Evliya Çelebi'nin Kayıp Dicle-Fırat Haritası Bulundu

-
3 dakikada okuyabilirsiniz

Evliya Çelebi'nin Kayıp Dicle-Fırat Haritası Bulundu

Evliya Çelebi'nin Kayıp Dicle-Fırat Haritası Bulundu

2011 yılı nın UNESCO tarafından Evliya Çelebi Yılı olarak ilan edilmesinden sonra ülkemizde çeşitli, etkinlikler, paneller, konferanslar yapıldı. Yüzyıllardır ihmal edilen büyük Türk seyyahı bu sene yapılan çalışmalarla kamuoyuna tanıtılmaya çalışıldı. Senenin en iyi işi ise hiç şüphe yok ki Seyahatname’nin tam metninin günümüz Türkçesine çevrilmesi oldu. Rahmetli Yücel Dağlı ve S.Ali Kahraman bu çalışmanın kahramanları olarak tarihe geçtiler. Yüzyıllardır adam gibi bir çevirisi yapılmamış Evliya Çelebi ‘nin, insanların istifade etmesi için elli yılın üzerinde bir vakit ayırarak meydana getirdiği on ciltlik seyahatnamesi geniş halk kitlelerine ulaştırılamamıştı. Bu utanç verici durumdan Yapı Kredi yayınlarının himmetiyle kurtulmuş olduk. Ancak üzülerek söylemek gerekirse gerek bakanlığımız gerek diğer kurumlar bu sınavdan geçer not alamadılar. Tamamen günü kurtarmaya yönelik etkinliklerle sene doldurulmaya çalışıldı.

Kültür Bakanlığın bir işi olan ve yapımcılığını benim ve Fatih Mehmet Can ’ın yaptığı, Gezgin Dergisi yayın yönetmeni Halit Ömer Camcı ’nın genel koordinasyonunu yürüttüğü, infografik sanatçısı Erol Polat beyin tasarımını gerçekleştirdiği, 27 parçalık ve alanlında dünyada bir ilk olan “ Evliya Çelebi’nin Dünyası ” Harita Sergisi tüm yurtta gezmesine rağmen bakanlık tarafından gerektiği şekilde tanıtılamamış, bu önemli çalışmadan halkımız istifade edememiştir. 2011 yılı bitmek üzere olmasına rağmen bu sergi hala İstanbul’a gelmemiş ilim dünyası haberini aldığı lakin bir türlü göremediği bu sergiyi gezememiştir.

ÇELEBİ’NİN YENİ BİR HARİTASI BULUNDU

Tüm bu olumsuzluklar devam ederken sevindirici bir haber üzerimizdeki karamsarlığı bir nebze olsun atmıştır. Zira Tarihçi ve Türkiye’deki sayılı Evliya Çelebi uzmanlarından Prof. Dr. Zekeriya Kurşun senenin son günlerinde ortaya çıkardığı ve Evliya Çelebi’ye ait olduğu ilmi tenkitlerle ispatlanmış “Dicle-Fırat” haritasını ilim dünyasına hediye etmiştir.

Bildiği gibi yakın bir zamanda Robert Dankoff tarafından Vatikan Kütüphanesi’nde bulunan ve Evliya Çelebi’ye ait olabileceği düşünülen “Nil Haritası” yayınlanmış ve bu durum büyük sevinç yaratmıştı. Bu keşiften bir süre sonra Prof. Dr. Zekeriya Kurşun tarafından aslında Nil Haritasından daha önce keşfedilen ancak uzun bir ilmi tenkit sürecinden geçirildiği için kamuoyuna duyurulması zaman alan Çelebi’nin “Dicle-Fırat” haritası 21 Aralık 2011 tarihinde Marmara Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi’nde yapılan basın toplantısıyla tanıtıldı.

Herkesin merak ettiği konu ise bu haritanın ortaya nasıl çıkarıldığı muammasıydı. Kurşun, bu konuya basın toplantısında açıklık getirdi.

“TÜRK’ÜN TERAZİSİ TÜRK’Ü HAFİF TARTAR”

Evliya Çelebi’nin Doğu Anadolu’dan başlayıp Dicle-Fırat boylarını takip ederek Hint Okyanusu’na ulaşan bu renkli haritası, 17 yüzyılda İstanbul’da elçilik yapan William Trumbull’un (1639-1716) hususi kütüphanesinden çıkmıştır. Bu eşsiz haritanın Çelebi’nin elinden nasıl çıktığı elçinin kütüphanesine nasıl girdiği ise bir muamma olarak kalacak gibi gözüküyor. Ancak Çelebi’nin 1680’lerde öldüğü düşünüldüğünde Trumbull’un da o tarihlerde İstanbul’da olduğu bilindiğinden elçinin haritayı bir şekilde koleksiyonuna katması zor olmamıştır. Nitekim elçi İngiltere’nin ticari faaliyetleri konusunda yoğun bir çaba sarf ediyor, Osmanlı coğrafyasındaki ticaret güzergâhları ile ilgili doküman topluyordu. Bu sebeple bu ayrıntılı harita ile ilgisi şaşırtıcı olmamalıdır.

Dicle-Fırat Haritası 3 metre 43 cm boyunda ve 43,5 cm eninde olup Dicle ve Fırat boylarından Basra Körfezine, oradan da Hint Okyanusu’na kadar olan şehir, kale, mezar, türbe, köprü ve yollar resimlerle gösterilmiştir. Bu özelliği düşünüldüğünde gerçekten de haritanın ne kendi çağında ne de daha sonra bir benzeri yapılmamıştır. Ancak Prof. Dr. Zekeriya Kurşunun ironik bir şekilde söylediği “Türk’ün terazisi Türk’ü hafif tartar” sözü kamuoyunun bu önemli buluşa ne derece ilgi göstereceği konusunda bir fikir uyandırmaktadır.

Birleştirilmiş sekiz parça folyodan oluşan haritanın içindeki yazılar 17. Yüzyıl Osmanlı rik’asına uygun yapma siyah mürekkeple yazılmıştır. Dağlar, sarı-yeşil, nehirler mavi mürekkeple gösterilirken; Muaul yakınlarında “Zift yatağı” ya da “petrol bölgesi” siyah renkle boyanmıştır. Ancak başta çöller olmak üzere pek çok mekân da renksiz bırakılmıştır. Bazı bina ve tarihi mekânların kubbe, sütun veya çatıları –muhtemelen özellikleri dikkate alınarak- kırmızı renkle verilmiştir. Harita Erzurum’dan başlayarak kuzeyden güneye istikametinde Dicle-Fırat nehirlerini takip ederek, Şattularap ve çevresine ulaşmaktadır. Haritada renklendirilmiş bir kısım dağlar hariç topografik özellikler gösterilmemiştir. Ancak Dicle ve Fırat Nehirlerinin her iki yakasındaki kaleler, camiler, ziyaret yerleri, zaman zaman köprüler, geçitler ve konaklar, hanlar dönemin özelliklerini yansıtan özenli çizimler ile gösterilmiştir. Haritanın yaklaşık ortasında Evliya Çelebi’nin IV.Murat ile fethine katıldığı Bağdat Kalesi ve şehri mükemmel bir biçimde çizilmiştir.

Yazı: Fatih Güldal

Haberin Tamamı İçin:

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

ErzurumİngiltereİstanbulMarmara ÜniversitesiTürbegezgin
Görüş Bildir