Dünya Basınından Özetler | 15 Mayıs 2013

 > -

İngiliz Basınından Özetler

İngiliz Basınından Özetler

İngiltere'de gazeteler bugün Rusya'nın muhbirlikle suçladığı bir Amerikalı diplomatı sınır dışı etmesini, bir Suriyeli muhalif askerin Esad yanlısı askerin kalbini yemesini ve Angelina Jolie'nin meme kanseri riski yüzünden mastektomi yaptırmasını ele alıyor.

Guardian gazetesi, dış haberler sayfalarında Rusya'nın gizli ajan olmakla ve bir Rus'u CIA saflarına çekmeye çalışmakla suçladığı bir Amerikalı diplomatı sınır dışı edeceğini yazıyor. Gazete, Rus istihbarat teşkilatı FSB'nin Ryan Fogle adlı diplomatın evinde yaptığı aramada peruklar, gözlükler ve büyük miktarda nakit para bulduğunu yazıyor.

Guardian'daki haberin devamı şöyle: "CIA ajanı olmakla suçlanan Fogle, Dışişleri Bakanlığınca persona non grata (istenmeyen kişi) ilan edildi.

Bakanlık yaptığı açıklamada 'Fogle'ın evinde tipik casusluk eşyalarına ek olarak paranın da bulunması suçüstü yakalanan bir yabancı ajanı ortaya çıkarmakla kalmıyor; buna ek olarak Amerikalılar hakkında büyük sorular doğuruyor. Soğuk Savaş dönemini andıran kışkırtıcı hareketler karşılıklı güven sağlanmasına yardımcı olmuyor.' dedi.

Skandal Rusya – ABD ilişkileri bakımından çok garip bir zamanda patlak verdi. Bir yanda Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir Putin, hükümetine güven duyulmamasından Amerika'yı sorumlu tutarken yetkililer ABD Dışişleri Bakanlığı'nın protestoculara para verdiğini iddia ediyordu. Ama diğer bir yanda Moskova ve Washington, Boston maratonuna düzenlenen bombalı saldırının ardından işbirliğini arttırmak için çalışıyordu. Zira maratona düzenlenen saldırının Rusya'nın sorunlu Kafkaslar bölgesinden iki kişi tarafından tasarlandığı düşünülüyor.

Washington'da bir Dışişleri Bakanlığı sözcüsüyse 'Moskova'daki Büyükelçiliğimizde çalışan bir yetkilinin gözaltına alındığını ama sonra serbest bırakıldığını doğrulayabiliriz' demekle yetindi ve daha fazla detay vermedi."

Telegraph gazetesi, İngiltere'deki diğer pek çok gazete gibi bugün bir kez daha Suriye'deki bir muhalif askerin ölü bir Esad yanlısı askerin organlarını yediğini gösteren, ve internette yayınlanan videoyu ele alıyor.

Rejim yanlısı askerin cesedinden organları kesip ağzına aldığı görünen Suriyeli muhalif askerin hareketlerini 'meşru şiddet' olarak tanımladığını yazıyor Telegraph. Gazetenin haberi şöyle devam ediyor:

"Abu Sakkar ismiyle tanınan Halit el-Hamad'ın hareketleri, Batı'yı muhaliflerin işlediği vahşetleri görmezden gelmekle suçlayan Suriye hükümetine koz sağladı.

İnternette yayınlanan video muhalif grubun liderini ölü bir askerin akciğerlerini kesip yerken gösteriyor. Yerken de "Beşar'ın köpekleri, Alevi askerler, yemin ederim ki kalplerini yiyeceğiz." diyor.

Time dergisine konuşan el-Hamad, askerin cep telefonunda rejim yanlısı askerlerin muhaliflere yaptıklarına dair fotoğraflar bulduktan sonra öç almaktan rahatsız olmadığını söylüyor.

Kendisi 'Cep telefonunda bir kadın ve iki kızının çıplak fotoğraflarını bulduk. Onlarlı aşağılıyordu.' diyor.

Şam'dan konuşan uzlaşıdan sorumlu bakan Ali Haydar ise bu olayın muhaliflerin gerçekleştirdiği vahşetlerden sadece biri olduğunu söylüyor: 'Uluslararası medya bunu daha yeni keşfettiyse son derece geç kalmış. Krizin başından beri Suriye'de bu tür olaylarla karşılaşılıyor. Uluslararası toplum bugüne kadar bunu kabullenmek istemedi.'"

Aynı konuda Guardian gazetesiyse bu videonun muhaliflere destek sağlamanın ne kadar akıl kârı olduğu konusunda soru işaretleri doğurduğunu yazıyor.

Arapların ve Batı'nın destek verdiği ana Esad karşıtı grup olan Suriye Muhalif Koalisyonu'nun olayı kınadığını ve sorumlunun yargılanacağına söz verdiğini belirten gazete, buna karşılık İnsan Hakları İzleme Örgütü Human Rights Watch'tan Nadim Houry'nin sözlerine yer veriyor: "Suriyeli muhaliflerin bu olayları kınamaları veya hükümet güçlerinin uyguladığı şiddeti neden göstermeleri yeterli değil. Muhalefet daha somut adımlar atmalı."

Guardian, videonun Batılı başkentlerin Özgür Suriye Ordusu'na destek verilmesi fikrini gözden geçirmesine neden olacağını yazıyor.

Financial Times gazetesi başmakalesinde, Türkiye'nin Kuzey Irak'la vardığı enerji anlaşmasını ele alıyor. Gazetenin bugünkü başmakalesi şöyle: "Petrol hisseleri alabilmek için Irak'ın kuzeyinde bulunan Kürtlerin yerel yönetimiyle Türkiye'nin bir anlaşmaya varmış olması, ülkenin PKK'yla başlatılan yakınlaşma sürecine denk bir ekonomik politika izlediğini gözler önüne serdi.

Türk liderler kuzey Irak'ı Türkiye'nin ekonomisinin doğal uzantısı olarak gördüklerini saklamıyor. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve AKP'nin üç kez seçim kazanmasını sağlayan değişim süreci, ve bölgede görülen siyasi çalkantı Ankara'nın Kürt vatandaşlarıyla yaşadığı uzun süreli zıtlaşmada eline koz verdi.

Kürt vatandaşlarla bir uzlaşı sağlanması sınırlarının ötesindeki Kürt bölgelerde Türkiye'nin siyasi nüfuzunu arttırabilir. Buna Suriye'de Beşar Esad'ın devrilmesinden sonra etkileyebileceği Kürtler de dahil.

Ama en önemlisi Ankara, bilfiil ekonomik ve siyasi bağımsızlığa yaklaşan Irak Kürdistan Federe Bölgesi'yle ilişkilerini kuvvetlendiriyor. Ama bu, Bağdat'ı uzaklaştırırken parçalanma isteyenlerin elini güçlendirebilir.

Perşembe günü Erdoğan'la görüştüğünde Obama'nın Türkiye'nin Kuzey Irak Kürt Yönetimi'yle bir anlaşmaya varmasının Irak Başbakanı Nuri el-Maliki'yi İran'a yaklaştıracağını söyleyeceğine kesin gözüyle bakılıyor.

Ama Maliki Irak'ın topluluklarını ayırmak için başkalarından çok daha fazlasını yaptı. Tahran'a yaklaştığından daha fazla yaklaşması da imkansız. Maliki, birleşik bir Irak içinde azınlıklar olan Kürt ve Sünnilere yeterince parlak bir gelecek sunabilir. Yani baskı uygulanması gereken kişi kendisi. Türkiye'de bazı yetkililer de Bölgesel Yönetim'le imzalanan anlaşmanın aynen bunu hedeflediğini söyleyecektir.

Türkiye'nin kocaman cari işlem açığı enerji ithalatına eşit. Kuzey Irak'ın gaz ve petrol yataklarına daha fazla ulaşarak ülke fiyat ve tedarikte avantajlı çıkacak.

Türkiye büyük bir oyun oynuyor. Ama Irak'a Amerika'nın girmesinden beri Osmanlı döneminde parçası olan bölgenin çözüldüğü göz önünde bulundurulduğunda bu oyun büyük riskler de taşıyor."

Son olarak Independent gazetesi, İngiltere'de yayımlanan diğer gazeteler gibi Amerikalı film yıldızı Angelia Jolie'nin meme kanseri riski yüzünden mastektomi yaptırmasını ele almış.

Ölen annesinden Angelina Jolie'nin oyunculuk isteği ve insani uğraşılara gönül vermeyi miras aldığını yazan gazete, buna ek annesinden kendisine bozuk bir genin de geçtiğini okuyucularıyla paylaşıyor.

Gazete, Jolie'nin Amerika'da yayımlanan Times gazetesine yazdığı makalede son üç aydır özel bir klinikte meme kanseri riskine karşı mastektomi ve rekonstrüksiyonu geçirdiğini söylediğini aktarıyor.

Independent, Oscar ödüllü oyuncunun başına gelenin çocuklarının da başına gelmesini ve annesiz kalmalarını istemediğini belirttiğini yazıyor, ve Hollywood'da kendisine verilen desteğin olumlu olduğunu ekliyor.

BBC Türkçe

Haberin Tamamı İçin:

Alman Basınından Özetler

NSU davasının ikinci duruşması, Berlin’de yapılan Demografi Zirvesi ve Angelina Jolie’nin göğüslerini aldırması Alman basınında geniş olarak yer bulan yorum konuları.

Münih Eyalet Yüksek Mahkemesi'nde Nasyonal Sosyalist Yeraltı davasının ikinci duruşması dün görüldü. Pforzheimer Zeitung savunma makamının davanın ertelenmesi talebinde bulunmasını şu sözlerle yorumluyor:

"Savunma makamı, NSU cinayetlerine kurban gidenlerin yakınları ve geride kalanların zararı pahasına bir tiyatro sahneliyor. Böylece sadece davanın yavaşlatılması değil aynı zamanda medyanın dikkatinin dağıtılması hedefleniyor. Neyse ki mahkeme heyeti başkanı Hâkim Manfred Götzl bu tarz hukukî güç denemelerinin etkisinde kalmayarak, ikinci duruşmanın sonunda iddianamenin okunmasına karar verdi. Böylece asıl dava başlamış oldu. Ama bu, savunma makamının hukukî çarpışmalarının sona erdiği anlamına gelmiyor."

Aynı konuyla ilgili olarak Delmenhorster Kreisblatt gazetesinin yorumu şu şekilde:

"Elbette müvekkilleri açısından en iyi sonucun çıkmasını sağlamaya çalışmak, avukatların hakkı ve görevidir. Tam da bu yüzden hâkimlerin davanın hatasız bir şekilde ilerlemesine titizlik göstermesi şarttır ki verilen hükmün gözden geçirilmesi yönünde gerekçeler doğmasın. Geride kalanların davanın hızlı bir biçimde görülmesini özlemle beklemesi gayet anlaşılırdır. Ne var ki onların adalet duygusunun yeniden tesis edilmesini sağlamak, mahkemenin değil siyasetin görevidir."

Nürnberger Nachrichten gazetesi Berlin'deki 2. Demografi Zirvesi ile ilgili olarak hükümet hakkında eleştirel bir yoruma yer veriyor:

“Eski bir atasözü şimdi yeni bir söyleyişe kavuştu: ‘Eğer meseleyi etraflıca bilmiyorsan bir çalışma komitesi kur.’ Her kim can alıcı bir konuda çözüm yolunu bilmiyor ama biliyormuş gibi yapmak istiyorsa bir zirve çağrısında bulunuyor. Almanya Başbakanı Angela Merkel’in yaptığı da sürekli olarak bu. Uyum zirvesi, enerji zirvesi, iklim zirvesi, kadın zirvesi, İslam Konferansı ve şimdi de demografi zirvesi… 45 ayda bu tarzda 45 zirve yapıldı. Buluşmanın masrafları ile getirisi arasında ters bir orantı var. Dolayısıyla ister istemez şöyle bir izlenim ortaya çıkıyor: Zirveler, siyasetin televizyonlar aracılığıyla elverişli bir şekilde sahnelenmesine yarıyor ve bu da hükümet getirisi olarak başbakana yarıyor. Hep zirve başlangıcında çekilen fotoğraflar, katılımcıların açıklamaları... Peki ya sonuçlar? Bu konuda raporlar son derece olumsuz.”

Berlin'den Die Welt gazetesi, Amerikalı Angelina Jolie’nin meme kanserine yakalanmamak için göğüslerini aldırmasını yorum sütunlarına taşıyor:

“Bazı kadınlar ‘kusursuz kadın’ rolünün adeta cisimleşmiş hali gibi görünüyorlar. Angelina Jolie de işte böyle bir kadın. Her iki göğsünü de aldırmaya karar verdi. Jolie’nin yaptırdığı gibi göğüslerin implantasyon yoluyla yenilenmesi, tüm kadınlar için tahmin edilemez derecede zor bir adım. Angelina Jolie bu şekilde birden fazla tabuyu yerle bir etmiş oldu. Vücut organlarının alınması ve yenilenmesi konusunda bugüne kadar hiçbir yıldız bu kadar açık olmamıştı. Ama aynı zamanda da bir etik sorunu gündeme getirdi, muhtemel hastalıklar konusunda bilgi veren gen testleri hayatımızı ne ölçüde belirlemeli sorusunu. Angelina Jolie mükemmel değil. Çok kişisel, çok radikal bir karara imza attı. Bu karar, kanser üzerine yapılan tartışmaları alevlendirecektir. Bu onun oynadığı belki de en cesur rol.”

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Deniz Eğilmez

Editör: Ercan Coşkun

Haberin Tamamı İçin:

Dünya Basınından Özetler

Die Welt | İki dil mecburi

Almanya Başbakanı Angela Merkel ikinci demografi zirvesinde halktan, en az bir yabancı dil öğrenmelerini istedi.
Avrupa içerisinde serbest dolaşım için daha fazla cesaret gösterilmesini talep eden Merkel, sadece yüksek eğitim alanların değil, herkesin ikinci bir dili bilmesi gerektiğini söyledi.
Başbakan Merkel ayrıca, göçmenler konusunda toplumun daha açık olmasını istedi.
Merkel, günümüzde göçmenlerin büyük bölümünün iyi eğitimli kişilerden oluştuğunu kaydetti.

The Australian | Swan’ın bütçe bombası

Maliye Bakanı Wayne Swan’ın yeni mali yıl bütçesi, yaklaşan genel seçimler sonrası ülkenin siyasi geleceğine ipotek koyabilecek saatli bir bomba gibi…
Dün açıklanan harcama ve kesintiler paketi, Eylül’deki muhtemel bir seçim yenilgisinin ardından dahi İşçi Partisi Hükümetinin damgasını ülkenin gelecek 10 yılına vurmaya hazırlanıyor.
Bütçe, önümüzdeki 6-7 yıl içinde hükümetin temel eğitim ve engellilik reformları için 22 milyar dolara yakın harcama taahhüt ederken; bunun finansmanı için aileleri, üniversiteleri, doktorları ve şirketleri hedef alan kesintiler ve vergi artışları öngörüyor.
Yeni ebeveynlere ödenen bebek ikramiyesi tarihe karışıyor. Onun yerine aile vergisi yardımlarında bazı iyileştirmeler söz konusu… Yükseköğrenim bütçesi ve hekimlerin Sağlık Bakımı primleri de kısıntıların hedefinde… Maden ve karbon vergi beklentileri aşağı doğru revize edilirken; kurumlar vergisi arttırılıyor.
Hükümetin bütçe düzenlemesinin parlamento onaylanabilmesi için, seçim kampanyalarının başlamasından önce yalnızca 18 günlük bir süre var.

The Independent | BP ve Shell, petrol fiyatlarında yönlendirme suçlamasıyla baskına uğradı

Avrupa Komisyonuna bağlı denetçiler dün aralarında BP ve Shell’in de olduğu petrol şirketlerinin ofislerine, fiyat manipülasyonu iddiasıyla baskınlar gerçekleştirdi.
BP ve Shell’in Londra ofislerinin yanı sıra Shell’in Hollanda ve Stavanger’in Norveç’teki merkezleri de eş zamanlı inceleme altına alındı. Şirketler, Londra merkezli Platts adlı bir fiyat-bildirim şirketine yaptıkları hatalı beyanlarla ham ve mamul petrol fiyatlarını olduğundan yüksek göstermekle suçlanıyor.
Avrupa genelinde akaryakıt fiyatlarının belirlenmesinde en önemli gösterge değer olan Brent petrol varil fiyatı, geçtiğimiz on yıl boyunca 75 sentten 133 sente kadar çıktı. Gösterge fiyat, şirketlerin alım satım değerlerini günlük olarak ajanslara bildirmeleriyle şekilleniyor. Gösterge fiyattaki en ufak bir değişim bütün petrol ürünlerinin fiyatlarına misliyle yansıyor. Bu durum şirketlere kazançlarını yapay biçimde şişirme olanağı sağlarken; akaryakıt tüketicilerinin giderek artan bir zarara uğramasına sebep oluyor.

Wall Street Journal Europe | AB petrol soruşturmasında dört şirketi inceledi

Avrupa Birliği rekabet kurumları petrol soruşturmasında üç petrol şirketi ve bir fiyat endeksi yayıncısı Platts’ı inceledi. Dört şirketin petrol fiyat endekslerinde tutarsızlık yaratarak haksız kazanç sağladığı düşünülüyor.
İncelemeler İngiltere, Hollanda ve Norveç’te eş zamanlı olarak yapıldı. Yetkililerle işbirliği yaptıklarını açıklayan dört şirket de tüm verilere erişim izni verdi. Şirketlerin açıkladığı fiyat endeksleri kamuya açıklanmasa da küresel petrol ticareti üzerinde büyük öneme sahip.
Şirketlerin fiyatlarla oynama yaptığı yönündeki iddialar 2002 yılından beri tartışılıyor. Bundan sonraki süreçlerde de karışıklık çıkmasını engellemek için ticari endekslerin belirlenmesinde yeni standartların getirilmesi planlanıyor.

La Repubblica | Kanser korkusuyla göğsümü aldırdım” Angelina’nın tercihi tartışma yarattı

Sinema oyuncusu Angelina Jolie kanser hastası olmadığı halde kendi isteğiyle ameliyat olarak göğüslerini aldırdı.
Yaptırdığı tetkikler sonucu, 2007 yılında 56 yaşındayken kanserden kaybettiği annesiyle aynı kanser genini taşıdığını öğrenen Jolie yüzde 87 olan riski azaltmak için bu kararı aldığını açıkladı. Aktrisin ameliyattan sonra kansere yakalanma riski yüzde 5’e düştü. Her ne kadar zengin olması çok para gerektiren bu ameliyatı olmasını kolaylaştırsa da ruhsal olarak kolay olmadı.
Ancak Jolie’nin kendi vücudu ile ilgili verdiği bu karar tıp dünyasında tartışma yarattı. Onkologlar tedbir olarak ameliyat olmak yerine başka çözümlere de başvurulabileceğini belirtirken Jolie verdiği karardan pişman olmadığını, bu kararın aynı durumdaki kadınlara örnek olmasını istediğini ifade etti.

Le Figaro | Paris’in göbeğinde kargaşa: Şok dalgası

Paris-Saint-Germain’in pazartesi akşamki şampiyonluk kutlamaları sırasında çıkan olayların ardından, İçişleri Bakanı ve Paris emniyetinin sorumluluğu sorgulanıyor. Sağ partiler, pazartesi günkü olayların sorumlusu olarak İçişleri Bakanı Manuel Valls’i işaret ederken, Bakan Valls “Kamu düzenini sağlamak, kesin sonuçları olan bir bilim değildir” diye kendini savundu. Bakan Valls, neden bu kadar turistik bir yerde kutlama yapılmasına izin verildiği sorusuna ise “Eğer bu yasaklansaydı, ne Paris-Saint-Germain takımı ne de şehir bunu kabul ederdi” diye yanıt verdi.

Le Figaro’nun görüştüğü uzmanlarda aldığı yorumlara göre ise bu kargaşanın nedenini açıklamak için beş önemli noktaya parmak basmak gerekiyor. Bunlardan ilki, polis içindeki istihbarat biriminin hataları. İkincisi, olay yerindeki polislerin sayısının, gösterici sayısına göre orantısız oluşuydu. Üçüncü bir nokta ise kutlamaların yapıldığı yerin, bunun için uygun bir yer olmayışı. Bir diğer nokta da müdahalenin gecikmesiydi. Son olarak da polisin failleri bulmakta sonuna kadar gitmemesi…

TaNea | Hangi harcamalar bizi “ele veriyor”

Maliye artık tüm mükelleflere harcamalarına göre bir vergi kostümü dikecek. Mükelleflerin harcamaları artık gelir ispatı olarak kullanılacak. Maliye, mükelleflerin gerçek gelirlerini harcamaları üzerinden hesaplayacak. Mükelleflerin tüm gelir giderleri ve mal varlıkları 15 yıl öncesine kadar araştırılacak, vergi kaçırıldığının tespit edilmesi durumunda 10 yıla kadar hapis cezası da verilebilecek. Denetimlerin yapılabilmesi için vergi dairelerinden, Bilgi Sistemleri Sekreterliği'nden, Mali Suçlarla Mücadele Birimi'nden ve üçüncü kişi ve kuruluşlardan veri toplanacak.
Denetleme sırasında dikkate alınacak harcamalar arasında, sehayat harcamaları, taksitli harcamalar, kira bedelleri, eğitim giderleri, yüksek faturalar, tadilat masrafları, yeni elde edilen mal varlığı bedelleri de olacak.

Yomiuri Shimbun | Yeniden üretimli tıp ürünlerine hızlı onay

Hükümetin meclisin onayına sunacağı Japon Tıp kanunu ve tıbbi ilaçlar ile ilgili kanun tasarısının detayları açıklandı.
Tasarı ile iPS kök hücreleri kullanılarak üretilecek tıbbi ilaç ve gereçlerin onaylanması işlemlerinin hızlandırılarak klinik tedavi amaçlı kullanılmasına olanak sağlanacağı açıklandı.
Yasa tasarısının bu ayın 24’ünde meslise sunulması bekleniyor. Yanık vakalarında hastaların kendi kök hücrelerinin kullanılarak tedavi edilmesi daha önce onaylanmıştı. Hastanın kendi kök hücrelerinin kullanılması durumunda, vücudun yeni dokuları reddetme riski bulunmuyor.

TRT Türk

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Adalet ve Kalkınma PartisiAkaryakıtAleviAlmanyaAmerika Birleşik DevletleriAngela MerkelAngelina JolieAnkaraAvrupa BirliğiBarack ObamaBaşbakanBeşer EsadBilimCasusDiyetİngiltereIrakİranJaponyaKanserNorveçParis Saint GermanPolisRecep Tayyip ErdoğanRusyaSavaşSinemaSuriyeTRTTiyatroVladimir Putinkadınlarolayoyunvergi
Görüş Bildir