Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Başbakan Gerdi Sermaye İstim Üstünde …

 > -

Başbakan Gerdi Sermaye İstim Üstünde …

Başbakan Gerdi Sermaye İstim Üstünde …

EKONOMİDE PATLAMAYA HAZIR BOMBA

CHP Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran, Gezi parkı ve hükümete duyulan tepkiyle başlayan olayların ardından uygulanan sert polisiye önlemlerle birlikte ortaya çıkan durumun sıcak paranın Türkiye’den çekilmesi sürecini hızlandırdığını söyledi.

CHP İstanbul Milletvekili Umut Oran konuyla ilgil olarak yazılı açıklama yaparak şunları kaydetti:

• Halkın üzerine gaz bombası yağdıran Erdoğan, bu gidişle ekonomide adeta atom bombası patlatacak…
• “Erdoğan Faşizmi”nin yol açtığı siyasal istikrarsızlık Türkiye’den sermaye kaçışı tehlikesini gündeme getirdi.
• Gezi Parkı’na yapılmak istenen AVM’ye karşı başlatılan çevreci eyleme karşı uygulanan aşırı polis şiddeti, 11 yıldır hükümetin baskı, aşağılama ve hayat tarzı dayatmasından bunalmış halk için bardağı taşıran damla oldu. AKP’nin bu faşizan tutumu, halkı ayağa kaldırdı.
• Yaşanan gerilim süreci, ağırlıkla Borsa ve DİBS’te park etmiş sıcak paranın 170 milyar doları aşan portföyünü bir anda adeta patlamaya hazır bomba haline getirdi.
• Halkı anlamaya çalışmak yerine yanlışta ısrar eden, iç savaş tehdidi yapan, milletle inatlaşan Erdoğan, halka karşı orantısız güç uygulamaya devam ediyor, halkın “hükümet istifa” talebine aşırı şiddetle karşılık veriyor.
• İstikrarsızlığın derinleşmesiyle yüklü miktarlarda sermaye çıkışı yaşanması olasılığı, 126 milyar doları aşkın rezervine rağmen Türkiye’nin ekonomik dengeleri için ciddi tehdit oluşturuyor. Sıcak paranın ani çıkışla 2001 benzeri bir ekonomik krizi tetikleme ihtimali, adeta “Demokles’in Kılıcı” gibi ensemizde duruyor.
• Gerilim aşılamaz, toplumsal uzlaşma sağlanamaz, istikrar ve güven algısı yeniden tesis edilemezse ülkeden büyük miktarda sermaye kaçışı yaşanabileceği belirtiliyor. Ani ve büyük miktarlarda sıcak para çıkışlarının ise ekonomide depreme yol açması kaçınılmaz...
• Türkiye’ye 2003 başından bu yana toplam 136 milyar dolarlık sıcak para girişi yaşandı. Bu dönemde sıcak para fonlar Türkiye’den kazandığı 36.6 milyar doları yurt dışına transfer etti. Sıcak para niteliğindeki yabancı fonların Türkiye’deki portföy yatırımlarının değeri 24 Mayıs itibariyle 170 milyar doların üzerinde.

Tayyip Erdoğan, meydanlarda halkın üzerine gaz bombası yağdırırken, ekonomide adeta atom bombası patlatacak bir inatlaşma ve kini bilerek devam ettiriyor. Halkın demokratik isyanını orantısız güç kullanarak bastırmaya çalışan “Erdoğan Faşizmi”nin yol açtığı siyasal istikrarsızlık, Türkiye’den sermaye kaçışını tetiklemek üzere...

Gezi Parkı’na yapılmak istenen AVM’ye karşı başlatılan çevreci eyleme karşı uygulanan aşırı polis şiddeti, 11 yıldır hükümetin baskı, aşağılama ve hayat tarzı dayatmasından bunalmış halk için bardağı taşıran damla oldu. AKP’nin bu faşizan tutumu, halkı ayağa kaldırdı. Halk tepkisi giderek topyekün bir toplumsal muhalefet hareketine dönüşürken, hükümet halkı anlamaya çalışmak yerine ona gaz bombası, tazyikli su ve aşırı şiddetle karşılık vermeyi tercih etti. Hükümetin halka aşırı şiddet uygulamaya devam etmesi nedeniyle yaşanan toplumsal gerilim ve ortaya çıkan derin istikrarsızlık, Türkiye’ye park etmiş sıcak paranın 170 milyar doları aşan portföyünü bir anda adeta patlamaya hazır bomba haline getirdi.

Halkı anlamaya çalışmak yerine yanlışta ısrar eden, anlamsız biçimde CHP’yi suçlamaya devam eden, iç savaş tehdidi yapan, milletle inatlaşan Erdoğan, halka karşı orantısız güç uygulamaya devam ediyor, halkın “hükümet istifa” talebine aşırı şiddetle karşılık veriyor.

Ekonomi için ciddi tehdit

31 Mayıs’tan bu yana süren toplumsal gerilim sürecinde oluşan istikrarsızlık algısı, büyük bölümü Borsa ve DİBS’te olmak üzere Türkiye’deki sıcak para fonlarda çıkış eğilimini görünür hale getirdi. Giderek artan istikrarsızlık algısının sıcak parayı hareketlendirmesi Borsa’da düşüş, kurlarda yükseliş şeklinde etkisini halen gösteriyor. Yükselişe geçen kurlara karşı Merkez Bankası uzun bir aradan sonra, yeniden dövize müdahale etme kararı aldı ve uygulamaya koydu. İstikrarsızlığın derinleşmesiyle yüklü miktarlarda sermaye çıkışı yaşanması olasılığı, Merkez Bankası’ndaki 126 milyar doları aşkın rezervine rağmen Türkiye’nin ekonomik dengeleri için ciddi tehdit oluşturuyor.

SERMAYE KAÇIŞININ SONUÇLARI…

Hükümet halkla inatlaşmaya devam eder ve sorun aşılamaz, toplumsal barış sağlanamaz, istikrar ve güven algısı yeniden tesis edilemezse ülkeden büyük miktarda sermaye kaçışı yaşanabileceği belirtiliyor. Ani ve büyük miktarlarda sıcak para çıkışlarının ise ekonomide depreme yol açması kaçınılmaz...

İstikrarsızlık algısının kalıcı hale gelmesi sonucu yabancıların ani bir kararla pozisyon değiştirerek, Türkiye’den yüklü miktarda sermaye çıkarması durumunda da kısa vadede yaşanacak gelişmeler şöyle:

 DÖVİZDE ARZ TALEP DENGESİ ALEYHTE BOZULUR, KURLARDA ANİ YÜKSELİŞ; HIZLI BİR DEVALÜASYON YAŞANIR…

 DEVLET, ÖZEL FİRMALAR VE ÖZELLİKLE BANKALARIN KISA VADELİ AŞIRI BORÇLULUĞU, KURLARDAKİ YÜKSELİŞE BAĞLI OLARAK BU KESİMLERİ ZOR DURUMDA BIRAKIR, BU DURUM GENEL EKONOMİDE YARALARI ON YILLARCA SARILAMAYACAK AĞIR BİR KRİZİN ÖNÜNÜ AÇAR...

 PATLAK VEREN FİNANSAL KRİZDE, SERMAYE KAÇIŞINA PARALEL OLARAK DÖVİZ REZERVLERİNDE AZALIŞ VE PARA ARZINDA DARALMA YAŞANIR, REEL FAİZ HADLERİ REKOR DÜZEYLERE ULAŞIR…

 BU GELİŞME, TL’NİN REEL DEĞERİNİ HIZLA GERİLETİR, HEM TL HEM DÖVİZ BORÇLULARININ BORÇ YÜKÜ TL CİNSİNDEN HIZLA BÜYÜR…

 ÖZELLİKLE KISA VADELİLER OLMAK ÜZERE YÜKSEK İÇ VE DIŞ BORÇLAR KRİZİN YAYILMASINA İVME VERİRKEN, AYNI ZAMANDA KRİZİN ETKİLERİYLE BORÇ SORUNU GİDEREK DAHA DA AĞIRLAŞIR...

 BU SÜREÇTE YAŞANAN HIZLI DEVALÜASYON, MALİYET YÖNLÜ OLARAK ENFLASYONU TIRMANDIRIR.

 YÜKSELEN KURLAR YÜZÜNDEN DÖVİZ BORÇLU ŞİRKETLERİN MALİ DURUMU BOZULUR, İFLASLAR, İŞYERİ KAPANIŞLARI PATLAR VE YOĞUN İŞTEN ÇIKARMALARLA İŞSİZLİKTE PATLAMA YAŞANIR...

 BU GELİŞMELERDEN EN BÜYÜK ZARARI HALKIN EN ZAYIF KESİMLERİ; EMEKÇİLER, KÜÇÜK ESNAF, KÜÇÜK GİRİŞİMCİLER, ÇİFTÇİLER VE DİĞER DAR GELİRLİLER GÖRÜR.

ON YILDA 37 MİLYAR DOLAR GÖTÜRDÜLER

Türkiye’ye 2003 başından bu yılın nisan sonuna kadar olan dönemde toplam 136.2 milyar dolarlık sıcak para girişi yaşandı. Bunun da büyük bölümü DİBS almak, yani faiz getirisi elde etmek için geldi. Söz konusu spekülatif kısa vadeli yabancı sermaye fonlar, parayla para kazanmaya gelirken, bu dönemde Türkiye’ye, katma değer yaratan, istihdamı artıran ve cari açığı küçülten doğrudan yabancı sermaye girişi ise 127 milyar dolarla çok daha düşük kaldı. Özellikle bu yılın ilk dört ayında sadece 2.2 milyar dolarlık doğrudan sermaye girişen karşılık, sıcak para girişi 18.1 milyar dolarla bunun 8 katından daha büyük bir hacme ulaştı.

Aynı dönemde sıcak para fonlar Türkiye’den kazandığı 36.6 milyar doları yurt dışına transfer etti. Buna göre Türkiye’ye park etmiş sıcak para Borsa ve DİBS’ten yılda ortalama 3-3.5 milyar dolar transfer etti.

Simbiyotik ilişki…

İktidarı döneminde AKP, Türkiye’yi sıcak para ve kaynağı meçhul fonların istismarına alabildiğine açık hale getirdi.

 AKP, ülkeyi sıcak paranın istismarına açtı; tatlı kazanç için gelen yüklü miktarlardaki fonlar, ekonomide döviz bolluğu ile her şey “güllük gülistanlık” illüzyonu yaratarak, AKP’nin iktidarda kalmasını kolaylaştırdı. Buna karşılık sıcak para yaptığı kaynak transferleriyle Türkiye’nin kanını emdi. Yani AKP ile yabancı fonlar arasında simbiyotik bir ilişki oluştu. Türkiye ekonomisinin yaklaşık son on yılına “sıcak para” damgasını vurdu. Türkiye ekonomisinin sıcak paraya “rehin” hale geldiği bu dönemde bunun siyasal sonucu da küresel merkezlerin Türkiye üzerinde güdümü ve tam vesayeti oldu. Borsa ve DİBS’ten kazanmaya gelen sıcak paranın hızla büyümesi, artan döviz arzının reel bazda TL’yi değerlendirmesi, dövizi ucuzlatması ithalatı patlattı. Kısa vadeli dış kaynakların bankacılık kanalıyla tüketici ve toplu konut başta bazı sektörlere pompalanması, harcama artışı yoluyla ödünç ve sanal bir refah-zenginleşme algısı yaşattı. Sanayi ithal girdiye bağımlı hale geldi; ülkenin toplam ihracatı, sadece hammadde ithalatına yetmedi. Kağıt üzerinde büyüyen Türkiye rekor boyutta dış ticaret açığı verdi ve cari açık belasıyla tanıştı. Tüketim patlamasına dayalı ve yüksek cari açık vererek elde edilen kağıt üzerindeki milli gelir artışı, doğal olarak istihdam yaratamadı, işsizlik daha da büyüdü. Bu süreçte; ucuzlayan ithalat sayesinde ve hızla büyüyen hane halkı borç yükü ile yaşanan tüketim patlaması, tüketime dayalı olarak kağıt üzerinde elde büyüme ve doğal bir sonuç olarak rekor cari açık olmak üzere üç temel dinamik ortaya çıktı…

170 MİLYAR DOLARLIK PORTFÖY VAR

Kısa vadeli spekülatif yabancı sermaye fonların Türkiye’deki yatırım portföyünün toplam değeri 24 Mayıs itibariyle 170.1 milyar dolar düzeyinde bulunuyor. Bunun 80.6 milyar dolarla en büyük bölümünü yabancıların Borsa İstanbul’daki (BIST) hisse senedi portföyü oluşturuyor. Aynı tarih itibariyle yabancıların elindeki tahvil, bono gibi devlet iç borçlanma senetlerinin (DİBS) değeri ise 69.2 milyar dolar… Ayrıca yabancı mülkiyetinde 457 milyon dolarlık Eurobond ve 19.8 milyar dolarlık da mevduat bulunuyor. İstikrarsızlık algısıyla en hızlı sermaye çıkışı yaşanabilecek yabancı varlığını, Borsa’daki hisse senetleri oluşturuyor.

Son on yılda Türkiye ekonomisine damga vuran sıcak paranın, bu dönemde yüzde 1.751 (17.5 kat) büyüdüğü dikkati çekiyor. 2002 sonunda Türkiye’deki sıcak para portföyü sadece 9.2 milyar dolar düzeyinde bulunuyordu.

Sıcak paranın kaçışı

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Adalet ve Kalkınma PartisiBaşbakanBorsaBorsa İstanbulCumhuriyet Halk PartisiDövizGezi ParkıİstanbulMerkez BankasıPolisRecep Tayyip ErdoğanSavaşTercihUmut Orantatlıtransfer
Görüş Bildir