Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Kürtler İle Türklerin Birlikte Yaşamaları

-
2 dakikada okuyabilirsiniz

Kürtler İle Türklerin Birlikte Yaşamaları

Kürtler İle Türklerin Birlikte Yaşamaları

Başbakan'ın çatışmalarda yaşamını yitiren Kürt gençlerinin resmi rakamlara dayanarak verdiği yüksek sayısını, ülkenin batısındaki yurttaşlara bir teselli olarak sunmasını ibretle izliyoruz.

TBMM , tutuklu 9 üyenin eksikliği ile 24. Dönemin ikinci yasama yılına başladı. Halk iradesinin kurumsallaşmış mekânı olarak tabir edilen Meclis açılışının yapıldığı günlerde bu topraklarda, son yılların en feci günlerini yaşıyoruz.

Evladından gelecek kötü haberin korkusu ile eli yüreğinde yaşayan yüz binlerce aile, amansız bir çaresizlik içinde bekliyor. Yaşanan ölümlerle toplumsal kutuplaşmanın derinleştiği şu günlerde, Başbakan’ın çatışmada yaşamını yitiren Kürt gençlerinin resmi rakamlara dayanarak verdiği yüksek sayısını, ülkenin batısındaki yurttaşlara bir teselli olarak sunmasını ibretle izliyoruz. Vücut bütünlüğü bozulmuş bedenlerin üzerinde, nümayiş havasında topluca çekilmiş fotoğraflar, kahramanlık vesikaları olarak sanal ortamda dolaşıyor. Kürtler ile Türklerin birlikte yaşama istenci, iradesi ve olanağı ivmeli bir hızla dağılıyor. Acılarımız ayrışıyor, ortak acıları yüklenmekten uzaklaşıyoruz. Birbirimizin acısına duyarsızlaşma bir yana, taraflardan birinin yürek sancısı, diğerinde yatıştırıcı etki yaratıyor.

Nefret birikiyor

Siyasal iktidarın ülkenin günümüz durumuna halen ulus-devletin red-kabul ölçüleriyle, ulusalcı hafızasıyla soruna bakmada sergilediği ısrar, bilinci ve ruhu dumura uğratılan toplumu her seferinde daha fazla nefret biriktiren bir şiddete hapsediyor. Kürtler yaşanan bütün melanetlerin müsebbibi görülerek, açık hedef haline getiriliyor. Patlayan her kurşunla Kürtler ve kurumları, bindirilmiş hazır kıtaların saldırısına uğruyor.

Felaket an meselesi

Geldiğimiz aşama her kesim açısından, her zamankinden daha vahim bir noktaya işaret ediyor. Siyasal iktidarın yelkenlerini habire şişirdiği ırkçı, milliyetçi siyaset, toplumun milliyetçi ve muhafazakâr kesimlerinde artan bir biçimde nefret ve taşkınlığa dönüşüyor. Kontrolden çıkmak üzere olan bu öfkenin ülkeyi daha büyük bir felakete götürmesi an meselesi.

Görmek isteyenler için bu noktaya nasıl gelindiği çok açık. Tartışılmaz devlet erki ile donanan Başbakan, tüm dinlerin ve inançların mahkum ettiği katıksız bir kibirle ve özgüven patlaması olarak tanımlanabilecek ruh ve zihniyet yapısı ile sorunu daha güçlü bir entegre ve güvenlik merkezli stratejiyle çözebileceği yanılgısına düştü. Stratejistler mevcut politika ile bahara kadar PKK ’nin biteceğini iddia ediyordu. Belirtilen strateji kapsamında Öcalan tecrit edilecek, dağdakilerin imhası için askeri operasyonlar derinleştirilecek ve legal siyasetin kadroları içeri kapatılacaktı.

Başbakan’a sesleniyorum. Velev ki belirttiğiniz gibi son bir ay içerisinde 500 PKK’li öldürüldü. Karşı taraf, tam aksini ifade ediyor. Peki yine son bir ayda Kızıltepe ilçesinde kaç gencin dağa çıktığını biliyor musunuz?

Haberin Tamamı İçin:

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Abdullah ÖcalanBaşbakanTürkiye Büyük Millet Meclisi
Görüş Bildir