İBB Şehir Tiyatroları'nda Bu Hafta (9-13 Ocak 2013)

 > -
3 dakikada okuyabilirsiniz

İbb Şehir Tiyatroları'nda Bu Hafta (9-13 Ocak 2013)

İbb Şehir Tiyatroları'nda Bu Hafta (9-13 Ocak 2013)

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları Ocak ayının ikinci haftasında 17 oyunla seyirciyle buluşuyor. 9-13 Ocak 2013 tarihleri arasında sahnelenecek oyunlar şöyle; Şark Dişçisi, Meraklısı İçin Öyle Bir Hikâye, Buluşma Yeri, Çığ, Surname 2010, Büyünün Gözleri, Toros Canavarı ve çocuk oyunları; Pırtlatan Bal, Boncuk, Ali Baba ve Kırk Haramiler, Kedi ile Palyaço, Üç Kardeş ve Muhteşem Kurt, Karagöz Balıkçı, Denizkızı, Çiçek Prenses, Karagöz Tatlıcı, Uğurböceği…

Şark Dişçisi adlı müzikalde, tarihin belirsiz bir zamanından çıkıp gelen gezici bir tiyatro kumpanyası, 19. yüzyıl Osmanlı mizah yazınının en önemli kalemlerinden olan Hagop Baronyan’ın eğlenceli komedisini; müzikli, danslı, şenlikli bir gösteriyle bugünün seyircisiyle buluşturuyor. İstanbul Ermenileri arasında geçen; birbirini aldatan eşlerin, kavuşamayan aşıkların hikâyesini konu alan oyun, izleyenleri “bir arada güldüğümüz zamanları hatırlamaya” davet ediyor. Engin Alkan’ın yönettiği oyunun müzikleri Selim Atakan’a ait. Oyun tarihleri arasında Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde ; seyirciyle buluşacak.

Meraklısı İçin Öyle Bir Hikâye’de Savaş Dinçel, Türk edebiyatının en önemli kalemlerinden Sait Faik’in öykülerinden, anılarından, yazılarından yola çıkarak bir İstanbul turu yaptırıyor seyircilere… Ergün Işıldar’ın yönettiği oyun, tarihleri arasında Fatih Reşat Nuri Sahnesi’nde seyredilebilir.

Buluşma Yeri adlı oyundaki şehrin insanları, öldükten sonra gittikleri “Buluşma Yeri”nde, hayattaki yakınlarının küçük hesapların peşinden koştuklarını görürler. Yaşarken gerçekleştiremedikleri hayallerini, burada gerçekleştirmeye çalışırlar. Gerçeği ve hayatı anlamak için ölmek mi gerekir sorusunu sorduran bu oyun, Buluşma Yeri’ndekiler tarafından cevaplanır: “Burada her şeyi anladık, her şeyi ama çok geç ”Duşan Kovaçeviç’in yazdığı M. Nurullah Tuncer’in yönettiği oyun tarihleri arasında Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde…

Çığ , yalnızca bir doğa olayının anlatımına dayanmadığı gibi; adeta bir yaşam biçimine dönüşmüş sessizliğin etrafında gelişen, güçlü bir gerçeklik ile temelleniyor. Çevresi dağlarla çevrili bir yerde yaşayan insanlar yüksek sesle konuşamasalar, gönüllerince kahkaha atamasalar da sessizlik içinde esir oldukları yaşamlarını sürdürmeye çabalarlar. Hayatın tüm coşkusunu hissedebilmeleri ve yaşayabilmeleri için sadece üç ayları vardır… Tuncer Cücenoğlu oyunun önsözünde “yalnızca bir doğa olayı değildir Çığ; belki de biz yarattık bu korkuyu beyinlerimizde” diyerek evrensele giden yolda özgür düşüncenin gücünü sorguluyor. Kemal Başar’ın, Tuncer Cücenoğlu’nun 40. sanat yılında sahneye koyduğu oyun tarihleri arasında Kadıköy Haldun Taner Sahnesi’nde…

Surname 2010 adlı oyunda kocasının ölümünün ardından açtığı sahafında, özel bir nedenle geceyi bekleyen Sühendan Hanım, kocasına ait hiç görmediği notlarla karşılaşır. Bu notlar, kocasının kendisi için düşündüğü “sözde şenliğe” dair fikirleri içermektedir. Yazılanları şaşkınlıkla okumaya başlayan Sühendan Hanım; kendisini bir düşün içinde, geçmiş ile bugünün İstanbul’u arasında gerçekleşen bir şenliğin tam ortasında bulur. Oyun, tarihleri arasında Üsküdar Musahipzade Celâl Sahnesi’nde seyredilebilir.

Büyünün Gözleri’nde, borç batağına düşen Kont Monteverdi, eski günlerine dönebilmek ve tek varlığı olan kızını zengin bir tüccarla evlendirebilmek için büyü yaptırır. Ancak hiçbir şey planladığı gibi gitmeyecektir. Entrika, bencillik ve çıkar ilişkilerinin sevgi üzerinde kurduğu tahakkümü hicveden oyun, genç yazar Mehmet Murat İldan’a Kadıköy Belediyesi Oyun Yazma Yarışması’nda birincilik ödülü kazandırmış ve ABD’de “Absinthe-New European Writing” edebiyat dergisinde yayınlanmıştır. Mehmet Murat İldan’ın yazdığı Hülya Karakaş’ın yönettiği oyun, tarihleri arasında Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesinde.

Toros Canavarı, Türk mizahının ve ulusal tiyatromuzun usta ismi Aziz Nesin’in yazdığı Tarık Şerbetçioğlu’nun yönettiği bir oyun… Kurumları yozlaşmış, değerleri altüst olmuş bir toplumsal yapı içinde, yaşadığı koşullara karşı çıkamayan insanların çaresiz halleri, Aziz Nesin’in taşlama üslubuyla sahneye taşınıyor. Aziz Nesin’in deyimiyle “izahı olmayan şeylerin mizahının yapıldığı” oyunda, Nuri Sayaner isimli mülayim bir memur emeklisi, ailesiyle birlikte monoton bir hayat sürmektedir. Aile bir taraftan geçim sıkıntısıyla diğer taraftan onları apartmandan atmak isteyen ev sahibiyle uğraşmaktadır. Tahliye davasını kazanan Sayaner ailesinin sevinci çok uzun sürmez. tarihleri arasında Ümraniye Sahnesi’nde.

Ayrıntılı bilgi ve bilet satın almak için: www.ibb.gov.tr/sites/sehirtiyatrolari/tr-TR/Sayfalar/AnaSayfa.aspx

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Amerika Birleşik Devletleriİstanbulİstanbul Büyükşehir BelediyesiSavaşTiyatroÜsküdarmemuroyuntahliye
Görüş Bildir