Tell Tayinat’ın Dev Heykeli

-
2 dakikada okuyabilirsiniz

Tell Tayinat’ın Dev Heykeli

Tell Tayinat’ın Dev Heykeli

Antakya’daki Tell Tayinat kazısı geçtiğimiz günlerde önemli keşiflere sahne oldu. Yaklaşık İÖ 1000-738 yıllarına tarihlenen Geç Hitit dönemi krallığı Patina’nın başkenti yukarı Kunulua Kalesi’nin anıtsal girişinde yeni kalıntılar ortaya çıkarıldı. Buluntular arasında eşsiz, anıtsal boyutlarda bir insan figürü ile kabartmalı bir sütun altlığı yer alıyor.

Her ikisi de bazalttan işlenen eserlerin, kaleye girişi sağlayan yapı kompleksi boyunca uzanan, yüzeyi taş döşeli koridorun altına ritüel amaçlı gömüldükleri düşünülüyor. Bel hizasının hemen üstünden baş kısmına kadar olan yüksekliği 1,5 metreye ulaşan figür dik duran bir insanı canlandırıyor. Toplam vücut yüksekliği olasılıkla 3,5-4 metreyi bulan sakallı erkek figürünün oldukça iyi korunagelmiş kakma gözleri siyah ve beyaz taşlardan yapılmış. Heykelin saçları, detaylı bukle serileriyle çizgisel şekilde sıralanarak boneli hale getirilmiş. Dirsekten öne doğru uzatılmış kollarında, her biri aslan başlarıyla bezeli, ikişer bilezik bulunuyor. Sağ elinde bir mızrak diğerinde ise bir buğday sapı tutan figürün göğsünü hilal biçimli bir pektoral süslüyor. Muhtemelen Suppiluliuma’nın savaş ve başarılarının anlatıldığı uzun hiyeroglif Luvi yazıtı, heykelin arka kısmını kaplıyor.

Büyük insan heykelinin yakınında bulunan yarı dairesel sütun altlığı yaklaşık 1 metre yükseklikte, 90 santimetre çapında. Altlığın önyüzünde kanatlı boğa figürü yer alırken sol kenarında bir sfenks betimlemesi bulunuyor. Altlığın sağ kenarının düz ve bezemesiz bırakılması bu kenarın olasılıkla bir duvara yaslandığını gösteriyor.

Tell Tayinat’ta açığa çıkarılan kapı kompleksi, çağdaşı Geç Hitit dönemi başkenti Karkamış’ta İngiliz arkeolog Sir Leonard Woolley’in 1911 yılında açığa çıkarttığı büyük merdiven kazısını anımsatıyor. Büyük merdiven ya da kale kapısı olarak adlandırılan bu alan da heykellerle süslenerek kaleye ulaşan törensel bir anıt olarak şekillendirilmişti. Karkamış’ta kaleye, kenarlarına oymalı taş bloklar ya da dikey, kabartmalı taş levhalar yerleştirilmiş uzun bir tören yolu ile ulaşılmaktaydı.

Tell Tayinat’taki heykel ve sütun altlığı Geç Hitit dönemi yerel heykel geleneğini yansıtırken; Tunç Çağı imparatorluk güçlerinin çöküşünü takiben, İÖ 2. binyılın sonunda, Doğu Akdeniz’de ortaya çıkan Demir Çağı kültürlerinin yaratıcı özelliklerini ve kültürel gelişmişliğini de açıkça gösterir nitelikte. Anadolu Suriye bölgesindeki Geç Hitit beyliklerinin kale girişlerindeki büyük insan ve aslan heykelleri ile sfenkslerin varlığı onların sınır bölgelerindeki sembolik rollerini vurgulayan Tunç Çağı Hitit geleneğine ve kralın, toplumun kutsal koruyucu ya da kapı muhafızı rolünün Demir Çağı’nda da devam ettiğinin göstergesi. İÖ 9 ve 8. yüzyıllarda, kabartmalarla bezenen kapılar, hanedan geçit törenlerine ve yönetici sınıfın gücünün meşrulaştırılmasına hizmet eder duruma gelmişlerdi. Kapı kabartmaları kralın bu dünya ve öteki dünya arasındaki rehberliğini ve yol göstericiliğini anlatmaktaydı.

İÖ 738 yılında Assur istilasıyla, Tell Tayinat kapı kompleksi bir Assur kutsal alanı merkez avlusuna dönüştürüldü ve alanın üzeri taş kaplandı. 2011 yılında keşfedilen görkemli aslan kabartması ve Luvi hiyeroglifi yazılı stelleri de kapsayan, moloz haline getirilmiş, tahrip edilmiş anıtsal heykeller gibi kalıntılar, bir zamanlar girişi süsleyen bir Geç Hitit yapı kompleksinin ipuçları olmalıdır.

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

İngiltereSavaşSuriye
Görüş Bildir