onedio
article/comments
article/share
Haberler
Milli Çernobil: İstanbul'un Göbeğinde Yaşanan Unutulmaz İkitelli Nükleer Kazası

Milli Çernobil: İstanbul'un Göbeğinde Yaşanan Unutulmaz İkitelli Nükleer Kazası

Türkiye’nin nükleer hafızasında silinmez bir leke olarak kalan 1999 İkitelli Radyasyon Kazası, bir ihmaller zincirinin nasıl toplumsal bir trajediye dönüşebileceğinin en somut örneğidir. 'Hurdadan çıkan ölüm' olarak literatüre geçen bu olay, Türkiye'yi dünyadaki en riskli 20 radyoaktif kaza listesine sokarken, masum bir ailenin hayatını geri dönülmez şekilde karartmıştır.

Detaylar 👇

Kaynak

Kaynak: https://web.archive.org/web/202002231...
İçeriğin Devamı Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

1998 yılının Aralık ayı sonunda başlayıp 1999’un ilk günlerinde gün yüzüne çıkan İkitelli Radyasyon Kazası, Türkiye’nin radyasyon güvenliği konusundaki derin boşluklarını acı bir şekilde yüzümüze çarptı.

1998 yılının Aralık ayı sonunda başlayıp 1999’un ilk günlerinde gün yüzüne çıkan İkitelli Radyasyon Kazası, Türkiye’nin radyasyon güvenliği konusundaki derin boşluklarını acı bir şekilde yüzümüze çarptı.

Olay, Ankara’da faaliyet gösteren bir firmanın, içinde yüksek düzeyde radyasyon yayan Kobalt-60 (Co-60) kaynakları bulunan iki adet kurşun zırhlı nakliye konteynerini gerekli güvenlik önlemlerini almadan İstanbul İkitelli’deki bir hurdacıya satmasıyla başladı. 

İkitelli’deki hurda sahasında çalışan Ilgaz ailesi, satın aldıkları bu ağır metal bloklarını sıradan birer hurda sanarak parçalamaya karar verdi. 8 Ocak 1999 günü, konteynerlerden birinin kapağını balyoz ve murç yardımıyla açtıklarında, aslında nükleer tıpta kanser tedavisinde kullanılan ve devasa bir enerji yayan Kobalt-60 kaynağını serbest bıraktılar. Parlayan metal parçalarını merakla ellerine alan, ceplerinde taşıyan ve hatta evlerine götüren aile bireyleri saatlerce yüksek dozda radyasyona maruz kaldı.

Kısa süre sonra aile üyelerinde mide bulantısı, kusma, halsizlik ve deride yanıklar görülmeye başlandı.

Kısa süre sonra aile üyelerinde mide bulantısı, kusma, halsizlik ve deride yanıklar görülmeye başlandı.

Başta gıda zehirlenmesi sanılan bu belirtilerin ardındaki gerçek, bir doktorun dikkati sayesinde ortaya çıktı. Hastaneye başvuranların kan değerlerindeki anormal düşüş ve ellerindeki açıklanamayan yanıklar, yetkilileri alarm durumuna geçirdi.

Olayın ardından yapılan incelemelerde, toplam 18 kişinin yüksek düzeyde radyasyona maruz kaldığı tespit edildi. Bunlardan 10’unda Akut Radyasyon Sendromu (radyasyon hastalığı) klinik olarak gözlemlendi. En ağır darbeyi Ilgaz ailesi aldı. Ailenin bir üyesi, yıllarca süren acılı tedavi süreçlerinin ardından 2004 yılında kansere yenik düşerek hayatını kaybetti. Bir diğer aile üyesinin ise radyasyonun dokuları eritmesi sonucu parmakları kesildi.

Radyasyon miktarı hayati tehlike sınırlarının çok üzerindeydi.

Radyasyon miktarı hayati tehlike sınırlarının çok üzerindeydi.

Türkiye Atom Enerjisi Kurumu (TAEK) tarafından yapılan ölçümlerde, hurdalıkta ve çevresinde çevreye yayılan radyasyon miktarının hayati tehlike sınırlarının çok üzerinde olduğu görüldü. Uluslararası Nükleer Olay Ölçeği'ne (INES) göre kaza '3. Seviye' (Ciddi Olay) olarak sınıflandırıldı.

Kaza, Türkiye’deki denetim mekanizmalarının ne kadar zayıf olduğunu ortaya koydu. Radyoaktif kaynakların takibi yapılamamış, tehlikeli maddeler lisanssız kişilerce taşınmış ve nihayetinde bir hurdacıya demir niyetine satılabilmişti. Olayın ardından açılan davalar yıllarca sürdü. Ilgaz ailesi, devletin denetim görevini yerine getirmediği gerekçesiyle tazminat davaları açtı. Ancak kazanılan tazminatlar ne kaybedilen sağlığı ne de yitirilen hayatları geri getirebildi.

İkitelli kazası, Türkiye’de radyasyon güvenliği mevzuatının sil baştan yazılmasına neden oldu.

İkitelli kazası, Türkiye’de radyasyon güvenliği mevzuatının sil baştan yazılmasına neden oldu.

Bugün radyoaktif kaynakların ithalatından imhasına kadar her adım çok daha sıkı denetleniyor olsa da İkitelli’de yaşananlar nükleer güvenliğin sadece teknik bir konu değil, bir vicdan ve disiplin meselesi olduğunu hatırlatmaya devam ediyor. İstanbul'un ortasında yaşanan bu nükleer facia, üzerinden çeyrek asır geçse de toplumsal hafızamızda 'Küçük Çernobil' olarak kanayan bir yara olmayı sürdürüyor.

Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!

category/test-white Test
category/gundem-white Gündem
category/magazin-white Magazin
category/video-white Video

İlginizi çekebilir;

Yorumlar ve Emojiler Aşağıda chevron-right-grey
Reklam
2018’de Aydın Adnan Menderes Üniversitesi’nde başladığım İngiliz Dili ve Edebiyatı lisans eğitimimi 2022’de tamamladım. 2024’te Ege Üniversitesi’nde aynı alanda yüksek lisans eğitimime başladım. İki yılı aşkın süredir Onedio’da yaşam kategorisinde içerik üretiyorum. Yabancı medyanın ve popüler kültürün içinde büyümüş biri olarak, trendleri paylaşmayı ve hikayeleri insanlarla buluşturmayı seviyorum.
Tüm içerikleri
right-dark
category/eglence BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
5
4
1
0
0
0
0
Yorumlar Aşağıda chevron-right-grey
Reklam
ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?
Yorum Yazın