İşte 'Şeker Portakalı' ile 'Fareler ve İnsanlar'da Sakıncalı Bulunan Satırlar

 > -
5 dakikada okuyabilirsiniz

Sansürün Nedeni Buymuş

Sansürün Nedeni Buymuş

100 Temel Eser listesi içinde yer alan " Şeker Portakalı " kitabını derste ödev olarak okutan bir öğretmene kitabın müstehcen olduğu gerekçesiyle soruşturma açılmasının ve Fareler ve İnsanlar kitabının da İzmir Milli Eğitim Müdürlüğü İnceleme ve Değerlendirme Komisyonu tarafından ‘sakıncalı’ bulunmasının yankıları sürüyor.

John Steinbeck ünlü kitabı Fareler ve İnsanlar İzmir Milli Eğitim Müdürlüğü İnceleme ve Değerlendirme Komisyonu tarafından ‘sakıncalı’ bulunmuştu. Komisyonun sakıncalı bulduğu satırlar ortaya çıktı.

İŞTE O SAKINCALI GÖRÜLEN SATIRLAR:

"Yarın akşam bizimle kasabaya gelsenize" dedi Whit.

"Ne yapıyorsunuz kasabada?"

"Her zamanki şey işte. Yaşlı Susy'nin evine gideriz biz hep. Çok güzel bir yer orası. Yaşlı Susy çok komik kadındır, boyuna espri yapıp durur. Geçen Cumartesi gecesi verandadan eve girdiğimizde öldürdü bizi gülmekten. Kapıyı açtı ve arkasına dönüp 'Giyinin kızlar, şerif sizi almaya gelmiş,' diye bağırdı. Ağzı bozuk bir kadın değildir, hem kibar hem de ko­miktir. Beş kız çalıştırıyor evinde."

"Kaça patlıyor?"

"İki buçuk veriyorsun sadece. Yirmi beş sente bir duble viski içebilirsin. Susy'nin güzel koltukları var, onlara kurulup (63.sayfa) içkini içebilirsin. Canın kız çekmiyorsa bir koltuğa oturup iç­kini yudumlayabilirsin de, bütün gün takılabilirsin orada Susy sesini çıkarmaz. Müşteri peşinde koşturmaz, kız isteme­yenleri kapının önüne koymaz."

"Bir gelip görmek lazım," dedi George.

"Gel tabii. Çok eğlenceli bir yer, hiç durmadan espri patla-hp durur Susy. Geçenlerde ne dedi biliyor musun? 'Yere bir halı serip, masaya da süslü bir lambayla bir gramofon koyup ev işlettiklerini sananlar var.' Clara'nın evini söylüyor. 'Ben siz erkeklerin ne istediğini çok iyi bilirim,' dedi sonra. Benim kız­larım temizdir ve viskime de su katılmamıştır,' dedi. ille de süslü lambaya bakıp kazıklanmak istiyorum ben diyorsanız nereye gideceğinizi iyi biliyorsunuz,' dedikten sonra bir de şunu ekledi: 'Burada süslü lambaya bakmayı sevdikleri için pantolonlarının önünü kaldırarak yürümek zorunda kalan ço­cuklar görüyorum ben.'"

"Clara da rakip evi işletiyor herhalde, öyle değil mi?" diye sordu George.

"Evet," dedi Whit. "Biz oraya gitmeyiz hiç. Clara kızlar için üç dolar, bir duble için de otuz beş sent istiyor. Bir de hiç Susy gibi eğlenceli biri de değil. Hem Susy'nin evi temizdir, bir de o rahat koltuklar muhteşemdir. Çoluk çocuğu da sok­maz içeri."

"Lennie ile para biriktiriyoruz biz," dedi George. "Gelip bir duble içki içebilirim, ama iki buçuk dolar vermem ben."

"Erkek dediğin arada bir eğlenmeli," dedi Whit.

Kapı açıldı, Kennic ile Carlson birlikte içeri girdiler. Lennie dikkat çekmemeye çalışarak yatağına gidip oturdu. Carlson da yatağının altından çantasını çıkardı. Hâlâ duvara dönük yatan yaşlı Candy'ye bakmadı hiç.

Tüm dünyada çocukların ilgiyle okuduğu Brezilyalı yazar Jose Mauro de Vasconcelos'un Şeker Portakalı kitabı Milli Eğitim Bakanlığı'nın (MEB) İlköğretim okullarında okutulacak 100 Temel Eseri arasında yer alıyor. 1968 tarihli roman, fakir bir aile çocuğu olan Zeze'nin yaşadıklarını anlatıyor. İstanbul Bahçelievler'deki Behiye Doktor Nevhiz Işıl İlköğretim Okulu'nda görev yapan 7. sınıf Türkçe öğretmenine "Şeker Portakalı" kitabını okuttuğu için soruşturma açıldı.

SORUŞTURMA AÇTIRAN O SATIRLAR:

"bildiğim bütün şarkıları kafamdan geçirirken, bay ariovaldo'dan öğrendiğim son şarkıyı anımsadım; tango, becerebildiğim en güzel işlerden biriydi tango. hafiften söylemeye başladım

çırılçıplak bir kadın isterdim,

çırılçıplak isterdim onu...

gece ayışığında

bir kadın bedeni isterdim"

Zeze!

Evet, baba?

Aceleyle yerimden fırladım. Babam tangoyu çok sevmiş olmalıydı

ve gelip yakınında söylememi istiyordu herhalde.

Ne söylüyorsun?

Baştan başladım

Çırılçıplak bir kadın isterdim...

Bunu sana kim öğretti?

Gözlerinde delirmiş gibi bulanık bir pırıltı vardı. Bay Ariovaldo

öğretti.

Sokakta onunla gezmeni istemediğimi daha önce de söyledim sana.

Kaynak: Haberdesin

Haberin Tamamı İçin:

İşte O Sakıncalı Satırlar

İşte O Sakıncalı Satırlar

İşte 100 Temel Eser listesine dahil olmalarına karşın “gayri ahlaki” bölümler içerdikleri savunulan bölümler…

Fareler ve İnsanlar

"Yarın akşam bizimle kasabaya gelsenize" dedi Whit.

"Ne yapıyorsunuz kasabada?"

"Her zamanki şey işte. Yaşlı Susy'nin evine gideriz biz hep. Çok güzel bir yer orası. Yaşlı Susy çok komik kadındır, boyuna espri yapıp durur. Geçen cumartesi gecesi verandadan eve girdiğimizde öldürdü bizi gülmekten. Kapıyı açtı ve arkasına dönüp 'Giyinin kızlar, şerif sizi almaya gelmiş,' diye bağırdı. Ağzı bozuk bir kadın değildir, hem kibar hem de komiktir. Beş kız çalıştırıyor evinde."

"Kaça patlıyor?"

"İki buçuk veriyorsun sadece. Yirmi beş sente bir duble viski içebilirsin. Susy'nin güzel koltukları var, onlara kurulup (63. sayfa) içkini içebilirsin. Canın kız çekmiyorsa bir koltuğa oturup içkini yudumlayabilirsin de, bütün gün takılabilirsin orada, Susy sesini çıkarmaz. Müşteri peşinde koşturmaz, kız istemeyenleri kapı önüne koymaz."

"Bir gelip görmek lazım," dedi George.

"Gel tabii. Çok eğlenceli bir yer, hiç durmadan espri patlatıp durur Susy. Geçenlerde ne dedi biliyor musun? 'Yere bir halı serip, masaya da süslü bir lambayla bir gramofon koyup ev işlettiklerini sananlar var.' Clara'nın evini söylüyor. 'Ben siz erkeklerin ne istediğini çok iyi bilirim,' dedi sonra. Benim kızlarım temizdir ve viskime de su katılmamıştır,' dedi. İlle de süslü lambaya bakıp kazıklanmak istiyorum ben diyorsanız nereye gideceğinizi iyi biliyorsunuz,' dedikten sonra bir de şunu ekledi: 'Burada süslü lambaya bakmayı sevdikleri için pantolonlarının önünü kaldırarak yürümek zorunda kalan çocuklar görüyorum ben.'

"Clara da rakip evi işletiyor herhalde, öyle değil mi?" diye sordu George.

"Evet," dedi Whit. "Biz oraya gitmeyiz hiç. Clara kızlar için üç dolar, bir duble için de otuz beş sent istiyor. Bir de hiç Susy gibi eğlenceli biri de değil. Hem Susy'nin evi temizdir, bir de o rahat koltuklar muhteşemdir. Çoluk çocuğu da sokmaz içeri."

"Lennie ile para biriktiriyoruz biz," dedi George. "Gelip bir duble içki içebilirim, ama iki buçuk dolar vermem ben."

"Erkek dediğin arada bir eğlenmeli," dedi Whit.

Kapı açıldı, Kennic ile Carlson birlikte içeri girdiler. Lennie dikkat çekmemeye çalışarak yatağına gidip oturdu. Carlson da yatağının altından çantasını çıkardı. Hâlâ duvara dönük yatan yaşlı Candy'ye bakmadı hiç.

Şeker Portakalı

"Bildiğim bütün şarkıları kafamdan geçirirken, Bay Ariovaldo'dan öğrendiğim son şarkıyı anımsadım; tango, becerebildiğim en güzel işlerden biriydi tango. Hafiften söylemeye başladım:

Çırılçıplak bir kadın isterdim,

Çırılçıplak isterdim onu...

Gece ayışığında

Bir kadın bedeni isterdim."

“Zeze!”

“Evet, baba?”

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

İstanbulİzmirşeker
Görüş Bildir