Avrupa Birliği ile Karıştırmayalım: 9 Madde ile Avrupa Konseyi Nedir?

 > -
5 dakikada okuyabilirsiniz

Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi, 25 Nisan Salı günkü oturumunda 'Türkiye'de demokratik kurumların işleyişi' başlıklı raporu ve beraberindeki taslak kararı oyladı ve 45’e karşı 113 oyla Türkiye’nin denetim sürecine yeniden alınmasına karar verdi. Türkiye bu kararla 13 yıl sonra tekrar denetim sürecine girdi ve bu süreçten çıkıp yeniden giren ilk Avrupa ülkesi oldu. Ankara'dan başta Cumhurbaşkanlığı ve Dışişleri olmak üzere sert açıklamalar geldi. Hem uluslararası, hem de ulusal düzeyde oldukça büyük bir yankı uyandıran karar ile birlikte Avrupa Konseyi başlıca gündem maddelerimizden biri oldu. 

Peki Avrupa Konseyi nedir? Kurumsal düzeyde neyi ifade eder? Yakından bakalım istedik...

Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi Oyladı: Türkiye Yeniden Denetim Sürecine Alındı - onedio.com
Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi Oyladı: Türkiye Yeniden Denetim Sürecine Alındı - onedio.com

1. Council of Europe, yani Avrupa Konseyi, sıklıkla Avrupa Birliği ile karıştırılsa da aslında tamamen başka bir kurumsal yapı...

Benzer bayrakları kullanan Avrupa Konseyi ve Avrupa Birliği birbirlerinden kurumsal olarak ayrı.

Fakat şimdiye kadar hiçbir AB üyesi ülke, Avrupa Konseyi’ne üye olmadan AB üyesi olmadı. 

Türkiye, AKPM bünyesinde 1990’lı yılların başlarında oluşturulan denetim sürecine 1996 yılında dahil edilmiş, gerçekleştirdiği reformlar sayesinde Haziran 2004’te süreçten çıkarılmış ve bu durum, AB ile üyelik müzakerelerine başlamasında önemli rol oynamıştı.

2. 1949 yılında Londra Antlaşması ile kuruldu.

Bu süreci Hürriyet yazarı Ünal Çeviköz'ün bugünkü "Avrupa Konseyi" yazısından aktarıyoruz: 

"Yıl 1948. İkinci Dünya Savaşı bitmiş, Avrupa ülkeleri savaş ertesi tahrip olmuş Avrupa kıtasının yeniden inşa sürecine girmişler ve barışın kalıcı olması için çalışıyorlar.

Lahey'de toplanan bir uluslararası konferansta geleceğin Avrupa'sının yapılanması tartışılıyor.

Tartışmaların arka planında Winston Churchill'in daha 1943 yılında, İkinci Dünya Savaşı devam ederken, 4 Nisan tarihinde bir radyo konuşmasında söz ettiği "Avrupa Konseyi" fikri yatıyor. Churchill bu fikri üç yıl sonra bu defa 1946 yılında Zürih Üniversitesi'nde yaptığı bir konuşmada da tekrarlıyor ve "Birleşik Avrupa Devletleri"nin kurulması gerektiğini, bunun için bir "Avrupa Konseyi"ne ihtiyaç olduğunu vurguluyor.

Lahey'deki konferans bu fikirler üzerine yoğunlaşan tartışmalara sahne oluyor. Bir grup ülke kurulacak bu yeni oluşumun hükümet temsilcilerinin bir araya geldikleri bir uluslararası örgüt olmasını savunuyorlar. Bir diğer grup ise oluşumun parlamenterleri bir araya getiren bir siyasi forum olması gerektiğini vurguluyor. Sonuç olarak her iki fikir birleştiriliyor ve ortaya çıkan örgüt hem hükümet temsilcilerinin, hem parlamenterlerin bir araya geldikleri bir forum halinde Avrupa'nın yeni ve önemli bir örgütü olarak tarihteki yerini alıyor."

3. Türkiye de söz konusu anlaşmaya 1949 yılında imza attı ve kurucu üyeler arasında sayıldı.

5 Mayıs 1949’da Belçika, Birleşik Krallık, Danimarka, Fransa, Hollanda, İrlanda, İsveç, İtalya, Lüksemburg, ve Norveç Avrupa Konseyi’ni kuran antlaşmayı imzaladı. 

Türkiye ile Yunanistan anlaşmanın imzalanmasından hemen sonra giren ilk iki ülke oldukları için kurucu üye sayıldı.

4. AİHM, Avrupa Konseyi'ne bağlı.

4 Kasım 1950’de ise Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) imzalandı.  

Bu sözleşme ile beraber Türkiye’nin de taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kuruldu. 

AİHS’in yürürlüğe girmesi Konsey’in amaçları doğrultusunda attığı en önemli ve somut adım olarak sayılabilir. 

Zira Avrupa Konseyi üye ülkeleri, kendi egemenliklerinden feragat etmeden, Konsey’in üzerinde anlaştığı normlara ve uluslararası sözleşmelere bağlılık beyan eder.

5. Anayasamızın 90. maddesi bu milletlerarası anlaşmaları kanun hükmünde sayar.

Anayasa md. 90/5: “Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiâsı ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. (Ek cümle: 7.5.2004-5170/7 md.) Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır."

6. Şu anda Avrupa Konseyi’nin 47 asil üyesi mevcut 👇

Görsel: Doğruluk Payı

7. Avrupa Konseyi’nin norm ve sözleşme ürettiği alanlar arasında hukukun üstünlüğü, seçim gözlemciliği, insan haklarının, demokrasinin, kültürel mirasın ve eğitim hakkının korunması gibi konular yer alıyor.

Avrupa Konseyi’ne dahil olan bir dizi kurum da mevcut. Türkiye’nin gündemine doğrudan giren AKPM de bunlardan biri.

8. Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi, Avrupa Konseyi üyesi ülkelerin parlamenterlerinin katılımıyla oluşturulan bir parlamento.

Türkiye 2010-2012 yılları arasında AKPM'nin başkanlığı görevini üstlendi ve bu görevi bugün Türkiye Cumhuriyeti'nin Dışişleri Bakanı olan Sayın Mevlüt Çavuşoğlu yürüttü.

9. Peki Avrupa Konseyi ile Avrupa Birliği arasındaki temel farklar nelerdir?

Ünal Çeviköz bu soruyu şöyle yanıtlıyor:

"AB'de üye devletlerin yasama ve yürütme yetkilerini kısmen Avrupa Komisyonu ve Avrupa Parlamentosu'na devretmiş olmalarıdır. Avrupa Konseyi'ne üye ülkeler ise egemenliklerini bu şekilde devretmezler, ancak uluslararası hukukun unsurları olan sözleşmeler ve anlaşmalar yoluyla ortak değerler ve ortak siyasi kararlar alma konusunda taahhütte bulunurlar." 

Doğruluk Payı'ndan Bengi Cengiz ise bu konuya şöyle açıklık getiriyor: 

"Avrupa Konseyi üye ülkeleri kendi egemenliklerinden feragat etmeden, Konsey’in üzerinde anlaştığı normlara ve uluslararası sözleşmelere bağlılık beyan ederler. Örneğin AİHS ile kurulan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları taraf ülkeler tarafından tanınmakta ve çoğunlukla tazminat olarak belirlenen cezalar ödenmektedir. Ancak AİHM’in yine de üye ülkelerin yasalarını değiştirme gibi bir yetkisi yoktur; üye ülkeler birçok alanda egemenliklerini korurlar. Bu noktada Avrupa Konseyi, Avrupa Birliği (AB) ile ayrılmaktadır. AB’nin 28 üyesi bulunmakta ve birçok alanda üye ülkeler hukuk sistemlerinden, politikalarına kadar ortaklaşmaktadırlar. Ortak para birimi, ortak pazar, malların ve vatandaşların serbest dolaşımı gibi alanlar örnek olarak verilebilir. Böylece AB üyesi ülkeler, aslında egemenliklerinin bir kısmını AB’ye devretmiş sayılırlar. Avrupa Konseyi’nde ise böyle bir durum söz konusu değildir."

Kaynaklar: Vikipedi, Hürriyet, Doğruluk Payı ve aihmbasvuru.com

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

AnkaraAvrupa BirliğiBelçikaFransaİrlandaİsveçİtalyaNorveçSavaşYunanistandizigündem
Görüş Bildir