Özgür Gündem - Olacakların Sorumluluğu Hükümettedir

-
2 dakikada okuyabilirsiniz

Özgür Gündem - Olacakların Sorumluluğu Hükümettedir

Özgür Gündem - Olacakların Sorumluluğu Hükümettedir

Fırat Haber Ajansı’na konuşan KCK Yürütme Konseyi Başkanı Karayılan, açlık grevlerini değerlendirdi. “Basın açıklamaları, kısa yürüyüşlerle bu saatten sonra ölümlerin engellenemeyeceğini” belirten Karayılan, kamuoyundan daha büyük sahiplenme istedi. “Eylemi sona erdirmenin taleplerin karşılanmasıyla mümkün olduğunu” hatırlatan Karayılan, “Sorumluluğun AKP’de olduğuna” dikkat çekti.

Murat Karayılan: Sorumluluk AKP’de

Fırat Haber Ajansı’nın (ANF) geçtiği habere göre, Türkiye cezaevlerinde süren açlık grevleriyle ilgili KCK Yürütme Konseyi Başkanı Murat Karayılan, “basın açıklamaları, kısa yürüyüşlerin bu saatten sonra ölümleri engelleyemeyeceğini” belirterek, “tutsakların eyleminin daha büyük tutumla sahiplenilmesini” istedi. Karayılan, “eylemi sona erdirmenin de taleplerin karşılanmasıyla mümkün olduğuna” dikkat çekerken, “sorumluluğun ise AKP’de olduğuna” işaret etti.

‘Kürtler grevcilerle bütünleşmeli’

Karayılan, “Kürt halkı kendi evlatlarının hayatlarını ortaya koyarak verdikleri bu mesajı elinin tersiyle iten Türk sömürgeciliğine karşı tutum sahibi olmalıdır. Sadece halkımız bu eylemselliğe sahip çıkmalı, demiyorum; halkımızın, cezaevlerinde geliştirilen bu eylemi kendi eylemi olarak görüp, tümüyle bu eylemle bütünleşmelerini belirtiyorum” diye konuştu.

Öcalan’da değil AKP’de...’

Murat Karayılan, “açlık grevinin sonlandırılmasına ilişkin topun PKK Lideri Abdullah Öcalan’a atılmasını da doğru bulmadıklarını” belirterek, “Açlık grevini sona erdirmek ve şehadetlerin önüne geçmek, tutsakların isteklerini yerine getirmekle mümkündür. Sorumluluk AKP hükümetindedir” dedi.

Mazlumların yolundan...

“Zindanlarda bulunan arkadaşlar tamamen kendi inisiyatifleri ve kararları temelinde bu eylemselliğe girişmişlerdir” diyen Karayılan, şunları ifade etti: “Bu konuda dışarıdan iletilmiş herhangi bir görüş, öneri ve karar durumu söz konusu değildir. Mevcut eylemsellik kararlaşması tamamen arkadaşların kendi yoğunlaşmaları ve öz kararları sonucu gelişmiş bulunmaktadır. Zaten PKK olarak geleneğimizde dışarıdan zindanlara, ‘şunu yapın, bunu yapın’ biçiminde talimat gönderme tarzı yoktur. Bu yüzden hemen her dönemde zindanlardaki hareketin kadro ve sempatizanları kendi inisiyatifleriyle hareket etmişlerdir. Nasıl ki 1982 sürecinde Mazlum’lar, Ferhat’lar, Kemal ve Hayri’ler kendi kararlarıyla eyleme girişmişlerse, bugün de aynı şekilde bu direnişe girmiş bulunan Kürdistan halkının değerli evlatları, hareketin kadroları kendi inisiyatif ve kararlarıyla bu eyleme başlamışlardır.”

‘Barışın yolunu gösteriyorlar’

KCK Yürütme Konseyi Başkanı, “Bu eylemde tutsaklar kendileri için bir şey istememektedir. Sanırım tutsaklar ilk kez cezaevi koşullarına veya cezaevlerindeki uygulamalara dönük değil de ülke koşullarına dönük böylesi büyük bir eyleme girişmiş bulunmaktadırlar” diyerek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Nedir istekleri? Önder Apo’nun özgürlüğü, anadilde eğitim ve savunma hakkıdır. Bu hakların Türkiye’de verilmesi barış ve demokratik çözüm sürecinin geliştirilmesi anlamına gelmektedir. Dolayısıyla tutsakların geliştirdiği eylem, özü itibarıyla bir barış eylemidir. Bu eylemleri, iki halkın bir arada, özgür-eşit bir tarzda yaşayabilmesi temelinde barışın nasıl gelişebileceğini gösteren bir yol haritası durumundadır.”

“Yüzlerce kişinin katıldığı açlık grevi 40. gününe girmiş bulunmakta ama Türk basını ile Türk devleti bunu görmemektedir” diyen Karayılan, “Bu başka neyle izah edilebilir. Bunun insanlıkla alakası var mıdır? Bunun hukukla ve adaletle alakası var mıdır? Bu tutsaklar Kürt oldukları ve onurlu barışı savundukları için görmezden gelinmektedirler” dedi.

Sahiplenme çağrısı

“İstenilen barış, özgür-eşit birliğe dayalı barıştır.” diyen Karayılan, “Bunun için insanlar hayatlarını ortaya koymaktadır. Herkesin bu gerçeği görmesi ve bu temelde en güçlü bir biçimde cezaevleri direnişçileriyle bütünleşerek fedakarlık yapması gerekmektedir. Ben bu temelde bütün Kürdistanlıları, barıştan ve demokrasiden yana olan tüm emek ve demokrasi güçlerini daha güçlü bir biçimde görevlerine sahip çıkmaya çağırıyorum.”

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Abdullah ÖcalanAçlık greviAdalet ve Kalkınma Partisigündem
Görüş Bildir