Meclis Darbeleri Araştırma Komisyonu Bu Kez Mehmet Ağar'ı Dinledi

-
3 dakikada okuyabilirsiniz

Meclis Darbeleri Araştırma Komisyonu Bu Kez Mehmet Ağar'ı Dinledi

Meclis  Darbeleri Araştırma Komisyonu Bu Kez Mehmet Ağar'ı Dinledi

Meclis Darbeleri Araştırma Komisyonu 28 Şubat soruşturması kapsamında Mehmet Ağar'ı ziyaret etti. Derin devlet yapılanmasını kabul etmeyen Ağar, işkence için de 'sert sorgu yöntemidir' açıklaması yaptı.

TBMM Darbe ve Muhtıraları Araştırma Komisyonu, 28 Şubat soruşturması kapsamında dönemin kirli aktörlerini dinlemeye devam ediyor. Hafta başında birçok suça bulaşmış eli kanlı bir yapılanmanın açık açık savunuculuğu üstlenmekten çekinmeyen Tansu Çiller’i dinleyen komisyon bu kez de derin devlet yapılanmasında önemli ayaklardan biri olan Mehmet Ağar’ı dinlemeye gitti. 90’lı yılların çete yapılanmasının baş aktörlerinden olan ve Susurluk davasından aldığı hapis cezası sebebiyle Aydın Yenipazar Kapalı Cezaevinde bulunan Ağar’ı 7 milletvekili ziyaret etti. 4 AKP’li, 1 MHP ve CHP milletvekilinin oluşturduğu komisyonda BDP’li milletvekili bulunmadı.

İşkcenceci utanır mı: İşkence sert sorgu yöntemidir

Yaklaşık 4 saat süren görüşmede Ağar’ın derin devlet tanımlaması; Türkiye’nin Musul ve Kerkük’ten başka toprak kaybına uğramaması oldu. Derin devleti " Türkiye Cumhuriyeti kuruluşundan bu yana Musul ve Kerkük'ten başka bir toprak kaybına uğramadı. Eğer uğramadıysa işte derin devlet budur" şeklinde tanımlayan Ağar, komisyonun "İşkence nedir?" sorusuna ise "İşkence sert sorgu yöntemidir" yanıtını verdiği aktarıldı. Tüm hayatını terörle mücadeleye adadığını , Uğur Mumcu ve Özal suikastlarına ilişkin bilgisi olmadığını da söyleyen Ağar’ın İsrail'den alınan kayıp silahların akibetiyle ilgili ise, "Terörle mücadele için o silahlar gerekliydi, ancak kayıtları yoktu, kayıt altına alınamazdı" dediği ifade edildi.

28 Şubat kapsamında komisyonun görüş almak için ziyarete gittiği Ağar “devlete hizmet eden mağdur” sıfatına haiz olsa da derin devlet yapılanması içindeki çete unsurlarının baş aktörlerinden biri olarak karşımıza çıkıyor. “Devlet için bin operasyon yaptım” diyen Ağar, kirli operasyonların parçası olmakta bir beis görmezken faili olduğu eylemleri de meşrulaştırmaktan geri kalmıyor.

Kirli operasyonların kilit ismi: Mehmet Ağar

Susurluk davasında ‘çete yöneticisi’ olmakla suçlanan ve geçtiğimiz Nisan ayında Yargıtay tarafından 5 yıllık hapis cezası onanan eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar cezaevine girmesini devlete hizmet olarak nitelemiş ve cezaevi kapısında “Böyle bir tecelli olduysa, ilk önce Allah’tan sonra devletten gelmiş kabul ederiz.” demişti. Mahkeme sürecinde "Çok basit bir Susurluk olayı büyütülmüştür" diye ifade veren Ağar, “Türkiye burası, 50 bin tane örtülü, açık gizli iş olur" sözüyle de hatırlanıyor.

Ağar, 5 yıl ceza aldığı davada Özel Harekât dairesine verilen silahların bir bölümünün kaybolmuş olması ve bu silahlardan birisinin Susurluk’taki kaza yerinde bulunmasıyla suçlandı. Bir diğer suçlama ise Abdullah Çatlı için MİT mensubu Tarık Ümit adına yeşil pasaport düzenlemesi. Ağar, ayrıca kumarhaneler kralı olarak bilinen Ömer Lütfü Topal’ın öldürülmesi sonrasında gözaltına alınan özel harekat polislerinin serbest bırakılmalarını sağlayarak olayın yargıya intikal etmesini engellemekle de suçlandı.

Susurluk davasından 5 yıl hapis cazası alan ancak 3 yıl 9 ay tutukluluk süresi bulunan Ağar’ın Emniyet Müdürlüğü ve Bakanlık yaptığı dönemlerde Türkiye, tarihinin en karanlık dönemlerinden birini yaşadı.

Derin devlet yapılanması içinde yüzlerce kanlı “operasyonun” yürütücüsü Ağar emniyet müdürü olduğu dönemde en karanlık isimleri bir araya getirmiş, emniyetteki mafyatik kadrolaşmanın önünü açmıştı. Dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Ağar, İbrahim Şahin, Korkut Eken gibi isimlerle birlikte onlarca kişinin ölüm emrini vermişti. Müdürlüğü döneminde 'ölüm timi' kurdurduğu, birçok gözaltında ölüm ve ev baskınından sorumlu olduğu bilinen Ağar her devlet cinayetine “münferit” demişti.

Kafasına beton çivisi çakılarak ya da domuz bağıyla öldürülüp mezar evlere gömülen 188 kişinin katili Hizbullahçılar için, "Hizbullah devlet aleyhine eylemlerden kaçınmaktır. Örgüt üyelerini yakalamak fayda sağlamaz" demişti.

(soL - Haber Merkezi)

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Adalet ve Kalkınma PartisiAydınBarış ve Demokrasi PartisiCumhuriyet Halk PartisiDarbeHizbullahİsrailİstanbulMehmet AğarMilliyetçi Hareket PartisiTansu ÇillerTürkiye Büyük Millet MeclisiYargıtay
Görüş Bildir