Ankara Antlaşması'na Göre Kuzey Irak Üzerinde Gerçekten Tasarruf Hakkımız Bulunuyor mu?

-
3 dakikada okuyabilirsiniz

Bilindiği üzere yapılması planlanan ''Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi Bağımsızlık Referandumu'' uzun süredir dünya siyasetini meşgul etmektedir. Bu gelişmeler ülkemizde ise, Türkiye'nin Irak sınırını belirleyen ''Ankara Antlaşması''nı ve beraberindeki tartışmaları gündeme getirdi.

Esasında Cumhuriyet tarihimizi ilgilendiren ve ''Ankara Antlaşması'' olarak anılan iki meşhur görüşme vardır.

Bunlardan birincisi Milli Mücadele devrinde Fransız kuvvetleriyle 20 Ekim 1920'de yapılan ve Fransız işgalinin kalkmasına zemin hazırlayan antlaşmadır. Bu antlaşma ile Anadolu'dan kuvvetlerini çekmeyi planlayan Fransa'nın, aynı zamanda bölgede bıraktığı silah ve mühimmat da Kuva-yı Milliye'nin eline geçmişti.

Bunlardan ikincisi ve gündemimizi ilgilendiren Ankara Antlaşması ise Lozan'da çözülemeyen Musul meselesi hakkında 5 Haziran 1926'da imzalanan antlaşmadır.

Lozan'daki görüşmelerde İsmet (İnönü) Paşa başkanlığındaki Türk heyeti, Musul ve Süleymaniye'nin de Türkiye sınırlarına dahil edilmesi gerektiğini savundular. İngiltere ise bunun tam tersine, Hakkari'nin dahi Irak topraklarına katılması gerektiğini söylüyordu. Lozan'da çözülemeyen bu mesele daha sonra görüşülmek üzere ertelendi.

19 Mayıs-5 Haziran 1924'de İstanbul'da toplanan Haliç Konferansından da bir sonuç çıkmayınca mesele Milletler Cemiyetine havale edildi. 1925 yılı başlarında patlak veren Şeyh Sait isyanı ve devamındaki karışıklıklar Türkiye'nin elini zayıflattı. Sonuç olarak 5 Haziran 1926'daki Ankara Antlaşmasıyla günümüzdeki Irak sınırı çizildi.

Peki bu antlaşmada günümüzü ilgilendiren maddeler nelerdir?

Fotoğraf: Ankara Antlaşması'nın yayınlandığı 18 Temmuz 1926 tarihli Resmi Ceride'nin (gazete) ilk sayfası.

Birinci maddede günümüzdeki Irak sınırı detaylıca tarif edilir (bu tasvir yaklaşık bir buçuk sayfa tutuyor). Yapılacak olan referandumdan evet sonucunun çıkmasıyla kurulacak olan bağımsız yönetimin, ihlal edeceğini söylenen madde ise antlaşmanın 5. maddesidir.

İhlale uğranılacağı dile getirilen 5. madde ise aynen şöyledir:

Günümüz Türkçesiyle: ''Antlaşmanın taraflarından her biri birinci maddede belirtilen sınır hattını kesin ve saldırıdan korunmak üzere kabul ve bunu değiştirmeye ait her türlü teşebbüsten sakınmayı kabul eyler.''

Irak Başbakanı Haydar El İbadi ve Irak Parlamentosu, bu maddeye uygun hareket ederek referandumu reddeden açıklamalarda bulunuyorlar.

Bu yönden bakıldığında, Irak Hükumetinin hali hazırda Ankara Antlaşması'ndaki adı geçen maddeyi ihlal etmediği görülüyor. Buna rağmen referandumdan evet sonucunun çıkması ve bağımsız bölgenin kurulması halinde antlaşmanın 5. maddesi bozulmuş olacak.

Peki bu durumda Türkiye'nin Musul'a askeri müdahale hakkı olabilir mi?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanan Milli Güvenlik Kurulu görüşmesinden sonra "Tüm ikazlarımıza rağmen Irak'ın kuzeyinde referandum yapılırsa Türkiye, uluslararası anlaşmalardan doğan haklarını korur" açıklaması yapıldı.

Ankara Antlaşması'nda ise Türkiye'ye bu durumda askeri müdahale hakkı tanıyan bir madde bulunmuyor. Yukarıda bahsettiğimiz 5. maddeden sonraki devam eden maddeler, sınırlarda yaşanacak asayişsizlik ve silahlı saldırılarda taraf devletlerin birbirlerine yardım etmesini öngören karşılıklı sorumlulukları içeriyor.

''Ankara Antlaşması'nda Musul'u, Irak'a mevcut sınırlarını koruması halinde bıraktığımız'' söylemi ise yanlış bir bilgidir.

Buradaki 14. maddede görüldüğü üzere, petrol gelirlerinin %10'unu 25 yıl boyunca Türkiye'ye ödemek şartıyla Musul, Irak Hükumetine bırakılmıştır.

Adı geçen petrol gelirlerinin 1934'ten başlamak suretiyle 1950'li yıllara kadar ödendiği, o yıllarda Maliye Bakanlığında görevli olan Cahit Kayra tarafından belirtilmektedir.

Fotoğraf: Cahit Kayra, 18 Ocak 2009 tarihinde katıldığı Teke Tek Özel programında.

Netice itibarıyla Ankara Antlaşması içerisinde, sınırları değiştiği takdirde Irak'a müdahale etmemizi belirten bir madde mevcut değildir. Fakat Irak'ın Ankara Antlaşması'nın 5. maddesini ihlal etmesi durumunda, Türkiye'nin gerekli diplomatik yaptırımları uygulaması da kaçınılmaz bir gerçektir.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
mmurat

Kerkük, Musul tapuları bizde, ne anlaşmasından bahsediyorsun sen.. Kıbrıs adasının tapusu, Ege adalarının resmi tapusuda bizde, işgalle aldılar hepsini, İngilizler gelip cetvelle sınır çektiler kafalarına göre, zamanı geldiğinde alacağız hepsini.. hukukla

janset-cataltug

Türkiye'nin kuzey Irak üzerindeki tasarruf hakkı sadece Ankara Antlaşması ndan kaynaklanmıyor sevgili editör :) Irak'la imzalanan ikili antlaşmalar da bunu sağlar. Hadi sen şimdi bu antlaşmaları ve maddelerini de bul üstüne bir de aynen böyle müdahale fikrini çürütmeye çalış gerçi onu da başı sonu düzgün şekilde yapamıyorsun ama neyse:)

sadri-alisik-ozturk

şırnakta valla gardaş ben hakkaride arkadaşımı Şehid verdim, kussura bakmayın, baksanızda sikimde değil, oralar için hepsini siker atarım altı ay yatarım

sadri-alisik-ozturk

Vatan sağolsun, Vatan yöneticileri değil, siyasetçileri değil, zenginleri değil, midesi açlık götü soğuk görmeyenler değil, sadece Vatan sağolsun, hani böyle deyince herkes için demiyom biline yani

suigetsu

Ulan aptal herif antlaşmada ihlal durumunda bu zaten savaş sebebidir. Maddelerin birinde illa müdahale yetkisi yazması gerekmez. Ayrıca yok size kürdistan falan amk kürtleri (pkk lı kürtler) siz eşek s*kmeye devam edin.

wanpanman

Yeni Fistan modelleri çıkmış. Acaba Giorgio Hewal bu sene nasıl bi traz çıkartacak!

emre-gundogar

valla madde filan demeyiz '' BİR GECE ANSIZIN GELEBİLİRİZ ''

Başlıklar

AnkaraFransaHakkariİngiltereIrakİstanbulRecep Tayyip Erdoğan
Görüş Bildir