Boğaziçi'nin Ecnebi Güzelleri

 > -
3 dakikada okuyabilirsiniz

Boğaziçi'nin Ecnebi Güzelleri

Boğaziçi'nin Ecnebi Güzelleri

Osmanlı döneminden kalma konsolosluk binalarının her birinin bir öyküsü var. Bayramda kentte kalacaksanız keşfetmek için fırsatınız var demektir.

MISIR KONSOLOSLUĞU

İmparator Joseph’i ağırlamıştı

Bebek sahilinde bugün Mısır’ın İstanbul Başkonsolosluğu’nun bulunduğu yerde, geçmişte Sultan Abdülhamid’in şeyhülislamlarından Dürrizade Esseyyid Mehmet Ataullah Efendi’nin yalısı bulunuyordu. Dürrizadeler, Sultan Birinci Mahmud’dan Sultan İkinci Mahmud’a kadar beş Osmanlı şeyhülislamı yetiştirmiş bir aile. Dürrizadelerden Abdullah Efendi’nin ölümünden sonra yalı, Sadrazam Mehmet Emin Rauf Paşa’ya, ardından da Sadrazam Ali Paşa’ya (1815-1871) geçti. Paşanın, hariciye nazırlığı sırasında yalı, önemli konferans, ziyaret ve davetlere ev sahipliği yaptı. Karadağ Konferansı (1858) burada toplandı, Girit isyanını bastırma hazırlıkları yapıldı, ayrıca İmparator Franz Joseph misafir edildi. Ali Paşa’nın, 1871’de ölümünden sonra Sultan İkinci Abdülhamid yalıyı satın alarak, son Mısır Hıdivi Abbas Halim Paşa’nın annesi ve eski Hıdiv Tevfik Paşa’nın eşi Hıdiva Emine Paşa’ya hediye etti.

OSMANLI’DAKİ PAŞA UNVANLI TEK KADIN

Art Nouveau üslubundaki bu saray yavrusu, 1902’da yapıldı. Hıdiva Sarayı olarak da bilinen saray, sıklıkla Raimondo d’Aronco’nun eserleri arasında gösterilse de iki Avusturyalı mimar Fabricius ve Antonio Lasciac tarafından tasarlandığı düşünülüyor.

Hıdiva Emine Hanım, Osmanlı tarihinde “paşa” unvanı alan tek kadın. İkinci Abdülhamid uygun gördü. 1913’te ölen Valide’nin Oğlu Abbas Hilmi Paşa, 30 yıl hıdivlik yaptı. 1914’te Osmanlı yanlısı olduğu gerekçesiyle İngilizler tarafından Mısır yönetiminden uzaklaştırıldı. Ömrünün kalan kısmını Avrupa’da geçirdi, 1944’te Cenevre’de öldü. İngilizler tarafından görevden alınana kadar burayı yazlık olarak kullandı. Anlatılan doğruysa, Emine Hanım binayı Türk devletine vermek istemiş ama resmi bir yazışma, Hıdiva’ya “Bebekli Emine Hanım” diye yollanınca vazgeçmiş ve sarayı, büyükelçilik olarak kullanılması koşuluyla Mısır Devleti’ne vermiş. Bebek’in en güzel binası 2010’da baştan aşağı restore edildi.

ALMANYA KONSOLOSLUĞU YAZLIĞI

Çanakkale Savaşı’nda ölen 265 Alman askeri bahçesinde yatıyor

İkinci Mahmud, 1829’da Tarabya’da yapının şu anda bulunduğu araziye kurulan kampta kaldı. Mareşal Helmut Von Moltke’den (1822-1888) Osmanlı ordusunun yeniden yapılandırılması için yardım aldı. Bunun üzerine İkinci Abdülhamid, çocukluğunu geçirdiği köşkü, 1880’de diplomatik kullanım için

Alman İmparatoru Kayzer İkinci Wilhelm’e hediye etti. Alman İmparatorluğu, Osmanlı-Rus Harbi sırasında Osmanlı Ordu Karargahı olarak kullanılan köşkün kalıntıların bulunduğu araziye, bir rezidans yaptırmaya karar verdi. 1882’de ilk projesini mimar Cingria tasarladı. Atina’da arkeolog olarak görev yapan Wilhelm Dörpfeld gözden geçirildi, üzerinde bazı değişiklikler yapıldı. Cingria’nın çalışmalarına karşın Dörpfeld, Osmanlı mimarisini dikkate aldı. Merkez odasının sekizgen yapısı, ahşap sütunları, zamanında Boğaz’daki yazlıkların karakteristik özelliklerini yansıtıyor. 1885’te başlayan inşaatı Armin Wegner üstlendi, iki yılda tamamladı. Rezidans, büyük bir koru içinde. Tepesinde Çanakkale’de hayatını kaybeden Alman askerinin mezarları bulunuyor.

AVUSTURYA KONSOLOSLUĞU

Banker Mıngırdıç’ın yalısı 3 ülke arasında 4 kez el değiştirdi

Yeniköy’ün kuzeyinde, Said İbrahim Yalısı’nın yanında. Geçmişte Cezayirliyan Yalısı’ydı. Ermeni banker Mıgırdıç Cezayirliyan Ailesi’ne ait yapı, geç klasik stil tarzında. 19’uncu yüzyıl ortalarında Mıgırdıç Kalfa tarafından inşa edildi. Yalı, 1882 tarihli ferman ile politik anlaşmaları sağlamlaştırmanın en iyi yolunun değerli bir gayrımenkul hediye etmek olduğu zamanlarda, Sultan İkinci Abdülhamid tarafından Avusturya-Macaristan İmparatoru Birinci Franz Joseph’e hediye edildi. Eşyalarının çoğu, Birinci Dünya Savaşı’nda satıldı. Kısa süre İngilizler’in mülkiyetine geçti.

Sonra tekrar Avusturyalılara kaldı. İkinci Dünya Savaşı’nda Avusturya’yı ilhak eden Almanlara geçti. Sonra Avusturyalılara verildi. Şu anda başkonsolosluk ve kültür merkezi.

DİĞERLERİ

Fransız rezidansı Napolyon Bonapart’a hediye edilmişti

Tarabya’dan Kireçburnu’na giderken iki tane yazlık köşk dikkati çekiyor. İtalya’nın İstanbul Başkonsolosluğu yazlık rezidansı olan ilk köşk, 1908’de Raimondo d’Aronco tarafından yapıldı. Sultan İkinci Abdülhamid’in Karadağlı Prens Elena’ya düğün hediyesi verdiği köşkteki restorasyon devam ediyor.

Fransa’nın İstanbul’daki yazlık rezidansı, 18’inci yüzyılda Eflak Boğdan Voyvodası Fenerli Rum Prens Alexander İpsilanti tarafından yaptırıldı. Voyvoda’nın ölümünden sonra devlet, tüm mal varlığına el koydu. Fransızlar, İngilizlerin İstanbul’a saldırmalarını engelleyince Sultan Üçüncü Selim binayı Napolyon Bonapart’a hediye etti. Bina 1913’te büyük ölçüde yandı. Marmara Üniversitesi Fransızca Kamu Yönetimi bölümü eğitim veriyor.

Sadberk Hanım Müzesi ile Büyükdere’nin merkezi arasında yer alan neoklasik tarzdaki İspanya’nın İstanbul Başkonsolosluğu yazlık rezidansı, diğer adıyla “Ruan do Bulinyi Sarayı”, Fransisken keşişler tarafından yapıldı. 1783’teki kolera salgınından sonra İspanyollara verildi.

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

AlmanyaAvusturyaFransaİspanyaİstanbulİtalyaMacaristanMarmara ÜniversitesiMısır
Görüş Bildir