Babacan: 'G-20 Toplantılarında Görüş Ayrılığı Oluştu'

-
5 dakikada okuyabilirsiniz

Babacan, AB'nin Ekonomik Geleceğinden Umutsuz

Babacan, AB'nin Ekonomik Geleceğinden Umutsuz

Babacan, AB’nin ekonomik geleceğinden umutsuz IMF-Dünya Bankası Yıllık Bahar Toplantıları kapsamında ABD'nin başkenti Washington'da bulunan Ali Babacan, toplantıların geleceğe dönük güven açısından bir katkı sağlanamadığını söyledi.

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, ABD gezisinin son gününde gazetecilere açıklamada bulundu. Babacan, Amerika Ticaret Odası ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) ortak program dahilinde 3 günde 3 eyalet gezdiklerini ifade etti. Daha sonra IMF-Dünya Bankası Yıllık Bahar Toplantıları için Washington’a gelen Babacan burada G20 Ekonomi Bakanları toplantısına da katıldı.

Babacan, bu yılki bahar toplantılarının küresel ekonominin enteresan olduğu bir dönemine gerçekleştiğini söyledi. Dünya’da büyüme beklentilerinin azaldığını, Avro bölgesinde ise negatif bir büyüme beklendiğini hatırlatan Babacan, Avro’nun genel toparlanma konusunda en problemli yer olduğunu belirtti.

Görüşmelerde bankacılık sektörü ve finans sektörünün nasıl iyileştirilebileceği ve güçlendirilebileceği görüşüldüğünü vurgulayan Babacan, “Bankacılığı da değerlendir. AB’de daha ortak bir bankacılık düzenleme ve denetleme çerçevesine ihtiyaç olduğu konuşuldu. Madem, Avrupa merkez bankası likidite ihtiyacı olan bankaya bunu sağlıyor. O zaman daha merkezi bir yapıyla bu bankalar denetlenmeli ve düzenlemede AB genelinde bir düzenleme olmalı gibi bir görüş var.” dedi.

En çok tartışılan konulardan bir tanesinin ülkelerin uygulayacağı maliyet politikası olduğunu kaydeden Babacan, daha önceki G20 toplantılarda mutlaka borç stokunun azaltılması gerektiği bunun için de bütçe açıklarının öngörülür bir biçimde düşürülmesi konusunda ortak kanaat olduğunu söyledi. Bu yıl gerçekleşen toplantılarda mevcut kanaatin gevşediğini gördüğünü ifade eden Babacan, “Nasıl olsa borçlanma ile ilgili bir sorun yok. Merkez bankaları da parayı basıyor. Bizde rahat borçlanabiliyoruz. Dolayısıyla bu bütçe açıklarını hemen düşürmesek de biraz daha bu işi ertelesek şeklinde bir görüş var.” ifadelerini kullandı.

Bu görüşün IMF tarafından ihtiyatlı destek gördüğünü bazı ülkelerin ise geçmişte verilen taahhütlere işaret ederek bunun son derece yanlış olduğunu söylediğini belirten Babacan, bu durumun sonuç bildirgesine de yansıdığını aktardı.

Babacan, finans sektörünün olağan üstü basılan parayla, merkez bankalarının sağladığı likiditeyle yüzdürülmesi sonucu kısa vadede çok büyük riskler olmadığını ama orta ve uzun vade için nasıl bu krizden çıkılacağı ile ilgili henüz somut bir sonucun olmadığının altının çizdi.

2013 yılının belirsizliklerle dolu bir yıl olacağını söyleyen Babacan, “Türkiye’ye dönerken bu toplantılar öncesine göre daha geleceğe güvenle bakmamızı beraberinde getirecek bir sebep yok açıkçası. Toplantılarda geleceğe dönük güven açısından bir katkı sağlanabilmiş olmadı.” dedi.

Görüşmelerde Türkiye’nin de tekliflerinin olduğunu bildiren Babacan, gelişmenin güven ile olabileceğini kaydetti. Merkez bankalarında para basarak veya bütçe açığıyla devlete para harcatarak ancak kısa vadeli bir büyüme sağlanabileceğini vurgulayan Babacan şöyle devam etti: “Sürdürülebilir büyüme ve istihdam yaratan büyüme ancak güvenle olabilir. Güven için de bir ülkenin ileride ne yapacağının açıklanması lazım. Ekonomik programının olması lazım. Şu anda ABD’de böyle bir şey görmüyoruz. Daha 2013 bütçesi ne olacağı belli değil. Gelecek ile ilgili hiçbir şey yok ortada. Onu vurguladık. Mutlaka böyle bir şey yapılması lazım.” dedi.

Dünya Bankası ve IMF ile ilişkilerin çok farklı bir boyuta geldiğini de kaydeden Babacan, bu kuruluşların Türkiye ile olan ilişkilerinden çok memnun olduğunu ifade etti. Babacan ayrıca IMF’ye olan borcun bir ay içinde kapanacağını bundan sonra kendilerinin kredi kullandırmaya başlayacağını kaydetti.

Haberin Tamamı İçin:

Babacan: 'G-20 Toplantılarında Görüş Ayrılığı Oluştu'

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, ''Bu sefer G-20 toplantılarında görüş ayrılığı oluştu'' dedi.

G-20 ve IMF-Dünya Bankası Bahar Toplantıları'nı değerlendiren Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, G-20 Ekonomi Bakanları ve Merkez Bankası Başkanları toplantısında bu kez görüş ayrılıklarının oluştuğunu belirterek, ''Özellikle büyük ekonomilerle ilgili bir miktar yönsüzlük var, daha önceki toplantılarda verilen kararların, ortak duruşların dahi bu toplantılarda biraz gevşediğini gördüm. Bu da bir miktar kaygı verici bizim için, 2013 yılı belirsizliklerin çok olacağı bir yıl olacak'' şeklinde konuştu.

Toplantılarda geleceğe dönük güven açısından bir katkı ortaya çıkmadığını kaydeden Babacan, ''Bu nedenle bizim de Türkiye olarak çok çok dikkatli gitmemiz gerekecek önümüzdeki dönemde, farklı senaryolara hazır olmamız gerekecek'' ifadelerini kullandı.

Babacan, ''Her ne kadar dünya ekonomisinde birden bire olağanüstü çöküş ihtimali azaldıysa da orta ve uzun vade için krizden nasıl çıkılacağıyla ilgili henüz somut, elle tutulur sonuç yok'' diye konuştu.

Türkiye takdir topluyor ve örnek gösteriliyor

''Diğer ülkelerde görülen 'şartlar değişti, sözümden cayıyorum' gibi ekonomi yönetimine biz alışık değiliz'' diyen Babacan, şöyle devam etti:

''Biz 10 yıldır hükümet olarak Türkiye ekonomisini böyle yönetmedik. Belki de onun için farklılaştık, çok şükür Türkiye artık takdir topluyor, başka ülkeler için örnek gösteriliyor. Türkiye'deki ortam ve sonuçlar da bu nedenle çok şükür çok farklı.''

''Dünya Bankası bizimle ilişkilerden çok çok memnunlar. Tabiri caizse yere göğe sığdıramıyorlar. Türkiye deyince hepsinin gözlerinin içi gülüyor hem IMF tarafında hem de Dünya Bankası tarafında'' ifadelerini kullanan Babacan, ''Dünya Bankası, Türkiye'nin farklı alanlardaki reformlarını bir araya getirerek 'Türkiye Reform Kataloğu/Koleksiyonu' gibi bir kitap serisi hazırlayacak'' şeklinde konuştu.

Babacan, Jack Lew ile görüştü

Washington'daki temasları kapsamında ABD Hazine Bakanı Jack Lew'un yanı sıra ABD yönetiminin farklı bakanlıklarından oluşan karma heyetle de bir görüşme yapan Babacan, ABD ile AB arasındaki Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı süreci ile ilgili olarak, ''Türkiye'nin de bu resmin parçası olması gerektiğine yönelik farkındalığın bu kadar erken aşamada, daha onlar müzakereye başlamadan oluşması çok güzel'' dedi.

Varlık barışı konusu

Basın toplantısında, varlık barışıyla ilgili soruyu da yanıtlayan Babacan, sadece yurt dışına yönelik bir varlık barışı olacağını kaydederek, artık Avrupa'da olsun vergi cennetlerinde olsun tutulan paranın eskisi kadar emniyette olmadığını söyledi.

Babacan, Türkiye'nin göreceli cazibesinin 2009'a göre 2013 yılında daha fazla artmış durumda olduğunu belirterek, ''Bizim beklentimiz böyle bir kapı açtığımızda yine bir miktar daha Türkiye'ye giriş olacaktır diye tahmin ediyoruz'' dedi.

Suriye'deki kimyasal silahlar

Dış politika konularını da değerlendiren Babacan, Suriye'deki kimyasal silahlar ile ilgili olarak, ''Esed rejimi zaten gidecek ama kendisini daha da çabuk bitirecek bir seçeneği kendi eliyle yapacağını pek zannetmiyorum. Ancak zaten tükeniyorsa o tükenme anında ne yapacağı belli olmayabilir'' ifadelerini kullandı.

''Suriye konusunda tek taraflı bir şey yapmadık, yapmayız da bundan sonra'' diyen Babacan, Türkiye'nin Irak politikası ile ilgili olarak ise ''Bizim en son görmek istediğimiz şey, en son arzu ettiğimiz tablo, Erbil ile Bağdat'ın birbirinden uzaklaşmasıdır'' şeklinde konuştu.

Babacan, Türkiye-İsrail ilişkilerine dair bir soru üzerine de şunları söyledi:

''Türkiye ve İsrail'in bölgede beraber yapabileceği pek çok konu var aslında. Bundan sonraki dönemde İsrail'in, problemler üreten, problemlerin parçası değil, çözüm üreten, çözümlerin parçası bir ülke olması gerektiğine inanıyorum.''

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Ali BabacanAmerika Birleşik DevletleriAvrupa BirliğiBaşbakanBaşbakan YardımcısıBeşer EsadIMFIrakİsrailKitapMerkez BankasıSuriyeTOBBvergi
Görüş Bildir