Suriye'den Gelen ve Kan Donduran Görüntülere Yenileri Eklendi: 'Otopside Kimyasal Kullanımı Tespit Edildi'

 > -

Suriye’nin hakimiyeti muhaliflerin elinde bulunan İdlib kentine önceki gün düzenlenen saldırıda şu ana kadar 20'si çocuk en az 72 kişi hayatını kaybetti. Ancak bu sayının yüzlerle ifade edildiğine dair henüz teyit edilmemiş açıklamalar var. 

Londra merkezli Suriye İnsan Hakları Gözlemevi, saldırıdan Suriye ordusunu sorumlu tutmuş, Suriye ordusu ise suçlamaları reddetmişti. Karşılıklı suçlamalar sürüyor. 

Dün İdlib gündemiyle olağanüstü toplanan BM Güvenlik Konseyi'nde ABD, İngiltere ve Fransa, Suriye yönetimini suçlarken Rusya bu iddiaları kabul etmedi. 

Saldırıda sinir gazının kullanıldığını gösteren bulgular olduğunu açıklayan Dünya Sağlık Örgütü, Adana'ya getirilen ve hayatını kaybeden insanların otopsisine katılmak üzere Türkiye'ye heyet gönderdi. 

Bugün otopsi sonuçlarını açıklayan Adalet Bakanı Bekir Bozdağ "Otopside kimyasal silah kullanıldığı tespit edildi" dedi.

Şam'da basın toplantısı düzenleyen Suriye Dışişleri Bakanı Velid Muallim, rejim güçlerinin İdlib'de kimyasal silah kullandığına dair iddiaları reddetti. 

7 farklı kaynaktan, saldırıdan bu yana yaşanan gelişmeleri derledik... 

Editörün notu: Bu içerik güncellenmektedir

Neler oldu?

Reuters

Reuters'ın haberine göre, önceki gün Suriye İnsan Hakları Gözlem Örgütü, muhaliflerin elindeki İdlib vilayetinde Suriye devletine ya da Rusya'ya ait savaş uçaklarınca yapılan kimyasal saldırıda 58'e kişinin öldüğünü, ölenlerden 11'inin çocuk olduğunu açıkladı.

Ancak can kaybı 72'ye yükseldi. Ölenlerin 20'sinin çocuk olduğu aktarılıyor.

Al Jazeera kullanılan gazın "Sarin gazı" olma ihtimali üzerinde durulduğunu aktardı.

Suriye İnsan Hakları Gözlemevi, saldırıya uğrayanların gösterdiği belirtilerin “klasik gaz saldırısı belirtileri olduğunu” vurguladı. 

Al Jazeera'nin aktardığı bilgiye göre, yaralananların bazılarında bayılma, nefes alma zorlukları, ağızdan köpük çıkma gibi komplikasyonlar gözlendi. 

Habere göre ismi belirtilmeyen tıbbi kaynaklar, bu belirtilerin saldırıda zehirli gaz kullanıldığını ortaya koyduğunu söyledi. Kullanılan gazın Sarin gazı olma ihtimali üzerinde durulduğu belirtildi.

BBC Türkçe: 'Kusma ve ağızda köpürme'

Han Şeyhun'daki ilk yardım çalışanları, "kusma ve ağızda köpürme" gibi şikayetlerle karşılaştıklarını açıkladı.

Öte yandan AFP, saldırıda yaralananların tedavi edildiği hastanenin bombalandığını duyurdu...

AFP

Bugüne kadar kimyasal saldırı iddialarını yalanlayan Şam yönetimi, muhaliflerin kimyasal silah deposunun patlaması sonucu insanların hayatlarını kaybettiğini açıkladı.

Yine Reuters'a konuşan Suriye ordusundan bir kaynak, hükümet güçlerinin kimyasal silah kullandığını yalanlayarak, ordunun "ne geçmişte ne de gelecekte (kimyasal silah) kullanmadığını ve kullanmayacağını" söyledi.

Rusya: "Kimyasal silahlar muhaliflere ait"

Sputnik Rusya Savunma Bakanlığı tarafından yapılan ilk açıklamayı şöyle aktarmıştı:

 "Rusya Hava-Uzay Kuvvetleri'ne bağlı uçaklar, İdlib'in Han Şeyhun bölgesini bombalamadı. Rus uçaklarının Han Şeyhun'a kimyasal saldırı düzenlemiş olabileceğini ileri süren İngiliz Reuters haber ajansı, saldırıyı duyuran ilk kaynak olan ve Rusya'nın olaya dahil olduğuna yönelik tek söz söylemeyen Londra merkezli Suriye İnsan Hakları Gözlemevi'nin açıklamasını bile yanlış aktarmayı başardı."

Rusya savunma bakanlığı, yaptığı ikinci açıklamada Suriye ordusuna ait uçakların muhaliflerin elindeki bir kimyasal silah deposunu vurduğunu ve buradan sızan zehirli gazın, onlarca kişinin öldüğü kasabaya yayıldığını söyledi.

Rusya savunma bakanlığı sözcüsü İgor Konaşenkov, YouTube'da yayımlanan açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

 "Suriye (hava gücü) dün yerel saat ile 11:30 ile 12:30 arasında Han Şeyhun kasabasının doğusunda bulunan, teröristlere ait büyük bir mühimmat ve askeri teçhizat deposuna saldırı yaptı. Deponun bulunduğu arazide, kimyasal silah mühimmatı üretilen imalathaneler de bulunuyordu." 

Konaşenkov, kullanılan kimyasal mühimmat türünün, geçen yıl isyancılar tarafından Halep'te kullanıldığını söyledi ve şöyle devam etti: 

"Kurbanların sosyal medyada yer alan görüntülerinde gözlenen zehirlenme semptomları geçen yıl sonbaharında Halep'te görülenler ile aynıdır."

Suriye hükümeti daha önce birçok kez, saldırılarda kimyasal silah kullanıldığı iddiasını yalanlamıştı.

AA

Birleşmiş Milletler (BM) ve Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü, Suriye ordusunun 2014 ve 2015 yıllarındaki saldırılarında en az 3 kez klorin kullandığını açıklamıştı.

BM ve örgüt, IŞİD militanlarının da hardal gazı kullandığını ortaya koymuştu.

Putin'i arayan Erdoğan, İdlib'deki saldırının "Astana barış sürecini tehlikeye attığını" söyledi.

AA'ya göre Erdoğan, St. Petersburg saldırısıyla ilgili taziyesini ilettiği telefon konuşmasında İdlib'de yaşananları "insanlık dışı" olarak nitelendirdi ve iki liderin Suriye'de kırılgan ateşkesin sürmesi için ortak çaba harcamanın gerekliliğini vurguladı.

ABD Başkanı Trump ise yazılı bir açıklama yaptı ve saldırıdan Esad'ın yanı sıra zayıf politikalarından dolayı Obama'yı sorumlu tuttu.

Trump yaptığı ilk açıklamada, "Beşar Esad'ın bu hain eylemleri önceki yönetiminin zayıf ve kararsız tavrının sonucudur. Başkan Obama 2012'de kimyasal silah kullanımına karşı bir kırmızı çizgi oluşturacağını söyledi ama hiçbir şey yapmadı" dedi.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, saldırıyı ilk kınayan isimlerden oldu.

Twitter hesabından saldırıyı kınayan Netanyahu, "Suriye'deki korkunç görüntüler her insanı şoke etmeli" dedi.

Uluslararası toplumu 2013 yılında verdiği sözü tamamlamaya ve tüm kimyasal silahların Suriye'den çıkartılmasını sağlamaya çağıran Netanyahu, Suriye'deki barbarca savaşın İsrail'in kendisini düşmanlara ve tehditlere karşı korumasının önemini gösterdiğini söyledi.

"Kaç çocuğun ölmesi gerekiyor?"

İngiltere'nin BM Daimi Temsilcisi Matthew Rycroft, Konsey'de yaptığı konuşmada, Rusya ve Çin'in BM Güvenlik Konseyi'ndeki vetolarının Suriye rejimini cesaretlendirdiğini, bu vetoların sonuçlarının dün İdlib'e kimyasal saldırı olarak geri döndüğünü söyledi.

ABD'nin Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Nikki Haley, Konsey'de İdlib'deki kimyasal saldırıda ölen çocukların resimlerini göstererek şunları söyledi: 

"Dün, ağızlarından köpükler çıkan, çaresiz ailelerinin kollarında acı çeken çocukların resimleriyle uyandık. Vücutlarında kimyasal saldırının yaralarını taşıyan, bebek bezli cansız bedenler gördük. Bu resimler karşısında gözlerimizi kapayamayız, sorumluluktan kaçamayız... Rusya'nın umurunda olması için daha kaç çocuğun ölmesi gerekiyor?" 

Rusya'nın BM Daimi Temsilci Yardımcısı Vladimir Safronkov ise saldırıya dair çıkan raporun yüzeysel olarak ele alındığını belirti. Batılı güçleri provokasyonla suçlayan Rus temsilci kimyasal silah saldırısını muhalefetin gerçekleştirmiş olabileceği iddiasını dile getirdi.

Taslakta Suriye'de kimyasal silah kullanımının en şiddetli şekilde kınandığı belirtilerek, BM ve Kimyasal Silahları Önleme Örgütü'nün ortak bir panel kurarak saldırıdan kimin sorumlu olduğunun  tespit edilmesi için derhal çalışmalara başlaması talep ediliyor.

Dünya Sağlık Örgütü: "Sinir gazı bulguları var"

Dünya Sağlık Örgütü kurbanların fiziksel olarak zarar görmemiş olmamasının kimyasal gaz kullanıldığına işaret ettiği bilgisini verdi. Saldırının mağdurlarında rastlanan en belirgin semptomun ise akut nefes darlığı olduğu belirtildi.

Örgütün dün Cenevre’de yaptığı açıklamada, kurbanlarda kimyasal gaz kullanıldığına ilişkin belirtilere rastlandığı kaydedildi.

Trump: "Bu olay kırmızı çizginin ötesinde"

ABD Başkanı Donald Trump, Ürdün Kralı 2. Abdullah'la düzenlediği ortak basın toplantısında, kimyasal silah saldırısına ilişkin açıklamalarına devam etti.

Saldırıyı "dehşet verici" olarak niteleyen Trump, "Masum insanlar, çocuklar ve güzel bebekler öldü. Esad rejiminin iğrenç faaliyetlerine müsaade edilemez." dedi.

ABD'nin askeri olarak ne yapacağını önceden ifade etmeyeceğini dile getiren Trump, "Suriye'deki kimyasal saldırıya karşı harekete geçme sorumluluğum var. Dün yapılanlar benim için kabul edilemez." ifadesini kullandı.

Trump, "Benim Suriye ve Esad'a karşı tavrım çok değişti. Bu olay kırmızı çizginin ötesinde benim için çok çizgileri geçti." diye konuştu.

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ: "İdlib'den getirilmiş olan 3 ceset üzerinde Adana'da otopsi yapıldı. Yapılan otopsi sonucunda kimyasal silah kullanıldığı tespit edildi"

Bozdağ açıklamasına şöyle devam etti: 

"Şu an hem Dünya Sağlık Örgütü temsilcileri hem de Birleşmiş Milletler Kimyasal Silahları Yasaklama Organizasyonu temsilcilerinin olduğu bir çalışmayla bu otopsi tamamlanmış durumda. Esed'in kimyasal silah kullandığı, bu bilimsel incelemeyle de tespit edilmiş durumda."

Suriye Dışişleri Bakanı Velid Muallim İdlib'deki kimyasal silah saldırısıyla ilgili Şam'da basın toplantısı düzenledi.

Muallim, "Suriye ordusu kendi halkına ya da teröristlere karşı kimyasal silah kullanmadı, kullanmayacak" dedi. 

Ordunun Han Şeyhun'a yönelik hava saldırısında El Nusra Cephesi'ne ait silah deposunu hedef aldığını söyleyen Muallim "Kimyasal silah kullananları kınıyoruz" ifadelerini kullandı.

Velid Muallim, saldırıyla ilgili uluslararası bir soruşturmayı kabul edip etmeyeceklerine ilişkin soruya ise "bu incelemelerle ilgili önceki tecrübelerimiz çok cesaret verici değildi" dedi.

7'inci yılına giren savaşta en az 300 bin kişi hayatını kaybetti.

AFP

5 milyondan fazla Suriyeli, komşu ülkelere sığındı. Ülke içinde de 6 milyondan fazla kişi evinden oldu.

Suriye’deki savaş binlerce çocuğun hayatını kararttı.  Mart 2011 ile Mart 2016 arasında Suriye’de 21 bin 623 çocuk hayatını kaybetti. 

UNICEF’e göre, 2016’da Suriye’de şiddet ciddi bir tırmanış gösterdi. 2016 yılında öldürülen çocuk sayısı bir önceki seneye oranla yüzde 20 artış gösterdi.

Sosyal medyada düşünceler, yorumlar ve tepkiler 👇

Reuters

Kaynaklar: Al Jazeera, DW, AA, Sputnik, BBC Türkçe, AFP ve Reuters

YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

2016AdanaAmerika Birleşik DevletleriBarack ObamaBekir BozdağBeşer EsadBirleşmiş MilletlerÇinDiyetDonald TrumpFransaIŞİDİdlibİngiltereİsrailRusyaSavaşSuriyeTwitterUzayVladimir PutinYoutubeolay
Görüş Bildir