Öncesi ve Sonrası İle Sürekli Tartışılan Bir Yakın Tarih Olayı: 1979 İran Devrimi

-

Öncesi ve sonrası olarak bir devri kapatıp bir devri açan olaylar, tüm dünyada senelerdir konuşuluyor. Yasakları, idamları, mutsuzluklarıyla İran Devrimini hepiniz biliyorsunuzdur. İslam Devrimi olarak da bilinen olaylar bir anda olmuş gibi görünsede aslında sebepleri ve sonuçlarıyla oldukça uzun bir süreyi kapsıyor. Bugün sizinle öncesi ve sonrası olaylarıyla çok tartışılıp konuşulan 1979 İran Devrimi'ni konuşacağız. 

Buyurun efendim...

Başrolde Humeyni ve Şah Rıza Pehlevi...

1979 yılında islamcı kesimi arkasına alarak iktidara gelen, ülkenin tüm mevcut düzenini değiştiren Ayetullah Ruhullah Humeyni, İran Şahı Rıza Pehlevi saltanatını yıkarak 20. yüzyıla damgasını vuran, Şii mezhebi düşüncelerini benimseyen İran Devrimi'ni gerçekleştirdi. Peki bu olaylar nasıl başladı?

1979’a kadar İran anayasal monarşi ile yönetiliyordu ve ülkenin başında Pehlevi Hanedanı Şahı Muhammed Rıza Pehlevi bulunuyordu.

İran’da 1950’lerden itibaren yönetimi elinde tutan Şah Muhammed Rıza Pehlevi, ülkenin modernleştirilmesi yönünde bir politika izlemekteydi. Bunu yaparken de dayandığı temel unsur, özellikle 1973 Petrol Krizi’nden sonra birden artan petrol gelirleriydi.

Ülkenin artan refahına rağmen, gelirlerin paylaşımında çok büyük bir adaletsizlik olduğu görülebiliyordu. Saray ve çevresindeki küçük egemen sınıf, ülkedeki siyasal yapıyı olduğu kadar ekonomik yapıyı da kontrol etmekteydi. Özellikle işçi ve köylülerden oluşan alt sınıflar bu düzenden hiç memnun değildi.

Şah laik bir devlet düzenini getirmek istedi fakat din üzerinde yaptığı reformlar sağ kesim tarafından benimsenmedi. Kendi otoritesini muhafaza etmek için çok partili sistemi kaldırarak politik gücü elinde tuttu. Ancak...

Ekonomi giderek düzensiz bir hal alırken, Pehlevi diğer yandan sağ kesimin de nefretini kazanıyordu çünkü ciddi anlamda kadınlara ve topluma yönelik birçok radikal değişiklik yaptı. Kadınların peçe giymesini yasakladı, eşit şartlarda hakları olduğunu savundu. Gerek batılı kıyafetleriyle gerekse özgür düşünme yetileriyle İran halkının büyük çoğunluğu modern bir hayat yaşıyordu.

Diğer yanda ise cumhuriyet için mücadele eden mollalardan biri olan İmam Ayetullah Humeyni 1963'te Şah'a karşı vaaz vermeye başlamıştı.

Şah Pehlevi'yi bu içerikle daha iyi anlayabilirsiniz.

25 Nostaljik Fotoğrafla, 1979 İslam Devrimi Öncesi İran - onedio.com
25 Nostaljik Fotoğrafla, 1979 İslam Devrimi Öncesi İran - onedio.com
Laik Bir Ülkede Kadın Olmanın Güzelliklerini Gözler Önüne Seren İran’daki Devrim Öncesine Ait 17 Fotoğraf - onedio.com
Laik Bir Ülkede Kadın Olmanın Güzelliklerini Gözler Önüne Seren İran’daki Devrim Öncesine Ait 17 Fotoğraf - onedio.com

Şah'ın getirdiği ekonomik ve sosyal yenileşme hareketlerini toplumun sağ kesimi hiç ama hiç sevemedi.

Humeyni’nin ortaya çıkışı halk böyle memnuniyetsiz ve ayaklanmışken gerçekleşti. Şah'ın yeniliklerine karşı azılı muhalif olan Humeyni karşıt düşünceleri sebebiyle tutuklandı, idam kararı verilmişken bir şekilde iptal ettirilen karara karşı bir şey yapamayan Şah, Humeyni'yi Irak'a sürgüne gönderdi. Ancak Sünni olan Saddam, Şii olan Humeyni'nin ülkesinde olmasından hazzetmedi, Ayetullah Humeyni sınır dışı edildi.

İmam Humeyni önce Türkiye'de Bursa’ya, daha sonra da Fransa'ya Paris yakınlarına sürüldü. Bu süre içinde İran'da çeşitli gelişmeler yaşanıyordu...

Yukarıda da bahsettiğimiz ekonomik gelişmeler öyle bir boyuta ulaştı ki, İran İngiltere başta olmak üzere birçok ülkeye borç vermeye başladı.

Bu durumdan, ''bazari'' isimli İran piyasasına hâkim, görüntüde küçük ama içeride büyük esnaf zararlı çıkınca, onlardan aldıkları destekle, Şah'a karşı çıkan Mollalara daha çok destek olmaya başladılar. Öte yandan Ak Devrim'in (Pehlevi'nin İran'ı sanayileştirmek için başlattığı bir çeşit ekonomik ve sosyal kalkınma projesi) sonucu olarak hızla şehirlere göçmüş eğitimsiz ve geleneksel dini inançların etkisiyle Mollaların etkisi altında kalan halk Mollaların arkasında, işçi tabakası da şaha muhalif Sovyetler yanlısı Tudeh Partisi'nin arkasında durmaya başladı.

Tam da bu ekonomik ve politik kaosun ortasında ülke dışında bulunan ve popülist söylemleriyle gözleri kendine çeviren Ayetullah Humeyni, politik bir alternatif olarak farklı çevrelerce kabul görmeye başladı.

Böyle bir karmaşada bir alternatif olarak görülen Humeyni İran’da etkisini giderek artırdı. Artan işsizlikle birlikte kentlere akın eden kırsal nüfus Humeyni’nin en çok karşılık bulduğu kitle olarak İran'ın tarihini yeniden yazdı.

Var olan düzenden memnun olmayan halk, sağcısıyla solcusuyla bütünü birbirine kenetlenerek ülkenin genelinde protestolar düzenledi.

Şah çeşitli aksiyonlarla protestocuları memnun etmeye çalıştı ancak başaramadı. Protestolar karşısında şaşkınlığını gizleyemeyen Şah rejimi, olayları tüm çabalara rağmen kontrol altına alamıyordu. Çoğunluğu kırdan kente göç etmiş fakir halktan ve medrese öğrencilerinden oluşan göstericiler Humeyni’nin fikirleri etrafında 1978 Ocak ayında sokaktaki varlıklarını arttırdılar. Protestolara müdahaleler sırasında yaşanan ölümler, protestoların dozunu daha da arttırdı. Ölenleri anmak için daha da çok protesto organize ediliyor ve olaylar bir türlü kontrol altına alınamıyordu.

Halkın giderek saldırganlaşan tutumu ve buna karşılık da Şah'ın baskıları ve sıkı yönetimleri halkı çileden çıkardı.

Artık yapacak bir şeyi kalmadığını anlayan Pehlevi, en sonunda İran’ı terk etti ve otorite boşluğundan yararlanan Humeyni sürgünden ülkesine geri döndü. 

1 Ocak 1979’da Humeyni Tahran’da çok büyük kalabalıklar tarafından büyük sevinç gösterileriyle karşılandı.

Humeyni yanlılarının desteğiyle ezici bir çoğunluğun onayladığı İran İslam Cumhuriyeti 1 Nisan 1979’da ilan edildi.

Humeyni rejiminin ilk yaptığı şey devrimi beraber gerçekleştirdiği ama kendi gibi düşünmeyen sol, laik grupları oyun dışı bırakmak oldu. Şah rejimi döneminde batılı hayat tarzına geçiş için yapılan birçok uygulama ortadan kaldırıldı. İran hızla “geleneksel” yaşamına geri dönüyordu.

Şah döneminde özellikle kadınlara verilen bütün özgürlükçü haklar teker teker ellerinden alındı.

Kadınlar için İran İslam Devrimi'nin ne anlama geldiğini bu içerikle daha iyi anlayabilirsiniz.

Twitter'da Bir İranlıdan İslam Devrimi Öncesi ve Sonrası Hakkında Okumanız Gereken Bir Yazı - onedio.com
Twitter'da Bir İranlıdan İslam Devrimi Öncesi ve Sonrası Hakkında Okumanız Gereken Bir Yazı - onedio.com

Gelen gideni aratır...

Evlilikten, sosyal politikalara kadar birçok konuda Humeyni rejimi Şah rejiminden çok daha sert hareket ediyor ve ülkeyi kendi ideolojisine doğru hızla dönüştürüyordu.

Ilımlı devrimciler, hazırlanan yeni anayasa ile tamamen oyun dışı bırakılmış, tüm güç radikal Humeyni yanlıları tarafından kullanılır olmuştu.

Şah rejimini şiddetle protesto eden birçok grup Humeyni rejiminin baskısı karşısında Şah rejiminin uygulamalarını arar hale geldi.

İran kısa süre içerisinde çok büyük sosyal ve politik bir dönüşümle karşı karşıya kalıyordu.

Sözde ahlak polisleri toplumun her kesiminden insanın her hareketini kontrol eder hale geldi.

Peçe takma zorunluluğu getirildi. Şii mezhebinden olmayan insanlar bastırıldı. Mezhepçi pis bir zihniyet ülkeye egemen oldu.

İranlı Kadınların Yaşadığı Dönüşümü Gözler Önüne Seren Devrim Öncesine Ait 23 Fotoğraf - onedio.com
İranlı Kadınların Yaşadığı Dönüşümü Gözler Önüne Seren Devrim Öncesine Ait 23 Fotoğraf - onedio.com

Sözde yeni demokrasinin meyveleriydi bunlar.

İnsanlar Şah gitsin de ne olursa olsun diyerek Humeyni’ye güvenmişlerdi fakat yağmurdan kaçarken doluya tutulduklarının farkında değillerdi.

Tehlikenin farkına varan halkın yasaklar listesine her gün bir yenisi daha eklendi.

İlk zamanlardaki kadar olmasa da İran'da insanlar hala bu sonuçlarla yüzleşiyorlar.

En azından başörtüsü takmayan kadınlar artık tutuklanmıyor mesela...

38 Yıllık Yasak Esnetildi: İran'da İslami Kıyafet Kurallarına Uymayan Kadınlar Tutuklanmayacak - onedio.com
38 Yıllık Yasak Esnetildi: İran'da İslami Kıyafet Kurallarına Uymayan Kadınlar Tutuklanmayacak - onedio.com

Ancak yine de içinde bulundukları durumdan asla hoşnut değiller.

İran'da Başörtüsü Direnişi: 'Eşinin Başörtüsünü Düzeltmeye O Kadar Alışmışsın ki, Benimkine Karışamazsın' - onedio.com
İran'da Başörtüsü Direnişi: 'Eşinin Başörtüsünü Düzeltmeye O Kadar Alışmışsın ki, Benimkine Karışamazsın' - onedio.com

Tepkilerini ne olursa olsun bir şekilde dışa vuruyorlar.

Dünyada İlk Sıraya Yerleşti! Kırbaç Cezalarına Rağmen En Çok Estetik Yaptıran Ülke İran Oldu! - onedio.com
Dünyada İlk Sıraya Yerleşti! Kırbaç Cezalarına Rağmen En Çok Estetik Yaptıran Ülke İran Oldu! - onedio.com

Umarız eski güzel, mutlu ve barış içindeki günlerine bir gün dönerler...

Yasaklarla Örülü Bir Ülkede de Sanatın Var Olabileceğinin Bir Göstergesi Olarak: İran Sineması ve 16 Şaheseri - onedio.com
Yasaklarla Örülü Bir Ülkede de Sanatın Var Olabileceğinin Bir Göstergesi Olarak: İran Sineması ve 16 Şaheseri - onedio.com

Kaynak: 1, 2, 3

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
halil.mntkn

İran devrimi öncesi ve sonrasını kıyaslayan ilk yazı değil bu okuduğumuz. Genellikle devrim öncesine özellikle kadınların kıyafetleri üzerinden güzellemeler yapılır, şah dönemi sorunlarına hiç değinilmezdi. Bu yazı şah döneminin de baskıcı bir rejim olduğunu ve ciddi bir sosyal adalet sorunu olduğunu dile getirmesi bakımından farklı. Bu sayfadaki yazıyı istisna tutuyorum, İran devrimi konulu popüler paylaşımlarda örneklerini gördüğümüz okuma biçimimiz bana yıllarca döne döne İnkılap Tarihi dersleri almamıza rağmen Atatürk ilkelerini hala yeterince anlayamamış olduğumuzu düşündürüyor. Atatürk ilkeleri sadece laiklikten ibaret değil, halkçılık ve cumhuriyetçilik de var bu ilkeler arasında. Ama İran devrimini bu ilkeler ışığında değerlendiren pek çıkmıyor. İran devrimine dair laiklik açısından yapılan kıyaslamaların yüzeyselliği, en basiti devrim öncesi İran'ın da laik bir yönetim olmadığını kaçırması bir tarafa mevzu neredeyse monarşi övmeye gidiyor. Bu can sıkıcı bir durum doğrusu.

mustafa-hobi-muhabbet

ALLAHU EKBER HUMEYNİ REHBER! ALLAH RAHMET ETSİN. İRAN HALKI TARAFINDAN NE KADAR SEVİLİP SAYILDIĞI ORTADADIR. AYRICA M.AKİF'İN DEDİĞİ GİBİ EĞER MEDENİYET AÇMAKSA BEDENİ HAYVANLAR BİZDEN DAHA MEDENİ.

metin-akalp

Aynen katılıyorum arkadaşım. Bence de İran çok güzel, Humeyni melek gibi adam. Allahuekber, dinimiz, amin... Yalnız burası Türkiye, burada çok ataizler varmış diyorlar. İnsanı dinden çıkarır bunlar. İran'a geçelim orada muhabbete devam edelim dimi. Haydi yallah.

inaniyorumbensen

bu irana gider mi hiç. nerde görülmüş böyle ? burada belediyede çalışmadan maaş alıp karalama kampanyası yapılıyor mu be iranda? ayrıca haram yemenin bu ülkede verdiği rahatlık orada var mı be? böyle mükemmel müslümanlar ve dindar kardeşlerimizin bu ayrıcalıkları olmadan neden gitsin?

uwuwewe-onyetenwewe-ugweuhem

Hümeyni s*ksin seni, aptal çöl bedevisi.

halil.mntkn

Hocam, Humeyni'nin İran halkı tarafından ne kadar sevildiği ortada değil. Problem de o zaten. Sen Humeyni'yi kendi özgür perspektifinle inceleyip, tanıyabiliyorsun. İstersen seviyorsun, istemezsen sevmiyorsun. İran halkının böyle bir lüksü yok.

bilincbilince

çok doğru söyledin beynini siktiğim. hayvanlar sizden daha medeni.

eylul-basak-cetinkanat

Güzel ve biraz da bilgilendirici bir yazı olmuş diyebilirim ama bu yazının bazı yerlerinde yazanın ciddi idrak problemi olduğunu görüyorum. Şahın getirdiği zihniyet kadınların peçe takmasını YASAKLIYOR ama bu modern laik ve özgür bir sistem oluyor. “Kadınların” avantajına oluyor. Bir sonraki zihniyet peçeyi, İslam zorunlu kılmadığı halde, ZORUNLU KILIYOR ve mezhepçi pis zihniyet oluyor. “Kadınların” dezavantajına oluyor özgürlüklerini kısıtlıyor oluyor. ikisi de aynı yobazlık. Anlayın şunu artık o bağnazlık duvarlarından içeri sokun. Biri açık biri kapalı baskıcılık ve yobazlık. Konunun içine İslam adı girdi mi nasıl kendimizi “açmak açılmak özgürlüktür”e endekslesek diye çok düşünmeyin. İkisi de aynı baskıcı, biri açık biri kapalı.

luleli

Yine ne yaptıysa büyük şehirlere göç eden cahil köylüler yapmış.

gunesliler

Yine "Taşıma Seçmenler" meselesi...!

nkoruca

kapidan döndükk neredeyse.

derdi27

bence hala o kapıya doğru gidiyoruz.. fetö gitmiş olabilir ama hükümet bu sefer diğer cemaat gruplarını desteklemeye başladı.. ülkedeki bütün cemaat grupları şeriat istiyor, ülkenin eğitim adalet gibi kurumlarıda bunları destekleyecek şekilde hareket ediyor. !

Başlıklar

BursaFransaİdamİngiltereIrakİrankadınlaroyun
Görüş Bildir