Oslo'yu Sızdıranlarla İmralı Zabıtlarını Servis Edenler Aynı

 > -
3 dakikada okuyabilirsiniz

Oslo'yu Sızdıranlarla İmralı Zabıtlarını Servis Edenler Aynı

Oslo'yu Sızdıranlarla İmralı Zabıtlarını Servis Edenler Aynı

Terör örgütü PKK’nın elebaşılarından Murat Karayılan, 2011’deki Oslo görüşmelerinin sızdırılmasıyla ilgili hedef saptırdı. Karayılan, Kandil’deki basın toplantısından sonra özel olarak davet ettiği gazetecilerin, “Oslo kasetlerini kim sızdırdı?” sorusuna, “Bence cemaat.” cevabını verdi. Ancak gerçekler, müzakerelerin PKK tarafından sızdırıldığını ortaya koyuyor.

Oslo kayıtlarını, ilk kez örgütün yayın organlarından Dicle Haber Ajansı (DİHA) 13 Eylül 2011’de yayınlamıştı. Sonrasında, örgütün Avrupa’daki üst düzey sorumluları devlet yetkililerinin görüşmeleri tıkadığını ileri sürerek sızıntının gerekçesini dolaylı bir dille anlatmıştı. İmralı görüşmelerini Milliyet’e sızdırma işinin de BDP’li bazı yöneticiler ve DİHA muhabiri tarafından yapıldığını bizzat BDP yönetimi itiraf etmişti.

Terör örgütü PKK, bir yandan Abdullah Öcalan’ın talimatı doğrultusunda sınır dışına çıkma kararı aldı. Ancak Öcalan dahil tüm PKK’lılar serbest kalmadıkça silah bırakmayacaklarını belirten Murat Karayılan, bazı çarpıtmalarla da barışa destek veren kesimleri karalamaya çalışıyor. Oslo görüşmelerinin cemaat tarafından sızdırıldığını ‘tahmin ettiğini’ söyleyen Karayılan, bu iddiasının “Yazabilirsiniz” diyerek de özellikle gündeme getirilmesini istedi. Ancak gerçekler, ‘görüşmelerin tıkanması’ nedeniyle Oslo kayıtlarının PKK tarafından sızdırıldığını ortaya koyuyor. Oslo görüşmelerinin ses kayıtları ilk kez 13 Eylül 2011’de örgütün yayın organlarından DİHA tarafından “Görüşmelerin içyüzü Erdoğan’ı yakacak” başlığıyla yayınlandı. Aynı paralelde yayın yapan Fırat Haber Ajansı başta olmak üzere örgüte yakın birçok site tarafından alıntılanan görüşme metinleri, 3 saat yayında kaldıktan sonra kaldırıldı. DİHA, sitelerine iradeleri dışında müdahale edildiğini ileri sürerek kendini savunsa da, 09.37’de yapılan yayının 12.38’e kadar sürmesini ve diğer kardeş sitelerin de bu ‘kolektif’ hatayı tekrarlamasını izah edemedi

Görüşmelerin ses kayıtları ile deşifre olmasından sonra hem Karayılan hem de Zübeyr Aydar, Oslo’daki müzakerelerde çözüme yaklaşıldığını ancak devlet yetkililerinin verilen sözleri tutmayarak süreci tıkadığını savundu. Gerçekte ise müzakereler devam ederken PKK Silvan’da 13 askeri şehit ederek süreci sabote etmişti. Başbakan Erdoğan da, 26 Eylül 2012 tarihinde NTV’de katıldığı canlı yayında Oslo sızdırmasına ilişkin sorulara muhatap oldu. Erdoğan, “Bizim yaptığımız araştırmalardan PKK tarafından sızdırıldığı çıkıyor. Ev sahipliğini yapanlar tarafından böyle bir şeyin yapıldığını hissettiğimiz anda oralarda bir daha bu tür toplantıların yapılması mümkün değil.” açıklamasında bulundu.

PKK kanadı, İmralı süreci kapsamında BDP’lilerin Öcalan’la yaptığı görüşmenin kayıtlarını sızdırarak son süreci de sabote etme girişiminde bulunmuştu. Kayıtların Milliyet gazetesinde yayınlanması üzerine, görüşmenin kim tarafından nasıl sızdırıldığı uzun süre tartışılmıştı. Bu görüşmede Öcalan, hem Başbakan hem de Fethullah Gülen Hocaefendi hakkında ağır iftiralarda bulunmuştu. BDP ve PKK kanadı, önceleri sızdırmanın kesinlikle kendilerinden olmadığını ileri sürmüştü. Başbakan’ın “Sızdıranları biliyoruz, gerekirse açıklarız.” resti üzerine BDP yönetimi notların iki Parti Meclisi üyesi tarafından sızdırıldığını itiraf etti. Parti Meclisi üyesi Rauf Kocaman ve Resul Baykara istifaya zorlanırken; DİHA muhabiri Alper Atalay ve BDP Basın Sorumlusu Ali Özgüç’ün görevine son verildi. BDP özür dilemek zorunda kaldı. O günlerde de bazı mihraklar olağan şüpheli ‘cemaat’i ima etmiş ama tutturamamıştı.

PKK’nın Kandil’deki elebaşısı Murat Karayılan basın toplantısından sonra 4 gazeteye (Milliyet, Vatan, Radikal ve Birgün) röportaj verdi. Röportaj aynı olmasına rağmen metinler arasındaki farklılık dikkat çekti. Karayılan’la yapılan röportajdan satır başları şöyle:

Karayılan, cemaatle ilgili 5-6 yıldır ellerinde fişleme notlarının bulunduğunu ve bu notlar arasında cemaatle ilgili MİT’in yaptığı araştırmaların da yer aldığını söylüyor.

Kandil’den bir heyetin Öcalan ile görüşmesi için İmralı’ya gitmesi gerektiğini; PKK’lıların ikna edilmesi için doğrudan temasın şart olduğunu vurguluyor.

Geri çekilmeyle ilgili 6 maddenin kendi şartları olmadığını söyleyip “Biz şartsız geri çekiliyoruz” diyor.

Bu sürecin ‘devlet kararı’ ile işlediğini söylüyor.

Habip Güler - Zaman

Oslo’ya 2008’de MİT’in kaldırdığı uçakla gittiklerini açıklıyor.

Sakine Cansız’ın Paris’te öldürülmesinde Avrupa’yı, Uludere olayında ise ABD’yi işaret ediyor.

7 yıldır telefon kullanmadığını, kurye ve telsizle haberleştiğini ifade ediyor.

Korucularla bir sorunu kalmadığını belirtip koruculuğun kaldırılmasını istiyor.

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Abdullah ÖcalanAmerika Birleşik DevletleriBarış ve Demokrasi PartisiBaşbakanFethullah GülenİmralıŞehitTerör
Görüş Bildir