Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Kırmızı Yazmalı Kız

 > -
2 dakikada okuyabilirsiniz

Kırmızı Yazmalı Kız

Kırmızı Yazmalı Kız

Reha Erdem'in bu hafta vizyona giren filmi Jîn'in en büyük handikabı ete kemiğe bürünmüş, gerçeğe bu kadar değen siyasî bir meseleyi masalsı bir dil üzerinden anlatma girişimi. Filmi izlerken akılda tutmakta fayda var, Jîn'in temel derdi Kürt sorununu anlatmak değil.

Reha Erdem, ‘Jîn’de 17 yaşındaki PKK mensubu bir kızın dağdan inme çabasını anlatıyor. Her ne kadar bildik meseleler etrafında dolaşsa da filmin Kürt sorununu merkeze aldığını söylemek yanlış olur. Daha önceki filmlerindeki gibi burada da kurduğu atmosfer, tercih ettiği müzikler ile kendi zaman ve mekânını oluşturmayı deniyor yönetmen, lâkin tanımlanmış, adı konulmuş bir coğrafya ve siyasi kriz üzerinden bunu gerçekleştirme girişimi işini zorlaştırıyor.

Filmin dünya prömiyeri Berlin Film Festivali’nde gerçekleşti, Türkiye’deki ilk gösterimi ise !f Film Festivali’nde yapıldı. Jîn, Kürtçede ‘hayat’ demek, hem isim benzerliği hem de karakterin ruh hali ve mecbur kaldığı kısır döngü itibarıyla Reha Erdem’in Hayat Var (2008) filmindeki Hayat karakteri ile akraba. Tıpkı Hayat gibi Jîn’in maruz kaldığı dünyanın kurgusunda erkeklerin rolü büyük, üstelik sürekli bu mecburiyete gedik açmaya ve kurtulmaya çalışan karakterin karşısına çıkan da yine onlar.

Jîn’i geniş bir manzaranın ortasında görüyoruz ilk. Örgütten bir arkadaşının, sığındıkları mağaranın önünde söylediği yanık türkü, anneye özlem harekete geçiriyor onu. Üzerine açılan ateş, geride bıraktığı örgüt ve karşısına çıkan kolluk kuvvetlerine rağmen adım adım inmeyi deniyor ovaya. Bu geniş coğrafyada, muhteşem manzaranın ortasında bir tek hayvanlarla göz göze geliyor, onlarla iletişime geçiyor. Ağaçlara tırmanan, hayvanlarla konuşan Jîn’in bu gerçeküstü halleri Kosmos’taki (2010) Sermet Yeşil’in canlandırdığı karakteri getiriyor akıllara. Tabiat ile Jîn aynı varoluş çizgisinde buluşuyor, ‘evcilleştirilmeleri’, dize getirilmeleri için üzerlerine saçılan bombalarla yavaş yavaş yok ediliyorlar. PKK’lıları ve askerleri çok fazla görmediğimiz seyir boyunca, yeryüzünde bir tek bu kırmızı yazmalı kıza ve tabiata savaş açılmış gibi… Yiyecek ve giyecek temin etmek üzere girdiği bir evde çantasına doldurduğu dantelli tayt, isminin Leyla olduğunu öğrendiği kızın masasından aldığı ders kitabı da ileriye dönük hayallerine dair işaretler barındırıyor. Leyla olabilmek için ilk önce onun kıyafetlerini giyiniyor, ders kitabını okumayı deniyor ve yeniden yollara düşüyor…

Haberin Tamamı İçin:

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

SavaşTercihyiyecek
Görüş Bildir