Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Oyuncakların Kalpleri | Görkem Yeltan

-
2 dakikada okuyabilirsiniz

Oyuncakların Kalpleri

Oyuncakların Kalpleri

Madem bir tren istiyor Francesco, Mavi Ok ona doğru yola koyulmalı.

Gianni Rodari romanlarını seyahatlerimde, özellikle görmediğim bir şehri gezerken okumayı çok sevsem de bu kitabını sakladığım yerden çıkarıp okumaya başlıyorum. Bazen çikolatayla da benzer bir ilişkim olduğunu düşünüyorum. Kendimden sakladıklarımı, sanki ben saklamamışım da birileri oraya koymuş gibi bir numaraya sığınarak bulup çıkarıyorum. Üstelik sonrasında, gerçeklerle yüz yüze geldiğim anda kendime ayıp etmiş olacağımı bile bile.

Rodari’nin Can Çocuk’tan çıkan Mavi Ok kitabını da kendi ayıbımla yüzleşeceğimden emin ama ne yalan söyleyeyim büyük bir zevkle, heyecanla, tıpkı kavanozun sonundaki çikolatayı sıyırıp yalarken ya da paketin sonundakini bitiriken, “Aaa.. Ne zaman bittiğini anlamadım bile” dermişim gibi bitirdim.

Eren Cendey’in çevirisi ve Sedat Girgin’in resimleriyle karşımda duran bu kitabı aldığım an ile okuyup bitirdiğim an arasındaki şaşkınlığım benim kendi kendini kandıramayan bir yalancı olduğumun kanıtı esasında. O kadar kısa sürede bitmiş olamaz elbette ama zamanın geçişini unutan, umursamayan ben, öyle bir edayla gezinmeyi çok sevdim. İster sayfaları çevirme hızımın peşinde koşamadığım için az zaman almış olduğunu düşünüyor olayım, ister beni içine çekip sımsıkı kavradığı için zamanı ve her şeyi unutturmuş olsun; bu harikulade kitabı okumuş olmaktan dolayı o kadar mutluyum ki, yaşadıklarımın, kendimden yaptığım hırsızlığın ya da başka hiçbir şeyin önemi yok.

Kitap, Befana Cadısı’nın dükkânında başlıyor. Kendine Barones denmesinden çok büyük bir keyif alan bu yaşlı hanımın dükkânında bir yardımcısı bir de çocukların gözlerini kamaştıran oyuncakları var. Oyuncakların yaşamayan, konuşamayan oyuncaklar olduğunu düşünmeyin. Kararlarını alabilen, gerektiğinde de başkaldıran, duyguları olan oyuncaklar bunlar. Edebiyat atölyemizde bu sene konumuz olan Kazuo Ishiguro’nun Beni Asla Bırakma isimli kitabını çekip karşıma koyuyor Rodari’nin bu kitabı. Sonrasında birçok hikâyenin oyuncakları, konuşmaları çalınıyor kulağıma ama en çok da kendi kendilerine karar verebilenler, ruhları ya da kalplerini ortaya çıkarabilenler.

Monti Francesco, dükkânın önündeki vitrinin içinde duran Mavi Ok’a hüzünlü hüzünlü bakarken onun parası olmadığını anlıyoruz anlamasına ama romanımızın ilerleyen bölümlerindeki karşılaştığımız hikâyesi bizi bir hayli etkiliyor. Rodari’nin üslubunun nasıl olduğunu bilenler, bizi nerelere sürüklediğini tahmin edeceklerdir. Babasına gazete satışında yardım ederken babasını kaybeder etmez satış için kendi başına sokaklara çıkan, türlü zorluklarla karşılaşan, annesi bazı varlıklı ailelerin evlerini temizlemek için evden erken çıktığından küçük kardeşlerine kahvaltı hazırlayan, gerçek hayatını da yaşaması gereken oyun dünyasına sorgusuz sualsiz tercih etmiş bir çocuk bu.

Oyuncakların kalpleri Francesco’nun gözlerini görür görmez karar vermelerini sağlayacak kadar büyük. Madem bir tren istiyor Francesco, Mavi Ok Francesco’ya doğru yola koyulmalı. Rodari bize öyle bir dünya sunuyor ki karakterlerin konuşma biçimleri, karakter özellikleri hemencecik onlara ısınmamıza ve çıkacakları yolculukta onlara eşlik etme isteğimize yol açıyor.

Haberin Tamamı İçin:

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

KitapTercihoyun
Görüş Bildir