Çok 'Alegria' Bir Gösteri

-
3 dakikada okuyabilirsiniz

Çok 'Alegria' Bir Gösteri

Çok 'Alegria' Bir Gösteri

İspanyolca’da gururlandırıcı, sevinç ve mutluluk veren anlamına gelen Alegria, 15 ülkeden 55 sanatçı ve müzisyenin bir araya geldiği Cirque Du Soleil ile gönlümüzü şenlendirdi, dimağımızı açtı, gözlerimizi kırpıştırdı, kulaklarımızın pasını sildi.

22 Eylül’den itibaren İstanbul’da sahnelenmeye başlayan Cirque Du Soleil ‘Alegria’ gösterisi, gösteri sanatlarına duyduğum hayranlığı ve aşkı bir kez daha yeniledi. Rus barlarından, senkron trapezlere, ateş toplarıyla nefes kesen jönglörlere kadar toplamda 9 farklı şovla yaklaşık 2 saat süren gösteride her an derin bir ‘ah’ çektim. Tabii ki duyduğum hayranlık ve yapılanların binde birini yapamayacak olmamdan duyduğum utanç verici kıskançlıktan dolayı.

Öncelikle orkestra eşliğinde canlı olarak yapılan müziklerle, zaten gösterinin ilk anından itibaren yaşadığınız dünyanın tüm gerçekliğinden koparak, masalsı bir aleme dalıyorsunuz.

Birbirinden parıltılı, gösterişli ve değişik kostümlerin etkisiyle bir masal kitabının içine düştüğünüz hissi, ateşle oynayan bir adam tarafından bozuluyor. Elinden bacağına, bacağından sahneye ateşle ışıklı bir top gibi oynayan kahramanın ardından, vücudunu şekilden şekle sokan o iki kadını görünce gözlerinizi pörtletiyorsunuz: “Aman canım, bende bacağımı omuzumun arkasından önüme atarım” diyerek, kıskançlığınızı dile getirme gafletinde bulunuyorsunuz.

Ardından, ellerini bağladığı lastikle havada taklalar atıp adeta bir kartal gibi süzülerek uçan bol kaslı abiye duyduğunuz hayranlık ise tarif edilemez boyutlara ulaşıyor.

Senkron trapez ve yerden 40 metre yüksekte uçarak sunulan yüksek bar akrobasi gösterileri ise özetle nefes kesen cinsten. Bir insanın havada döne döne kendisini başkalarının kollarına teslim etmesi ve o ellerin tam zamanından birbirini tutması da gösterinin felsefi boyutuna değinebileceğimiz bir nokta oluyor sanki!

Özellikle feleğin çemberinden geçenlerin birkaç kat daha fazla ilgisini çekeceğini düşündüğüm, çember çeviren ablaya duyduğum hayranlık da tarif edilemez cinsten oldu. Bir insan bir çemberi idare edebilir de vücudunun her noktasına taşıdığı çemberlere ve kendi bu kadar mı hakim olabilir yahu? Bu çemberi çevirme işi konusunda ders almam gerektiğini düşündüm, feleğin çemberleriyle istediğim gibi oynayabileyim diye.

Öte yandan gösterinin her anında müziklerin canlı olmasının mükemmeliğinin yanı sıra tüm figürlerin çok basitmişçesine yapılması, tek bir hata ya da aksaklık yaşanmaması, bir şovdan diğerine geçerken yapılan hazırlıkların bile ihtişamlı bir senkronla başlı başına bir şov gibi olması, işin ne kadar kaliteli ve profesyonel olduğunu her defasında gözler önüne seriyor.

Hayretler içerisinde bırakan gösterilerin yanında bir de palyaçolar var tabii. Benim gibi palyaçolardan nefret eden bir insanın bile önyargılarını kırıp yüzünü gülümsetecek, hatta kahkahalara boğacak kadar güzel palyaço şovları sergilendi. Özellikle son sahnelerde müziğin hisli sesi, ışığın dansı ve palyaço ağabeyin ağlatan beden diliyle güçlendirerek atlattığı kar fırtınasının dramatik duygusu, gerçekten de insanı fantastik bir filmi canlı canlı izliyor izlenimine kapılmanızı sağlıyor ve ağzınız-kulaklarınız-gözleriniz açık, duygularınız kabarık bir vaziyete geçmenize neden oluyor.

Geçmişte olduğu gibi –ki bu durumdan hiçbir zaman hoşlanmamışımdır- hayvanların hoplatılıp zıplatılmadığı bir sirk olarak kalıpları yıkan Alegria’ya bence sirkten ziyada dünyanın en sürükleyici ve masalsı gösterisi diyebiliriz.

Özetle, Alegria'da, öne çıkan tek bir unsur yok. Akrobasi gösterileri, eşi benzeri olmayan sahne tasarımı, ışıklar, duman, canlı orkestranın çaldığı müzik ile makyaj ve kostüm bir araya geldiğinde Cirque du Soleil'in 'gerçek dışı' dünyasından çıkmak, benim gibi masallar alemini çok seven insanlar için oldukça zor oluyor.

NOT: Alegria gösterisine gitmek amacıyla bilet alma telaşında iken, mail yoluyla davetiye göndererek masalsı bir gece yaşamamı sağlayan Asude Şengül’e çok teşekkür ederim ve Türkiye’ye böyle güzel gösterilerin gelmelerine aracı olmalarının devamının gelmesini dilerim.

Dilek ÖZLEM ATAÖNDER

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

İstanbulmüzik
Görüş Bildir