Kılıçdaroğlu'ndan ÖYM'ler ile İlgili Açıklama

 > -

"3. Yargı Paketi Cumartesi Meclis'te"

"3. Yargı Paketi Cumartesi Meclis'te"

AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş 3. Yargı Paketi'nin Cumartesi Meclis'te görüşüleceğini söyledi

AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş,...

Haberin Tamamı İçin:

Erdoğan istedi; ÖYM'ler kalkıyor

Erdoğan istedi; ÖYM'ler kalkıyor

Haber detayları için lütfen kaynak adresine tıklayınız.

Haberin Tamamı İçin:

Hükümetin ÖYM Adımına CHP'den Destek

Hükümetin ÖYM Adımına CHP'den Destek

Haber detayları için lütfen kaynak adresine tıklayınız.

Haberin Tamamı İçin:

Başbakanlık'ta 3.5 Saatlik Zirve

Başbakanlık'ta 3.5 Saatlik Zirve

Başbakan Erdoğan özel yetkili mahkemelerin kaldırılmasıyla ilgili hukukçu kurmaylarıyla bir görüşme yaptı.

Özel yetkili mahkemelerin yerine terör mahkemelerinin kurulmasıyla ilgili çalışmalar hızlandırıldı. Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, özel yetkili mahkemelerin yerine terör mahkemelerinin kurulmasıyla ilgili çalışmanın 3’üncü yargı paketine yetiştirilmesi için hızlandırıldığını bildirdi. Öğleden sonra Başbakan Erdoğan, Adalet Bakanı Sadullah Ergin ve Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ’la biraraya geldi.

Bozdağ: Benim açıklamam değil
Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, dün sabah saatlerinde basında yer alan özel yetkili mahkemelere yönelik haberlere ilişkin ‘’Zannedersem bir açıklama yaparken, benim fotoğrafımı yanına koyma gereği duydular, ama benim bu konuda herhangi bir basın mensubuna bir açıklamam yoktur’’ dedi. AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş’ın, önergenin Cumartesi günü Meclis’e geleceğine ilişkin açıklamasının hatırlatılması üzerine de Bozdağ, ‘’3. yargı paketi içinde 250. madde ve devamıyla ilgili iki madde var bildiğim kadarıyla. Çalışma henüz devam ediyor’’ dedi.

Haberin Tamamı İçin:

‘Bazıları Kendini Allah Sanıyor’

‘Bazıları Kendini Allah Sanıyor’

AK Partili Adalet Komisyonu Başkanı İyimaya'dan sert eleştiri...

Başbakan Erdoğan’ın hukukçu kurmaylarıyla yaptığı ÖYM toplantısında; arama, tutuklama gibi kararları verecek “özgürlük hakimleri”nin işbaşı yapmasını öngören bir model gündeme geldi. Toplantıya damga vuran ise İyimaya’nın “Bazı hakimler kendilerini Allah sanmaya başladı” sitemi oldu.
BAŞBAKAN Tayyip Erdoğan önceki gece hukukçu kurmaylarıyla bir araya gelerek 3.5 saatlik bir toplantı yaptı. Toplantıda Adalet Komisyonu Başkanı Ahmet İyimaya’dan ilginç bir çıkış geldiği öğrenildi. İyimaya “Biz yargıyı vesayetten kurtarmak için düzenlemeler yaptık ama bazı hâkimler kendilerini Allah sanmaya başladı.
Amerika’da da 1903’lerde böyle bir durum olmuştu. Hâkimler devleti gibi bir görüntü oluşmuştu. Hâkimlerin hukuka uyması gerekir” dedi. Edinilen bilgiye göre toplantıda özel yetkilimahkemelerin (ÖYM) önemli bir görev yaptığı ancak uygulamada yaşanan sorunların giderilmesi için yeni bir yapıya ihtiyaç duyulduğu da vurgulandı. Bu çerçevede üç temel ilke üzerinde görüş birliği sağlandı:
- ÖYM’ler yetkilerinin sınırlanacağı yeni birmodele dönüştürülecek, böylece terör ve örgütlü suçlarlamücadelede zaafiyet oluşmayacak.
- Yeni kurulacak mahkemelerin kişi hak ve hürriyetlerini sınırlayıcı faaliyetlerinin demokrasiye gölge düşürmemesi için ‘izin’ mekanizması güçlendirilecek. Bunun için terörmahkemelerinde kimlerin hangi usulle yargılanabileceği konusunda MİT Müsteşarı Hakan Fidan örneğinde olduğu gibi yeni bir düzenleme yapılacak.
- Başbakan Erdoğan yeni düzenleme ile devameden davaların düşeceği gibi bir izlenime yol açılmamasını istedi. Son olarak Ergenekon ve Balyoz gibi özel yetkili mahkemelerin baktığı davaların düşmesine yol açacak bir düzenleme olmaması kararlaştırıldı.

Haberin Tamamı İçin:

Özel Yetki 'Ergenekon'dan Sonra

Özel Yetki 'Ergenekon'dan Sonra

Haber detayları için lütfen kaynak adresine tıklayınız.

Haberin Tamamı İçin:

Özel Yetikili Mahkemeler kalkıyor

Özel Yetikili Mahkemeler kalkıyor

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, özel yetkili mahkemelerin kaldırılmasıyla ilgili yaptığı açıklamada, "Devam eden davalarda yeni hükümler geçerli olacak" dedi. Bozdağ, davaların etkilenmeyeceğini, savunmanın güçleneceğini söyledi.

Haberin Tamamı İçin:

“Devam Eden Davalar Etkilenmeyecek”

“Devam Eden Davalar Etkilenmeyecek”

Bekir Bozdağ, özel yetkili mahkemelerle ilgili konuştu.

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, özel yetkili mahkemelerin kaldırılmasının ardından, mevcut davaların hiçbirinin olumsuz etkilenmeyeceğini söyledi.

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Mecliste özel yetkili mahkemelerle ilgili soruları cevapladı.

Bozdağ, Bu mahkemeleri kuran Ceza Muhakemeleri Kanununun, 250, 251 ve 252'nci maddelerinin kaldırılacağını söyledi.

Başbakan Yardımcısı, "9 tane özel yetkili ağır ceza mahkemesi var. Bundan sonra özel yetkileri olmayacak. İhtisas mahkemeleri devam edecek, ancak usule ilişkin imtiyazları aldırılacak" dedi.

Devam eden davaların olumsuz etkilenmeyeceğini belirten Bozdağ, "Ağır ceza mahkemeleri yeni usule göre çalışmalarına devam edecek. Savunmayı güçlendiren önemli adımlar atıyoruz" diye konuştu.

Haberin Tamamı İçin:

ÖYM’ler Tarih Oluyor

ÖYM’ler Tarih Oluyor

TMK’da yapılan değişiklikle, özel yetkili mahkemelerin yerini ağır ceza mahkemeleri alıyor. Terör, anayasal düzen ve devlete karşı işlenen suçlar ile uyuşturucu ve kaçakçılık suçlarıyla ilgili ağır ceza mahkemeleri ihtisas mahkemeleri olarak görevlendirilecek

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın kaldırılması yönünde verdiği talimat doğrultusunda özel yetkili mahkemeler (ÖYM) tarih oluyor. TBMM Genel Kurulu’nda görüşülmeye başlanan, 3. Yargı Paketi’ndeki Terörle Mücadele Kanunu’nda (TMK) yapılacak değişiklikle, özel yetkili mahkemelerin yerini ağır ceza mahkemeleri alacak.

Ağır ceza mahkemeleri yeni düzenlemelerle yola devam edecek. Balyoz, Ergenekon ve KCK gibi davalara bakan ÖYM’ler bu dosyaları karara bağlayıncaya kadar işlevlerini sürdürecek. Ak Parti’nin hazırladığı diğer önergelerle de Balyoz davasındaki avukat krizi ve Kemal Aktaş’ın milletvekilliğinin düşürülmesini engellemesine ilişkin düzenlemeler gerçekleşecek.

Genel Kurul’da; icra kararları, danıştay yetkileri, basın suçları ve yargılamaya ilişkin önemli düzenlemeler içeren 3. yargı paketi temel kanun olarak 4 bölüm halinde dün görüşülmeye başlandı. ÖYM’lere ilişkin düzenleme çalışmaların Genel Kurul’da tasarı görüşmeleri yürütüldüğü sırada da devam etti. ÖYM’lere ilişkin düzenlemenin kendilerine verilmemesini eleştiren muhalefet partilerine sözlü bilgilendirme yapıldı.

Özgürlük hakimi uygulaması

Hazırlanan ÖYM düzenlemesi, tasarının, TMK’nın 10. maddesini düzenleyen 74. maddesinde gerçekleştirilecek. Önergeye göre, kaldırılacak olan ÖYM’lerin görevlerini Ağır Ceza Mehkemeleri üstlenecek. Terör, anayasal düzen ve devlete karşı işlenen suçlar ile uyuşturucu ve kaçakçılık suçlarıyla ilgili ağır ceza mahkemeleri ihtisas mahkemeleri olarak görevlendirilecek. Özgürlük hâkimi uygulaması devreye girecek. Buna göre, soruşturma ve kovuşturma sırasında tutukluluğun devamı, tutuklama, dinleme ve teknik takip gibi özgürlükleri sınırlayacı talepler, davaya bakan hakimler dışında, başka bir hâkim tarafından karara bağlanacak.

Mevcut davalara geçici madde

Hazırlanan başka bir önergeyle, ÖYM’lerin kaldırılmasının hala görüşmeleri sürdürülen Ergenekon, KCK ve Balyoz gibi davaların etkilenmemesi için tasarıya geçici madde eklenmesi öngörülüyor. Böylece mevcut ÖYM’ler, bu dava dosyalarını karara bağlayıncaya kadar mevcudiyetini sürdürecek. ÖYM’lerin kalkmasını içeren düzenlemenin yasalaşmasıyla birlikte bu mahkemeler baktıkları dosyalarla ilgili görevsizlik kararı veremeyecek ve mahkemelerde yeni dava açılamayacak. Ağır ceza mahkemeleri yeni düzenlemeler doğrultusunda hareket edecek.

Başbakan’ın iznine bağlanacak

Asker ve sivil bürokratlar hakkında soruşturma ve kovuşturma açılması iki gruba ayrıldı. Buna göre, Terör, darbe gibi anayasal düzene ve devlete karşı işlenen suçlar ile uyuşturucu kaçakçılığı gibi suçlar izne tabi olmadan doğrudan soruşturulup kovuşturulabilecek. Bunların dışında kalan suçlar için genel hükümler doğrultusunda değerlendirme yapılacak. Böylece her kurumun teşkilat yasasında yer alan izin istemi devreye girecek.

İzin sistemine dönülecek

Yürürlükteki Ceza Muhakemesi Kanunu’nun(CMK) 250. maddesine göre sıfat ve memuriyetleri ne olursa olsun herkes hakkında savcılar doğrudan soruşturma açabiliyor. Önergeyle yapılacak düzenleme, CMK’nın 250., 251. ve 252. maddeleri Terörle Mücadele Yasası’na aktarılacak. Görevi, sıfatı ve memuriyeti ne olursa olsun terör, anayasal düzene karşı suçlar ve uyuşturucu kaçakçılığı dışında herkes hakkında savcıların doğrudan soruşturma açması düzenlemesi metinden çıkarılacak. Böylece izin sistemine dönülmüş olunacak. Ancak yapılacak düzenleme eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ ve kuvvet komutanlarını etkilemeyecek. İzin sistemi, bundan sonraki davalarda uygulanabilecek.

Balyoz’da “avukat” krizine çözüm

Hazırlanan bir başka önergeyle Balyoz davasında yaşanan “avukat” krizi çözülüyor. Önerge, duruşmalarda hâkimler, cumhuriyet savcısı, zabıt katibi ve müdafilin hazır bulunmasını şart koşan CMK’nın 188. maddesini değiştiriyor.

Buna göre, yasa maddesine, “Ancak cumhuriyet savcısının esas hakkındaki mütalaasının zorunlu müdafiin de hazır bulunduğu duruşmada açıklanmış olması veya bu mütalaanın zorunlu müdafie yazılı olarak tebliğ edilmiş olması durumlarında, çocuklar hakkında görevlendirilmiş olanlar hariç olmak üzere, hukuken kabul edilebilir bir mazereti olmayan zorunlu müdafiinin yokluğunda da karar verilebilir” hükmü eklenerek, sanık avukatlarının duruşmalarda hazır bulunması şartı kaldırılacak. Çocuklar hakkında görevlendirilmiş olanlar hariç olmak üzere, hukuken kabul edilebilir mazereti olmayan zorunlu müdafiinin yokluğunda da mahkemelerin karar vermesinin yolu açılacak. İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi geçtiğimiz günlerde, protestoda bulunarak Balyoz Davası’nda duruşmaya girmeyen sanık avukatlarının yerine yeni avukat tayin etmediği ve anayasanın 138. maddesine aykırı davrandığı gerekçesiyle İstanbul Baro Başkanlığı’nda tayin işleriyle görevli kişiler hakkında suç duyurusunda bulunulması için Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı’na yazı yazılması kararı vermişti. Avukat krizi nedeniyle davanın görüşmesi bir türlü geçilemiyor.

Aktaş krizi aşılacak

Pakette yapılacak bir başka değişiklikle, 2 yıllık hapis cezası kesinleşen Bağımsız Milletvekili Kemal Aktaş’ın milletvekilliğinin düşürülmesinin önü kesilecek. Hazırlanan önergeyle, CMK’nın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını düzenleyen 231. maddesinde değişiklik yapılarak, ceza sınırı 2 yıldan 3 yıla çıkartılacak.

Böylece TBMM Başkanlığı, “hukuki inceleme yaptırıyoruz” diyerek Genel Kurul’da okutturmadığı Aktaş kararını, bu değişikliği lehe yorumlayarak dönem sonuna bırakabilecek.

Öcalan’a yeniden yargılama yolu mu?

Haberin Tamamı İçin:

3. Yargı Paketinde İlk Gün

3. Yargı Paketinde İlk Gün

Yaklaşık 16 saat süren ilk günün ardından görüşmelere bugün saat 14'te devam edilecek.
Özel yetkili mahkemelerin, tasarının 3. bölümünde verilecek bir önergeyle kaldırılması bekleniyor.
Yargıyı hızlandırmayı amaçlayan 3. yargı paketi toplam 110 maddeden oluşuyor. Temel kanun olarak 4 bölüm halinde görüşülen tasarının 2 bölümü kabul edildi.
3'üncü bölüme geçildiğinde, muhalefetin görüşmeleri engellemek için sık sık yoklama istemesi sebebiyle AK Parti grubu Genel Kurul'dan ayrıldı. Bunun üzerine Meclis başkanvekili Mehmet Sağlam, saat 14'te toplanmak üzere oturumu kapattı.
Görüşmelere 3. bölümdeki 54. maddeden devam edilecek. Özel yetkili mahkemeleri kaldırmaya yönelik önergenin ise 74. maddede verilmesi bekleniyor.
İlk iki bölümde kabul edilen maddelerden öne çıkanlar şunlar:
-Lüzumlu ev eşyası ile borçluların mesleğini sürdürebilmesi için gerekli olan eşya haczedilemeyecek.
-İcra ve iflas dairelerinde para ile temas kesilecek.
-Her türlü nakdi ödeme banka hesaplarına yatırılacak.
-Hacizli malların satış ilanı elektronik ortamda da yapılabilecek.

Haberin Tamamı İçin:

ÖYM'ler Yerine Bölgesel Ağır Ceza Mahkemeleri Geliyor

ÖYM'ler Yerine Bölgesel Ağır Ceza Mahkemeleri Geliyor

AK Parti'nin önergesinde terörle mücadele suçları için Bölgesel Ağır Ceza Mahkemeleri öngörülüyor.

AK Parti değişiklik önergesini Meclis Başkanlığı'na sundu.

Önergeye göre CMK 250, 251, 252. madde hükümleri kaldırılıyor.

Haberin Tamamı İçin:

ÖYM'ler Artık Yok

ÖYM'ler Artık Yok

Haber detayları için lütfen kaynak adresine tıklayınız.

Haberin Tamamı İçin:

Hukukta yeni canavarlar yaratmayalım!

Hukukta yeni canavarlar yaratmayalım!

Vatan Gazetesi'nden Mine Şenocaklı, eski Yargıtay Başkanı Prof. Sami Selçuk ile ÖYM'ler hakkında konuştu. Selçuk, " Kimseye olağanüstü, hukukun olması gerektiğini söylediğinin dışında yetkiler veremezsiniz. Verirseniz, bu sefer başka canavarlar yaratırsınız, hukuku ortadan kaldırırsınız... " dedi.

Prof. Sami Selçuk ile yapılan söyleşi şöyle:

  • Hocam, siz uzun zamandır “Özel Yetkili Mahkemeler hemen kaldırılmalı” diyorsunuz. Sonunda kaldırılıyor...

Burada konu şudur; Türkiye vaktiyle Devlet Güvenlik Mahkemeleri’ni kaldırdı ama aslında kaldırmadı. Özel Yetkili Mahkemelere dönüştürdü. DGM’ler, Türk hukukunun, Türk yargısının başına dertler açmıştır. Neden derseniz, DGM’lere verilen yetkiler, normal, olağan bir hukukun çok üstündeydi. Sorun buradaydı. Şimdi aynı sorun, ad değiştirmek suretiyle ÖYM’lerde devam ediyor. Çünkü Türkiye bu mahkemeleri kurmakla hukukun temel ilkeleriyle bağdaşmayan düzenlemelere gitti. Yani hukukun peşine düşmedi, yasanın peşine düştü.

  • Biraz açabilir misiniz?

Hukuk başka şeydir, yasa çıkartmak başka şeydir. Hukuk, yasayı belirler. Yasa, hukuku belirlemez. Siz istediğiniz gibi bir yasa çıkarırsanız onun adı hukuk olmaz, yasal düzenleme olur. Bu mahkemelerin yetkileri çoktu ve bu yetkiler ‘suçsuzluk karinesi ilkesi’, ‘kuşkudan sanık yararlanır ilkesi’, ‘silahların eşitliği ilkesi’ ve ‘adil yargılanma ilkesi’ gibi hukukun temel ilkelerine tersti.

  • Suçsuzluk karinesi nedir?

Suçsuzluk karinesi, ‘suçluluğu kesinleşinceye dek her insan suçsuzdur’, eski deyişle ‘beraat-i zimmet asıldır’ ilkesi. Hükümlülük kararı verilmediği sürece bir tutuklu aklanabilir, hüküm de giyebilir... Kuşkudan sanık yararlanır ilkesi ise şudur; eylemli sorunlarda yargıç kanıt konusunda kuşkulanırsa suçlanan kişiden yana davranır. Yani o olayı kanıtlanmış saymaz. Silahların eşitliği ilkesi ise, iddia ve savunma arasındaki dengeyi sağlar. Terazi işlevini görür. Adil yargılanma ilkesi de, herkesin yansız, bağımsız bir yargı organı önünde yargılanma hakkını güvence altına alır. Ama bu ilkeler uygulamada gözetilmiyor. Yakınmalar da bundan doğuyor zaten ve yargıya güven azalıyor. Özetle, adil yargılanma hakkı çiğneniyor. Bu arada en önemlisi de hukukun amacı adaleti kotarmaktır. Ama burada adalet, yasanın emrine girdi. Görünüşte bir adalet vardı. Bugün yapılan düzenlemelerde dikkat ediyorum, düşçü görüşler ortaya atılıyor.

  • Ne gibi?

Düş görüyor insanlar. Hayır, hukuk düş görmez. Hukuk düş gördüğü zaman canavarlar yaratır. Türkiye bugün bunun acılarını yaşıyor. Bu bakımdan kesinlikle bu mahkemelerin kaldırılması zorunlu. Nitekim 1975 yılında Anayasa Mahkemesi bu mahkemelerle ilgili düzenlemeyi iptal etmişti. İptal edince Türkiye telaşa kapıldı. Bir grup insan koşa koşa bu mahkemeleri icat eden Fransa’ya geldi. 1975’te ben Fransa’daydım. Orada bir yüksek eğitim kurumunun yüksek lisans derslerini izliyordum. Büyükelçilik tarafından onlara eşlik ve çevirmenlik etmem istendi. Birlikte Fransız Adalet Bakanlığı’na gittik. Gelenler arasında, bir yargıtay üyesi, Adalet Bakanlığı’ndan iki genel müdür ile İstanbul ve Ankara başsavcıları vardı. Orada üç uzman, Devlet Güvenlik Mahkemesiyle ilgili uzun uzun bilgi verdi bize. En sonunda ben, “Bu mahkemeden memnun musunuz?“ diye bir soru yönelttim. “Birçok sorun var” dedi uzmanlardan biri.

  • De Gaulle zamanında kurulmuştu bu mahkemeler değil mi?

Evet. Sonra Mitterrand’ın ilk işi, ölüm cezasıyla birlikte bu mahkemeyi kaldırmak oldu 1981’de. Bizse bütün dünyaya karşı hiç utanmadan ‘Adlarına Özel Yetkili Mahkeme diyelim’ dedik ve DGM’leri kaldırdığımızı ilan ettik. Kendimizi mi, dünyayı mı, yoksa hukuku mu kandırıyoruz?

  • Sanki şimdi de aynı şey oluyormuş gibi... Özel Yetkili Mahkemeler kaldırılıyor ama başka bir adla bu mahkemeler görevlerine devam edecek gibi...

Türkiye, bu mahkemeleri Fransa’yı taklit ederek aldı. Oysa Fransızlar bu mahkemeden çok yakınıyordu. Ve üstelik Türkiye, Fransa’nın düzenlemesini kötü bir biçimde aldı. Bir kere bu mahkemeler olağanüstü yetkilere sahipti. Ama ‘mahkemeler’ demem yanlış. Çünkü Fransa’da tek mahkeme vardı. Bütün örgütüyle Paris’teydi bu mahkeme. Diyelim ki Cannes’da suç işlendi, bütün örgütüyle oraya gider, olaya el koyardı. Yani mobil, haraketli bir mahkemeydi. İncelemesini, yargılamasını yerinde yapar, bitirirdi. Bizse birçok yerde bu mahkemeleri kurduk.

  • Bunun sakıncası nedir?

Birçok yerde mahkeme kurarsanız ve yetkiler de fazla olursa, son birkaç yıldır Türkiye’de yaşanan sıkıntıları yaşarsınız. Sonra, Özel Yetkili Mahkemeler diyorsunuz ama AB hiçbir zaman bunları onaylamadı. Bu mahkemeler yüzünden Türkiye’nin başı çok derde girdi. Çünkü ihlaller oldu. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde Türkiye hem çok ağır bir şekilde eleştirildi hem de mahkum oldu. Bütün bunları görerek ve mahkemelerin adını değiştirerek, mesela ‘terör mahkemesi’ diyerek yeni bir mahkeme kurmak benim kanaatimce hukukta düş görmektir. Hukukta düş gördüğünüz takdirde, hukuk yaratmazsınız, canavar yaratırsınız. Bu yanlıştır. Yasalar hukukun hizmetinde olmalı. Hukuku kimse kullanmamalı. Sonuçta yasal bir düzenleme yaparsınız ama bu hukuka uygun olmaz, demin söylediğim ilkelere ters düşer. Bunun için Türkiye bu mahkemeleri derhal kaldırmalıdır!

Cumhurbaşkanı’nı ve Başbakan’ı yanıltıyorlar!

  • Ve tümden?

Evet. Kimileri telaşlanıyor, adeta kabus görüyor. “Biz bu mahkemeleri kaldırırsak Ergenekon davası ne olacak?” diye. Yok öyle bir şey. Bu mahkemeleri kaldırdığınız zaman hukuk normal bir biçimde işlemeye başlayacak. Bugün yaşanan sıkıntılar, ki bu sıkıntılar iktidarı da rahatsız edici bir boyuta gelmiştir, bunlar ortadan kalkacak, herkes rahatlayacak ve yargıya güven artacak. Hiçbir suç kovuşturmasız kalmaz. Dolayısıyla, “Bu mahkemeler kalkınca ihtilale teşebbüs suçlarına hiç kimse bakmayacak” demek saçmalıktır. Suç, suçtur. Derhal savcı el koymak zorundadır. Savcının burada takdir yetkisi yoktur. Savcı görevini yapmak zorundadır. Onun için kimse telaşlanmasın, ÖYM’ler kalktığı zaman diğer mahkemeler eldeki davaları sürdüreceklerdir.

  • Peki ya hep eleştirilen davaların uzun sürmesi konusu?

Eğer terör suçlarında hızlandırma isteniyorsa, ceza yargılamasındaki bazı maddelere buna ilişkin düzenlemeler getirilebilir, ekler yapılabilir. Ama yeni, başka bir mahkeme kurmak yanlıştır. Bir de sık sık şu söyleniyor; “Efendim bunlar uzmanlık mahkemeleri!” Bu çok saçma bir şey. Suçun uzmanlığı olmaz. Suç, suçtur. Her suçta aranan olmazsa olmaz ögeleri her yargıç bilmek zorundadır. Suç eylemine el koyduğunuz zaman yargılama her zaman aynı biçimde yapılır. Bunlar kamuoyunu aldatıcı bilgilerdir. Eğer bunlar doğru bilgiler diye bazı makamlara iletiliyorsa, ki bence Cumhurbaşkanı ve Başbakan hukukçular tarafından yanıltılmaktadır, bu durum tam bir boşboğazlıktan ibarettir. Aile Mahkemesi ya da Çocuk Mahkemesi ayrı bir konudur. Ama bu öyle değil, suç. Bitti!

  • Peki Fransa’da da bizdeki gibi bir örnek yaşandı mı? MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın ifade vermeye çağrılması gibi...

Ben somut örneklere girmek istemiyorum. Genel bir değerlendirme yapıyorum ve şunu söylüyorum; hukuk düş görmez. Hukuk, düş görmeden düzenlenmek zorundadır. Hukuk, düş görmeye başlarsa akıl bir tarafa bırakılmış olur. Aklın yerine duygular geçer ve yeni canavarlar yaratılır. Korkarak, ürkerek, duygusallığa kapılarak hukuk oluşturamazsınız. Yasa çıkarırsınız ama artık o hukuk değildir. Hukuk düş görürse canavarlar yaratır.

  • O zaman, eğer söylendiği gibi, ÖYM’ler yerine, terör ve darbe suçlarına bakmakla görevli bölgesel mahkemeler kurulursa yeni canavarlar yaratılabilir?

Evet. Dediğim gibi, böyle bir düzenlemeye gerek yok. Mevcut mahkemeler bunları çözer. Türkiye’de savcının takdir yetkisi yoktur. Herhangi bir suçu hangi yolla olursa olsun, gazetede okur, yanından geçerken kulağıyla birinin konuşmasını duyar, bu durumda derhal eyleme el koymak zorundadır. Biz buna hukukta ‘zorunluluk ilkesi’ diyoruz. Onun için hiç kimse kendisini aldatmasın, yeni canavarlar yaratmaya da yeltenmesin. Bunlar yanlış, Türkiye’yi güç durumda bırakıyor. AB’ye aday bir Türkiye’nin böyle şeylere kalkışması son derece yakışıksız ve tedirgin edici.

  • Prof. Ergun Özbudun, “Üzerinde elma çakısı bile olmayan bir kulüp başkanı şiddet örgütünün başı olmaktan 10.5 aydır hapiste. Hangi silah, hangi örgüt? Bu hiç inandırıcı değil!” demişti. Siz ne diyorsunuz?

Sayın Özbudun doğru söylüyor. Demin anlatmak istediğim bu zaten. Ben somut örnek vermek istemiyorum. Ama yetkiler fazla olduğu için maddelerin yorumları da bu doğrultuda yapılıyor. Bakıyorsunuz, şapkadan tavşan çıkıyor! Bu durum zoraki yorumlara, gereksiz tutuklamalara yol açıyor. Bunların hepsi yanlış. Ve tümü bu mahkemelerden ve verilen yetkilerden kaynaklanıyor. Elbette bu yetkileri kullanan insanlar ellerinde büyük yetkiler olunca şu soruyu kendilerine soruyor; “Bu yetkiler bana neden verildi? O zaman benim bu yetkileri kullanmam daha doğru olur!” Yani zaman sürekli olarak suçsuzluk karinesinin, silahların eşitliği ilkesinin aleyhine işliyor. Adil yargılanma ilkesi yerden yere vuruluyor. Daha ne diyeyim! Onun için bence yönetenler gerçek hukuku dile getiren bilim adamlarına kulak versinler.

Bugünkü sıkıntılardan ders almalıydılar

  • Özel Yetkili Mahkemeler kaldırıldığında pek çok tutuklunun serbest bırakılacağı söyleniyor...

Hayır, böyle bir şey yok. Yeni mahkeme bakar, ister tutukluluğu kaldırır, ister kaldırmaz. Şimdiden kestiremezsiniz. Bakın, düş görerek düzenleme yapıyorlar dedim. Düş görerek düzenleme yapılmaz. Yok efendim, bu mahkemeler kalkacakmış, Ergenekoncular da kurtulacakmış! Bunlar saçma sapan laflar. Eğer ortada bir suç varsa, hiçbir savcı ve yargıç bu sonucu görmezlikten gelme yetkisine sahip değildir. Gördüğü takdirde suç işlemiş olur. Hukuk yaratılmaz. Ceza usulü, ceza yargılaması, ceza yasası değişmiyor ki! Eylem suçsa o yasalara göre gereği yapılacaktır.

  • Silivri’deki mahkeme kalkar mı?

Dediğim gibi, somut üzerinden konuşmak istemiyorum. Normal, bilinen mahkemeler bunları yargılamaya devam edecekler. Kararlar ne olur, bunları şimdiden söyleyemeyiz. Özel Yetkili Mahkemeler kalktı diye ille de beraat kararı çıkacak diye bir şey yok ki, suç varsa gereği yapılacaktır.

  • Siz İlker Başbuğ’un hep Yüce Divan’da yargılanması gerektiğini söylüyorsunuz. Onun durumunda bir değişiklik beklenebilir mi?

Bunları şimdiden bilemem. Dosyadaki verilere, kanıtlara bağlı bu. Ama Yüce Divan’da yargılanması zorunlu. Çünkü başsavcı görev ve yetki kavramını birbirine karıştırmıştır. Orada görevi kötüye kullanma diye bir suç yok. Yetkiyi kötüye kullanmadır o. Bir genelkurmay başkanı, görev yaparken kendisine verilen yetkileri aşmışsa, bu yetkiyi kötüye kullanma suçu olur ve görevi nedeniyle sadece Yüce Divan’da yargılanır. İlker Başbuğ, Genelkurmay Başkanı sıfatıyla kendisine verilen bu yetkiyi genişleterek kullanmıştır deniliyor. İddia budur. Onun için bu dava kesinkes Yüce Divan’ın işidir. Bu konudaki görüşümde hiçbir değişiklik yok.

  • Peki Özel Yetkili Mahkemelerin hukuk sistemimize en olumsuz etkisi ne oldu sizce?

Özel Yetkili Mahkemeler, adalet sistemini, yargı sistemini çok bunalttı. Bunaltmanın da ötesinde yargıya olan güveni çok sarstı. Ben açıkça bir şey söylemek istiyorum; DGM’ler ya da ÖYM’ler, adı ne olursa olsun, bu mahkemeler hukukun öngördüklerinin, olması gerekenlerin üstünde yetkilere sahiptir. Bu mahkemeler kaldığı sürece Türkiye’de hiç kimse özgür değildir. Bu en sade yurttaştan başbakana, cumhurbaşkanına kadar böyle. Nitekim bu olay hükümet tarafından da hissedildi, bir değişiklik yapıldı biliyorsunuz. Şimdi de daha kötüsünün yapılma olasılığından korkuyorum. Çünkü daha başka şekillere büründürme ve bunda direnme izlenimi yaratılıyor. Oysa bugünkü uygulamadan ve sıkıntılardan ders almalıydılar.

  • Yani kötüyü düzeltmeye çalışırken daha kötü bir düzenleme mi yaratılıyor?
Haberin Tamamı İçin:

Yırtılan Önerge Kavga Çıkardı

Yırtılan Önerge Kavga Çıkardı

Haber detayları için lütfen kaynak adresine tıklayınız.

Haberin Tamamı İçin:

'Tutuklu Vekiller' Önergesi Kabul Edilmedi

'Tutuklu Vekiller' Önergesi Kabul Edilmedi

TBMM Genel Kurulu'nda, “3. Yargı Paketi” tasarısı üzerinde, CHP , MHP ve BDP 'nin, tutuklu milletvekillerinin tutuksuz yargılanmalarına imkan sağlayacak önergeleri kabul edilmedi.

Genel Kurul'da “3. Yargı Paketi” olarak adlandırılan tasarının 97. maddesi üzerinde CHP , MHP ve BDP ayrı ayrı, “12 Haziran 2011 tarihinde yapılan Milletvekili Genel Seçimlerinde milletvekili seçilen ve halen TBMM üyesi olan tutuklu milletvekilleri, tutuksuz yargılanmak üzere salıverilir” ibaresini içeren önerge verdi.

Haberin Tamamı İçin:

3. Yargı Paketi TBMM’den Geçti

3. Yargı Paketi TBMM’den Geçti

Tasarı, Meclis Genel Kurulu'ndan geçerek yasalaştı. Tasarının Meclis Genel Kurulu'nda görüşmeleri tamamlandı. Adalet Bakanı teşekkür konuşması yapıyor.

Haberin Tamamı İçin:

Özel yetkili mahkemeler kaldırıldı

Özel yetkili mahkemeler kaldırıldı

Kamuoyunda, ''3. Yargı Paketi'' olarak bilinen düzenleme yasalaştı. Düzenlemeye göre, özel yetkili ağır ceza mahkemeleri kaldırıldı.

Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun Tasarısı, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilerek yasalaştı.
Kanuna göre, özel yetkili mahkemeler kaldırıldı. Özel yetkili mahkemelerde açılan davalar, kesin hüküm verilinceye kadar, bu mahkemelerde görülmeye devam edecek.
TMK kapsamına giren suçlar dolayısıyla açılan davalar, Adalet Bakanlığı'nın teklifi üzerine, HSYK tarafından yargı çevresi birden çok ili kapsayacak şekilde belirlenecek illerde görevlendirilecek ağır ceza mahkemelerinde görülecek.
Bu davalarda yetkisizlik veya görevsizlik kararı verilemeyecek, TMK'nın 10. maddesinin, kavuşturmaya ilişkin hükümleri, bu davalarda da uygulanacak.
TCK'nın ''Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak'', ''Anayasayı ihlal'', ''Yasama organına karşı suç'', ''Hükümete karşı suç'', ''Türkiye Cumhuriyeti Hükümetine karşı silahlı isyan'', ''silahlı örgüt'', ''silah sağlama'' ve ''suç için anlaşma'' maddelerinde düzenlenen suçlar hakkında, görev sırasında veya görevinden dolayı işlemiş olsa bile, Cumhuriyet savcılarınca doğrudan soruşturma yapılacak.
Kişiler arasında haberleşmenin ve özel hayatın gizliliğini ihlal edenlere verilen cezalar artırılacak.

AA

Haberin Tamamı İçin:

ÖYM'ler Artık TMK Bünyesinde

ÖYM'ler Artık TMK Bünyesinde

Türkiye ’nin Ergenekon , Şike, KCK gibi ünlü davalar nedeniyle tartıştığı Özel Yetkili Mahkemelerin dayanağı olan Ceza Mahkemeleri Kanunu’nun (CMK) 250. Maddesi, aynı ifadelerle Terörle Mücadele Kanunu’nun(TMK) 10. Maddesine eklendi. Geçmişte CMK 250. maddeye göre Ağır Ceza Mahkemeleri görevlendirecek olan HSYK, şimdi de TMK 10. maddeye dayanarak özel ağır ceza mahkemeleri belirleyecek. Eski dönem ile yeni dönem arasındaki en önemli değişiklik, yeni özel yetkili ağır ceza mahkemelerinin kararlarına yapılacak itirazların benzer bir üst mahkemede değil, bu iş için özel belirlenmiş hâkim tarafından sonuçlandırılacak olması. 15 - 18 yaş arası çocukların özel Ağır Ceza Mahkemelerinde yargılanmasına da son verildi.

Anlamak neden zor?

Geçici maddelerle mevcut ÖYM’lere ve bu mahkemelerde görevli özel yetkili yargı mensuplarına ellerindeki dosyalar bitene dek dokunmak da zorlaştı.

Türkiye ’de adalet sisteminde önemli değişiklikler öngören hükümler, 3. Yargı paketi olarak adlandırılan Torba Yasa Tasarısı’na Genel Kurul aşamasında verilen önergelerle eklendiğinden, nerede hangi değişiklik yapıldığını anlamak zorlaştı. Önce yapılanı özetlemekte yarar var:

1- İlk önerge ile Tasarının 104. Numaralı çerçeve maddesindeki ‘yürürlükten kalkan yasa maddelerine’ “CMK 250,251 ve 252 nci maddeleri” ifadesi eklendi. Böylece Bu maddeler CMK’dan çıkarılmış oldu. Aynı önerge ile TMK’nın 3 ve 9. Maddeleri de kaldırılmış oldu.

2- İkinci önerge, Tasarının 74. Maddesini değiştirdi ve TMK’nın 10. Maddesini baştan sona değiştirmiş oldu.

3- Üçücüncü önerge Tasarının geçici 1. Maddesindeki bir fıkraya basın yoluyla işlenmiş suçlarda hükmün geri bırakılması halinde ‘hak yoksunluğu’ yaşanmayacağı ifadesi eklenerek Bağımsız milletvekili Kemal Aktaş’ın kesinleşmiş cezası nedeniyle milletvekilliğinin düşürülmesinin önüne geçildi.

4- Dördüncü önerge ile iyi halli hükümlülere bir yıl önceden denetimli serbestlik şansı getirilirken, aynı zamanda ÖYM’lerde süren mevcut davaların TMK 10. Maddesine göre oluşturulacak Ağır Ceza Mahkemelerindeki usüllere göre süreceği hüküm altına alınmış oldu. Böylece ÖYM’lerdeki 22 bin dosyanın yeni dönemden etkilenmemesi sağlanmış oldu.

5- Beşinci ve son önerge ile de sadece mahkemelerce toplatma ve yasak kararı verilen kitapların değil, mülki amirlerin ve diğer makamların verdiği yasak ve toplatma kararlarının da hükümsüz hale gelmesi hükme bağlandı.

ÖYM ilk önerge ile gitti, ikinciyle geldi

İlk önerge ile kaldırılan CMK 250. Maddede “a) Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen uyuşturucu veya uyarıcı Madde imal ve ticareti suçu, b) Haksız ekonomik çıkar sağlamak amacıyla kurulmuş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde cebir ve tehdit uygulanarak işlenen suçlar, c) İkinci Kitap Dördüncü Kısmın Dört, Beş, Altı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar (305, 318, 319, 323, 324, 325 ve 332 nci Maddeler hariç), Dolayısıyla açılan davalar; Adalet Bakanlığının teklifi üzerine Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca yargı çevresi birden çok ili kapsayacak şekilde belirlenecek illerde görevlendirilecek ağır ceza mahkemelerinde görülür” deniliyordu. Bu madde ikinci önerge ile TMK’nın 10. Maddesinin 1. ve 4. Fıkralarına aynen eklendi. TMK 10. Maddenin yeni halindeki diğer fıkralar ve eski yerleri şöyle:

  • 2.fıkra: Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay’ın yargılayacağı kişilere ilişkin hükümler ile askeri mahkemelerin görevlerine ilişkin hükümler saklıdır.(Bu hüküm kaldırılan 250. Maddenin 3. Fıkrasının sonunda aynen vardı)

  • 3.fıkra (a) bendi: Soruşturma Kapsamında HSYK tarafından bu suçların soruşturma ve kovuşturmasında görevlendirilen cumhuriyet savcılarınca bizzat yapılır. Bu Cumhuriyet savcıları, Cumhuriyet Başsavcılığınca başka mahkemelerde veya işlerde görevlendirilemez. (Bu madde kaldırılan CMK 251. maddenin ilk fıkrasında aynen yer alıyordu.)

  • 3.fıkra (b) bendi: TCK 302, 309, 311, 312, 313, 314, 315 ve 316. Maddelerinde düzenlenen (hükümete, devlete ve TBMM ’ye karşı) suçlar hakkında görev sırasında veya görevinden dolayı işlenmiş olsa bile Cumhuriyet Savcıları doğrudan soruşturma yapılır. MİT Hariç (Bu madde de kaldırılan CMK 251. Maddede aynen yeralıyordu)

  • 5.Fıkra: TCK’nın 305, 318, 319, 323, 324, 325 ve 332. Maddeleri hariç olmak üzere, İkinci Kitap Dördüncü Kısım, 4,5,6 ve 7. bölümlerde(TMK 10. Maddenin görev alanına giren) suçlarda CMK’da öngörülen tutuklama süresi iki kat olarak uygulanır. (Bu madde de kaldırılan CMK 252. Maddede aynen vardı.

Yeni TMK 10. maddede, eski 10. maddedeki soruşturma usüllerine ilişkin bazı maddeler yerini korurken, adalet sistemine yepyeni bir kavram getirildi: Özgürlük ve tutuklama hakimi.

Fransa Ceza Mahkemesi Kanunu’nun 24. Maddesinde ‘judge of freedom and detention” kavramıyla yer alan bu uygulamaya göre, TMK 10. madde kapsamında yargılama yapacak mahkemelerin kararlarına yapılacak itirazları artık aynı yetkilere sahip üst mahkemeler değil, özel atanmış hakimler karara bağlayacak. Bu hakimlerin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarını referans alması en büyük hedef.

Çocuk yargılanmayacak

Taş atan çocuklar olarak bilinen çocukları yakından ilgilendiren TMK 9. maddesi kaldırılınca “Bu suçlardan 15 yaşın üzerindeki çocuklar hakkında açılan davalar da bu mahkemelerde görülür” ifadesi de düşmüş oldu. Yeni TMK 10. maddede ise “Çocuklar bu madde hükümleri uyarınca kurulan mahkemelerde yargılanamaz; bu mahkemelere özgü soruşturma ve kovuşturma hükümleri çocuklar bakımından uygulanmaz” hükmü yer aldı. Böylece 18 yaşından küçükler TMK mahkemelerinden kurtulmuş oldu. CMK 250. maddenin taşındığı TMK 10. madde, bazı olumsuz uygulamalara son verdi. Fiilen uygulanmasa da yasada olan olağanüstü hallerde gözaltı süresinin 7 gün olması durumu bitti. İletişim tespiti, gizli soruşturmacı ve teknik takip olanakları ‘suç işlemek için örgüt kurma’ zanlıları için kullanılmayacak.

Yeni yargı paketinde neler var?

  • Mahkûmiyet hükmünün infazı ertelenen kişi hakkında bu mahkumiyete bağlı olarak herhangi bir hak yoksunluğu doğmayacak.

  • Koşullu salıverilmesine bir yıldan az süre kalan ve açık ceza infaz kurumunda bulunan iyi halli hükümlüler talep ederlerse cezanın koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmını denetimli serbestlikle geçirebilecek.

  • ‘Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak’, ‘Anayasayı ihlal’, ‘Yasama organına karşı suç’, ‘Hükümete karşı suç’, ‘ Türkiye Cumhuriyeti Hükümetine karşı silahlı isyan’, ‘silahlı örgüt’, ‘silah sağlama’ suçlarında görev sırasında veya görevinden dolayı işlemiş olsa bile doğrudan soruşturma yapılacak.

  • Gözaltı süresi, yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilmesi için zorunlu süre hariç, yakalamanın ardından itibaren 48 saat saati geçemeyecek.

  • Örgütlü işlenen uyuşturucu ticareti, ekonomik çıkar sağlamak, cebir ve tehdit uygulanarak işlenen suçlarla ilgili açılan davalar, ağır ceza mahkemelerinde görülecek.

  • Kişiler arasındaki haberleşmenin gizliliğini ihlal eden kişi, 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacak. Haberleşme içeriklerini ifşa edenlere, 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası verilecek.

Haberin Tamamı İçin:

Bozdağ'dan ÖYM'lerin kaldırılmasıyla ilgili merak edilenler

Bozdağ'dan ÖYM'lerin kaldırılmasıyla ilgili merak edilenler

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, ”Türkiye, özel yetkili ağır ceza mahkemelerini kaldırıp yeni ağır ceza mahkemelerini kurmak suretiyle ayrıcalıklı mahkemelerden ihtisaslaşmış mahkemelere doğru geçiş yaptı” dedi.

TRT Haber’de Özel Gündem programına katılan Bozdağ, Aziz Yıldırım’ın tahliyesiyle ilgili bir soru üzerine kararın hayırlı olmasını diledi.

Yıldırım’ın uzun zamandır tutuklu olduğunu ve yargılandığını anlatan Bozdağ, ”Şimdi tahliye oldu, hürriyetine kavuştu, hayırlı olsun diyoruz, mahkemenin takdiridir” diye konuştu.

Yargılamalar sırasında tutuklamanın istisna, hürriyet içinde yargılamanın esas olması gerektiğini dile getiren Bozdağ, şöyle devam etti: ”Mahkeme bir yandan hapis cezası verirken, bir yandan tahliye kararını da verdi. Bu da esasında bizim söylediğimizi doğrulayan bir şey. Yargıtay aşaması var, oradan ne olacağı belli değil. Tahliye kararı vermesi lazım. Yargılama sırasında da tutuksuz yargılama kararı verip yargılamayı tutuksuz devam ettirebilirdi ama mahkeme bunu tercih etmedi.

Mahkemenin uygulamasına baktığınız zaman mahkeme yargılamayı tutuklu yaparken, mahkumiyet verdikten sonra tutuksuz yargılama kararı vermiş olmasını ben önemsiyorum. Mahkemenin kendi geçmiş tutumuyla çelişse bile doğru bir karar olarak değerlendiriyorum. İnşallah tüm yargılamaların, tabii istisnalar hariç olmak üzere yargılamaların tutuksuz yapılması esastır. Tutuksuz yargılamalar, daha doğru bir yargılama ortaya koyabilir. İnsanlara kendilerini savunma konusunda daha fazla imkan verebilir. Bu yüzden yargılamaların tutuksuz yapılması her zaman doğru tercihtir.”

-”Özel yetkileri neredeyse tamamıyla ortadan kaldıran bir düzenleme”-

Bozdağ, ”Özel yetkili mahkemeler neden kapandı. Tartışılan bir başka nokta da alelacele kapatılması, bunu nasıl değerlendiriyorsunuz” sorusu üzerine, özel yetkili mahkemelerin Türkiye’de sadece bugün değil uzunca bir zamandır tartışma konusu olduğunu ifade etti.

Bu mahkemelere, kullandığı özel yetkiler nedeniyle toplumun her kesiminden yoğun eleştiriler geldiğini dile getiren Bozdağ, yapılan düzenlemeyle özel yetkili mahkemelerin ortadan kaldırıldığını ve ihtisas mahkemelerinin oluşturulduğunu belirtti.

Düzenlemenin esasında ihtisas mahkemelerini ortadan kaldıran bir düzenleme olmadığına işaret eden Bozdağ, şunları kaydetti: ”Yeniden bir ihtisas mahkemesi oluşturuyor ama yapılan düzenleme özel yetkileri neredeyse tamamıyla ortadan kaldıran bir düzenleme. Ceza Muhakemesi Kanunu 250, 251, 252. maddelerde ki fıkralara baktığınız zaman o fıkraların içinde pek çok özel yetkiler var. Bir de Terörle Mücadele Kanunu’nun 10. maddesi içinde de diğer mahkemelerde olmayan özel yetkiler, imtiyazlar var. Yapılan bu düzenlemeyle yargılaması ihtisas mahkemesini gerektirecek suçlarla ilgili yine ağır ceza mahkemeleri oluşturuldu. Terör suçları, uyuşturucu ve organize suç örgütleriyle ilgili yargılamaları, bu mahkemeler görecek bundan sonra. Ama bu mahkemelerin kullanacağı usul, diğer suç soruşturma ve kovuşturmalarında kullanılacak usul neyse aynısı. Ceza mahkemesindeki usulu, onlar da uygulayacak. Yapılan düzenleme nedir derseniz, özel yetkili mahkemeleri özel yapan yetkilerin neredeyse tamamına yakınını kaldırdık, özel yetkileri ortadan kalktı, mahkemenin diğer mahkemelere göre ayrıcalıklarını kaldırdık.

-”Hakim ve savcıların suçlar konusunda uzmanlığı esas”-

İhtisas mahkemelerinde, mahkemeyi yöneten hakimin ve savcıların suçlar konusunda uzmanlığının esas olduğunu vurgulayan Bozdağ, ”Yoksa kullandığı yetkileri diğerlerinden farklılaştığında, ayrıcalıklı mahkeme oluyor, ihtisas mahkemesi olmuyor. Esasında biz ayrıcalıklı mahkemelere son verdik, ihtisas mahkemesi oluşturduk ve özel yetkileri, ayrıcalıkları da ortadan kaldırdık” diye konuştu.

Düzenlemeyle savunmanın da güçlendirildiğini vurgulayan Bozdağ, ”Savunma gerçekten güçlendirildi ve yargılama sırasında silahların eşitliği ilkesi çerçevesinde savunmanın aleyhine olan, yargı görevi yapanların elini güçlendiren önemli imtiyazlar ve ayrıcalıklar ortadan kaldırıldı ki insanlar kendilerini daha rahat savunabilsin” dedi.

-Devam eden davalar-

Bozdağ, düzenlemenin, ”eski mahkemelerin aynen devam ettiği şeklinde takdim edilmesinin” de son derece yanlış olduğuna işaret etti.

Devam eden mahkemeler için sürecin nasıl olacağına ilişkin soru üzerine Bozdağ, davaların, görüldüğü mahkemede devam etmesi yönünde yasaya geçici bir hüküm koyduklarını söyledi.

Ergenekon, Balyoz gibi yargılamaların, aynı mahkemede devam edeceğini dile getiren Bozdağ, şöyle konuştu: ”Ankara’da, 12 Eylül davasıyla ilgili yargılama başladı. 12 Eylül darbesiyle ilgili yargılama da şu anda devam eden mahkemede sürecektir. Bunun sebebi şu, bu mahkemeler bu konuda ihtisaslaşmış. İki, şu ana kadar yargılamalar için soruşturma yapıldı, onlarca klasörlük dosya var. Bu dosyaların oradan alınıp yeni mahkemelere verilmesi halinde davalar fevkalade uzayacak, bu da ayrı bir haksızlığa yol açacaktı. Bir de oradan alıp başka yere verdiğiniz zaman insanların adalete duygusu da zedelenir. Bu yüzden bu davalar, yargılandıkları mahkemelerde görülmeye devam edecek. Bu mahkemeler, hüküm kesinleşinceye kadar görevini sürdürecek. Yargıtay’a gitti bozdu, yine aynı mahkemeye gelecek. Onlar karar verecek. Ama soruşturma aşamasında olanlar, savcıların elinde olan dosyalar, yeni görevlendirmeler yapılana kadar, mevcut savcılar tarafından yürütülecektir. O görevlendirmeden sonra yeni savcılar o dosyalara devam edecektir. Çünkü bunlar daha hazırlık aşamasında olduğu için burada herhangi bir sorun, sıkıntı olmayacaktır.

Belki kamuoyunun bildiği davalardan 28 Şubat süreciyle ilgili soruşturma şu anda söz konusu. Onu zannedersem henüz davası açılmadı. Bu soruşturma belki farklı bir savcı tarafından yürütülebilir. Belki şu anda soruşturmayı yürüten savcılar bizzat HSYK tarafından görevlendirilebilir, yine onlar yürütebilir. Bir tek burada bir farklılık olabilir” dedi.

Bozdağ, ”Yeni baştan yargılama söz konusu olabilir mi” sorusuna ise ”Hayır, yeni baştan yargılama olmaz, kaldığı yerden devam edecek” yanıtını verdi.

-”Karalama kampanyasına dönüştürüldü”-

Bekir Bozdağ, ”Yeni uygulamayla darbe, terör gibi davaların nasıl görüleceğinin” sorulması üzerine, 250, 251, 252. maddeler yürürlükten kalktığında darbe suçlarını işlediği iddia edilen kişilerin hepsinin tahliye olacağı, davaların biteceği, KCK soruşturmaları veya terörle mücadele kapsamındaki yargılamaların ortadan kalkacağı, terörle mücadelenin zayıflayacağı yönünde haksız eleştiriler yapıldığını ifade etti.

Bozdağ, ”AK Parti Hükümetleri, ülkenin milli iradesine saygısızlık yaptığı, bu konuda suç işlediği iddia edilen kişilerle ilgili onların lehine bir lahza olsun nefes alıp vermez” dediklerini hatırlatarak, sözlerini şöyle sürdürdü: ”Ama maalesef karalama kampanyası yürütüldü. Kimi iftiralar da bu kampanyanın içerisinde atıldı. Bizim açıklamalarımıza rağmen bir takım havalar yaratılmaya çalışıldı. Sanki AK Parti kendi menfaatini bilmiyor da başkaları AK Parti’nin menfaatini biliyormuş gibi bir takım şeyler söylendi. Parti kendi ayağına kurşun sıkmakla itham edildi. Çok haksız eleştiriler yapıldı ve bu konu çarpıtıldı, karalama kampanyasına da dönüştürüldü.”

-”Bu konu, geçici değil kalıcı hükümle düzenlendi”'

Türkiye’nin birliği ve beraberliğiyle alakalı konularda, terörle, silahlı terör örgütüyle ve darbe teşebbüsüyle ilgili suçlarda lehte herhangi bir düzenlemeyi kesinlikle düşünmediklerini ifade eden Bozdağ, şöyle devam etti: ”Bunlarla ilgili kovuşturma ve soruşturmalar hangi usulle devam ediyorsa bundan sonra da aynı usulle devam edecek. Bunu defalarca açıkladık. Yapılan düzenlemeye bakarsanız 10. madde içerisinde, orada geçici bir hüküm değildir yani silahlı terör örgütü, ülkenin bölünmez bütünlüğü aleyhine suçlar ve Meclis’e, Hükümet’e karşı suçlar, silahlı isyan, silahlı örgüt vs. gibi suçlara baktığınızda, bunların tamamı doğrudan soruşturmaya tabi suçlardır. Bu konu, geçici değil kalıcı hükümle düzenlendi.” Türkiye kamuoyunun yapılan yasal düzenlemeyi gördüğünü belirten Bozdağ, ”Bizim ne demek istediğimiz gayet açık. Bundan sonraki süreçte bu davalar, özel yetkileri olmayan, ayrıcalıklı durumda olmayan, diğer mahkemelerle aynı usulü kullanan ancak kovuşturdukları suçlar konusunda uzmanlaşmış hakim ve savcılar tarafından görülecektir” dedi.

Bozdağ, ”Şu anda Türkiye, özel yetkili ağır ceza mahkemelerini kaldırıp yeni ağır ceza mahkemelerini kurmak suretiyle ayrıcalıklı mahkemelerden ihtisaslaşmış mahkemelere doğru geçiş yaptı” diye konuştu.

-”Yargıda çift başlılık olmaz”-

Haberin Tamamı İçin:

Kılıçdaroğlu'ndan ÖYM'ler ile İlgili Açıklama

Kılıçdaroğlu'ndan ÖYM'ler ile İlgili Açıklama

Kılıçdaroğlu: AYM'ye götürmek için hukukçularımız inceliyor. Cumhuriyet Halk Partisi, içerisinde özel yetkili mahkemelere ilişkin düzenlemenin de bulunduğu 3'üncü yargı paketini Anayasa Mahkemesi'ne götürme sinyali verdi.

Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu, " hukukçularımıza inceletiyoruz " dedi.

Kemal Kılıçdaroğlu, Meclis'te 3'üncü yargı paketine ilişkin soru üzerine, yasayı Anayasa Mahkemesi'ne götürme konusunda CHP'li hukukçuların inceleme yaptığını açıkladı.

Kılıçdaroğlu, Beşşar Esed'in bir Türk gazetecisine verdiği röportajda, Türk uçağını Suriye karasularında düşürdükleri iddiasını da, " biz devletimizin verdiği bilgilere güveniriz " sözleriyle değerlendirdi.

CHP Genel Başkanı, teröristbaşı Öcalan'ın Adalet Bakanlığına gönderdiği ve içeriğinde, "BDP ile PKK beni aldatıyor, bunlarla görüşmem " ifadelerinin yer aldığı mektuba ilişkin olarak da "Varsa çıkarsınlar görelim " yorumunda bulundu.

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Abdullah ÖcalanAdalet ve Kalkınma PartisiAnkaraAvrupa BirliğiAziz YıldırımBalyoz DavasıBarış ve Demokrasi PartisiBaşbakanBaşbakan YardımcısıBekir BozdağBeşer EsadBeşir AtalayBilimCumhuriyet Halk PartisiDanıştayDarbeErgenekonFransaGenelkurmay Başkanıİlker BaşbuğİstanbulKemal KılıçdaroğluKitapMilliyetçi Hareket PartisiRecep Tayyip ErdoğanSuriyeTRTTercihTerörTürkiye Büyük Millet MeclisiUyuşturucuYargıtaydenetimli serbestlikgündemolaytahliye
Görüş Bildir