar Son Yolculuklarına Uğurlandı

Haber detayları için lütfen kaynak adresine tıklayınız.

Haberin Tamamı İçin: http://www.ntvmsnbc.com/id/25364433

Humus emretti Al Bassit vurdu

Humus emretti Al Bassit vurdu

Ankara 2 pilotumuzun şehit olduğu uçağın Suriye’nin Ras al-Bassit burnundaki ‘Al Bassit’ füze ve uçaksavar bataryasından ateş açılarak düşürüldüğünü belirledi. Bataryaya ‘Vur’ emrini ise Humus’taki bölge savaş harekât merkezi verdi.

SURİYE’nin Türk keşif uçağını düşürmesiyle ortaya çıkan yakın tarihin en ciddi askeri krizinde Ankara, 2 pilotun şehit olmasına yol açan süreci başlatan düşürülme olayında, ateş açılan noktayı ve emri veren merkezi tespit etti. Günlerdir yapılan teknik analizler ve eldeki bilgilerin incelenmesi sonucunda uçağa ateş açılan Suriye’deki noktanın Ras al-Bassit burnundaki ‘Al Bassit’ füze ve uçaksavar bataryası olduğu belirlendi. Dinlemeler ve teknik izlerin takibinden elde edilen bir diğer kritik sonuca göre de bu bataryaya ‘Vur’ emrini ise Humus’da bulunan bölge savaş harekat merkezi verdi. Telsiz konuşmaları paralelinde uçağın vurulmasına giden süreç şöyle gelişiyor:

İhlali yetkililere sordu

RF-4E tipi Türk uçağı, 22 Haziran’da daha önce belirtildiği gibi kısa süreli Suriye hava sahası ihlalinde bulunuyor. Al Bassit bataryasındaki Suriyeli askeri personel, durumu tespit ettikten sonra bir an tereddüt geçiriyor. Ardından şüpheli olarak tanımladığı uçağın konumu ile ilgili ne yapacağını Humus’ta bağlı olduğu savaş harekat merkezindeki yetkililere soruyor.

Ne yapacağını biliyorsun

Bunun üzerine, “Siz hava sahamızı ihlal eden yabancı uçaklara ne yapılacağını bilmeniz gerekir” yönünde bir yanıt alıyor. Kısa süreli beklemeden sonra ateş açılıyor ve ardından uçağın vurularak düşürüldüğü Al Bassit bataryasından Humus’taki karargaha rapor ediliyor. Sonradan da uçağın Türk uçağı olduğunu anladıkları konuşmalarından belli oluyor.

Sonradan tespit edildi

Tüm bu konuşmaları Ankara kendi imkan ve kabiliyetleri ile sonradan tespit ediyor. Olayın aydınlatılması anlamında bölgede gözleri ve kulakları bulunan Amerika, Rusya ve İngiltere’den şu ana dek kıymetli anlamda hiçbir bilgi verilmedi. Tüm bunlara rağmen bu telsiz konuşmalarından uçağın tam olarak ne ile vurulduğu anlaşılamıyor. Halen Türkiye’nin iddiası ve verileri uçağın füze ile düşürüldüğü yönünde. Ancak olayda Suriye ise uçaksavar ile ateş açtığını iddia ediyor.

Füze burundan vurduysa, bez kep nasıl hasarsız olur

UÇAKTAN çıkan parçalara bakıldığında ortada her iki iddiayı da havada bırakan çok sorular akla geliyor. O nedenle denizden çıkan her parçanın titizlikle incelenmesi durumun aydınlatılmasında kritik rol oynayacak. İlk etapta sorular şöyle:

Uçak egzozdan füzeyle vurulduysa, çıkan motor neden bu kadar sağlam? Burundan füzeyle vurulduysa, füze ısı ve darbe deformasyonuna rağmen pilotların ayaktan önceden çıkan sağlam postalı, kaskından da öte gösterge paneli, bezden kepi, hatta kepteki tükenmez kalemle yazdıkları yazılar bile hâlâ nasıl böyle sıfır hasarlı?

Denizin dibinden çıkan parçalar içinde füze veya mermi parçaları da var mı?

Uçak 13 milde vuruldu ve kayarak 8.6 milde düştüyse o bölgede Suriye’nin hangi füzesi, hangi irtifada bu vuruşu gerçekleştirdi?

Çünkü bu da askeri bir beceri gerektiriyor. Sahilden 2.5 km menzilli uçaksavarla vurulduysa sonra uçak nasıl böyle 10 km’den fazla uçabiliyor ve atlama gerçekleşemiyor? Neden vurulduk uyarısı yapılmadı?

Haberin Tamamı İçin: http://www.hurriyet.com.tr/gundem/209341...

Bakan Konuştu Kafalar Karıştı

Bakan Konuştu Kafalar Karıştı

Milli savunma bakanı İsmet Yılmaz'dan soru işaretlerini artıran açıklama...

Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, Suriye tarafından düşürülen Türk jetine ilişkin "Çıkan parçalar içerisinde şu ana kadar füzeye rastlanmadı, incelemeler devam ediyor" dedi.

Çeşitli incelemelerde bulunmak için Sivas 'a gelen Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, basın mensuplarının düşen uçakla ilgili soru sorması üzerine şu açıklamayı yaptı:

'Genelkurmay Başkanlığımız açıklamayı yaptı. İlk gün ne açıkladıysak bugün gelinen noktada da onu söyledik. Burada şunu söylüyoruz, diyoruz ki, biz milletimize hangi bilgiyi verdiysek o doğru. Ne dedik? 12 milin dışında 13 milde biz uçağımızı kaybettik.

Suriye karasularını daha önce hata ile ihlal ettik ancak ihlal ettiğimiz süre içerisinde bir taarruz olmamıştır. Daha sonra ikinci bir görev uçuşunda uluslararası sularda 13. milin içerisinde biz kontrolü kaybettik ve yine başta, '8 ila 9 mil içerisinde buluruz' demiştik, 8,6 'da bulundu. Dolayısıyla biz ne bilgi verdiysek elimizdeki bilgilere göre doğru bilgidir.

Haberin Tamamı İçin: http://siyaset.milliyet.com.tr/bakan-kon...

‘Pilotlara Ulaştığımızda Çok Şaşırdım’

‘Pilotlara Ulaştığımızda Çok Şaşırdım’

Haber detayları için lütfen kaynak adresine tıklayınız.

Haberin Tamamı İçin: http://www.ntvmsnbc.com/id/25364817

"Otopsi Raporunun Halkın Önüne Konmasını İstiyoruz"

"Otopsi Raporunun Halkın Önüne Konmasını İstiyoruz"

Kılıçdaroğlu düşürülen Türk jetiyle ilgili konuştu.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin 11'inci kadın kurultayına katıldı.
Kılıçdaroğlu'nun gündeminde Suriye tarafından düşürülen Türk jeti vardı.
"Olayla ilgili pekçok karanlık nokta var" diyen Kılıçdaroğlu, otopsi raporlarının en kısa zamanda açıklanmasını istedi.
CHP'de 11'inci kadın kurultayı, 8 yıl aradan sonra yapıldı.
Kadınlara hitap eden Kılıçdaroğlu'nun gündeminde sıcak başlıklar vardı.
"Bölgemizde ve dünyada savaş istemiyoruz" diyen CHP Lideri, sözü, Türk jetinin Suriye tarafından düşürülmesine getirdi.
Kılıçdaroğlu, "Jetimizin düşürülmesi ile ilgili hala pek çok karanlık nokta var, otopsi raporunun bir an önce açıklanmasını ve halkın önüne konmasını bekliyoruz." dedi.
CHP Lideri, başka ülkelere yaptığı çağrıyı da tekrarladı.
Kılıçdaroğlu, "Rusya, ABD ve İngiltere'nin ellerindeki bilgileri dünya kamuoyuyla paylaşmalarını istiyorum bunu yaptıkları takdirde pekçok konunun aydınlığa kavuşacağına inanıyoruz." dedi.

Haberin Tamamı İçin: http://www.trthaber.com/haber/gundem/oto...

Tuğ. Kavun: 'Elimizde Füze Görüntüsü Yok'

Tuğ. Kavun: 'Elimizde Füze Görüntüsü Yok'

Haber detayları için lütfen kaynak adresine tıklayınız.

Haberin Tamamı İçin: http://www.ntvmsnbc.com/id/25364915

Genelkurmay: 'Uçağımızın Füze Algılama Sistemi Vardı'

Genelkurmay: 'Uçağımızın Füze Algılama Sistemi Vardı'

Genelkurmay İletişim Daire Başkanı Tuğgeneral Kavun, Suriye’nin düşürdüğü Türk jetiyle ilgili bilinmeyenleri Milliyet’le paylaştı. Kavun pilotların otopsi raporunu açıklama yetkisinin Malatya Savcılğı’nda olduğunu söyledi.

Suriye’nin düşürdüğü RF-4 uçağımız ve şehit pilotlarımızla ilgili gündemdeki bazı sorulara dün yer vermiştim. Genelkurmay İletişim Daire Başkanı Tuğgeneral Baki Kavun, telefonla arayarak yönelttiğimiz soruları yanıtladı.

Tuğgeneral Kavun, uçağımızın nasıl düşürüldüğü ve pilotlarımızın nasıl şehit olduğu konusunun, uçağın ana gövdesi çıkartıldıktan sonra yapılacak incelemeler sonucunda kesinliğe kavuşacağını vurguladı. Kavun, bir taraftan uçağın diğer parçalarının çıkarılma çalışmalarının sürdüğünü, bir taraftan da radar izleri dahil olmak üzere diğer bulguların ve çıkarılan parçaların değerlendirilmesine devam edildiğini de açıkladı.

PİLOTLARIMIZLA İLGİLİ YANITLAR

Tuğgeneral Kavun, şehit pilotlarımızla ilgili olarak dün bu köşede yer verdiğim sorulara, şu yanıtları verdi:

  • Şehit pilotlarımıza otopsi yapıldı mı? Yapıldıysa, hangi sonuçlara ulaşıldı?
    Şehitlerimize Malatya’da otopsi yapıldı. Otopsi raporu, Malatya Savcılığı’na teslim edildi. Otopsi raporunu açıklama yetkisi savcılığımıza aittir.

  • Pilotlarımızın botları ve kaskları nasıl su yüzüne çıkabildi?
    Havacılık kazalarında pilotların kasklarının ve botlarının su yüzüne çıkabildiği daha önce de gözlenmiş bir olgudur. Kasklar ve botlar, yapıldığı malzemenin niteliği gereği su yüzüne çıkabilmektedirler. Ayrıca kaza anındaki çarpmanın etkisiyle de kask ve botların çıkabildiği görülmüştür. Örneğin geçtiğimiz günlerde şehit olan Türk Yıldızları filomuzun F-5 pilotunun da kaskı ve botları çıkmıştı. Su içindeyse akıntılar botların bağlarını çözebilmekte ve botları çıkarabilmektedir. İmal edildiği malzeme, yüzer malzeme olduğu için de su yüzüne çıkabilmektedirler.

UÇAĞIMIZLA İLGİLİ YANITLAR

Düşürüler RF-4 uçağımızla ilgili sorulara Tuğgeneral Kavun’un verdiği yanıtlar da şöyle:

  • Düşürülen RF-4 uçağımızda füze algılayan sistem var mıydı?
    Evet, bu uçağımızda füze algılama sistemi vardı. Bu nedenle ‘Bir füze tehdidi söz konusuysa algılamış olmaları gerekirdi’ diye değerlendiriyoruz.

  • Uçağımızda pilotların kendi aralarındaki konuşmaları kaydeden VTR kayıt cihazı bulunuyor muydu? Bu parçaya ulaşıldı mı?
    Bu uçağımızda VTR cihazı bulunmuyordu.

  • Türkiye’nin elindeki görüntülerde ve radar izlerinde uçağımızın füze ile düşürüldüğünü kesin olarak gösteren veya kanıtlayan bir kayıt var mı?
    Bir füze görüntüsü yok. Radar izleri, diğer bulgular ve parçalar üzerindeki incelemeler devam ediyor. Uçağın ana gövdesi dahil deniz dibindeki parçaların çıkartılması çalışmaları da sürüyor. Uçağın ana gövdesi çıkartıldıktan sonra yapılacak inceleme sonucunda uçağımızın nasıl düşürüldüğüne ilişkin kesin bilgilere ulaşılacak ve kamuoyuyla paylaşılacaktır.

  • Uçağımıza yönelen tehditle ilgili olarak Suriyeliler’in konuşmasına ilişkin GES’ten Diyarbakır’daki 2. Hava Kuvvet Komutanlığı Birleştirilmiş Hava Harekat Merkezi’ne iletilmiş bir bilgi, uyarı var mı?
    Hayır. GES’ten Diyarbakır’a iletilmiş böyle bir bilgi yok.

Haberin Tamamı İçin: http://siyaset.milliyet.com.tr/genelkurm...

Uçak Krizinde Geri Adım

Suriye'nin düşürdüğü Türk askeri uçağında füze izine henüz rastlanmaması nedeniyle hükümet söylemini değiştirme sinyali veriyor.

Türkiye , Suriye’nin Türk jetini düşürmesi konusunda, ilk ortaya koyduğu “Uluslararası sularda vuruldu” senaryosunu revize ediyor. Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz ve Genelkurmay Sözcüsü Tuğgeneral Baki Kavun gibi MİT yetkilileri de ellerinde uçağın füze ile vurulduğuna dair bir veri olmadığını açıkladı. Suriye ordusu, Ruslardan sağladığı füzelerin sistemini değiştirip ‘ısı’ ya da ‘radar’ dışında bir ‘takip mekanizması’ (lazer gibi) icat etmediyse, tek ihtimal kalıyor. O da uçağın Suriye hava sahasında uçaksavar ile vurulduğu. Hükümet, Batılı gözlemcilerin de altını çizdiği gibi, “Uçağın vurulması, nerede vurulduğundan bağımsız ve önemli bir uluslararası hukuk ihlalidir” görüşünü öne çıkarabilir.

Genelkurmay Başkanlığı, uçağın düştüğü gün Hava Kuvvetleri Komutanlığı’ndan komutanlarla birlikte Başbakan Tayyip Erdoğan ’a ve bir gün sonra da Başbakan’la birlikte muhalefet liderlerine verdiği brifinglerde uçağın 13 mil açıkta uluslararası hava sahasında vurulduğunu belirtmişti. Radar kayıtlarıyla desteklenen bu bilgi, TRT aracılığıyla Türkiye ’ye Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ’nun “Türk uçağı Suriye’den 13 mil açıkta, uluslararası hava sahasında vurulmuştur” sözleriyle aktarıldı. Uçaksavar menzilinin 13 mil olmayacağı gerçeği nedeniyle de Türkiye tezi “Uçak füze ile vuruldu” olarak şekillendi.

Füze izi yok

Türkiye , bir taraftan uçağın uluslararası hava sahasında vurulduğunu kanıtlamaya çalışırken, diğer taraftan da uçağın enkazını bulup vuruluş şeklini tespit etmeye çalışıyordu. Ancak ABD ve Britanya gibi müttefikleri Türkiye ’nin “Elinizdeki verileri paylaşın” çağrısını karşılıksız bıraktı. Öte yandan, Wall Street Journal gazetesine konuşan bir ABD ’li yetkili uçağın Suriye hava sahasında vurulduğunu iddia etti. Rus Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov da ellerinde objektif veriler olduğunu belirterek, bu teorinin doğru olduğunu ima etti. Elinde uçağın füze ile vurulduğuna dair radar ya da telsiz kaydı bulunmayan Türkiye , Nautilus Gemisi’nin fotoğrafladığı uçak parçalarında da füze tezini destekleyecek bulguya rastlayamadı. İlk önce Savunma Bakanı, ardından da Genelkurmay “Füze izi yok” açıklaması yaptı. “Radar güdümlü füze olsa GES tespit ederdi” iddiası nedeniyle gözlerin çevrildiği MİT de şu ana dek füze izine rastlayamadı.

Haberin Tamamı İçin: http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?a...

'Füzeyle Düşürülme İhtimali Yüksek'

Bülent Arınç, Suriye'nin Türk askeri uçağını füzeyle düşürme ihtimalinin yüksek olduğunun teknik olarak da ispatlandığını bildirdi.

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, TRT ile Moritanya Radyo ve Televizyon Kurumları arasında yapılacak işbirliğine ilişkin protokol imza töreninin ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Suriye tarafından düşürülen askeri uçak ile ilgili bir soruya Arınç, Suriye tarafından düşürülen askeri uçak ile ilgili spekülasyonların iki ülke arasındaki gerginliği daha da artırmaya veya bir ülkeyi haklı çıkarmaya yönelik olduğuna dikkati çekerek, ''Biz devlet olarak haber kaynaklarımızın doğruluğundan eminiz. Bütün bunları kayıt altında tutuyoruz. Söylenecek başka herhangi bir şey yok'' dedi.
Arınç'ın açıklamaları şöyle:
- Radarla ilgili uçuşa ait bütün bilgiler elimizdedir. Bu bilgilerde uçağımızın uçuş sırasında takip ettiği güzergah, yükseklik, alçaklık, bütün bunlar kayıtlıdır.
- "Orada mı düştü, burada mı düştü" şeklindeki spekülasyonlara izin vermemek gerekir. Bu konuda Genelkurmayımızın da Dışişleri Bakanlığımızın da açıkladığı bilgilere itibar etmek noktasındayız.
- Biz bir devletiz. Devletin devlete karşı bu alanda yapacağı başka şeyler mutlaka vardır. Suriye'den bu beklenir. Türkiye de kendine düşeni uluslararası hukuk içerisinde ne gerekiyorsa onu yapmak konusunda kararlıdır.
- Biz nerede bildiğimize ve nereye düştüğünü de gördüğümüze göre bunun füzeyle olma ihtimalinin daha yüksek olduğunu teknik olarak da ispat etmiş oluyoruz. Eğer bir uçaksavar limiti içerisindeyse bunun çok daha yakından vurulmuş olması ve belki bugüne kadar elde edilmiş parçalardan bunun tespit edilmesi mümkün olurdu.

AA

Haberin Tamamı İçin: http://www.aa.com.tr/tr/manset/63739--fu...

ABD: 'Detay Açıklamayacağız'

Suriye’nin düşürdüğü Türk jetiyle ilgili araştırma sürerken, üst düzey bir Amerikan Dışişleri yetkilisi, müttefik olarak Türkiye’yi desteklediklerini söyleyerek, şöyle konuştu: “Amerikan Yönetimi’nde görev alan ve bilmesi gereken kişiler detayları biliyor. Ancak biz, tartışılan konularda hiçbir detayı açıklamayacağız.”

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Suriye’nin düşürdüğü Türk jetiyle ilgili Türkiye’nin müttefiklerine ellerindeki tüm bilgileri açıklamaları yönünde çağrı yaparken, üst düzey bir Amerikan Dışişleri yetkilisi Washington’da Hürriyet’e konuştu. Olayın detaylarının ABD YÖnetimi’nde ‘bilmesi gereken kişiler’ tarafından bilindiğini vurgulayarak, şunları söyledi:

Detayları biliyoruz

Bizim şimdiye kadar vurulan Türk jetiyle ilgili yaptığımız açıklamalar, Türkiye’nin pozisyonuyla çelişmiyor. Ortada sadece Wall Street Journal’ın yayınladığı ve Pentagon’dan bir yetkiliye dayandırdığı haber var. O açıklamayı yapanın da neden yaptığını bilmiyorum. Elbette bu olayın detaylarının neler olduğunu Amerikan Yönetimi’nde görev alan ve bilmesi gereken kişiler biliyor. Ama şu anda Türkiye’de tartışma konusu olan hiçbir detayın bizim için kesinlikle hiçbir önemi yok.

Sonuçta uçak vuruldu

Uçak uluslararası sularda mı, Suriye karasularında mı vuruldu? Füzeyle mi vuruldu, uçaksavar ateşiyle mi ne fark eder. Sonuçta bizim için müttefiğimizin bir uçağının vurulmuş olması önemli. Türkiye, bu konuda ne kadar çok yüksek sesle konuşursa o kadar inandırıcı olacağını düşündü. Sanırım o yüzden Başbakan’a açıklama yaptırdılar. Bu tıpkı İngilizce bilmeyen birine bağırarak konuşan Amerikalıların durumuna benziyor. Ancak biz, bu tartışılan konularda hiçbir detayı açıklamayacağız.

Yüzde 90 aynıyız

Bizim için önemli olan Suriye’de devam eden krizin aşılması. Bu konuda Türkiye ile yüzde 90 aynı düşünüyoruz. Neden yüzde 100 değil? Çünkü ben hiçbir zaman ülke ilişkilerinde ‘Yüzde 100 aynıyız’ demeyi sevmem. Mutlaka bazı farklılıklar olur. Türkiye ile yüzde 10 farklılık için de sanırım Türkiye’nin Suriye’de daha müdahaleci bir tavır içinde olmasını sayabilirim.

NATO’da da karşılar

NATO’da da üyeler Suriye’de askeri bir müdahale yaşanmasını istemiyorlar. NATO Genel Sekreteri’nin açıklamalarında da bunu görebilirsiniz. Sadece ABD değil, başka NATO üyelerinin de bu konuda çok açık bir politika izlediklerini söyleyebilirim. Teker teker ülke ismi vermek istemiyorum. Ama müdahale konusunda çekincesi olanın sadece ABD olmadığını bilmelisiniz.

Davutoğlu’nun bilançosu

Dışişleri Bakanı Hillary Clinton ile Bakan Ahmet Davutoğlu arasındaki iletişim halen çok güçlü. Her konuda sürekli görüşüyorlar. Ahmet Davutoğlu ile ilgili geçen yıla göre Washington’da bir algı değişmesi olduğunu sanmıyorum. Ancak Davutoğlu için bir bilanço yaparsak, bir tarafta olumlu taraflar var, diğer tarafta olumsuz taraflar. Kürecik’e konuşlandırılan radar ve Suriye, bilançonun olumlu tarafındakiler. Olumsuz tarafında ise Mavi Marmara Olayı ve Kıbrıs’ın başkanlığı sırasında Türkiye’nin AB’nin dönem başkanlığı ile ilişkileri dondurma kararı var. Türkiye’nin Kıbrıs konusunda bu aşamaya nereden geldiğini anlıyoruz. Ancak bu karar bize saçma geliyor.

Obama aramıyor

Suriye krizi ve düşürülen Türk uçağı olayında bir diğer soru, Başkan Obama’nın, Başbakan Erdoğan’ı neden aramadığı meselesi. Geçen sene Obama ile Erdoğan arasında tam 13 kez telefon konuşması gerçekleşmişken, iki liderin en son ne zaman telefonda görüştüklerini Hürriyet, Beyaz Saray’a sordu. Beyaz Saray da, son tarihi 13 Ocak 2012 olarak teyit etti. Üst düzey Amerikan Dışişleri yetkilisi, görüşmelerin neden seyrekleştiği ve Obama’nın vurulan uçak olayı sonrası Erdoğan’ı neden aramadığına şöyle yanıt verdi: “Bu tamamen Beyaz Saray’ın kendi içinde yaptığı değerlendirmelerin sonucu.

Ancak ‘Uçak düştükten sonra Obama neden aramadı’ diye soruyorsanız, hikâyenizi buldunuz demektir (gülüyor). Eminim bunda birçok etken vardır. Bu konuda net bir yorum yapamam.”

Üst düzey yetkili, Obama ve Erdoğan’ın sene başından beri Güney Kore ve Meksika’daki uluslararası zirvelerde iki kez bir araya gelmiş olmalarına rağmen, daha yakından ve koordineli bir işbirliğine işaret eden telefon görüşmelerinin kesilmesinde Türkiye’nin Suriye’de müdahale yanlısı bir tutum sergilemesinin etkili olup olmadığı konusunda ise şu yanıtı verdi:

Haberin Tamamı İçin: http://www.hurriyet.com.tr/planet/209576...

TSK: 'Uçakta Patlayıcı Madde İzi Bulunmadı'

Haber detayları için lütfen kaynak adresine tıklayınız.

Haberin Tamamı İçin: http://www.ntvmsnbc.com/id/25365782

Düşürüldü mü düştü mü?

Suriye'de düşen uçakla ilgili her yeni açıklama kafaları daha da karıştırıyor. Son açıklama kaza olasılığını gündeme getirdi.

Akdeniz ’de düşen Türk savaş uçağının nasıl düştüğüne dair kafalar hepten karıştı. Bugüne dek Başbakan, Genelkurmay Başkanı , Dışişleri Bakanı uçağın Suriye tarafından düşürüldüğünü defalarca açıkladıkları halde dün Genelkurmay Başkanlığı, düşen uçaktan bahsederken “22 Haziran 2012 tarihinde, Doğu Akdeniz ’de, uluslararası hava sahasında, görev uçuşu yaparken, radar ve telsiz teması kesilen ve müteakiben Suriye resmi makamlarınca kendileri tarafından düşürüldüğü iddia edilen Hv.K.K.lığımıza ait RF-4 uçağımız” ifadesini kullandı. Genelkurmay açıklamasında uçağın bulunan parçalarında herhangi bir mühimmat izine rastlanmadığı vurgulandı. Bu düşen uçakta sadece füze değil uçaksavar izine de rastlanmadığı anlamına geliyor.

Özel’e ‘Kamuoyunu aydınlatın’ talimatı

Başbakan Tayyip Erdoğan dün il başkanları toplantısında basına açık konuşmasında “Uçağımıza yapılan saldırı öncesinde hiçbir uyarı yapılmamıştır. Şimdi bu parçalar çıkarıldıktan sonra bu bir füze vuruşu mudur yoksa bir uçaksavar mıdır, bunlar daha net yapılacak incelemelerden sonra ortaya çıkacaktır” dedi. Erdoğan, muhalefeti ve basının bir bölümünü uçağın Suriye hava sahasında vurulduğunu iddia etmekle suçladı ve saldırının uluslararası hava sahasında yapıldığını yineledi. Erdoğan daha sonra Başbakanlık Konutu’nda Genelkurmay Başkanı Orgeneral Özel ile görüştü. Görüşmede Akdeniz ’de düşen uçakla ilgili son durum ele alındı. Kamuoyuna seslenirken “Bize değil ABD gazetesine inanıyorlar” diye yakınan Erdoğan’ın Özel’e bu güven sorunun ortadan kalkması için bütün bulguların kamuoyu ile hızlı ve şeffaf bir şekilde paylaşılması talimatı verdiği öğrenildi.

Açıklama kafa karıştırdı

Erdoğan-Özel görüşmesi bittikten kısa bir süre sonra Genelkurmay Başkanlığı resmi sitesine bir açıklama konuldu. Uçakla ilgili bilgilerin kamuoyu ile “tam bir şeffaflık” içinde paylaşıldığının ve bundan sonra da paylaşılacağının vurgulandığı açıklamada, son gelişmeler hakkında bilgi verildi. Uçağın “Suriye resmi makamlarınca kendileri tarafından düşürüldüğü iddia edilen RF-4” olarak tanımlandığı açıklamada şöyle denildi: “Arama ve kurtarma faaliyeti sırasında su yüzeyinden toplanan malzemeler, Jandarma Kriminal Daire Başkanlığınca incelenmiş ve tanzim edilen rapora göre; malzemeler üzerinde petrol türevi herhangi bir yangın başlatıcı ve hızlandırıcı madde profiline, organik ve inorganik patlayıcı madde artığına ve herhangi bir mühimmata ait olduğu değerlendirilen bir bulguya rastlanmamıştır. Ayrıca, Hv.K.K.lığı tarafından, elde mevcut parçalar ile halen deniz dibinde bulunan parçaların kamera görüntüleri üzerindeki teknik inceleme devam etmektedir.”

Daha önceki açıklamalarında, hatta dünkü açıklamanın Genelkurmay sitesinin açılış sayfasındaki duyurusunda ‘düşürülen uçak’ ifadesini kullanan Genelkurmay’ın bu kez ‘düşürüldüğü iddia edilen’ ifadesini kullanması, hepten kafaları karıştırdı. Açıklamadaki ‘mühimmat izine rastlanmadı’ ifadesi de uçağın düşürülmeyip, düştüğü iması olarak yorumlandı.

“Düşürülmedi, düştü” demek de zor

Mevcut bulguları ve Genelkurmay Başkanlığı’nın son açıklamasını değerlendiren bazı askeri yetkililer, “Bu verilere bakarak ne (uçak düşürüldü) ne de (düşürülmedi, düştü) diyebilirsiniz. Uçak gövdesinin diğer parçalarını da bulmak gerek. Bulunan parçalarda olmayan iz, su altında olan parçalarda olabilir” görüşünü dile getirdiler.

Hep ‘düşürüldü’ denmişti

22 Hazİran 2012: Başbakanlık resmi açıklaması: İlgili kurumlarımızın sağladığı verilerin değerlendirilmesi ve Suriye ile yürütülen ortak arama kurtarma faaliyetleri çerçevesinde elde edilen bilgiler neticesinde uçağıın Suriye tarafından düşürüldüğü anlaşılmıştır.

24 Hazİran 2012: Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu : Uçağımız uluslararası karasularında vuruldu. Bir saldırı söz konusu.

25 Hazİran 2012: Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç : Uçağımız uluslarası hava sahasında vurulmuştur. Suriye’nin uçağımızı kasıtlı olarak hedef aldığı kesindir. Suriye tarafından hiçbir uyarı olmaksızın vurulmuştur. “Uçaksavarlarla vuruldu” iddiasının gerçeklerle alakası yok. Lazer yada ısıya güdümlü füze ile vuruldu.

26 Hazİran 2012: Başbakan Tayyip Erdoğan : 22 Haziran 2012 tarihinde Suriye’nin 13 deniz mili açığında Doğu Akdeniz ’in uluslararası hava sahasında bir F4 askeri uçağımıza saldırı düzenlendi ve uçağımız Lazkiye’nin 8 deniz mili açıklarında Suriye karasularına düştü. Bunun altını çizerek söylüyorum, Suriye karasularında uçağımız vurulmamıştır, uluslararası sularda vurulmuştur. Vurulduktan sonra Suriye sularına düşmüştür.

08 Temmuz 2012 Pazar: Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz : Şu ana kadar çıkan parçalarda yapılan incelemelerde herhangi bir füze ve mermi izine rastlanmamıştır

09 Temmuz 2012 Pazartesİ: Genelkurmay İletişim Daire Başkanı Tuğgeneral Baki Kavun: Bir füze görüntüsü yok

09 Temmuz 2012 Pazartesİ: Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel : Uçağımız uluslararası hava sahasında düşürüldü.

Haberin Tamamı İçin: http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?a...

Elektronik Harp Sistemleri mi Düşürdü?

**Kriminal olayları haberleştiren www.khaber.com.tr sitesinin, düşürülen Türk jeti ile ilgili olarak ortaya attığı iddia tartışmalara yeni bir boyut kazandırdı. Site haberinde uçağın elektronik harp sistemleri kullanılarak düşürülmüş olabileceğini belirtti. İşte o haber...

TSK'nın açıklaması gündemi alt üst etti. Türkiye uçağın nasıl düşürüldüğü konusunda yeni bir tartışmaya girdi. Peki füze ve uçaksavarla vurulmadıysa uçak nasıl düşürüldü? İşte cevabı...

22 Haziran 2012 tarihinde, Doğu Akdeniz’de, uluslararası hava sahasında, görev uçuşu yaparken Suriye tarafından düşürülen RF-4 uçağıyla ilgili kriminal inceleme devam ediyor. İnceleme Jandarma Kriminal Daire Başkanlığı tarafından yapılıyor.

Genelkurmay Başkanlığı hazırlanan raporu kamuoyu ile paylaştı. Raporun en dikkat çekici cümlesinde basının kafası karıştı ve uçak kazayla mı düştü manşetleri atılmaya başlandı.

KEŞKE DÜŞÜRMESEYDİK

Suriye Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Cihad Makdisi uçağın düşürülmesinin ardından üst üste yaptığı açıklamalarda Türk Jeti’ni yanlışlıkla düşürdüklerini ifade etmişti. Son olarak Devlet Başkanı Beşar Esad Cumhuriyet Gazetesi’ne “Keşke düşürmeseydik” şeklinde konuşmuştu.

Genelkurmay Başkanlığı internet üzerinden yaptığı kafa karıştıran açıklamasında şu sözlere yer verdi.

“Malzemeler üzerinde petrol türevi herhangi bir yangın başlatıcı ve hızlandırıcı madde profiline, organik ve inorganik patlayıcı madde artığına ve herhangi bir mühimmata ait olduğu değerlendirilen bir bulguya rastlanmamıştır".

SURİYE NASIL DÜŞÜRDÜ?

Genelkurmayın açıklamasına göre RF-4 uçağı organik (örneğin nitroselüloz v.b) inorganik (sodyum, potasyum, kurşun, civa, magnezyum) gibi yapısında patlayıcı madde bulunan unsurlarla düşürülmedi. Yanı sıra füze ve uçaksavarla da düşürülmedi. Peki Türk Jeti’ni ben vurdum diyen Suriye RF-4’ü nasıl düşürdü?

ELEKTRONİK HARP SİSTEMLERİ

Amerikan Ordusu’nun 2003 yılında Irak’ta elektromanyetik silahları kullandığı biliniyor. ABD bu silahlarla Irak elektronik sistemlerini bozmak ve yok etmek amacını taşıyordu. Silahlar yüksek güçte mikro dalgalarla hedefleri etkisiz hale getirebiliyordu.

khaber.com.tr'nin haberine göre,Türkiye’de bu teknolojiyle bir süreden beri ilgileniyor. Savunma Sanayi Müsteşarlığı’nın 2011-2016 teknoloji yönetim stratejisi belgesinde Elektronik harp sistemleri Radyo Frekansı/ İnfrared (kızılötesi)/lLazer/ Elektro Optik ve akustik yanıltma sistem teknolojileri’nin yanı sıra yönlendirilmiş enerji silah teknolojileri yer alıyor.

KALICI KÖRLÜK YAPIYOR

RF-4’ün düşürüldüğü anda rotası Suriye değildi. Ancak uzmanlara göre pilot çarpma anındaki şok ile rotasını değiştirdi ve uçak Suriye karasuları içine düştü. Doğrudan enerjili silahların özelliklerinden biri tahrip edici ışık etkisiyle kalıcı körlüğe neden olması. Uçağın füze, uçaksavar ve patlayıcı unsurlarla düşürülmediğinin açıklanması yeni teknoloji silahların bu olayda kullanılıp kullanmadığını gündeme taşıdı.

Suriye bu teknolojiye sahip değil. Ancak Rusya ve Çin’in bu silahlara büyük yatırımlar yaptığı biliniyor.

DÜŞÜRÜLDÜĞÜ İDDİA EDİLEN

Genelkurmay’ın açıklamasında yer alan, ancak gözden kaçan bir başka konu ise “Suriye resmi makamlarınca kendileri tarafından düşürüldüğü iddia edilen” cümlesiydi.

Genelkurmay daha önce 7-9-10 Temmuz’da internet üzerinden yaptığı bilgilendirmelerin tamamında Suriye tarafından düşürülen ifadesini kullanırken son açıklamaya iddia edilen şeklinde yeni bir anlam kazandırması uçağın Suriye yerine bir başka ülke tarafından düşürülmüş olabileceğini akıllara getirdi.

Genelkurmay son yaptığı açıklamanın satır aralarında uçağımızın geleneksel silah teknolojileriyle düşürülmüş olma ihtimalini bir kenara bıraktı ve yeni savaş silahlarının kullanılmış olabileceğinin işaretlerini verdi. Ancak basın bu açıklamayı uçağın kaza ile düştüğünün anlatılmaya çalışıldığı şeklinde yorumladı.

PAYLAŞILMAMIŞ BİLGİ

Başbakan Erdoğan’ın, bir günlük çalışma ziyareti kapsamında sürpriz bir şekilde 18 Temmuz’da Moskova’ya gidecek olması, henüz kamuoyu ile paylaşılmayan çok önemli bilgilerin olduğu izlenimi veriyor.

Uçağın düşürülmesine ilişkin herhangi yeni bir açıklamanın başbakanın Rusya’dan dönüşüne kadar yapılmayacağı değerlendiriliyor.

Khaber.com / Özel

Haberin Tamamı İçin: http://www.khaber.com.tr/haber/guncel/el...

Düş(ürül)en Uçağımızdaki 10 Muamma

22 Haziran’da öğlen saatlerinde Suriye açıklarında uluslararası karasularında telsiz irtibatının kaybedilmesi sonrasında yaşanan gelişmeler paralelinde yakın dönemin en esrarengiz konusu haline gelen, düşen RF-4 uçağımızın durumu giderek karmaşık bir hal aldı.

Genelkurmay Başkanlığı’nın dünkü “patlayıcı izine rastlanmadı” açıklamaları, son günlerde yine askeri resmi ağızlardan füze ya da mermi izi yok ama uçak uluslararsı sularda 12.6 milde düşürüldü açıklamaları ve ilk günlerde bulunan hasarsız kask ile postallar da hatırlandığında ortaya yanıt verilmesi çok zor 10 ana başlık çıkıyor.

belirsizliklerin çözülmesi şüphesiz esrar perdesinin de kalkmasına neden olacak. İşte teknik bilgiler ve analizler ışığında o, 10 muammalı soru:

1- Bugüne dek Türkiye Cumhuriyeti’nin elinde teknik ve askeri anlamda, Suriye’nin açıklamaları haricinde uçağın düştüğü ya da düşürüldüğüne dair ne tür bir bilgi elde edildi? Türkiye, kamuoyuna verilen bilgilerde Genelkurmay ilk önceleri Suriye tarafından düşürülen derken, dün düşürüldüğü iddia edilen aşamasına nasıl geldi? Bu bir imla dikkatsizliği mi? Böyle hassas bir konuda imla dikkatsizliği yapılabilir mi? Yoksa kasıtlı mı yazıldı?

2- İlk gün, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı makamındaki bir kişiye kesin ifadeler kullandırabilecek ve düşürüldü diyebilecek kadar çelişkili bilgiyi kim neye dayanarak verdi?

3- Başından beri başta ABD ve Rusya’nın, “Elimizde detaylar var ama açıklamayız” yönündeki kinayeli açıklamalarına neden tepki gösterilmedi? Bu konuda Rusya ve ABD’nin verdiği bilgiler veya kamuoyunun hala bilmesi gereken bazı telsiz konuşmaları var mı?

4- En başta füzeyle deniliyordu, bu tamam. Suriye’nin uçak savar tezinin de yanlış olduğu söyleniyordu. Bu da tamam. Peki dünkü Genelkurmay’ın “Füze izi bulunamadı” açıklamaları sonrasında bu uçak 12.6 milde neyle vuruldu? Sahilden maksimum menzili 2.5 kilometre olan uçak savar olamayacağına göre, füze de değilse herhalde sabah CNN Türk’te Bilal Çetin’in espirisinde olduğu gibi Beşar Esad uçağımızı terlik atarak düşürmedi.

Burada akla en çok Suriye’nin açtığı uçak savarla aslında vurdum sandığı ama vuramadığı uçağımızın ileride bir teknik arıza sonucu kendiliğinden düşmüş olasılığı bile akla geliyor.

5- Postal ve kaskların hatta uçaktan çıkan kepin yepyeni hali hala akıllarda. Buna dair bir tatmin edici açıklama var mı?

6- Yukarıdaki belirsizliğe paralel olarak burada bir başka konu akla geliyor. Pilotlarımızın naaşı nerede bulundu. Uçağın içinde mi veya çevresinde mi? Eğer pilotlar uçaktaysa, bağlı halde duruyorsa oturdukları bölüm onlarla birlikte kancalanarak niye çıkarılmadı? Bu uçağın cam kapağı olan kanopisi nerede? Eğer pilotlar uçakta bağlı kaldıysa 2 çiften toplam 4 postalın hepsi birden nasıl hasarsız, aynı anda çıktı? Hepsini suyun çözdüğünü söylemek sadece tebessüm ettirir.

7- Araştırma gemisi Nautilus’un arkasından arıza yaptı gitti açıklaması üzerine, gemiden hafif derecede bir yalanlama geldi. Nautilus bu görevdeki işlemini neden daha devam ettirmedi?

8- Pilotların akıbetlerine dair hikayelerin ardı arkası kesilmiyor. Bazıları pilotlarımızın atladıktan sonra Suriyeliler tarafından yakalanıp infaz edilmiş olabileceği iddiası içinde. Bunların hangisinin doğru olduğunu bilemeyiz. Ancak geciken ayakları yere basan inandırıcı bir açıklamanın gecikmesi spekülasyonları arttırıyor.

Haberin Tamamı İçin: http://www.hurriyet.com.tr/gundem/209698...

Uçak Kriziyle İlgili Açıklama Karmaşası Sürüyor

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, askeri uçağın düşme nedeni konusunda değerlendirmelere ilişkin olarak, ”Bazı nüanslar üzerinde durup buradan farklı anlamlar çıkarma gayretine girmemek lazım” dedi.

Arınç, TDK’nın 80. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen törenden ayrılırken, basın mensuplarının düşen askeri uçağa ilişkin sorusunu yanıtladı.

Genelkurmay Başkanlığı’nın açıklamasındaki ”Suriye resmi makamlarınca kendileri tarafından düşürüldüğü iddia edilen uçağımız” ifadesinin hatırlatılması ve ”Pilotaj hatasıyla düştüğü gibi farklı yorumlar da yapılmaya başlandı, bu yorumları nasıl değerlendiriyorsunuz” sorusu üzerine Arınç, bunun her gün sorulacak, yorumlanacak, ayak üstü cevap verilecek bir konu olmadığını söyledi.

Kendisinin iki gün önce, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın da dün konuyla ilgili açıklamalarda bulunduğunu belirten Arınç, şöyle devam etti: ”Doğrusu bugün bana bunu tekrar soracağınızı hiç düşünmemiştim. İlave edeceğim hiçbir kelime yok. Bazı nüanslar üzerinde durup buradan farklı anlamlar çıkarma gayretine girmemek lazım.

Önemli bir konuyu görüşüyoruz. Türk jeti düşürüldü, düşüren Suriye yönetimi ’Biz düşürdük’ dedi. Nerede düştüğü, nerede vurulduğu belli. ’Çıkan parçalar üzerinde şu bulundu, bu bulundu, açıklama yapılırken şöyle bir cümle kullanıldı, bu ne anlama gelir’... Doğrusu bunlar üzerinde durmayın. Bütün açıklamalar, bu işlemler bittiğinde, sonuçlandığında size en ufak ayrıntısıyla bildirilecektir. Bunu bekleyelim. Her gün bu konuyu köpürtmenin, bunun üzerinde farklı yorumlara yol açacak açıklamalar yapmanın gereği yok.

EN SON İDDİA: ELEKTRONİK HARP SİSTEMLERİ

AKDENİZ’de 22 Haziran 2012 tarihinde Suriye tarafından düşürülen savaş uçağının füzeyle mi yoksa uçaklasavarla mı düşürüldüğü tartışmaları sürerken, kriminal olayları haberleştiren www.khaber.com.tr sitesinin yaptığı haber tartışmaya yeni bir boyut kazandırdı. Haber sitesine göre, uçak başka bir ülke tarafından elektronik harp sistemleri kullanılarak düşürülmüş olabilir. Habere göre, kafa karışıklığına neden olan Genelkurmay Başkanlığı’nın internet üzerinden yaptığı, "Malzemeler üzerinde petrol türevi herhangi bir yangın başlatıcı ve hızlandırıcı madde profiline, organik ve inorganik patlayıcı madde artığına ve herhangi bir mühimmata ait olduğu değerlendirilen bir bulguya rastlanmamıştır" açıklaması.

Bu açıklamada uçağın organik (örneğin nitroselüloz v.b) inorganik (sodyum, potasyum, kurşun, civa, magnezyum) gibi yapısında patlayıcı madde bulunan unsurlarla düşürülmediği belirtilirken, "Peki Türk Jeti’ni ben vurdum diyen Suriye RF-4’ü nasıl düşürdü" sorusu soruluyor. Haberde Amerikan Ordusu’nun 2003 yılında Irak’ta elektromanyetik silahları kullandığı belirtilerek, "ABD bu silahlarla Irak elektronik sistemlerini bozmak ve yok etmek amacını taşıyordu. Silahlar yüksek güçte mikro dalgalarla hedefleri etkisiz hale getirebiliyordu" yorumu yapılıyor. Genelkurmay’ın açıklamasında yer alan, ancak gözden kaçan bir başka konunun ise, "Suriye resmi makamlarınca kendileri tarafından düşürüldüğü iddia edilen" cümlesi belirtilerek, " Genelkurmay daha önce 7-9-10 Temmuz’da internet üzerinden yaptığı bilgilendirmelerin tamamında Suriye tarafından düşürülen ifadesini kullanırken son açıklamaya iddia edilen şeklinde yeni bir anlam kazandırması uçağın Suriye yerine bir başka ülke tarafından düşürülmüş olabileceğini akıllara getirdi. Genelkurmay son yaptığı açıklamanın satır aralarında uçağımızın geleneksel silah teknolojileriyle düşürülmüş olma ihtimalini bir kenara bıraktı ve yeni savaş silahlarının kullanılmış olabileceğinin işaretlerini verdi. Ancak basın bu açıklamayı uçağın kaza ile düştüğünün anlatılmaya çalışıldığı şeklinde yorumladı" şeklinde yorumladı.

GENELKURMAY: MÜHİMMAT BULGUSU YOK

Genelkurmay Başkanlığı, Suriye tarafından düşürülen uçakla ilgili su yüzeyinden toplanan malzemeler üzerinde petrol türevi herhangi bir yangın başlatıcı ve hızlandırıcı madde profiline, organik ve inorganik patlayıcı madde artığına ve herhangi bir mühimmata ait olduğu değerlendirilen bir bulguya rastlanmadığını bildirdi.

Genelkurmay Başkanlığı internet sitesinde, uluslararası hava sahasında Suriye tarafından düşürülen uçağın enkazını arama kurtarma faaliyetleriyle ilgili açıklama yapıldı.

Açıklamada, 22 Haziran 2012’de, Doğu Akdeniz’de, uluslararası hava sahasında, görev uçuşu yaparken, radar ve telsiz teması kesilen ve müteakiben Suriye resmi makamlarınca kendileri tarafından düşürüldüğü iddia edilen Hava Kuvvetleri Komutanlığı’na ait RF-4 uçağı ile ilgili bilgilerin bugüne kadar doğru ve tam bir şeffaflık içinde kamuoyu ile paylaşıldığı, bundan sonra da aynı şekilde paylaşılmaya devam edileceği belirtildi.

Konuyla ilgili son gelişmelere yer verilen açıklamada, şunlar kaydedildi: ”Arama ve kurtarma faaliyeti sırasında su yüzeyinden toplanan malzemeler, Jandarma Kriminal Daire Başkanlığı’nca incelenmiş ve tanzim edilen rapora göre malzemeler üzerinde petrol türevi herhangi bir yangın başlatıcı ve hızlandırıcı madde profiline, organik ve inorganik patlayıcı madde artığına ve herhangi bir mühimmata ait olduğu değerlendirilen bir bulguya rastlanmamıştır. Ayrıca, Hava Kuvvetleri Komutanlığı tarafından elde mevcut parçalar ile halen deniz dibinde bulunan parçaların kamera görüntüleri üzerindeki teknik inceleme devam etmektedir.

Haberin Tamamı İçin: http://siyaset.milliyet.com.tr/ucak-kriz...

Ricciardone: Tüm Bilgileri Türkiye'ye İlettik

ABD'nin Ankara Büyükelçisi Francis Ricciardone, Akdeniz'in doğusunda düşürülen Türk askeri uçağına ilişkin, “ABD Hükümeti olarak, düşen uçakla ilgili elimizdeki bütün bilgileri Türk Hükümeti'ne ilettik” dedi.

Ricciardone, yaptığı açıklamada, Türk uçağının uyarıda bulunulmadan düşürülmesinin kesinlikle kabul edilemeyeceğini belirterek, “Müttefikimiz Türkiye iki pilotunu kaybetmiştir, görünüşe göre silahsız bir uçaktaydılar”diye konuştu.

Amerika'nın Türk Hükümeti ile paylaştığı bütün bilgilerin Türkiye'nin elindeki bilgilerle çelişmediğine dikkati çeken Ricciardone, şunları kaydetti:

Haberin Tamamı İçin: http://www.hurriyet.com.tr/planet/209717...

Türk Pilotlar Böyle Çıkarıldı

Haber detayları için lütfen kaynak adresine tıklayınız.

Haberin Tamamı İçin: http://www.ntvmsnbc.com/id/25366177

Akdeniz'deki İki Geminin Sırrı

Türk radarının tespit ettiği 2 Suriye gemisi, askeri uçağın gemiden uçaksavarla vurulduğu ihtimalini yeniden gündeme getirdi.

22 Haziran günü Akdeniz ’de düşen, iki pilotun şehit olduğu Türk Silahlı Kuvvetleri ’ne ait RF-4 uçağının nasıl düştüğüne ilişkin kafa karışıklığı, bulunan parçalarda füze ve mühimmat izine rastlanmadığı için arttı. Ancak, uluslararası hava sahasında RF-4 ile iletişimin kesildiği sırada aynı bölgede iki adet Suriye savaş gemisinin bulunması, uçağın gemiden vurulduğu ihtimalini yeniden gündeme getirdi. Suriye donanmasının uçağın enkazının düştüğü bölgeye daha önce ulaşması ve uçağın düşürüldüğünün Suriye makamlarınca daha önce sızdırılması da bu ihtimali güçlendiriyor.

Hangi tez neden çöktü?

Uçağın düştüğü günden beri üç hafta geçti. Ancak ne Suriye’den ne Türkiye ’den uçağın nasıl düştüğüne ilişkin tatmin edici bir izahat gelmedi. İki ülkenin ortaya koyduğu teoriler eldeki bulgular nedeniyle çöktü. Tezler ve çökme nedenlerini şöyle özetleyebiliriz:
Suriye’nin tezi, uçağın karadaki uçaksavar bataryası ile düşürüldüğü yönündeydi. Bunun anlamı da şu: TSK uçağı Suriye kıyısından en fazla 2 kilometre uzaktaydı ve 90 metreden uçuyordu. Ancak, uçakla irtibatın kesildiği nokta Suriye kıyılarından 13.5 mil uzaktaydı ve enkaz kıyıdan 8.6 mil açıkta bulundu. Suriye kıyılarına 1.5 mil yakında vurulan bir uçağın sonrasında 12 mil uçmuş olması, bu süre içinde pilotların vurulduklarını merkeze rapor etmemesi, uçağın düşeceğini anlayıp atlamamaları ihtimal dahilinde değil. Ayrıca, bulunan parçalarda uçaksavar mühimmatı izine de rastlanmadı.

Türkiye ’nin tezi, uçağın 13.5 mil açıkta, son irtibat sağlanan noktada yani uluslararası sularda vurulduğu yönündeydi. Ancak, Suriye’nin bu mesafedeki uçağı ancak füze ile vurması mümkündü. Bulunan parçalarda ise hiçbir füze kanıtı bulunamadı. Ayrıca füzenin imha gücü de hesaba katıldığında uçağın 13.5 milde vurulduktan sonra Suriye yönüne 5 mil savrulması imkansızdı.

O saatte iki gemi vardı

İki ülkenin tezlerinin de somut bulgular nedeniyle kanıtlanamaması, akıllara diğer iki ihtimali getirdi.

İlk ihtimal, uçağın düşürülmeyip düştüğü yönündeydi. Genelkurmay’ın uçak parçalarında hiçbir mühimmat kalıntısına rastlanmadığını açıklarken daha önce ‘Suriye’nin düşürdüğü’ ifadesini ‘Suriye’nin düşürdüğünü iddia ettiği’ şeklinde değiştirmesi bu ihtimalin ortaya atılmasına neden oldu. Genelkurmay açıklamasını yorumlayan birçok insan, “O halde düştü mü” sorusunu gündeme getirdi. Motorunun sağlam, fren paraşütünün açılmış olması da uçağın virile girip (kontrolü kaybedip dönerek) düşmesi ihtimalini güçlendiriyor. Ancak, gerek Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç , Türk askeri ve diplomatik kaynakları, gerekse Suriye uçağın düşürüldüğü konusunda şüphe duymadıklarını ortaya koydu.

Haberin Tamamı İçin: http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?a...

ABD: Düşen Jetin Radar Bilgilerini Türkiye'ye İlettik

Ricciardone, Amerika'nın Türk Hükümeti ile paylaştığı bütün bilgilerin Türkiye'nin elindeki bilgilerle çelişmediğine değindi

ABD'nin Ankara Büyükelçisi Francis Ricciardone, Akdeniz'in doğusunda düşürülen Türk askeri uçağına ilişkin, “ABD Hükümeti olarak, düşen uçakla ilgili elimizdeki bütün bilgileri Türk Hükümeti'ne ilettik” dedi.

Ricciardone, yaptığı açıklamada, Türk uçağının uyarıda bulunulmadan düşürülmesinin kesinlikle kabul edilemeyeceğini belirterek, “Müttefikimiz Türkiye iki pilotunu kaybetmiştir, görünüşe göre silahsız bir uçaktaydılar”diye konuştu.

Amerika'nın Türk Hükümeti ile paylaştığı bütün bilgilerin Türkiye'nin elindeki bilgilerle çelişmediğine dikkati çeken Ricciardone, şunları kaydetti:

“ABD Hükümeti olarak, düşen uçakla ilgili elimizdeki bütün bilgileri Türk Hükümeti'ne ilettik. Türk Hükümeti'nin yanında olduk, taziyelerimizi ilettik. Amerikan teknik arama imkanları, Türk tarafıyla işbirliği yaptı. Pilotların bulunmasından memnun olduk.”

Ricciardone, Türk basınınında ABD'li yetkililere atfen çıkan haberlerin sorulması üzerine, kimliği açıklanmayan kaynakların Amerikan Hükümeti'ni temsil etmediğini kaydetti.

T24

Haberin Tamamı İçin: http://t24.com.tr/haber/dusen-jetin-bilg...

TSK'den Yeni 'Jet' Açıklaması

TSK, Suriye tarafından düşürüldüğü açıklanan Türk jeti ile ilgili yeni bir açıklama daha yaptı. Genelkurmay Başkanlığı'nın internet sitesinden yapıl...

Haberin Tamamı İçin: http://www.cumhuriyet.com.tr/?hn=351854

TSK: 'Uçaksavarla Düşürülmedi'

Haber detayları için lütfen kaynak adresine tıklayınız.

Haberin Tamamı İçin: http://www.ntvmsnbc.com/id/25366392

Çıkarılan parça yüzde 10 bile değil

Bakan Yılmazdan Düşürülen Uçakla İlgili Açıklama - Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, Suriye tarafından düşürülen uçakla ilgili değerlendirme yaptı.

Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, Suriye tarafından düşürülen uçakla ilgili değerlendirme yaptı.

Zonguldak’ın Ereğli ilçesine gelen Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, Suriye tarafından düşürülen uçakla ilgili bazı yanlış yorumlar yapıldığını söyledi. Yılmaz, “Çıkan parçalar uçağın yüzde 10’u bile değil. Milletimiz biraz sabırlı olsun. Genelkurmay Başkanımız dün bir açıklamada bulundu. Uçakla ilgili bazı yanlış yorumlar var. Bu yanlış yorumları yapanlar TSK’ya destek versin, herkes TSK’ya destek versin” dedi.

Haberin Tamamı İçin: http://www.haber3.com/bakan-yilmazdan-du...

'Türk jetini sıradan bir asker düşürdü'

Türk uçağını düşürdüğü öne sürülen "sıradan askerin" daha sonra komutanlarınca "takdir belgesi ve nakit para ile ödüllendirildiği" belirtildi.

Fars Haber Ajansı sitesine göre Suriyeli askeri bir yetkili, uçağın "23 milimetrelik bir uçaksavar bataryası ile ve askerlik hizmetini yapan sıradan bir asker tarafından düşürüldüğünü açıkladı. Dam Press'e dayandırılan habere göre, Suriyeli askeri yetkili, söz konusu askerin, 22 Haziran'da Suriye sahillerine yaklaşan ve çok alçaktan uçan kimliği belirsiz uçan bir "şeyi" tespit ettiğini ve durumu hemen komutanına bildirdiğini, komutanının vur emri verdiğini, askerin de kullandığı batarya ile uçağı düşürdüğünü söyledi. Haberin son bölümünde şöyle denildi:

"Bu haberi duyuran Dam Press haber sitesi, söz konusu askerin daha sonra komutanları tarafından takdir belgesi ve nakit para ile ödüllendirildiğini kaydetti."

Haberin Tamamı İçin: http://www.gazeteport.com.tr/haber/10435...

Savaş Uçağımız Türkiye'den mi Düşürüldü?

Akdeniz'de düşürülen ve içinde iki pilotun şehit olduğu Türk savaş uçağıyla ilgili flaş iddia.

22.06.2012 Cuma günü düşürülen uçağın ardından yapılan ilk ve son açıklamalarla birlikte süreç çok farklı bir boyutta ilerlemeye devam ediyor.

Uçağın düşürüldüğü akşam saatlerinde Erdoğan, Türkiye dönüşü düzenlediği basın toplantısında temkinli ifadeler kullanmıştı. Sonraki saatlerde açıklama yapan Suriye askeri yetkilileri, uçağın Suriye hava savunma sistemleri tarafından, Lazkiye'nin batısında düşürüldüğünü açıklamıştı.

Türkiye'de ise güvenlik zirvesinin ardından yapılan açıklamada, uçağın Suriye tarafından düşürüldüğünün anlaşıldığı duyuruldu. Suriye tarafı uçağın kendi karasularında uçaksavar ile vurulduğunu söyledi. Türkiye ise uçağın Suriye kıyılarından 13 deniz mili uzakta füze ile vurulup Suriye karasularına düştüğünü iddia etmişti.

FARKLI AÇIKLAMALAR

Başbakan Erdoğan, düşürülen uçağın hemen ardından yaptığı açıklamalarda Suriye'yi işaret ederek, ''Uçağımıza uluslararası hava sahasında hiçbir uyarı yapılmadan düşmanca ve hasmane bir şekilde saldırı düzenlenmiştir'' demişti.

Uçağın enkazındaki incelemelerin ardından ise farklı açıklamalar yapılmaya başlandı.

Genelkurmay, 11 Temmuz da yaptığı açıklamada; Enkaz parçaları üzerinde yapılan inceleme sonucu, herhangi bir petrol türevi, herhangi bir yangın başlatıcı ve hızlandırıcı madde profiline, organik ve inorganik patlayıcı madde artığına ve herhangi bir mühimmata ait olduğu değerlendirilen bir bulguya rastlanmadığını söyledi.

TSK iki gün sonra bir açıklama daha yaparak '' Uçağımızın uçaksavar ateşiyle düşürülme ihtimali ortadan kalktı'' diyerek tartışmaya farklı bir boyut kazandırdı.

Bu açıklamalarla Türkiye, kullanmış olduğu ''Suriye'nin düşürdüğü uçak'' söyleminin ardından ''Suriye tarafından düşürüldüğü iddia edilen'' söylemine geçmiş oldu.

ERDOĞAN TUZAĞA MI DÜŞÜRÜLÜYOR?

Bilindiği üzere Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, verilen bilgiler doğrultusunda yaptığı grup konuşmasında Suriye'yi hedefe koymuştu. Ancak bir süre sonra Genelkurmayın yaptığı açıklamalarla bir tezatlığın olduğu ortaya çıkmaya başladı.

Şu aşamada ise kamuoyundaki durum, uçağımızın nasıl veya neden düştüğü henüz netlik kazanmış değil.

Tam bu noktada dünya derin devleti ile bağlantıları olduğu bilinen CFR'nin (ABD Dış ilişkiler Konseyi) Türkiye sorumlusu Steven Cook ilginç bir açıklama yaptı.

Cook; TSK'nın son açıklamasında '' Suriye'nin düşürdüğü'' ifadesi yerine '' Suriye tarafından düşürüldüğü iddia edilen'' ifadesini kullanmasının ardındaki niyetin Başbakanı beceriksiz ya da hilekâr durumuna düşürmek'' olabileceğini yazdı.

ABD MESAJ MI VERİYOR?

Enis Berberoğlu'nun Bilderberg toplantısına katılımının ardından uçak konusunda ABD'den ciddi anlamda bilgiler yayınlamaya başlayan Hürriyet gazetesi, G.kurmay'ın yaptığı açıklamalarla aynı günlere denk gelen önemli bir haber yayınladı.

Yayınlanan haber de bir ABD'li yetkilinin yaptığı açıklamalara bakıldığında ilginç işaretler verildiği göze çarpıyor.

ABD'li yetkili; "Uçak uluslararası sularda mı, Suriye karasularında mı vuruldu? Füzeyle mi vuruldu, uçaksavar ateşiyle mi? Ne fark eder? Sonuçta bizim için müttefikimizin bir uçağının vurulmuş olması önemli. Türkiye, bu konuda ne kadar çok yüksek sesle konuşursa o kadar inandırıcı olacağını düşündü. Sanırım o yüzden Başbakan'a açıklama yaptırdılar" diyor.

Ayrıntı: Yetkilinin bu açıklamasında iki önemli nokta var. Birincisi, bu açıklamada uçağın ne ile düşürüldüğünden ziyade Başbakana yaptırılan açıklama üzerinde duruluyor. Bir diğer nokta ise; ABD'li yetkilinin bu ifadelerinden sonra, TSK'nın söylem değiştiren açıklamasının aynı zaman dilimine
denk gelmesi.

ABD'li yetkili: "Elbette bu olayın detaylarının neler olduğunu Amerikan Yönetimi'nde görev alan ve bilmesi gereken kişiler biliyor. Ama şu anda Türkiye'de tartışma konusu olan hiçbir detayın bizim için kesinlikle hiçbir önemi yok." diyor.

Ayrıntı: Burada ABD'li yetkili, Türk kamuoyunun yanlış şeyleri tartıştığını ifade etmesinin yanı sıra, farklı bir bakış açısı ile olaylara yaklaşılması gerektiği noktasında yönlendirme yapıyor. Nitekim uçakla ilgili hem Arap medyasında hem de Batı medyasında çok önemli haberler yayınlandı.

İlk haberde, Suriye'de iki Türk uçağının yer aldığı ve diğer uçağın kurtulduğunun iddia edilmesi. Diğer haberde ise uçağı Rusya'nın manyetik bir saldırı ile uçağı düşürdüğü iddiası.

ÖNEMLİ İDDİA: UÇAK İÇERİDEN Mİ DÜŞÜRÜLDÜ?

Bütün bu iddialar medya da paylaşılırken önemli birimlerde konuşulan ancak medyaya yansımayan ilginç bir ayrıntı daha var. Haberler.com olarak aktarmak istediğimiz bu bilgi farklı bir çıkış noktası olacaktır.

Bilindiği üzere düşürülen uçağı modernize eden İsrail, Suriye konusunda nedense hiç gündem de gözükmüyor. Bugüne kadar Suriye'ye Golan tepeleri üzerinden birçok kez sert açıklama yapan İsrail, Suriye'de yaşanan kaosla ilgili bugüne kadar net bir açıklama yapmış değil.

İsrail'in modernizasyonu ile yapılan uçağa yüklenebilecek bir yazılım vasıtasıyla düşürülerek, Türkiye'nin Suriye'ye müdahalesinin sağlanmasının amaçlanmış olabileceği ihtimalini de değerlendiren birçok yetkili mevcut. Bu ülkelerden birinin de İsrail olduğu kamuoyu tarafından sık sık gündeme getiriliyor.

Burada medyada yer almayan iddia ise; uçağın Türkiye içindeki İsrail ajanları tarafından düşürülme ihtimalinin olması. Ayrıca uluslararası karasularında iki uçağın olduğu iddiası ise ilginç bir kapı daha açıyor.

İddiaya göre uluslararası karasularında iki uçağın olduğu ve kurtulan uçağın içteki İsrail ajanları ile irtibatta olduğu ve uçağın düşürülmesinde etkisinin olduğu ifade ediliyor. Asıl hedef ise burada hem Erdoğan hem de Türkiye'nin olduğu iddia ediliyor.

Nitekim hem Türk devletindeki söylem değişikliği, hem de TSK'nın Suriye dışını ima eden açıklamaları, uçak konusundaki bilinmezliğin ve hedef ülkenin giderek farklılaşması son iddiaları daha da güçlendirmeye devam ediyor.

Haberin Tamamı İçin: http://www.haberler.com/savas-ucagimiz-t...

Ankara’ya verileri ilettik

Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov, basın toplantısında Hürriyet’in sorusu üzerine, “Rusya olarak Suriye üzerinde parçalanan Türk jetiyle ilgili bilgileri Türk tarafına iletmiş bulunuyoruz” dedi. Lavrov, Rusya’nın ‘objektif bilgi toplama teknik imkânları’ bulunduğunu vurguladı.

RUSYA Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, 22 Haziran tarihinde Doğu Akdeniz’de düşen Türk askeri uçağıyla ilgili ellerindeki tüm bilgileri Ankara’ya aktardıklarını açıkladı. Lavrov, basın toplantısında Hürriyet’in, “Siz Cenevre’deki Suriye Konferansı’nın hemen sonrasında, düşen Türk jetiyle ilgili elinizde somut bilgi bulunduğunu söylemiştiniz. Bu bilgileri nasıl edindiniz” sorusunu şöyle yanıtladı: “Rusya olarak Suriye üzerinde parçalanan Türk jetiyle ilgili bilgileri Türk tarafına iletmiş bulunuyoruz. Bu bilgileri nasıl elde ettiğimiz sorunuza gelince... Rusya, askeri bakımdan gelişmiş birçok ülkenin olduğu gibi objektif bilgi toplama teknik imkanları vardır. Türk meslektaşlarımızla da bu teknik olanakların sağladığı objektif bilgileri paylaşmış olduk.” Lavrov’un yöneltilen soruya cevap verirken özellikle “Suriye üzerinde parçalanan uçak” ifadesini kullanması dikkat çekti.

Haberin Tamamı İçin: http://www.hurriyet.com.tr/planet/209992...

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

2016Abdullah GülAbdullah ÖcalanAdalet ve Kalkınma PartisiAdanaAhmet DavutoğluAlmanyaAmerika Birleşik DevletleriAnkaraAvrupa BirliğiBakanlar KuruluBarack ObamaBarış ve Demokrasi PartisiBaşbakanBaşbakan YardımcısıBekir BozdağBeşer EsadBilimBinali YıldırımBirleşmiş MilletlerBodrumBrezilyaBülent ArınçCemil ÇiçekÇinCumhuriyet Halk PartisiDarbeDepremDiyarbakırDiyetEgemen BağışErzurumEskişehirFilistinGenelkurmay BaşkanıGültan KışanakHatayHulusi AkarİngiltereİntiharIrakİranİsrailİstanbulİsviçreİtalyaKatilKemal KılıçdaroğluKilisKoreLübnanMalatyaMehmet Ali BirandMerkez BankasıMersinMilliyetçi Hareket PartisiMısırNATOÖmer ÇelikRecep Tayyip ErdoğanRusyaSahil GüvenlikŞanlıurfaSavaşŞehitSelahattin DemirtaşStar tvSüleyman DemirelSuriyeTRTTaner YıldızTercihTerörTunusTürbeTürk Silahlı KuvvetleriTürkiye Büyük Millet MeclisiTwitterUzayVladimir PutinYunanistancep telefonudondurmagündemhumusolaytrans
Görüş Bildir