YÖK'ten ODTÜ'ye Soruşturma

 > -
3 dakikada okuyabilirsiniz

YÖK'ten ODTÜ'ye Soruşturma

YÖK'ten ODTÜ'ye Soruşturma

YÖK Başkanı Prof. Dr. Gökhan Çetinsaya ODTÜ'de Başörtülü öğrencilere sözlü saldırıyla ilgili: ''ODTÜ'de yaşananlar da asla ve asla kabul edilemez ve hiç bir şekilde müsamaha gösterilemez. Bu manada Denetleme Kuruluna da konunun her bakımdan soruşturulması talimatını verdim" dedi.

Haber 7

Haberin Tamamı İçin:

Erdoğan emretti YÖK harekete geçti: ODTÜ'lü öğrencilere soruşturma

ODTÜ'de öğrenci avına çıkan ve fişleme yapan cemaatçilere tepki gösteren öğrenciler hakkında soruşturma başlatıldı.

Başbakan Erdoğan'ın "YÖK gereğini yapacaktır" açıklamasının ardından YÖK Başkanı Prof. Dr. Gökhan Çetinsaya, "ODTÜ'de yaşananlar da asla ve asla kabul edilemez ve hiç bir şekilde müsamaha gösterilemez. Bu manada Denetleme Kuruluna da konunun her bakımdan soruşturulması talimatını verdim" dedi.

SoL Haber

Haberin Tamamı İçin:

ODTÜ Olayına YÖK de Müdahil Oldu

YÖK Başkanı Prof. Dr. Çetinsaya: ODTÜ'de yaşananlar da asla ve asla kabul edilemez ve hiçbir şekilde müsamaha gösterilemez. Bu manada Denetleme Kuruluna konunun her bakımdan soruşturulması talimatını verdim.

YÖK Başkanı Prof. Dr. Gökhan Çetinsaya, Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) Prof. Dr. Lütfü Çakmakçı Kültür Merkezi'nde düzenlenen 216. Üniversitelerarası Kurul Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, kurulun son bir yıl içinde güzel çalışmalar yaptığını, bu çalışmaların devam edeceğine inandığını söyledi. bugün 4 milyon 900 bin öğrencisi, 130 bin öğretim elemanı, 175 üniversitesi ve 44 bin uluslararası öğrencisi ile Türkiye 'nin yüksek öğretim alanında ciddi bir gelişim çizgini yakaladığını vurgulayan Çetinsaya, üniversitelerin gün geçtikçe geliştiğini ve daha fazla niteliğe ulaştığını kaydetti.

Çetinsaya, 2023'te dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasında yer almak isteyen Türkiye için yüksek öğretimin geldiği noktanın yeterli olmadığını dile getirdi. Daha iyi bir yüksek öğretim için hazırladıkları 2023 Yüksek Öğretim Strateji Belgesi raporunda 3 ilkeyi göz önünde bulundurduklarını belirten Çetinsaya,"Gerçekleştirdiğimiz niceliksel büyümeyi niteliksel büyümeye dönüştürerek kalite süreçleri ile taçlandırmak, nitelikli öğretim üyesi yetiştirmek ve her bakımından yüksek öğretimimizi uluslararasılaştırmamız gerekiyor" diye konuştu.

Yüksek öğretimi camiası olarak bu gelişme trendinin sürmesi, kalite çıtasının daha da yukarı çekilmesini bilincinde olduklarını ifade eden Çetinsaya, Türkiye'nin 10 yıllık hedefleri çerçevesinde yüksek öğretimin bir sistem olarak yeniden yapılandırılması, daha işlevsel, daha fonskiyonel sisteme dönüştürülmesi, 21. yüzyıl Türkiye ve dünyasının beklentilerine uygun yasal çerçeve zemini kazandırılması, yeniden düzenlemesinin büyük önem arz ettiğini anlattı.

"ÜNİVERSİTE GENÇLİĞİ TÜRK TOPLUMUNUN İÇİNDEN ÇIKAN BİR GENÇLİKTİR"

Yeni akademik yılı karşılamanın heyecanı içinde oldukları bu dönemde, toplumun hemen her kesiminde üniversiteler ile ilgili tedirginliğin söz konusu olduğunu gördüklerine dikkati çeken Çetinsaya, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Ben bütün yöneticiler, akademisyenler, öğretim elamanları olarak yapacağımız gayretli çalışmaların, kuşatıcı ve müzakere dilini benimseyen diyaloglarla bu endişelerin boşa çıkacağını düşünüyorum. Üniversite gençliği Türk toplumunun içinden çıkan bir gençliktir. Elbette Türk toplumunun diğer kesimlerinde olduğu gibi içerisinde farklı kimlikleri, görüşleri ve sesleri barındırmaktadır. Farklı görüşler ve sesler arasında karşılaşmaların, uzlaşmaların ve zaman zaman farklılaşmaların olması doğaldır. Mesele bu farklılıkların akademik gelenekler ve demokratik teamüller içerisinde bir arada yaşayabilmesi, çatışmaya dönüşmemesidir."

Çetinsaya, Türkiye'deki üniversitelerin geçen bir yıla oranla daha avantajlı durumunda olduğunu ifade ederek, "İçinden geçmekte olduğumuz çözüm süreci ile son bir yılda toplumsal barış adına atılan olumlu adımların üniversite öğrencileri arasında son derece olumlu karşılıklar bulduğunu bilenlerden biriyim" dedi.

Üniversite öğrencisini saf ve kandırılmaya müsait bir toplum kesimi görmenin kabul edilebilir bir argüman olmadığını vurgulayan Çetinsaya, üniversite öğrencisinin politik bilinç ve duyarlılık itibarıyla toplumun en hareketli kısmı olduğunu, bu durumun üniversite gençliğinin fiziksel çatışma ile özleştirmek anlamına gelmemesi gerektiğini söyledi.

ENDİŞE KAYNAĞI GEÇMİŞ SİYASAL HAFIZA

Üniversiteler ile ilgili endişelerin kaynağının ülkenin geçmiş siyasal hafızası olduğunu belirten Çetinsaya, şöyle devam etti: "Türkiye siyasal yaşamında üniversitelerde yaşanan çatışmalar, olağanüstü siyasal müdahalelerin, darbelerin ve muhtıraların hayata geçirilmesinin birer bahanesi olarak iş görmüştür fakat söz konusu dönemler ekonomi, siyaset ve kültürel anlamda toplu bir akıl tutulmasının yaşandığı dönemlerdir. Üniversiteler de bundan payını almıştır. Ancak ekonomik, toplumsal, siyasal ve kültürel alanlarda büyük atılımlarının yaşandığı Türkiye'de bu geçerli değildir."

Üniversitelerin hiçbir siyasi baskı olmaksızın sorunların açıkça tartışıldığı mekanlar olduğuna işaret eden Çetinsaya, kampüslerin öğrencilerin ifadelerini rahatça anlatabilecek güvenli ortamlar olması gerektiğini dile getirdi.

Radikal

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

BaşbakanÖğretmenOrta Doğu Teknik ÜniversitesiSüleyman Demirel
Görüş Bildir