Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Bir Cana Kıyışın İzinde

 > -
2 dakikada okuyabilirsiniz

Bir Cana Kıyışın İzinde

Bir Cana Kıyışın İzinde

Halid Ziya Uşaklıgil’in Bir Acı Hikâye ’si ilk yayımlanışından (1942) yetmiş bir yıl sonra bugünün okuruyla buluştu. Özgür Yayınları’nın verimi bu eseri değerli Rahim Tarım basıma hazırlamış.

Rahim Tarım’dan öğrendiğimize göre Bir Acı Hikâye 1940’ta Son Posta gazetesinde tefrika edilmiş. Fakat bu tefrika yarım kalmış. Kitaptan sonra da yetmiş yıl ‘susmuş’ Bir Acı Hikâye . Şaşmamak elde değil.

Büyük romancı Bir Acı Hikâye ’de oğlu Halil Vedad’ın intihara sürüklenişini dile getirir. Tiran’da, annesine ve babasına, âdeta ‘yaşamak’ dolu bir mektup bırakarak canına kıyan Halil Vedad hem odak kişidir, hem de bir giz kişisidir.

Bir Acı Hikâye ’yi 1970’lerde Kadıköy’de sahaftan edinmiştim. Karton kapağı epey yıpranmıştı, yaprakları sararmış, yer yer ince yırtıklar... Kitaplığımda, Halid Ziya’nin tek eksik eseriydi. İntihar gibi acı bir olguyu deştiği için olacak, hemen okumaya koyulmuştum. Bir Acı Hikâye bende yıllarca yaşadı. Yirmi yıla yakın bir zaman Bir Acı Hikâye ’nin yankılarıyla yaşadım.

Önce Argos dergisinde denemeyle inceleme arası, bu yas kitabından esinli bir yazı. Fakat ne denemeydi o yazı, ne inceleme, türsüz bir şeydi. Güdük kalmıştı. Yankılarsa sürüp gidiyordu.

Geçmiş, Bir Daha Geri Gelmeyecek Zamanlar ’ı yazarken, geçmişi edebî eserlerle yaşatmayı denemiştim. İşte tam o günlerde, Bir Acı Hikâye ’nin de ‘roman’ını yazabileceğimi düşünmüştüm. Okurken ve okuduktan sonra da sizi yürek acısına fırlatıp atmış bir eser, bu savruluşun ‘roman’ı niye olmasın ki?

1994 tarihli Kırık Deniz Kabukları öylece belirdi. Roman boyunca, canına kıymış Halil Vedad’la birlikteydim. Bir bakıma, onun anısından kurtulmak için yazıyordum, o boğunçtan.

Gerçi Halil Vedad’ın acı anısı peşimi bırakmadı. Kırık Deniz Kabukları ’ndan yıllar sonra, Halil Vedad, bu kez, aziz dost, rahmetli Gülbün Türkgeldi’nin evinde, mavi pelür kâğıda yazılmış ‘başka’ mektuplarıyla yine karşımdaydı.

Bu Yaz Ayrılığın İlk Yazı Olacak ’ta romandan sonraki karşılaşmayı yazdım...

Halid Ziya Bir Acı Hikâye ’de “sanat namına hiçbir şey yok” der. Hayatın katı gerçekliği öne çıkmış, öylesine bastırmıştır ki, romancının ‘sanat’a ayıracak gücü kalmamıştır. Kimbilir, belki. Bununla birlikte bu eser edebiyatımızda benzersiz bir ıstırap kitabıdır.

Bir Acı Hikâye ’yi özenle sadeleştiren ve emek ürünü dipyazılarıyla bugünün okuruna ‘açan’ Rahim Tarım’ın saptamasını alıntılamak istiyorum: “Halid Ziya Uşaklıgil’in (...) anılarının yeniden yayımının edebiyat ve sanat dünyamız dışında da ilgi ile karşılanacağını umuyorum.” Tarım’a katılmamak elde değil. Bu anılar, bir büyük acının çevresinde, yakın tarihimize çok anlamlı göndermelerle dolup taşar. Hatta, yakın tarihimizin bir panoramasını yakalamak mümkündür.

Haberin Tamamı İçin:

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

İntihar
Görüş Bildir