Cezaevinden Mektup: 'Hiçbir Müdahale İrademizi Kıramaz'

-
2 dakikada okuyabilirsiniz

Özgür Gündem - Hiçbir Müdahale İrademizi Kıramaz

Özgür Gündem - Hiçbir Müdahale İrademizi Kıramaz

Sertaç Kılıçarsalan - Kırıklar Cezaevi / İzmir

Bulunduğum cezaevinde 14 arkadaşımla birlikte başlattığımız açlık grevi 37. gününe girmiştir. 12 Eylül’de başlayan arkadaşlarımız ise bugün 57. gününe girdiler. Eylemimizle ilgili son günlerde değişik medya ve basın kuruluşlarında yalan, yanlış ve spekülatif haberler ve beyanlar yapılmaktadır. 29 Ekim akşamında Başbakan Erdoğan’ın medyaya yansıyan açıklamalarında “açlık grevindekiler bir şeyler yiyip içiyorlar” ve “gerekirse müdahale edilecektir” demiştir. Burada gazete aracılığıyla Başbakan Erdoğan’a ve kamuoyuna seslenmek istiyorum. Biz açlık grevindekiler bir şeyler yemiyoruz. İçtiğimiz bir şekerli, ekşi ve tuzlu sudur. Eğer Başbakan istiyorsa bunu da bırakabiliriz. Zaten Başbakan hiç merak etmesin, biz istesek de bir süre sonra bu sıvıları bile alamayacak duruma geleceğiz. 12 Eylül’de başlayan arkadaşlarımızın durumu ortadadır. Başbakan rahat olsun, artık su bile içemiyorlar! Her an ölümler yaşanabilir, Kırıklar 2 Nolu’daki açlık grevimiz 37. güne dayanırken şimdiden aldığımız şekerli ve tuzlu su mide ve bağırsaklarımızı yaktığı için sancıyla kıvranıyor ve kusuyoruz. Başbakan’ın gözü içtiğimiz bu sıvıdaysa bunu da artık almayacağız. Şuan bu satırları yazarken bir yandan da sancıyla yanan karnımı diğer elimle tutuyorum. Biz bunları yaparken Başbakan’ın yiyip içmemizden bahsetmesi ne anlama geliyor?

Kamuoyunun şunu bilmesini isteriz, hiçbir müdahale irademizi kırmaya yetmeyecektir. İsterlerse bizi zincire vurup işkence etsinler, hangi yöntemle, hangi tıbbi gerekçelerle müdahale yaparlarsa yapsınlar taleplerimiz yerine getirilmediği müddetçe açlık grevini bırakmayacağız. Devletin yapacağı her türlü müdahale sadece devletin işkenceci yüzünü ortaya sermesinden başka bir anlam taşımayacaktır. Ancak bizi öldürerek açlık grevini sonlandırabilirler. Herhalde ölümü göze almasak bu eylemi seçmezdik. Bazılarının saptırdığı gibi bu eylemimiz bir tehdit veya pazarlık değildir. Taleplerimiz pazarlık konusu olacak talepler değildir. Hiçbir akla, mantığa, hukuka uymayan hak gaspının ortadan kalkması içindir. Kimse eylemimizi saptırarak, bulandırarak kendine siyasi rant konusu yapmamalıdır. Taleplerimiz nettir, irademiz ve barışa inancımız nettir. Taleplerimiz içerisinde Sayın Abdullah Öcalan ile görüşülmesi gibi bir talep yoktur. Çünkü özellikle görüşmenin yapılabilmesi için Sayın Öcalan’ın koşullarının düzeltilmesi gerekmektedir. Kürt sorununun çözümü ve her gün yaşanan ölümleri durduracak ve barışın yolunu açacak tek yol Sayın Öcalan’ın önünün açılmasıdır. Bu yüzden açlık grevimiz sadece ve sadece Sayın Öcalan’ın sağlık, güvenlik ve özgür hareket etme imkanları sağlandığında ve anadilde eğitim talebi karşılık bulduğunda sona erecektir. Toplumsal barışa açılacak tek yol budur. Bizler de bu taleplerin gerçekleşmesi ve kamuoyunun dikkatini buraya çekmek için bedenimizi ölüme yatırıyoruz. Keşke böyle bir eyleme ihtiyaç olmadan bunu başarabilseydik. Ama ülkenin içinde bulunduğu durum bundan başka bir yol bırakmamıştır. Kamuoyunu ve halkı çeşitli basın ve medya kuruluşlarında çıkan yalan çarpıtma haberlere ve beyanlara itibar etmemelerini ve sadece taleplerimizin gerçekleşmesi için çalışmaya ve harekete geçmeye davet ediyorum.

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Abdullah ÖcalanAçlık greviBaşbakanİzmirgündem
Görüş Bildir