Göksel Arsoy: Diziler Türk Örf ve Adetlerini Çiğniyor

 > -
3 dakikada okuyabilirsiniz

Göksel Arsoy: Diziler Türk Örf ve Adetlerini Çiğniyor

Göksel Arsoy: Diziler Türk Örf ve Adetlerini Çiğniyor

Yeşilçam’ın Altın Çocuğu Göksel Arsoy, dizi sektörünü eleştirdi. Dizileri, ticari amaçla yapıldığı için kendisine yakın bulmadığını anlatan sanatçı, “5 dizide rol aldım, hiçbirini severek oynamadım” dedi.

O Türk sinemasının en önemli aktörlerinden biri, 56 yıl önce adımını attığı Yeşilçam’da 100’e yakın filmde başrol oynadı. Sadece yakışıklılığı ve oyun gücüyle değil eğitimi ve terbiyesiyle de takdir gören bir sanatçıydı. Rahmetli Ayhan Işık’ın en büyük rakibi olarak gösterilen Göksel Arsoy şimdi Levent’teki evinde, eşiyle mütevazı bir hayat yaşıyor. Ünlü aktörle Yeşilçam’ı, dizileri, ‘Dört Yapraklı Yonca’yı ve hayatı konuştuk.

*Göksel Bey 7 yıldır setlerden uzaktasınız, oyunculuğu özlediniz mi?

Ben sinema sanatçısıyım. Dizilere içim ısınmadı. 5 dizide rol aldım ama hiçbirinde severek oynamadım. Benim sevdiğim, halkın bana yakıştırdığı şeyler var. Eğer oynamış olmak için gelen her teklifin üstüne atlarsam, bunlardan bir iki tanesi çok yanlış olursa halk beni ayıplar. Bunun için dizilerden uzak duruyorum.

*Dizi çekimlerinin çok yoğun tempoda geçmesi gözünüzü korkutuyor olmasın...

Büyük paralar yatırdıkları için akılları fikirleri reytingde. Reyting kaygısı da bazı yanlışlıklara sürüklüyor. Reyting biraz düşünce dizinin başrol oyuncusuna, “yengene yakınlık duyacaksın” deniyor mesela. Böyle yapıp reytingleri yukarıya çekiyorlar. Bazı diziler reyting için Türk örf ve âdetlerini çiğniyor.

İNSAN ÜSTÜ ÇALIŞIYORLAR

*Dizi oyunculuğu kolay bir iş mi?

Çok zor. Bir kere orada insan üstü bir çalışma var. Bir saatlik bölümü yetiştirecekler diye sabahlara kadar çalışıyorlar.

*Dizi izliyor musunuz?

Dizi seyretmekten hoşlanmıyorum, zevk almıyorum. Benim işim sinema.

Kanunlarla artistlik olmaz

*Peki sinema... Siz Türkan Şoray, Hülya Koçyiğit, Fatma Girik ve Filiz Akın yani ‘Dört Yapraklı Yonca’nın hepsiyle oynadınız değil mi?

Evet, hepsiyle oynadım.

*Tamer Yiğit’le bir röportaj yaptım. Bana dedi ki: “Dört Yapraklı Yonca’yla oynadığımız zaman filmler onların üzerine kuruluyordu.” Siz ne düşünüyorsunuz?

Yanlış. Ben hep ön plandaydım. Hiçbir zaman ikinci planda kalmadım.

*Nasıl yani?

O söylenenleri hiç hissetmedim. Ben ikinci filmimi Muhterem Nur’la oynadım. O büyük bir oyuncu. Sonra benim için Belgin Doruk gelir. ‘Dört Yapraklı Yonca’ denilen arkadaşlarımız benden sonra geldiler.

*Sizin de Türkan Şoray gibi kanunlarınız var mıydı?

Ben kanun kural anlamam. Önce senaryoyu ve rolü beğeneceğim. Sonra rolümün büyüklüğünü ve yönetmeni kabul edeceğim. Ondan sonra ‘benim kanunlarım...’ Böyle saçma bir şey olamaz. Filmler iş yaparken kanunları koy, filmler iş yapmazken kanunlardan vazgeç. Böyle artistlik olmaz. Kanunlarla artistlik olmaz.

Bir sokağa adımın verilmesini çok isterdim

*Göksel Arsoy, bir büstü dikilsin ya da bir sokağa ismi verilsin ister mi?

Ben Kayseri doğumluyum. Bir sokağa adımın verilmesini çok arzu etmeme rağmen Kayseri bunu yapmadı. Maalesef sanatçıya kıymet veren, sanatçıya sahip çıkan bir il değil orası. Bugüne kadar beni ne hatırladılar ne davet ettiler ne benim farkımdalar. Onlardan bir şey beklemiyorum artık. Onlardan hiçbir talebim yok. Kayseri bana hiçbir şey yapmadı.

Sinirli insandan uzak dururum

*77 yaşındasınız ve çok sağlıklı görünüyorsunuz, kendinize iyi bakmışsınız.

Sinirli, kavgacı, negatif, devamlı huzursuz, devamlı ölüm kalım, hastalık, hastane konuşan insanlarla aynı mecliste olmam. Sigara içmem, spor yaparım.

*Uyguladığınız perhiz var mı?

Yemeği bir gün fazla kaçırırsam, 3 gün yediğime dikkat ederim.

Ayhan Işık’la çok çekişirdik

*Rahmetli Ayhan Işık’la aranızda çekişme vardı değil mi?

Muazzam bir çekişme vardı. Yeşilçam’da en çok münakaşa eden, küsen Göksel Arsoy’la Ayhan Işık’tır. En çok barışan da yine ikimiz.

*Neden kavga ederdiniz?

Her şeyden kavga çıkardı. O alınır, ben alınırım; bir patırdı, bir gürültü çıkardı aramızda. Allah’tan öldüğünde küs değildik. Bir davette karşılaşmıştık, onu görünce terasa çıktım. Arkamdan geldi ve “Yeni bir kitap yazıyorum, her sayfasında sen varsın” dedi. Orada barıştık.

*Birlikte oynadınız mı?

Oynamadık. Olamazdı da... Kimin ismi en önce yazılacak, o problem vardı. Sinema çok enteresan, İsviçre saatçiliği gibi ince iştir. Bir sanatçının hata yapma hakkı yoktur. Hata yaptığı zaman tepetaklak gider. Benim filmim sinemalara satıldığı zaman birdenbire müşterinin kalitesi değişiyordu. Liseliyi, üniversiteliyi, sosyeteyi sinemaya götüren adam benim.

Belgin’le star sistemini başlattık

*Sizi yıldız yapan film hangisiydi?

Rahmetli Belgin Doruk’la oynadığım ‘Samanyolu’ydu. Türk sinemasında star sistemini başlatan biziz. Bizden önce star sistemi yoktu. El ele yürüsek, denizde kürek çeksek bile halk bayılıyordu. Yani senaryoya gerek yoktu.

*Belgin Doruk’la anlaşır mıydınız?

Çok iyi bir oyuncuydu. İyi bir arkadaşlığımız vardı. Birbirimize yakışıyorduk.

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

AltınİsviçreKayseriKitapSinemaStar tvdizioyun
Görüş Bildir