Atlarının Boynuna Kesik Atıp Kanını Kımızla İçen Moğollar mı Yoksa Vur-Kaç Tekniğiyle Denizlerin Hakimi Vikingler mi?

-

Sekizinci ve on birinci yüzyıllarda hüküm süren ve tarihin en güçlü toplumlarından biri olan Vikingler ile on üçüncü yüzyılın Orta Asya'sında ortalığı kasıp kavuran Moğolların karşı karşıya geldiği bir savaşta kimin galip geleceğini biliyor musunuz? 

Ekşi Sözlük yazarları Old Joe, Hoddangelen ve Kumesizsoyutidealist bu sorunun yanıtını aradı, bize de sizin için derlemek kaldı.

Not: İmla ve noktalama ile görsel temini dışında hiçbir müdahalede bulunulmamıştır.

Kaynak: https://seyler.eksisozluk.com/vikingler-...

1. Ekşi Sözlük yazarı Old Joe, askeri teçhizat ve saldırı gücü açısından Moğolların üstün olduğunu düşünüyor.

Tüfeğin icadına kadar Moğollarla kim kapışırsa kapışsın, Moğollar alır. Bir ordu en yavaş bileşeni kadar hızlı ilerleyebilir. Bu, Vikingler dahil Orta Asya steplerinden gelmeyen tüm ordular için piyadedir. Moğol ordusu yüzde 100 oranında okçu süvarilerden oluşur.

Bunlar at sırtında doğan, kimi kavimlerinde kadınlara evlenmek icin savaşta düşman öldürme şartı koşan ve...

...Bu yüzden Amazon efsanesinin esas kökeni olan, yapımına 10-15 yıllarını verdikleri yaylarla ateş eden (ki son yüzyıla kadar her türlü ateşli silahtan daha uzun menzillidir bu yaylar), 10'luk ordu düzenini Avrupa'dan çok daha önce benimsemiş, bir yandan Harzemşahlarla, diğer yandan Macarlarla kapışacak kadar geniş bir alanı işgal etmiş, Subutay ve Cebe'nin "Hele ne varmış" diye keşif görevine götürdüğü birkaç bin atlıyla Avrupa'yı fethetmenin eşiğinden dönen, günlerce savaşıp yemek yemedikleri için atlarının boynuna kesik atıp at kanı karışmış kımız içerek savaşa devam eden, reisleri bugün yaşayan her 10 kişiden birinin dedesi olan, averaj 1. Dünya Savaşı ordusunun bile yüksek ihtimalle baş edemeyeceği ölüm makineleri.

Kimse gelip bana "X Moğolları alır" demesin. Moğolları, Moğolların bile alabileceğinden çok emin değilim.

Üstelik Cengiz Han Avrupalılardan farklı olarak asilzadeliğe zerre prim vermiyor. Bütün generalleri hakikaten harika generaller oldukları için orada. Fethettiği yerlerdeki bilim insanlarını, mühendisleri vs. öldürmeyip ordusuna katıyor. Bu sayede bu atlı barbarlar, surlarla örülü yerleşik dünya şehirlerini yerle yeksan eden mancınıklar inşa edebiliyor.

Vikingleri kültürel olarak daha çok seviyorum. Çünkü bir mitolojileri var (Arrow-Odd okuyun, çok güzel). Moğollar ise yarı-şaman/yarı-dinsiz olduklarından ve içlerinde bir tane ozan, dengbej, hikayeciyi geçtim; çiftçi bile olmayan, yüzde 100'ü savaşçı bir toplum olduklarından bize bıraktıkları kültür askeri taktiklerden ibaret.


Kaynak

2. Bir diğer yazar Hoddangelen, coğrafi açıdan bir tahmin yürütüyor ve bu iki ordunun hiçbir şekilde karşı karşıya gelemeyeceğini düşünüyor.

Her iki devlet de kendi dönemlerinde düşmanlarına korku salmış, zafer üzerine zafer kazanmış devletlerdir. Ne var ki bu iki ordunun karşı karşıya kaldıkları zaman kimin kazanacağını söylemek için karşılaştıkları koşulları değerlendirmek lazım.

Vikinglerin en büyük gücü diğer rakiplerinin büyük hantal gemilerine karşılık hızlı küçük kadırgalara sahip olmalarıydı.

Bu sayede manevra kabiliyetleri çok gelişmiş deniz kuvvetlerine sahiptiler. Buna karşılık Moğolların hiçbir zaman tekne ya da gemileri olmadı. Sadece Japonya ve Kore seferlerinde gemi kullandılar. O gemiler de Çinlilerden kiraladıkları gemilerdi. Moğol atlı askerlerini karşıya geçirmek için kullanıldılar. Kaptanları ve tayfaları tamamen Çinlilerden oluşuyordu.

Vikinglerin bir diğer özelliği ormanları iyi kullanabilmeleriydi.

İşgal ettikleri İskandinavya, Almanya, İngiltere, Fransa şehirleri yoğun ormanların içinde kurulmuştu. Şehir kapısına gelene kadar Viking ordusu kamufle olabilme yeteneğine sahipti. Bu sayede baskınlar ansızın gelişir, şehir saldırıya yatağında yakalanırdı. Vur-kaç taktiği uyguladıkları şehirlerin askeri birlikleri geri çekilen Viking ordusunu ormanın içinde kovalarken, sağdan soldan atak yaparak geri çekilen Viking ordusu düşmanın bütünlüğünü bozmaya yönelik taktik uygular ve son derece başarılı olurdu.

Moğol ordusunda ise piyade birliği yoktu; yani bütün askerler okçular da dahil olmak üzere atlı askerdi.

Orman içinde at sürmek mümkün olmadığı için Moğol ordusu savaşlarını geniş düzlüklerde yapardı. Zaten bulundukları coğrafya bozkır olduğu için tek bir ağacın bile olmadığı kilometrelerce alan içinde rahat rahat at koşturabiliyorlardı. Ordu gücünü atlı askerlerin manevra kabiliyetinden alıyordu. Düzenli formasyonda kalması gereken piyade birliklerinin kanatlarına sipahiler ile hızlı baskınlar yaparak düşman ordusunu göbekte sıkıştırmak ve okçular ile merkezi vurmak üzerine kurulu taktik tek bir savaşta bile başarısız olmadı.

Bu iki devlet rakiplerinin zayıflıklarından ya da başka tesadüfler sayesinde kazanmadılar bu savaşları. Başarılarının arkasında yatan en büyük sebep savaşacakları alanları kendileri seçmeleri, düşmanı buna mecbur bırakmalarıydı.

Sun-Tzu, Savaş Sanatı kitabında da "Savaşacağın alanı seçmek savaşı kazanmanın en önemli kuralıdır" der.

Yani bu iki devlet hiçbir şekilde birbirleri ile karşı karşıya gelemezdi. Ne vikingler bozkır düzlüklerinde Moğol atlılarının karşısına çıkacak kadar salaktı ne de Moğollar Vikingler ile denizde ya da ormanda karşılaşacak kadar...

Kaynak

3. Kumesizsoyutidealist nick'li Ekşi Sözlük yazarı ise hüküm sürdükleri tarihler çok da uzak olmayan bu iki milletin karşılaştığını anlatıyor.

Vikinglerin torunlarıyla Moğollar karşılaşmıştır.

9. yüzyılda İsveçli Vikingler, ticaret yolları üzerindeki bugün Ukrayna, Belarus, Moldova ve Rusya'nın bir bölümünü kapsayan Kievan Rus Devletini kurmuştur. Rus adı zaten İsveççe 'kürekçi' demektir. Geldikleri bölgeye de aynı isim verilmiştir (bkz: roslagen). Bunların bir kısmı İstanbul'a gelmiş, Bizans imparatorunun yakın koruması olmuştur (bkz: ayasofya'da bulunan 900 yıllık viking yazısı).

Cengiz Han, dünyanın ebesine atlamaya karar verdiği dönemde (1200'lerin başları) Kievan Rus'la ticari ilişkiler kurmak için elçi göndermiştir. Ancak o dönemlerde şimdiki kadar medeni olmayan İskandinavyalılar bu elçilerin kafalarını kesmiştir.

Bu cevap Moğol yasasına göre savaş ilanıdır. Cengiz daha önce aynı hareketi yapan Harezmşah Devletine yaptığının aynısı uygulamış, tarihin en taşaklı komutanlarından Subutay'ı (Çin'den Macaristan'a kadar yüzlerce savaşa girmiş, hiçbirini kaybetmemiştir) Kievan Rus Devletini yok etmeye göndermiştir.

İşgal Kalka Nehri savaşıyla başlar. Moğolların karşısında Kievan Rus, Galiçya Prensliği, çeşitli Rus prenslikleri ve Kıpçakların oluşturduğu koalisyon vardır.

Bu koalisyon Moğol ordusunun 4 katı olmasına rağmen neredeyse tümü yok edilmiştir. Savaştan sonra Kiev knezinin olduğu Rus prensleri korkunç bir ölüme kurban gitmiştir. Hepsi birbirlerine bağlanıp ahşap bir platformun altına yerleştirilmiştir. Moğol generalleri bu platform üzerinde yemek yemiş, içki içmiş ve dans etmiştir: Savaştan sonra son teknolojik teçhizatlara sahip Moğol orduları Macaristan'a kadar ilerlemiş, önlerinde ne varsa -Kiev, Moskova, Ryazan, Doğu Avrupa, Balkanlar vs- yok etmişlerdir. Öldürdükleri insan sayısı dünya nüfusunda bariz bir azalma yaratmış, sürülmeyen tarlalar ormanlara dönüşmüş ve küresel soğuma gerçekleşmiştir.

Olayın yarattığı etki o kadar büyüktür ki...

...Dönemin en güçlü krallarından Norveç kralı IV. Haakon (Viking torunu sayılabilir) kendisine kutsal Roma-Germen tahtı teklif edilmesine rağmen korkusundan Norveç'ten çıkamamış, teklifi reddetmiştir.

Kaynak

Peki siz bu iki güçlü milletin karşılaştığı durumda kimin galip geleceğini düşünüyorsunuz? Yorumlarda bizimle paylaşabilirsiniz!

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
speedkills

ikinci ekşi yazarının tespitleri son derece doğru . vikingler şunu diyebilir havada karada uzayda bacımsın ama denizde sikerim :)

tc-omer-onder-sener

TARKAN VIKING KANI filmini unutmamak gerek 😊

ayna-efendi

moğol yayları da kompozit yaydır türklerde ve diğer asya topluluklarında olduğu gibi, kompozit yay boynuz ağaç ve tendonun hayvan (özellikle balığın yüzme kesesinden) elde edilen tutkalla yapıştırılmasıyla elde edilir tek parça ağaç yaylara göre çok güçlüdür zırh delici temreni olan oklar da kullanılıyor zırhlı şövalyeleri de rahatlıkla alt edebilirler, moğol ordularının asıl gücü bu yaylar ve biniciliktir, dönemlerine göre teknolojik açıdan da iyi durumdalar hatta ilk biyolojik silah kullanımı da onlara aittir vebalı cesetleri mancınıkla şehre atma, ben vikinglere sadece denizde şans veriyorum

ayna-efendi

https://www.youtube.com/watch?v=qsgK8tuJquc&t=1s

ayna-efendi

"Vikingleri kültürel olarak daha çok seviyorum. Çünkü bir mitolojileri var (Arrow-Odd okuyun, çok güzel). Moğollar ise yarı-şaman/yarı-dinsiz olduklarından ve içlerinde bir tane ozan, dengbej, hikayeciyi geçtim; çiftçi bile olmayan, yüzde 100'ü savaşçı bir toplum olduklarından bize bıraktıkları kültür askeri taktiklerden ibaret" şu cümleden bilgisizlik akıyor biraz araştırsa türk-moğol mitolojisi üzerine yazılmış çalışmalar bulurdu, kolaya kaçmış araştırmak işine gelmemiş sonra, "" Buna karşılık Moğolların hiçbir zaman tekne ya da gemileri olmadı. Sadece Japonya ve Kore seferlerinde gemi kullandılar. O gemiler de Çinlilerden kiraladıkları gemilerdi."" demiş

ayna-efendi

aslında kubilay iki kez reddedildiği için 1268 yılında hemen Japonya’ya saldırmak istese de imparatorluğunun kısa sürede kendisine istediği büyüklükte bir donanma sağlayamayacağını görür. Moğol hanedanının Kore sarayına evlilikler sayesinde dahil olmasıyla beraber gelişen ilişkiler sayesinde Kore sahillerinde donanma inşa süreci başlar. çinlilerden kiralama olmazdı çünkü çinde ming hanedanına kadar moğol hükümdarları vardı, japonya seferinde donamanın %70inden çoğu fırtınada batıyor kamikaze yani kutsal rüzgar buradan geliyor

feyk

subutay ile kiev ruslarinin savasini okumustum. savas taktigi acisindan tam bir efsanedir. rus prensleri butun gucleriyle subutayin uzerine yuruyorlar. subutayin elindeki sadece kesif ordusu oldugu icin hepsiyle direk carpismasi mumkun degil, hizli sekilde geri cekiliyor. cekilirken bir yandan geride hayvanlarini, esyalarini, hazinelerini birakiyor. bunu goren rus prensleri mogullarin dagilip can haliyle kacistigini dusunuyorlar. hem savasin sohretini kazanmak hemde mogullarin oraya gelene kadar yagmaladigi hazinelere cokmek icin birbirleriyle yarisa giriyorlar. boyle olunca bir kismi geride kaliyor, bir kismi onden gidiyor, butunlukleri bozuluyor. mogullar bir anda geri donup cephe halinde hucuma kalkinca en ondeki gurup duvara carpmis gibi dagiliyor, geri kacmaya basliyor, geri kacaken arkadan gelenlerinde duzenini bozuyor, organize olmalarina firsat vermiyor. bu sekilde rus prensleri mogul hucumu karsisinda domino tasi gibi pespese yikiliyorlar.

feyk

2de soyledigi gibi mogullarda vikinglerde kendi cografyalarinin, kendi savas tekniklerini hakimi. o devirde hic kimse mogullari acik alanda yenemez, vikinglerede denizlerde ustun gelemez.

ayna-efendi

sahte geri çekilme taktiğini türkler de kullanır; sultan alparslan bu taktikle doğu roma ordusunu yenmişti ama aynı taktikle moğollar da kösedağ da selçukluları yendi

ayna-efendi

https://youtu.be/w81dyjAeuIM?t=18m50s

feyk

mogullarin farki hizlari ve yuksek organizasyonlari. savas tarihine bakinca onemli olanin ne kadar guce sahip oldugun degil, aksiyonun oldugu noktaya ne kadar gucu mobilize edebildigin oldugunu goruyorum. bu modern ordular icinde gecerli bir durum. bugun bunu amerika yapiyor. kriz olan noktaya ucak gemileriyle dunyanin herhangi bir ulkesinden daha fazla hava gucunu kisa zamanda mobilize edebiliyor.

ayna-efendi

moğol ordusunun organizasyonu çok iyiydi, iskender hindistana kadar gitti ama maceracı olarak cengiz han ele geçirilecek bölgeyi önceden keşfettirip hazırlık yapıyordu

yori

nasil guzel sohbet

Başlıklar

AlmanyaBilimÇinFransaİngiltereİstanbulJaponyaKoreMacaristanNorveçOrduRusyaSavaşUkrayna
Görüş Bildir