Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Gazeteciler Günü ve Basın Bayramı'nda Mesleği Uğruna Hayatını Kaybeden Gazetecileri Anıyoruz!

-

Bugün 24 Temmuz 'Gazeteciler Günü ve Basın Bayramı'... Coşkuyla kutlanması gereken bu günde dilerdik ki bu olayların hiçbiri yaşanmamış olsun, böyle bir içeriği hiç yapmayalım. Ama bunu bir borç bildik ve biz bugün sizlerle birlikte mesleği uğruna hayatını kaybeden Türkiye'nin güçlü ve cesur kalemlerini yazıp bir kez daha saygı ile anmak istedik.

1. Türkiye basın tarihinde öldürülen ilk gazeteci: Hasan Fehmi (1874-1909). Onun öldüğü gün 6 Nisan, her yıl "Öldürülen Gazeteciler Günü" olarak geçmektedir.

1874 yılında dünyaya geldi. İstanbul’da Mülkiye Mektebi’ndeki öğreniminin ardından Paris’e gitti. Paris’te Prens Sabahattin ve çevresi ile tanıştı. Ardından Mısır’a gitti. II. Meşrutiyet’in ilanından sonra İstanbul’a döndü. Serbesti Gazetesi’nde yazılar yazmaya başladı. Dönemin radikal yazarlarından birisiydi. Yazılarında İttihat ve Terakki yönetimine karşı sert eleştirilerde bulunuyordu. Yazıları, gazeteye tehdit mektuplarının gönderilmesine sebep oldu ancak o, eleştirilerine devam etti. 6 Nisan 1909 gecesi arkadaşı Ertuğrul Şakir Bey ile Beyoğlu’ndan Sirkeci’ye giderken öldürüldü. Cinayet aydınlatılamadı!

2. Sabahattin Ali (1907-1948)

25 Şubat 1907'de Gümülcine'de dünyaya gelen Sabahattin Ali, öğretmen okulunu bitirdikten sonra Yozgat'ta öğretmenlik görevine başladı. İçimizdeki Şeytan isimli romanı nedeniyle Nihal Atsız ve milliyetçi çevre ile aralarında geçen tartışmalar nedeniyle öğretmenliği bıraktı ve çeşitli işlerde çalışmaya başladı. Aynı zamanda çeşitli mizah dergilerinde ve gazetelerde çalışıyordu. Bu işlerde başarı sağlayamayınca yurt dışına gitmek istedi fakat yurt dışına çıkması için izin verilmeyince illegal yollara başvurdu. 1948'de Bulgaristan'a kaçmak için yola koyuldu. Bulgaristan'a geldiğinde ise Ali Ertekin tarafından öldürüldü.

3. Abdi İpekçi (1929-1979)

9 Ağustos 1929'da İstanbul'da dünyaya geldi. İstanbul Üniversitesi'nde hukuk eğitimi aldıktan sonra gazeteciliğe adım attı. Milliyet Gazetesi'nde genel yayın müdürlüğü yaptı. Gazetecilik mesleğine her anlamda yenilikler getiren Abdi İpekçi, 1979'da Mehmet Ali Ağca tarafından aracında öldürüldü.

4. Ümit Kaftancıoğlu (1935-1980)

Asıl adı Garip Tatar olan Ümit Kaftancıoğlu, 1935'te Ardahan'da dünyaya geldi. Eğitimlerini tamamladıktan sonra öğretmenlik yapmaya başladı. Uzun süre öğretmenlik yaptıktan sonra görevinden uzaklaştırıldı. Ardından TRT'de çalışmaya başladı. Hazırladığı televizyon programları ile pek çok ödülün sahibi oldu. 11 Nisan 1980'de işe gitmek için evden çıktığı sırada Ahmet Mustafa Kıvılcım isimli kişi tarafından öldürüldü. Ahmet Mustafa Kıvılcım yakalandıktan sonra ise ifadesinde Ümit Kaftancıoğlu'nu solcu olduğu için öldürdüğünü belirtti.

5. Çetin Emeç (1935-1990)

Çetin Emeç 1935’de İstanbul’da doğdu. Galatasaray Lisesi’nin ardından İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun oldu. Gazeteciliğe 1952’de babası Selim Ragıp Emeç’in Son Posta gazetesinde başladı. 1972’ye kadar Hayat ve Ses dergilerinde Yazı İşleri Müdürlüğü yaptı. 1972 yılında Hürriyet Grubu’na geçti. Hürgün Yayınları’nın Genel Yönetmenliğini yaptığı sırada, Hürriyet Gazetesi-Genel Yayın Müdürlüğü görevini üstlenen Emeç, 1984-1985 yıllarında da genel yayın yönetmeni olarak Milliyet’e geçti. 1986’da Genel Koordinatör olarak Hürriyet Gazetesi'ne döndü. 7 Mart 1990’da işine gitmek üzere İstanbul Suadiye’deki evinden çıktığı sırada şoförü Sinan Ercan’la birlikte öldürüldü.

6. Musa Anter (1920-1992)

Musa Anter 1920'de Mardin'de dünyaya geldi. Genç yaşında siyasete adım atan Musa Anter, ilk olarak Dersim İsyanı'nda gözaltına alında. Ardından pek çok kez gözaltına alındı ve idama mahkum edildi. Daha sonra af çıkmasıyla hapishaneden çıktı. Yine pek çok kez hapis hayatı yaşayan Musa Anter, 20 Eylül 1992'de öldürüldü.

7. Uğur Mumcu (1942-1993)

22 Ağustos 1942'de Kırşehir'de dünyaya geldi. Lise eğitiminden sonra Ankara Üniversitesi'nde hukuk üzerine eğitim aldı. Ardından gazeteciliğe başladı ve yaptığı çalışmaları ile dikkatleri üzerine çeken Uğur Mumcu, özellikle Abdi İpekçi cinayeti ile ilgili hazırladığı dosyası ile büyük beğeni kazandı. Başarılı gazeteci, 1993'te aracına yerleştirilen patlayıcı nedeniyle hayatını kaybetti. Cinayetin failleri ise henüz bulunamamıştır!

8. Metin Göktepe (1968-1996)

Metin Göktepe, 10 Nisan 1968’de Sivas’ın Gürün ilçesine bağlı Çipil köyünde dünyaya geldi. Lisede de başarılı bir öğrenci olan Göktepe, 1989 yılında İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Maliye Bölümü'ne girdi.  Gazeteciliğe 1992 yılında Gerçek adlı bir dergide başlamış, daha sonra 1995 yılında da Evrensel Gazetesi’nde muhabirlik yapmaya başlamıştır. 8 Ocak 1996 tarihinde cezaevinde öldürülen iki tutuklunun cenazesini izlemek için görevi başındayken polislerce toplu halde gözaltına alınan bin kişinin arasındaydı. 1000 kişiye yakın insanla gözaltına alınıp; polislerce dövülerek öldürülen Göktepe´nin ölümü büyük yankılar uyandırmıştı.

9. Ahmet Taner Kışlalı (1939-1999)

10 Temmuz 1939'a Zile'de dünyaya gelen Ahmet Taner Kışlalı, lise eğitimini tamamladıktan sonra Ankara Üniversitesi'ne siyaset üzerine eğitim aldı. Üniversite yıllarında başladığı gazeteciliğe mezun olduktan sonra da devam etti. Ardından Cumhuriyet Halk Partisi'nden milletvekili seçildi. O dönem kültür bakanlığı yaptı. 1980 Askeri Darbesi'nden sonra Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi'nde siyaset bilimi üzerine eğitim verdi. 21 Ekim 1999'a uğradığı bombalı saldırı sonucunda hayatını kaybetti. Ahmet Taner Kışlalı'nın da failleri bulunamadı.

10. Hrant Dink (1954-2007)

1954'te Malatya'da dünyaya gelen Hrant Dink, anne ve babasının boşanmasının ardından kız kardeşi ile birlikte yetimhanede yaşamaya başladı. Eşi Rakel ile birlikte Tuzla Ermeni Çocuk Kampı'nın yöneticiliğini yapmaya başladı. Ardından çeşitli dergi ve gazetelerde yazılar yazmaya başladı. Verdiği ifadeler ve yazıları ile Türk milliyetçilerinin dikkatini üzerine çekti. 19 Ocak 2007'de Şişli'de bulunan Agos Gazetesi'nden çıktıktan sonra 19 yaşındaki Ogün Samast tarafından öldürüldü.

Mesleği uğruna hayatını kaybetmiş tüm cesur ve güçlü gazetecilerimizi saygıyla anıyoruz. Dileriz ülkemizde bir daha böyle olaylar gerçekleşmez...

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
nghngndyn

gözlerim yaşlı olarak bıtırdım yazıyı okumayı , gerçekten ciğerim parçalanıyor. Yazık oluyor hepimize , gecmısımıze , gelecegımıze...

ozturk-sadri-alisik

Mumcu nun bi yazısını okumuştum

ozturk-sadri-alisik

" Hz.Muhammed gelene dek araplar toplumda kadını develerden bile geride tutuyolardı, peygamber İslam la beraber kadını toplumda erkeklere eşitledi, onun vefatından hemen sonra kadın ikinci sınıfa düştü, aslında peygamberden önceki kadın durumuna göre yine iyi bi haldi, Türk toplumunda kadın her zaman erkeğin eşitindeydi, Türkler ne yazıkki İslam ı, kadının ikinci planda olarak görüldğü zaman kabullendi, peygamberlik döneminde Türk, İslam ı tanısaydı bugün başka bi yerde olurduk, Türk kendi toplumunda kadının rolünü yinede yüzyıllar boyu, arap kültüründen etkilenmesine rağmen o kadının rolünü en üst seviyede tutmayı başardı, aslında bakarsak Osmanlı ilk döneminde kadın yine yüksek seviyedeydi,

ozturk-sadri-alisik

ne zamanki Osmanlı çok uluslu bi hal aldı, işte o zaman toplum asimile oldu, arap, fars, yunan, slav, sayılamayacak kadar çok kültür karışınca zaten dış kan almış olan hanedan başta olmak üzere özelliklede kadın toplumda başka bi alışılmışlığa itildi, sorun dini değil, sorun kültürel, kabahatimiz Türk olmanın kültürünü yeterli seviyede tutamamaktır, bugün halkın dini yanını kullananlar, ülkeyi geriliğe mahkum ediyolar "

ozturk-sadri-alisik

çok doğru söylemiş, zaten doğru söylediği için katledildiya

ozturk-sadri-alisik

dink in ermeni diyasporasının en sağlam adamı olduğum yazılıp çiziliyo, eğer doğruysa sikimde bile olmaz, değilse sadece bi insan öldü derim, hepimiz ermeniyiz falan demem

adnan-akfirat1

Eksikler var. 2000'e DOğru dergisi yazarı Turan Dursun, 4 Eylül 1990'da uğradığı suikastle hayatını kaybetti. 2000'e Doğru dergisinin muhabiri Halit Güngen 16 Mart 1992'de, "Hizbullah Çevik Kuvvet Karargahında eğitildi" haberi nedeniyle Diyabakır bürosunda başından tek kurşunla öldürüldü. Aydınlık gazetesi yazarı, =air Metin Altıok, 2 Temmuz 1993'te Sivas'ta Madımak yangınında katledildi. TRT yapımcısı Ümit Kaftancıoğlu da Aydınlık gazetesi yazarı olduğu için Gladyo'nun hedefiydi.

sinan-kemal

Dikkat ettiniz mi, aralarında hiç sağcı yok.

viyol10sel

Devlet sağcıları öldürmez. Sağcılar zaten tasmalı koyunlarıdır istediği yöne güder istediği haberi yazdırır...

batuhantamburaci

Fransa Kralı'nı destekleyen soylular ve Ruhban sınıfı, kurucu meclisde oturum başkanı Mounier’in ‘sağ’ tarafına oturuyorlar. Kralın böyle bir ayrıcalığı olmaması gerektiğini, herkesin eşit olduğunu savunan, halk destekçisi olan temsilciler ise ‘sol’ tarafa oturdu. O yüzden şaşırmamak gerek.

Başlıklar

AnkaraArda TuranCumhuriyet Halk PartisiİstanbulMalatyaMardinMısırÖğretmenTRTYozgatanne
Görüş Bildir