Durdurun Uçağı İniyoruz! Görür Görmez Yüzünüzde Tebessüm Yaratacak Yeşilçam Filmleri ve Unutulmaz Replikleri

-

Yeşilçam filmleri sadece samimi atmosferi ve seyirciye geçirebildiği duygularla değil, aynı zamanda mantık sınırlarını zorlayan sahneleri ve efsane replikleriyle de gönlümüze taht kurmuştur. Hele bazı sahneler vardır ki, tekrar tekrar izleseniz de doyamazsınız. (Özellikle Cüneyt Arkın'ın bu konuda hakkı ödenmez!)

Keyifsiz bir gün geçiriyorsanız ve biraz tebessüm etmeye ihtiyacınız varsa şu an doğru adrestesiniz. Gördüğünüz zaman suratınızda istemsizce bir sırıtma yaratacak en eğlenceli Yeşilçam filmlerini ve hafızalarımıza kazınmış repliklerini sizler için derledik.

(Film özetleri SinemaTürk sitesinden alınmıştır)

1. Düğün Gecesi (1966)

Zeki, babasının zoruyla köylü kızı Zeynep'le evlenir. Fakat düğünden sonra kız istenmediğini anlayıp Amerika'ya gider. Orada medeniyet, kültür öğrenip yıllar sonra İstanbul'a Tülin olarak döner. Zeki'nin çalıştığı gaziyoyu satın alır ve onunla oynamaya başlar. Zeki'nin sevgilisi Güner ise bu duruma çok sinirlenir ve Tülin ile Güner arasında bir rekabet başlar. Zeki ise iki arada bir derede kalmıştır.

Zeki Müren'i o dönemlerde uçakta tutabilmek ne mümkün!

Zeki: Gel diyorum sana...

Tülin: Ölürüm de gelmem.

Zeki: Durdurun uçağı iniyoruz!

Sahne

2. Umutsuzlar (1971)

Film, balerin bir kızla bir kabadayının aşk hikayesini anlatır. Namlı bir kabadayı olan Fırat’la balerin Çiğdem birbirine aşıktır. İkili Fırat’ın işleri yüzünden birlikteliklerini sürdüremezler. Bu ayrılığa katlanamayan Fırat, Çiğdem’le baş başa kalabileceği anlar yaratmaya çalışır. Ancak öte yandan Fırat’ın yerine göz koyan Tahta Bacak, Fırat’ı ortadan kaldırmaya kararlıdır.

Meslek seçimi ne olursa olsun, eğitim şart!

Ramazan'ın Karısı: Sonunda ortanca kızım da isyan etti, ablam gibi ben de orospu olacağım dedi. 

Fırat: Ramazan'ı bulun. Ramazan'a 5 bin lira verin. Bu karıyı boşasın, bir daha da eve gitmesin. Kızı evden alıp yatılı okula verin, orospu olacaksa okumuş orospu olsun.

Sahne

3. Battal Gazi Destanı (1971)

Filmde, babasının intikamını almaya çalışan bir Türkmen savaşçının hikayesi anlatılır. Cafer, Malatya Serdarı Hüseyin Gazi’nin oğludur. Hüseyin Gazi, Bizanslı komutanların kurduğu bir pusuda öldürülür. Cafer, babasının intikamını almaya yemin eder. Yolda babasının eski dostu Bizanslı savaşçı Hammer’le karşılaşıp dost olurlar. İntikam için Bizans’a doğru yola çıkan ikili, yol boyunca türlü engellerle karşılaşacaktır.

Bizans kargası Polemon, henüz Cüneyt Arkın'la şaka olmayacağını fark edememiş.

Battal Gazi: Şaka etmediğimi birazdan görürsün. Ben senin kancık kelleni ödlek bedeninden ayırmaya geldim.

Sahne

4. Ceza (1974)

Film, bir bilim adamının babasının intikamını alma hikayesini anlatır. Ali’nin babası, kumarda Kenan’ın hile yapması sonucu her şeyini kaybeder. Bunun üzerine intihar eder. Kenan kumarda kazandığı yalıyı kızı Alev’e armağan eder. Alev arkadaşları ile Ali’yi döver ve yalıyı terk etmesini ister. Ali, babasını ölüme sürükleyenlerden daha gaddar olacaktır. Atom fiziğini bırakarak kumar oynamayı öğrenmeye karar verir. İntikamını almasında Hıfzı Baba ve Yalçın, Ali’ye yardım ederler.

Kadir İnanır'ı atom fiziğine küstürdüler...

Ali: İnsanlık için çalıştık, sokakta kaldık. Atom fiziği de profesörlük de yerin dibine batsın!

Sahne

5. Yalnız Adam (1974)

Film, bir cinayet olayının ardında yatan gerçekleri bulmaya çalışan yalnız bir adamın öyküsünü anlatıyor.

"Sanatsal Dayak" kavramını literatüre kazandıran isim: Cüneyt Arkın

Murat: Siz doktor değilsiniz. Şırıngada hava boşluğu var.

Sahne

6. Ah Nerede (1975)

Filmde, çapkın Ferit’in Zehra’ya aşık olması anlatılır. İstanbul’a eğitim için gelen Ferit ve kardeşleri farklı hayat tarzlarını benimser. Ferit yakışıklılığını kullanarak çapkınlık peşinde koşar. Murat kumar âlemine, Ömer ise öğrenci eylemlerine gönül verir. Zehra ile karşılaşan Ferit ona aşık olur ama aşkına karşılık bulamaz. Sonunda Zehra’yı sevgisine inandırmayı başarır ve kardeşleriyle tanıştırır. Ancak daha önceki sevgilileri ve nişanlısı Ferit’i bu tanışma sırasında yakalarlar. Zehra ve diğer kızlar Ferit’ten intikam almak için birleşir.

Adile Naşit, elektrikçisiyle muradına ermenin peşinde...

Nikah Memuru: Selim oğlu Ferit'i kocalığa kabul ediyor musunuz?

Huriye: Nasıl etmem? Sevişiyoruz.

Sahne

7. Korkusuz Cengaver (1976)

Anton ve Anton'un kardeşi tarafından alçakça bir iftiraya uğrayan Şahin Bey, ölümden kurtulup Kara Hilal adını alır ve Anton'la adamlarının başına bela olmaya başlar. Şahin Bey bu uğraşı sırasında oğlu Sencer ile karşılaşır ancak oğlu Kara Hilal'in kendi babası olduğunu bilmemektedir, daha da kötüsü babasına atılan iftiraya inanmıştır ve ondan nefret etmektedir.

Bundan sonra ağzınızı açarken iki kere düşünün.

Şahin Bey: Bağırmayacaktın, Anton. Artık ağzının yerini biliyorum.

Sahne

8. Süt Kardeşler (1976)

Filmde, Osmanlı zamanında bahriye eri olan Ramazan ve Şaban’ın maceraları anlatılır. Şaban bir gün sütannesi Melek’ten kendisini İstanbul’a davet eden bir mektup alır. Melek, konağa gelen Ramazan'ı sütoğlu Şaban zanneder. Ağabeyi Hüsamettin'den çekinen Melek, Ramazan'ın damadı olduğunu söyler. Evdeki yanlış anlaşılmalar devam ederken, ev halkı geceleri Gulyabani görmeye başlar. Gulyabani korkusuyla ev halkı daha da yakınlaşır. Tam da bu sırada gerçek damat çıkagelir.

Babasını da sevmezdi zaten.

Hüsamettin: Seni hiç sevmedim, sütoğlan.

Sahne

9. Neşeli Günler (1978)

Mutlu bir aile. Turşuculukla geçiniyorlar. Bir gün, anne ile baba turşunun nasıl yapıldığı konusunda anlaşamazlar ve bu mutlu aile tablosu bir anda parçalanır. Anne ve baba üçer çocuğu yanlarında götürürler. Yıllar yılı birbirlerini arayıp sormazlar. Birbirlerinin hakkında herhangi bir şey duydukları zaman çıldırmaktadırlar. Aradan yıllar geçer. Çocuklar büyür ve bir gün tesadüfen karşılaşmanın ardından aileyi birçok sürpriz beklemektedir.

- Limoooooooon! - Sirkeeeeeee! 🍋

Kazım: Yahu sen daha turşu suyunun iyisi nasıl olur onu bilmiyorsun be!

Saadet: Sirkeyle olur!

Kazım: Nah sana! Limonla olur.

Sahne

10. Ne Olacak Şimdi (1979)

Tipik bir Anadolu erkeği olan Orhan ile son derece modern zengin Özden avukattırlar. Orhan'ın çocukluk arkadaşı, kendisini aldatan kocasından boşanmak için Orhan'a başvurur ve olaylar gelişir.

İş yerinde verimliliği artırmak için donla oturuyoruz, yanlış anlaşılma olmasın.

Şakir: Yaz, kızım. 200 torba çimento, 20 kamyon çakıl, 15 tane kapı... Aa hoş geldin karıcığım!

Sahne

11. Nasıl İsyan Etmem (1982)

Babasının parasıyla yaşayan ve serserilik yaparak günlerini geçiren şımarık bir zengin çocuğu kavgaya karışır ve birisini öldürür. İşlediği bu cinayeti de apartmanında kapıcılık yapan saf ve namuslu insanların üstüne yıkar.

Nafakamızı flüte mi yatıralım yani napalım?!

Hasan: Hepsinin flütü varmış ha... Neden benim oğlumun flütü yok uleyn! Söylesenize kaç para ulan bi flüt?

Sahne

12. İkizler (1985)

Film, Ömer ve Murat adındaki biri polis diğeri yankesici olan iki kardeşin aşk ve macera öyküsünü anlatır.

Müslüm Baba'nın adam öldürmekle imtihanı...

Ömer: Kavga etmeye, adam öldürmeye hazırım ama cinayet işleyemem. Hayır, efendim.

Sahne

13. Bombacı (1988)

Filmde, mafya ile mücadele eden sıradan bir vatandaşın öyküsü anlatılıyor.

İhsan Bey öldü mü ölmedi mi yani?

Gırgır Ali: Ölmüş olabilir!

Jale: Ölmedi!

Gırgır Ali: Ölmüştür belki!

Sahne

Ama hep güldürecek değil ya, bazen ciğerinizi de düşürecek sahneler vardır Yeşilçam filmlerinde. Konu aşk acısı olunca, Sadri Alışık'tan başkası böyle hüzünlendirebilir mi insanı?

Osman: O bilmiyordu ki! Bilse... Belki, kim bilir. Ama söyleyemedim. Cesaret edemedim. Sonra, belki… 

Türkan: Uzakta mı şimdi? 

Osman: Her an, her saniye böyle… Böyle yanımda. Tıpkı senin gibi. Ama gene de o kadar uzakta ki... 

(Sana Layık Değilim - 1966)

Sahne

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
bernay

#2 efsanelerin efsanesi

mastani_

Bir tanesi haricinde hepsini izlemiş olmanın verdiği mutluluk.. ne diye bu zamanda yaşıyorum ki bende anlamış değilim

csa

Cüneyt Arkın mükemmel bir yetenek. Yani bir Amerika'da doğmuş olsa dünyaca ünlü inanılmaz bir oyuncu olurdu. Mesela şu Expandables'ta kesin oynardı yani. Türkiye'de olunca da efsane oldu hem de komedi unsurları bir hayli fazla filmlerinde :D Yani aksiyon filmleri bile komik. Dolayısıyla her zaman söylerim. Bizim millet bir komedi de hakikaten başarılı. Diğer türler vasat hep.

corpse-bride

#2 nasıl bı replık ya :P

hukumran

hepsinin hayatımdaki yeri ayrı. bazen sırf çocukluğumu hatırlamak namına açarım bir tanesi ve artlarından bir sigara yakar, çayımı yudumlarım.

Başlıklar

BilimİntiharİstanbulMalatyaPolisanneaşk
Görüş Bildir