Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Türkiye Gümrük Birliği'ne Rağmen AB'ye Yakınlaşıyor

 > -
2 dakikada okuyabilirsiniz

Türkiye Gümrük Birliği'ne Rağmen AB'ye Yakınlaşıyor

Türkiye Gümrük Birliği'ne Rağmen AB'ye Yakınlaşıyor

Türkiye’nin son zamanlarda attığı bazı adımlar Gümrük Birliği’den çıkılabileceği konusundaki açıklamalara rağmen aslında Avrupa Birliği ile ilişkilerin sağlamlaştırılmaya çalıştığının sinyalini veriyor. Ankara’nın Brüksel ile yakınlasmasının temelinde de bölgedeki ekonomik ve siyasi krizlere karşı bir sığınak arama çabası yatıyor.

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan The Wall Street Journal Türkiye’ye verdiği röportajda, Türkiye’nin ihracatta rekabet gücüne zarar verdiği gerekçesiyle Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan ve bazı işadamlarından gelen, 1996 yılında anlaşmaya varılan Gümrük Birliği’nden çıkılması yönündeki çağrıyı geri çevirdi. Babacan bu görüşünü, “Kızdık çıktık; o kadar kolay değil…. Öfkeyle kalkan zararla oturur. Hep stratejik düşünmek gerekiyor,” diye dile getirdi.

AB ile 1996 yılında yapılan anlaşmaya göre Ankara, Brüksel’in başka ülkelerle yaptığı serbest ticaret anlaşmalarına uymak zorunda. Ancak, işadamları AB’nin ABD ile serbest ticaret anlaşması yapmaya çalıştığı bu günlerde, Türkiye’nin müzakerelerde söz sahibi olmamasının ihracatçılara zarar verdiğini söylüyor. Diğer taraftan, Fransa’nın Şubat ayında, Türkiye’nin AB’ye katılmasına karşı yıllardan bu yana devam eden bloğunu kaldıracağını açıklaması, gerginleşen Ankara-Brüksel ilişkilerinin tekrar canlanmasını sağlamıştı. Babacan’in tepkisi de, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın geçen hafta üç yıldan bu yana ilk kez Brüksel’e gitmeyi planladığını açıklanmasının ardından geldi.

Elbette Türkiye ile üyelik müzakerelerinin resmi olarak başlamasnın yedi yıl ardından, müzakereye konu olan birçok meselenin halen çözülmemiş olması hem Brüksel hem de Ankara’daki yetkilileri düşündürüyor.

Ancak analistlere göre, Ankara’nın AB ile bağlarını pekiştirmek için attığı adımlar Türkiye’nin son yıllarda Orta Doğu ile ittifakını güçlendirme çabalarının ardından geliyor. Türkiye, bölgesel ekonomik ve politik şoklara açık hale geldiğini fark ediyor. Bunun neticesinde de analistler Türkiye’nin dış politikasını ve ticari stratejisini Avrupa’ya göre yeniden ayarlamaya özen gösterdiğini ekliyor.

Carnegie Uluslararası Barışa Destek Kurumu’ndan dış politika analisti ve 1996’da yapılan Gümrük Birliği anlaşmasında müzakerelerde yer alan eski Türk diplomat Sinan Ülgen, “Türkiye, hem dışişleri hem ekonomide çeşitlendirme politikalarının sınırlarını görmeye başladı. Bunun eninde sonunda gerçekleşmesi gerekiyordu. Çünkü beklentilerin gerçeklerle yüzleşmesi gerekecekti. AB, düşen talebe rağmen Türkiye’nin en önemli pazarı ve ülkeye gelen doğrudan yabancı yatırımların kaynağı olmaya devam edecek,” dedi.

Dondurulmuş durumdaki üyelik görüşmelerini yeniden canlandırma çabalarına rağmen Türk kamuoyu konuya halen şüpheli yaklaşıyor. Üyelik müzakerelerinin son üç yılda durmasiyla AB’ye katılmak için verilen destek de büyük bir düşüş gösterdi. Hükümet yetkilileri ise AB üyelerini Türkiye’nin üyeliğini dini ve tarihten gelen düşmanlıklarla, körü körüne bloke etmekle suçladı. Yetkililer, Brüksel’i Türkiye’nin Euro Bölgesi’ndeki sıkıntıları iyileştirmeye yardımcı olabilecek, 786 milyar dolarlık dinamik ekonomisine odaklanmaya çağırdı.

AB’nin Türkiye’de düşen popülaritesi siyaset alanına da yayılırken Çağlayan defalarca ülkenin AB ile göbek bağı olması gerekip gerekmediğini sorguladı. Çağlayan Gümrük Birliği için, “Bu artık, esaret anlaşması anlamına gelmiştir. Geldiğimiz ortamda, evet, benim de ardında durduğum Gümrük Birliği’nden, maalesef Türkiye kazık yemeye başladı,” dedi. Ekonomi Bakanı Ankara’nın yeni koşulları müzakereye açması gerektiğini ya da Türkiye’nin en büyük ticaret ortağı AB ile yaptığı anlaşmayı sonlandırması gerektiğini belirtti.

Türkiye’de halkın nabzını ise en iyi Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun Pazar günkü yorumları özetliyor. Davutoğlu, “AB yolumuzu açarsa başımızın üstünde, stratejik hedefimizdir, devam ederiz. Açmazsa, onlar yoluna, biz yolumuza,” şeklinde konuşmustu.

Emre Peker - wsj.com.tr

Haberin Tamamı İçin:

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Ahmet DavutoğluAli BabacanAmerika Birleşik DevletleriAnkaraAvrupa BirliğiBaşbakanBaşbakan YardımcısıFransaRecep Tayyip ErdoğanZafer Çağlayan
Görüş Bildir